EĞİTİM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 09:37

Silifke’de genç yetenekler sahnede yarıştı

A
A
A
Silifke’de genç yetenekler sahnede yarıştı

Mersin’in Silifke ilçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geleneksel olarak düzenlenen ’Ortaokullar Arası Ses ve Sahne Performans Yarışması’nın finali yoğun katılım ve büyük heyecan içerisinde gerçekleştirildi.


Öğrencilerin sahne deneyimi kazanmaları ve müzikal gelişimlerine katkı sağlanması amacıyla düzenlenen yarışmada birbirinden başarılı performanslar sahnelendi. Final programında öğrenciler seslendirdikleri eserlerle izleyicilerden büyük alkış aldı.


Yarışmanın ardından dereceye giren öğrencilere ödülleri, Silifke İlçe Milli Eğitim Müdürü Fevzi Kültiğin Eroğlu, Şube Müdürü Bülent Akşahin, Silifke Öğretmenevi Müdürü Musa Eren ve Müdür Yardımcısı Mustafa Şahin Şakar tarafından verildi.


Yarışma sonucunda TOKİ Ortaokulu öğrencisi Burak Can Yıldırım birinci olurken, Seyfettin Tatoğlu Ortaokulu öğrencisi İrfan Eren Çolak ikinci, Atatürk Ortaokulu öğrencisi Ravza Gül Akış üçüncü oldu. Jüri Özel Ödülü ise Atayurt Ortaokulu öğrencisi Fatma Şimşek’e verildi.


Programın sonunda ilçede görev yapan müzik öğretmenleri sahne alarak birlikte seslendirdikleri şarkılarla geceye renk kattı. Coşkulu anların yaşandığı final programı izleyicilerden tam not aldı.



