GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 10:32

Mersin, 2025 yılı boyunca kültür ve sanatla buluştu

A
A
A
Mersin, 2025 yılı boyunca kültür ve sanatla buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında tiyatrodan konsere, festivalden sergi ve söyleşilere uzanan etkinliklerle kenti kültür ve sanatla buluştururken, çalışmaların 2026 yılında da artarak süreceği bildirildi.


Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını da kültür ve sanat dolu bir yılla tamamladı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde kente yayılan tiyatro, konser, festival, söyleşi ve sergilerle kentte adeta kültür sanat havası esti. 2025 yılında hayata geçirdiği çalışmalarla, kültür ve sanatı merkezden ilçelere kadar her yaştan vatandaşa ulaştıran Büyükşehir Belediyesi, bu anlayışla kültür ve sanat projelerine 2026 yılında da devam edecek.



Mersin, kültür ve sanat faaliyetlerine bu yıl da doydu


Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yıl boyunca yetişkin, çocuk ve gençlere yönelik oyunlarla perde açtı. Sosyal sorumluluk projeleri ve yarıyıl şenlikleriyle, özellikle çocukların tiyatroyla buluşması sağlandı. Festivaller kapsamında tiyatro atölyeleri, söyleşiler ve kukla yapımı gibi etkinliklerle, farklı yaş gruplarına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Gençleri tiyatroya teşvik eden projeler ve çeşitli yaş gruplarına hitap eden drama ve tiyatro kursları da vatandaşların memnuniyetini kazandı.


Okuma salonları sayısını her geçen yıl artıran Büyükşehir Belediyesi gezici kütüphane ile okullar ve festival alanlarında çocuklara ulaşmayı sürdürdü. Kitap dağıtımları, fuar katılımları ve okuma etkinlikleriyle okuma kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlayan Büyükşehir Belediyesi, turizm ve tanıtım çalışmaları kapsamında ‘Örnek Köy’ projeleri, arkeolojik alan düzenlemeleri ve gastronomi odaklı mekanlar ile öne çıktı. Konserler, halk oyunları ve bando gösterileri de belli zamanlarda kentin farklı noktalarında izleyiciyle buluştu. ‘Köy Bizim Şenlik Bizim’ etkinlikleriyle dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara ulaşılırken, kentin çeşitli yerlerinde sahne alan yerel sanatçılara destek verildi.



Büyükşehir Belediyesi, Mersin’i adeta bir festivaller kenti haline getirdi


Büyükşehir Belediyesi için 2025 yılı, festival takvimi açısından da yoğun geçti. ‘Uluslararası Mersin Çocuk Festivali’, ‘Mersin Gençlik Festivali’, ‘Uluslararası Tarsus Festivali’ ve bu festivaller kapsamında gerçekleştirilen konserler, dans gösterileri, atölyeler ve sergilerle, kentte kültürel bir hareketlilik yaşandı. 2025 yılında hayata geçirdiği çalışmalarla kültür ve sanatı merkezden ilçelere kadar her yaştan yurttaşa ulaştıran Büyükşehir, bu anlayışla kültür ve sanat projelerine 2026 yılında da devam edecek.



"Kültür ve sanat etkinliklerinin vatandaşa ulaşma noktasında 2025 başarılı bir yıldı"


Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü, Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger, 2025’in kültürel ve sanatsal etkinlikleri gerçekleştirme ve vatandaşlara sunma noktasında son derece başarılı bir yıl olduğunu ifade ederek, "Her geçen yıl kendimizi daha da geliştirerek ve yenileyerek güzel çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Aynı zamanda motivasyonumuz daha da yükseliyor. 2025’te yaptığımız tiyatro temsillerimiz, konserlerimiz ve gösterilerimizin yanı sıra, festivallerimiz ve meydan konserlerimizle halkımızla bütünleştik. Her yaptığımız etkinlik bizim için çok değerli" dedi.


Gerçekleştirdikleri festivallere çok önem verdiklerini kaydeden Özdülger, "Gençlik Festivalimiz, Uluslararası Tarsus Festivalimiz, 23 Nisan Çocuk Festivalimiz bizim için önemli festivallerdi. Aynı zamanda Edebiyat Festivali ve Estetik Sempozyumumuz da bu yıl gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.



