POLİTİKA - 14 Mayıs 2026 Perşembe 15:50

Manisa’da "Kadın Dostu Kent" hamlesi

A
A
A
Manisa’da "Kadın Dostu Kent" hamlesi

Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kadın Dostu Kentler Programı eğitimlerinde, kadınların kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir şartlarda yer alması için atılacak adımlar ele alındı. Üç gün süren programda Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın temelleri masaya yatırıldı.


MANİSA (İHA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kadın Dostu Kentler Programı tematik alan eğitimleri başladı. Üç gün süren programda yerel düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi, kurumsal kapasitenin artırılması ve Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanması konuları ele alındı.


Manisa Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve kız çocuklarının kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir şartlarda yer alabilmesi amacıyla yürütülen "Kadın Dostu Kentler Programı" kapsamında önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği finansman desteğiyle, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) yürütücülüğünde ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında sürdürülen programın üçüncü faz eğitimleri gerçekleştirildi.


Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında; yaş, cinsiyet, köken, fiziksel ya da sosyo-ekonomik şart fark etmeksizin tüm kent sakinlerinin hak ve ihtiyaçlarını gözeten kapsayıcı yaşam alanlarının oluşturulması hedefleniyor. Program çerçevesinde sağlık, eğitim, sosyal hizmetler, ulaşım ve istihdam gibi temel hizmetlere eşit erişimin sağlanması, kadınların karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve yerel yönetimlerde eşitlik odaklı yaklaşımın kurumsallaştırılması amaçlanıyor.


Toplantının açılış konuşmasını yapan Kadın Dostu Kentler Projesi Yerel Eşitlik Uzmanı Aylin Çelik, geçen yıl başlayan eğitimlerin belediye personelinde önemli bir farkındalık dönüşümü oluşturduğunu belirtti. Çelik, "Kadın Dostu Kentler yaklaşımıyla eşitlik konusunun yalnızca belirli bir birimi değil, tüm belediye birimlerini ilgilendirdiğini artık çok daha net görüyoruz. Üç günlük yüz yüze eğitimlerimizde bu vizyonu somut başlıklara dönüştüreceğiz" dedi.


Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık sürecinin ilk adımı olan eğitime belediye personelinin yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı. Program boyunca katılım ve temsil, kentsel hizmetler, istihdam, kentsel dayanıklılık, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve çocuk yaşta evliliklerle mücadele gibi önemli başlıklar ele alındı.


Üç gün süren eğitim programında alanında uzman isimler katılımcılarla buluştu. Programın ilk gününde İlknur Üstün "Kadınların Liderliği ve Siyasal Temsiliyeti", Bahar Yalçın ise "Kentsel Gelişim ve Kapsayıcı Hizmetler" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Eğitimlerde, kentsel hizmetlerin herkes için erişilebilir olması ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolü üzerinde duruldu.


Programın ikinci gününde Ervin Sezgin "Kentsel Dayanıklılık ve Krizlere Yanıt" başlığı altında afet ve kriz anlarında kadınların ihtiyaçlarını gözeten stratejileri anlattı. Son gün ise sağlık ve sosyal hizmetler konularına ayrıldı. Müge Tellioğlu "Sağlık Hizmetleri", Gözde Keçeci Günaydın ise "Belediyelerin Sosyal Hizmet Sorumluluğu" konularında katılımcılara bilgi verdi.


Manisa Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, kentin gelecek vizyonunu belirleyecek Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlıklarının titizlikle sürdürüleceği bildirildi.



