GENEL - 08 Eylül 2018 Cumartesi 23:17

Kapadokya’da Anadolu Ateşi rüzgarı esti

A
A
A
Kapadokya’da Anadolu Ateşi rüzgarı esti

Anadolu Ateşi Dans topluluğu tarafından Kapadokya’da gösteri düzenlendi.

Anadolu Ateşi Dans topluluğu tarafından Kapadokya’da gösteri düzenlendi.


Anadolu Ateşi Dans topluluğu tarafından Nevşehir’in merkez ilçeye bağlı Göreme beldesinde bulunan Perili Ozanlar vadisinde gösteri düzenlendi. Anadolu Ateş Dans topluluğu tarafından Kapadokya’da düzenlenen gösteriye yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterirken Anadolu Ateşi Dans topluluğun gösterileri uzun gösteriyi izleyenlerce uzun süre alkışlandı.


Anadolu Ateşi Dans topluluğu genel sanat yönetmeni Mustafa Erdoğan yaptığı açıklamada ilk kez Kapadokya’da gösteri yaptıkları için çok mutlu olduklarını ifade ederken yılın 12 ayında Kapadokya’da olmak hedefinde olduklarını söyledi. Erdoğan, “Kapadokya’dayız çok heyecanlıyız. Burası büyülü bir yer. Yani bize bir büyük bir hediye burası. Dünyada eşi benzeri olmayan bir yer. Dünyada bir çok özel yerde gösteri yaptık. Mesela Mısır piramitlerinin önünde, antik tiyatrolarda bir çok özel yerde gösteri yaptık. Ama Kapadokya’da gösteri yapmak nasip olmamıştı. Bu sefer buradan başlıyoruz. Eylül, Ekim aylarında burada olacağız. Kışında kapalı mekana geçeceğiz. Kapadokya’nın kültür hayatına önemli bir katkısı olacağını düşünüyorum. Çünkü burada bu tür etkinlikle maalesef az. Hem mekan yokluğundan hem de bizlerin yeterli ilgiyi göstermediğinden bizimde biraz suçumuz var. Ama bugün bu sorumluluğumuz üstleniyoruz ve ilk gösterimizi yapıyoruz. Bugün tek sorunumuz seyircimizi oturtmak konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü çok fazla ilgi var. Burada güzel bir başlangıç yaptık. 12 ay boyunca burada kalmak istiyoruz. Kapadokya’nın kışında konukları var. Ve dünyanın her yerinden buraya insan geliyor. Yani Antalya’dakinden çok farklı bir profil olacak burada. Uzak doğudan gelenler var, Latin Amerika’dan gelenler var. Bizde oralarda turne yaptığımız için orada tanırlılığımız var” dedi.



“Harbiye Açık Hava Tiyatrosunda Sürprizlerimiz Olacak”


Anadolu Ateşi Dans topluluğu genel sanat yönetmeni Mustafa Erdoğan, İstanbul’da gösteri yapmayı çok özlediklerini söylerken Harbiye Açık Hava tiyatrosunda yapılacak olan gösteride sürprizlerinin olacağını söyledi. Erdoğan, “Harbiye Açık Hava tiyatrosu bizim bir geleneğimiz. Her yıl mutlaka Harbiye Açık Hava tiyatrosunda oynarız. İstanbul’un seyircisini de özledik. En son ilkbaharda oynamıştık. Türkiye turnesi, dünya turnesine arada bir ara verip İstanbul’da moral buluyoruz. Bu gösteri de böyle olacak. Ama bu gösteri sürprizler ile dolu olacak. Anadolu Ateşi’nin en iyi gösterileri, birinci perde de İstanbul için yeni oyunumuz var. Seyirci geldiğinde farklı sahneler ve farklı koreografiler görecek. Bu açıdan çok heyecanlıyım. Yeni oyunumuzu ilk defa Harbiye Açık Hava tiyatrosunda seyirci önünde çekineceğiz. Onun için İstanbullulardan hem ilgi bekliyorum hem eleştiri bekliyorum. Merakla heyecan ile o günü bekliyorum” şeklinde konuştu.


