POLİTİKA
Bakan Uraloğlu: "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" 16 Mart 2026 Pazartesi - 21:36:38 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğünde düzenlenen Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) iftar programına katıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine devam edildiğini aktaran Bakan Uraloğlu, "Yüz yılda yapılabilecek işleri 23-24 yıla sığdırdık. Ulaştırma alanına şöyle bir baktığımızda 355 milyar dolarlık yatırım yaptığımızı söyleyebilirim. Gerçekten ülkemiz büyüklüğündeki bir ülkede bu zaman diliminde kıymetli yatırımları hayata geçirdik. Bugün Türkiye’de 70’e yakın kamu-özel işbirliği projesi bakanlığımızda yapıldı. Otoyol hizmet tesisleri bunların en küçükleridir. Bunların yapıldığı tarihteki tutarı yaklaşık 52 milyar dolar. Bugün yapmış olsaydık 92 milyar dolar. O günkü finansa ulaşma imkanlarını ortaya koyduğunuzda bugün onları yapmakta zorlanacağımız işler olarak değerlendirebilirdik ya da daha pahalıya yapmış olurduk. Burada 42 milyar dolarlık bir avantaj söz konusudur. Kamu-özel işbirliği projelerimize de bir taraftan devam ediyoruz. Bunların en büyüklerini siz biliyorsunuz; İstanbul Havalimanı’nı yaptık, İzmir-İstanbul Otoyolu’nu yaptık, Ankara-Niğde Otoyolu’nu yaptık, 1915 Çanakkale Köprüsü’nü yaptık, Avrasya Tüneli’ni yaptık. Memleketimizin her tarafında birçok işi ulaştırma ve karayolu alanında hayata geçirdik" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Bakanlık olarak hedeflerinin demiryolu ağını 2053 yılında 28 bin 500 kilometreye çıkarmak olduğunu belirten Uraloğlu, "Demiryollarında yaklaşık 11 bin kilometre demiryolu ağımız vardı. 11 bin kilometre demiryolu ağını neredeyse yeniden yaptık. Yüzde 50’den fazlasını sinyalli ve elektrikli hale getirdik. 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı demiryolu olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre daha ilave ederek 14 bin kilometrelere çıkardık. Yapımı devam eden yaklaşık 4 bin 500 kilometreye yakın demiryolu ağımız var. Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak. 2053 yılına geldiğimizde 48 saatte ülkemizin tamamını hızlı trenle dolaşıyor olacağız" diye konuştu. "Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız" Bakan Uraloğlu, Aydın Havalimanı’nın ticari uçuşlara hizmet verebilecek şekilde yeniden inşa edileceğini ifade ederek, "Havacılığa baktığımızda 26 tane aktif havalimanımız vardı, biz onu 58’e çıkardık. 16 tane yeni havalimanı yaptık, 16 tane havalimanını da ticari uçuşları açtık. Yeni havalimanı olarak her 1,5 yılda bir havalimanı yaptık. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda geçen yıl 40 milyon yolcu geçti. İstanbul Havalimanı’nda 80 milyon yolcu geçti, Türkiye’de de 240 milyonlara genel anlamda çıkmış olduk. Şu anda ülkemizde 800 civarında da ticari uçağın bulunduğunu belirtmek isterim. Yeni havalimanları da ihtiyaç oldukça yapmaya gayret ediyoruz ama artık ihtiyacımız genel anlamda karşılanmıştır diyebilirim. Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız. Trabzon’a yeni bir havalimanı yapacağız. En son Cumhurbaşkanımızla ziyaret ettiğimizde Aydın’daki havalimanının da ticari uçuşlara açılabilecek şekilde yeniden yapılmasını yine gündemimize almış olduk" şeklinde konuştu. "Gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden biri olduk" Tersanecilik alanında Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Uraloğlu, "Denizcilikte de liman sayımızı 150’lerden 217’lere çıkardık ve denizciliğimizi dünyadaki 10 büyük filodan bir tanesine sahip olur hale getirdik. 2 bin 200 civarındaki bir gemiyle dünyadaki 10 filodan bir tanesi olduk. Yat bağlama kapasitesinde 8 binlerden 25 binlere çıktık. 