Manisa’da "Kadın Dostu Kent" hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Üreten eller bilimle buluştu Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, bilim ile üreticiyi aynı sahada buluşturdu. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde; "Üreten Eller İçin Bilim Sahada" temasıyla düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, 14 Mayıs Çiftçiler Günü dolayısıyla Kırmızıtaş Köyünde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenleri, çiftçileri, öğrencileri ve vatandaşları aynı platformda buluşturan etkinlikte; tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli uygulamalar, mobil veterinerlik hizmetleri ve kırsal kalkınmaya yönelik yenilikçi çalışmalar ele alındı. Yükseköğretim Kurulu himayelerinde koordine edilen ve üniversitelerin Bilim İletişimi Ofisleri tarafından yürütülen "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında düzenlenen program; bilimsel bilginin doğrudan sahaya taşınması, çiftçinin güncel teknolojilerle buluşturulması ve üniversite-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek oluşturdu. Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, öğrenci ve vatandaş katıldı. Dijital Tarımın Geleceği Köy Meydanında Konuşuldu Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen sunum ve saha uygulamalarında; sensör destekli hayvan takip sistemleri, akıllı sera uygulamaları, veri temelli üretim süreçleri, dijital hayvan sağlığı takibi ve yapay zekâ destekli tarımsal analizler üreticilerle paylaşıldı. Özellikle hayvan sağlığının anlık olarak takip edilmesine imkân sağlayan yerli rumen sensör bolusu teknolojisine ilişkin bilgiler, yöre çiftçilerinin yoğun ilgisini çekti. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yürütücülüğünde geliştirilen ve Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesinin de paydaşları arasında yer aldığı projede; hayvanların vücut sıcaklığı, hareketliliği, geviş getirme davranışları ve sağlık verilerinin anlık takip edilmesini sağlayacak sensör teknolojileri anlatıldı. Proje sayesinde olası hastalıkların erken teşhis edilmesi, verim kayıplarının azaltılması ve hayvancılıkta sürdürülebilir üretimin desteklenmesi hedefleniyor. Köy halkına yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarında, dijital teknolojilerin yalnızca büyük işletmeler için değil; küçük ölçekli üreticiler için de önemli avantajlar sunduğu vurgulandı. Üreticilere, erken teşhis sistemlerinin ekonomik kayıpları azaltacağı, verimliliği artıracağı ve hayvan refahına önemli katkılar sağlayacağı aktarıldı. "Bilimi Sahanın Gerçekliğiyle Buluşturuyoruz" Programda değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarına çözüm geliştiren yapılar olduğunu ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda bilimi üreticimizle, teknolojiyi sahayla ve üniversiteyi toplumla buluşturuyoruz. Tarım ve hayvancılıkta dijitalleşme artık bir tercih değil, sürdürülebilir üretimin temel gerekliliklerinden biridir. Yapay zekâ destekli sistemler, sensör teknolojileri ve veri tabanlı üretim modelleri sayesinde üreticilerimizin daha verimli, daha kontrollü ve daha güçlü bir üretim süreci yürütmesi mümkün hale geliyor. Üniversite olarak hedefimiz; akademik bilgiyi laboratuvarlarda bırakmadan doğrudan vatandaşımızın hayatına dokunan bir değere dönüştürmektir." Hacımüftüoğlu ayrıca, özellikle hayvan sağlığını anlık izlemeye yönelik geliştirilen yerli sensör teknolojilerinin Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanındaki dijital dönüşümüne önemli katkılar sunacağını belirterek, bu tür projelerin ülkenin yerli teknoloji kapasitesi açısından stratejik bir değer taşıdığını ifade etti. "Üniversiteler Toplumsal Kalkınmanın En Güçlü Paydaşlarıdır" Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise yaptığı konuşmada üniversitelerin toplumsal gelişime doğrudan katkı sunan kurumlar olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bilimsel çalışmaların gerçek değerini sahada görmek mümkündür. Bugün burada çiftçimizle aynı ortamda bulunmak, onların ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve geliştirilen teknolojileri uygulamalı şekilde paylaşmak son derece kıymetlidir. Dijitalleşme süreci tarım ve hayvancılık alanında çok büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Üniversiteler olarak bu dönüşümün merkezinde yer almak ve üreticilerimize rehberlik etmek temel sorumluluklarımız arasında bulunmaktadır." Rektör Çakmak, özellikle gençlerin teknoloji atölyelerine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bilimsel farkındalığın küçük yaşlardan itibaren güçlendirilmesinin geleceğin üretim modelleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Köy Halkından Yoğun İlgi Program kapsamında köy sakinlerine yönelik aile ve sağlık temalı köy odası sohbetleri gerçekleştirilirken, çocuklara özel teknoloji atölyeleri düzenlendi. Ayrıca Gezici Hayvan Hastanesi