Silifke’de genç yetenekler sahnede yarıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Çarşamba’da Mevlid-i Nebi Haftası’nda konferans düzenlendi Samsun’un Çarşamba ilçesinde Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında "Hz. Peygamber ve Aile Ahlakı" konulu konferans düzenlendi. Programa konuşmacı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Doç. Dr. Burhan İşliyen katıldı. Çarşamba İlçe Müftülüğü tarafından organize edilen konferans, Cemil Şensoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam, Samsun İl Müftü Vekili Hacı Kahraman, Çarşamba İlçe Müftüsü Cemal Uzun, kurum amirleri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösterimiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan Çarşamba İlçe Müftüsü Cemal Uzun, ailenin korunmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan ettiğini hatırlatan Uzun, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılki Mevlid-i Nebi Haftası temasını "Hz. Peygamber ve Aile Ahlakı" olarak belirlediğini söyledi. Toplumda aile yapısının korunmasının önemine değinen Uzun, boşanma oranlarının arttığını belirterek, aile kurumuna her zamankinden daha fazla önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Samsun İl Müftü Vekili Hacı Kahraman da, konuşmasında güçlü toplumların güçlü aile yapısıyla mümkün olacağını söyledi. Nüfus azalmasının önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Kahraman, aile kurumunun korunmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Konuşmaların ardından kürsüye çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Doç. Dr. Burhan İşliyen, "Hz. Peygamber ve Aile Ahlakı" konulu konferans verdi. Peygamber Efendimizin aile hayatından örnekler paylaşan İşliyen, aile bireyleri arasındaki sevgi, saygı ve merhametin önemine vurgu yaptı. Son yıllarda artan boşanma oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İşliyen, aile kurumunun korunmasının toplum açısından hayati önemde olduğunu ifade etti. Medyada aile yapısını olumsuz etkileyen içeriklerin arttığına dikkat çeken İşliyen, evlilik hazırlığı yapan bireylerin dini ve ahlaki değerlere sahip olup olmadıklarının önemsenmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında Peygamber Efendimizin "Ahlakı en güzel olanlarınız, eşine en güzel davrananlarınızdır" hadisini hatırlatan İşliyen, "Aile toplumun temel yapı taşıdır. Mutlu bir aile ortamı için eşler arasında sevgi, saygı ve nezaket büyük önem taşımaktadır" dedi. Program, konferansın ardından sona erdi.
Manisa Manisa’da "Kadın Dostu Kent" hamlesi Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kadın Dostu Kentler Programı eğitimlerinde, kadınların kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir şartlarda yer alması için atılacak adımlar ele alındı. Üç gün süren programda Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın temelleri masaya yatırıldı. MANİSA (İHA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kadın Dostu Kentler Programı tematik alan eğitimleri başladı. Üç gün süren programda yerel düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi, kurumsal kapasitenin artırılması ve Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanması konuları ele alındı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve kız çocuklarının kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir şartlarda yer alabilmesi amacıyla yürütülen "Kadın Dostu Kentler Programı" kapsamında önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği finansman desteğiyle, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) yürütücülüğünde ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında sürdürülen programın üçüncü faz eğitimleri gerçekleştirildi. Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında; yaş, cinsiyet, köken, fiziksel ya da sosyo-ekonomik şart fark etmeksizin tüm kent sakinlerinin hak ve ihtiyaçlarını gözeten kapsayıcı yaşam alanlarının oluşturulması hedefleniyor. Program çerçevesinde sağlık, eğitim, sosyal hizmetler, ulaşım ve istihdam gibi temel hizmetlere eşit erişimin sağlanması, kadınların karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve yerel yönetimlerde eşitlik odaklı yaklaşımın kurumsallaştırılması amaçlanıyor. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kadın Dostu Kentler Projesi Yerel Eşitlik Uzmanı Aylin Çelik, geçen yıl başlayan eğitimlerin belediye personelinde önemli bir farkındalık dönüşümü oluşturduğunu belirtti. Çelik, "Kadın Dostu Kentler yaklaşımıyla eşitlik konusunun yalnızca belirli bir birimi değil, tüm belediye birimlerini ilgilendirdiğini artık çok daha net görüyoruz. Üç günlük yüz yüze eğitimlerimizde bu vizyonu somut başlıklara dönüştüreceğiz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık sürecinin ilk adımı olan eğitime belediye personelinin yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı. Program boyunca katılım ve temsil, kentsel hizmetler, istihdam, kentsel dayanıklılık, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve çocuk yaşta evliliklerle mücadele gibi önemli başlıklar ele alındı. Üç gün süren eğitim programında alanında uzman isimler katılımcılarla buluştu. Programın ilk gününde İlknur Üstün "Kadınların Liderliği ve Siyasal Temsiliyeti", Bahar Yalçın ise "Kentsel Gelişim ve Kapsayıcı Hizmetler" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Eğitimlerde, kentsel hizmetlerin herkes için erişilebilir olması ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolü üzerinde duruldu. Programın ikinci gününde Ervin Sezgin "Kentsel Dayanıklılık ve Krizlere Yanıt" başlığı altında afet ve kriz anlarında kadınların ihtiyaçlarını gözeten stratejileri anlattı. Son gün ise sağlık ve sosyal hizmetler konularına ayrıldı. Müge Tellioğlu "Sağlık Hizmetleri", Gözde Keçeci Günaydın ise "Belediyelerin Sosyal Hizmet Sorumluluğu" konularında katılımcılara bilgi verdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, kentin gelecek vizyonunu belirleyecek Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlıklarının titizlikle sürdürüleceği bildirildi.
