KÜLTÜR SANAT - 22 Mayıs 2026 Cuma 10:47

Toprakkale kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ilk kez sergilendi

A
A
A
Toprakkale kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ilk kez sergilendi

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan tarihi Toprakkale Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler, ilk kez düzenlenen sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.


Osmaniye Toprakkale Kalesi Kazısı 2025 Yılı Buluntuları Sergisi, Cebelibereket Kültür Merkezi’nde açıldı. Sergide, kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan ve ilk kez sergilenen tarihi buluntular yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları, İl Müze Müdürlüğü ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi iş birliğinde yürütülüyor.


Kazı çalışmaları, Osmaniye Müze Müdürü Zübeyde Kuru, kazı başkanlığında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu öncülüğündeki ekip tarafından sürdürülüyor. Çalışmalar kapsamında kalenin tarihi geçmişine ışık tutacak mimari kalıntılar ve farklı dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılıyor.


-Deprem sonrası başlayan süreç Toprakkale’de tarihi keşfe dönüştü


Kazıya başladığımız ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak bizim için gurur vericiydi diyen Toprakkale Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Toprakkale Kale kazısına başlangıcımız 2025 yılıdır. Tabii 2005’in öncesindeki bir süreç var. 2023 yılında burada depremlerden ağır hasar görülmesi üzerine biz bir ön tespit yaptık. Bu ön tespitin ardından ise 2024 yılında bu sürece başlandı. Bu sürecin mimarı Osmaniye Müze Müdürlüğümüzdür. Zübeyde Kuru başkanlığında bu kazıyı devam ettiriyoruz.2025 yılı, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başlayan bir projedir. Geleceğe Miras kapsamında burada kazılara başladık. Ana hedefimiz kalenin stratigrafisini ortaya koyabilmekti. İlk yılda görüyorsunuz, aslında bilinenin ya da söylenenin aksine kalede M.Ö. 3. yüzyıla kadar geriye giden mimari unsurları açığa çıkardık. Bu da bizi daha da heyecanlandırdı. Bugünkü sergi ise hem Osmaniye Müze Müdürlüğü açısından bir ilk olarak karşımıza çıkıyor hem de bizim açımızdan ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak ve Sayın Valimizin himayelerinde bu sergiyi gerçekleştirmek ayrı bir mutluluk." Diye konuştu.


-Bilimsel kayıtlara geçmeyen sarnıç açığa çıkarıldı


Toprakkale kalesi kazılarında dört mekanın gün yüzüne çıkarıldığını söyleyen Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Kazı, restorasyona bağlı olarak gelişen bir kazıydı. Restorasyon yapılacak noktalarda öncelikli hedefimizi belirledik ve bu doğrultuda beden duvarının dış ve iç yüzünde kazılara başladık. Kalelerde bilindiği üzere sarnıçlar vazgeçilmezdir. Biz şu ana kadar bilimsel olarak kayıt altına alınmamış ve bir kısmı açık olan sarnıcın kalan bölümünü de açığa çıkardık.Kuzey kanatta, iç yüzde yürütmüş olduğumuz çalışmalarda birbiriyle bağlantılı dört adet mekan açığa çıkarıldı. Görmüş olduğunuz arkeolojik verilerin tamamı da bu dört mekandan elde edildi.Bu mekanlardan bir tanesinin silahlık olduğu ihtimali üzerinde duruyoruz. Çünkü burada 60’ın üzerinde ok ucu ele geçti.Bu serginin yıldızlarından biri de bronz kazanımızdır. O da yine bu mekanın hemen yan tarafından ele geçirilen bir buluntu.Ayrıca görmüş olduğunuz seramiklerimiz var. Bunlar El Mina etkili, yani Doğu Akdeniz ve bölgenin yerel seramik etkilerini taşıyan eserlerdir. Bu grup olarak ilk kez Toprakkale’de açığa çıkarıldı. Şu anda Toprakkale’de M.S. 12-13’üncü yüzyılları kazıyoruz. Ancak stratigrafisinin, ilerleyen yıllarda kazılar devam ettikçe çok daha derine ve çok daha erken dönemlere gideceği aşikar." Dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Suya yazılan sanatla yarım asır İznik Belediyesi hayata geçirdiği ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesinin 45. belgeselinde yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak hedefiyle İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesi çerçevesinde belgeselleştirilmeye devam ediyor. Son olarak yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele alındı. Bursa’nın İznik ilçesinde 1956 yılında Çamdibi Mahallesi’nde dünyaya gelen Cevdet Turan ilkokulunu Kılıçaslan İlkokulunda, Ortaokulunu ise İznik Ortaokulunda tamamladıktan sonra o yıllarda İznik’te lise olmaması sebebiyle Yenişehir Lisesi’nde eğitimine devam etti. Lise öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Resim bölümünü kazanarak üniversite hayatına adım attı. 1979 yılında mezun olduğu üniversiteden sonra 1980 yılında öğretmenlik görevine başlayan Turan, ilk görev yeri olan Kırklareli Atatürk Lisesi’nde meslek hayatına atılır. Babasının rahatsızlığı sebebiyle son görev yeri yine İznik olur ve burada emekli olarak hayatına devam eder. Ortaokul öğretmeni Eyüp Ömer Yüksel’den öğrendiği Ebru Sanatını o günlerden bugüne hala devam ettiren Turan tüm bu hayatı ile İznik’teki hatıralarını anlattığı ’Yaşayan İznik Hazineleri’ 45. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.
İstanbul Galatasaray’da olağan seçim toplantısı yarın yapılacak Galatasaray Spor Kulübü’nün olağan seçim toplantısı yarın Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilecek. Galatasaray Spor Kulübü’nün 105. dönem yönetiminin belirleneceği seçim yarın saat 10.00’da Galatasaray Lisesi’nde başlayacak. Toplantıda ilk olarak genel kurul başkanlık divanı oluşturulacak, daha sonra oy verme işlemine geçilecek. Seçimde mevcut başkan Dursun Özbek, tek aday olarak yer alacak. Sarı-kırmızılıların seçiminde oy kullanma hakkında sahip yaklaşık 10 bin üyesi bulunuyor. Dursun Özbek’in yeni dönem listesi şöyle: Yönetim asıl: Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan, Özen Kuzu Yönetim yedek: Bora İsmail Bahçetepe, Ozan Bingöl Yurtsever, Emir Aral, Tanur Lara Yılmaz, Ömer Sarıgül Denetim asıl: Sinan Şahin, Gül Rengin Günay, Hasan Can Külahçıoğlu Denetim yedek: Halil Cem Burnaz, Nazımcan Aygın, Çağatay Aras Uçkun Sicil asıl: Mehmet Çağatay Altınlı, Nedime Canipek Konuksever, Okan Güngör, Utku Çağatay Aksoy, Berat Uygur, Mehmet Selim Yavuz, Burçin Aslan Sicil yedek: Özgür Kızılelma, Yakup Peker, Sadettin Can Bilginer Disiplin asıl: Hakkı Akil, Mithat Can Baydarol, Muharrem Remzi Tan, Mustafa İbrahim Ziyal, Aydın Önder, Ahmet Murat Canaydın, Ali Baran Öztürk Disiplin yedek: Hasan Mehmet Tirali, Nuri Bora Ebussuutoğlu, Sencer Seren, Mustafa Kaya Özgül, Günran Çalın
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."