GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 10:46

Kadın mobilya ustaları yetişiyor: 12 yıl öğretmenlikten sonra marangoz oldu

A
A
A
Kadın mobilya ustaları yetişiyor: 12 yıl öğretmenlikten sonra marangoz oldu

Mersin’de ’Mobilya İmalat ve Montaj’ kurslarını kadınlar da tercih etmeye başlarken 12 yıllık öğretmenliğin ardından eşinin mesleğine geçen Suzan Kelahmet dikkat çekti. "Yıllardır öğretmensin, marangoz mu olacaksın?" diye çok tepki aldığını anlatan Kelahmet, ortaya çıkan somut ürünleri görenlerin bakış açılarının değiştiğini söyledi.


Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki MERCEK Mesleki Eğitim Merkezi kursları kapsamında verilen ‘Mobilya İmalat ve Montaj’ kursu ile vatandaşlara meslek edinme imkânı sunarken, geleceğin kadın mobilya ustalarını da yetiştiriyor. Vatandaşlara mesleki beceriler kazandırarak nitelikli iş gücü istihdamına katkı sağlayan merkezde, ‘Mobilya İmalat ve Montaj’ kursunun sunduğu ücretsiz eğitimlerle ahşap işçiliğinin temel teknikleri öğretiliyor. Kursiyerler, uluslararası geçerliliğe sahip Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) ile kendi iş yerlerini açabilme fırsatı bulurken, yurt dışında çalışma olanağına da sahip olabiliyor.



"Temel amacımız, niteliksiz iş gücünü nitelikli iş gücüne dönüştürmek"


Tırmıl MERCEK Sorumlusu ve Mobilya İmalat ve Montaj kursu eğitmeni Mustafa Asilhan Özkan, MERCEK bünyesinde verilen kursların temel amacının, niteliksiz iş gücünü nitelikli iş gücüne dönüştürmek olduğunu belirtti. Özkan, "Mobilya İmalat ve Montaj kursumuz projelendirme, kesim ve montaj olmak üzere 3 aşamadan oluşuyor. Kurslar 18 yaş üstü herkese açık ve kurs sonunda katılımcılara, uluslararası geçerliliği bulunan Mesleki Yeterlilik Belgesi veriliyor. Bu belge sayesinde kurs katılımcıları, niteliklerini ve geçerliliklerini ispatlayarak yurt dışında çalışabilir veya kendi iş yerlerini açabilir" diye konuştu.


Mobilya İmalat ve Montaj kursunda 7’nci dönemi tamamladıklarını ve kursiyerlerin 2 ay eğitim aldıktan sonra MYK sınavına hazırlık sürecine başladıklarını ifade eden Özkan, 12 bin lira tutarındaki MYK sınav ücretinin de belediye tarafından karşılandığını ifade etti.



"Öğretmenlikten sora marangozluğa yöneldi"


Kursiyerlerden Suzan Kelahmet, 12 yıl Okul Öncesi Öğretmenliği yaptıktan sonra, eşinin mesleği marangozluğa yöneldiğine anlattı. Kelahmet, "Eşim yıllardır marangozluk yapıyor. Dolayısıyla bu süreç beni bu üretim sektörüne yöneltti" dedi.


Mobilyalarda kadın elinin, işlevselliği ve estetiği değiştirdiğine inandığını da söyleyen Kelahmet, "Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı Mobilya İmalat ve Montaj kursu, benim için bir dönüm noktası oldu. Pratik anlamda bazı şeyleri eşimden zaten öğreniyordum, ama bu işi profesyonelce ve iş güvenliğiyle öğrenmek istedim. Bu çerçevede büyükşehir belediyesinin kursu bana yol gösterici, ışık oldu. Kursa başladıktan sonra kendimi daha güçlü ve kararlı hissediyorum. Küçük deneyimlerim vardı, ancak burada işi profesyonel anlamda öğrenmek benim için çok kıymetliydi" diye konuştu.


Kendi atölyesini açma yolundaki en önemli adımın resmi belge olduğunu vurgulayan Kelahmet, "Atölyemizin temellerini atmaya başladık, ama bu işin en önemli kısmı Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne (MYK) sahip olmak. Bu belgeyi de Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla almak, bizim için büyük bir avantaj oldu. Hem maddi hem manevi olarak zor bir süreçti. Ama işi doğru yerden, güvenilir bir kurumdan öğrenmek, bize büyük kazanç sağladı" diye konuştu.



