KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2026 Cuma 09:31

Marmaris’te Latin rüzgarı başladı

A
A
A
Marmaris’te Latin rüzgarı başladı

Marmaris Belediyesi’nin ilk kez düzenlediği Latin Fest, renkli korteji, dans gösterileri ve konserlerle başladı. 14 Latin Amerika ülkesinden ekiplerin katıldığı festivale çok sayıda büyükelçi ve diplomat da katılırken, etkinlik 10 Mayıs’a kadar kenti müzik, dans ve gastronomiyle buluşturacak.



Latin Fest, Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde renkli görüntülerle başladı. 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen festival, Latin Amerika’nın müziğini, dansını ve mutfağını Marmaris’e taşıyarak dört gün boyunca kenti adeta bir Latin karnavalına dönüştürecek. Türkiye’nin en kapsamlı Latin etkinliklerinden biri olarak gösterilen festivale Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Guatemala, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Uruguay ve Venezuela’dan ekipler katıldı. Festivalin açılışı, Latin Amerika ülkelerinin Türkiye’deki büyükelçileri ve diplomatlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dominik Cumhuriyeti Büyükelçisi Elvis Alam Lora, El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Caldéron, Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernndez Recinos, Meksika Büyükelçisi Francisco Javier Daz de Len, Nikaragua Büyükelçisi Tatiana Garcia, Panama Büyükelçisi Karina Arias Fonseca, Paraguay Büyükelçisi Cirilo Guillermo Sosa Flores, Uruguay Büyükelçisi Hugo Cayrus ile Venezuela, Brezilya, Şili ve Arjantinli diplomatlar festivale konuk olarak katıldı.



Festivalin ilk etkinliği, Marmaris Kültür ve Sanat Evi’nde açılan fotoğraf sergisi oldu. Ardından gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ise Marmaris sokaklarını renklendirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde yapılan yürüyüşte Latin ülkelerinden gelen dansçılar ve vatandaşlar birlikte dans ederek festival coşkusunu yaşadı. Konuk diplomatların da katıldığı yürüyüşe Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de elindeki Türk bayrağıyla öncülük etti. Yat Limanı girişinden başlayıp festivalin ana merkezi olan 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda sona eren kortej büyük ilgi gördü.



Meydanda mini konser veren bandonun gösterisi sonrası açılış konuşmasını yapan Başkan Acar Ünlü, festivalin yalnızca bir eğlence etkinliği olmadığını vurgulayarak kültürler arası dostluk ve barış mesajı verdi. Konuşmasına İspanyolca "Hoş geldiniz" diyerek başlayan Başkan Ünlü, "Bugün sadece bir festivalin açılışını yapmıyoruz. Bugün, kültürlerin birbirine bağlandığı, müziğin dili aştığı ve sanatın insanları birbirine yaklaştırdığı bir buluşmanın kapılarını açıyoruz. Dünyanın birçok yerinde çatışmaların, bölünmelerin ve kutuplaşmanın konuşmalara hakim olduğu bir dönemde, Marmaris’ten farklı bir mesaj göndermek istedik. Şunu söyledik; insanlar aynı sofrada yemek yiyebiliyorsa, aynı ritimle dans edebiliyorsa, aynı şarkıya eşlik edebiliyorsa, aynı resmin önünde durup birlikte duygulanabiliyorsa o zaman umut hâlâ var. Ve bu festival tam da bu umudun festivalidir" diye konuştu.



"Marmaris, tarih boyunca denizle bir araya gelen bir şehir olmuştur" diyen Başkan Ünlü, "Şimdi, Marmaris’in sadece güneşi ve deniziyle değil, aynı zamanda sanatı, kültürü, festivalleri ve uluslararası dostluklarıyla da tanınmasını istiyoruz. Çünkü bir şehrin gerçek gücünün sadece binalarında değil, kurduğu bağlantılarda olduğuna inanıyoruz. Umarım bugün burada kurulan bağlar, Türkiye ile Latin Amerika ülkeleri arasında yeni dostluklara, yeni iş birliklerine ve güçlü, uzun ömürlü ilişkilere yol açar. Dünya barışına küçük de olsa bir katkı sağlar. Hepimize birlikte harika bir festival diliyorum ve hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" diyerek sözlerini bitirdi.



Açılış konuşmalarının ardından sahne alan Cem Moreno, verdiği konserle festivale katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı. Festival boyunca dans gösterileri, ülke stantları, el sanatları sergileri, Latin yemekleri ve kahve tadımları gibi birçok etkinlik ziyaretçilerle buluşacak. Ayrıca Kültür ve Sanat Evi’nde Latin filmlerinin gösterimleri de yapılacak.