"Sanat üretmek ve sanatla vatandaşı buluşturmak bizim asli görevimiz"


Kültür ve sanatı kentin her noktasına yaymayı hedeflediklerini belirten Özdülger, "Merkezde yaptığımız konserlerimiz ve temsillerimiz bizim olmazsa olmazımız, ama her ilçemizin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda da organizasyonlar yapıyoruz. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesinin kültür politikasıyla, kültürel etkinliklerimizi ve sanatsal çalışmalarımızı herkese ulaştırmayı hedefliyoruz. Sanat üretmek ve sanatla vatandaşı buluşturmak bizim asli görevimiz" diye konuştu.



"2026 yılı da sanatla ve kültürle dolu geçecek"


Okuma salonları ve yeni nesil kütüphanelerle gençlere, mobil kütüphane ile de çocuklara ulaştıklarını sözlerine ekleyen Özdülger, "TADEKA ve MEDEKA gibi büyük yapılarımızın kurullarından çıkan projeleri gerçekleştirmemiz de ayrı bir görevimiz. Bunları yapmaktan da büyük keyif alıyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalarda; ‘Örnek Köy’ projemizle olsun, başkanımızın halkla buluştuğu ‘Kente Sözümüz Var’ toplantılarımızla olsun, dolu dolu bir yıl yaşadık" dedi.


2025’in sanat ve kültürle dolu, gurur verici bir yıl olduğunu; 2026’da da Mersin’i, Türkiye ve uluslararası alanda tanıtacak kültür-sanat etkinliklerini vatandaşla buluşturmaya devam edeceklerini kaydeden Özdülger, "2025 gibi 2026’nın sanatla, kültürle dolu dolu olacağına inandığımız, birlikte güzel işlere imza atacağımız bir yıl olacağını şimdiden söyleyebilirim. Herkese mutlu, sağlıklı bir yıl diliyorum" ifadelerini kullandı.



