GÜNDEM - 22 Mayıs 2026 Cuma 09:58

Haylaz karga sahilde yürüyenlere "musallat" oldu

A
A
A
Haylaz karga sahilde yürüyenlere "musallat" oldu

Ordu’da sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar yağmura değil, haylaz bir kargaya karşı mücadele verdi. Aydınlatma direğine konarak adeta nöbet tutan karga, sahilden geçen vatandaşlara peş peşe yaptığı hamlelerle renkli görüntüler oluşturdu.


Altınordu sahilinde yaşanan olayda, yağışlı hava nedeniyle hızlı adımlarla yürümeye çalışan vatandaşlar, bir anda üzerlerine doğru süzülen kargayı fark edince panik yaşadı. Bazı vatandaşlara 2-3 kez hamle yapan karga, kısa süreli paniğe neden olurken ortaya tebessüm ettiren anlar çıktı.


Kimi vatandaşlar kargadan korunmak hızla uzaklaşırken, bazıları ise kargayı kovalamaya çalıştı. Özellikle karganın aydınlatma direğine konup geçenleri takip etmesi ve ardından ani şekilde harekete geçmesi, izleyenleri güldürdü.


Cep telefonu kamerası ile kaydedilen görüntülerde karganın, yürüyüş yapan kişileri takip ederek insanlara karşı yaptığı hamleler yer alıyor.