aracılığıyla mobil veterinerlik hizmetleri sunularak bölgedeki hayvanların sağlık kontrolleri yapıldı. Bilimsel bilgi ile toplumsal faydayı bir araya getiren etkinlik, köy halkının yoğun ilgisi ve memnuniyetiyle tamamlanırken; üniversitelerin kırsal kalkınmaya yönelik saha odaklı çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Kahramanmaraş Okul saldırılarını araştıran TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt: "Bu acı sadece Maraş’ın değil tüm milletimizin acısı" Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıya ilişkin Kahramanmaraş’ta incelemelerde bulunan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, "Milletimizin başı sağ olsun. Sadece bu ailelerimiz, Maraş’ımız, Urfa’mız değil, tüm milletimizin başı sağ olsun. Bu çok büyük bir hadisedir. Bunların önüne geçeceğiz" dedi. Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’ndaki silahlı saldırı ile ilgili Kahramanmaraş’ta incelemelerde bulunan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı ve üyeleri saldırıda hayatını kaybeden çocukların mezarlarını ziyaret etti. Ziyaretler sonrası açıklamada bulunan TBMM Komisyon Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, mezarlık ziyaretlerinde çocukların kaybının acısını derinden hissettiklerini ifade etti. Çocukların ailelerine başsağlığı dileyen Beyazıt, "Değerli basın mensupları, bugün Araştırma Komisyonu olarak Kahramanmaraş’tayız. Sabah uçaktan iner inmez öncelikle hayatını kaybeden yavrularımızın mezarlarını ziyaret ettik. Fatihalar okuduk. Ardından değerli öğretmenimizin kabrini de ziyaret ettik. Burada hayatını kaybeden tüm yavrularımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerimize de sabrı cemil niyaz ediyorum. Çünkü bu acı çok büyük bir acı. Bu acı sadece Maraş’ımızın değil, tüm milletimizin yüreğinde derin bir acı olarak kaldı. Mezarlıkları ziyaret ettiğimizde genç yavrularımızın kaybının acısını ekibimizle birlikte bir kez daha derinden hissettik" dedi. "Benzer olayların tekrar yaşanmaması için her türlü araştırmayı yapacağız" Beyazıt, yapacakları çalışmayla ilgili bilgi vererek, "TBMM’de bütün partilerin oy birliğiyle bir araştırma komisyonu kuruldu. Şu anda yanımda grubu bulunan siyasi partilerimizin değerli temsilcileri var. Kendilerine teşekkür ediyorum. Şimdi aile ziyaretlerine başlayacağız. İlk olarak Yusuf Tarık kardeşimizin ailesini ziyaret edeceğiz. Hem taziyelerimizi ileteceğiz hem de onları yalnız bırakmayacağımızı ifade edeceğiz. Ayrıca hastanede tedavisi süren yaralı bir yavrumuzu da ziyaret ettik. Şu anda üçüncü büyük ameliyatını geçiriyor başarılı bir ameliyat oluyor. İnşallah sağlığına kavuşacak. Bu acı gerçekten çok büyük bir acı. Araştırma komisyonumuz, buna benzer olayların bir daha yaşanmaması için gereken her türlü araştırmayı ve incelemeyi yapacaktır. Çünkü bu olay okulda, öğrencilerimizin arasında yaşanmış büyük bir hadisedir" diye konuştu. Başkan Beyazıt, "Şimdi aile ziyaretlerimizi gerçekleştireceğiz. Müsaade ederseniz bu ziyaretleri daha özel ve sakin bir ortamda yapmak istiyoruz. Amacımız onların acılarını paylaşmak, yanlarında olduğumuzu hissettirmek. Milletimizin başı sağ olsun. Sadece bu ailelerimizin, Maraş’ımızın değil, tüm milletimizin başı sağ olsun. Devletimiz, Meclisimiz, siyasi partilerimiz ve milletvekillerimiz olarak bu sürecin takipçisiyiz. Milletimiz bundan emin olsun" dedi.
Sakarya Üniversite ve sanayi, "vizyon" için buluştu Sakarya Üniversitesi (SAÜ) tarafından düzenlenen "Bilimden Hikmete Vizyon Buluşmaları" programında, üniversite-sanayi iş birliği ve uluslararası akademik araştırmaların geleceği değerlendirildi. Çevrim içi gerçekleştirilen panelde, sanayi kuruluşlarında görev yapan araştırmacıların üniversitelerle olan bağlarının güçlendirilmesi ve ortak proje kültürünün önemi vurgulandı. Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, dekanlar ve çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleşen programda; Moscow Institute of Physics and Technology’den Prof. Dr. Susumu Tanabe, Neutec İlaç’tan Dr. Meliha Cesur ve Kordsa’dan Dr. Hatice Gökdemir konuşmacı olarak yer aldı. Programda uluslararası akademik deneyimlerini paylaşan Prof. Dr. Susumu Tanabe, ortak araştırmaların ve doktora çalışmalarının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Tanabe, üniversitelerin uluslararası alanda rekabet edebilmesi için güçlü bir araştırma altyapısına ve yüksek akademik niteliğe sahip olması gerektiğini belirterek, genç araştırmacıların yurt dışı deneyimlerinin önemine dikkat çekti. YÖK ve TÜBİTAK destekli projelerin üniversite-sanayi iş birliğindeki rolüne değinen Dr. Meliha Cesur, sanayide görev yapan doktora mezunu araştırmacıların üniversitelerde proje ve danışmanlık faaliyetlerinde yer almasının akademik bağları güçlendirdiğini söyledi. Özellikle TÜBİTAK 2209 projelerinin öğrencileri araştırma kültürüne yönlendirmede etkili bir araç olduğu belirtildi.