Mersin, 2025 yılı boyunca kültür ve sanatla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe ile CEV arasında ev sahipliği için imzalar atıldı Fenerbahçe’nin CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Final Four’a iki sene boyunca ev sahipliği yapacağı ile ilgili bugün basın toplantısı düzenlendi. Avrupa voleybolunun en üst düzey organizasyonu olan CEV Şampiyonlar Ligi’nde Final Four, 2-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda düzenlenecek. Anlaşmanın imza töreni Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, CEV Başkanı Roko Sikiric, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Fenerbahçe Genel Sekreteri Orhan Demirel, CEV Genel Direktörü Vuk Karanovic’in katılımıyla gerçekleştirildi. Sadettin Saran: "Türk sporunu Avrupa sahnesinde en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz" Organizasyona yönelik düşüncelerini aktaran Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, "Bugün burada Türk voleybolunun Avrupa’daki konumunu daha da güçlendirecek önemli bir süreci birlikte değerlendirmek adına bir araya geldik. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak yer aldığımız tüm branşlarda yalnızca rekabet eden değil, standart belirleyen, liderlik eden ve çıtayı yukarı taşıyan bir kulüp olma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir duruş olarak görüyoruz. Bu anlayışla Avrupa voleybolunun en prestijli organizasyonlarından biri olan CEV Şampiyonlar Ligi Final Four’a ev sahipliği yapacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. İstanbul bu organizasyona geçmiş yıllarda federasyonumuzun ev sahipliğinde sahne olmuştur. Bu kez ise Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, CEV Şampiyonlar Ligi Final Four’una kulüp düzeyinde ev sahipliği yapacak olmanın sorumluluğunu ve gururunu taşıyoruz. 2022 yılında Kadın Basketbol Takımımız yine Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda EuroLeague Women Final-Four’una ev sahipliği yapmıştı. Bu sene de böylesi bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. İstanbul’un Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nu bu ölçekte bir organizasyonu başarıyla gerçekleştirecek altyapıya, deneyime ve organizasyon gücüne sahip olduğuna inancımız tam. Amacımız sahada rekabet eden, organizasyonlarda ise örnek gösterilen bir kulüp duruşunu sürdürmek. Bu süreçte başta federasyonumuz olmak üzere, konfederasyon ve voleybol yönetiminde emeği geçen tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Fenerbahçe olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk sporunu ve Türk voleybolunu Avrupa sahnesinde en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Roko Sikiric: "Hem Final Four’un hem de Euro Voley’in İstanbul’da düzenlenecek olması burayı merkez haline getirecektir" CEV Başkanı Roko Sikiric ise, "CEV Zeren Final Four 2026 etkinliği stratejik bir karardı. Hem Türkiye hem de Avrupa Voleybolu için çok önemliydi. Etkinliğimize yardımcı olmanızla birlikte hem İstanbul hem de Türkiye kadın voleybolunda bir merkez noktası olacak. En iyi takımlar ve en iyi oyuncular gelecekler. Başkanımıza da bizim vizyonumuza destek oldukları için çok teşekkür ediyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü voleybola hem kadınlarda hem de erkeklerde epey yatırım yapmakta. Bununla birlikte Fenerbahçe’nin de vizyonu ileriye gidecektir. Bu stratejik kararı bizimle birlikte almışlardır ve bize partner olmuşlardır. Burada başkanımıza ve federasyonumuza tekrar teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bu voleybol camiasına da bir birliktelik getirecektir. Hem kulüpler, hem ulusal federasyonlar hem de Avrupa voleybolu için çok önemli olacaktır. Paydaşlarımız için bir dönüm noktası olacaktır. Hem Final Four’un hem de Euro Voley’in İstanbul’da düzenlenecek olması burayı merkez haline getirecektir. Taraftarlarımızı takımlarını desteklemek için İstanbul’a bekliyoruz" dedi. Mehmet Akif Üstündağ: "Fenerbahçe’nin en iyi şekilde bu organizasyonu yapacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın" Organizasyonu değerlendiren Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanını Mehmet Akif Üstündağ, "Avrupa’nın en prestijli en güzel turnuvası CEV’in Türkiye organizasyonu için buradayız. Türkiye’nin Avrupa’da olduğu gibi dünya da gerçekçiliğini kabul edecek. İşte bu federasyon ve kulüp dayanışmasının ispatıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ev sahipliği yapacağı Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’ndaki organizasyonda katılacak tüm takımlara başarılar diliyorum. Fenerbahçe’nin en iyi ve en güzel şekilde bu organizasyonu yapacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu. Vuk Karanovic: "İstanbul’u kadın voleybolunun başkenti yapacağız" Toplantıya katılım sağlayan kulüpler ve voleybol federasyonuna teşekkürleri ileten CEV Genel Direktörü Vuk Karanovic, "Fenerbahçe’nin desteğiyle birlikte İstanbul’u kadın voleybolunun başkenti yapacağız. Bunun için iki adımlı bir strateji belirlemiştik. Birincisini zaten belirlemiştik. Devamlılık ve stabiliteyle birlikte taraftarların her seferinde gelip iyi bir deneyim edinmesi için. Türkiye bu tarz turnuvalar için her zaman çok iyi bir ev sahibi olmuştur. 2-3 Mayıs için de taraftarları çekecek olan aslında bu beklentidir. Yine Türkiye Voleybol Federasyonu’na da çok teşekkür ediyoruz destekleri için. Yaz ayında EuroVolley İstanbul’da yapılacak yine. O yüzden mayıs ayı için çok heyecanlıyız. Aynı zamanda bu taraftarlar ve dijital aktivizasyon için de çok önemli olacak. Ümit ediyorum ki 3 Mayıs’tan sonra organizasyonun ne kadar başarılı geçtiğini görürüz ve bir sonraki yıl için de çalışmalara başlarız" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından imzalar atıldı.
