EKONOMİ - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 09:29

Muş’tan batı illerine 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilecek

A
A
A
Muş’tan batı illerine 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilecek

Kurban bayramı öncesi Muş’ta hayvan hareketliliği başladı. Başta İstanbul, Bursa, Mersin ve Diyarbakır olmak üzere yaklaşık 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilmesi bekleniyor.


Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Muş’ta, Kurban bayramı öncesi kurbanlık hayvan sevkiyatı hız kazandı. Bayram süresince batı illerine yaklaşık 50 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan sevki yapılacak. İl dışına sevk edilecek hayvanların yaklaşık 15 bininin büyükbaş, 35 bininin ise küçükbaş hayvanlardan oluşacak. Başta İstanbul, Bursa ve Mersin olmak üzere birçok ile yoğun sevkiyat yapılacak kurbanlık hayvanların küpeli ve sağlık kontrollerinin tamamlandı. Kurban Bayramı hazırlıkları kapsamında kent genelinde denetimlerin artırılırken, hayvan pazarları, mezbahaneler ve yol kontrollerinde 16 veteriner hekim görev yapacak.


Kurban Bayramı öncesinde yapılan hazırlıklarla ilgili açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç, Hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olan Muş’ta, Kurban bayramı süresince hem il içindeki kurbanlık ihtiyacının karşılanacağı hem de batı illerine yapılacak yaklaşık 50 bin hayvan sevkiyatıyla ülke ekonomisine önemli katkı sunulacağını belirterek, "Ülkemizde 27-30 Mayıs tarihleri arasında Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Tabii Kurban bayramı ile birlikte hayvan hareketlerinde ve sirkülasyonda artışın olduğu bir döneme giriyoruz. Bu anlamda da yetkili kurumlar ve makamlar tarafından alınan kararlar ile tedbirlere harfiyen uyulması oldukça önem arz eden bir konudur. Öncelikle kurbanlık hayvanlarımızın; büyükbaşlarda iki yaşını, küçükbaş hayvanlarda ise bir yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Kurbanlık olarak seçilecek hayvanların kimliklendirilmiş, yani küpeli olması ve Bakanlıkça belirlenen belgelerinin de beraberinde bulundurulmasına dikkat etmemiz gerekmektedir" dedi.


Kurbanlık hayvan seçiminde vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirterek, çok zayıf, gebe ya da yeni doğum yapmış hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini ifade eden Müdür Gönç, "Bununla birlikte kurbanlık olarak seçeceğimiz hayvanın çok zayıf, gebe veya yeni doğum yapmış bir hayvan olmamasına; vücudunda anormal bir akıntı bulunmamasına, burun akıntısı, öksürük ve ishal gibi semptomlar göstermemesine dikkat etmeliyiz. Özellikle hayvan varlığımızın devamlılığı ve sürdürülebilirliği açısından erkek hayvanlara öncelik tanımalıyız. Bununla birlikte damızlık değeri yüksek olan dişi hayvanlarımızı kurban olarak seçmemeliyiz. Bakanlık olarak "Tarım Cebimde" mobil uygulaması da şu an kullanımda bulunmaktadır. Burada özellikle kurban olarak seçeceğimiz hayvanın kulak küpe numarasını mobil uygulama üzerinden sorgulatarak hayvanımızın türünü, ırkını, cinsiyetini ve yaşını öğrenip güvenle kesim yapma şansımız söz konusudur" şeklinde konuştu.