Kapadokya’da düzenlenen Anadolu Ateşi Dans topluğu gösterisini Nevşehir Valisi İlhami Aktaş ve eşi Songül Aktaş’ta büyük bir beğeni ile izledikleri görüldü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin teknolojinin sürekli olarak gelişmesi hakkında, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır" dedi. Bakan Tekin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen "İnsan Değer ve Teknoloji" temalı eğitim zirvesine katıldı. Eğitimde dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve insan odaklı eğitim anlayışının ele alındığı programda konuşan Bakan Tekin, teknolojinin eğitim süreçlerinde önemli bir araç olduğunu ancak insan değerlerinin her zaman ön planda tutulması gerektiğini söyledi. ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede eğitim dünyasının temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları bir araya geldi. Programda teknolojinin eğitim sistemine etkileri, dijital dönüşüm süreci ve geleceğin eğitim modelleri masaya yatırıldı. Yapay zeka ve dijital uygulamaların eğitim süreçlerine entegrasyonunun önemine değinen Tekin, öğrencilerin sadece akademik başarıyla değil; ahlaki, sosyal ve kültürel yönleriyle de desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca zirve kapsamında eğitimde teknoloji kullanımı, dijital okuryazarlık ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin çeşitli oturumlar gerçekleştirildi. "Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızı kolaylaştıracak birçok alanlar oluştuğunu belirten Bakan Tekin, "Bugün teknoloji başlığını ele aldığımızda ekranlarımızdaki yeni uygulamaları, hayatımızı kolaylaştıran araçları ve üretimi hızlandıran yazılımları aşan, insanlığın geleceğine doğrudan temas eden kritik bir eşiğin önünde bulunduğumuzu hep beraber görüyoruz. İnsan hayatına dair bilginin kimlerin elinde toplanacağı, bu bilginin hangi maksatla işleneceği, hangi karar süreçlerine yön vereceği, insanın mahrem alanına nerede temas edeceği ve nihayetinde insan iradesinin bu büyük dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi hayati başlıklarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla teknoloji meselesi, çağımızın bugün en temel egemenlik başlıklarından birisi dönüşmüş durumda. Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve göremediğimiz karar sistemleri eklenmiştir. İnsanlığın geleceğine dair mücadele artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında, insan davranışlarını okuyan sistemlerde ve toplumların kaderine temas eden dijital iktidar alanlarında şekillenmekte" diye konuştu. "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiler için birçok proje geliştirdiklerinin altını çizen Bakan Tekin, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır. İnsana nasıl bakıyorsanız, kurduğunuz sistem, geliştirdiğiniz yazılım, kullandığınız veri, inşa ettiğiniz dijital düzen de o bakışın rengini taşır. İnsanı haysiyetiyle, iradesiyle, vicdanıyla ve anlam arayışıyla birlikte kavrayan bir akıl, teknolojiyi hayatı mamur kılan bir imkana dönüştürecektir. İnsanı araç eden bir zihin ise en parlak buluşları dahi insanlığın omzuna yüklenmiş ağır bir yük haline getirebilir. MEB olarak biz, evlatlarımızın dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele almaya çaba gösteriyoruz. Çocuklarımızın teknolojiyle teması, ekran karşısında geçirdiği zamanla, kullandığı programla, öğrendiği kodla sınırlı görülmemeli. O temas, çocuklarımızın aynı zamanda düşünme biçimine, sabrına, dikkatine, mahremiyet duygusuna, vatan sevgisine doğruyu arama cesaretine ve insanla kurduğu ilişkinin ahlakına kadar uzanan çok geniş bir perspektifle ele alınmalıdır. Bizim için asıl mesele ise çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgü muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır" şeklinde konuştu. "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekanın mesleklerde köklü bir değişim oluşturduğunu ifade eden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız. Dördüncü sanayi devrimi olarak tanımlanan dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm gibi başlıkları gündemimizi belirlediği bu süreçte hayatımız, üretim biçimimiz ve mesleklerimiz köklü bir şekilde