300 tane olan balıkçı barınağından 400’ün üzerine çıkmış olduk. Özellikle tersanecilik konusunda gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden bir tanesi olduğumuzun altını çizmek isterim. Özellikli gemilerde Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine gemi sattığımızı ve balık çiftlikleri sattığımızı söylemek isterim" ifadelerinde bulundu. "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz" Türkiye’nin haberleşme alanında önemli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Uraloğlu, "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz ve 2 yıl içerisinde de bütün ülkemizi kapsama alanı içerisine almış olacağız. Telekom’un imtiyaz hakkında 3 milyar dolar hazineye katkı ve 25 yıl boyunca da 17 milyar dolar yatırım zorunluluğu getirdik. Eğer o yatırım yapılmazsa, onu da hazineye aktarmak şartıyla beraber yaptık" diye konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 21:06 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya: "15 yaşından küçük evlatlarımızın sosyal medya platformlarında beyinlerini heba etmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "15 yaşından küçük evlatlarımızın sosyal medya platformlarında beyinlerini heba etmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Çocuk Gülerse Dünya Güler’ iftar programına katıldı. Genel Başkan Yardımcısı Kaya, programa katılan yaklaşık 500 çocukla birlikte iftarını yaptıktan sonra açıklamalarda bulundu. Çocuk denilince tüm dünyada akan suların durması gerektiğini ve bütün dünyanın bir çocuk için her şeyin en güzelini düşünmesi gerektiğini belirten Kaya, "Ancak bugün görüyoruz ki dünyanın hiçbir yerinde çocukların hakları eşit değil. Küresel siyasetin çocukları da ayrıştırdığını görüyoruz. Sarı saçlı, mavi gözlü çocuklar diğerlerinden maalesef ayrıştırılıyor. Kendi çocuklarının saçının teline zarar gelse kıyameti koparanlar, katlettikleri evlatların hesabını asla ve asla vermiyorlar. Türkiye, din, dil, ırk ayrımı olmaksızın dünyanın bütün çocukları için mücadele veriyor. Türkiye, dünyanın bütün çocuklarının gülmesi için onların hepsinin huzurla ve refahla geleceğe ulaşması için mücadele veriyor. Bugün dünyanın bütün çocuklarının yüzünü güldürmek için dünyada mücadele eden bir adam var, o da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan" dedi. AK Parti olarak yaptıkları her projede ya da çalışmada çocukların ana eksende tutulduğunu ifade eden Kaya, deprem bölgesinin inşasında çocuklar için sosyalleşebilecek alanları da hiçbir zaman göz ardı etmediklerini kaydetti. "15 yaşından küçük evlatlarımızın sosyal medya platformlarında beyinlerini heba etmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz" Küreselleşen dünyada dijitalleşmenin çocuklar için büyük imkanlar sağlamasının yanı sıra büyük tehditleri de içerisinde barındırdığını vurgulayan Kaya, sözlerine şöyle devam etti: "Çocuklarımızın aklı ve kalbi, muhakeme yeteneğini yerine getirmekten ziyade zaman zaman o dijital dünyada mahrum bırakılıyor. Okuyan, araştıran ve sorgulayan çocuklarımız yerine dijital dünyanın adeta beynini uyuşturduğu çocuklar bu dünyanın en büyük tehdidi ama biz dijitalleşen dünyada da çocuklarımızı korumak için yeni bir yasal düzenlemeyi icra edeceğiz. 15 yaşından küçük evlatlarımızın sosyal medya platformlarında uzun sürelerle beyinlerini heba etmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Burada da ana hedefimiz çocuklarımızın aklını, kalbini ve muhakeme yeteneğini en iyi düzeyde muhafaza etmek ve onların gelişimlerini en iyi şekilde tamamlamaları için tehditlerden uzak kalmalarını sağlamaktır."