"16 veteriner hekimle Kurban bayramı süresince sahada olacağız"


Kurban kesimlerinin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onay verilen kesimhaneler ile kurban hizmetleri komisyonu tarafından belirlenen alanlarda yapılması gerektiğini belirten Gönç, "Kurbanlık hayvanlarımızı Bakanlığımızdan onaylı kesimhanelerde ve kurban hizmetleri komisyonu tarafından belirlenen kesim yerlerinde kestirmemiz gerekmektedir. Kesim işlemlerini kesinlikle cadde, park ve sokak gibi kamusal alanlarda yapmamalıyız. Çünkü kesim sırasında oluşan atıklar birçok hastalığın yayılmasına neden olabilmektedir. İl Müdürlüğü olarak kurban hizmetleri kapsamındaki çalışmalarımızı tamamladık, hazırlıklarımızı bitirdik. Her ilçemizde iki veteriner hekim olmak üzere, hayvan pazarlarında ve mezbahanelerde görevli personellerimizle birlikte toplam 16 veteriner hekimle Kurban bayramı süresince sahada olacağız ve hizmet vereceğiz" diye konuştu.



"İl dışına 15 binini büyükbaş, 35 binini ise küçükbaş 50 bin civarında hayvan sevkiyatı yapılmasını bekliyoruz"


Bayram süresince il dışına yaklaşık 50 bin hayvan gönderilmesinin öngörüldüğü belirten Müdür Gönç, bu rakamın yaklaşık 15 binini büyükbaş, 35 binini ise küçükbaş hayvanların oluşturacağını söyleyerek, "Bununla birlikte ilimizde kurbanlık hayvan varlığı açısından herhangi bir sıkıntımız bulunmadığını, yeterli miktarda hayvan stoğumuzun olduğunu özellikle belirtmek isterim. Bu yıl Kurban Bayramı süresince ilimizde yaklaşık 3 bin civarında büyükbaş, yaklaşık 9 bin civarında da küçükbaş hayvanın kesilmesini bekliyoruz. İlimizden başta çevre iller olmak üzere Diyarbakır, Mersin, İstanbul ve Bursa ağırlıklı olarak yoğun bir kurbanlık hayvan sevki bulunmaktadır. Kurban Bayramı süresince il dışına yaklaşık 50 bin civarında hayvan sevkiyatı yapılmasını bekliyoruz. Bu hayvan varlığının yaklaşık 15 binini büyükbaş, yaklaşık 35 binini ise küçükbaş hayvanların oluşturacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Kurbanlık fiyatlarının hayvanın kilosu ve ağırlığına göre 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor"


Muş merkeze bağlı Muratköy köyünde bulunan besi işletmesinin sahibi Erdal Yalvarıcı, kurbanlık fiyatlarının hayvanın kilosu ve ağırlığına göre 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değiştiği belirterek, "Biz hayvancılıkla uğraşıyoruz. Tabii hayvancılık bizim dede-baba mesleğimiz. Özellikle besicilik alanında işletmemizi faal hale getirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hayvanlarımız iki yıl boyunca yaylada kaldıktan sonra son 7-8 aylık süreçte burada besiye alınıyor. Besi sürecinin ardından istediğimiz şartlarda güzel bir randıman elde ederek vatandaşlarımıza kaliteli hayvanlar sunmaya çalışıyoruz. İşimizi seviyoruz, sürekli çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Hayvanlarımızı Avrupa yakasına sevk ediyoruz. Sevk öncesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından numuneler alınıyor ve Ankara Şap Enstitüsü’ne gönderiliyor. Enstitüden olumlu sonuçlar geldikten sonra Avrupa yakasına sevkiyatlarımız başlıyor ve kurbanlıklarımızı gönderiyoruz. Kurbanlık hayvanlarımızın ağırlıkları 400 kilogramdan başlayıp 1 tona kadar ulaşıyor. Vatandaşların bütçelerine uygun şekilde hayvan yetiştiriyoruz. Böylelikle randımanı yüksek hayvanlarımızı insanların hizmetine sunuyoruz. Kurbanlık fiyatlarımız ise hayvanın kilosuna ve ağırlığına göre değişmekle birlikte 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor" dedi.



