Son Dakika
|
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı
Ordu’da sahile insansız araç olduğu değerlendirilen cisim vurdu
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Trump: "NATO ülkeleri, İran konusunda hiçbir şey yapmadı, bunu asla unutmayın"
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Fikret Orman: "İtibar suikastı yapıldığını düşünüyorum’’
Sakarya’da sahile dron parçası vurdu
Kastamonu’da 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi
Rutte: "NATO çok güçlü bir ittifak, bunu Türkiye'ye yönelen üç füze konusunda gördünüz"
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
ABD Başkanı Trump: "İran müzakere halinde ve bir anlaşmaya varmayı çok istiyor"
POLİTİKA
Ramazan’da gençler AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği iftar ve sahur sofralarında buluştu
26 Mart 2026 Perşembe - 23:37:07
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Gençlik Kolları tarafından çeşitli noktalarda ikram dağıtımı ve iftar sofraları ile Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını belirterek, ’Gençlik Sofrası’ programı ile bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini, "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu, ayrıca 30 ilde GENÇNOKTA iftar çadırları kurulduğunu söyledi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, partinin 178. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen gençlik çalışmaları ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum yaptı. Gençlik Kolları’nın gelenekselleşen programlarından "İftara 5 Kala" etkinlikleri kapsamında iftara yetişemeyen vatandaşlara destek sağlandığını belirten İbiş, şehirlerin yoğun ve trafik ışıkları olan 7 bin farklı noktasında mobil ikramlarla toplam 1 milyon 175 bin iftariyeliğin vatandaşlara ulaştırıldığını ifade etti. Ramazan öncesinde başlatılan ve gençlerle AK Parti Genel Başkan Yardımcılarını, bakanları ve milletvekillerini buluşturan program serisinin Ramazan ayında da sürdürüldüğünü belirten İbiş, Türkiye genelinde 750 noktada düzenlenen buluşmalarda 255 bin gençle bir araya gelinerek istişare ve paylaşım ortamının güçlendirildiğini dile getirdi. İbiş, ‘Gençlik Sofrası’ programı çerçevesinde 81 il ve 922 ilçede bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini söyledi. "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede gerçekleştirilen organizasyonlarda 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu ifade eden İbiş, gençlerin iftar sonrasında bir araya geldiği sosyal alanlar haline getirildiğini vurguladı. 30 ilde kurulan GENÇNOKTA iftar çadırlarının da gençlerin bir araya geldiği buluşma alanları arasında yer aldığını belirten İbiş, iftar sonrasında gerçekleştirilen buluşmalar ve çeşitli etkinliklerle gençlerle doğrudan iletişim kurulduğunu vurguladı. İbiş, Türkiye genelinde 3 bin noktada 475 bin ikram dağıtımı yapılarak Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını ifade ederek, Genel Merkez Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Geçmişten Günümüze AK Gençlik İftarı" programı ile önceki dönemlerde görev almış teşkilat mensuplarıyla mevcut kadroların bir araya geldiğini ifade etti.
26 Mart 2026 Perşembe - 21:24
Bakan Işıkhan, Gaziantep Protez-Ortez Merkezi’nde engelli bireylerle bir araya geldi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep’te Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret ederek, engelli bireylerle bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret etti. Türkiye’de yerel yönetim tarafından kurulan ilk protez-ortez merkezi olma özelliği taşıyan tesiste incelemelerde bulunan Işıkhan, merkezde yürütülen üretim ve uygulama süreçlerine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Merkezde protez ve ortez üretim aşamalarını yerinde gözlemleyen Bakan Işıkhan, kullanılan teknolojiler ve kişiye özel uygulamalar hakkında detaylı bir sunum dinledi. Rehabilitasyon süreçlerine ilişkin bilgi alan Işıkhan, merkezin önemine dikkat çekti. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü hizmeti sunacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlara yönelik hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile proje öncesinde görüş alışverişinde bulunduğunu belirterek, "Projenin daha adını söyledi, hayırlı olsun dedim. Sadece adı, yani o kadar önemli ki. İnşallah diğer belediyelerimize de örnek olur bu Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin projesi" dedi. Bakan Işıkhan, ziyaret kapsamında merkezden hizmet alan vatandaşlarla da yakından ilgilendi.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:53
Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Oğuz ile bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve beraberindeki heyetle bakanlıkta bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC’nin uluslararası toplumun bağımsız, eşit egemen bir üyesi olarak hak ettiği yeri alması için gerekli desteği her zaman vereceklerini belirtti. Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve heyetiyle bakanlıkta bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nde gözlemci üye statüsü kazanması için de gerekli adımların atılmasını düşünüyoruz. Dün ve bugün olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının her zaman yanındayız" dedi. Ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Kıbrıs Türk halkının özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesine verdiğimiz destek de her zaman bizim bir ortak değerlerimizin yansımasıdır" diye konuştu. Bakan Gürlek, iki ülke arasında adli iş birliği anlaşmasına dikkat çekti. Gürlek, adli iş birliği anlaşması kapsamında suçluların iadesi ve KKTC’nin göndermiş olduğu taleplerin adli anlamda yerine getirilmesi için çalışacaklarını ifade etti. Hakim ve savcı eğitimleri Hâkim ve savcıların mesleki eğitimlerine ilişkin yapılan anlaşmaya da dikkat çeken Bakan Gürlek şöyle konuştu: "İki ülke arasındaki gerek ortak değerlerin yükselmesi gerek de tekrardan işlerinin pekiştirilmesi için hâkim savcı adaylarının eğitilmesi konusunda gerekli adımları attık. Bu konuda her zaman destek veriyoruz. Kıbrıs’tan hâkim, savcı arkadaşlarımız Türkiye Adalet Akademisi’ne eğitime gidiyor. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu sistemimizde infaz hukuku anlamında önemli çalışmalar yaptık. İhtiyaç duyduğunuz konularda destek vermeye hazırız. Özellikle yargı kurumlarının kapasitesinin arttırılması için iş birliği anlamında elimizden geldiğince Adalet Bakanlığı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına katkı sunmaya hazırız. Bu görüşmelerin; iki ülke arasındaki gerek adli anlamdaki konularında iş birliğinin desteklenmesi gerek de kardeşlik hukukunun pekişmesi için ben faydalı olduğuna inanıyorum." Kıbrıs’a yeni adli müşavir atanacak Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC Adli Müşavirinin görev süresinin tamamlandığını ve buraya kısa zamanda yeni bir atama yapılacağının müjdesini verdi. Bakan Gürlek, "Adli müşavirimiz 16 ülkede var. Kıbrıs adli müşavirliğine çok önem veriyoruz. Özellikle orada yaşayan vatandaşlarımız, adli konuların takibi ve iş birliği konusunda da çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Kısa bir sürede de inşallah onun atamasını yapacağız. Bu da ikili ilişkilerimizi inşallah pekiştirecek" dedi. "Anavatan garantörlüğü kırmızı çizgimizdir" KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da Bakan Gürlek’e teşekkür ederek, iki ülke arasındaki iş birliğinin her alanda devam etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bakan Oğuz, içinde bulunduğumuz coğrafyadaki meydana gelen savaşlarda anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı. 1960 Garanti Anlaşmasını imzalayanları yad eden Oğuz, "Öyle güzel bir anlaşma yapmışlar ki bugün dünya dahil iç cephe bunu kaldırmaya uğraşıyorlar. Ama o anlaşma ki bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin adada ki varlığını ve garantörlüğünü sağlıyor. Kıbrıs Türk Halkı olarak ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir. Bu tarih boyunca böyle kalacaktır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır" Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda KKTC’nin tanınmasında çok büyük katkılar sunduğunun altını çizen Oğuz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 4 defa üst üste bütün dünyaya KKTC’yi tanıyın demesi izolasyonlar altında kalan bir KKTC’nin tanınması yönünde çok büyük bir adımdır" dedi. Ambargolar altındaki bir devletin dış ilişkiler yapmasının önemine değinen Oğuz, "KKTC’nin tanınırlığının arttırılması, uluslararası ilişkilerde çok önemli bir boyuttur. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır. Biz bu şekilde bakıyoruz ve anlamlı buluyoruz" diye konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:26
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Türk işletenli tankere Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Ham petrol taşıyan ‘ALTURA’ isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik bugün Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Türk işletenli bir ticari gemiye yönelik Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırı hakkında açıklama yaptı. Keçeli, "Ham petrol taşıyan ‘ALTURA’ isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik bugün Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz. Saldırıya ilişkin olarak ilgili kurumlarımız tarafından gerekli inceleme ve teknik müdahaleler yapılmakta olup, gemide bulunan 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmiştir. Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölgemiz içerisinde meydana gelen ve uluslararası hukuka aykırı olan bu ve benzeri saldırılar, bölgede can, mal, seyir ve çevre emniyeti bakımından ciddi riskler oluşturmaktadır. Savaşın Karadeniz sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen, ilgili taraflarla temaslarımızı sürdürmekteyiz. Bu doğrultuda ayrıca, ülkemizin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkımızı saklı tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Mart 2026 Çarşamba- 21:35
İçişleri Bakanı Çiftçi sınırın sıfır noktasından duyurdu: "Sınır hattında tüm tedbirler alındı"
2
25 Mart 2026 Çarşamba- 09:52
Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17. yıldönümünde kabri başında anıldı
3
25 Mart 2026 Çarşamba- 18:35
Sözcü Çelik: "Özel’in Cumhurbaşkanımızın dış politika iradesine karşı kullandığı dil Türkiye karşıtlarının dilidir"
4
20 Mart 2026 Cuma- 15:14
Başkan Kahveci’den şehirler arası iş birliği için önemli görüşme
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:25
Uzmanından uyarı: "Tromboflebit bir enfeksiyon"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:40
