EĞİTİM - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 11:54

İlk 10 bine giren görme engelli Nazalin, Ankara Üniversitesine yerleşti

A
A
A

Mersin’de görme engelli 17 yaşındaki Nazalin Selvi, ailesi, öğretmenleri ve büyükşehir belediyesinin desteğiyle aldığı eğitim sayesinde YKS’de ilk 10 bine girdi. Nazalin, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ne yerleşti.

Silifke ilçesine bağlı Atayurt Mahallesi’nde yaşayan, gündelik işlerde çalışan Selahattin ve ev hanımı Emine Selvi’nin kızı olan Nazalin, ilkokulu Adana’da Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler Okulunda, lise eğitimini ise Atayurt Gazi Çok Programlı Anadolu Lisesinde tamamladı. Öğretmenleri, arkadaşları ve ailesinin desteğiyle liseyi birincilikle tamamlayan Nazalin, annesinin kendisine okuduğu kitapları ezberleyerek, Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Silifke Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi’nden de aldığı destekle hazırlandığı üniversite sınavında sözelde ilk 10 bine girdi.

İlçede engeline uygun eğitim veren özel kurs merkezi olmadığı için özel eğitim merkezlerine kabul edilmeyen, Büyükşehir Belediyesinin kurs merkezi sayesinde destek alan Nazalin, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ne yerleşti.

Yıl boyu Silifke Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi’nde görme engeline uygun yöntemlerle eğitim alan Nazalin’in sesli anlatım ve Braille Alfabesi ile ders işlediği, her gün okuldan sonra kursa öğretmenleriyle birebir çalıştığı ifade edildi.

İlk 10 bine giren görme engelli Nazalin, Ankara Üniversitesine yerleşti

"Bizi ve ailesini gururlandırdı"

Nazalin’in eğitim yılı başında kurs merkezine gelerek taleplerini anlattığını aktaran Silifke kurs sorumlusu Avni Yalçın, "Nazalin durumunu izah ettiğinde biz öğretmenler olarak hiç yaşamadığımız tecrübeyle karşılaştık. Nazalin’e destek olmak istedik ve olduk da. Yıl boyunca deneme çözümlerinde, konu anlatımlarında, test çözümlerinde birebir yardımcı olduk" dedi.

Görme engelli bir öğrencinin sınava hazırlanma sürecine eşlik etmenin kendileri için de bir deneyim olduğunu belirten Yalçın, "Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in dediği gibi, eğitimde fırsat eşitliği verildiğinde öğrencilerin neler başarabileceğini gördük. Nazalin de bu kapsamda hem kendisi hem de diğer arkadaşları için bir örnek teşkil etti. Bizi ve ailesini gururlandırdı" diyerek, öğrenciyi tebrik etti.

"Her dersi birebir olarak çalıştık"

Yıl boyu hazırlandığı bir sınavdan ilk 10 bine girerek iyi bir sonuçla çıktığını belirten Nazalin Selvi, "Geçen yıl Temmuz ayında diğer dershanelerle görüştüm. Denemelerin ve konu anlatımlı derslerin birebir okunması konusunda yardımcı olunması için. Ama hiçbir kurs merkezi kabul etmedi ve birebir konu anlatımı için öğretmen ayarlayamayacaklarını söylediler. Biz de buraya başvurduk ve yıl boyu denemelerimin hepsi okundu. Matematik, Türkçe, tarih soruları gibi aklınıza gelebilecek tüm derslerin sorularını ve konu anlatımlarını birebir çalıştık" diye konuştu.

Bu çalışma sayesinde Ankara Üniversitesi’ni kazanandığına değinen ve çalışkan bir öğrenci olmasına rağmen eksik kaldığı konularda destek almaması halinde bu kadar iyi bir sıralama yapamayacağına dikkat çeken Nazalin, "Buraya gelmiyor olsaydım, soru okunması konusunda veya ders çalışma konusunda sıkıntılarım olacaktı. Biz Büyükşehir Belediyesinin kurs merkezi ile bu sorunu çözmüş olduk" ifadelerine yer verdi.

Kurs merkezine başvurduğu ilk günden son güne kadar güler yüzlü öğretmenlerle zaman geçirdiğini ve hepsini ayrı ayrı çok sevdiğini söyleyen Nazalin, verdikleri emekler için çok teşekkür etti. Kendisinin de enerjik ve ‘tuttuğunu koparan’ bir insan olduğunu belirten Nazalin, öğretmenlerinin de emeğiyle başardığını söyleyerek, "Hayatın karşıma çıkardığı imkanlar buydu. Sonuna kadar kullandım ve kullanacağım. Mersin Büyükşehir Belediyesi iyi ki var. Bana yardımcı olan öğretmenlerim sayesinde böyle bir başarı elde ettim" şeklinde konuştu.

