POLİTİKA
27 Mart 2026 Cuma - 21:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak" dedi. Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.
Bakan Tunç: "12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi yok"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:16 Bakan Tunç: "12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi yok" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi yok, af söz konusu değil" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi ile ilgili düzenlemelerin yılbaşından önce TBMM’den geçerek yasalaştığını hatırlatarak, "Tabii bu düzenlemeler içerisinde Covid düzenlemesi olarak bilinen husus da vardı. Burada özellikle asıl çok da gündeme gelmiyor. Toplumsal huzur ve güveni daha da tahkim etmeye yönelik önemli düzenlemeler de vardı. Özellikle örgüt üyeliğinin, örgütlü suçların cezalarının arttırılması, yine çocukların örgüt faaliyeti kapsamında suça sürüklenmesinin önlenmesiyle ilgili önemli düzenlemeler vardı. Yine meskun mahalde silah atmanın cezası arttırıldı. Düğünlerde, nişanlarda ve kutlama günlerinde, o günleri mateme dönüştüren olayların önlenmesiyle ilgili olarak düzenlemeler yapıldı, buna kuru sıkı dahil. Bütün bu olaylarla ilgili olarak cezalarda bir artırıma gidildi. Trafikte yol kesme müstakil suç haline getirildi. Yine bilişim suçlarıyla mücadele kapsamında önemli düzenlemeler vardı 11. Yargı Paketi’nde ve araç kiralamalardan kaynaklanan suçların önlenmesine ilişkin düzenlemelerden tutun da birçok Türk Ceza Kanunu’nda önemli düzenlemeler hayata geçti" açıklamasında bulundu. "Bazı basın organlarında yer alan ‘Covid düzenlemesinden yararlandı, dışarıda suç işledi’ ibaresi doğru değil" Covid düzenlemesinin içeriğine de değinen Tunç, "31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenler bakımından infaz eşitliğinin sağlanmasıyla ilgili bir düzenleme. Yani burada cezası kesinleşenlerle davası devam edenler, cezası kesinleşmeyenler arasında 31 Temmuz 2023’den önce suç işleyenler bakımından bir eşitsizlik söz konusuydu. Böyle bir eleştiriyi ortadan kaldırdı Mecliste yapılan düzenleme ve bu düzenlemeden şu ana kadar 38 bin 57 kişi yararlandı. 50 binden fazla kişi değil. Burada şunu da açıkça ifade etmek lazım. Bazı basın yayın organlarında şu haberlere rastlıyoruz; ‘Covid düzenlemesinden yararlandı, dışarıda suç işledi’ şeklinde. Burada Covid düzenlemesinden yararlananlar açık cezaevinde bulunanlar ve açık cezaevinden tahliye olan kişiler. Şimdi açık cezaevlerindeki hükümlüler 3 ayda bir zaten izne çıkabiliyorlar. Dolayısıyla cezalarının artık son kısmında olan, topluma uyum sağlaması bakımından bütün dünya ülkelerinde bu şekilde düzenlemeler vardır. Topluma uyum sağlaması bakımından infaz sistemimizde olan bir husus. Burada ’açık cezaevinden tahliye oldu, suç işledi’ şeklindeki ibare doğru değil" dedi. Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi’nde bulunan kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişi 3 yıl erkene alan düzenlemede ise kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçların ve terör suçlarının kapsam dışında bırakıldığını hatırlattı. "Yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil" Gerçekleştirilen düzenlemelerle amaçlarının ceza adaletinin sağlanması ve ceza adaletinin etkinliğinin arttırılması olduğunu söyleyen Tunç, sözlerine şöyle devam etti: "Bu anlamda yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil. Yani işte af söylentileri vesaire bunlar kesinlikle söz konusu değil arkadaşlar. Şu anda TBMM Yargı Reform Strateji Belgesi kapsamında yargı paketlerini peyderpey Meclisin gündemine getiriyor milletvekillerimiz. Biz de Adalet Bakanlığı olarak teknik destek vermeye devam ediyoruz. 10. ve 11. Yargı Paketleri yasalaştı. Bunlar ceza adalet sistemiyle ilgiliydi. Şimdi 12. Yargı Paketi’yle ilgili hazırlıklar devam ediyor. Biz teknik çalışmaları tamamladık, milletvekillerimizin takdirlerine arz ettik. Orada da hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik uzun süren davaları daha çabuk sonuçlandırmaya yönelik, duruşmaların daha sadeleştirilmesine yönelik, yine ara buluculuk sisteminin daha etkin hale getirilmesi, noter yardımcılığı sistemi, bir kısım yargı işlemlerinin, çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışında çözülebilmesini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler olacak. Dolayısıyla 12. Yargı Paketi infaz düzenlemesiyle ilgili değil, hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmak ve yargıda gecikmeyi önlemeye yönelik önemli düzenlemeler içeriyor."