Adana Başkan Kıvanç: "Fabrikada kazandığımızı yolda kaybetmeyelim" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin üretimde önemli bir güce sahip olduğunu belirterek, ihracatta rekabet avantajının korunabilmesi için lojistik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tarsus Üniversitesi ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "Dış Ticaret ve Lojistik Zirvesi - Bölgesel Kalkınmada Stratejik İkili; İhracat ve Lojistiğin Önemi" paneli, akademi, sanayi ve lojistik dünyasını bir araya getirdi. Panelde, Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, bölgesel kalkınmada ihracat ve lojistiğin stratejik önemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tarsus Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Özen, küresel ticaret sisteminin yeniden şekillendiği bir dönemde dış ticaret ve lojistiğin birlikte ele alınmasının zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Çukurova Bölgesi’nin Türkiye’nin dünyaya açılan en stratejik kapılarından biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özen, Adana’nın sanayi gücü ile Mersin’in liman ve lojistik altyapısının bölge için büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Panelde konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye sanayisinin pandemi sonrası süreçte ve küresel krizlerde üretim kabiliyetini kanıtladığını ifade ederek, özellikle Körfez hattındaki kırılmaların Türkiye’ye yönelik talebi artırdığını söyledi. Türkiye’nin 2026 yılı Nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artışla 25 milyar 403 milyon dolara ulaştığını belirten Başkan Kıvanç, Adana’nın ise aynı dönemde yüzde 35,1’lik artışla 316 milyon 567 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Türk sanayisinin kaliteli ve hızlı üretim gerçekleştirdiğini kaydeden Başkan Kıvanç, ürünlerin küresel pazarlara ulaştırılması aşamasını dile getirerek şu ifadeleri kullandı; "Biz malı çok kaliteli ve çok hızlı üretiyoruz. Ancak malı fabrika kapısından çıkarıp küresel pazarlara, özellikle de Avrupa’ya ulaştırma aşamasında daha esnek alternatifli çözümler üretmemiz gerekiyor. Aksi halde fabrikada kazandığımızı, yolda kaybedebiliriz." "Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı Türkiye’nin Geleceğini Değiştirecek" Akdeniz havzasındaki mevcut limanların kapasite sınırına ulaştığını belirten Kıvanç, Mersin ve İskenderun hattındaki yoğunluğun, karayoluna aşırı bağımlılığın ve demiryolu entegrasyonundaki eksikliğin sanayicinin rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Bu noktada yıllardır planlanan ve tahsisi onaylanan Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı Projesi’nin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Kıvanç, 9 milyon TEU kapasiteyle planlanan projenin Türkiye’nin dış ticaretteki en stratejik yatırımlarından biri olacağını söyledi. "Çukurova, Marmara’ya Alternatif Olacak" Ceyhan ve Yumurtalık hattının; kimya, organize sanayi ve serbest bölge yatırımlarıyla dev bir üretim merkezine dönüştüğünü ifade eden Başkan Kıvanç, Türkiye’de üretim ve ihracatın Marmara Bölgesi’ne sıkıştığını belirterek Çukurova Havzası’nın yeni üretim ve lojistik üssü olacağını söyledi. Başkan Kıvanç, "Marmara’nın yükünü alacak, Ceyhan-Yumurtalık üretim havzasıyla entegre tam kapasiteli bir Güney Lojistik ve Üretim Koridoru inşa etmek zorundayız" dedi. Yeşil ve Dijital Dönüşüm Vurgusu Konuşmasında Avrupa Yeşil Mutabakatı’na da değinen Başkan Kıvanç, artık yalnızca üretim süreçlerinde karbon salınımını azaltmanın yeterli olmadığını belirterek, lojistik faaliyetler sırasında ortaya çıkan karbon emisyonlarının da önümüzdeki dönemde önemli bir maliyet unsuru haline geleceğini ifade etti. Başkan Kıvanç, sürdürülebilir üretim kadar çevreci taşımacılık ve düşük karbonlu lojistik uygulamalarının da rekabet gücü açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Lojistik süreçlerin yapay zeka destekli sistemlerle dijitalleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Kıvanç, üretim planlamasının liman, gemi ve kara taşımacılığı süreçleriyle entegre yönetilmesinin rekabet avantajı sağlayacağını söyledi. Etkinlik soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Samsun Sel mağduru araçlara ücretsiz destek: Oto yıkamacıdan örnek davranış Samsun’un Atakum ilçesinde oto yıkama işiyle uğraşan Bayram Tokmak (31), Havza’da meydana gelen sel felaketinin ardından anlamlı bir destek kampanyası başlattı. Tokmak, sel nedeniyle mağdur vatandaşların araçlarını ücretsiz olarak temizleyeceğini açıkladı. Havza’da meydana gelen sel felaketi, çok sayıda aracın kullanılamaz hale gelmesine ve birçok aracın da ciddi şekilde hasar görmesine yol açtı. Felaketin ardından yaraların sarılması için harekete geçen Atakum Yenimahalle esnafından Bayram Tokmak, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda selden etkilenen araçların ücretsiz olarak temizleneceğini duyurdu. Tokmak’ın bu çağrısı kısa sürede karşılık bulurken, bölgede faaliyet gösteren esnaflar da sürece dahil oldu. Kısa sürede büyüyen girişim, Samsun genelinde dayanışma örneğine dönüştü ve sel mağdurlarına destek amacıyla geniş kapsamlı bir yardım hareketi başlatıldı. "Kolları sıvadık" Bayram Tokmak şunları söyledi: "Yaşanan durumdan etkilendik. Üzücü ve etkileyici bir olay. Bu konuda kendi aramızda istişare ederek neler yapabileceğimizi konuştuk ve bu doğrultuda böyle bir sonuca vardık. Vatandaşlarımızın araçlarının onarılması konusunda yardımcı olabilmek için kolları sıvadık. Kurtarılabilir durumda olan sel mağduru araçlara öncelik vereceğiz. Araçların tabanında, koltuklarında ve iç aksamında biriken sel sularının temizliğini yapacağız. Değişim gerektiren parçalar olduğunda da bu konuda yardımcı olmaya çalışacağız. Diğer esnaf arkadaşlarımız da bize büyük destek oldular. Aynı şekilde onlar da bizim gibi katkı sunacaklarını ifade ettiler. Araçların kaporta, jant ve motor aksamında oluşan hasarlarla ilgili olarak, vatandaşlarımıza en uygun maliyetlerle yardımcı olmaya çalışacağız."