POLİTİKA
20 Mart 2026 Cuma - 18:19 Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.
20 Mart 2026 Cuma - 17:46 AK Parti Bursa’da bayramlaşma programı: Birlik, hizmet ve teşkilat vurgusu AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKKM) düzenlenen bayramlaşma programında partililer ve vatandaşlar bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajının okunmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında bayramların toplumsal dayanışma ve kardeşlik bağlarını güçlendiren özel günler olduğunu vurgulayarak, birlik ve beraberlik mesajı verdi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, konuşmasına katılımcıların bayramını kutlayarak başladı. Ramazan ayı boyunca teşkilatın yürüttüğü sosyal faaliyetlere değinen Gürkan, gençlik ve kadın kollarının çalışmalarının önemine dikkat çekti. Gürkan, Ramazan boyunca gerçekleştirilen sosyal destek faaliyetlerine ilişkin, gençlik kollarının "İftara 5 Kala" ve "Sahura 5 Kala" programları kapsamında 50 binden fazla kumanya dağıttığını, kadın kollarının ise "Kardeş Aile Projesi" ve "Arife Çiçekleri" çalışmalarıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştığını söyledi. Ramazan ayı boyunca yalnızca iftar organizasyonları düzenlemediklerini belirten Gürkan, "Kurulan sofralarda paylaşmanın bereketini ve kardeşliğin sıcaklığını birlikte yaşadık. Bursa’nın dört bir yanında vatandaşlarımızla gönül bağımızı daha da güçlendirdik" dedi. "Ramazan paylaşma ve dayanışma ayıdır" Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Ramazan ayının rahmet ve bereketini vatandaşlarla birlikte yaşamaya gayret ettiklerini ifade etti. İlçede farklı noktalarda kurulan iftar sofralarında 100 bini aşkın kişiyle bir araya geldiklerini belirten Yılmaz, Ramazan boyunca sadece yerelde değil yurt dışında da çeşitli sosyal destek faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Yılmaz, Balkanlar ve Orta Doğu’daki çeşitli bölgelerde yapılan yardımlarla kardeşlik bağlarının güçlendirildiğini ifade ederek, "Gittiğimiz bölgelerde Türkiye’ye ve Bursa’ya duyulan sevgiyi yakından görme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Çalınmadık kapı bırakmamalıyız" AK Parti Bursa Milletvekili ve eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise, konuşmasında teşkilat çalışmalarının önemine vurgu yaptı. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde güçlü bir dayanışma atmosferi oluştuğunu belirten Varank, vatandaşların sorunlarına çözüm üretmenin sadece kurumların değil, teşkilat mensuplarının da sorumluluğunda olduğunu söyledi. Varank, "Eğer bir vatandaşımızın sorunu varsa ve çözüm bekliyorsa, bu konuda hepimize görev düşüyor. Bu anlayışla hareket ederek ulaşılmadık vatandaş bırakmamalıyız" ifadelerini kullandı. "Dünya belirsizlik ve kuralsızlık sürecinden geçiyor" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da konuşmasında küresel gelişmelere değinerek, dünyada belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Uluslararası sistemde kuralların zayıfladığına dikkat çeken Ala, Türkiye’nin dış politikada adalet ve hakkaniyet temelinde hareket ettiğini ifade etti. Türkiye’nin diplomasi gücüyle birçok bölgede krizlerin büyümesini engellediğini belirten Ala, uluslararası ilişkilerde ilkeli ve öngörülebilir bir politika izlediklerini dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne eleştiri Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Davut Gürkan, belediye yönetiminin son dönemde vizyon eksikliği yaşadığını öne sürdü. Belediyenin bazı uygulamalarını eleştiren Gürkan, su tarifeleri, ulaşım ve çeşitli hizmet kalemlerinde yapılan zamların vatandaşlara yansıdığını ifade ederek, bu konuda mecliste çeşitli öneriler sunduklarını ancak henüz sonuç alınamadığını söyledi. Gürkan, "Vatandaşlarımız mazeret değil hizmet bekliyor. Bursa’nın ihtiyaçlarına odaklanan, çözüm üreten bir belediyecilik anlayışının gerekli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Programa katılan protokol üyeleri arasında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Emel Gözükara Durmaz, Osman Mesten ve Muhammet Müfit Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu ile AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın yer aldı. Bayramlaşma programına ayrıca AK Parti Bursa ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bayramlaşma programı, konuşmaların ardından partililer ve vatandaşların bayramlaşmasıyla sona erdi.
