Yerel Haberler
Manisa
11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:27 TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa’da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, "Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa’ya geldi. İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi’nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar’a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti. "Doğal afetler 58 ilde etkili oldu" Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye’nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi" dedi. "Manisa’da 18 bin dekarlık alan zarar gördü" Manisa’nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, "27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen’de de görüştüm. Tabii ’bundan sonra ne yapacağız’ kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde" şeklinde konuştu. "Savaş maliyetleri artırıyor" Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, "Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70’i 80’i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı’nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen’de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek" "Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek" diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı: "Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye’nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye’yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara’da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara’da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah." Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu.
Manisa’daki tüm lokantalar Kent Lokantası sistemine dahil edilecek
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:07 Manisa’daki tüm lokantalar Kent Lokantası sistemine dahil edilecek Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, sosyal belediyecilikte çıtayı zirveye taşıdı. Kent Lokantası modelini tüm şehre yayacaklarını müjdeleyen Başkan Dutlulu, esnafla iş birliği yaparak Manisa’daki lokantaları sisteme dahil edeceklerini, vatandaşın her mahallede ucuz, sağlıklı ve kaliteli yemeğe ulaşmasını sağlayacaklarını, fiyat farkını ise belediye olarak üstleneceklerini açıkladı. Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirildi. Açılış konuşmasında 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri anan Başkan Dutlulu, deprem bölgesindeki gözlemlerini aktardı: "Deprem, her zaman gündemimizde kalması gereken bir konu. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesindeydik. Bölgede ciddi bir yapılaşma ve çalışma var ancak ilçelere ve beldelere gidildiğinde tablo hâlâ hazin. Evler yapılıyor ama yol ve yeşil alan gibi altyapı eksikleri çok fazla. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak biz de elimizden geleni yapıyoruz. Adıyaman’da 4 bin metrekarelik bir alanda Ferdi Zeyrek Kreşi’ni hayata geçireceğiz. Ayrıca Malatya’nın 4 ilçesine 100 bin metrekareye yakın taş desteği sağlayacağız." ‘Pilot Afet Parkı’ kurulacak Manisa’da iki adet pilot Afet Parkı kurulacağını müjdeleyen Başkan Dutlulu, bu alanların afet anında güvenli toplanma, barınma, yemek, temiz su ve sağlık koordinasyon merkezi olarak hizmet vereceğini belirtti. Normal zamanlarda ise bu alanların eğitim ve tatbikat alanı olarak kullanılacağını ifade etti. Başkan ayrıca, 2000 yılı öncesi yapı stokunun yenilenmesinin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. "Tüm personelimiz, iş makinalarımız vatandaşların hizmetinde olacak" Kuraklığın ardından gelen yoğun yağışların derelerde taşkınlara sebep olduğunu hatırlatan Dutlulu, şunları söyledi: "Binin üzerindeki personelimizle sahadaydık. Artık sadece MASKİ değil, Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin tüm gücüyle sahadayız. Mevcut çalışmalarımız günü kurtarmaya yönelik olsa da yaz aylarında projelendireceğimiz yeni yağmur suyu hatlarıyla bu sıkıntıları kalıcı olarak minimuma indireceğiz." Manisa’daki tüm lokantaların Kent Lokantası olması hedefleniyor Sosyal belediyecilikte Manisa’nın örnek olduğunu belirten Başkan Dutlulu, yeni bir modeli hayata geçireceklerini açıkladı: "İstanbul’un ardından en çok Kent Lokantasına sahip şehiriz. Yeni hedefimiz, Manisa’daki yerel esnafla iş birliği yaparak tüm lokantaları birer Kent Lokantası formatına dahil etmek. Odalarla yapacağımız protokolle vatandaşımız uygun fiyata yemek yiyecek, aradaki fiyat farkını belediye olarak biz karşılayacağız. Bu destek zincirine ileride kasap, manav ve bakkallar da dahil olacak." Manisa Şehir Kartı ihalesinin tamamlandığını belirten Dutlulu, sosyal yardımlarda yeni bir döneme geçildiğini ifade etti. Artık belediyenin toplu mal alıp dağıtması yerine, ihtiyaç sahibi vatandaşların kartlarına yüklenecek bakiyelerle mahalle esnafından alışveriş yapabileceğini, böylece hem vatandaşın hem de yerel esnafın kazanacağını vurguladı. Sosyal projeleri sıraladı Sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirilen diğer çalışmaları sıralayan Başkan Dutlulu, "Emeklilere ilaç katkı payı desteği veriyoruz. Özellikle raporlu ilaçlarda çok ciddi fiyat farkları çıkıyor. Özellikle minimum maaş alan emekliler için Manisa Eczacı Odası ile güzel bir protokol imzaladık. Bu işe de başlıyoruz. Askıda faturaya aktif halde devam ediyoruz. Askıda fatura platformunda tam bir gizlilik esasıyla hayırseverlerce destek olunacak. Isınma desteği noktasında belediyemizin yaptığı budama faaliyetleri sonrasında çıkan odunları ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıtımımız devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Çöp alanlarını rehabilite edip halkımıza kazandıracağız" Eski çöp alanları olarak bilinen vahşi depolama alanlarında çok ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Başkan Dutlulu, "Saruhanlı’da 18 adet düzensiz depolama alanını kapatıyoruz. 16.12.2025’te ihalesini gerçekleştirdiğimiz proje ile bu atıkları herkesten uzak ayrı bir noktaya taşıyacağız. Saruhanlı’da ilk uygulamaya başlıyoruz. Bundan sonra özellikle ilçe merkezlerinde çöplerin atıldığı, zaman zaman yangınların çıktığı, ciddi koku sorunlarının olduğu, birçok ilçede yerleşimin hemen yanında kalan çöp alanlarını rehabilite edeceğiz. Bu çöp alanlarını da yeşil alan olarak halkımıza kazandıracağız. Özellikle ilçelerde çok büyük sorun haline geliyordu. İnşallah eski çöp alanlarının hepsi temizlenecek. Atık pil ve atık ilaç kampanyamız da devam ediyor. 3 ton pil topladık ve bunun karşılığında zeytin fidanı dağıttık. Bunun yanında Eczacı Odamızla 14 ton atık ilacı bertaraf ettik. 30 Mart’ta ikinci atık pil kampanyamızı yapacağız. 31 Mart’ta ise Yunusemre’de atık yağ kampanyamızı başlatacağız" dedi. "20 adet tam donanımlı yeni itfaiye aracını filomuza kattık" Güçlü bir itfaiye yapısı kurmak istediklerini söyleyen Başkan Dutlulu, "İtfaiye gurur duyduğumuz birimlerimizden bir tanesi. 411 milyon liralık yatırımla 20 adet tam donanımlı itfaiye aracını filomuza kattık. 25.8 milyon lira bedelle de solunum setleri ve kompresör alımlarını tamamladık. Alaşehir itfaiye binamızın da projesi bitti. Yangın sezonu öncesinde 100 adet yangın tankerinin alımını yapıyoruz. Özellikle orman köylerine ücretsiz olarak dağıtacağız" diye konuştu. Sosyal konut ve asfalt seferberliği 2026 yılında mevcut şantiye alanının şehir dışına taşınacağını ve boşalan araziye sosyal konutlar inşa edileceğini belirten Dutlulu, "Amacımız lüks konut değil, asgari ücretle geçinen vatandaşımızın ulaşabileceği kiralık ve satılık evler üretmek. Ayrıca Salihli’deki asfalt plentimiz faaliyete geçti, Mart ayında asfalt seferberliğimiz başlıyor. Ağustos ayında Akhisar’a, önümüzdeki yıl da Manisa merkeze kurulacak yeni tesislerle asfalt sorununu 25 yıllığına çözeceğiz" dedi.
Kuruyan Marmara Gölü’ne yeniden su girişi başladı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02 Kuruyan Marmara Gölü’ne yeniden su girişi başladı Son yağışlarla birlikte Kayacık Çayı’ndan Marmara Gölü’ne su ulaşmaya başladı. Uzun süredir kuraklık tehdidi altında olan göl için umutlar yeniden yeşerdi. Ulusal öneme sahip sulak alanlardan Marmara Gölü’ne, son günlerde etkili olan yağışlar sayesinde yeniden su girişi başladı. Gördes Çayı’nın bir kolu olan Kayacık Çayı üzerinden göle ulaşan sular, uzun süredir kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Marmara Gölü için umut oldu. Bölge biyoçeşitliliği açısından büyük öneme sahip olan Marmara Gölü’nün, yağışların devam etmesiyle birlikte kademeli olarak yeniden canlanması bekleniyor. Uzmanlar, göle ulaşan su miktarının artmasının, hem ekosistemin toparlanması hem de kuş popülasyonları ve çevre tarımı açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti. Vatandaşlar ve çevre gönüllüleri ise gölde yeniden su görülmesinin sevindirici olduğunu ifade ederek, kalıcı çözümlerle gölün tamamen eski canlılığına kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yağışların devam etmesi halinde göldeki su seviyesinin daha da artmasının beklendiğini, sürecin yakından takip edildiğini bildirdi. ’Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan’ ilan edilmişti Manisa’nın Gölmarmara ilçesinin güneyindeki bir alüvyal set gölü olan Marmara Gölü 44,5 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. 12 Haziran 2017’de "Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan" ilan edilen Marmara Gölü yıllardır yaşanan kuraklık sonucu geçtiğimiz yıl tamamen kuruma noktasına gelmişti.
Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:31 Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Manisa CBÜ’nün uzmanları uyardı: "Su buharı değil, ağır metal karışımı"
10 Şubat 2026 Salı - 16:53 Manisa CBÜ’nün uzmanları uyardı: "Su buharı değil, ağır metal karışımı" Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden (MCBÜ) yayımlanan açıklamada, elektronik sigaranın sanıldığı gibi masum olmadığı vurgulanarak, bu ürünlerin akciğerde geri dönüşü olmayan hasarlara ve ölümcül EVALI hastalığına yol açabileceği uyarısında bulunuldu. MCBÜ’lü uzmanlar, tütün endüstrisinin özellikle gençleri ve sigarayı bırakmak isteyenleri hedef alarak elektronik sigarayı "daha az zararlı" algısıyla pazarladığı, bunun ise büyük bir yanılgı olduğunu belirtti. MCBÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan açıklamada, elektronik sigaranın akciğerdeki doğal savunma mekanizmasını ciddi şekilde bozduğu ifade edildi. Normalde mikropları dışarı atan mikroskobik tüycüklerin (silya), elektronik sigara kullanımıyla kısaldığı, yavaşladığı ve bazı bölgelerde tamamen yok olduğu vurgulandı. Bu durumun ise kronik öksürük, balgam ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırladığı kaydedildi. "Su buharı değil, ağır metal karışımı" Halk arasında elektronik sigaranın "sadece su buharı" olduğu yönündeki yanlış algıya dikkat çeken uzmanlar, bu ürünlerin aslında nikotin, ağır metaller, ince partiküller ve uçucu organik bileşikler içerdiğini belirtti. Açıklamada, bu kimyasal karışımın akciğer dokusunda sessiz ve ilerleyici hasara yol açtığı, EVALI adı verilen ve ani solunum yetmezliğiyle seyreden ölümcül tabloların ortaya çıkabildiği ifade edildi. Gençler sosyal medya tuzağında MCBÜ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşın Şakar Coşkun, özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımının hızla arttığına dikkat çekerek, "Sosyal medya üzerinden oluşturulan ‘modern ve daha az zararlı’ algısı, gençlerde çok daha güçlü bir bağımlılığa neden oluyor. Sigarayı bırakmak için elektronik sigaraya yönelenlerin büyük bölümü ya sigarayı bırakamıyor ya da her iki ürünü birlikte kullanarak vücuduna aldığı toksik yükü iki katına çıkarıyor" dedi. Elektronik sigaranın bir bırakma yöntemi olmadığını vurgulayan MCBÜ’lü uzmanlar, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemleri önerdi. Açıklamada, bilişsel ve davranışsal psikolojik danışmanlık ile kanıta dayalı ilaç tedavilerinin, kişisel denemelere göre başarı şansını en az 3 kat artırdığı belirtildi. Uzmanlar, vatandaşların MHRS üzerinden randevu alarak Uzaktan Hasta Değerlendirme çevrimiçi danışmanlık hizmetlerinden ya da Sigara Bırakma Polikliniklerinden profesyonel destek alabileceğini hatırlattı.
Yunusemre’de 14 Şubat temalı "Kadın El Emeği Pazarı" kuruldu
10 Şubat 2026 Salı - 16:24 Yunusemre’de 14 Şubat temalı "Kadın El Emeği Pazarı" kuruldu Yunusemre Belediyesi ve Yunusemre Kent Konseyi iş birliğiyle Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda 14 Şubat Sevgililer Günü temalı Kadın El Emeği Pazarı kuruldu. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın eşi Serap Balaban ile Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan pazarı ziyaret ederek üretici kadınlarla bir araya geldi. Her hafta salı günleri Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı 1’inci katta kurulan Kadın El Emeği Pazarı, bu hafta 14 Şubat Sevgililer Günü konseptiyle vatandaşları ağırladı. Pazarda sevgi temalı el emeği ürünler sergilenirken, ziyaretçiler de tezgahlara yoğun ilgi gösterdi. Serap Balaban ve Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, pazarda üretici kadınlarla sohbet etti, el emeği ürünleri inceledi. Ziyarette Yunusemre Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Suzan Cömert Özata, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şaver Yüksel ile Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri Koordinatörü Burçin Umut Doğru da yer aldı. "Sevgi paylaştıkça çoğalıyor" Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, 14 Şubat’ın sadece çiftler için değil, tüm insanlık için bir sevgi günü olduğunu vurgulayarak, "14 Şubat sadece çiftlerin birbirine sevgisi değil, insanların birbirine, doğaya ve hayvanlara olan sevgisini yansıtan bir sevgi günüdür. Biz de belediyemizin kadın dayanışma ve eğitim merkezleri ile kent konseyimizle birlikte düzenlediği Kadın El Emeği Pazarı’nda 14 Şubat Sevgililer Günü konseptiyle hazırlanan tezgahları ziyaret ettik. El emeği ürünlerimizi inceledik. Tüm hemşehrilerimizi sevdiklerini mutlu etmek adına ufak da olsa hediye almak üzere Kadın El Emeği Pazarımıza bekliyoruz" dedi.