POLİTİKA - 30 Ocak 2026 Cuma 15:58

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.


Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.


Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu.


"Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"


Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi.


"Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"


Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu.


"Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"


Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu.


"Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"


Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ender Örenç: "Aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz" Antalyaspor Yardımcı Antrenörü Ender Örenç, Trabzonspor maçının ardından, "Sahadan 1 puanla ayrılıyoruz. Elbette 3 puan istiyorduk ancak aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Antalyaspor, sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçta hakemin kırmızı kartla oyun dışına gönderdiği Teknik Direktör Sami Uğurlu yerine basın toplantısına yardımcı antrenör Ender Örenç katıldı. Karşılaşmayı değerlendiren Örenç, "Bizim için mücadele gücü yüksek olacağını tahmin ettiğimiz bir müsabakaydı. Ancak buna başlamadan önce, bu atmosferi yaşatan, bu coşkuyla takımı sahada ayakta tutan büyük Antalyaspor taraftarına teşekkür etmek istiyoruz. Daha sonrasında hem yönetimimize hem teknik ekibimize hem de oyuncularımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Çünkü son dakikaya kadar çok iyi bir mücadele verdik. Maçın sonunda galip de gelebilirdik, mağlup da olabilirdik; futbolun doğasında bunlar var" diye konuştu. "Bugün sahaya çıkarken tek hedefimiz galip gelmekti" Karşılaşmanın taktiksel boyutuna değinen Örenç, "Bugün sahaya çıkarken tek hedefimiz galip gelmekti ve planlarımız da bunun üzerine kuruluydu. İlk yarıda özellikle rakibimizin ön alan baskısı karşısında oyunu kurarken zaman zaman daha geride kalmayı tercih ettik. Aut atışlarında kanat oyuncularının merkezi kapatmasından dolayı bek oyuncularımızı daha fazla opsiyon olarak kullanmak istedik. Zaman zaman bunu başardık, zaman zaman başaramadık ve uzun oynamaya yöneldik. Top rakibe geçtiğinde ise topsuz oyunda 9 numara yönlendirmeli baskıyı tercih ettik. Bu baskıyı üç bölgede uyguladık ve rotasyonlarla destekledik. Özellikle Trabzonspor’un kanat tarafındaki hareketliliğine önlem almak için ikinci bölgede blok savunmayı hedefledik. İlk yarıda birkaç pozisyon vermiş olabiliriz ancak genel olarak hedeflediğimiz savunmayı yaptığımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Hocamızın tepkisi çok aşırı değildi" Maçın ikinci yarısı ve skor değerlendirmesiyle ilgili konuşan Ender Örenç, "Kazandığımız gol belki bireysel bir rakip hatasından geldi ama bu bizim çalıştığımız, beklediğimiz ve kurguladığımız bir goldü. Bu nedenle mutluyuz. İkinci yarıda saha içinde hissettiğimiz ve Sami Hoca’nın atılmasına neden olan bir pozisyon var. Bunu spor kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Hocamızın kırmızı kart gördüğü pozisyon penaltı itirazından ziyade hakeme verdiği bir tepkiydi ve çok aşırı bir tepki değildi. Sarı karttan sonra devam eden bir itiraz da olmadı" dedi. "3 puan istiyorduk" Örenç, sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirterek, "Elbette 3 puan istiyorduk ancak aldığımız bu 1 puanla ligdeki konumumuzu biraz daha rahatlatmak istiyoruz. Taraftarımız bugün inanılmazdı, son dakikaya kadar bizi destekledi. Yarın itibarıyla Karagümrük maçının hazırlıklarına başlayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
Antalya Rıza Perçin: "Takım artık reaksiyon veriyor" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Trabzonspor maçının ardından, yaptığı açıklamada haftalar ilerledikçe takımın daha iyi oynamaya başladığını belirterek, "Takım artık reaksiyon veriyor. Burası artık kolay bir deplasman olmadığını herkese gösteriyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Antalyaspor, sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, "İkinci yarıya iyi başladık. Önce Kasımpaşa, geçen hafta uzun bir süreden sonra Gençlerbirliği’ni sahamızda yendik. Başarılı bir oyun oynadık. Bugün de gördük ki iyi yoldayız, iyi mücadele ediyoruz. Takım artık reaksiyon veriyor. Burası artık kolay bir deplasman olmadığını herkese gösteriyor. Dişe diş mücadele ediyoruz. Bugün iki tane penaltı pozisyonu olmasaydı biz buradan çok daha farklı bir sonuçla ayrılabilir, galip de gelebilirdik. Bütün futbolcu kardeşlerimize, Sami hoca ve ekibine teşekkür ediyorum. Özellikle de 2 haftadan beri özel bir teşekkürü hak eden taraftarımız. Taraftar gruplarımız hep beraber omuz omuza oldular. Burayı artık futbolcularımızla beraber taraftarlarımız da 90 dakika susmadan mücadele ediyor" diye konuştu. "Takımımıza güveniyoruz" Perçin, haftaya Karagümrük deplasmanından iyi bir sonuçla ayrılmak istediklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz takımımıza artık çok güveniyoruz. Artık bir aile olduk diyebiliriz. Antalyaspor olarak kenetlendik. Kulübün daha önceden gelen maddi ve manevi sorunları devam etmekte. Bizler yönetim olarak elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Antalya’daki dinamikleri, akil Antalyasporluları ve iş dünyasını desteğe çağırıyoruz. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili yarım bıraktığımız projeleri önümüzdeki haftadan itibaren işleme koyacağız. Daha güzel bir Antalyaspor izlenmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız." "Penaltı pozisyonlarına çoğu arkadaşımız penaltı diyor" Karşılaşmanın hakemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Perçin, "Türk hakemlerine, genç hakemlere çok güveniyoruz. Penaltı pozisyonlarına çoğu arkadaşımız penaltı diyor. Ama oyun içerisinde bazı haklarını karşı rakibimizden yana kullandı. Anadolu kulüpleri ekonomik olarak zor günlerden geçiyor. Maçlara çıkmadan çok yıpranıyoruz zaten. Hakem arkadaşımıza güvendiğimizi maçtan önce de söyledik. Takdir haklarını bugün biraz karşı rakibe vermiş olabilir. Başarılı bir hakem. Kendisi daha iyi maçlar yönetecektir" açıklamasında bulundu. Transfer açıklaması Transfer konusundaki soruları da yanıtlayan Perçin, "İlk yarı bitimine doğru herkes kadromuzun yetersiz olduğunu söylüyordu ama şimdi bugün görüyoruz ki, şampiyonluk adaylarından Trabzonspor ile dişe diş olarak, bana göre çoğu zaman da üstün oynayarak ve penaltılar olmasa daha farklı bir skor söyleyeceğimiz bir takım durumuna geldi. Devre arasında transferi açıp reaksiyonla fazla fazla transfer yapmak, yaptığımız araştırmalarda hiçbir zaman başarılı olmamış. Ligden düşmesini daha çok kolaylaştırmış. Ama içeriye sahip çıkan, içeriyi mutlu eden kulüpler, elindeki kadroya güvenen kulüplerin, başarılı olduklarını görüyoruz. Biz buraya güvenmeye devam edeceğiz. Ama son güne kadar da bir deneyeceğiz bir şeyler. Bu tamamen kapattık ya da açıyoruz demek değildir. Pazartesi, salı gününe kadar nihai kararımızı vereceğiz. Bizim görüşümüz bu kadroya güveniyoruz, içerideki arkadaşları maddi ve manevi mutlu etmek bizim öncelikli amacımız. Hasan Yakub İlçin ve Ali Demirbilek ile ilgili teklifler geldi. Onlar bizim değerlerimiz. Kulübe nasıl katkı sağlayacaksa öyle hareket edeceğiz. Ama bir transfer olacaksa bizim öncelikli amacımız sonraki satışla ilgili yüksek bir pay koymaktır. Şu an için belli bir şey yok hafta içi bununla ilgili bir karar vermiş oluruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı, karar ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına Hasan Suver atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan karar ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına Hasan Suver atandı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Malta Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Protokol Genel Müdür Yardımcısı Barkın Kayaoğlu, Papua Yeni Gine Bağımsız Devleti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Güneydoğu Asya ve Pasifik Genel Müdür Yardımcısı Bilge Özkan atandı. Karar ile birlikte Diyanet İşleri Başkanlığında Amasya İl Müftülüğüne Muş İl Müftüsü İbrahim Yavuz, Muş İl Müftülüğüne Nurullah Koçhan, Mersin İl Müftülüğüne Kırıkkale İl Müftüsü Mustafa Topal, Kırıkkale İl Müftülüğüne Kahramanmaraş İl Müftüsü Abdurrahman Kotan, Kahramanmaraş İl Müftülüğüne Hasan Hüseyin Güller, Gaziantep İl Müftülüğüne Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Soykök, Tekirdağ İl Müftülüğüne Çanakkale İl Müftüsü Mustafa Bilgiç, Çanakkale İl Müftülüğüne Hatay İl Müftüsü Mevlüt Topçu, Hatay İl Müftülüğüne Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Bilecik İl Müftülüğüne Ahmet Aktürkoğlu, İzmir İl Müftülüğüne Adıyaman İl Müftüsü Mevlüt Haliloğlu, Adıyaman İl Müftülüğüne Mustafa Düzgüney ve Şırnak İl Müftülüğüne Arif Yeşiloğlu atandı. Adalet Bakanlığında açık bulunan Adalet Başmüfettişliğine İbrahim Atakur atandı. Türk Patent ve Marka Kurumunda açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine Yusuf Soner Çiftçioğlu getirildi. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Onuncu İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine Uzm. Dr. Hüseyin Çağrı Şahin atandı. Karara göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında ise Konya İl Müdürü Abdullah Neşeli görevden alındı. Konya il Müdürlüğüne Yozgat İl Müdürü Arif Topal, Kilis İl Müdürlüğüne Kahramanmaraş İl Müdürü Müslüm Ferdi Bozkurt ve Kahramanmaraş İl Müdürlüğüne Kilis İl Müdürü Emre Çalğan atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığında Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirbaş ve Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürü Elif Belkıs Baştürk görevden alındı. Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Başmüfettişliklere Müfettişler Soner Uluay ve Zülküf Temin atandı.