20 Mart 2026 Cuma - 17:37 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Etrafımızda füzeler uçuşuyor ama ana muhalefetin umurunda bile değil" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemlerinde etrafı saran ateş çemberinden ülkeyi uzak tutmak olduğunu belirterek, "Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Etrafımızda füzeler uçuşuyor, sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor, bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil" dedi. Bayram namazını Güneysu Merkez Camii’nde, cuma namazını ise Rize şehir merkezindeki Sahil Camii’nde kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliği’ni ziyaretinin ardından hemşehrileri ile Kültür Park’ta bir araya gelerek bayramlaştı. Bayramlaşmanın ardından Güneysu ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum annesinin ismini taşıyan Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin açılış törenine katıldı. Törenden önce hastaneyi gezerek servisleri dolaşan ve hastane hakkında bilgi alan Erdoğan, yaptığı konuşmada kendisi için çok özel bir eseri hizmete açmanın sevincini yaşadığını söyledi. Erdoğan, "Güneysu‘nun güzel insanları, çok değerli kardeşlerim bugün Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla birlikte şahsım için çok özel bir eseri hizmete vermenin sevincini de yaşıyorum. Mutluyum, çünkü burada birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir hastaneyi ilçemize kazandırmış oluyoruz. Açılışını yaptığımız Rize Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin Rize’mize, Güneysu’ya ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Kapalı alanı 22 bin 500 metrekare olan hastanemiz toplam 36 bin metrekarelik arsa alanı üzerine inşa edildi. İki bloktan oluşan hastanemiz, 100 yatak kapasitesi ile halkımıza hizmet verecek. Hastane bünyesinde acil servis, 11 üniteli hemodiyaliz birimi, 12 poliklinik ileri teknoloji ile donatılmış modern ameliyathane, 5 yataklı yoğun bakım ünitesi, idari bilimler ve hasta odaları bulunuyor. Ayrıca vatandaşlarımız hastanemizin 222 araç kapasiteli otopark alanından da istifade edecek. Rahmetli annemin adını taşıyan bu önemli sağlık tesisini Güneysuyu’muza kazandırmış olmak şahsım için ayrı bir bahtiyarlık kaynağıdır. Bu vesileyle bir kez daha sevgili anacığımı özlemle yad ediyor, Cenab-ı Hakk’tan kendisine gani gani rahmet niyaz ediyorum. Rabbim kabrini pir nur, ruhunu şad, mekanını cennet eylesin diyorum" diye konuştu. "Başkaları kendilerini çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir" "Biz millete ve memleketimize hizmet için varız" diyen Erdoğan, "Biz bu yola kendimizi adadık derken asla hamaset yapmıyoruz. Başkaları kendilerini çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir. Başkalarının önceliği kariyerleri, siyasi hırsları, koltukları olabilir ama bizim önceliğimiz insandır, insanımızın sağlığıdır. Bizim gayemiz insanımızın ekmeğini ve umutlarını büyütmektir. Her işin başı sağlıktır diyerek 2002’den beri ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hale getirdik. Böylece bir dönem ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik. Bugün dünyanın çeşitli ülkelerinden uzmanlar geliyor. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere bizim sağlık sistemimizi inceliyor. Türkiye sağlık noktasında kendi vatandaşları ile birlikte her yıl yüzbinlerce yabancıya sağlık hizmeti veriyor. Bakın Covid-19 salgını başladığında neler yaşandığını hep birlikte gördük. Güçlü sağlık altyapımız sayesinde korona virüs salgınını dünyada en rahat ve en az kayıpla atlatan ülkelerden biri olduk. Bize gelişmiş diye örnek gösterilen ülkelerde yaşanan sahnelerin hiçbiri Türkiye’de yaşanmadı. Avrupa’dan Amerika’sına insanların çok ciddi paralar ödemek zorunda kaldığı hizmetleri biz vatandaşımıza tamamen ücretsiz sunduk. 