Bakan Işıkhan: "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların işgücü piyasasındaki haklarına önem verdiklerini belirterek, "Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz" dedi. Antalya’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" konulu çalıştay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış bölümünde HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. Yıl Filmi gösterildi. Ardından Hizmet-İş Sendikası Komitesi Başkanı Hatice Ayhan ile HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan konuşmalarını yaptı. Programda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan, özellikle, "Ev İşçileri Çalıştayı"nı düzenleyerek çalışma hayatımızda önemli bir inisiyatif alan, başta HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan olmak üzere, bu konuda çalışan, fikir ve çözüm üreten herkesi tebrik etti. Bakan Işıkhan, "Çalışma hayatında, sosyal diyalog ilkemizi, birlik ve beraberlik şuurumuzu içselleştirerek, her konuya çözüm odaklı ve sağ duyulu yaklaşan, emeğin hakkını müdafaa hususunda, her zaman elini taşın altına koymaktan çekinmeyen başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan başta olmak üzere HAK-İŞ camiamızın her bir ferdine, bugüne kadar ortaya koymuş oldukları değerli çalışmalar için de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, HAK-İŞ’in 50. Kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum. Metodu veya modeli ne olursa olsun; çalışmak, üretmek ve ekmeğini helalinden kazanmak için verilen emek ve dökülen alın teri; çeyrek asırdır, ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmek için durmaksızın icraat üreten hükümetimiz için her daim paha biçilemez bir değer olmuştur" şeklinde konuştu. "Geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık" Bakan Işıkhan, tüm vatandaşlarının refahını, hakkını ve hukukunu korumak için çalıştıklarını belirterek, "2000’li yılların başında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, ülkemizin yönetimini devralırken, ülkemizin her bir ferdinin refahının, hakkının, hukukunun korunması için, başta emek mücadelesi olmak üzere geçmiş yönetimlerin atıl bıraktığı her alanda adaleti sağlamak üzere yola çıkmıştık. Hamdolsun; geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık. Türkiye’yi adeta, sıfırdan alıp en yüksek standartlara çıkardık, çıkarmaya da devam ediyoruz. Öncelikle, ekonomi ve çalışma hayatı politikalarından başlayarak, sosyal hayatı huzura kavuşturacak, milletimizin yüzünü güldürecek her adımı tereddüt etmeden attık. Özellikle çalışma hayatının çözülemez olarak görülen sorunlarının büyük bir kısmı, hükümetlerimiz döneminde çözüldü. Sosyal diyalog, istişare kültürü, ortak hareket anlayışı ve çok sesli karar mekanizmaları yine bizim hükümetlerimiz eliyle, yeniden canlandırıldı. Tabi bu süreçte yalnız değildik. Sosyal paydaşlarımız, sendikalarımız, konfederasyonlarımız, akademi camiamız, sivil toplum kuruluşlarımız bu gelişim sürecinde her daim yanımızda oldular ve destekçimiz oldular" diye konuştu. "Mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim" Hızla gelişen teknolojiye ve sürekli dalgalanan finansal sisteme ayak uydurmak için yoğun mesai harcadıklarını ifade eden Bakan Işıkhan, "Bir taraftan istihdamı artırırken bir taraftan da bu artışa paralel olarak, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi, başta kadınlar ve gençler olmak üzere nispeten daha kırılgan olan grupları, çalışma hayatında daha da güçlendirecek politikaları hayata geçirdik. Bunların yerli ve milli kalkınma mücadelemize, katma değer üretecek hale getirilmesi için bütüncül bir emek politikası gütmenin derdinde olduk. Bu kapsamda, kadın istihdamını artıracak yeni programlarla birlikte mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim. Kadın istihdamının artışıyla birlikte ortaya çıkan veya geçmişe oranla yaygınlık kazanan esnek çalışma modellerine yönelik tedbirleri, çağın şartlarına uygun çalışma hayatı dönüşümlerini de gerçekleştirmemiz gerektiğinin farkındayız" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur" Çalıştayın ana temasını oluşturan; ev hizmetleri tam olarak böyle bir değişim ve dönüşüme ihtiyaç duyan bir çalışma modeli olarak karşılarına çıktığını söyleyen Bakan Işıkhan, "Bildiğiniz gibi, ev hizmetleri, işin, özel hane içerisinde görülmesi nedeniyle klasik işyeri anlayışından ayrılan, kendine özgü bir istihdam alanıdır. Bu sebeple ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur. Bu alan; temizlikten bakıma, çocuk ve yaşlı hizmetlerinden bahçe işlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamakta ve özellikle kadın emeğinin yoğun olduğu önemli bir çalışma biçimini oluşturmaktadır. Dolayısıyla iş ilişkisi, İş Kanunu’na dayalı bir iş sözleşmesiyle değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hizmet sözleşmesiyle kurulmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, iş güvencesi gibi İş Kanunu kaynaklı haklardan yararlanılamamaktadır. Benzer şekilde ev hizmetleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kapsamının da dışındadır. Ancak bu durum, çalışanın tamamen korumasız olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. "Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır" Bakan Işıkhan son olarak, "Türk Borçlar Kanunu’nun, 417’nci maddesi uyarınca; işveren, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Bu alandaki önemli bir avantaj ise; vergi boyutunda karşımıza çıkmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesi gereği, ev hizmetlerinde özel kişiler tarafından çalıştırılanların ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Ev hizmetlerinde; ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıran ve daha önce işveren tescili bulunmayan gerçek kişiler, e-Devlet üzerinden başvuru yaparak kolaylıkla Kolay İşverenlik sistemine dahil olabilmektedir. Kolay İşverenlik uygulaması; bürokratik işlemleri azaltan, dijitalleşmeyi esas alan, vatandaş odaklı ve erişilebilir bir yaklaşımdır. Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. Ben de bir Sosyal Hizmet Hocası olarak özellikle çocuk, yaşlı, hasta bakım işçileri ile ev işçilerinin ihtiyaçlarını ve sorunlarını yakından takip ediyorum. Akademisyenlik hayatım boyunca sağlık ve sosyal hizmet işkolundaki sendikalarla, bakım hizmetleri konusunda çeşitli faaliyetlerde katkı sağlamaya gayret ettim. Evde bakım modeli, sosyal hizmetlerin çok önemli bir alanıdır. Dolayısıyla evde bakım işlerinin bu perspektifle geliştirilmesi, hem sendikacılığa, hem de örgütlenmeye önemli katkılar sağlayacaktır. ILO’nun 4 temel sosyal koruma ayağından biri olan; Bakım Sigortası’nın da Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası ülkemizde hayata geçmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu nedenle bakım alanında daha birçok yetişmiş profesyonele ihtiyaç olacak. Tabi sağlık riski barındırmayan, eğitim gerektirmeyen evde bakım işi dışındaki diğer ev işlerinde, genel işlerde de ülkemizde giderek artan ihtiyaç var. Örgütlenme çok yönlü bir bakış açısı ile yapıldığında hem hak arayışının gücü, hem de çalışmanın cazibesi artar. Evde çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı gibi diğer ev işlerinde de örgütlenme mücadelesini çok değerli buluyorum" şeklinde konuştu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:11
Başkan Bozbey, Ak Parti iddialarını yalanladı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ak Parti’ye geçeceği iddialarını yalanlayarak, "Bu iddialara üzülüyorum. Üstelik iki tarafa da haksızlık yapılıyor. Böyle bir görüşme, iletişim yok. Bunlar doğru şeyler değil. Biz Bursa’ya hizmet etmenin derdindeyiz" dedi. Başkan Mustafa Bozbey, kar ve yoğun yağışın ardından barajdaki su seviyesinin 75 santim yükseldiği müjdesini vererek, "İki gündür keyifli uyuyorum. Barajlarımız yükseliyor. Çınarcık Barajı’ndaki suyu da en kısa sürede Bursalılar ile buluşturucağız. Ancak tasarrufa da devam ediyoruz" diye konuştu. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle Bursalı gazetecilerle Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde gazetecilerle biraraya gelen Başkan Bozbey, transfer iddialarına birkez daha son noktayı koydu. Başkan Bozbey, iddia edildiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, "Bunu daha önce de paylaştım. Bu haberlere üzülüyorum. Üstelik de her iki tarafa da haksızlık yapılıyor. Böyle bir konuşma, münasebetin, bir iletişimin olmadığı bir ortamda bu iddialar ortaya atılıyor. Böyle bir şeyin ifade edilmesi bizleri de üzüyor, karşı tarafı da üzüyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bizler kamuoyu önünde insanlara hizmet etmek için kendimizi ifade edecek cesarete sahibiz. Bizim işimiz Bursa’ya hizmet etmek. Yapılacak çok işimiz var. Bursa’nın yıllardır birikmiş sorunları var. Bunları bir bir çözmenin derdindeyiz" diye konuştu. Başkan Bozbey, barajdaki su seviyesinin 75 santimetre yükseldiğini de ifade ederek, "İki gündür rahat uyuyorum. Biraz daha keyifli uyuyorum. Her gün yağmur yağacak mı? kar yağacak mı? bekliyoruz. İki gündür 75 santimetre civarında barajda suda yükselme oldu. Biraz nefes aldık, inşallah önümüzdeki süreçte suyun daha fazla yükselmesiyle Bursa nefes alacak. Arıtma tesisimizin inşaatı devam ediyor. Bir müjde vereceğiz ama biraz daha bekleyelim. İhale sürecinden önce Çınarcık Barajı’nın arıtmasını tamamlayacağız. Böylece Bursa’yı Çınarcık susuyla da arıtma tesisinin tamamlanmasıyla buluşturmuş olacağız. Bursalılar merak etmesin. Yine de tasarrufa devam edelim. Artık Bursa su şehri değil. Biz de gelecekle ilgili bir çok projemizi hazırlamak durumundayız. 3-5-10 sene sonra suyla ilgili karşılaşılacak sorunların şimdiden çözümü noktasında çalışıyoruz. Bunu da ileride paylaşacağız" şeklinde konuştu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:42
MİT Başkanı Kalın’dan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. MİT Başkanı İbrahim Kalın, kamuoyunun doğru ve güvenilir bir şekilde bilgilendirilmesi için emek, dikkat, özen ve sabırla çalışan tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ederek şu ifadelere yer verdi: "Çok boyutlu krizlerin, sanal saptırmaların, dijital manipülasyonların ve bilişim cehaletinin arttığı bir dönemde, doğru bilgiye ulaşmak ve onu sahih bir şekilde aktarmak her zamankinden daha önemli ve kıymetli hale gelmiştir. Gazetecilik mesleğini bu şuur ile icra etmek, hem ciddi bir sorumluluk üstlenmeyi gerektirmekte hem de büyük bir mesleki onuru temsil etmektedir. Bu vesileyle zor şartlar altında mesleğini sorumluluk bilinciyle icra eden, hakikatin izini sürerken pusulası doğru bilgi, muhakeme ve vicdan olan tüm kıymetli basın mensuplarını kutluyor, görevi başında hayatını kaybeden basın mensuplarını rahmetle anıyorum."
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:42
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, gerçeğin peşinde koşan tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak şu ifadelere yer verdi: "Zihinlerin yanlış haber ve bilgiyle en yoğun şekilde kirletildiği bir dönemi yaşıyor dünya. Bugün, doğru haber ve bilgi, insanlık için en temel ihtiyaç."
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:41
AK Partili Saygılı: "Türkiye, küresel belirsizlikleri yenen ekonomik istikrar alanı inşa etti"