Muş’tan batı illerine 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğlalı milli okçulardan 2 altın, 1 gümüş madalya 2026 Okçuluk Dünya Kupası’nda Türkiye, makaralı yay kategorilerinde büyük bir başarıya imza attı. Çin’de düzenlenen organizasyonda, aralarında Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcuları Hazal Burun ve Emircan Haney’in de bulunduğu milli takım sporcuları toplamda 2 altın ve 1 gümüş madalya kazandı. Çin’de düzenlenen 2026 Okçuluk Dünya Kupası’nda Aralarında Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcuları Hazal Burun ve Emircan Haney’in de bulunduğu milli okçular Türkiye’ye gurur yaşattı. Kadın milli takımından altın madalya Makaralı Yay Kadın Milli Takımımız; Hazal Burun, Defne Çakmak ve Emine Rabia Oğuz’dan oluşan kadrosuyla finalde Amerika Birleşik Devletleri ile karşı karşıya geldi. Büyük heyecana sahne olan mücadelede rakibini 233-232 mağlup eden millilerimiz, altın madalyanın sahibi oldu. Erkek milli takımı zirvede Günün bir diğer altın madalyası ise Makaralı Yay Erkek Milli Takımımızdan geldi. Batuhan Akçaoğlu, Yağız Sezgin ve Emircan Haney’den oluşan milli takımımız, finalde Amerika Birleşik Devletleri’ni 234-231’lik skorla geçerek şampiyonluğa ulaştı. Hazal Burun ve Emircan Haney’den gümüş madalya Karışık Takım kategorisinde mücadele eden Hazal Burun ve Emircan Haney ikilisi de başarılı performanslarıyla dikkat çekti. Milli sporcularımız, turnuvayı gümüş madalya ile tamamlayarak Türkiye’ye bir madalya daha kazandırdı. Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcuları Hazal Burun ve Emircan Haney’in uluslararası arenada elde ettiği başarılar, hem Türkiye’ye hem de Muğla’ya büyük gurur yaşattı. Başkan Aras: "Muğla’mızın gururu oldular" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, elde edilen başarıların ardından sporcuları ve teknik ekibi kutladı. Başkan Aras "Çin’de düzenlenen 2026 Okçuluk Dünya Kupası’nda ülkemizi başarıyla temsil eden, Muğla Büyükşehir Belediyemizin gururu Hazal Burun ve Emircan Haney başta olmak üzere tüm milli takım sporcularımızı yürekten kutluyorum. Kazandıkları madalyalarla hem ülkemize hem de Muğla’mıza büyük bir gurur yaşattılar. Sporcularımızın başarılarının artarak devam edeceğine inanıyor, emeği geçen antrenörlerimize ve teknik ekibe teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Tehlike oluşturan ve suç yuvasına dönen metruk binalar yıkılıyor Samsun’un İlkadım Belediyesi, kentte tehlike oluşturan, suç yuvasına dönüşen ve yıkılma riski taşıyan metruk binaların yıkımına devam ediyor. Bu dönemde 100’e yakın metruk bina yıkılırken, sırada yıkılması planlanan 40 bina daha bulunuyor. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kentte bulunan bazı metruk binaların hem sosyal hem de fiziksel açıdan tehlike oluşturduğunun altını çizdi. Metruk binaların kendiliğinden yıkılarak çevredeki bina ve insanlara zarar verebileceği gibi, terk edilmiş olmaları nedeniyle başka şahıslar tarafından kötü amaçlarla da kullanılabildiğine dikkat çeken Başkan Kurnaz, yıkımı yapılan binaların sahiplerinin herhangi bir hak kaybına uğramadığının da altını çizdi. "100 metruk bina yıktık, sırada 40 bina var" Şimdiye kadar 100 metruk binanın yıkımını gerçekleştirdiklerinin altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, "Metruk binalar hem güvenlik açısından önemli hem de çeşitli suçların işlendiği yerler. Emniyet