yeniden şekilleniyor. Bu gelişmeler iş piyasalarında yeniden yapılanmaya itiyor. Yeni meslekler ortaya çıkarken bazı meslekler dönüşüyor. Bazıları ise tamamen ortadan kalkıyor. Böylesine hızlı ve derin bir dönüşümün yaşandığı bir çağda, insanı inşa etmenin en temel yolu olan eğitimin aynı kalması da elbette düşünülemez. Eğitim her ne kadar ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilere okumayı, yazmayı, matematiği, fiziği, kimyayı öğretmek bilgi aktarmak gibi görülse de esasen insanı yetiştirmek, toplumu inşa etmek demektir. Eğitim bilgiden başlar, pratikle gelişir. Onu tamamlayan ve anlamlı kılan şey ise değerlerle buluşmasıdır. Değerler olmadığı zaman topluma fayda sağlayan bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir" dedi. "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız" MEB’in projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin teknoloji konusunda son derece önemli bir gelişim olduğunu vurgulayan Baran, "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız ama bunun ötesinde tüm bu yetkinlikleri güçlü bir değerler zemini üzerinde inşa etmek durumundayız. Çünkü ilk üç sanayi devrimi de dördüncüyü de gerçekleştiren ve yönlendiren unsur sadece insandır. İnsanı güçlü, hayatı anlamlı kılan ise sadece teknik bilgi değil, ahlak, vicdan ve sorumluluk bilincidir. Tam bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği, bizzat sayın Bakanımızın projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu da özellikle ifade etmek isterim. Bu model bilgiyi, beceriyi ve değeri bir arada ele almasıyla sadece akademik bir başarıyı değil karakter ve şahsiyet inşasını merkezi koymasıyla çok önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akça, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, öğrenciler ve akademisyenler katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafları çekimi ile son buldu.
Manisa Manisa’da 9. Kitap Fuarı kitapseverlerle buluştu Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlediği 9. Manisa Kitap Fuarı, kitapseverlerle yeniden buluştu. 8-17 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Kent Parkı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuar, Manisalılara edebiyat şöleni sunacak. Fuar boyunca, birbirinden değerli yazarlar, şairler ve akademisyenler Manisalı okurlarıyla bir araya gelecek. Kültür ve sanat etkinliklerinin önemli merkezlerinden biri haline gelen Manisa, büyük bir edebiyat buluşmasına daha ev sahipliği yapıyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen Manisa Kitap Fuarı, 9. kez kapılarını açtı. Atatürk Kent Parkı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarın açılışına, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste’nin yanı sıra, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Barosu Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ata Temiz, Erk Kayabaş ve Ulaş Aydın, Belediye Başkan Yardımcıları ile Kitap Fuarı Onur Konuğu Ataol Behramoğlu katıldı. Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren TACT Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu, "Kültür ve sanata olan yaklaşımı ve desteğiyle kentimize hak ettiği önemi veren, daha fazlasını da yapacağına inandığım Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya çok teşekkür etmek istiyorum" dedi. "Çocuklarınıza şiir okutun" 9. Manisa Kitap Fuarı Onur Konuğu Ataol Behramoğlu, "İnsan olmanın 3 önemli değeri var. Bilim, felsefe ve sanat. Bilim, bilgi demek. Felsefe akıl demek. Sanat ise duygu demek. Bunların her birinin de kendi aralarında özellikleri var. Sanatın içinde şiir, duygu ve dil demek. Şiirdeki dil derin bir dildir, çok katmanlıdır. O yüzden çocuklarınıza şiir okutun. Onlar şiirle kendi dillerini, ülkelerini, kültürlerini kavrasınlar. Beni buraya davet eden ve onur konuğu sıfatını veren Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne yürekten teşekkür ederim" diye konuştu. Ataol Behramoğlu’nun konuşmasının ardından, Genel Sekreter Burak Deste, Behramoğlu’na plaket takdim etti. Dijital çağda kitabın önemine vurgu yaptı Kitapları insanlık tarihinin kadim dostu olarak niteleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, "Kitap için bir aradayız. Ama