EĞİTİM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 09:30

Ordulu İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, Avrupa’nın ’En İyi Öğretmenleri’ arasında birinci oldu

A
A
A
Ordulu İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, Avrupa’nın ’En İyi Öğretmenleri’ arasında birinci oldu

Ordu’da görev yapan İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, dezavantajlı çocuklar ve afet bölgelerindeki özverili çalışmalarıyla eğitimde küresel çapta fark oluşturan öğretmenleri onurlandırmayı amaçlayan Cambridge Dedicated Teacher Awards’ta, dünya genelindeki 12 bin aday arasından sıyrılarak Avrupa’nın en iyi öğretmeni ödülüne layık görüldü.


Cambridge University Press & Assessment tarafından her yıl dünya genelinde ilk ve ortaöğretim seviyesinde fark oluşturan, özverili öğretmenleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen küresel Cambridge Dedicated Teacher Awards (Cambridge Öğretmen Özverisi Ödülleri) kapsamında kazananlar belli oldu. Ordu’nun Ünye ilçesindeki Mehmet Necati Vidinli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, büyük bir başarıya imza atarak Avrupa bölge birincisi seçildi.


Jüri; Muhammet Aydın’ı, en zorlu şartlarda bile dezavantajlı çocuklara eğitim vermeye, onları desteklemeye ve onlara ilham vermeye devam eden sarsılmaz kararlılığı nedeniyle bu ödüle layık gördü. Dünya genelindeki öğretmenlerin başarılarını kutlayan yarışmada belirlenen dokuz bölge kazananından biri olan Aydın, ödül kapsamında sınıfı için 500 sterlin değerinde kitap ve bir kupa kazanırken, Kasım 2026’da yayımlanacak yeni Cambridge ders kitaplarının ’teşekkür’ sayfasında yer alma hakkı elde etti.



"Öğretmenlik benim için adanmışlık, özel bir sebep de babam"


Ordu’nun Ünye ilçesinde doğup büyüyen ve 21 yıldır öğretmenlik yapan Muhammet Aydın, kendisini her zaman sadece atanmış olarak değil, adanmış bir Cumhuriyet öğretmeni ve toplum gönüllüsü bir öğretmen olarak tanımladı. Öğrencilik yıllarında dahi kendinden yaşça küçük çocuklara sivil toplum örgütleri çatısı altında gönüllü öğretmenlik yaptığını ifade eden Aydın, "Peki neden öğretmenlik? Hani hepimizin bir çocukluk hayali vardır ya; hakikaten öğretmenlik benim için de bir çocukluk hayaliydi. Oyunlarımı hep öğretmenlik üzerine kurulu bir çocukluğum oldu. Arkadaşlarım öğrencilerim olurdu, elimize geçirdiğimiz her şeyle okul inşa etmeye çalışırdık. Tabii bir diğer sebebi de, ki özel bir sebeptir benim için; babam. Babam da dezavantajlı, kısıtlı hayat şartlarında büyümeye çalışmış bir çocuk ve ilkokuldan sonra hayat şartlarından ötürü öğrenimine devam edememiş bir çocuk. Ama öğretmenlik hasreti hep içinde kalmış. Bu yüzden bu hasret onun yazı yazma biçimine yansımış. Ben onun o hasretini dindirmek istedim, yarım kalan sevdasını tamamlamak istedim ve doya doya 21 yılda Türkiye’nin farklı şehirlerinde; Sakarya’da, Tokat’ta, Mardin’de, Ankara’da ve son olarak Ordu Ünye’de mesleğini yerine getirmeye çalışan bir öğretmenim" dedi.



Ulusal ve sınır ötesinde alınan dereceler ve birincilikler


Bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar neticesinde hem ulusalda hem sınır ötesinde ülkeye dereceler ve birincilikler getirdiğini ifade eden Aydın, "Yılın Öğretmeni", "Yılın İlham Veren Öğretmeni", "Hayat Boyu Genç Kategorisi Türkiye Birinciliği" gibi çok farklı kategorilerde ödüller aldığını kaydetti. Aydın, "Son günlerde Cambridge University Press & Assessment’ın düzenlediği Cambridge Dedicated Teacher Awards, yani ’Eğitime Adanmış Öğretmen Ödülleri’ ile gündeme geldim" diye konuştu.