Müdürlüğünün de talebiyle metruk binaların tespitini komisyonumuz tarafından yaparak, encümen kararı ile ortadan kaldırıyoruz. Metruk bina sahibi olan vatandaşlar bize yardımcı olursa temizlenmesi daha çabuk olacak. Çünkü terk edilmiş, başkalarının mekanı olmuş, suç yuvası haline gelmiş binalar, güvenlik açısından çeşitli suçların işlendiği yerler. Bugüne kadar 100’e yakın metruk bina yıktık. Hızlı bir şekilde yıkmaya devam ediyoruz. Hem şehrin güvenliğine katkıda bulunuyoruz hem de çevre kirliliğini önlemek, kötü görüntüyü ortadan kaldırmak ve binanın plansız şekilde yıkılarak zarar oluşturmaması için bu binaları hızlı bir şekilde temizlemeye devam edeceğiz. Encümenden yıkım kararı aldığımız yaklaşık 40’a yakın metruk bina daha var. Bunları da hızlı bir şekilde temizleyerek şehrimize katkıda bulunacağız" dedi. "Yıkılan binaların sahiplerinin hakları zayi olmuyor" Yıktıkları binaları kayıt altına aldıklarını ve hak sahiplerinin herhangi bir kaybının olmadığını da belirten Kurnaz, ayrıca şunları söyledi: "Metruk binalar yıkıldığında bina sahipleri o arsadaki haklarını kaybetmiyor. Kentsel dönüşümle ilgili olarak bunlar tutanak altına alınıyor. Burada bir bina olduğu, kaç katlı olduğu ve alanının ne olduğu tespit edildikten sonra yıkılıyor. Bu binaları tehlike oluşturduğu için yıkma kararı aldığımızdan vatandaşlarımızın hakları zayi olmuyor. Neticede vatandaşımızın yıkılmadan önce burada bağımsız bir bölümü vardı. Yıkıldıktan sonra belgeleri ile de desteklendiği için yine diğer vatandaşlar gibi kentsel dönüşümden haklarını elde edecekler." Belediyeye bağlı yıkım ekipleri son olarak İlyasköy Mahallesi’nde bulunan bir metruk binanın yıkımını gerçekleştirdi.
Muğla Marmaris’in sporcu çocukları havuz probleminin çözülmesini istiyor Muğla’nın Marmaris ilçesinde belediyeye ait kapalı yüzme havuzunun ani bir kararla kapatılması, yüzlerce genç sporcu ve ailelerini mağdur etti. Yaklaşık bir aydır havuzdan uzak kalan küçük ve yıldız kategorisindeki yüzücüler, şampiyonalara kara antrenmanlarıyla hazırlanmak zorunda kalırken, çevre ilçelerdeki havuzlara gidip gelmek için her gün en az 4 saatlerini yolda geçirdiklerini belirttiler. 2005 yılında düzenlenen Marmaris Uluslararası Denizcilik Festivali kapsamında dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal tarafından açılışı yapılan belediyeye ait yüzme tesisi, yıllardır ilçede yüzlerce sporcuya hizmet veriyordu. Ulusal ve uluslararası birçok organizasyona ev sahipliği yapan tesisin havuzu, aradan geçen 21 yılın ardından geçtiğimiz Nisan ayında belediyenin aldığı kararla kapatıldı. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılan ve başka bir ilde çekildiği öğrenilen boş havuz görüntülerinin Marmaris’te çekildiğinin sanılması ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Velilerin "ironi" amacıyla paylaştığı belirtilen video kısa sürede yayılarak tepkilerin büyümesine neden oldu. "Su hissiyatımızı kaybediyoruz" Genç sporcular, havuzdan uzak kaldıkları süreçte amfi tiyatro merdivenlerinde kara antrenmanları yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, su hissiyatlarının azaldığını ve derecelerinde düşüş yaşadıklarını söyledi. Sporcular, yaklaşan yarışmalarda başarı elde edememe endişesi yaşadıklarını dile getirdi. Yaklaşık 300 sporcunun kullandığı havuzun kapanmasının ardından antrenmanlar durdurulurken, kulüp ofislerinin de boşaltılması