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:37 Bakan Gürlek: "Türkiye’nin yabancı ülkelerden kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur" Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu yılın ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aranan 76 suçlunun 18 ülkeden Türkiye’ye iadesinin sağlandığını belirterek, "Türkiye’nin yabancı ülkelerden adi suç ve terör suçları kapsamında kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülen kırmızı bülten uygulamasına ilişkin güncel verileri sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Gürlek, 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye’de çeşitli suçlara karışmış 76 kişinin iadesinin sağlandığını ifade etti. Suçlu iadelerinin 35’inin Gürcistan’dan, 19’unun Almanya’dan, 5’inin Karadağ’dan, 2’sinin Irak’tan ve 2’sinin Yunanistan’dan gerçekleştiğini belirten Bakan Gürlek, Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan ise birer suçlu iadesi yapıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in paylaşımı şöyle: "2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin yabancı ülkelerden adi suç ve terör suçları kapsamında kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur. Bu iadelerin 35’i Gürcistan’dan, 19’u Almanya’dan, 5’i Karadağ’dan, 2’si Irak’tan ve 2’si Yunanistan’dan gerçekleştirilmiştir. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan ise birer suçlu iadesi gerçekleştirilmiştir. Adalet Bakanlığımızın yürüttüğü ve İçişleri Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda sürdürülen bu süreç, Türkiye’nin kurumsal kapasitesini ve kararlılığını açık şekilde ortaya koymaktadır. Suçla mücadele kapsamında yürütülen uluslararası iş birliği dolayısıyla adı geçen ülkelerin yetkililerine teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçte yakın koordinasyon içerisinde çalışan İçişleri Bakanlığımıza ve Dışişleri Bakanlığımıza da katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde suçla mücadelede ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliğimizi güçlendirerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Suçluların iadesine ilişkin uluslararası sözleşmelerde genellikle adalet bakanlıkları merkezi makam olarak belirleniyor. Türkiye’de ise bu görevi Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütüyor. Adalet Bakanlığı bir yandan iade işlemlerinin adli ve idari makamlar arasında etkin şekilde ilerlemesini sağlıyor, bir yandan da sürecin ulusal ve uluslararası hukuka uygunluk denetimini kontrol ediyor. Kırmızı bülten süreci, güvenlik birimlerinin cumhuriyet başsavcılıklarına başvurmasıyla başlıyor. Başsavcılık tarafından hazırlanan dosya Adalet Bakanlığına iletilirken, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü aracılığıyla Interpol nezdinde kırmızı bülten yayımlanması sağlanıyor. Şahısların yakalanmasının ardından ilgili cumhuriyet başsavcılıkları veya mahkemeler tarafından hazırlanan iade talepnameleri Adalet Bakanlığına gönderiliyor. Bakanlık bünyesinde yapılan hukuki inceleme ve eksikliklerin giderilmesinin ardından iade talepleri, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik kanallar üzerinden de ilgili ülkeye iletiliyor. Süreç aynı zamanda İçişleri Bakanlığı ile koordineli yürütülüyor. İçişleri Bakanlığı ise kırmızı bülten işlemlerinin Interpol üzerinden yayımlanmasını sağlayarak, aranan şahısların yakalanması ve iadesine karar verilen kişilerin Türkiye’ye getirilmesi sürecini yürütüyor. Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonuyla yürütülen bu süreç, Türkiye’nin uluslararası suçla mücadeledeki kurumsal kapasitesini ortaya koyuyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:03 Bakan Göktaş: "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için 51 bin 947 atama gerçekleştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için kamu istihdam hakkını genişleterek 51 bin 947 atama gerçekleştirdik. Yarın da 2026 yılının ilk atamasını bakanlığımızda gerçekleştireceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Burada gaziler ve şehit aileleriyle tek tek selamlaşan Göktaş, onlarla sohbet etti. Ardından bir konuşma yapan Göktaş, Kadir Gecesi’nin hayırlara vesile olmasını diledi. Ramazan ayının gönül bağlarını kuvvetlendiren zamanlardan biri olduğunu belirten Bakan Göktaş, bu birlikteliğin ve huzurun ardında şehitlerin fedakarlığı ve gazilerin cesareti olduğunu söyledi. Göktaş, "Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak, onların emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin hayatını kolaylaştırmak; milletçe taşıdığımız en derin vefa borcudur. Bakanlık olarak bu anlayışla şehitlerimizin yakınları ve gazilerimizin yanında olmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Hayata geçirdiğimiz her çalışmada, kurduğumuz her gönül bağında bizlere bırakılan emanete layık olma gayreti vardır" ifadelerini kullandı. "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için 51 bin 947 atama gerçekleştirdik" Eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma pek çok alanda desteklerini sürdürdüklerini aktaran Göktaş, "Bu kapsamda şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için kamu istihdam hakkını genişleterek, 51 bin 947 atama gerçekleştirdik. Yarın da 2026 yılının ilk atamasını bakanlığımızda gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefi, bugün ülkemizin kalıcı istikrarına yön veren kararlı bir iradeye dönüştü" Bakan Göktaş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin hayati öneme sahip olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Verdiğimiz her destek, sağladığımız her kolaylık; vefa anlayışımızın aslında bir parçasıdır. Biz istiyoruz ki, ülkemiz artık yeni acılarla sınanmasın, evlatlarımız geleceğe daha güvenle baksın. İşte Terörsüz Türkiye hedefi, bu anlamda hepimiz için bir hayati öneme sahip. Bu hedef, sadece bir milli güvenlik meselesi değil, kardeşliğimizi ve birliğimizi güçlendiren, huzurumuzu kalıcı hale getiren tarihi bir istikamettir. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği sayesinde, Cumhur İttifakı’mızın güçlü desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefi, bugün ülkemizin kalıcı istikrarına yön veren kararlı bir iradeye dönüştü. Bu irade hiç şüphesiz ülkemizin güvenliğini teminat altına alırken, aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin onurunu koruyan bir sorumluluk çizgisidir. Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülen çalışmalar, tesis edilen güven ikliminin en somut göstergesidir. Elbette hiçbir söz, hiçbir cümle yapılan fedakarlığın büyüklüğünü tam olarak karşılayamaz. Ancak devletimizin şefkati, milletimizin duası ve minnet duygusu her zaman sizlerle olacak." Konuşmasının ardından Bakan Göktaş’a vakıf tarafından ’Vefa Plaketi’ takdim edildi.
Samsun Meclisi’nde gündem ‘Chery’ fabrikası
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:56 Samsun Meclisi’nde gündem ‘Chery’ fabrikası SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Meclisi Şubat Olağan Toplantısı’nda, Chery’nin Samsun’a yatırım yapıp yapmayacağı konusu gündeme taşındı. SBB Meclisi Şubat Olağan Toplantısı, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. Toplantıda 39 madde gündeme alınarak ilgili komisyonlara havale edildi. Maddelerin havalesinden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan, Samsun’da yatırım yapması planlanan ve fabrikanın kurulacağı alanın hazırlanmasına rağmen Chery’nin gelmemesi üzerine yetkililerin "umut hırsızlığı yaptığını" savunarak eleştirilerde bulundu. Bunun üzerine Başkanvekili Nihat Soğuk, Tekcan’dan sözlerini geri almasını istedi. "Chery’nin gelme ihtimali hâlâ var, yatırımdan tamamen vazgeçilmiş değil" Çinli otomotiv şirketi Chery’nin Samsun’daki yatırım durumu hakkında bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel ise, "Ben şöyle olması gerektiğini düşünüyorum. Bir konuyu eleştirirken önce yapılanlara bir teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. Şimdi Samsun’un ileri gelen siyasileri, Cumhurbaşkanımızın da özel teşvik ve gayretleriyle Samsun’a bir yabancı yatırımın gelmesi için çok büyük emek harcadılar. Önce bu emeğe bir teşekkür edilmesi gerekir. Bir yatırım bir yere yapılırken her kuruluş kendine düşen görevi yerine getirir. Ondan sonra yatırımın yapılıp yapılmayacağıyla ilgili karar yatırımcıya aittir. Üzerine düşenleri Büyükşehir Belediye Başkanımız ve ilgili her kurum yerine getirmiş ve orada yaklaşık bin 500 dönümlük bir alanı hazır hâlde tutmakta ve tahsisi de gerçekleşmiştir. Bundan sonrası yabancı yatırımcıların işi. Birilerine hayal satmak, umut tacirliği yapmak diye bir şey, böyle bir konuda söz konusu olabilir mi? Yani bence insan kendisine bunu sormalı. Hiçbir insan olmayacağını düşünerek böyle bir konuyu gündeme getirmez. Olması için büyük gayretler ortaya konuldu. Hâlâ olma ihtimali var. Yani yatırımdan tamamen vazgeçilmiş değil. Diyelim bu yatırımcı gelmiyor. Şu anda hazır olan yere başka bir yatırımcının gelmesinin de önü açılmış vaziyette. Onun da başka bir yatırımcı geldiğinde istihdama katkısı olacağını hepimiz değerlendireceğiz. Ayrıca yine gayretler sonucunda Çarşamba’ya MKE geldi. Onu görmezden gelmemek gerekiyor. OSB alanımıza BAYKAR geliyor. Yine birçok firma şu anda orada yükselen binaları gezdiklerini kendileri göreceklerdir. Dolayısıyla herkes elinden gelen gayreti gösteriyor. Yatırım için yapılması gerekenler yapıldı. Bundan sonrası bu emeği gösterenlere, bu birlikteliği sergileyenlere teşekkür etmek ve inşallah önümüzdeki süreçte yapılacak yatırımları da hep beraber desteklemektir" dedi. Komisyonlara havale edilen maddeler, ilgili komisyonlarda görüşüldükten sonra son meclis toplantısında karara bağlanacak.
Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:43 Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye’ hedefinin pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:37 MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye’ hedefinin pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:25 Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "(Özgür Özel hakkında) Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:57 Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "(Özgür Özel hakkında) Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum" Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu ve ailesinin de bulunacağını açıkladı. Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, CHP’den istifa etmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Özarslan, parti içinde kendisine yönelik baskı, iftira ve tehditler bulunduğunu öne sürerek görevini parti ayrımı gözetmeksizin sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Başkan Özarslan, Keçiören halkına hizmet amacıyla yürüttüğü çalışmalara rağmen parti içindeki bazı grupların sistemli algı ve itibarsızlaştırma çalışmaları yürüttüğünü savundu. Özarslan ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kendisine gönderildiğini iddia ettiği mesajların hakaret ve tehdit içerdiğini öne sürdü. Keçiören halkının emanetini taşıdığını vurgulayan Özarslan, parti üyeliğinden ayrıldığını ancak belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdürerek ilçeye hizmet etmeye devam edeceğini ifade etti. "Keçiören halkına hizmet etmeye devam edeceğiz" Özarslan, CHP tarafından kendisine baskı ve mobbing uygulandığını savunarak, "Görevimizin başındayız. Keçiören halkına hizmet etmeye devam edeceğiz. Biz kimsenin başına baş olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Yine halkımıza hizmete devam edeceğiz. Bize oy veren ya da vermeyen herkese hizmetkarlık sunmaya çalışacağız. Geçmişte nasıl CHP’nin bir belediye başkanı olarak hem AK Parti’nin hem MHP’nin hem İYİ Parti’nin hem de diğer partilerin hizmetkarı olduysak, yine parti gözetmeksizin, herkesin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Üzerimize inanılmaz bir baskı ve mobbing uygulanmaya başlandı. Bu durum ister istemez rahatsız etse de işimize bakıyorduk ama genel başkan aileme küfür ve hakaret niteliği taşıyan mesajlar attı. Biz de böyle bir ortamda artık CHP’de yer almayacağımızı dün sosyal medya üzerinden yaptığımız basın açıklamasıyla açıkladık. Bizim için sorun yok. Halka hizmet, Hakk’a hizmet anlayışıyla halkımıza hizmete devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi. "Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum" CHP Genel Başkanı Özel’in kendisine ve ailesine yönelik küfür içerikli mesajlar üzerine bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Özarslan, "Seçimlerde bize inanan, bize oy veren tüm seçmenin hakkını ve hukukunu koruyarak hizmet ederek yolumuza devam edeceğiz. Bana atılan küfürlü mesajlar üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum. Bunun yanı sıra ailemin diğer fertleri ‘biz de bulunmak istiyoruz’ dediler. Bakalım önümüzdeki günlerde ne yapacak hep birlikte göreceğiz. Biz Yüce Türk Milleti’nin asil insanlarıyız. Hiçbir kimseye böyle laflar etmeyiz. Edilmesini de uygun görmeyiz. Bu noktada hele ki Atatürk’ün partisi dediğimiz, Cumhuriyet’in kurucu unsuru dediğimiz bir partinin genel başkanının da böylesine hafif bir pozisyonda bulunması gerçekten bizleri üzmektedir" şeklinde konuştu. Özarslan, yoluna bağımsız olarak devam edecek Bir gazetecinin Özarslan’ın CHP’den istifası üzerine ‘hangi partiye geçeceksiniz?’ sorusuna yanıt veren Özarslan, yoluna bağımsız olarak devam edeceğini, fakat gelecekte kendisini ve Keçiören Belediyesi’ni neler beklediğini bilmediği için şu anlık herhangi bir yorumda bulunmak istemediğini açıkladı.
Bakan Kurum: "CHP’nin Genel Başkanı niye Bakan’a teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:32 Bakan Kurum: "CHP’nin Genel Başkanı niye Bakan’a teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Kendileri bizimle bu konuları yürüttüğünde CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye milletvekillerini, belediye başkanlarını azarlıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Asrın İnşası: Güçlü Türkiye’nin İhya Vizyonu Paneli İletişim Başkanlığında gerçekleşti. Bakan Kurum ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran başta olmak üzere çok sayıda davetlinin katıldığı program, açılış konuşmaları ile başladı. "Dolaylı kayıplara baktığımızda ekonomik kayıpların 150 milyar doları aştığını tespit ettik" Belki de son bin yılın en ağır felaketinin yaşandığını söyleyen Bakan Kurum, "11 ilimizi, 13 milyon insanımızı doğrudan etkileyen bir depremden bahsediyoruz. 53 bin canımızı, kardeşimizi toprağa verdik. 100 binden fazla insanımız yaralandı ve binlerce binamız yıkıldı. 104 milyar dolarlık doğrudan ekonomik kayıp yaşadık. Dolaylı kayıplara baktığımızda 150 milyar doları aştığını tespit ettik. Küresel pandeminin etkileri halen bitmemişti. Rusya, Ukrayna krizi patlak vermişti. Suriye savaşı bir taraftan devam ediyordu. Üretimde ve tüketimde maalesef tedarik zinciri kopmuştu. Bölücü terör örgütleri fırsat kolluyordu. İklim krizinden kaynaklanan orman yangınları, seller halen devam ediyordu. Asrın felaketi böyle siyasi, iktisadi ve diplomatik bir kriz sarmalının tam ortasında yaşandı. Biz bu karanlıktan çıkmasını hep birlikte bildik. Önce milletimiz bize inandı, biz de milletimizin desteğiyle gece gündüz hiç durmadık. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir taraftan arkadaşlarımızla birlikte enkaz çalışmaları yürütürken bir yandan da kalıcı konutların yapımına başlamıştık" şeklinde konuştu. "Saatte 23, günde 550 konut ürettik" Yakın zamanda Osmaniye’ye yaptığı ziyarete değinen Kurum, "15’inci günde attık ilk temellerimizi ve işte 45’inci gün geçmişti ki ilk konutlarımızı teslim ettik. Giderek daha da hızlandık. Belki de dünyada eşi benzeri olmayan bir tempoyla 3 bin 481 bir şantiye kurduk. Dile kolay. 11 ilde 200 bin mimar, mühendis, işçi kardeşimle birlikte 7 gün 24 saat çalıştı ve saatte 23, günde 550 konut ürettik. Bunun dünyada örneği yok. Gelinen noktada 455 bin konutu alnımızın akıyla tamamladık. Tüm bu süreçte hep aklımızda şu vardı. Bu şehirler ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar dedik. Onun için 11 ilimiz hep önceliğimiz oldu. Sadece konut olarak da bakmadık bu diriliş sürecine. Biz şehirleri köklerini Türk İslam medeniyetinden alan ve insanımızı vatandaşımızı merkeze koyan bir tasavvurla inşa ederiz" ifadelerini kullandı. "Bizi, ‘enkazın altında kalacaklar’ diye beklerken bu enkazın altında siz kaldınız" Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde yaşanan süreç sırasında mücadelede en çok yoran konunun dezenformasyonlar olduğunu belirten Kurum, "Hükümet bu enkazın altında kalır diye ellerini ovuşturarak yalanlarla korku pompaladılar. Yanlış bilgiler yayarak çalışmalarımızı, emeklerimizi sabote ettiler. İletişim Başkanlığımız ile bu yalanlara karşı mücadele ettik. Geldiğimiz noktada tüm bu yalanlara, iftiralara yanıtımızı dimdik ayakta duran 455 bin konutumuzla verdik. Huzurla yuvalarına giren 2 milyon vatandaşımızın gülen yüzüyle cevabımızı verdik ama görüyoruz ki hiç mahcup olmuyorlar. Tüm afetlerde olduğu gibi burada da konutlar faizsiz sabit fiyatla olacak diyoruz, duyuyorlar ama aynı yalanlara devam ediyorlar. Güya sonra çıkacak, ben dedim de yaptılar diyecek. Kimse bunu yutmaz Özgür Bey, milletin aklıyla oynamayın. Beceriksizliğinizi, millete ilgisizliğini bunlarla örtemezsiniz. Bizi, ‘enkazın altında kalacaklar’ diye beklerken bu enkazın altında siz kaldınız. Bu oyunlarınla da o enkazın altından emin ol çıkamayacaksın. 11 ilde tek bir çivi çarpmayan partinin genel başkanı olarak tarihe geçeceksiniz" diye konuştu. "CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor" Bakan Kurum, yaptığı açıklamada sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biz 24 yıldır muhalefet partileri ne derse desin milletimizle birlikte omuz omuza yol yürümeye devam ediyoruz. Onlar yalanlara, dezenformasyonlara devam etsinler. Bizim yanımıza gelen belediye başkanlarını tehdit ediyorlar. Niye gidiyorsunuz? Niye bu çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorsunuz diyorlar. Biz siyasi bir ayrım gözetmeksizin her bir belediye başkanımızı dinliyoruz. Taleplerini bir bir alıyoruz. Milletimiz için yapılması gereken ne varsa not ediyor ve bir bir de hayata geçiriyoruz. Sizin gibi çöp kutusu göndermekle övünmedik. Biz milletimizle el ele verdik, asrın inşasını gerçekleştirdik. Kendileri bizimle bu konuları yürüttüğünde CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye milletvekillerini, belediye başkanlarını azarlıyor. Böyle bir anlayış olabilir mi? Milletin geleceğiyle, milletin güveniyle, milletin huzuruyla alakalı bir konuda hep birlikte hareket etmek varken niye milletimizi ayrıştırmak, milletimizi yalan yanlış ifadelerle kandırmak yoluna gidelim? Sizin de belediyeleriniz vardı. Çıkıp bir ucundan da siz tutamaz mıydınız? Ulu Camii’yi biz yapacağız dediler. Hala temel aşamasında. Emin olun eğer deprem bölgesi CHP’nin insafına kalsaydı bugün 11 ilimizin hepsi Ulu Camii gibi temel aşamasında olurdu. Biz milletimizi onların insafına terk etmedik. Cumhurbaşkanımız orada tek bir evsiz, tek bir yuvasız kardeşimiz kalmayacak dedi"