POLİTİKA - 30 Ocak 2026 Cuma 16:39

Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"

A
A
A
Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi.



"PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir"


İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi.



"Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta"


Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu.



"İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir"


İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi.



"Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir"


İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi.



"Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta"


Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.



Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AKİB’den Avrupa’da artan ırkçılığa tepki Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar, Avrupa’da son dönemde artış gösteren ırkçı söylemler, İslamofobi ve göçmenlere yönelik baskıcı uygulamalara tepki göstererek, "Adaletin din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın herkes için eşit ilenmesi gerekiyor" dedi. AKİB Genel Başkanı Ali Hızar, özellikle Hollanda’da iki Müslüman kadına yönelik polis müdahalesinin yalnızca Müslümanları değil, Avrupa’daki tüm vicdan sahibi kesimleri derinden yaraladığını belirterek, bu olayın insan hakları, hukuk devleti ve demokratik değerlerle asla bağdaşmadığını vurguladı. Hızar açıklamasında, "Avrupa’da yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığı artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, sistematik bir tehdit hâline gelmiştir. Güvenlik güçlerinin kimlik, inanç ve köken üzerinden hareket etmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Adaletin; din, dil, ırk ya da kimlik ayrımı yapılmaksızın herkes için eşit şekilde işlemesi gerektiğine dikkat çeken Ali Hızar, Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk ve Müslüman’ın, yaşadıkları ülkelerde ötekileştirilmeden, baskı görmeden ve korku iklimine mahkûm edilmeden yaşama hakkına sahip olduğunu dile getirdi. Bu tür olaylar karşısında sessiz kalmanın, haksızlığı normalleştirmek anlamına geleceğini vurgulayan Hızar, demokratik, hukuki ve barışçıl yollarla güçlü tepkilerin ortaya konulmasının hem bir hak hem de bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Toplumsal dayanışma ve birlik ruhunun bu süreçte hayati öneme sahip olduğunu belirten Hızar, aşırı milliyetçi ve ırkçı saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını, Avrupa’da yaşayan Türk ve Müslüman toplumların huzur, adalet ve eşitlik içinde yaşama haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.
Hatay Bakan Bayraktar: "Türkiye’de 2026 yılında 8 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, aralıksız devam eden doğalgaz arama çalışmalarıyla birlikte 2028 yılında 17 milyon hanenin Türkiye tarafından üretilen doğalgazı kullanacağını söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Hatay programı Valilik ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretleriyle başladı. Ziyaretlerin ardından Bakan Bayraktar, AK Parti İl Başkanlığında İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Depremin ardından 11 ilde yürütülen çalışmalara değinen Bakan Bayraktar, Hatay’daki doğalgaz ve elektrik sorunlarıyla ilgili yürütülen çalışmalardan bahsederek, "Hatay’ımızı ve depremin vurduğu şehirlerimizi normal hayata döndürmek için büyük gayret sarf ettik. Çok değerli elektrik ve doğalgaz hizmetleri verdik. Şehir adeta yeniden inşa ediliyor. Dolayısıyla aksayan yerler, düzeltilmesi gereken yerlere ilave olarak bizim özen göstermemiz gereken hususları masaya yatıralım, geniş bir şekilde istişare edelim diye Hatay’a geldik. Bu çalışmayı biz burada yaptık, herkes sıkıntılarını dile getirdi. Nerelerde kapasite artışları, yaşanan elektrik kesintilerini nasıl ortadan kaldırırız, nasıl en aza indiririz diyerek bu meseleleri masaya yatırdık ve kararlarımızı aldık. Aldığımız kararların hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bu alanda hizmetler daha iyiye gidecek, bu hizmetleri yapan şirketlere gereken şeyleri söyledik" dedi. 2026 yılında 8 milyon hanenin Türkiye tarafından üretilen doğalgazı kullanmasını planladıklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı vizyonu içerisinde Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak için kendi doğalgazımızı üretiyoruz. Karadeniz’in derinliklerinde doğalgazı bulduk. Bize ‘Niye arıyorsunuz’ veya ‘Arasalar da bunlar bulamaz’ demişlerdi. Doğalgazı bulduk, 3 yıldan kısa bir sürede ürettik ve bu gün 4 milyon evde kendi doğalgazımızı kullanır hale geldik. Türkiye’de 2026 yılında inşallah 8 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak. İnşallah 2028’de 17 milyon haneye çıkacak. Hedefimiz Türkiye’deki bütün hane halkının doğalgaz ihtiyacını inşallah kendi gazımızdan karşılamak. Gemilerimizle arıyoruz, şimdi 2 yeni sondaj gemimizle biz aramaya devam ediyoruz. Türkiye’de arıyoruz, yurt dışında arıyoruz. Gece ve gündüz büyük bir gayret içerisinde arıyoruz. İnşallah ülkemizi enerjide bağımsız hale getirene kadar bu mücadeleye devam edeceğim" dedi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş davasında eski İSFALT Muhasebe Müdürü savunma yaptı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 4’üncü gününde devam ediliyor. Duruşmada eski İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş savunma yaptı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek, ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık ilk kez 27 Ocak’ta hakim karşısına çıkmıştı. Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşmada 4’üncü gününde sanıklar savunma yaptı. Duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada, sanık eski İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş yaptığı savunmasında, "Bu ihale kapsamında hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır. İhale yapan müdürlükte değildim, dolayısıyla elimde olmayan bu bilgileri üçüncü bir kişiyle paylaşmam mümkün değildir. Benim bu ihale kapsamında bir sorumluluğum bulunmamaktadır ama yine de hukuka aykırı olarak tutuklanmış bulunmaktayım. Benim komisyondaki görevim yalnızca mali konularla ilgilidir. Komisyonda asıl sorumluluğu olanlar tutuksuz yargılanmaktadır. 1 Şubat 2021 tarihi ile 2 Nisan 2023 tarihleri arasında görev yaptım. Sonrasında görevime son verildi" dedi. Sağlık sorunları bulunduğunu belirten Aktaş, tahliyesini talep ederek, "İhaleye fesat karıştırma, kasten işlenen bir suçtur. Benim böyle bir durumum hiçbir zaman olmadı. Suçlamalarla ilgili somut delil bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarının ardından duruşmayı 3 Şubat Salı gününe ertelendi. Pazartesi günü sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.