"Öğretmensin, marangoz mu olacaksın’ diye çok tepki aldım"


Meslek değişikliği sürecinde çevresinden olumsuz tepkiler aldığına da dikkat çeken Kelahmet, mobilya işinin erkek egemen bir alan olarak görüldüğüne değinerek" Yıllardır öğretmensin, marangoz mu olacaksın?’ diye çok tepki aldım. Ama ortaya çıkan somut ürünleri gördüklerinde, bakış açıları değişti. Şimdi çevremden destek görüyorum. Hiçbir kadın; yaşı, mesleği ya da sektörü bahane ederek hayallerinden vazgeçmesin. Ben de ‘yapamam’ diyenlerdendim. Ama cesaret ve doğru destekle, her alanda var olunabilir. Büyükşehir’in kadın şoförleri, bu konuda beni en çok motive eden örneklerden biriydi" ifadelerini kullandı.


Kursiyerlerden Oğuz Kutay ise aktif olarak marangozluk yaptığını, ancak ustalık belgesi almak için kursa başvurduğunu, mobilya üzerine daha ileri düzey bilgiler öğrendiğini anlattı.



Kadın mobilya ustaları yetişiyor: 12 yıl öğretmenlikten sonra marangoz oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da sokak ortasındaki cinayette karar: 30,5 yıl hapis Bursa’da sokak ortasında tabancayla vurulan Hüseyin Uzun’un (23) ölümüne ilişkin davada sanık, toplam 30,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2 Ekim 2024 yılında Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi’nde gündüz saatlerinde meydana geldi. Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen Hüseyin Uzun, arkadaşı Mertcan Başdar ile kaldırımda yürüdüğü sırada yol kenarında motosiklet üzerinde bekleyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Motosikletli saldırgan, tabancayla ateş açtı. Boynuna isabet eden ve kulağından çıkan kurşunla ağır yaralanan Uzun yere yığılırken, şüpheli motosikletle kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Hüseyin Uzun, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Saldırı anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. "Korkutmak istedim" Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekiplerince yakalanan sanık Miraç Çağlar (27), mahkemede verdiği ifadede hedefinin Hüseyin Uzun olmadığını savundu. Çağlar, "Husumetlimi korkutmak için yere doğru ateş ettim. Kimseyi vurmak istemedim. Hüseyin’in vurulduğunu sonradan öğrendim. Pişmanım" dedi. Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Miraç Kaya’ya, Hüseyin Uzun’u ’olası kasıtla öldürme’ suçundan 23 yıl, Mertcan Başdar’ı ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 7,5 yıl hapis cezası verdi. Ruhsatsız silah kullanma suçundan da 2 yıl hapis cezası veren heyet, bu cezayı 5 bin lira para cezasına çevirdi.
Trabzon Birbirinden ilginç kostümlerle Kalandar geleneği yaşatıldı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde rumi takvime göre yeni yılın ilk günü kabul edilen 13 Ocak Kalandar için Trabzon’da renkli etkinlikler düzenlendi. Doğu Karadeniz’in geleneklerinden biri olan Kalandar kutlamaları kapsamında Atatürk Alanı’nda program gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte giyilen yöresel ve temsili kostümlerle ilgi çekti. "Geleneklerimizi Unutmuyoruz, Kalandar’ı Yaşatıyoruz" mottosuyla bu yıl ikinci kez düzenlenen Kalandar Kutlamaları’nda halk oyunları gösterileri de yer aldı. Etkinliğe katılan Erkan Köse, 15 yıldan beri Kalandar etkinliklerini yaptıklarını belirterek, "Kalandar, soğukların başlangıcı olan 13 Ocak akşamı insanların bolluk ve bereket getirsin diye yapılan bir ritüel. Bu geleneklerde maniler okunup evlere torbalar atılıyor fındık, fıstık ve portakal gibi yiyecekler veriliyor. O dönem köylerde evlerde ne varsa insanlar üzerlerine giyinip sokağa çıkmış. İşin kökünde tanınmamak var eğlenmek var" dedi. Kostümüyle etkinliğe katılan Emir Yalazan ise, "Kalandar etkinliğini yaklaşık 15 yıldır Trabzon’da duyurmaya, her 13 Ocak akşamı bu etkinliği yapmaya çalışıyoruz. Mahallelerde torba atma etkinliklerinde bulunuyoruz. Amacım bu geleneği yaşatmak. Trabzon’daki kurumlar bu etkinliği iyice kurumsallaştırdı. Yüzyıllardır kutlanan bir etkinlik aslında. Nasıl farklı medeniyetlerde, farklı etkinliklere insanlar katılıyorsa biz de Kalandar’ı dünya çağında duyurup yurt dışından ve yurt içinden insanları ağırlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.