istendiği belirtildi. Kararın ardından sporcular ve veliler defalarca basın açıklaması yaptı. Veliler, kapatma kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak gençlerin spor yapma hakkının anayasal güvence altında olduğunu ifade etti. "Derecelerimiz düştüğü için üzülüyorum" 9 yaşındaki yüzücü Vera Seyhan, antrenmanlarını havuz yerine kara çalışmalarıyla sürdürmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Çok madalyam var. Kara antrenmanları yaptığımız için derecelerimizin düşmesine üzülüyorum. Havuzumuz açık olsaydı her gün Muğla’ya gidip gelmek zorunda kalmazdık. Havuzumuzu geri istiyorum" dedi. "Eşit şartlarda yarışamıyoruz" Milli takım federasyon karmasına seçilen ve Temmuz ayında Bulgaristan’daki kampa katılacak olan 15 yaşındaki Alara Darı ise "Seçildiğim için çok mutluyum. Yurt dışında ülkemi ve Marmaris’in adını duyurmak için elimden geleni yapmaya hazırım. Ancak diğer sporcularla eşit şartlarda yarışmıyoruz. Çalışabileceğimiz bir havuzumuz olsun istiyoruz" diye konuştu. "Milli takım kadrosunu bir saniyeyle kaçırdım" Kadir Kürşat Barbaros, 10 yılı aşkın süredir yüzdüğünü belirterek, havuzun kapanmasının performanslarını doğrudan etkilediğini söyledi. Barbaros; "17-19 Nisan’da yapılan milli takım seçmelerinde çok küçük bir farkla milli takım yarışlarına katılma hakkını kaybettim. Türkiye ikincisi oldum, okul sporları final yarışlarında ise 50 metre sırtta Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Biz sadece havuzumuzun açılmasını istiyoruz. Arkamızdan gelen küçük kardeşlerimizin daha iyi bir yüzme kariyerine sahip olması için bu havuzların açık olması gerekiyor" dedi. 11 yaşındaki yüzücü Noyan Seyhan da her gün Muğla’ya gitmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Derslerimiz aksıyor, notlarımız düşüyor. Kara antrenmanlarında yüzemediğimiz için su hissiyatımızı kaybediyoruz" ifadelerini kullandı. 10 yaşındaki Ayaz Ümmetoğlu ise havuzun kapanmasının hem derslerini hem de derecelerini olumsuz etkilediğini belirterek havuzun yeniden açılmasını istedi. "Çocuklarımızın geleceği için mücadele ediyoruz" Yüzücü velisi Ali Özkaynak, iki oğlunun lisanslı yüzücü olduğunu belirterek, "Bir aydır çocuklarımızı her gün Muğla’ya götürmek zorunda kalıyoruz. İki hafta sonra yarışları var. İlgililere defalarca ulaşmaya çalıştık ancak sonuç alamadık. Çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan uzak, vatana millete faydalı bireyler olmasını istiyoruz" dedi. Yüzücü velisi Kamil Memişoğlu da çocuklarını kendi imkanlarıyla Ortaca ve Muğla’daki antrenmanlara götürdüklerini belirterek, "Bir aydır çok mağduruz. Çocuklarımız için havuz istiyoruz" diye konuştu. Minik yüzücülerden Mira Ok ise "İki yıldır yüzüyorum. Havuz kapanınca yüzemez olduk. Lütfen havuzumuzu geri açın" sözleriyle çağrıda bulundu. "Çocuklar yollarda çok yoruluyor" Yüzücü velisi Tülin Ahiakın, 13 yaşındaki oğlunun Türkiye dereceleri bulunduğunu belirterek, "6 Nisan’da havuz hiçbir bildirim yapılmadan kapatıldı. Spor İl Müdürümüz sayesinde Muğla ve Ortaca’da antrenman imkanı sağlandı ancak çocukları her gün bu ilçelere götürmek gerçekten çok zor. Çocuklar yollarda çok yoruluyor" dedi. Kapanan havuzlarının önüne gelerek boyunlarında aldıkları başarı madalyaları ile havuzlarının açılmasını isteyen çocuklar ’havuzumuz açılırsa daha başarılı olacağız, lütfen havuzumuzu açın’ diyerek ilgililere seslendiler.