Son Dakika
|
FETÖ’cü kundakçı hakkında savcılık 15 yıl hapis cezası istedi
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk halinin devamına hükmedildi
Turkcell Süper Kupa finalinin başlangıç saati değişti
Rusya'dan Kiev'e saldırı: 4 ölü, 22 yaralı
Ömer Çelik'ten Suriye mesajı: Toprak bütünlüğü Türkiye için çok önemli!
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu
Türkiye’ye sokulmak istenen 739 kilo esrar sınırda yakalandı
Plazanın tavanı çöktü, facia kıl payı atlatıldı
Mert Günok yeniden Fenerbahçe’de
Bakan Fidan: "SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Kupa’yı kazanan Fenerbahçe’ye tebrik
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Dışişleri ve Savunma Bakanını kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılışını yaptı
Galatasaraylı taraftarlar Süper Kupa finali için stada geldi
Fenerbahçeli taraftarlar Süper Kupa finali için stada geldi
Suriye Güçleri, Şeyh Maksud'da SDG'nin canlı kalkan olarak kullandığı sivilleri kurtardı
Esenyurt’ta 4 katlı binanın giriş katında patlama: Olay yerine ekipler sevk edildi
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Kupa’yı kazanan Fenerbahçe’ye tebrik
10 Ocak 2026 Cumartesi - 21:03:48
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Süper Kupa 2025 final maçında Galatasaray’ı 2-0 yenerek şampiyon olan Fenerbahçe’yi kutladı.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 19:48
AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi"
AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, Yalova Belediyesi’nin ihmali ve yönetim zafiyetinden kaynaklandığını söyledi. AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili açıklamada bulundu. Belediye Başkanı Gürel’i eleştiren Güçlü, "Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘Benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor. Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız. Mehmet Başkan ‘Bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor. 2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokolle bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?" dedi. "Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor" diyen Güçlü, "Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız. DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok. Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır. Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir" ifadelerine yer verdi. Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyleyen Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Bey aylar öncesinden ‘Yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a." Güçlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapılması gereken çok açıktı. Kasım-aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek, Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak. Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir. Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?" AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su krizinin yanlış yönetim ve ihmal sonucu olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 17:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılışını yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılış programına katıldı.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 17:45
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Dışişleri ve Savunma Bakanını kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Dışişleri Bakanı Sugiono ile Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin’i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Ocak 2026 Cuma- 11:34
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu
2
09 Ocak 2026 Cuma- 21:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’ye konteyner gönderelim diyoruz; ancak Netanyahu denilen bu zalim bu çağrılara asla kulak asmıyor"
3
09 Ocak 2026 Cuma- 11:37
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır"
4
08 Ocak 2026 Perşembe- 17:33
Çin Büyükelçisi Xuebin: "Çin’in önümüzdeki 5 yıllık gelişimi için gerekli planlar yapılmıştır"
5
08 Ocak 2026 Perşembe- 20:44
Öztürkler’den Zelenskiy’e tepki: 'Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü tartışma noktasındadır'