önce bir gerçeği masaya yatırmamız gerekiyor. Hepimizin cebinde bizi dünyaya bağlayan ama bazen kendimize ve birbirimize yabancılaştıran küçük siyah aynalar var. Çağımızın en büyük çelişkisi ile de karşı karşıyayız. Bilgiye hiç olmadığı kadar yakın olmamıza rağmen, tarihte hiç olmadığı kadar da sığ sularda geziniyoruz. Sosyal medya denilen o uçsuz bucaksız okyanus, başparmağımızın küçük bir hareketiyle sürekli akıp giden, izledikçe izleme isteği uyandıran, okumayı değil, tıklamayı teşvik eden bir mecra. Kötü bir alışkanlık gibi. Makinalar bizi tanıyor, neye güleceğimizi, neye kızacağımızı bizden daha iyi biliyor. Benim neslim, anne babalarımızın ‘boşver televizyonu bir kitap oku’ nasihatleriyle büyüdü. Ama itiraf edelim ki çoğu zaman gözümüz ekrandayken dünyaları kaçırıyoruz. Ekran bize saniyelik hazlar vaat ederken, kitap bize sabrı, derin düşünmeyi, en çok da hayal kurmayı öğretiyor. Fuar boyunca Atatürk Kent Parkı’nın toprağını edebiyatla, şiirle yeşertmeyi umuyoruz. Kitap fuarımızın tüm yayıncılarımız, yazarlarımız ve ziyaretçiler için dolu dolu geçmesini ümit ediyorum" dedi.
Bilecik Huzurevi sakinlerine Anneler Günü’nde anlamlı dokunuş Bilecik hizmet veren bir güzellik merkezi sahibi Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan yaşlılara Anneler Günü sürprizi yaptı. Bilecik’te hizmet veren güzellik merkezi sahibi Aysun Karamanoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan yaşlıları Anneler Günü dolayısıyla ziyaret ederek anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Gerçekleştirilen ziyarette huzurevi sakinlerine küçük bakım ve güzellik dokunuşları yapılırken, duygu dolu anlar yaşandı. "Onları bir nebze olsun gülümsetebildiysek ne mutlu bize" Annelerin yüzünde küçük de olsa bir tebessüm oluşturabilmenin en büyük mutluluk olduğunu ifade eden Aysun Karamanoğlu, "Anneler Günü münasebetiyle burada bulunan annelerimizi ziyaret etmek istedik. Onları bir nebze olsun gülümsetebildiysek ne mutlu bize. Sevginin, ilginin ve samimiyetin en kıymetli hediye olduğuna inanıyoruz" dedi. Karamanoğlu ayrıca projeye destek veren kurum yetkililerine teşekkür ederek, "Bu anlamlı günde bizleri ağırlayan İl Müdürümüz Nejat İlhan’a ve Kurucu Müdürümüz Seyhan Hanım’a teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Toplumun her kesimine dokunmayı amaçladıklarını belirten Karamanoğlu, sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen dönemlerde de devam edeceğini söyledi. Son olarak Güzellik merkezi sahibi Aysun Karamanoğlu ve çalışanları huzurevindeki kalan tüm kadınlarına çiçek vererek, Anneler Gününü kutladılar. Ardından hep birlikte çiftetelli oynayarak, güzel bir geçirmelerine vesile oldular.
Ankara Arakçi’den Fidan’a: "ABD’nin bölgedeki adımları diplomasi sürecini zedeliyor" İran’ın Ankara Büyükelçiliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin Fars Körfezi’ndeki faaliyetleri ve Amerikalı yetkililerin söylemlerinin diplomasi sürecine ilişkin kuşkuları artırdığını söylediğini açıkladı. İran’ın Ankara Büyükelçiliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiğini bildirdi. Büyükelçiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, görüşmede bölgesel gelişmeler ve diplomasi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu belirtildi. Paylaşımda, Arakçi’nin görüşmede, "Amerikan güçlerinin son dönemde Fars Körfezi’nde gerilim oluşturan faaliyetleri ve ateşkesi ihlal eden çok sayıdaki eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyeti ve ciddiyetine ilişkin kuşkuları artırmıştır" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Arakçi’nin ayrıca, bazı üst düzey Amerikalı yetkililerin "aşağılayıcı ve hakaret içeren söylemlerine" değinerek, Washington yönetiminin yaklaşımının diplomasi sürecini zayıflattığını savunduğu kaydedildi. Paylaşımda, Arakçi’nin, "Amerikan tarafının yıkıcı yaklaşımının diplomasi sürecini zayıflattığını ve İran halkının Amerikan tarafının niyetlerine yönelik güvensizliğini derinleştirdiğini" ifade ettiği belirtildi. İranlı Bakanın, mevcut diplomatik sürecin ilerletilebilmesi için "karşı tarafın yasa dışı saldırıları ile maksimalist ve mantıksız yaklaşımlarının durdurulmasının gerekli olduğunu" söylediği bildirildi.