"Dünya birinciliği için yarışıyorum"


Aydın, bundan sonraki süreçte dünya birinciliği için yarıştığını ifade ederek, "Geçtiğimiz hafta itibarıyla da Cambridge University resmî olarak beni Avrupa kıtasının birincisi olarak belirledi ve şu anda hem ülkemi hem de Avrupa’yı tüm dünyada temsil eden, dünya bölgelerinde seçilen 9 finalist öğretmenden biri olarak dünya birinciliği için yarışıyorum. Bu benim için çok kıymetli. Bundan sonraki süreçte herhangi bir mülakat ya da değerlendirme, uluslararası jüri incelemesi olmayacak. Bundan sonraki süreç yalnızca halkların çalışmalarına daha çok inandığı öğretmenleri ’Dünyanın En Adanmış Öğretmeni’ olarak seçeceği bir süreçle tamamlanacak" şeklinde konuştu.



"Türk bayrağını eğitim gibi en çok önem vermemiz gereken bir olgu üzerinden tüm dünyada zirveye taşımak için istiyorum"


Oylama sisteminin 16 Mayıs tarihinde sona ereceğine dikkat çeken Aydın, "Cambridge University’nin resmî web sitesinde tanımlanan link üzerinden oylamaya katılabilirler. Çünkü artık sadece Muhammet Aydın değilim; ben tüm Türkiye’yim, tüm Avrupa’yım. İnşallah bu yarışmanın sonucunda bütün dünya adına sevineceğimiz bir başarı elde edeceğiz. Çok istiyorum. Bugüne kadar hiçbir ödülü bir amaç için istemedim ama bu sefer bir amaç uğruna ilk kez bir ödül istiyorum. Çünkü bu ödülün sonunda kendi ülkemin evlatlarının geleceği var, adanmış bütün öğretmenlerin mesleğine verdiği fedakârlık duygusu var. Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ dediği, biz öğretmenlere emanet ettiği çocukların geleceği söz konusu. Ben bu ödülü hepimiz adına, Türk bayrağını eğitim gibi en çok önem vermemiz gereken bir olgu üzerinden tüm dünyada zirveye taşımak için istiyorum" ifadelerine yer verdi.



"Başarı çok sevmekten geçiyor"


"Bana hep ’nasıl başardın’ sorusu sık sık sorulur. Aslında bu sorunun cevabı çok zor değil; biz zorlaştırıyoruz. Başarının temelinde yatan duygu sadece sevmek değil, çok çok sevmekten geçiyor" diyen öğretmen Muhammet Aydın, "Ben öğretmenliği çok seven bir insanım. Hayatı çok seviyorum, çocukları çok seviyorum, branşımı çok seviyorum ve bu sevgi çocuklarıma da gayet geçiyor. Ben bu bağı çocuklarla göz temasına çok dikkat ederek kurmaya çalışıyorum. Çünkü bana göre göz teması demek, kalp teması demek. Çocuklar size kalbini açtığında da kitaplarını açmaları artık an meselesi, bir teferruat olarak kalıyor. Meslek lisesinde öğretmenim. Çok farklı okullarda da çalıştım ve her okuldaki öğrenciyi kendi evladım bildim. Ancak meslek lisesinde tattığım duygular, 11 senedir ömrümün sonuna kadar bu okuldan ayrılmayacak kadar benim için çok kıymetli duygular. Ben okulda çocuklarımın kahramanı gibiyim her gün. Onları temsil ediyorum. Burada kurduğum her cümlede aklımda ve kalbimde onlar var. Ben aslında onlarım. Bu yüzden de ödülü ülkeme getirmeyi çok istiyorum. Aslında benim tüm yapmaya çalıştığım şey, bir çocuğun gözlerindeki o ’ben de yapabilirim’ ışığını yakma çabasından ibaret" diye konuştu.


Öğretmenlerin öğrencilerin hayatlarını şekillendirmedeki kritik rolüne dikkat çekmeyi amaçlayan ödül programına bu yıl 126 ülkeden 12 binden fazla aday gösterildi. Şimdi ise dokuz bölge birincisi arasından küresel kazananı belirlemek için halk oylaması süreci başladı. Oylama için son tarih 13 Mayıs 2026 saat 11.00 olarak belirlenirken, küresel kazanan 2 Haziran 2026 tarihinde ilan edilecek.