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 2025 yılı ekonomi verilerini değerlendirerek Türkiye’nin küresel zorluklara rağmen üretim, ihracat ve turizmde rekorlar kırdığını, enflasyonda ise kalıcı düşüş sürecine girdiğini belirtti. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 2025 yılına ilişkin ekonomik değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen istikrarını koruduğunu ve güçlü bir direnç ortaya koyduğunu ifade etti. MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, MÜSİAD önceki dönem İzmir Şube Başkanı ve iş insanı da olan AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı, yaptığı yazılı açıklamada, 2025 yılının dünya ekonomisi açısından yüksek faizler, jeopolitik gerilimler, ticaret yollarındaki kırılmalar ve küresel yatırımlardaki yavaşlama ile anıldığını hatırlatarak, "Böylesine zor bir küresel tabloda Türkiye, büyümesini sürdüren, üretim ve ihracat kapasitesini artıran, enflasyonu kontrol altına alma sürecine giren ve yatırımcı güvenini yeniden inşa eden nadir ülkelerden biri olmuştur" dedi. "2025, kolay değil dirençli büyümenin yılıdır" Türkiye ekonomisinin 2025 yılında çeyrekler bazında büyümesini sürdürdüğüne dikkat çeken Bilal Saygılı, "TÜİK verilerine göre ekonomimiz yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,9, üçüncü çeyreğinde ise yüzde 3,7 büyümüştür. GSYH’nin cari fiyatlarla 17,4 trilyon TL seviyesine ulaşması, sadece büyümeyi değil, ekonomimizin ölçek olarak da güçlendiğini göstermektedir" ifadelerini kullandı. Bu büyümenin sanayi, hizmetler ve turizm odaklı olduğunu vurgulayan Saygılı, sanayi üretimindeki yüzde 6,5’lik artışın, büyümenin geçici tüketim ivmesine değil, üretim temelli bir yapıya dayandığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. "Enflasyonda yön aşağı dönmüştür" 2025 yılının en önemli başlıklarından birinin dezenflasyon sürecinin görünür hale gelmesi olduğunu ifade eden Saygılı, "Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 31 seviyelerine gerilemesi, 2022’de yaşanan yüksek oranlarla kıyaslandığında son derece önemlidir. Enflasyon bitmemiştir ancak artık kontrol altına alınma patikasına girmiştir" dedi. Merkez Bankası’nın öngörülebilir ve kararlı para politikalarının beklentileri olumlu yönde etkilediğini kaydeden Saygılı, bunun yatırım kararları ve piyasa güveni açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı. İhracatta tarihi rekor ve turizmde dev gelir Dış ticaret cephesinde 2025’in güçlü bir yıl olduğunun altını çizen Bilal Saygılı, Türkiye’nin ihracatta 273,4 milyar dolar ile tarihi rekor kırdığını hatırlatarak, "Küresel ticaretin yavaşladığı, özellikle Avrupa talebinin zayıfladığı bir dönemde bu rakamlar, Türkiye’nin pazar çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve esnek tedarik zinciri yapısının ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. İhracat, büyümenin en sağlam sütunlarından biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Turizm gelirlerinin de 2025 yılında ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirten Saygılı, üçüncü çeyrekte 24 milyar doların üzerinde gelir elde edilmesini ve 23 milyondan fazla ziyaretçinin ağırlanmasını, turizmin artık sadece mevsimsel değil, kalıcı bir ekonomik denge unsuru haline geldiğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Yatırımcı güveni ve istihdam dengesi Küresel doğrudan yatırımların daraldığı bir yılda Türkiye’ye gelen yabancı yatırımların artmasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Saygılı, "2025’in ilk 9-10 ayında 11 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım girişi, Türkiye’nin üretim gücüne, lojistik avantajlarına ve büyük iç pazarına duyulan güvenin açık göstergesidir" dedi. İşsizlik oranının yüzde 8,6 seviyesinde kalmasının da büyümenin toplumsal karşılığının olduğunu gösterdiğini belirten Bilal Saygılı, tek haneli işsizlik oranının korunmasının uygulanan politikaların sahaya yansıdığını ortaya koyduğunu ifade etti. "2025 bir sonuç değil, güçlü bir başlangıçtır" Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uygulanan ekonomi politikalarına dikkat çeken Bilal Saygılı, "Üretimi önceleyen, istihdamı koruyan, ihracatı teşvik eden ve mali disiplini esas alan bu politika çerçevesi, Türkiye’yi kırılganlıktan çıkararak daha öngörülebilir ve dirençli bir yapıya kavuşturmuştur. 2025 yılı bir sonuç değil, daha güçlü bir dönemin eşiğidir. Türkiye ekonomisi artık bugünü yöneten değil, yarını planlayan ve geleceğini inşa eden bir istikrar alanı haline gelmiştir" dedi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:41
Psikososyal Destek Ekipleri sıfırıncı dakikadan itibaren vatandaşın yanında
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Psikososyal Destek Ekipleri, afetin ilk anından itibaren sahaya inerek vatandaşların hem temel ihtiyaçlarını gideriyor hem de ruhsal dayanıklılığını güçlendiriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı psikososyal destek ekipleri, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın öncülüğünde afet ve acil durumlardan etkilenen vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Depremden sele, yangından kitlesel göçlere kadar pek çok olayda travma yaşayan vatandaşlara destek olan ekipler, 2025 yılında da sahada hizmetlerini sürdürdü. İlk andan itibaren vatandaşlarla birebir iletişim kuran ekipler, bunun yanı sıra destek için başvuran vatandaşların da hem temel ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ruhsal dayanıklılığına katkı sunuyor. Travmatik olayların ardından vatandaşların korku, çaresizlik ve belirsizlikler yaşadıklarını aktaran Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan, ekiplerin ilk temasının sahada durum tespiti yapmak olduğunu ifade etti. Vatandaşın bulunduğu yere giderek hizmet verdiklerini aktaran Özcan, olay sonrasında ekiplerin anında bölgeye konuşlanabildiğini belirtti. Travmanın 3 temel kaybı Bireylerin yaşadıkları olayların ardından kendilerini güvensiz hissettiklerini dile getiren Özcan, "Travma yaşayan bireylerin 3 temel kaybı olur. Kontrol kaybı, güven kaybı ve günlük