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremlerinden aynı şekilde alnımızın akıyla çıktık. Dünyada bir başka ülkenin altından kolayca kalkamayacağı ağır bir yükü hamdolsun omuzlamayı başardık" ifadelerini kullandı. "Gökbey’i ambulans helikopter olarak da kullanacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bir müjde de vererek, "Büyük bir memnuniyetle güzel haberi sizlere vermek isterim. Yerli, milli helikopterimiz Gökbey’i inşallah ambulans helikopter olarak da kullanacağız. Bu sene sivil sertifikasyonu tamamlanmış 3 adet yerli Gökbey ambulans helikopterimizi sağlık filomuza inşallah dahil edeceğiz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Şunu bugün bir kere daha gururla ifade etmek istiyorum. Nasıl demokraside, güvenlikte, ulaştırmada, eğitimde çağ atladıysak, nasıl Türkiye’yi darbeci zihniyetin baskıcı karanlığından kurtardıysak, nasıl savunma sanayii alanında ülkemize tarihi başarılar yaşattıysak, Allah’a hamdolsun sağlıkta da büyük bir başarı hikayesi yazdık. Eski Türkiye şükürler olsun artık sağlık alanında da mazide kaldı. Artık eskiden olduğu gibi hastane denilince kapısından sağlam girenin hasta çıktığı çilehaneler akla gelmiyor. Tam tersine birinci sınıf hizmet veren modern, ferah, kaliteli, donanımlı şifahaneler akla geliyor. Hastane denilince otel konforunda odalarla, nitelikli kadrosuyla, modern tıbbi cihazlarıyla sağlık külliyeleri akla geliyor" şeklinde konuştu. "Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgaları ile işimiz yok" Erdoğan, konuşmasında ana muhalefet partisine de göndermelerde bulunarak, "Siz bize destek oldukça, siz bize dua ettikçe, biz de sizin için çalışmaya, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Çünkü kardeşlerim biz hizmet etmenin, iş üretmenin derdindeyiz. Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgaları ile işimiz yok. Bizim içi boş tartışmalarla israf edecek vaktimiz yok. Bizim gündemimizde Türkiye var, Türk milleti var, siz varsınız. Bizim gündemimizde etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi uzakta tutmak var. Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Ciddiyetsizlik, lakaytlık, vurdumduymazlık diz boyu. Siyasi nezaket ve saygı desen zaten hak getire. Etrafımızda füzeler uçuşuyor, sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor, bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil. Değil bölgemiz, Allah korusun dünya yansa bunların haberi bile olmaz. Binmişler bir alamete nereye gittikleri belli değil. Cenab-ı Allah bunlara akıl fikir versin diyorum" dedi. Erdoğan’ın konuşmasının ardından Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı.
Bakan Yumaklı: "Su artık hayati bir başlık haline geldi"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:02 Bakan Yumaklı: "Su artık hayati bir başlık haline geldi" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de yaptığı konuşmada iklim değişikliğiyle birlikte suyun hayati önem kazandığını vurgulayarak, Artvin’in tarım potansiyeli, coğrafi işaretli ürünleri, Yusufeli Barajı ve son 23 yılda kente yapılan 418 milyar liralık yatırımlara dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de AK Parti İl Danışma Toplantısı’na katıldı. Toplantıda partililere hitap eden Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek suyun korunması ve verimli kullanılması gerektiğini söyledi. Bakanı İbrahim Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, "Özellikle iklim değişikliğinden kaynaklı, belki de Artvin için en son gündeme gelmesi beklenen konulardan biri olan su meselesi artık hayati bir başlık haline gelmiştir. Dolayısıyla her damla suyumuzu altın değerinde görmeli, koruyarak ve verimli şekilde kullanmalıyız. Özellikle suyun depolanması ve yönetimi konusunda Artvin son derece önemli bir ilimizdir. Artvin’in dünya çapında önemli bir esere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yusufeli Barajı bu anlamda bizim adeta heykelimizdir. Daha önce de bir kıyaslama yapmıştım. Kendi alanında dünya ölçeğinde olan bu esere ev sahipliği yaptığı için Artvin’e hassaten teşekkür ediyorum. Artvin, kendine özgü coğrafi yapısıyla önemli bir tarım kentidir. Yaş çay üretiminde Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Yaban mersininde yedinci, kızılcık ve fındıkta ise on birinci sıradayız. Bunlar bizim ölçümlerimizdir. Artvin, üretimde olduğu kadar markalaşmayı da başarmış bir şehirdir. Kentimizde 8 ürün coğrafi işaret tescili almıştır. Kestane balı, Arhavi termonisi, Borçka Demir elması, Hatila balı, Hopa hamsili ekmeği, Hopa laz böreği, Puçuko ve Şavşat ketesi artık Artvin’in sınırlarını aşmıştır. Bu ürünlerin adını ilk kez duyanlar merak etsin, biz de onlara Artvin’i adres gösterelim. Devlet Su İşleri yatırımları dahil olmak üzere son 23 yılda hem Artvin’e hem de ülkemize hizmet edecek toplam 418 milyar liralık yatırım bu coğrafyada hayata geçirilmiştir" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı konuşmasının