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’deki durum özelinde Türkiye ve Güney Kore olarak ateşkesin sürdürülmesini, masum insanların öldürülmemesini ve iki devletli çözümü savunuyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’deki durum özelinde Türkiye ve Güney Kore olarak ateşkesin sürdürülmesini, masum insanların öldürülmemesini ve iki devletli çözümü savunuyoruz."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Güney Kore ile) Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmelerimiz sürüyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Güney Kore ile) Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmelerimiz sürüyor."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye, Gazze gibi ülkelerin imarı için Güney Kore ile beraber çalışabileceğimizi öngörüyoruz. Türkiye olarak adım atmamış bütün müttefik ülkelerden Filistin Devleti’ni tanımalarını bekliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye, Gazze gibi ülkelerin imarı için Güney Kore ile beraber çalışabileceğimizi öngörüyoruz. Türkiye olarak adım atmamış bütün müttefik ülkelerden Filistin Devleti’ni tanımalarını bekliyoruz."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’u kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’u kabul etti
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:28
CHP Mersin Milletvekili Çakır’dan Halk TV’ye tepki: "Yarın dava açıyorum, suç duyurusunda bulunuyorum"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Halk TV’de kendisi hakkında sarf edilen iddialara ilişkin "Yarın dava açıyorum. Gerekli suç duyurusunda bulunuyorum" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda parti grubuna ve Halk TV’ye tepki gösteren CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Halk TV’de yer alan kendisine yönelik iddiaların asılsız olduğunu dile getiren Çakır, "Tarafıma bu tarz iftiralara atan Halk TV isimli yalan yuvasının sahibi olduğu iddia edilen Cafer Mahiroğlu isimli şahsın neden yurt dışında olduğunu merak ediyorum. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ihaleye fesat karıştırma gibi çeşitli suçlardan aranan bu şahsın tarafıma yönelik yaptığı veya yaptırdığı itibar suikastı, tam anlamıyla kara çalmadır, iftiradır, alçaklıktır. Bana bu iftirayı atan kanalın sahibi, öncelikle Türkiye’ye gelip adalete hesap vermelidir. Hakkında onca iddia bulunan bir şahsın kurduğu iftira yuvasının bizleri karalaması oldukça düşündürücüdür. Bakın ben buradayım. Alnım açık, başım dik" ifadelerini kullandı. Halk TV muhabirinin yayında kendisine "sabıkalı" dediğini ifade eden Çakır, "YSK’dan onay almış, adaylığa hak kazanmış, beşinci sıradan parlamentoya gelmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin alamadığı oyları Yörük köylerinde almış bir kardeşiniz olarak ben bu iftirayı hak etmiyorum. Milletin telefonuna çıkan, milletin hastane kapılarında koşan, her yerde koşan, bütün ilçelere giden, 505 köyün tamamını 28 kere gezen, gece demez, gündüz demez, partili partisiz, herkesin emrinde olan Hasan Ufuk Çakır’a bu yapılan alçaklıktır, terbiyesizliktir. Yarın dava açıyorum. Gerekli suç duyurusunda bulunuyorum" diye konuştu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:12
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen "konser soruşturması" iznine ilişkin yasal itiraz sürecini başlatarak itiraz dilekçesini, Danıştay Birinci Daire’ye iletilmek üzere İçişleri Bakanlığı’na sundu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen "konser soruşturması" iznine ilişkin yasal itiraz sürecini başlatarak itiraz dilekçesini, Danıştay Birinci Daire’ye iletilmek üzere İçişleri Bakanlığı’na sundu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:04
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şu anda resmi kurumlarda çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aştı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesinde düzenlenen 24 Kasım Öğretmen Günü ve Öğretmen Atama Programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin herkesin hayatına yön verdiğini ve herkesin hayatında iz bıraktığını söyledi. Öğretmenler Günü dolayısıyla tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan ve şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz’ı da yad eden Erdoğan, "Sizlerin şahsında 81 ilimizdeki tüm öğretmenlere ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Ben de emeği ve göz nuru bulunan öğretmenlerime şükranlarımı sunuyor, hayatta olan hocalarımın her birinin tek tek ellerinden öpüyorum. Vazife başında şehit olan öğretmenlerimizle birlikte afetlerde, kazalarda kaybettiğimiz öğretmenlerimize rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa kendilerini her öğretmenler gününde milletçe hüzünle, hasretle ve minnetle andığımız şehit öğretmenlerimiz Şenay Aybüke Yalçın’a ve Necmettin Yılmaz’a Cenabı Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Öğrencilerini yetiştirdikten sonra artık emekli olmuş öğretmenlerimize de sağlıklı hayırlı ömürler diliyor. Onlara da ayrıca şükranlarımızı iletiyorum. Bugün biliyorsunuz sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde Türk öğretmenler görev yapıyor, öğrenci yetiştiriyor. Gerek bakanlığımız bünyesinde gerek Türkiye Maarif Vakfı’na bağlı eğitim kurumlarımızda görev yapan eğitimci kardeşlerimi de teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı."Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz, evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır"Atanacak olan öğretmenlere meslek hayatlarında başarılı olmalarını dileyen Erdoğan, "Birazdan 15 bin öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaşacağız. Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz birikimleriyle, geniş vizyonlarıyla, güçlü karakterleri ve sağlam duruşlarıyla evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır. İnşallah bir ömür boyu aşkla, şevkle, tutkuyla, samimiyetle mesleklerini icra edeceklerine inandığım genç öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Görevlerinin kendilerine, öğrencilerine ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı."Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır"Öğretmenlik mesleğinin sabır isteyen ve saygın bir meslek olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İlk atamadan emekliliğe kadar öğretmenlik her aşamasında tahammül isteyen, sabır isteyen, özveri isteyen, bunlarla birlikte adanmışlık isteyen saygın bir meslektir. Birazdan kurasını çekeceğimiz genç öğretmenlerimiz yeni bir kariyere başlamanın yanında emekliliğe kadar sürecek zorlu olduğu kadar ulvi bir mesleğe de adım atıyorlar. Öğretmenlik mesleğini diğer kamu görevlerinden ayıran en önemli vasfı malzemesinin de meyvesinin de insan olmasıdır. Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır. Öğretmen öğrencisine sadece bilgi aktarmaz aynı zamanda onun fikrini değiştirir. Ufkunu genişletir. Hayata ve kendisine yönelik bakış açısını tıpkı bir kuyumcu titizliğiyle ilmek ilmek dokur, işler tekemmül ve inkişaf ettirir. Bu gerçeği merhum Nurettin Topçu, Büyük İskender ve hocası Aristo örneğinden hareketle bakınız nasıl açıklıyor; ‘Babam beni gökten yere indirdi. Hocam beni yerden göğe çıkardı.’ Öğretmenin insanın kişilik ve kimlik inşasına etkisi tam olarak budur. Hayatta öyle meslekler vardır ki insan maaşını alır, ücretini alır, karşılığında bir işi görevi yerine getirir ve böylece sorumluluktan kurtulur. Fakat öğretmenlik böyle bir meslek değildir. Öğretmen öğrencisine kimi zaman annelik yapar, kimi zaman babalık, kimi zaman da arkadaşlık eder. Öğretmen bu yönüyle öğrencisinin geniş ailesinin bir üyesidir. Okul nasıl ki millet kültürünün millet ruhunun bayrağı ise öğretmen de bu ruhun bayraktarıdır. Buradaki ve ülkemizin dört bir yanındaki tüm öğretmenlerimizin görevlerini bu yüksek şuurla bu yüksek mesuliyet bilinciyle yerine getirdiklerine ve getireceklerine yürekten inanıyorum. Şunu bilmenizi isterim. Öğretmenlerimiz ilim, irfan, hikmet ve ahlak meşalesini ellerinde gururla taşıdıkça Allah’ın izniyle Türkiye’nin yolu da ufku da sonuna kadar açıktır. Siz bu ruha sahip çıkarsanız önümüz inşallah aydınlık olacaktır" diye konuştu."Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız"Artık teknolojinin her alanda insan hayatına girdiğini belirten ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Teknolojinin hayatımızı çepeçevre kuşattığı ülkelere, toplumlara ve bireylere istikamet çizdiği bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji ve dijitalleşmenin hayatımıza getirdiği kolaylıkları kimse inkar edemez. Daha önce saatler günler süren pek çok işi bugün elimizdeki telefona yüklediğimiz bir uygulama sayesinde saniyeler içinde yapabiliyoruz. Dünyanın en ucuza köşesindeki hadiseleri an ve an takip edebiliyor. Fiziken bir araya gelmemizin mümkün olmadığı farklı kültürden insanlarla diyalog kurabiliyor. Hatta dostluk, arkadaşlık, iş ortaklığı geliştirebiliyoruz. Son dönemde yapay zeka devrimiyle birlikte teknolojideki değişim artık baş döndürücü boyutlara ulaştı. Sonunu kimsenin öngöremediği bir belirsizliğe doğru insanlık olarak hızla yol alıyoruz. Buna karşı direnmek, bunun dışında kalmak sizin de bildiğiniz gibi mümkün değil. Peki ne yapabiliriz? Akıntıya karşı kürek çekemeyeceğimize göre bunu doğru yönetebiliriz. Ülkemiz ve milletimizin menfaatleri istikametinde doğru yönlendirebiliriz. Teknolojinin sağladığı imkanlardan azami derecede istifade ederken aynı zamanda zararlı yönlerini minimalize etmek