Ordulu İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, Avrupa’nın ’En İyi Öğretmenleri’ arasında birinci oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar. 23 yılda dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık. 2002’de 21’inciydik. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık, yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu. Bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra, TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Gürmen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Gür Solmaz, ALTUR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdürrahim Albayrak, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Şimdi Türkiye’mizde girişimcilik konusunda çok iyi bir ortam var. Niye? Çünkü Allah’a çok şükür ülkemiz dünyadaki ülkelerin çoğundan daha iyi durumda. Son 23 sene hep olumlu büyüme kaydetmişiz. Yıllık ortalama yüzde 5.4 reel büyümüşüz. Çok büyük badireler geçirdik, hepsinin üstesinden gelmişiz. 2008-2009 dünya krizi, 2020 Covid krizi, ondan önce 2010’lu yıllarda darbe teşebbüsleri, 2021’de yüksek enflasyon krizi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı, enerji, gıda krizleri, 2023 tarihin en yıkıcı iki deprem felaketi Maraş’ta olan. Bu gibi ve son bir buçuk yılda da ticaret savaşları, İran-İsrail savaşı, Hindistan-Pakistan savaşı, şimdi Amerika-İsrail ve İran arasındaki Körfez savaşı, Körfez ülkeleri. Hep çalkantılı, kaotik bir dönemlerdeyiz. Bu dönemde istikrarı koruyabilen, ekonomisi güçlü olan ve toplumsal huzuru sağlayan ülkeler hızla yükselirler ve parlarlar. Herkes orayı adres görmek ister. Tabii şöyle bir de gerçek var; bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar gibi dünyanın 16. büyük ekonomisi olmayı başardık 23 yılda. 21’inciydik 2002’de. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu bu. Ve bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar" Bakan Bolat, ekonomide istikrarın çok önemli olduğunun altını çizerken, milli gelirin 2002’den itibaren 6 kat arttığını belirtti. Bolat, "Diğer taraftan iş hayatına erken atılmak çok önemli. Erken yaşta lise yıllarında, üniversite yıllarında küçük küçük işlerle, tecrübelerle, başkasının yanında çalışmak da olur, kendi işini kurmaya çalışmak da olur. Siz çok şanslı bir çağdasınız. Çünkü gerçekten bizim çocukluğumuzun geçtiği 60’lar, 70’ler, delikanlılığımızın 70’leri, işte üniversite ve sonrası 80’li yıllarımız. 90’lar Türkiye için çok zorlu yıllardı, kötü yıllardı. Yani 1991-2002, 11 yılda Türkiye’de dokuz hükümet kuruldu. Dokuz ayrı koalisyonlar kuruldu böyle bir dönemde. İstikrar olmayınca ekonomik gelişme de olmadı. Çok basit bir örnek; Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar. Aynı dönem, yani aradan 2002 sonu 2025 sonu 23 yılda 18 bin 40 dolar. Bu nasıl oldu? İstikrarlı bir yönetim, ondan sonra ekonomide istikrar, gelişme, doğru politikalar ve tedbirlerle... Nüfus 20 milyondan fazla arttı; 65 milyondan 86 milyona çıktı, 21 milyon. Ve bu dönemde nüfus artmasına rağmen kişi başına milli geliri 18 bin dolara çıkarabildik. Ve 10 yılda bir gram ilerleme olmazken 90’lı yıllarda, 2002’den sonra toplam milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara çıktı, 6 katı artış oldu. İhracat 8 katı arttı; mal ve hizmet ihracatı 50 milyar dolardan şimdi 396 milyar dolara çıktı" şeklinde konuştu. "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir" Güvenin hayattaki öneminin altını çizen Bakan Bolat, "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir, toplumsal hayatta da, aile hayatında da güven çok önemlidir. Kim evlilik yaparken sözüne güvenilmeyen birisiyle evlilik yapmak ister mi? Kimse istemez. Kim kimle ticaret yapmak isterken güvenilmeyen, borcuna sadık olmayan, dolandırıcılık yapan kişiyle çalışmak ister mi? İstemez. Siyasette aldatan, yolsuzluk yapan, efendim verdiği sözleri tutmayan, halka tepeden bakan, kibirli birisine güvenir misiniz, arkasından gider misiniz? Gitmezsiniz. Onun için hayatın her aşamasında buna da çok çok dikkat etmek lazım" dedi. Bakan Bolat, konuşmasının devamında, "Bunun dışında iyi iletişimde hem kişisel iletişim çok önemli biraz önce söylediğim konular... Hayatta her dakika krizler var, her dakika bir şey çıkar. Yöneticisiniz bir bakmışsınız sizin yöneticiler birbirine girmiş, kapışmışlar. Bir bakarsınız o ona küsmüş, o ona kırılmış; dinliyorsunuz ayrı ayrı, bir şey yok ortada. Sadece iyi iletişim kuramamaktan kaynaklanıyor veya ’benim dediğim doğrudur, benim dediğim olacak’ bağnazlığından kaynaklanıyor. Karşısındakini dinlemek ya da orta yolu bulmak, birbiriyle empati yapmak, kendini karşısındakinin yerine koymak... Bunlar çok kritik şeyler. Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım; bunun adı empatidir. Yani modern jargonda empati diyorlar ama Türkçesi bu: Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım. Bu kadar basit. O nedenle çalışanların, üretenlerin, doğruların yanında olmaya gayret edelim ve TÜGVA örneğindeki gibi gönüllü teşekküllerde teşkilatlanalım ve orada güçlenelim. İnsan sosyal bir varlıktır, insan yalnız yaşayamaz. Hepinize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun 10 yıldır tamamlanamayan 543 dairelik sitede Karadeniz fıkrası gibi durum: Tapu var, bina yok Samsun’un Atakum ilçesinde 10 yıl önce yapımına başlanan 543 dairelik dev konut projesinin tamamlanamaması yüzlerce aileyi mağdur etti. Teslim tarihleri yıllar önce geçmesine rağmen evlerine kavuşamayan hak sahipleri ilk kez toplu şekilde basın açıklaması yaptı. Ortada bulunmayan bazı dairelerin tapularının verilmesi ve hak sahiplerinin bu dairelere ait vergileri ödemesi ise "Karadeniz fıkrası gibi durum" yorumlarına neden oldu. Çobanlı Mahallesi’nde 2016 yılında temeli atılan Korupark Evleri Koruşehir Sitesi, 8 blok ve 543 bağımsız bölümden oluşacak şekilde planlandı. Projede bazı blokların yalnızca temeli atılırken, bazı bloklarda ise inşaat belli bir seviyeye kadar ilerledi. Hak sahipleri, sözleşmelere göre 2023 yılında teslim edilmesi gereken dairelerin halen teslim edilmediğini, inşaatın ise yaklaşık 7 aydır tamamen durduğunu ileri sürdü. Mağdurlar ilk kez toplanıp, basın açıklaması yaptı İlk kez toplu şekilde bir araya gelen mağdurlar adına açıklama yapan hak sahibi Tarık Çalık, yaklaşık 400 vatandaşın tüm ödemelerini yıllar önce tamamlamasına rağmen evlerine kavuşamadığını söyledi. Çalık, "Yapımına 2016’da başlanan 8 blok 543 bağımsız bölümden oluşan Koruşehir Sitesi, aradan geçen 10 yıla rağmen yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kalmış ve hala tamamlanamamıştır. Bu süreçte konut alan vatandaşlar tüm ödemelerini seneler önce tamamlamalarına rağmen ne evlerine kavuşabilmiş ne de hak ettikleri tapuları alabilmiştir. Bu süreçte aileler mağdur edilmiş, ciddi maddi ve manevi kayıtlar yaşamıştır. Bununla birlikte herhangi bir olumsuzluk olmamasına rağmen tüm ödemelerini yapan 200 kişiye de tapuları verilmemiştir. Bunlardan daha da vahimi, müteahhit firmanın kalan inşaatı devam ettirmek için hak sahiplerinden 3 milyon TL daha ekstra ücret talep etmesidir. Talep edilen ekstra ücret hak ve hukuka aykırıdır" dedi. "354 tüketici buradan daire satın aldı" Hak sahiplerinin avukatı Ahmet Eren, "2016’da başlayan inşaatta temelden itibaren daire satışları başladı. 354 tüketici buradan daire satın aldı. Bunlardan 202’si borçlarını tamamen ödemesine rağmen tapuları tescil edilmemiştir. Tapuları tescil edilmeyen bu kişiler aynı zamanda çeşitli bahanelerle oyalanmışlardır. Bu kişilere tapuları verilmezken, 2025 yılında ise bazı kişilere tapu tescili yapılmıştır" diye konuştu. "14. kattaki dairemin tapusu var ancak inşaat 11. katta durdu" Yıllardır olmayan kattaki dairenin tapusuna sahip olduğunu ancak inşaatın bir türlü ilerlemediğine değinen mağdur Hacı Şakir Duran, "Benim tapum var ama evim yok. Arkamdaki yarım kalan binada 14. katta dairemin tapusu var ama evim yok. İnşaat 11. katta tıkanmış. Tapusu olmayanlar tapu tescil davası açsınlar. Yarın öbür gün bu şirket iflas ettiğinde tapusu olmayanların mal varlığı müteahhidin üstüne geçecek ve hak sahibi olmada sıkıntı yaşayacaklar" şeklinde konuştu. "Olmayan dairenin tapusu var ve vergisini ödüyorum" Hak sahiplerinden Ebuzer İnan ise, "Tapuyu 2020’de aldım. Tapuyu almam üzerinden 6 yıl geçti ama hala bina yok. Olmayan dairenin tapusu var ve ben olmayan dairenin vergisini ödüyorum. Bizlere sahip çıkılsın istiyoruz. Mağduriyetimiz giderilsin. Birçok inşaatta bu tarz sıkıntılar var fakat benimki trajikomik bir durum. Benim dairemin olduğu bina hiç ortada yok" ifadelerini kullandı.
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026 sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi. YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. "Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde deva ediyor. Bir çok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar fotoğraf çektirdiler. Fuar da yerli ve milli ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi.Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi.Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.