ardından basına kapalı şekilde partisinin il danışma toplantısına katıldı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç "Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:01 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç "Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sivas’ta yaptığı konuşmada Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini kaydedip terörden Türkiye’yi kurtarmak istediklerini söyledi. Sivas’ta bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’a yeni adalet sarayının müjdesini vererek, yapımında sona gelinen yeni Cumhuriyet Üniversitesi hastanesinin baharda açılacağı müjdesini verdi. Güler, "Biz gerçek manada bir adalet sarayı yapıyoruz. Yeni bir adalet sarayı yapıyoruz, diğer adalet sarayımızda mevcut fonksiyonlarıyla devam edecektir. Yaklaşık 42 metre karelik yeni adalet sarayının projesi inşallah önümüzdeki haftalarda bitiyor. En geç Mayıs-Haziran ayında ihalesini tamamlayarak inşallah temeli yine sayın bakanımızla birlikte atacağız. Yine Ulaş yolunda tüm fonksiyonlarıyla artık işlevini yitirmiş cezaevinin yerine yine nitelikli bir cezaevinin temelini atacağız, Üniversite hastanemizi bitirdik. Son peyzaj düzenlemeleri kaldı. İnşallah onu da Mart-Nisan’la birlikte tamamlayıp, 204 bin metre karelik dev bir sağlık yatırımını Sivas’ın hizmetine kazandıracağız" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç konuşmasında muhalefetin 24 yıldır karalama siyasetinden vazgeçmediğine vurgu yaparak, "Biz hizmet siyaseti diyoruz, icraat diyoruz. Karşımızdaki muhalefet sürekli engelleme siyaseti, karalama siyaseti, 24 yıldır da muhalefette bir değişiklik yok. Bizde ise ilk gün ki aşkla, heyecanımızdan hiçbir şey eksilmeden, durmak yok yola devam diyoruz" şeklinde konuştu. "AK Parti’yi millet kurdu" Tunç, konuşmasında AK Parti’yi milletin kurduğunu ifade ederek, "28 Şubat sürecini hatırladığımızda bu millet gerek ekonomik refah anlamında gerekse de temel hak ve hürriyetler açısından büyük sıkıntılara rüçhandı. Bu kronik sıkıntılardan bu ülkeyi kurtarsa kurtarsa Erdoğan kurtarır dedi milletimiz ve AK Partinin kurulmasına adeta zorladı. Bir pattı kurda peşinden gelip bu devleti düzlüğe çıkartalım dedi milletimiz. Bu ışığı söndürmek isteyenlere bu millet fırsat vermedi bundan sonrada vermeyecek" dedi. "Biz Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Tunç, yargıyı eleştirenlerin asıl niyetini ise şu sözlerle açıkladı, "Bugün yargı şişmemizle ilgili bazı eleştirilerde bulunanlar ve haksızca yargı mensuplarımıza, hakim ve savcılarımıza hareket edenler, tehdit edenler, ‘Türkiye’de adalet yok’ diyenlerin aslında rahatsız oldukları nedir değerli arkadaşlar, onlar eski veraseti sistemin emrinde olan, darbecilerin karşısında hazır ol da duran, onlara kol kanat geren bir yargı sisteminden bugün milli iradinin yanında duran, darbeciden de, vesayetçiden de, yolsuzluk yapanlardan da, hırsızdan da hesap soran bir yargı sisteminin varlığından rahatsız olanlardır. Biz Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" "Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz" Tunç, terörsüz Türkiye’yi kurmak istediklerini vurgulayarak sözlerini şu şekilde tamamladı. "Milletimizin birliği, beraberliği ve dirliği. Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz. 41 yıldan bu yana mücadele ettik. Bu uğurda binlerce şehit verdik. Gazilerimiz oldu, ülke olacak çok büyük acılar yaşadık. Bu acıları bir daha yaşamayalım diyoruz. Güvenlik güçlerimiz bir taratan büyük bir gayret gösterirken diğer ir yandan terör örgütünün istismar ettiği alanları birer birer ortadan kaldırdık. Sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, ülkemizin tüm vatandaşları için temel hak ve hürriyetleri tahkim ettik, güçlendirdik, özgürlük ortamını, ayrımcılığı ortadan kaldırdık ve bu sayede bugün terörsüz Türkiye’yi konuşabiliyoruz. Sayın devlet bahçelinin grubunda yaptığı konuşmanın ardından, sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu salam iradeyle bir süreç başladı. Bu duruşun ardından terör örgütü fesih kararı aldı. Tabi bu fesih kararından sonra silah bırakma sürecini izlemeye devam ettik. Bu süreçte özellikle devlet kurumları arasında gerek istihbarat gerek ilgili bakanlıklar arasında bir uyum olmasaydı, yine kurulan meclis komisyonunda, bir iki istisna dışındaki partilerin genel bir konsorsiyumu ile bu noktala geldik."