Bakan Tunç: "Yeni bir infaz kanunu şuanda söz konusu değil. Af söylentileri bunlar kesinlikle söz konusu değil"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:03 Bakan Tunç: "Yeni bir infaz kanunu şuanda söz konusu değil. Af söylentileri bunlar kesinlikle söz konusu değil" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi yok, af söz konusu değil" dedi.Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi ile ilgili düzenlemelerin yılbaşından önce TBMM’den geçerek yasalaştığını hatırlatarak, "Tabii bu düzenlemeler içerisinde Covid düzenlemesi olarak bilinen husus da vardı. Burada özellikle asıl çok da gündeme gelmiyor. Toplumsal huzur ve güveni daha da tahkim etmeye yönelik önemli düzenlemeler de vardı. Özellikle örgüt üyeliğinin, örgütlü suçların cezalarının arttırılması, yine çocukların örgüt faaliyeti kapsamında suça sürüklenmesinin önlenmesiyle ilgili önemli düzenlemeler vardı. Yine meskun mahalde silah atmanın cezası arttırıldı. Düğünlerde, nişanlarda ve kutlama günlerinde, o günleri mateme dönüştüren olayların önlenmesiyle ilgili olarak düzenlemeler yapıldı, buna kuru sıkı dahil. Bütün bu olaylarla ilgili olarak cezalarda bir artırıma gidildi. Trafikte yol kesme müstakil suç haline getirildi. Yine bilişim suçlarıyla mücadele kapsamında önemli düzenlemeler vardı 11. Yargı Paketi’nde ve araç kiralamalardan kaynaklanan suçların önlenmesine ilişkin düzenlemelerden tutun da birçok Türk Ceza Kanunu’nda önemli düzenlemeler hayata geçti" açıklamasında bulundu."Bazı basın organlarında yer alan ‘Covid düzenlemesinden yararlandı, dışarıda suç işledi’ ibaresi doğru değil"Covid düzenlemesinin içeriğine de değinen Tunç, "31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenler bakımından infaz eşitliğinin sağlanmasıyla ilgili bir düzenleme. Yani burada cezası kesinleşenlerle davası devam edenler, cezası kesinleşmeyenler arasında 31 Temmuz 2023’den önce suç işleyenler bakımından bir eşitsizlik söz konusuydu. Böyle bir eleştiriyi ortadan kaldırdı Mecliste yapılan düzenleme ve bu düzenlemeden şu ana kadar 38 bin 57 kişi yararlandı. 50 binden fazla kişi değil. Burada şunu da açıkça ifade etmek lazım. Bazı basın yayın organlarında şu haberlere rastlıyoruz; ‘Covid düzenlemesinden yararlandı, dışarıda suç işledi’ şeklinde. Burada Covid düzenlemesinden yararlananlar açık cezaevinde bulunanlar ve açık cezaevinden tahliye olan kişiler. Şimdi açık cezaevlerindeki hükümlüler 3 ayda bir zaten izne çıkabiliyorlar. Dolayısıyla cezalarının artık son kısmında olan, topluma uyum sağlaması bakımından bütün dünya ülkelerinde bu şekilde düzenlemeler vardır. Topluma uyum sağlaması bakımından infaz sistemimizde olan bir husus. Burada ’açık cezaevinden tahliye oldu, suç işledi’ şeklindeki ibare doğru değil" dedi.Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi’nde bulunan kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişi 3 yıl erkene alan düzenlemede ise kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçların ve terör suçlarının kapsam dışında bırakıldığını hatırlattı."Yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil"Gerçekleştirilen düzenlemelerle amaçlarının ceza adaletinin sağlanması ve ceza adaletinin etkinliğinin arttırılması olduğunu söyleyen Tunç, sözlerine şöyle devam etti:"Bu anlamda yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil. Yani işte af söylentileri vesaire bunlar kesinlikle söz konusu değil arkadaşlar. Şu anda TBMM Yargı Reform Strateji Belgesi kapsamında yargı paketlerini peyderpey Meclisin gündemine getiriyor milletvekillerimiz. Biz de Adalet Bakanlığı olarak teknik destek vermeye devam ediyoruz. 