KÜLTÜR SANAT - 24 Mart 2025 Pazartesi 14:03

Acı Ot Festivali Bodrumlu şefleri ağırlıyor

A
A
A
Acı Ot Festivali Bodrumlu şefleri ağırlıyor

Bodrum’un sevilen gastronomi etkinliklerinden Acı Ot Festivali, bu yıl da Bodrumlu şefleri mutfağında ağırlıyor.



Festival kapsamında, bölgenin deneyimli şefleri yöresel lezzetleri ve ot yemeklerini ziyaretçiler için hazırlayacak. Bodrum’un zengin mutfak kültürünü yansıtan bu özel menülerde, Ege’nin şifalı otları başrolde olacak. Usta şeflerin sunumları, hem lezzet dolu bir deneyim sunacak hem de yerel tatların yaşatılmasına katkı sağlayacak.



6. Acı Ot Festivali 5-6 Nisan’da Ortakent’te


Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Acı Ot Festivali, bu yıl 5-6 Nisan 2025 tarihlerinde Ortakent köy içinde gerçekleşecek. Ortakent Yahşi Yalılarını Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği (OYDER) tarafından düzenlenen festival Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Esnaf Odası’nın desteğiyle gerçekleşiyor.



Ege’nin doğal lezzetleri tek çatı altında


Acı ot, baldıran, delikenker, turp otu, tilkişen ve ada marulu gibi şifalı otlar, Bodrum’un bereketli topraklarından toplanarak festival alanında yerini alacak. Yerel üreticiler, kendi elleriyle hazırladıkları zeytinyağı, çökelek peyniri, ev yapımı reçeller, sabunlar ve daha birçok doğal ürünü satışa sunacak. Bu alan, Ege mutfağının özünü tatmak ve yöresel üreticilere destek olmak isteyenler için büyük bir fırsat olarak görülüyor.



Atölyeler, söyleşiler ve şeflerden tadımlar


Festival boyunca sadece lezzet değil, bilgi ve deneyim de paylaşılacak. Ünlü şefler ve gastronomi uzmanları tarafından düzenlenecek atölyelerde Ege otlarıyla yapılan yemekler tanıtılacak. Influencerlar ve gastronomi yazarları ile gerçekleşecek söyleşilerde ise sağlıklı beslenme ve yerel ürünlerin kullanımı gibi konular ele alınacak.



Konserler ve kültürel gösterilerle festival coşkusu


Festivalin eğlence kısmı da en az lezzet bölümü kadar iddialı olacak. Yerel sanatçılar konserleriyle sahnede olacak, halk dansları ve geleneksel Ege şovlarıyla kültürel değerler ziyaretçilere aktarılacak. İki gün boyunca sürecek etkinlikler, Bodrum’un enerjisini ve neşesini Ortakent’e taşıyacak.



Festivalin organizasyonunu yürüten OYDER’in başkanı Öncel Erkal, "Bodrum’un zengin bitki örtüsünü ve geleneksel mutfağını tanıtmak için bu festivali düzenliyoruz. Bu yıl Bodrumlu şeflerimiz festival mutfağında olacak ve yöresel lezzetlerimizle dolu bir şölen yaşatacağız" dedi.



Geçtiğimiz yıl 80 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayan Acı Ot Festivali, bu yıl da Ege’nin en büyük gastronomi ve kültür etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.



Acı Ot Festivali Bodrumlu şefleri ağırlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Prof. Dr. Fatma Gültekin: "Türkiye’de maden sularının yüzde 96’sı boşa akıyor" Türkiye’nin maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahip olduğu ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranının boşa aktığı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin, maden suyunun (mineralli su), yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden veya teknik usullerle çıkartılan, mineral içeriği, kalıntı elementleri ve diğer bileşenleri ile her türlü kirlenme risklerine karşı korunmuş yer altı suları olduğunu söyledi. Gültekin "Sular yeraltına sızarken ve yukarıya çıkarken temas ettikleri değişik türdeki kayaçlardan farklı mineralleri bünyelerine alırlar. Böylece maden suyu özelliği kazanmış olurlar. Bu suları diğer sulardan ayıran en önemli özellik bünyelerinde normal sulardan daha fazla çözünmüş madde bulundurmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı maden suları, sağlıklı yaşam desteği ve sağlığı koruma, bazı hastalıkların doğrudan veya destekleyici tedavisi, bazı rahatsızlıkların giderilmesi ve önlenmesi gibi alanlarda kullanılır. Bunun için günlük sıvı ihtiyacının bir kısmını maden suyu içerek karşılamak gerekir" dedi. "Mineralli sular ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmüyor" Avrupa’da bebek mamalarının hazırlanmasından, sporcu beslenmesine, ileri yaştakilerin kullanımına kadar günlük sıvı tüketiminde rutinde kullanılan mineralli suların ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmediğine dikkat çeken Gültekin "Uzmanlar çocukluk döneminden itibaren insan metabolizmasına olan faydalarının olduğunu belirtirken ülkemizde tüketim oldukça kısıtlıdır. Bunun nedeni maden suyu ile sodanın karıştırılmasıdır. Oysa maden suyu, doğal yollardan elde edilen birçok çözünmüş madde ve eser element içeren şifalı bir su iken; soda işlenmiş suya litresinde en az 750 mg olacak şekilde soda (sodyum bikarbonat) ve litresinde 2-4 g düzeyde karbondioksit katılıp şişelenerek üretilen yapay bir içecektir. Türkiye maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahiptir, ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranı boşa akmaktadır. Maden sularının kozmetik uygulamaları, insan psikolojisi üzerine etkisi, mutfak uygulamalarında kullanımı, çocuk ve sporcu beslenmesindeki önemi nedeniyle günden güne kişi başı kullanımı artmaktadır. Ancak bu oran Avrupa ülkelerine göre ülkemizde 10 kat daha düşüktür" diye konuştu. "Trabzon’da yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunuyor" Trabzon’da çıkartılarak işlenen bir kaç bilinen maden suyunun dışında hemen her ilçede yöre halkı tarafından kullanılan ve şifalı su olarak kabul edilen kaynaklar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Gültekin "Bu kaynakların bir kısmı ile ilgili çalışmalar bulunsa da kısıtlıdır. Çünkü bu tür kaynak sularının kullanıma sunulmadan önce ilgili yönetmelikler gereği çok sayıda parametre açısından analiz edilmesi gerekir. Bu analizlerin maliyeti yüksek olduğu için özellikle debisi ekonomik açıdan önemli olanlar değerlendirilmeye alınmaktadır. Trabzon il sınırları içerisinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunmaktadır. Bu kaynakların çoğunun debileri çok düşük olduğu için ayrıntılı kimyasal analizleri yapılmamıştır. Bu kaynaklar bir proje kapsamında ele alınarak tekrar çalışılır ve kullanım alanları belirlenerek halkın kullanımına sunulursa yöreye ekonomik gelir sağlayabilirler. Maden suyu özelliği gösteren bu tür kaynaklar debileri açısından ekonomik değer taşımazlarsa bile içmece olarak kullanılabilirler. Bu şekilde belirlenen kaynaklar Sağlık Bakanlığının ilgili yönetmelikleri gereğince takip edildikleri için halkın sağlıklı su tüketimine de katkı olacaktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken Trabzon’un maden suyu kaynaklarının araştırılması, mevcut kaynakların her türlü analizlerinin yapılarak ekonomiye kazandırılması turizmin çeşitlenmesi açısından da son derece önemlidir. Bu konuda karar vericiler ile araştırmacıların birlikte yapacakları çalışmalar olumlu sonuçlar verebilir" ifadelerini kullandı.