Mesleki Eğitim şimdi de Strazburg’da Avrupa Konseyi’nin gündeminde
30 Ocak 2026 Cuma - 16:58 Mesleki Eğitim şimdi de Strazburg’da Avrupa Konseyi’nin gündeminde AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi Dr. Murat Cahid Cıngı, Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, genç işsizliği ve mesleki eğitimin stratejik önemi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında genç işsizliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dengeleri ve demokratik yapıları etkileyen yapısal bir sorun haline geldiğine dikkat çeken Cıngı, eğitim sistemleri ile iş dünyası arasındaki kopukluğun gençlerde umutsuzluğa ve toplumsal dışlanmaya yol açtığını ifade etti. Mesleki eğitimin ‘ikinci seçenek’ olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Milletvekili Cıngı, meslek sahibi, kendi geçimini sağlayabilen ve geleceğe umutla bakan gençlerin daha özgüvenli, daha katılımcı ve demokrasiye daha bağlı bireyler haline geldiğini belirtti. Bu yaklaşımın güçlü bir toplum ve sağlam bir demokrasi için temel unsur olduğunun altını çizdi. Türkiye’de ve özellikle Kayseri’de eğitimi doğrudan iş dünyasıyla buluşturan modeller üzerinde çalıştıklarını ifade eden Cıngı, klasik üniversite diploması anlayışının ötesine geçilmesi gerektiğini dile getirdi. Amaçlarının, gençleri gerçekten istihdam edilebilir kılan, ülke ekonomisine katkı sağlayan ve onurlu bir yaşam kurmalarına imkân tanıyan mesleklerle donatmak olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin toplumda hâlen yeterince değer görmediğine dikkat çeken Cıngı, bu algının değiştirilmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, mesleki eğitimin ihmal edilmesinin milyonlarca gencin potansiyelinin göz ardı edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Milletvekili Cıngı, konuşmasının sonunda Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında iş birliğinin artırılması, özel sektörle ortaklıkların güçlendirilmesi ve başarılı mesleki eğitim modellerinin paylaşılmasının önemine değindi. Milletvekili Cıngı, bu alandaki ortak çalışmaların daha kapsayıcı, rekabetçi ve güçlü bir Avrupa’nın inşasına katkı sağlayacağını belirterek, Avrupa Konseyine, ilgili komitelere ve üye ülkelere mesleki eğitim konusuna ağırlık verilmesi ve ortak çalışmalar yapılması için çağrıda bulundu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:47 Antalya Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sunulan hizmetlerin daha hızlı, etkin ve verimli şekilde yürütülmesi amacıyla araç filosunu güçlendirdi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla 847 milyon TL yatırım bedeliyle 256 yeni aracın Antalya’ya kazandırıldığını kaydetti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, araç filosunun gücüne güç katan yeni araç eklemeleri yaptı. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi, tamamı kendi öz kaynaklarından karşılanan 847 milyon TL bedelle 256 aracı envanterine ekledi. "Tamamı öz kaynakla alındı" Araç envanterine kazandırılan yeni araçların hizmete alım töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımın önemine dikkat çekti. Özdemir, "ASAT ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin hizmet kapasitesini doğrudan güçlendiren çok önemli bir yatırımı sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Muhittin Başkanımızın oluşturduğu mali disiplin sayesinde Devlet Malzeme Ofisi’nden satın alımını yaptığımız toplam 847 milyon yatırım bedelli 256 adet aracımızı hizmet için filolarımıza katmış bulunuyoruz. Bunu sadece bir araç alımı olarak da görmüyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesinin ve ASAT’ın planlı, güçlü, sürdürülebilir hizmet anlayışını da net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyoruz" dedi. "Antalya’ya hayırlı uğurlu olsun" "ASAT ve Büyükşehir’in hizmetlerinde kullanılacak bu araçlarla bizim önceliğimiz, hedefimiz nettir" diyen Özdemir, "Antalya’nın her sokağına, her mahallesine, her vatandaşa kesintisiz, kaliteli hizmeti götürmek. Buradaki ekskavatör, kepçe, arazöz, çekici, tır, damperli çöp kamyonu, forkliftimiz, motosikletimiz, yol temizleme süpürme araçlarımız, kanal açma makinemiz, transitlerimiz ve teleskobik yükleyicilerimiz ile toplam 256 aracımız Antalya’mıza hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. Özdemir, daha sonra Milletvekili Mustafa Erdem ve beraberindeki heyetle birlikte Büyükşehir Belediyesinin yeni araçlarını inceledi. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Parti Meclis Üyesi Önder Kurnaz, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:44 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, İstanbul’da 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne katıldı. Programın açılışında konuşan Uraloğlu, "Yıllarca yapılamayarak adeta yılan hikâyesine dönen Karadeniz Sahil Yolu’nu yine sizin iradenizle tamamlayarak 2007 yılında Bolaman-Perşembe arasında muhteşem bir açılışla hep birlikte hizmete sunduk. 10 hükümet ve 17 bakan değişmesine rağmen bitirilemeyen hatta atıl kalan kısımları için ’Patates deposu mu yapalım, limon deposu mu yapalım’ diye ciddi ciddi öneriler getirilen Bolu Tüneli’ni yine sizin kararlılığınızla açtık. ’Olmaz’ dedikleri her şeyi oldurdunuz. Onlar ’yapılamaz’ dedikçe siz ’yapacağız’ dediniz. Onlar küçümsedikçe, Türkiye büyüdü. Vizyonu olan kazandı, vizyonsuzlar tarih oldu, olmaya da devam edecek" dedi. "Mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" AK Parti iktidarı döneminde mega projelerin tamamlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ile Asya ve Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdük. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan Köprüleri, Eyiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve keyifli bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizin konforuyla geçilebilir kıldık. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan Kuzey Marmara, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" şeklinde konuştu. "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" Doğu-batı, kuzey-güney demeden ülkenin yüksek standartlı yollarla donatıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık. Sadece 6 il bölünmüş yollarla bağlıyken, şimdi 77 ili birbirine bağladık. Otoyol uzunluğumuzu bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 819 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 847 kilometreye çıkardık. Sadece geçen sene 57 kilometre tünel yaptık. Bu köprü ve tünelleri uç uca eklesek, İstanbul’dan Iğdır’a uzanan bir mesafeden fazlası ediyor. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu yol ağının yüzde 44’ünüoluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor" ifadelerini kullandı. "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdık" Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğinin arttırıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık. 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıkmış durumda. Bu, bölünmüş yolların her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık" Bakan Uraloğlu, "2002 yılından bugüne kadar karayolları kapsamında tam 171 açılış törenimize katılarak, bu eserleri milletimizin hizmetine sundunuz. Özellikle 90 açılışla 2018 yılı sonrasındaki törenlerimize yoğun katılımınız, iradenizin ve kararlılığınızın en güçlü göstergesidir. Sizin sahada olmanız, projelerin hızını daha da artırmış, engelleri aşmamızı kolaylaştırmış ve ülkemizin ulaşım sektöründeki başarılarını taçlandırmıştır. Bugün ulaştığımız 30 bin kilometrelik bölünmüş yol ağımız da sadece bir rakam değil, ülkemizin kalkınma destanıdır. Her bir kilometresi vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan dokunan, işine, aşına, ailesine daha güvenli ve hızlı ulaşmasını sağlayan somut bir kazanımdır. 30 bin kilometre demek dünyanın çevresinin dörtte üçü demek. Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık. Ayrıca yıllık 6,3 milyon ton karbon emisyonunu atmosferimizden bertaraf ediyoruz. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir Türkiye bırakıyoruz" dedi. "Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yol ağını 31 bin 250 kilometreden 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak planlamalarımızı tam bu anlayışla hayata geçiriyoruz. İşte bugün 30 bin kilometreye ulaşan bölünmüş yol ağımız da bu vizyonun somut neticesidir. Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Geleceğin ulaşım sistemlerinde entegrasyonu merkeze koyarak bizleri daha ileriye taşıyacak proaktif politikalarımızla bağlantısallığı artıran ve akıllı ulaşım sistemleriyle donatan yeni bir ulaşım çağı başlatacağız" diye konuştu. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, yüklenici firmaların genel müdürleri ve davetliler katıldı.
Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39 Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi. "PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir" İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi. "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu. "İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi. "Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir" İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi. "Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta" Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:58 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.