10. ve 11. Yargı Paketleri yasalaştı. Bunlar ceza adalet sistemiyle ilgiliydi. Şimdi 12. Yargı Paketi’yle ilgili hazırlıklar devam ediyor. Biz teknik çalışmaları tamamladık, milletvekillerimizin takdirlerine arz ettik. Orada da hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik uzun süren davaları daha çabuk sonuçlandırmaya yönelik, duruşmaların daha sadeleştirilmesine yönelik, yine ara buluculuk sisteminin daha etkin hale getirilmesi, noter yardımcılığı sistemi, bir kısım yargı işlemlerinin, çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışında çözülebilmesini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler olacak. Dolayısıyla 12. Yargı Paketi infaz düzenlemesiyle ilgili değil, hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmak ve yargıda gecikmeyi önlemeye yönelik önemli düzenlemeler içeriyor."
Dışişleri Bakanı Fidan, Ummanlı mevkidaşı Al Busaidi ile Ankara’da görüşecek
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:00 Dışişleri Bakanı Fidan, Ummanlı mevkidaşı Al Busaidi ile Ankara’da görüşecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ocak’ta Türkiye’yi ziyaret edecek olan Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile bir araya gelecek. Görüşmede ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine yükseltilmesi hedefi, Gazze’de acil insani ihtiyaçların karşılanması, Yemen ve Sudan’da barışın desteklenmesi ile Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik mesajların öne çıkması bekleniyor. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi 8 Ocak tarihinde Türkiye’ye ziyarette bulunacak. Bakan Fidan’ın Ummanlı mevkidaşıyla yapacağı görüşmelerde, Türkiye’nin Umman’la ticaret hacmini ortak hedef doğrultusunda 5 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi arzu ettiğini belirtmesi öngörülüyor. Türkiye’nin bölgesel konuların diyalog yoluyla çözümüne katkı sağlayan Umman’ın yapıcı rolünü takdirle karşıladığını ifade etmesi bekleniyor. Görüşmelerde ayrıca Türkiye’nin Umman’ın komşusu Yemen’de anayasal meşruiyet temelinde kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılmasına yönelik çabaları desteklediğini kaydetmesi ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nin çağrısıyla Riyad’da düzenlenmesi öngörülen konferansın ülkenin istikrarına katkı sağlamasının temenni edildiğini belirtmesi öngörülüyor. Türkiye’nin Yemen’in egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğüne desteğini yinelemesi de bekleniyor. Görüşmede Gazze’de ağır kış şartlarıyla mücadele etmek zorunda bırakılan sivillerin barınma ihtiyacı başta olmak üzere insani durumun ateşkes koşullarıyla bağdaşmadığına dikkat çekilmesi ve insani yardımların yeterli miktarda ve kesintisiz biçimde ulaştırılması için uluslararası toplumun İsrail’e baskı yapması gerektiğinin vurgulanması öngörülüyor. Görüşmelerde Gazze’deki sürecin ikinci aşamaya taşınması gerektiğinin ifade edilmesi ve bu kapsamda hayata geçirilmesi planlanan mekanizmalara ilişkin Türkiye’nin görüşlerinin ilgili taraflarla paylaşıldığının aktarılması bekleniyor. İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının istikrarsızlaştırıcı politikalarını bölge geneline yayma amacının yeni bir adımı olduğu yönündeki değerlendirmelerin de dile getirilmesi öngörülüyor. Türkiye’nin Suriye’nin terörden arındırılmasının hem Türkiye’nin hem de bölgenin güvenliği açısından önemine dikkat çekmesi ve İsrail’in Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarının sona erdirilmesi gerektiğini belirtmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın Sudan’da bir an evvel ateşkesin sağlanması ve barış sürecinin ilerletilmesi yönündeki Türkiye’nin temennilerini paylaşması da öngörülüyor.