"Evladım olduğu için gurur duyuyorum"

Desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediyesine teşekkür eden anne Emine Selvi, "Kızımı her süreçte desteklediler, yanında oldular. Bu sayede buralara geldik. Çok teşekkür ederim emeği geçenlere. Görme engelinden dolayı başka merkezler kabul etmedi. Buradaki öğretmenler yardımcı oldular, işimizi kolaylaştırdılar. Zor bir süreçti ama kendi azmiyle, isteğiyle üstesinden geldi. Evladım olduğu için gurur duyuyorum" diyerek, her velinin bu duyguları tatmasını temenni etti.

Murat Şengi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Eşine sürpriz bahanesiyle girdiği kuyumcudan pırlanta çalan şahıs yakalandı Konya’da ’eşime sürpriz yapacağım’ bahanesiyle girdiği kuyumcudan pırlanta çalan şahıs yakalandı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın şüphelisi ’eşime küçük bir sürprizdi’ diye kendisini savunduğu öğrenilirken çıkartıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Malazgirt Mahallesi Eyüpsultan Caddesi üzerinde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kuyumcuya gelen yüzü maskeli bir şahıs, ‘eşime yüzük bakacağım’ bahanesiyle yüzük çeşitlerini incelemeye başladı. Bu sırada kuyumcunun boşluğundan faydalanan şüpheli, yüzüğü alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği’ne bağlı ekipler sevk edildi. Polis ekipleri yapılan güvenlik kamerası incelemelerinde şahsın 25 yaşındaki Ramazan Y. olduğunu belirledi. Güvenlik kamarası görüntülerinde ise, şahsın kuyumcudan yüzükleri istedikten sonra bir süre inceliyor gibi davranarak ardından yüzüğü alarak olay yerinden kaçtığı görülüyor. Olay yerinden kaçan şüpheli polis ekipleri tarafından belirlenen adreste yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın emniyetteki ilk işlemlerinde, "Eşime küçük bir sürprizdi ama yakalandım" dediği öğrenildi. Buradaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İzmir İzmir’de çocuklar, sağlığı oyunla keşfetti İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi’nce çocuklara yönelik ilk kez düzenlenen "Çocuk Deneyim Günü", eğlenceli ve öğretici içerikleriyle yoğun ilgi gördü. "Sağlığı keşfet, teknolojiyi deneyimle" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, sağlık ve teknolojiyi bir araya getiren deneyim alanlarında keyifli vakit geçirdi. Gün boyu süren, ücretsiz ve herkese açık etkinlikte minik katılımcılar, dijital akvaryumdan sanal gerçeklik (VR) ile insan vücudu keşfine, Da Vinci robotik cerrahi simülasyonundan bilimsel ve sanatsal atölyelere kadar birçok farklı deneyim yaşadı. Etkinlik alanında kurulan interaktif istasyonlarda çocuklar hem eğlenirken hem de sağlık alanındaki yenilikçi uygulamaları yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen uygulamalarla çocukların merak duygusunu geliştirmek, bilim ve teknolojiye olan ilgilerini artırmak, aynı zamanda özgüven ve keşif yeteneğini desteklemek hedeflendi. Çeşitli anaokulu ve ilkokul öğrenci ve öğretmen gruplarının yoğun ilgi gösterdiği organizasyonda çocuklar, sağlık dünyasını oyunla deneyimleyerek öğrenmenin keyfini yaşadı. Eğlenerek deneyimlediler Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aslı Aslan, çocukluk döneminde oyunun öğrenmedeki rolüne dikkat çekerek, "Bu etkinlik çocukluk çağının en önemli unsurlarından biri olan oyunu destekleyen bir çalışma. Çocuklar öğrenme, keşif ve merakla büyüyen bireylerdir. Burada sağlık alanındaki teknolojileri oyunla birlikte sunarak onların hem eğlenmesini hem de öğrenmesini sağlıyoruz. Aynı zamanda çocukların hekimlerin ne yaptığını anlamalarını, hastane ortamına karşı korku ve kaygı duymamalarını, doktorlarla rahat iletişim kurabilmelerini amaçlıyoruz" dedi. Etkinlikte robotik cerrahi simülasyonunu deneyimleyen çocukların heyecanına ortak olan Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Turna ise teknolojinin sağlık alanındaki önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Burak, "Robotik cerrahi günümüzde tıpta önemli bir yer tutuyor. Bugün burada çocukların bu teknolojiyi deneyimlemesi bizim için çok değerli. Umuyoruz ki gelecekte ülkemizde bu teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda geliştiren ve üreten gençler yetişir" diye konuştu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte çocukların neşesi ve heyecanı dikkat çekerken, öğretmenler, anne babalar da çocuklarının bilim ve teknolojiyle iç içe bir gün geçirmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.