Haylaz karga sahilde yürüyenlere "musallat" oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Konaklı Rum Kilisesi’nde Türk Mutfağı tanıtıldı Niğde Valiliği koordinesinde, Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yıl ’Bir Sofrada Miras’ temasıyla düzenlenen program, Konaklı Rum Kilisesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde her yıl farklı bir konseptle kutlanan Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisi, 21-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Farklı dönemler, yaşam biçimleri ve kültürel etkileşimlerle şekillenen zengin yapısına dikkat çekilmesi amacıyla düzenlenen ’Bir Sofrada Miras’ programının gerçekleştirildiği Konaklı Beldesi, eski adıyla ’Misthi’ olarak bilinen ve tarih boyunca farklı kültür ile medeniyetlerin bir arada yaşadığı Kapadokya’nın önemli yerleşim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1844 yılında inşa edilen, özgün mimarisi ve tarihi dokusuyla bölgenin kültürel hafızasını günümüze taşıyan simge yapılar arasında yer alan Konaklı Rum Kilisesi’nde gerçekleşen etkinlikte, 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi sonrasında Konaklı’da oluşan kültürel dönüşüm ve bu dönüşümün mutfak kültürüne etkileri anlatıldı. Kurulan sofralarda geleneksel lezzetler misafirlere ikram edilirken; Türk mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığı; üretim gelenekleri, pişirme teknikleri, ritüelleri ve kültürel aktarımıyla yaşayan güçlü bir miras katılımcılara aktarıldı.
İzmir EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı "Özbekistan-Türkiye 4. Rektörler Forumu"na katıldı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu" iki ülkeden üniversitelerin rektörleri, üst düzey yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde "Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İşbirliğinin Geliştirilmesi" yaklaşımıyla gerçekleştirilen foruma Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı da katılarak önemli temaslarda bulundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, ilk olarak Özbekistan Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bakhodir Turayev ile bir araya geldi. Ardından Türk yükseköğretim vizyonu doğrultusunda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli yeni iş birliği protokollerine imza attı. Forum kapsamında düzenlenen "Geleceğinin Mühendisleri: Üniversite Sanayi Entegrasyonu ve Ortak Teknolojik Çözümler" başlıklı oturumda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye-Özbekistan Rektörler Forumu vesilesiyle bugün sizlerle bir araya gelmekten büyük onur duyuyorum. İki ülkemizin ortak tarihinden ve köklü bilim geleneğinden gelen kardeşliğin, bu forumda akademik bir muhtevaya kavuşacak olması başlı başına anlamlı bir gelişmedir. Bugün mühendislik alanında konuştuğumuz hemen her başlığın merkezinde artık ortak bir kavram bulunmaktadır o da yapay zekadır. Yapay zeka; yalnızca bilgisayar bilimlerinin ya da yazılım mühendisliğinin konusu olmaktan çıkmış; enerjiden tarıma, sağlıktan gıda güvenliğine, akıllı altyapılardan robotik sistemlere kadar bütün mühendislik alanlarını dönüştüren yatay bir teknoloji haline gelmiştir. Bu nedenle ‘geleceğin mühendisi’ derken artık yalnızca kendi disiplininin temel bilgilerine hakim bir mezundan söz etmiyoruz. Geleceğin mühendisi; veriyi anlayabilen, yapay zekayı doğru ve sorumlu biçimde kullanabilen, farklı disiplinlerle birlikte çalışabilen, sanayinin gerçek problemlerine çözüm geliştirebilen ve toplumsal faydayı önceleyen bir mühendis olacaktır" dedi. "Yapay zeka mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştirdi" Sektörel görünüm hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşümün izdüşümünü hemen her alanda görüyoruz. Yeşil enerjide; talep tahmini, akıllı şebeke yönetimi ve karbon ayak izi takibi yapay zeka ile daha etkili hale gelmektedir. Akıllı tarımda; sensörlerden, uydu ve İHA görüntülerinden gelen veriler hastalık tespitinde, verim tahmininde ve erken uyarı sistemlerinde belirleyici olmaktadır. Gıda güvenliğinde; üretimden tüketime kadar izlenebilirlik, kalite kontrol ve risk tahmini giderek daha fazla veri analitiği ve karar destek sistemleriyle güçlenmektedir. Nanoteknoloji gibi ileri araştırma alanlarında ise deneysel verinin yapay zeka ile analiz edilmesi, laboratuvar altyapılarımızın değerini artıran önemli bir katman oluşturmaktadır. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Yapay zeka artık tek başına bir teknoloji başlığı değil; mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştiren temel bir dönüşümdür" diye konuştu. Üniversitelerin sorumluluğuna vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşüm karşısında üniversitelerin görevi yalnızca yeni dersler açmak değildir. Asıl mesele; eğitim, araştırma, sanayi iş birliği ve girişimcilik boyutlarını birlikte ele alan bütüncül bir model kurabilmektir. Öğrencilerimizi yalnızca ders alan bireyler olarak değil; problem tanımlayan, prototip geliştiren, takım çalışması yapan ve teknoloji transferine katkı sunan genç mühendis adayları olarak yetiştirmeliyiz" dedi. Üç önemli başlıkta iş birliği Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu noktada Türkiye ile Özbekistan arasında çok güçlü bir ortaklık potansiyeli bulunduğuna inanıyorum. Türkiye’nin mühendislik alt yapısı ve sanayi tecrübesi ile Özbekistan’ın genç nüfus dinamizmi ve hızla büyüyen teknoloji ekosistemi; ortak tarihî ve kültürel bağlarımızla birleştiğinde, yapay zeka temelli mühendislik eğitimi ve araştırma iş birlikleri için son derece elverişli bir zemin sunmaktadır. Bu çerçevede, üzerinde birlikte düşünebileceğimiz başlıca üç alanın öne çıktığını değerlendiriyorum. Birincisi, yapay zeka ve ilgili mühendislik alanlarında akademik iş birliği imkanlarıdır. İkincisi, ortak araştırma temalarının belirlenmesidir. Üçüncüsü ise öğrenci düzeyinde iş birliği imkanlarıdır. Bu başlıkların her birinin hangi modelle ve hangi öncelik sırasıyla hayata geçirileceği, karşılıklı görüşmelerimizin ve bu forum sonrasında kurumlarımız arasında devam edecek istişarelerin konusudur" diye konuştu. "Yapay zekanın takipçisi değil üreteni olacağız" Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye ile Özbekistan; ortak tarih, ortak dil ve ortak medeniyet köklerini paylaşan iki kardeş ülke olarak, yapay zeka çağının yalnızca takipçisi değil, ortak değer üreten iki aktörü olma potansiyeline sahiptir. Üniversitelerimiz arasında kurulacak iş birliklerinin, bu potansiyeli somut akademik ve teknolojik çıktılara dönüştüreceğine inancım tamdır. Bu vesileyle, foruma emeği geçen tüm kıymetli akademisyenlere teşekkürlerimi sunuyor; gerçekleştirilecek çalışmaların iki ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Akademik birikimimizi uluslararası alana taşıyoruz" Özbekistan temasları ile ilgili genel bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Musa Alcı, "Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından birisi olarak uluslararası arenada akademik iş birliği ağımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Köklerimizden gelen güçlü bağlar ve ortak kültürel mirasımızdan aldığımız ilhamla Türk Dünyasıyla akademik iş birliklerimizi daha ileriye taşıyoruz. Üniversitemizin 71 yıllık bilgi birikimini; bilim, Ar-Ge, inovasyon ve toplumsal fayda odaklı projeler aracılığıyla uluslararası arenaya taşıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan üniversiteleri ile var olan bağlarımızı yeni projelerle, akademik çalışmalarla taçlandırıyoruz. Araştırma-geliştirme ve inovasyon alanları başta olmak üzere ortak çalışmalarla bilim dünyasına ve literatüre katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Özbekistan’ın farklı eğitim kurumuyla iş birliği anlaşmaları imzaladıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Programımız kapsamda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunarak yeni iş birliği protokollerine imza attık. Forum vesilesiyle bir dizi ikili görüşme gerçekleştirdik. Akademik iş birliklerimize yönelik mutabakat zabıtlarını imzaladık. Üniversitemiz ile Özbekistan’ın farklı yükseköğretim kurumları arasındaki akademik ilişkilere yeni bir ivme kazandırdık" dedi.
Van Van’da bıçak bileme ustalarının yoğun bayram mesaisi Van’da Kurban Bayramı öncesinde bıçak bileme ustalarında yoğunluk oluşturmaya başladı. Van’da Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban ibadetini yerine getirecek olan vatandaşlar hazırlıklarına hız verdi. Kurban kesim işlemlerinin sorunsuz ve hızlı yapılması amacıyla ellerindeki körelen bıçak, satır ve baltaları biletmek için vatandaşlar, bıçak bileme ustalarının dükkanlarında yoğunluğa neden oldu. Kentteki bıçakçılar, artan talebi karşılayabilmek adına mesai saatlerini artırdı. Vatandaşların bir kısmı kurban kesimi için sıfır bıçak almayı tercih ederken, geneli ise evlerindeki eski bıçakları bileyerek geri kazandırmayı seçiyor. Her bayram dönemi benzer bir yoğunluk yaşandığını ifade eden bıçak bileme ustaları, vatandaşların genellikle son günleri tercih etmesinden dolayı sıkışıklık yaşandığını söylüyor. Son günlerde oluşan aşırı yoğunluğun işçilik kalitesini etkileyebileceğini belirten ustalar, vatandaşların daha güvenli ve keskin aletlerle bayrama girmesi için bileme işlerini şimdiden tamamlamaları gerektiği uyarısında bulundu. "İşler son güne bırakılınca yeterince itina gösteremiyoruz" İHA muhabirine konuşan bıçak bileme ustası Erdal Duran, Kurban Bayramı dolayısıyla işlerinin hareketlendiğini belirtti. Vatandaşın bileme işini genellikle son güne bıraktığını ve bu durumdan dolayı yoğunluk yaşadıklarını hatırlatan Duran, "Bu yoğunluktan dolayı işimize özen gösteremiyoruz. Müşterilerden bu konuda hem biz şikayetçi oluyoruz hem de onlar itina gösteremediğimizden dolayı şikayetçi oluyor. O yüzden bıçaklarını biraz erken getirip bilemelerini yaptırmaları daha iyi ve uygun olur. Bizler için de onlar açısından da daha rahat olur" dedi. Son günde gelen müşteriyi yoğunluktan dolayı 3-4 saat bekletmek zorunda kaldıklarını dile getiren Duran, "Ama şu anda getirmiş olsa, 15-20 dakika içerisinde hazırlayıp verebiliyoruz. Son günlerde yoğunluktan dolayı sabahlıyoruz. Gelen müşteriyi geri çevirdiğimizde onlar da mağdur oluyor, biz de mağdur oluyoruz. Yok diyemiyoruz. Evet dediğimizde ise biz sıkıntı yaşıyoruz" diye konuştu. "Bilenmeyen bıçaklar hayvan için eziyet oluyor" Kurbanlık hayvanın ibadete uygun ve eziyet çekmeden kesilmesi için bıçak kalitesinin önemli olduğunu ifade eden Duran, "Bıçakların, kurbanlık hayvanın acı çekmemesi, rahat bir şekilde kesilebilmesi için normalde şimdi bilenmesi lazım. Bıçak kesmediği zaman hayvan için de eziyet olmuş oluyor. O yüzden şimdiden getirilip bilenmesi daha güzel olur" şeklinde konuştu.