işlevselliğin kaybı. Arkadaşlarımız ilk temaslarında zaten vatandaşı öncelikle güvende hissetmesini sağlarlar. Güvenli bir alana alırlar, kendilerini tanıtırlar ve akabinde stabilizasyon dediğimiz kişiyi şimdi ve buradaya getiren, o korkularını stabilize eden, en azından indiren teknikleri kullanırlar. Kişi şimdi ve buradaya geldikten sonra artık iletişim başlar, ihtiyaçlarını tespit ederler, o ihtiyaçları karşılamaya odaklanırlar ve kaynakla buluştururlar" açıklamasında bulundu. Özcan, travma sonrası psikososyal desteğin önemine dikkati çekerek, "Eğer insanlar travmatik olay yaşadıktan sonra hemen psikososyal destek ekipleri ve psikososyal destek hizmeti devreye girmezse, o yaşadıkları stres ve travma birikiyor, birikiyor ve ileride bir psikiyatrik rahatsızlığa sebep olabiliyor. Eğer psikososyal destek hizmeti verilirse o zaman işte biz psikiyatrik rahatsızlık yaşayan insan sayısını azaltmış oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Kendinize de bir nevi hizmet ediyorsunuz" Çalışanlara da çalışan destek hizmeti verildiğini ifade eden Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Psikososyal desteğin içerisinde çalışan destek hizmeti de var. Çünkü bu tarz olaylarda, travmatik olaylarda görev alan her meslek grubu, bizler de dahil buna, yani psikologlar, sosyal hizmet uzmanları da dahil ya da arama kurtarmacılar ya da güvenlik personelli de dahil, hepimiz bu olaylardan etkileniyoruz. Çünkü biz de insanız ve etkilenmiyorum diyen aslında yanılmış olur. Bu noktada biz kendimiz için ne yapıyoruz? Bir kere bu olaylara daha müdahale etmeden önce özellikle çalışanların kendisini çok iyi bilmesi ve tanıması gerekiyor. Yani ben stresimle nasıl baş edeceğim? Stres tepkilerimi anlayabiliyor muyum sahada? Eğer o olaydan etkilendiysem bedenimde ne oluyor? Duygularımda ne oluyor? Bunu tanımam lazım. Mola vermem lazım gerektiğinde. Aile bağlarımı güçlü tutmam lazım sahadayken. Çünkü bir şekilde o depomuzu, kaynaklarımızı çalışanlar olarak doldurmamız gerekiyor. Akşamları çalışanlar bir araya gelip grup çalışması yapmamız gerekiyor. Biz gün içinde nasıl etkilendik, nasıl baş ettik diye. Eğer kendimizi sağaltmazsak devam edemeyiz yola. O zaman da hizmetimiz sürdürülebilir olmaz. Kendinize de bir nevi hizmet ediyorsunuz." Özcan, afet ve acil durumlarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı psikososyal destek ekiplerinin Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın öncülüğünde hemen sahaya çıktığını dile getirdi. Daha küçük çaplı olaylarda ise vatandaşların başvuru yaparak hizmet alabileceğini de belirten Özcan, "Sosyal hizmet merkezlerimiz ve il müdürlüğümüz her daim psikososyal destek ekipleriyle hazır buralara başvurular olabiliyor. Doğrudan hizmeti buralardan da alabiliyor. Psikososyal destek hizmetlerinin dışında hatta psikososyal destek hizmetleri bittikten sonra bakanlığımızın daha uzun vadeli danışmanlık hizmetleri var. Bireysel danışmanlık var, aile danışmanlığı var. Bunları da doğrudan yine sosyal hizmet merkezlerimiz aracılığıyla alabiliyorlar. E-devletten başvuru yapabiliyorlar ya da birebir kendileri başvuru yapıp randevu oluşturabiliyorlar" diye konuştu. 2025 yılındaki faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Özcan şunları kaydetti: "Biz 43 tane olay yaşamışız. Yangınlar, seller, deprem olduğu noktada ve bu 43 olayda da yerel ekiplerimiz hep aktif olarak çalışıyor. Balıkesir depremi, İstanbul oldu 6.2. Gerçekten bunlar yıkım yaşatmasa dahi insanlarda ciddi bir korku, çaresizlik ve panik yaşatıyor. Çünkü daha büyüğü olacak mı korkusuyla. Mesela İstanbul’da yaşayan insanlarımız gerçekten sürekli bir tetiklenme halinde. Ya da 2025’in başında Bolu otel yangınını yaşadık. Uzun süre oradaki etkilenen vatandaşlarımıza hizmet verdik. Akabinde Balıkesir depremi, İstanbul depremi dediğimiz gibi güneydeki yangınlar da dahil olmak üzere birçok olay yaşadık. Bu noktada ekiplerimiz bizim sıfırıncı dakikada harekete geçerler. Can havliyle evinden çıkan vatandaşa anında müdahale edip yanlarında olarak aslında o yanınızdayız devlet olarak mesajını çok net verirler."
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:58
10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Gazze vurgusu
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Gazze’de hayatını kaybeden gazetecileri anarak, yaşanan zulme karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. Başkan İşeri, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılarda gazetecileri ve ailelerini bilinçli şekilde hedef aldığını belirterek, bugüne kadar 200’den fazla basın mensubunun katledildiğini ifade etti. Gazetecilere yapılan saldırıların amacının, dünyaya yansıyan gerçekleri örtbas etmek olduğunu dile getiren Başkan İşeri, "Gazze başta olmak üzere Filistin’de insanlık dışı muamelelerle katledilen tüm basın mensubu kardeşlerimizin acılarını yürekten paylaşıyorum. Dünyadaki tüm gazeteciler cemiyetlerinin, aydınların, yazarların ve vicdan sahibi herkesin Gazze’de yaşanan soykırıma karşı ayağa kalkması ve artık somut adımların atılmalıdır" dedi. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden basın mensuplarını da unutmayan Başkan İşeri, pandemi ve depremde vefat eden gazetecilere de Allah’tan rahmet, ailelerine ve basın camiasına başsağlığı diledi. İşeri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün basın mensuplarının yalnızca mesleki haklarının değil, aynı zamanda can güvenliklerinin ve ifade özgürlüklerinin de hatırlanması gereken önemli bir gün olduğunu sözlerine ekledi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:13