bizim elimizdedir. Bunun yolu ise çocuklarımıza dijital okuryazarlık ve farkındalık eğitimi vermekten geçiyor. Sadece yasaklayarak bir netice alınamayacağını hepimiz biliyoruz. Kabul edelim ki çocuklarımızın oyun alanı artık sadece parklar, bahçeler, sokaklar değil. Çocuklarımızın kurduğu iletişim sadece yüz yüze iletişimle de sınırlı değil. Bugün evlatlarımız dijital teknolojinin büyülü atmosferinde daha fazla vakit geçirecek sayısız imkana kolayca ulaşabiliyor. Bizlere çok sentetik ve yapay gelse de arkadaşlarıyla orada sosyalleşiyor, orada eğleniyor, orada kendine ayrı bir çevre ediniyor. Tabiri caizse sanal evrende ayrı bir gezegen kuruyor. Çocuklarımızla sağlıklı bir iletişim kurmak ve onlara nitelikli bir eğitim sunabilmek için bu gerçeklerle barışmamız gerektiği kanaatindeyim. Şunun da altını önemli çizmek durumundayım. Nesiller arasındaki kavrayış. Arada öyle bir fark var ki büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.Çocuklarla doğru iletişim kurulması gerektiğini verdiği örneklerle açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti;"Özellikle de sanal dünyanın dehlizlerinde evlatlarımızın ve gençlerimizin kaybolmalarına engel olamayız. Bu konuda ebeveynlerle birlikte siz öğretmenlerimize de önemli görevler düşüyor. Şu noktanın da üzerinde hassasiyetle durmamız gerekiyor. Bir öğretmenin evladı olarak gördüğü öğrencisini sevgiyle saran emeği ne kadar mühimse ne kadar değerliyse ailelerimizin öğretmene desteği de aynı derecede kıymetlidir. Vazgeçilmezdir. Ailelerimizin çocuklarının eğitimleriyle yakından ilgilenmesi öğrenme süreçlerinde özellikle de sanal dünyadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerle mücadele de çok çok önemlidir. Hep beraber el ele verecek dikkatli, sabırlı, şefkatli ve kararlı bir şekilde sanal alemden yayılan tehlikelere karşı mücadele edeceğiz. Türkiye Yüzyılı Marif Modeliyle eğitimde yaşanan paradigma değişiminin bizlere bu çabalarımızda da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.""MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık"Toplumda ve herkesin hayatında özel bir konuma sahip olan öğretmenlere haklarını teslim etmenin asli vazife olduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda hep böyle bir çabanın içinde olduk. Ülkemizin büyümesine, Türkiye ekonomisinin imkanlarının genişlemesine paralel olarak bunu en önce öğretmenlerimize, en önce eğitime yansıttık. Eğitimin niteliğini artırmak, eğitimi yaygınlaştırmak eğitimin önündeki engelleri ve yasakları kaldırmak, öğrencilerimiz arasında fırsat eşitliğini sağlamak için ilk günden beri çalışıyoruz. 2002’de MEB merkezi yönetim bütçesi içinde 4’üncü sıradaydı. 2003’ten itibaren eğitime birinci sırayı tahsis ettik. 2026 bütçesinde de bu önceliği koruduk. MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık. Gerekli desteği en üst seviyede ilme, eğitim-öğretime ayırmak durumundayız. Bu dönemde derslik sayımız 343 bindi, bugün 616 bine yükseldi. Özel okullar dahil edildiğinde bu rakam 754 bine yaklaşıyor. Bizden evvel yapılan derslik sayısının 2 katını biz sadece 23 senede ülkemize kazandırmanın kıvancını yaşadık. Okullarımızda görev yapan öğretmen sayısında da ciddi artışlar oldu. 2002’den bu yana 821 bin 360 öğretmenin atamasını yaptık. Şu an resmi eğitim kurumlarında çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aşmıştır. Aktif görevdeki her 10 öğretmenden 8’i bizim dönemimizde atandı. Öğretmen olmazsa öğrenciyi kim yetiştirecek? Buna gereken önemi vermemiz gerekiyordu. İşte bunu biz verdik. Bu büyük dönüşüm sınıfların içinde de somut şekilde hissediliyor" diye konuştu."Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz"Öğrencilik yıllarında sınıflarda 80 öğrenci olduğunu ve bugünlerde 15-25’ye düştüğünü vurgulayan Erdoğan, "Dünyada bu kadar kısa sürede böyle oranları yakalayan çok az ülke vardır. Türkiye hamdolsun bunu bizim dönemimizde başarmıştır. Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz. 5 yaşta okul öncesi net okullaşma oranımız yüzde 11,7’den yüzde 82,53’e çıktı. İlköğretimde yüzde 91’den yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 50,57’den yüzde 82,85’e geldik. 6-14 yaş grubunda yüzde 99’luk okullaşma oranı ile OECD ortalaması olan yüzde 98’in üzerine çıktık. 