Marmaris’te Latin rüzgarı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Güzellik merkezlerine çektikleri vatandaşları dolandıran çeteye operasyon: 12 tutuklama Vatandaşları cazip kampanyalarla güzellik merkezlerine çekip şantaj, tehdit ve nitelikli dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen suç örgütüne yönelik Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 14 kişiden 12’si tutuklandı. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren bir güzellik merkezinin vatandaşları "cazip kampanya" ve "uygun fiyat" vaatleriyle iş yerine çektiği belirlendi. Yapılan incelemelerde mağdurların karmaşık sözleşmelerle baskı altına alındığı, yüksek bedelli sözleşmeler imzalatıldığı ve bu sözleşmelerin şantaj unsuru olarak kullanıldığı tespit edildi. Polis ekiplerinin detaylı çalışmalarında işletme çalışanlarının "taksit yapma" bahanesiyle müşterilerin mobil bankacılık şifrelerini ele geçirdiği, işlem seansları sırasında mağdurların görüş alanı engellendikten sonra çantalarındaki nakit para ve ziynet eşyalarının çalındığı, ayrıca kredi kartlarından mağdurların bilgisi dışında yüksek tutarlı işlemler yapıldığı, örgütün Tekirdağ dışında Afyonkarahisar, Çorum, Erzincan, Kırıkkale, Tokat ve İstanbul’un Silivri ilçesindeki şubeleri üzerinden de organize şekilde benzer faaliyetlerde bulunduğu belirlendi. MASAK raporları, HTS incelemeleri ve güvenlik kamerası görüntülerinin analizleri doğrultusunda Tekirdağ merkezli olarak İstanbul ve Çorum’da operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametleri ile güzellik merkezlerinde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, çok sayıda SIM kart, 2 bilgisayar ile şirket kuruluş evrakları ve noter belgeleri ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bursa Evlilik öncesi tarama, talaseminin önlenmesinde kritik rol oynuyor VM Medical Park Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Nihan Alkış, Talasemi (Akdeniz Anemisi) hakkında bilgi vererek hastalığın kalıtsal ve genetik geçişli bir kan hastalığı olduğunu belirtti ve erken tanı ile taramanın önemine dikkat çekti. Talaseminin, kırmızı kan hücrelerinde oksijen taşıyan hemoglobin üretimindeki bozukluk sonucu geliştiğini ifade eden Uzm. Dr. Alkış, hastalığın minör (taşıyıcılık), intermedia ve major olmak üzere üç farklı formda görüldüğünü söyledi. Klinik tespitlerin hastalığın tipine göre değiştiğini belirten Alkış, talasemi minör yani taşıyıcılık formunun belirti vermeden seyrettiğini ve genellikle evlilik öncesi tarama testlerinde tespit edildiğini vurguladı. " Talasemi major erken dönemde belirti verir" Talasemi majorun genellikle bebeklik döneminde belirti verdiğini ifade eden Uzm. Dr. Nihan Alkış; solukluk, dalak ve karaciğer büyümesine bağlı karın şişliği ile büyüme geriliğinin sık görülen şikayetler arasında yer aldığını söyledi. Bu hastaların yaşamın erken dönemlerinden itibaren düzenli kan nakline ihtiyaç duyabildiğini ve bu sürecin ömür boyu devam edebileceğini belirtti. " Talasemi minor çoğu zaman fark edilmeyebilir" Talasemi minörlü bireylerde genellikle belirgin şikâyet görülmediğini belirten Uzm. Dr. Alkış, bu nedenle taşıyıcılığın çoğu zaman fark edilmeden nesilden nesile aktarılabildiğini söyledi. Talasemi intermedia hastalarında ise belirtilerin daha ileri yaşlarda ortaya çıkabildiğini ve zaman zaman kan nakli gerekliliği doğabildiğini ifade etti. "Tedavi ve takip büyük önem taşıyor" Tedavinin hastalığın tipine göre planlandığını vurgulayan Uzm. Dr. Nihan Alkış, talasemi majörlü hastalarda kan nakli, demir yükünü azaltıcı tedaviler ve uygun verici bulunması durumunda kemik iliği naklinin uygulanabildiğini belirtti. Son yıllarda geliştirilen Luspatercept etken maddeli ilacın, bazı hastalarda kan nakli ihtiyacını azaltabildiğini de sözlerine ekledi. "En etkili yöntem: tarama" Talaseminin genetik geçişli bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Alkış, "Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olduğu durumlarda, her gebelikte yüzde 25 oranında hasta çocuk doğma riski bulunmaktadır. Bu nedenle evlilik öncesi taramalar ve doğum öncesi tanı yöntemleri sayesinde talasemi büyük ölçüde önlenebilir" dedi. Eşlerin her ikisinin de taşıyıcı olduğu durumlarda doğacak çocuğun yüzde 25 hasta, yüzde 50 taşıyıcı ve yüzde 25 sağlıklı olma ihtimali bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Nihan Alkış, eşlerden yalnızca birinin taşıyıcı olması durumunda ise çocukların hasta olmayacağını ancak yüzde 50 oranında taşıyıcı olabileceğini ifade etti. Bu nedenle taşıyıcı çiftlerin, gebeliğin erken döneminde doğum öncesi tanı merkezlerine başvurmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Her yıl Dünya Talasemi Günü’nün toplumda farkındalık oluşturmak için önemli bir fırsat olduğunu belirten Uzm. Dr. Alkış, 1993 yılından bu yana bu özel gün kapsamında bilinçlendirme çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’de 1 Kasım 2018’den itibaren uygulanan "Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı" ile taşıyıcı bireylerin tespit edilerek hasta bebek doğumlarının önlenmesinin hedeflendiğini belirten Uzm. Dr. Nihan Alkış, bilinçli yaklaşım, düzenli kontrol ve erken tanının hastalıkla mücadelede en güçlü adımlar olduğunu vurguladı.