CHP Genel Bakanı Özel TBMM’de
CHP Genel Bakanı Özgür Özel TBMM’yi ziyaret etti.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:15
Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanlığına Bursalı bir isim
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan tarafından Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanlığı görevine getirilen Bursalı Selçuk Efe, 25 kişilik Başkanlık Divanı ile 117 kişilik Genel Merkez Gençlik Kolları Yönetim Kurulu’nu açıkladı. Yeniden Refah Partisi’nde Gençlik Kolları Genel Başkanlığı görevine Bursalı Selçuk Efe getirildi. Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın tensipleriyle görevlendirilen Efe, partisinin 25 kişilik Başkanlık Divanı ile 117 kişilik Genel Merkez Gençlik Kolları Yönetim Kurulu’nu kamuoyuna duyurdu. Psikolojik Danışman ve Medya Yöneticisi olarak görev yapan Selçuk Efe, yaptığı açıklamada gençliğe yönelik hedeflerini paylaştı. Efe, "Kıymetli arkadaşlarımızla, ‘Ezen ve Ezilenin Olmadığı Yeni Bir Dünya’ hedefi doğrultusunda canla başla çalışacağız. Bizleri bu göreve layık gören muhterem Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’a teşekkürlerimizi arz ediyor, tüm gençlerimizi Yeniden Refah Partisi çatısı altında siyaset yapmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
09 Ocak 2026 Cuma - 23:03
Bakan Kacır: "Kütahya, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda özel bir yere sahip"
Kütahya’da Zafer Kalkınma Ajansı tarafından üretimden kültüre, turizmden sağlık turizmine, kadın ve genç istihdamından teknolojiye kadar birçok alanda kente değer katacak 285 milyon lira değerindeki 8 proje düzenlenen törenle hizmete alındı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kütahya’nın Türkiye Yüzyılı hedeflerinde kilit rol üstlenen şehirlerden biri olduğunu belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kütahya’da 285 milyon lira değerindeki 8 projenin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Kacır, şehrin Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda özel bir yere sahip olduğunu belirterek, "Kütahya; üretimiyle, emeğiyle, girişimciliğiyle ve köklü sanayi kültürüyle daha büyük ve daha güçlü Türkiye yürüyüşümüzde en ön safta yer alan müstesna şehirlerimizden biridir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yatırım teşvik mekanizmalarımızla, planlı sanayi alanlarımızla, KOBİ’lere sunduğumuz desteklerle ve bölgesel kalkınma projelerimizle Kütahya’nın her daim yanında olduk" dedi. Kütahya’daki organize sanayi bölgelerinde yaşanan büyümeye dikkat çeken Kacır, "Şehrimizde üretimi büyütmek ve istihdamı artırmak için organize sanayi bölgelerimizin büyüklüğünü 420 hektardan 2 bin 254 hektara çıkardık. Hayata geçen yeni yatırımlarla OSB’lerimizde ilave 22 bin 500 istihdam oluşturduk. Kütahya OSB’lerinde istihdam bin 200 seviyesinden 23 bin 700’e yükseldi" ifadelerini kullandı. "165 milyar liralık yatırımın önü açıldı" KOBİ’lerin Kütahya ekonomisinin temel aktörleri olduğunu belirten Bakan Kacır, yatırım teşviklerine ilişkin şu bilgileri verdi: "Şehrimizde 165 milyar lira yatırım ve 33 bin 300 istihdamın önünü açacak 934 yatırımı teşvik ettik. Yeni teşvik sistemimizle Kütahya’da katma değer üreten, teknoloji odaklı ve ihracata dönük yatırımları çok daha güçlü biçimde destekliyoruz. Organize sanayi bölgelerinde yapılacak yatırımlarda istihdam edilen çalışanların işveren sigorta paylarının yarısını dört yıl boyunca Bakanlık olarak biz karşılıyoruz." Yatırımcılara sunulan finansman imkanlarına da değinen Bakan Kacır, "Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteği limitini 30,7 milyon liraya çıkardık. Yatırım kredilerinde 9,5 puan faiz desteği sunuyoruz. Böylece yatırımcımızın yükünü önemli ölçüde hafifletiyoruz" dedi. Kütahya’nın yer altı kaynakları ve sanayi altyapısının stratejik sektörler için büyük avantaj sunduğunu dile getiren Bakan Kacır, "Program kapsamında Kütahya’da bakır filmaşin, endüstriyel akü, teknik seramik ürünleri üretimi ve grafit zenginleştirme tesisi yatırımları için 300 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi sağlıyoruz" diye konuştu. "Batarya ve enerji teknolojisinde stratejik avantaj" Elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Bakan Kacır, Kütahya’nın bu süreçte öne çıkacağını ifade etti. Kacır, "Bugün otomotiv sektöründe eş zamanlı bir dönüşüm yaşanıyor. Elektrikli araçlar yaygınlaştıkça batarya üretiminin en kritik girdilerinden biri olan yüksek saflıkta grafite olan ihtiyaç hızla artıyor. Kütahya’mız, Türkiye’nin en büyük mikrokristalin grafit kaynağıyla bu dönüşümde ülkemize çok kıymetli bir stratejik avantaj sunuyor. Bu yer altı zenginliğimizi ileri teknolojiyle buluşturmayı, batarya, enerji depolama ve yeni nesil endüstrilerde yüksek katma değerli üretimin önünü açmayı hedefliyoruz" dedi. Yatırımların Zafer Kalkınma Ajansı koordinasyonunda titiz çalışmalar sonucu belirlendiğini vurgulayan Bakan Kacır, "Ajansımız bugüne kadar Kütahya’da 384 projeye yaklaşık 1 milyar lira destek verdi. Bu projelerle yalnızca sanayiyi değil, eğitimden teknolojiye kadar birçok alanda insan kaynağımızı güçlendirdik. Öğrencilerimizin algoritmik düşünme, robotik kodlama ve tasarım becerilerini geliştiren projeleri hayata geçirdik" diye konuştu. Bakan Kacır, "Tüm bu atılımları şehrimizin yüksek potansiyelini harekete geçirmek, üretim gücünü artırmak ve Kütahya’yı yerel kalkınmanın öncü şehirlerinden biri haline getirmek için gerçekleştiriyoruz. Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nda üretimin, istihdamın ve ihracatın öncüsü yapma kararlılığındayız" ifadelerini kullandı.