İstanbul "Ani ölümlerin yüzde 50’si kalp ritim bozukluğuna bağlı" Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ani ölümlerin neredeyse yüzde 50’sinin kalp ritim bozukluklarına bağlı olduğunu belirtirken, ablasyon yöntemi ile ventriküler taşikardi tedavisinde başarılı sonuçlar aldıklarını belirtti. Kalp hastalıkları arasında en ciddi ve ölümcül ritim bozuklukları arasında yer alan ventriküler taşikardi tedavisinde farklı yöntemler uygulanabiliyor. Beykent Üniversite Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ventriküler taşikardi tedavisinde tedaviye hızlı başlanmasının ve ablasyon yönteminin önemini vurguladı. Özellikle kalp rahatsızlığı olanlarda görülebiliyor Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, "Ventriküler taşikardi tedavi edilmediğinde hastanın hayatını kaybettiği, acil müdahale edilmesi ve doğru karar verilmesi gereken bir hastalık. Kalbin karıncık dediğimiz bölgelerinden kaynaklanır. Birçok nedene bağlı olabilir. Gençlerde nadiren görebildiğimiz, özellikle daha önce kalp ameliyatı geçirmiş, kalp krizi geçirmiş ya da kalp yetmezliği olan hastalarda gördüğümüz ciddi bir ritim bozukluğudur" dedi. "İlk meydana geldiğinde de hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir" diyen Gökdeniz, "Toplumda da bunu duyuyoruz: Daha önce bypass olmuştu, kalp krizi geçirmişti, bir anda hayatını kaybetti gibi. Bu tür ölümlerin tahminen neredeyse yüzde 50-60’ı bu tür ritim bozukluklarına bağlı olarak günlük hayatın içindeyken meydana geliyor. Ritim bozukluğu çok kısa sürede hastanın şuurunu ve bütün hayati fonksiyonlarını yok edebilir" diye konuştu. Kalp hastalığı olmayanlarda iyi huylu olabiliyor Ventriküler taşikardinin kalp hastalığı olmayan kişilerde de nadiren görülebildiğini belirten Gökdeniz, hastaların büyük bir kısmında iyi huylu olduğunu, ölüme yol açmadığını belirtti. Ventriküler taşikardinin tedavisinde ilaç tedavisi, pil tedavisi ve ablasyon tedavisi uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, "Önceki yıllarda ana tedavi ilaç tedavisiydi. Ama modern tıptaki gelişmeler, özellikle ritim bozukluklarının mekanizmalarının anlaşılması, teknolojinin bize sağladığı avantajlarla birlikte bu ritim bozukluklarının artık ablasyon dediğimiz tedavilerle giderek yok edilmesini sağlıyoruz" dedi. Kasıktan girilerek kalbin içi dolaşılıyor Gökdeniz, "Ablasyon tedavisi, kasıktan girilerek yapılan özellikli bir işlem. Bazen 3-5 saat, belki de daha uzun sürebilen, kalbin içinde 3 boyutlu sistemlerle saatlerce dolaştığımız, buradan gelen sinyalleri sürekli yorumladığımız, bu sinyallerle aritmi ritim bozukluğunun odağının neresi olacağını tespit ya da tahmin edip radyo frekans veya çeşitli enerji kaynaklarını kullanarak yok ettiğimiz tedavi yöntemi. Sofistike bir yöntem. Her yerde uygulanamaz. Bu konuda tecrübesi olan, alt yapısı olan yerlerde ve hekimlerle yapılması gereken bir tedavi yöntemidir" diyerek ablasyon yöntemini anlattı. "Tedavi edilse bile başka odaklardan ventriküler taşikardi görebiliyoruz" "Pili olan bir hastada her pil şoklaması hastanın hayatını kurtarırken hastanın ömründen çalıyor. Bu sebeple ablasyon tedavisi, hekimlerin bu konuda tecrübelerinin artması ve teknolojinin de bunu kolaylaştırmasıyla birlikte daha da ön plana çıkmaya başladı" diyen Gökdeniz, bu ritim bozukluğunun tamamen durdurulmasının mümkün olmadığını belirterek, "Amaç en azından o anki durumu, aktif odağı ya da aktif bölgeyi susturabilmek. Bu hedefe yönelik yapıldığında başarılı bir tedavi. Ancak daha sonra başka başka odaklardan yeni ventriküler taşikardi görebiliyoruz. Aralıklı örümcek ağının bir kolunu kapatıyoruz sonraki yıllarda başka odaklarında yeniden oluyor ve yeniden ablasyon uygulayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Gökdeniz, kalp ritim bozukluklarına dair toplumda farkındalığın artması gerektiğini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.