Bursa Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor Nilüfer’de düzenlenen panelde, artan hayat maliyetlerinin halk sağlığı üzerindeki etkileri ve gıda sahtekârlığı ele alındı. Sağlıklı gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanan programda, veteriner hekim denetiminin önemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve tarımsal üretimde planlama öne çıktı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Veteriner Hekimler Odası iş birliğiyle "Gıda Güvenliği ve Güvencesi" paneli düzenlendi. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği panelin açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Türkiye’deki hayat pahalılığının mutfaklardaki güvenliği nasıl tehdit ettiğini rakamlarla ortaya koydu. Dünyada gıda enflasyonu ortalamasının yüzde 3 civarında olduğunu ifade eden Aydın, "Ülkemizde ise bu oran resmi verilerde bile yüzde 25-30 bandında seyrediyor. Hissedilen enflasyon ise bunun çok daha üzerinde. Bu fahiş maliyet artışları, gıda güvenliğini doğrudan riske atıyor" dedi. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ise her vatandaşın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkının anayasal bir sorumluluk olduğunu hatırlattı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, moderatörlüğünü üstlendiği panelde veteriner hekimlerin gıda zincirindeki hayati önemine değindi. Hayvansal gıdanın sağlıklı olabilmesi için sürecin hayvanın beslenmesi ve sağlığıyla başladığını belirten Baysal; et, süt, yumurta, bal ve su ürünleri gibi tüm süreçlerde veteriner hekimlerin imza ve denetim yetkisinin kritik olduğunu vurguladı. Veteriner hekim Nejlet Filiz de, ekonomik dar boğazın halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Artan maliyetler nedeniyle piyasada taklit ve tağşiş vakalarının arttığını belirten Filiz, trans yağlar ve pestisit tehlikesine karşı uyardı. Filiz, "Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli; denetimler daha etkin ve yetkin meslek grupları üzerinden yürütülmeli" dedi. Gıda krizinden kurtulmak ve güvenli gıdaya erişimin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Nejlet Filiz, şu önerilerde bulundu: "Tarım girdi maliyetleri aşağı çekilmeli. Verimlilik odaklı bir tarım politikası izlenmeli. Zorunlu bir kamusal tarım sigorta sistemi kurulmalı. Döviz kuru ve para politikasında istikrar sağlanmalı. Gıda güvenliği yönetimi tek bir çatı altında toplanmalı. Rekabetçi piyasada küçük üretici korunmalı. Hal ve perakende satış noktalarında etkin denetim yapılmalı. Harcamalarda gerçekçi tasarruf tedbirleri uygulanmalı." Panel; gıda okuryazarlığı, doğru etiket okuma teknikleri ve mutfak güvenliği üzerine yapılan bilgilendirmelerle sona erdi.
Kütahya DPÜ Rektörü Kızıltoprak gazetecilerle bir araya geldi Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Kütahya’da yayın yapan yerel ve ulusal medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde düzenlenen ve Bedesten’de gerçekleştirilen programa; Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Kahraman, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erkan Sağlam, Kütahya Gazeteciler Birliği Başkanı Cavit Kocaçay ile Kütahya’dan yayın yapan ulusal ve yerel medya kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, gazetecilerin şehir adına önemli ve kıymetli hizmetler sunduğunu ifade etti. Gazeteciliğin sorumluluk, özveri ve cesaret gerektiren bir meslek olduğunu belirten Kızıltoprak, akademisyenler ile gazetecilerin toplumu doğru bilgiyle buluşturma noktasında ortak bir misyona sahip olduklarını dile getirdi. Gazetecilerin toplumsal hafızanın güçlenmesine katkı sunduğunu ifade eden Kızıltoprak, düzenlenen buluşmanın hem bir kutlama hem de medya mensuplarına yönelik bir teşekkür niteliği taşıdığını kaydetti. Rektör Kızıltoprak’ın ardından söz alan medya kuruluşlarının temsilcileri de sektördeki güncel gelişmeler ile üniversiteyle yürütülen iş birliklerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Katılımcılar, davet ve ev sahipliği dolayısıyla Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’a teşekkür etti. Programın sonunda, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın davetiyle katılımcılar, açılışı geçtiğimiz hafta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından gerçekleştirilen Milli Teknoloji Atölyesi’ni ziyaret etti.
Tunceli Fırat EDAŞ son yılların en sert kışında Tunceli’de sahada Tunceli’de etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle enerji altyapısında yaşanabilecek aksaklıklara karşı Fırat EDAŞ, 130 personel ve 50 araçla elektrik arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti veren Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), son yılların en sert kışının yaşandığı Tunceli’de enerji arzının kesintisiz sağlanması için sahadaki çalışmalarına devam ediyor. Günlerdir aralıksız devam eden yoğun kar yağışı, tipi ve buzlanma nedeniyle özellikle yüksek rakımlı bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, resmi verilere göre il genelinde 287 köy yolu ulaşıma kapandı. Zorlu hava şartları enerji altyapısını da etkileyerek yer yer elektrik kesintilerine neden olabiliyor. Oluşabilecek kesinti ve arızalara hızlı müdahale edebilmek amacıyla Fırat EDAŞ ekipleri, Ovacık, Pülümür, Nazımiye ve Mazgirt ilçeleri başta olmak üzere il genelinde sahada aktif görev yapıyor. Enerji arzının sürekliliğinin sağlanması için ekipler, zorlu kış şartlarına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi bulduğu Tunceli’de, hava şartlarının nispeten daha elverişli olduğu çevre illerden personel ve araç desteği sağlandı. Bu kapsamda Fırat EDAŞ, 130 personel ve 50 araçla sahada görev yaparak, yol ve hava şartlarının elverdiği ölçüde arızalara hızlı ve etkin şekilde müdahale ediyor.