09 Ocak 2026 Cuma - 21:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’de, konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Firavun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’de, konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Firavun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor"- "Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabilelerin devri, fikir hayatımızda da artık sona eriyor"- "Batı’nın ülkemizdeki distribütörlüğünü yapanların yerini, ayakları bu topraklara basan, aydınlar, yazarlar, şairler ve edipler alıyor"- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek ödüllerini açıkladıİSTANBUL (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Sonsuzun Fethine Çık’ temasıyla bu sene 12’ncisi düzenlenen Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri programında konuştu. Erdoğan, "Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Fıravun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor" dedi.Bu yıl 12’ncisi düzenlenen Necip Fazıl Kısakürek ödülleri programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katımıyla gerçekleşti. Bu yıl ‘Sonsuzun Fethine Çık’ temasıyla Beyoğlu Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, bakanlar, sanat dünyasından tanınan isimler ve çok sayıda davetli katıldı.Katılımcı konuşmaları ve videolu tanıtımların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kürsüye çıkarak salona hitap etti.Vefat eden Türk Edebiyatının önemli isimlerini yad ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl "Sonsuzun Fethine Çık" temasıyla 12’ncisi tertiplenen Recep Fazıl Ödülleri’nin; ilim, kültür ve sanat camiamız başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Üstadın hem kalplerde hem de zihinlerde bıraktığı izleri bugüne taşıyan, Recep Fazıl’ın fikrî ve edebî mirasını güçlü bir şekilde yaşatan her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. 2014’ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl Ödülleri, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyamızda kurucu bir nitelik kazanmıştır. Bu ödüller, tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır" dedi." Müslümanın yüzünün yere eğilmesine, hele hele fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü yoktur"Necip Fazıl’ın kültürel dünyada gençler için bir pusula görevi gördüğünü belirten Erdoğan, "Kültürel yozlaşma dünyayı etkisi altına alıyor. Dijital tekno kültürün, pek çok alanda olduğu gibi edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bir dönemde; gençlerimiz için bir pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödüllerini bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler, Üstad’ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz. Necip Fazıl demek her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Üstadı yakından tanıyanlar, onun yüzündeki o çizgilerde adeta toprağı görür. Bizler de üstadın yüzündeki o kırışıklıklarda, "hep topraktan geldik, toprağa gideceğiz" hakikatini okurduk. Allah rahmet eylesin. Üstadın, Müslümanın yüzünün yere eğilmesine, hele hele fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü yoktur. Şiirlerini estetikle, fizik ve metafizikle, ince bir işçilikle bezeyen Necip Fazıl; tefekkürü sanatının hem kalesi hem de temeli hâline getirmiştir. Türk şiirinin zirve şahsiyetlerinden biri olarak üstadın sesi, kendinden öncekilerden farklıdır. Mısraları asırlık çilelerin yükünü taşır; kendi zamanını aşar, geleceğe uzanır. Üstad ile tanışma şerefine nail olmuş bir kardeşinizim. Necip Fazıl, şahsımın yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde daima müstesna bir yere sahip olmuştur. Biz ve bizim neslimiz; onurlu ve namuslu bir fikir mücadelesinin nasıl verileceğini Necip Fazıl’dan öğrendik" diye konuştu."Netanyahu denen zalim, Firavun çağrılara kulak asmıyor"Gazze’deki soykırıma dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehit edilen 71 bini aşkın Filistinli kardeşimize Allah’tan bir kez daha rahmet niyaz ediyorum. Mekânları cennet olsun inşallah. Kışın soğuğunda, son derece kısıtlı imkânlarla hayata tutunmaya çalışan; şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu muhafaza eden tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum. O çadırların içinde, kışta, yağmurda, çamurda; yediden yetmişe çocukların, annelerin, yaşlıların hâlini ekranlardan hep birlikte izliyoruz, değil mi? Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, Batı’yı devreye sokuyoruz. Ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Fıravun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor. Hesapların üstünde bir hesap var. Onun da vakti saati gelecek" ifadelerini kullandı."Bu ülkedeki ideolojik kabilelerin devri sona eriyor"Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabilelerin dışında kalan hiç kimseye nefes aldırmayanların, kendilerini okumuş, aydınlanmış, ilerici görüp başkalarını cehaletle itham edenlerin devri, fikir hayatımızda da artık sona eriyor. Batı’nın ülkemizdeki distribütörlüğünü yapanların yerini; ayakları bu topraklara basan, bu milletin değerlerinden beslenen, nitelikli eserleriyle kültür ve sanat hazinemizi zenginleştiren aydınlar, yazarlar, şairler ve edipler alıyor. Bunu ülkemizin aydınlık geleceği adına son derece kıymetli buluyorum. Yarın her alanda çok daha iyi yerlerde olacağımıza yürekten inanıyorum. Bir keresinde, şimdi hatırlıyorum, üstad mahkemeye çıkıyor. Hakimler kendisini artık çok iyi tanıyor; sürekli karşılarında. "Artık senden bıktık" diyorlar. Üstadın cevabı ise her zamanki gibi manidardır: "Siz burada hancı, ben burada yolcu olduğum sürece, ben buraya daha çok uğrarım." İşte üstat bu. Onun için unutmayın: Bizler bu yolda yolcu oldukça, birileri de hancı oldukça, biz bu hana daha çok uğrarız" şeklinde konuştu.Bu yıl 8 kategoride ödüller verildi. İşte kategorilere göre ödül alan isimler:Şiir Ödülü: Celal FedaiHikâye-Roman Ödülü: Tarık TufanFikir-Araştırma Ödülü: Peren Birsaygılı Mutİlk Eserler Ödülü: Merve Uygunİlk Eserler Ödülü: Hasan BozdaşUluslararası Kültür Sanat Ödülü: Dia al-AzzawiÇocuk Edebiyatı Ödülü: Ayşe SevimMüzik Ödülü: Bayram Bilge TokelSaygı Ödülü: Hasan AycınCumhurbaşkanı Erdoğan, ödülü alan isimlere, ödüllerini takdim ederek, toplu fotoğraf çektirdi.
09 Ocak 2026 Cuma - 21:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’ye konteyner gönderelim diyoruz; ancak Netanyahu denilen bu zalim bu çağrılara asla kulak asmıyor"
İstanbul’da ‘Sonsuzun Fethine Çık’ temasıyla bu sene 12’ncisi düzenlenen Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri törenle sahiplerini buldu. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Fıravun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder