Yerel Haberler
Manisa
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı 11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:27:09 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa’da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, "Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa’ya geldi. İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi’nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar’a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti. "Doğal afetler 58 ilde etkili oldu" Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye’nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi" dedi. "Manisa’da 18 bin dekarlık alan zarar gördü" Manisa’nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, "27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen’de de görüştüm. Tabii ’bundan sonra ne yapacağız’ kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde" şeklinde konuştu. "Savaş maliyetleri artırıyor" Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, "Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70’i 80’i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı’nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen’de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek" "Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek" diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı: "Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye’nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye’yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara’da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara’da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah." Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36 Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Manisa Okul Sporlarında Muaythai heyecanı
17 Şubat 2026 Salı - 14:44 Manisa Okul Sporlarında Muaythai heyecanı Manisa’da 75 okuldan 157 sporcunun katılımıyla düzenlenen 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılı Okul Sporları Muaythai İl Seçmeleri büyük heyecana sahne oldu. İl birincileri, nisan ayında Diyarbakır’da yapılacak Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım seçmelerinde mücadele edecek. Manisa Merkez ve ilçelerden 75 okuldan 157 sporcunun katıldığı Okul Sporları Muaythai İl Seçmeleri, İl Spor Müdürlüğü Çok Amaçlı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Miniklerden gençler kategorisine kadar birçok sıklette yapılan müsabakalar, izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı. Muaythai İl Temsilcisi Ahmet E. Demiraslan yaptığı açıklamada, il seçmelerinde birincilik elde eden sporcuların Nisan ayında Diyarbakır’da düzenlenecek Okul Sporları Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım seçmelerine katılacağını belirtti. Demiraslan, "Milli takıma giren sporcularımız bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Okul Sporları Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etme hakkı kazanacak. Bu büyük organizasyonda ilimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine inanıyorum" dedi. Organizasyona katılan tüm sporcuları ve antrenörleri tebrik eden Demiraslan, okul sporlarının gençlerin hem fiziksel hem de mental gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Müsabakalar sonunda dereceye giren sporculara madalyaları takdim edilirken, Manisa’dan çıkan başarılı sporcuların Türkiye Şampiyonası’nda da iddialı olması bekleniyor.
Başkan Balaban esnafın sorunlarına çözüm üretmek için sahada
17 Şubat 2026 Salı - 13:59 Başkan Balaban esnafın sorunlarına çözüm üretmek için sahada Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Uncubozköy Kampüsü çevresindeki esnafı ziyaret ederek talep ve sorunları yerinde dinledi. Her zaman esnafın yanında olduklarını kaydeden Başkan Balaban, "Çözüm için çalışıyoruz" dedi. Semih Balaban, esnaf ve mahalle ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor. Başkan Balaban, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Uncubozköy Kampüsü çevresinde faaliyet gösteren esnafı ziyaret ederek talep ve önerileri dinledi. Yunusemre Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyit Ali Özmen’in de eşlik ettiği programda iş yerlerini tek tek gezen Başkan Balaban, esnafla sohbet ederek bölgedeki sorunları yerinde tespit etti. Esnafın şehir ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan Balaban, "Seçildiğimiz günden beri halkımız ile iç içeyiz. Vatandaşlarımız ile buluşmayı sürdürüyoruz. Esnafımızın karşılaştığı sorunları yerinde görüyoruz. Belediye olarak çözüm odaklı bir anlayışla sorunların çözülmesi amacıyla çalışıyoruz. Yunusemre ilçesinde dayanışma ve ortak akıl ile çalışmalarda bulunacağız." ifadelerini kullandı. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren bölge esnafı ise Başkan Balaban’a teşekkür ederek, yapılan istişarelerin kendileri için önemli olduğunu belirtti. Yunusemre Belediyesi’nin saha ziyaretleri ve esnaf buluşmalarının önümüzdeki günlerde de devam edeceği öğrenildi.
Manisa’dan Avrupa kürsüsüne uzanan başarı
17 Şubat 2026 Salı - 13:55 Manisa’dan Avrupa kürsüsüne uzanan başarı İstanbul’da düzenlenen Büyükler Avrupa Kadınlar Badminton Şampiyonası’nda Türkiye Milli Takımı Avrupa üçüncüsü olurken, Manisalı milli sporcu Ravza Bodur performansıyla kürsü yolunun mimarlarından biri oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen Büyükler Avrupa Kadınlar Badminton Şampiyonası’nda Türkiye Badminton Milli Takımı tarihi bir başarıya imza atarak Avrupa üçüncülüğünü elde etti. Ay-yıldızlı ekibin bu önemli derecesinde Manisalı milli sporcu Ravza Bodur, ortaya koyduğu performansla öne çıkan isimlerden biri oldu. Tek kadınlar kategorisinde mücadele eden başarılı sporcu, kritik karşılaşmalarda aldığı galibiyetlerle milli takımın Avrupa kürsüsüne çıkmasında önemli rol oynadı. Türkiye badminton tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçen Avrupa üçüncülüğü, hem ülke sporuna hem de Manisa’ya büyük gurur yaşattı. Manisalı antrenör Zeliha Demir ise bu tarihi başarıyı sporcusuyla birlikte yaşamanın mutluluğunu dile getirdi. Demir, "Yıllar önce küçük bir antrenman salonunda kurulan hayalin bugün Avrupa kürsüsünde gerçeğe dönüşmesi tarifsiz bir mutluluk." dedi. Demir ayrıca Türkiye Badminton Federasyonu Başkanı Ercan Yıldız, yönetim kurulu üyeleri ile Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk’e desteklerinden dolayı teşekkür etti. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk de elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Manisalı sporcularımızın uluslararası arenada ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Ravza Bodur’un ve antrenörümüz Zeliha Demir’in bu tarihi başarıdaki payı çok kıymetlidir. Manisa olarak spora ve sporcuya verdiğimiz desteğin böylesi önemli derecelerle taçlanması, doğru yolda ilerlediğimizin en güzel göstergesidir. Gençlerimizin her alanda başarılı olması için tüm imkanlarımızla yanlarında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Avrupa üçüncülüğü ile Türk badmintonunda yeni bir sayfa açan milli takım, elde edilen bu tarihi başarıyla uluslararası alanda adından söz ettirmeyi başardı.
Manisa Çocuk TV’den ’Ramazan Ayı Özel’ programı
17 Şubat 2026 Salı - 12:07 Manisa Çocuk TV’den ’Ramazan Ayı Özel’ programı Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü himayesinde kurulan Manisa Çocuk TV, Ramazan ayına özel hazırladığı yeni program konseptiyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Öğrencilerin aktif rol aldığı "Ramazan Ayı Özel" programı, özel konukları ve zengin içeriğiyle Ramazan boyunca ekranlarda olacak. Öğrencilerin erken yaşta kendini ifade etme, doğru ve tarafsız habercilik, haber etiği ve medya sorumluluğu bilinci kazanmasını amaçlayan Manisa Çocuk TV, Ramazan ayına özel çalışmalarını tamamladı. Manisa’nın farklı ilçelerinden öğrencilerin katkı sunduğu projede, Ramazan ayı boyunca yayınlanacak özel program için stüdyo hazırlandı. Programın müjdesini veren Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, taraflı ve dezenformatif içeriklerin özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığına dikkat çekerek, çocukların doğru ve nitelikli bilgiye ulaşma hakkı olduğunu vurguladı. Uğurelli konuşmasında, "Taraflı veya dezenformatif haberlerin doğru haberlere göre yayılma hızı maalesef çok fazla. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı bu tehlikeden korumak için Manisa Çocuk TV projesini başlattık. Öğrencilerimiz projeyi benimsedi. İlçelerimizden birçok haber stüdyomuza ulaşıyor. Öğrencilerimiz öğretmenlerimizin rehberliğinde bu haberleri tasnif ediyor, kurguluyor ve yayına hazırlıyor. Montaj başta olmak üzere farklı görevler üstlenerek sorumluluk alıyorlar. Bu sayede doğru haberi yayma bilincini kazanıyorlar" dedi. Çalışmaların hem veliler hem de öğrenciler tarafından takdirle karşılandığını belirten Uğurelli, Manisa Çocuk TV’nin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Haberimiz Olsun kanalında da yer aldığını ifade etti. Ramazan ayına özel olarak hazırlanan programda, öğrencilerin anlayabileceği dilde ve onların dünyasına hitap eden içeriklerin üretileceğini kaydeden Uğurelli, "Ramazan Özel programımızla Ramazan ayına münhasır konuları öğrencilerimizle birlikte ele alacağız. Özel konuklarımız da programımıza eşlik edecek. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in talimatıyla yurt genelinde büyük bir farkındalıkla idrak edilecek Ramazan ayı kapsamında tüm Manisalı hemşerilerimizi Manisa Çocuk TV ekranlarına bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Manisa Çocuk TV’nin "Ramazan Ayı Özel" programı, Ramazan boyunca çocukların gözünden hazırlanan içeriklerle izleyiciyle buluşacak.
Uzm. Dr. Özge Can radyoterapi hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı
17 Şubat 2026 Salı - 11:30 Uzm. Dr. Özge Can radyoterapi hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı Manisa Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Özge Can, radyoterapinin güvenli ve kontrollü bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, hastaların tedavi sonrası çevrelerine radyasyon yaymadığını ve günlük yaşamlarına güvenle devam edebileceklerini söyledi. Manisa Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Hekimi Uzm. Dr. Özge Can, toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak ve radyoterapi sürecine ilişkin doğru bilgilendirme yapmak amacıyla önemli açıklamalarda bulundu. Radyoterapinin halk arasında "ışın tedavisi" olarak bilindiğini belirten Uzm. Dr. Can, tedavide yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerinin hedef alındığını ve amaçlarının tümörlü dokuyu etkilerken sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumak olduğunu söyledi. "Radyoterapi alan hastalar çevrelerine radyasyon yaymazlar" Radyoterapi alan hastaların çevrelerine radyasyon yaydıklarına dair yanlış bir endişe içerisinde olduklarını belirten Uzm. Dr. Özge Can, Radyoterapi, halk arasında ışın tedavisi olarak bilinir. Bu tedavide yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini hedef alırız. Amacımız yalnızca tümörlü dokuyu etkilemek ve bu işlemi gerçekleştirirken sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumaktır. Günümüzde kullanılan ileri teknoloji cihazlar sayesinde tedavi güvenli ve hassas bir şekilde uygulanmaktadır. Tedavi sırasında hastamız tedavi masasına uzanır ve cihaz hastanın etrafında dönerek planlanan bölgeyi ışınlar. Işınlama esnasında herhangi bir ağrı ya da yanma hissedilmez ve cihaz hastaya temas etmez. Ayrıca cihaz açık sistem olduğu için kapalı alan hissi oluşturmaz. Seans sırasında hasta odada tek başına olsa da, ekip olarak kendisini tüm süreç boyunca kamera sistemiyle sürekli izler ve takip ederiz. Radyoterapi seansları genellikle 5 ila 15 dakika arasında sürer. Ancak toplam tedavi süresi hastalığın türüne, evresine ve kişiye özel oluşturulan tedavi planına göre değişiklik gösterebilir. Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri de şudur: ’Tedavi sonrasında etrafa radyasyon yayılır mı’ Özellikle evde hamile bir birey, küçük bir bebek ya da yaşlı bir aile üyesi varsa bu konuda endişe artmaktadır. Ancak bilinmelidir ki radyoterapi alan hastalar çevrelerine radyasyon yaymazlar. Seans sonrasında günlük yaşamlarına güvenle devam edebilirler" dedi. "Radyoterapi planlı, kontrollü ve güvenli bir tedavi yöntemidir" Radyoterapinin güvenli bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Özge Can, "Bir diğer merak edilen konu ise tedaviye aç mı yoksa tok mu gelinmesi gerektiğidir. Bu durum, tedavi edilen bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarımızın aç gelmesi gerekirken, bazı hastalarımız tedaviye tok olarak gelebilir. Bu konu, tedavi öncesinde hekim tarafından hastaya ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır. ’Neden kemoterapi değil de radyoterapi’ sorusu da sıkça gündeme gelmektedir. Çünkü her kanser hastasının tedavisi aynı değildir. Bazı hastalar yalnızca kemoterapi alırken, bazı hastalar yalnızca radyoterapi alabilir, bazı durumlarda ise iki tedavi birlikte uygulanabilir. Bu karar, farklı branşlardan hekimlerin yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından verilir. Radyoterapi özellikle hastalığın belirli bir bölgeye sınırlı olduğu durumlarda, ameliyat öncesinde tümörü küçültmek ve cerrahiyi kolaylaştırmak amacıyla, ameliyat sonrasında koruyucu tedavi olarak ya da hastalığa bağlı ağrı ve kanama gibi şikâyetlerin giderilerek yaşam kalitesinin artırılması amacıyla uygulanabilir. Radyoterapi planlı, kontrollü ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Bu süreç boyunca uzman ekibimiz her zaman yanınızdadır. Aklınıza takılan her soruyu bize rahatlıkla sorabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Anadolu’nun ezgileri Alaşehir’de yankılandı
17 Şubat 2026 Salı - 09:29 Anadolu’nun ezgileri Alaşehir’de yankılandı MANİSA (İHA) – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde düzenlenen "7 Bölgenin Türküleri" konseri izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Şehit Fethi Sekin Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen konserde salon tamamen dolarken, vatandaşlar türkülere baştan sona tempo tutarak eşlik etti. Alaşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu tarafından sahnelenen konserde Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilen toplam 25 eser koro ve solo performanslarla seslendirildi. Gecede halk oyunları ekipleri de zaman zaman sahne alarak türkülere oyunlarıyla renk kattı. Şef Berkan Çiftçi yönetiminde 40 kişiden oluşan koro, performansıyla büyük beğeni toplarken, gecenin sunuculuğunu Rana Egelioğlu üstlendi. İzleyiciler, türkülere hep bir ağızdan eşlik ederek salonda coşkulu anlar yaşadı. Belediye başkanından teşekkür Konseri izleyen Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, program sonunda şef Berkan Çiftçi ve koro üyelerine teşekkür ederek çiçek takdim etti. Başkan Öküzcüoğlu yaptığı konuşmada, "Bugün Anadolu’nun yedi bölgesinden birbirinden güzel türküleri dinledik. Ege Bölgesi denilince yüreğimiz kabarır. Çünkü Alaşehir, Kuvâ-yi Milliye’cidir. O efeler bu vatan için canlarını feda etmişlerdir. Bu topraklarda rahatça nefes alabiliyorsak şehitlerimiz sayesinde alıyoruz. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi minnetle anıyoruz. Biz acılarımızı ve sevinçlerimizi nakış nakış türkü haline getirmişiz. Belediye olarak sosyal ve kültürel etkinliklerle kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. Yoğun katılımla gerçekleşen konser, izleyicilerden tam not aldı.
Temizlik işçisinden alkışlanacak hareket
17 Şubat 2026 Salı - 08:32 Temizlik işçisinden alkışlanacak hareket Alaşehir Belediyesi temizlik işçisi Ali İlkgün, şehirlerarası otobüs terminalinde bulduğu içinde para ve altın bulunan çantayı zabıta ekiplerine teslim ederek sahibine ulaştırdı. Temizlik işçisi İlkgün’ün örnek davranışı, Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu tarafından plaket ve 3 yevmiye ile ödüllendirildi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde belediye temizlik işçisi olarak görev yapan Ali İlkgün, bulduğu para ve altın dolu çantayı sahibine teslim ederek örnek bir davranışa imza attı. Alaşehir Belediyesi temizlik işçisi Ali İlkgün, Alaşehir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde 08.00-17.00 vardiyasında görev yaptığı sırada, her 20 dakikada bir kontrol ederek temizlediği tuvaletlerde denetim yaparken kadınlar tuvaletinde duvara asılı bir çanta fark etti. Durumu hemen zabıta ekiplerine bildiren İlkgün, ekiplerle birlikte çantayı açtı. Çantanın içinden yüklü miktarda para ve altın takılar çıktı. Zabıta ekipleri tarafından tutanak tutularak muhafaza altına alınan çantada kimlik bilgisi aranırken, terminalden alınmış bir yolcu bileti bulundu. Bilet üzerindeki telefon numarası üzerinden çantanın sahibine ulaşıldı. Zabıta Müdürlüğü’ne gelen kadın, çantasını unuttuğunun farkında olmadığını belirterek büyük bir şok yaşadı. Para ve altınlar tek tek sayılarak sahibine teslim edildi. İsminin açıklanmasını ve fotoğrafının çekilmesini istemeyen kadın, duyarlılığından dolayı belediye çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Öküzcüoğlu’ndan işçiye plaket ve 3 yevmiye ödül Belediye işçisinin örnek davranışını öğrenen Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Ali İlkgün’ü makamına davet ederek plaket ve 3 yevmiye ikramiye ile ödüllendirdi. Başkan Öküzcüoğlu, "Seni tebrik ediyorum. Duyarlılığından dolayı vatanına, milletine şerefiyle hizmet edecek arkadaşlarımızın aramızda olması bizi mutlu ediyor. Kamu kuruluşlarında böyle insanların çalışması gurur verici. Emeğine, yüreğine sağlık. Bu davranışın diğer çalışanlarımıza da örnek olmasını istiyoruz. İyilik bulaşıcıdır, dünyayı iyilik kurtaracak" dedi. Ödülü almak istemedi İlkgün’ün ödülü kabul etmek istemediğini belirten Başkan Öküzcüoğlu, "Ali bunu kabul etmek istemiyor ama biz zorlayacağız. Alaşehir Belediyesi olarak kendisine üç yevmiye ikramiye vereceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu parayı yemem, çocuğuma da yedirmem" 56 yaşında, evli ve 2 çocuk babası olan Ali İlkgün ise yaptığı açıklamada, "Ben tuvaletlere her 20 dakikada bir bakıyordum. Duvara asılı çantayı görünce zabıtaya haber verdim. Birlikte açtık. İçinden çıkan bilet sayesinde telefon numarasına ulaştık. Bayan geldiğinde çantayı unuttuğunun farkında bile olmadığını söyledi. Paraları tek tek sayıp teslim ettik. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Allah korusun, bu parayı yemem de çoluğuma çocuğuma da yedirmem" diye konuştu. Belediye işçisi Ali İlkgün’ün duyarlı davranışı hem belediyede hem de ilçede takdirle karşılandı.