15-19 yaş grubunda okullaşma oranımızı 2023 itibariyle yüzde 79’a taşıyarak OECD ortalaması olan yüzde 84’e yaklaştırmış bulunuyoruz. Fatih Projesi kapsamında 2025 sonu itibariyle etkileşimli tahta kurulmuş, derslik sayımız 668 bine ulaşacaktır. Öğretmenlerimizin özlük ve mali haklarında da önemli iyileştirmelere gittik" açıklamasında bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda Türkiye’nin son 23 yılda eğitim başta olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini vurguladı. Ekonomik büyümeden tüm vatandaşların en üst düzeyde faydalanmasını hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, eğitimde ciddi mesafe alınmasına karşın tüm sorunların çözüldüğü iddiasında olmadıklarını da belirtti. Erdoğan, geçmişten kalan köklü problemlere, darbe dönemlerinin açtığı yaralara ve çağın getirdiği güncel sınamalar ile değişen ve gelişen Türkiye’nin ihtiyaçları olduğunu dile getirerek, bunlar arasında denge kurarak hedeflere doğru ilerleneceğini ve öğretmenlerle birlikte başarılacağını kaydetti.Aynı zamanda Erdoğan, birkaç puan oy uğruna her alanda olduğu gibi eğitimde de popülizmin sınırlarını zorlayan siyasi rakiplere rağmen başaracaklarını ifade etti. Öğretmenlere emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bir kez daha kutladı. Programı düzenleyen Milli Eğitim Bakanı ve ekibine teşekkürlerini ileten Erdoğan, göreve başlayacak genç öğretmenlere de başarılar diledi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’u resmi törenle karşıladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’u resmi törenle karşıladı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:56
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öğretmenlerimiz irfan ve ahlak meşalesini ellerinde taşıdıkça Türkiye’nin yolu da ufku da açıktır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesinde düzenlenen 24 Kasım Öğretmen Günü ve Öğretmen Atama Programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin herkesin hayatına yön verdiğini ve herkesin hayatında iz bıraktığını söyledi. Öğretmenler Günü dolayısıyla tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan ve şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz’ı da yad eden Erdoğan, "Sizlerin şahsında 81 ilimizdeki tüm öğretmenlere ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Ben de emeği ve göz nuru bulunan öğretmenlerime şükranlarımı sunuyor, hayatta olan hocalarımın her birinin tek tek ellerinden öpüyorum. Vazife başında şehit olan öğretmenlerimizle birlikte afetlerde, kazalarda kaybettiğimiz öğretmenlerimize rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa kendilerini her öğretmenler gününde milletçe hüzünle, hasretle ve minnetle andığımız şehit öğretmenlerimiz Şenay Aybüke Yalçın’a ve Necmettin Yılmaz’a Cenabı Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Öğrencilerini yetiştirdikten sonra artık emekli olmuş öğretmenlerimize de sağlıklı hayırlı ömürler diliyor. Onlara da ayrıca şükranlarımızı iletiyorum. Bugün biliyorsunuz sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde Türk öğretmenler görev yapıyor, öğrenci yetiştiriyor. Gerek bakanlığımız bünyesinde gerek Türkiye Maarif Vakfı’na bağlı eğitim kurumlarımızda görev yapan eğitimci kardeşlerimi de teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı."Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz, evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır"Atanacak olan öğretmenlere meslek hayatlarında başarılı olmalarını dileyen Erdoğan, "Birazdan 15 bin öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaşacağız. Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz birikimleriyle, geniş vizyonlarıyla, güçlü karakterleri ve sağlam duruşlarıyla evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır. İnşallah bir ömür boyu aşkla, şevkle, tutkuyla, samimiyetle mesleklerini icra edeceklerine inandığım genç öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Görevlerinin kendilerine, öğrencilerine ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı."Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır"Öğretmenlik mesleğinin sabır isteyen ve saygın bir meslek olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İlk atamadan emekliliğe kadar öğretmenlik her aşamasında tahammül isteyen, sabır isteyen, özveri isteyen, bunlarla birlikte adanmışlık isteyen saygın bir meslektir. Birazdan kurasını çekeceğimiz genç öğretmenlerimiz yeni bir kariyere başlamanın yanında emekliliğe kadar sürecek zorlu olduğu kadar ulvi bir mesleğe de adım atıyorlar. Öğretmenlik mesleğini diğer kamu görevlerinden ayıran en önemli vasfı malzemesinin de meyvesinin de insan olmasıdır. Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır. Öğretmen öğrencisine sadece bilgi aktarmaz aynı zamanda onun fikrini değiştirir. Ufkunu genişletir. Hayata ve kendisine yönelik bakış açısını tıpkı bir kuyumcu titizliğiyle ilmek ilmek dokur, işler tekemmül ve inkişaf ettirir. Bu gerçeği merhum Nurettin Topçu, Büyük İskender ve hocası Aristo örneğinden hareketle bakınız nasıl açıklıyor; ‘Babam beni gökten yere indirdi. Hocam beni yerden göğe çıkardı.’ Öğretmenin insanın kişilik ve kimlik inşasına etkisi tam olarak budur. Hayatta öyle meslekler vardır ki insan maaşını alır, ücretini alır, karşılığında bir işi görevi yerine getirir ve böylece sorumluluktan kurtulur. Fakat öğretmenlik böyle bir meslek değildir. Öğretmen öğrencisine kimi zaman annelik yapar, kimi zaman babalık, kimi zaman da arkadaşlık eder. Öğretmen bu yönüyle öğrencisinin geniş ailesinin bir üyesidir. Okul nasıl ki millet kültürünün millet ruhunun bayrağı ise öğretmen de bu ruhun bayraktarıdır. Buradaki ve ülkemizin dört bir yanındaki tüm öğretmenlerimizin görevlerini bu yüksek şuurla bu yüksek mesuliyet bilinciyle yerine getirdiklerine ve getireceklerine yürekten inanıyorum. Şunu bilmenizi isterim. Öğretmenlerimiz ilim, irfan, hikmet ve ahlak meşalesini ellerinde gururla taşıdıkça Allah’ın izniyle Türkiye’nin yolu da ufku da sonuna kadar açıktır. Siz bu ruha sahip çıkarsanız önümüz inşallah aydınlık olacaktır" diye konuştu."Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız"Artık teknolojinin her alanda insan hayatına girdiğini belirten ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Teknolojinin hayatımızı çepeçevre kuşattığı ülkelere, toplumlara ve bireylere istikamet çizdiği bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji ve dijitalleşmenin hayatımıza getirdiği kolaylıkları kimse inkar edemez. Daha önce saatler günler süren pek çok işi bugün elimizdeki telefona yüklediğimiz bir uygulama sayesinde saniyeler içinde yapabiliyoruz. Dünyanın en ucuza köşesindeki hadiseleri an ve an takip edebiliyor. Fiziken bir araya gelmemizin mümkün olmadığı farklı kültürden insanlarla diyalog kurabiliyor. Hatta dostluk, arkadaşlık, iş ortaklığı geliştirebiliyoruz. Son dönemde yapay zeka devrimiyle birlikte teknolojideki değişim artık baş döndürücü boyutlara ulaştı. Sonunu kimsenin öngöremediği bir belirsizliğe doğru insanlık olarak hızla yol alıyoruz. Buna karşı direnmek, bunun dışında kalmak sizin de bildiğiniz gibi mümkün değil. Peki ne yapabiliriz? Akıntıya karşı kürek çekemeyeceğimize göre bunu doğru yönetebiliriz. Ülkemiz ve milletimizin menfaatleri istikametinde doğru yönlendirebiliriz. Teknolojinin sağladığı imkanlardan azami derecede istifade ederken aynı zamanda zararlı yönlerini minimalize etmek bizim elimizdedir. Bunun yolu ise çocuklarımıza dijital okuryazarlık ve farkındalık eğitimi vermekten geçiyor. Sadece yasaklayarak bir netice alınamayacağını hepimiz biliyoruz. Kabul edelim ki çocuklarımızın oyun alanı artık sadece parklar, bahçeler, sokaklar değil. Çocuklarımızın kurduğu iletişim sadece yüz yüze iletişimle de sınırlı değil. Bugün evlatlarımız dijital teknolojinin büyülü atmosferinde daha fazla vakit geçirecek sayısız imkana kolayca ulaşabiliyor. Bizlere çok sentetik ve yapay gelse de arkadaşlarıyla orada sosyalleşiyor, orada eğleniyor, orada kendine ayrı bir çevre ediniyor. Tabiri caizse sanal evrende ayrı bir gezegen kuruyor. Çocuklarımızla sağlıklı bir iletişim kurmak ve onlara nitelikli bir eğitim sunabilmek için bu gerçeklerle barışmamız gerektiği kanaatindeyim. Şunun da altını önemli çizmek durumundayım. Nesiller arasındaki kavrayış. Arada öyle bir fark var ki büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.Çocuklarla doğru iletişim kurulması gerektiğini verdiği örneklerle açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti;"Özellikle de sanal dünyanın dehlizlerinde evlatlarımızın ve gençlerimizin kaybolmalarına engel olamayız. Bu konuda ebeveynlerle birlikte siz öğretmenlerimize de önemli görevler düşüyor. Şu noktanın da üzerinde hassasiyetle durmamız gerekiyor. Bir öğretmenin evladı olarak gördüğü öğrencisini sevgiyle saran emeği ne kadar mühimse ne kadar değerliyse ailelerimizin öğretmene desteği de aynı derecede kıymetlidir. Vazgeçilmezdir. Ailelerimizin çocuklarının eğitimleriyle yakından ilgilenmesi öğrenme süreçlerinde özellikle de sanal dünyadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerle mücadele de çok çok önemlidir. Hep beraber el ele verecek dikkatli, sabırlı, şefkatli ve kararlı bir şekilde sanal alemden yayılan tehlikelere karşı mücadele edeceğiz. Türkiye Yüzyılı Marif Modeliyle eğitimde yaşanan paradigma değişiminin bizlere bu çabalarımızda da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.""MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık"Toplumda ve herkesin hayatında özel bir konuma sahip olan öğretmenlere haklarını teslim etmenin asli vazife olduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda hep böyle bir çabanın içinde olduk. Ülkemizin büyümesine, Türkiye ekonomisinin imkanlarının genişlemesine paralel olarak bunu en önce öğretmenlerimize, en önce eğitime yansıttık. Eğitimin niteliğini artırmak, eğitimi yaygınlaştırmak eğitimin önündeki engelleri ve yasakları kaldırmak, öğrencilerimiz arasında fırsat eşitliğini sağlamak için ilk günden beri çalışıyoruz. 2002’de MEB merkezi yönetim bütçesi içinde 4’üncü sıradaydı. 2003’ten itibaren eğitime birinci sırayı tahsis ettik. 2026 bütçesinde de bu önceliği koruduk. MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık. Gerekli desteği en üst seviyede ilme, eğitim-öğretime ayırmak durumundayız. Bu dönemde derslik sayımız 343 bindi, bugün 616 bine yükseldi. Özel okullar dahil edildiğinde bu rakam 754 bine yaklaşıyor. Bizden evvel yapılan derslik sayısının 2 katını biz sadece 23 senede ülkemize kazandırmanın kıvancını yaşadık. Okullarımızda görev yapan öğretmen sayısında da ciddi artışlar oldu. 2002’den bu yana 821 bin 360 öğretmenin atamasını yaptık. Şu an resmi eğitim kurumlarında çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aşmıştır. Aktif görevdeki her 10 öğretmenden 8’i bizim dönemimizde atandı. Öğretmen olmazsa öğrenciyi kim yetiştirecek? Buna gereken önemi vermemiz gerekiyordu. İşte bunu biz verdik. Bu büyük dönüşüm sınıfların içinde de somut şekilde hissediliyor" diye konuştu."Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz"Öğrencilik yıllarında sınıflarda 80 öğrenci olduğunu ve bugünlerde 15-25’ye düştüğünü vurgulayan Erdoğan, "Dünyada bu kadar kısa sürede böyle oranları yakalayan çok az ülke vardır. Türkiye hamdolsun bunu bizim dönemimizde başarmıştır. Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz. 5 yaşta okul öncesi net okullaşma oranımız yüzde 11,7’den yüzde 82,53’e çıktı. İlköğretimde yüzde 91’den yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 50,57’den yüzde 82,85’e geldik. 6-14 yaş grubunda yüzde 99’luk okullaşma oranı ile OECD ortalaması olan yüzde 98’in üzerine çıktık. 15-19 yaş grubunda okullaşma oranımızı 2023 itibariyle yüzde 79’a taşıyarak OECD ortalaması olan yüzde 84’e yaklaştırmış bulunuyoruz. Fatih Projesi kapsamında 2025 sonu itibariyle etkileşimli tahta kurulmuş, derslik sayımız 668 bine ulaşacaktır. Öğretmenlerimizin özlük ve mali haklarında da önemli iyileştirmelere gittik" açıklamasında bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda Türkiye’nin son 23 yılda eğitim başta olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini vurguladı. Ekonomik büyümeden tüm vatandaşların en üst düzeyde faydalanmasını hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, eğitimde ciddi mesafe alınmasına karşın tüm sorunların çözüldüğü iddiasında olmadıklarını da belirtti. Erdoğan, geçmişten kalan köklü problemlere, darbe dönemlerinin açtığı yaralara ve çağın getirdiği güncel sınamalar ile değişen ve gelişen Türkiye’nin ihtiyaçları olduğunu dile getirerek, bunlar arasında denge kurarak hedeflere doğru ilerleneceğini ve öğretmenlerle birlikte başarılacağını kaydetti.Aynı zamanda Erdoğan, birkaç puan oy uğruna her alanda olduğu gibi eğitimde de popülizmin sınırlarını zorlayan siyasi rakiplere rağmen başaracaklarını ifade etti. Öğretmenlere emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bir kez daha kutladı. Programı düzenleyen Milli Eğitim Bakanı ve ekibine teşekkürlerini ileten Erdoğan, göreve başlayacak genç öğretmenlere de başarılar diledi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:31
Eğitimci başkan emekli öğretmenleri konuk etti
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde emekli öğretmenleri ağırladı. Mesir Tabiat Parkı’nda düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Balaban, "Öğretmen, çevresini aydınlatan bir meşaledir" dedi. Kendisi de öğretmen olan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde meslektaşlarını unutmadı. Cumhuriyet Meydanı’nda bu özel gün dolayısıyla düzenlenen çelenk sunma törenine katılan Başkan Balaban, daha sonra Mesir Tabiat Parkı Yunuspark Kafe’de düzenlenen etkinlikte emekli öğretmenlerle bir araya geldi. Etkinlikte CHP İlçe Başkanı Yalçın Arcak, Belediye Başkan Yardımcıları, Yunusemre Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Erdinç Yavaşlı, Yunusemre İlçe Emniyet Müdürü Hüsnü Uz ve ilgili birim müdürleri de öğretmenlere eşlik etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in anne babası eğitimci Şükran-Talat Özel çiftinin de katıldığı etkinlikte öğretmenlik mesleğinin önemini vurgulayan Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca organizasyonun amacına dikkat çekti. Gürtunca, öğretmenlerin toplumdaki yerinin tartışılmayacağını söyledi. Programda öğretmenlere seslenen Belediye Başkanı Semih Balaban da bu günün önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Öğretmen, çevresini aydınlatan bir meşaledir. Her anlamda da toplumun ileri düzeye gitmesinde en büyük rolü oynar. Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Özellikle de Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ilerleyen ve onun hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine çıkmak için öğretmenlere çok ihtiyacımız var. Aramızda bulunan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in annesi Şükran Özel benim öğretmenimdir. Ellerinden bir kez daha öpüyorum. Değerli Eşi Talat Hocamın da ellerinden bir kez daha öpüyorum. Ben şunu söylemek istiyorum; Öğretmenler olmasa hayat olmaz, hiçbir ilerleme olmaz. Tüm öğretmenlerimizin bu güzel gününü bir kez daha kutluyorum."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:01
AK Parti’li Baybatur esnafın isteklerini yerinde dinledi
Manisa Küçük Sanayi Sitesi esnafıyla bir araya gelen AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, esnafın istek ve şikayetlerini yerinde dinleyerek çözüm önerileri konusunda fikir alışverişinde bulundu. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Küçük Sanayi Sitesi’nde esnaflarla bir araya gelerek düzenlenen kahvaltı programına katıldı. Bölgedeki iş yeri sahipleri ve çalışanlarla sohbet eden Baybatur, esnafın gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Baybatur, esnafın dile getirdiği konuları not alarak ilgili kurumlarla istişare edileceğini ifade etti. Sanayi esnaflarını da iş yerlerinde ziyaret eden Baybatur, esnaflarla çay içip sohbet etti. Kahvaltı programının ardından konuşan Murat Baybatur, yaptığı kısa açıklamada şunları söyledi; "Küçük Sanayi Sitemiz, Manisa’nın üretim omurgalarından biridir. Esnafımızın talep ve önerileri bizim için yol göstericidir. Bugün olduğu gibi, her zaman sahada olmaya ve esnafımızla gönül gönüle çalışmaya devam edeceğiz." Programa, AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve esnaflarlar katıldı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:56
Tır Köyü’ndeki TOKİ Afet Konutlarında Sona Gelindi
AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç ile AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, Yenice ilçesine bağlı Tır Köyü’nde yapımı devam eden TOKİ Afet Konutları projesinde incelemelerde bulundu. Milletvekilleri ve il başkanına, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, İl Genel Meclisi Üyeleri Ertan Mısırlı ve Recep Tetik ile AK Parti Yenice İlçe Başkanı Ahmet Mısırlı da eşlik etti. Heyet, sahada yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı. Köyde yaşanan sel afetinin ardından vatandaşların güvenli konutlara kavuşması amacıyla başlatılan proje kapsamında, 5 bloktan oluşan 40 konutun inşasında sona gelindi. Milletvekili Cem Şahin, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Sel afetinin ardından vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyeti en hızlı şekilde gidermek için devletimiz tüm imkânlarıyla seferber oldu. Tır Köyü’nde yükselen bu konutlar, hemşehrilerimizin güvenli ve modern yuvalara kavuşması için atılmış önemli bir adımdır. Çalışmaları yakından takip ediyor, sürecin en kısa sürede tamamlanmasını önemsiyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a teşekkür ediyorum." Milletvekili Ali Keskinkılıç ise şu ifadeleri kullandı: "Burada yükselen her bir konut, devletimizin vatandaşına uzattığı güçlü bir elin göstergesidir. 40 afet konutunun inşasında ciddi bir ilerleme olduğunu görmek memnuniyet verici. Hemşehrilerimizin huzurla yaşayacağı bu yuvaların en kısa sürede teslim edilmesi için gereken tüm desteği sürdürüyoruz." AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt da değerlendirmesinde şöyle konuştu: "Tır Köyü’nde yürütülen çalışmaların planlandığı şekilde devam ettiğini yerinde görmek bizleri mutlu etti. Selden etkilenen vatandaşlarımız için inşa edilen bu konutlar, devletimizin şefkatinin ve hizmet anlayışının somut bir örneğidir. Süreci hassasiyetle takip etmeye devam edeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder