Yerel Haberler
Manisa
Hipertansiyona karşı erken teşhis çağrısı 17 Mayıs 2026 Pazar - 09:38:14 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında Alaşehir’de vatandaşlara yönelik önemli uyarılar yapıldı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Veysel Çınar, "Sessiz ilerleyen hipertansiyon ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" diyerek düzenli tansiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Veysel Çınar, hipertansiyon hastalığının erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini belirtti. Hipertansiyonun halk arasında "yüksek tansiyon" olarak bilindiğini ifade eden Dr. Çınar, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti. Çınar, hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Çınar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalığın önlenmesinde büyük önem taşıdığını belirterek, "Hipertansiyon erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilir. Tuz tüketiminin azaltılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durulması kalp sağlığını korumada büyük önem taşımaktadır. Özellikle ailesinde tansiyon hastalığı bulunan bireylerin düzenli olarak tansiyon ölçtürmeleri gerekmektedir" dedi. Uzmanlar, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek vatandaşların herhangi bir şikâyeti olmasa bile düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. Yetkililer ise erken teşhis ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyona bağlı ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirterek vatandaşlara, "Sağlıklı yaşam için tansiyonunuzu ihmal etmeyin" çağrısında bulundu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:37 "Sessiz Katil" hipertansiyon için kritik uyarı Merkezefendi Devlet Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplumda yaygın olarak görülen hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek vatandaşlara düzenli tansiyon kontrolü çağrısında bulundu. "Sessiz katil" olarak bilinen hipertansiyonun kontrol altına alınmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve ciddi damar hastalıklarına yol açabileceğini ifade eden Dr. Köroğlu, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi. Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu 2025 verilerine dikkat çeken Köroğlu, güncel kan basıncı değerleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "120/80 mmHg’nın altındaki değerler normal kabul edilirken, büyük tansiyonun 120-139 mmHg veya küçük tansiyonun 80-89 mmHg arasında olması ‘artmış kan basıncı’ olarak değerlendiriliyor. 140/90 mmHg ve üzerindeki değerler ise hipertansiyon olarak tanımlanıyor." Hipertansiyon riskinin özellikle ileri yaş grubunda, ailesinde tansiyon hastalığı bulunan kişilerde ve fazla kilolu bireylerde daha yüksek olduğuna dikkat çeken Köroğlu, diyabet ve böbrek hastalarının da risk grubunda yer aldığını ifade etti. Stres, aşırı tuz tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve sigara kullanımının hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında bulunduğunu belirten Köroğlu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. Hipertansiyonun korkulacak değil, ancak ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğunu kaydeden Köroğlu, "Dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloyu korumak ve sigara ile alkolden uzak durmak tansiyon kontrolünde en etkili yöntemlerdir. Erken farkındalık hayat kurtarır." dedi. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında vatandaşlara çağrıda bulunan Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, herkesin hem kendi tansiyonunu hem de sevdiklerinin tansiyonunu düzenli olarak ölçtürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yeniden Refah Partisinde görev değişikliği
01 Mayıs 2025 Perşembe - 16:04 Yeniden Refah Partisinde görev değişikliği Yeniden Refah Partisi Akhisar İlçe Başkanı Ünal Kaplan, Manisa İl Başkanı Serhat Orhan’ın daveti üzerine il başkan yardımcılığı görevine getirildi. Yeniden Refah Partisi Manisa İl Başkan Yardımcılığına getirilen Ünal Kaplan Akhisar İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek, yeni görevine başladı. Yeniden Refah Partisi Manisa İl Başkanı Serhat Orhan yaptığı açıklamada, "Sayın Ünal Kaplan’ın partiye olan bağlılığı teşkilatçılıktaki dirayetli duruşu ve halkla kurduğu samimi bağ sayesinde yalnızca Akhisar’da değil tüm Manisa genelinde takdirle anıldığını vurguladı. Sayın Ünal Kaplan kardeşimizin dava şuuru yüksek ahlaki duruşuyla örnek olmuş her daim milletin yanında yer almış kıymetli bir yol arkadaşımızdır. İlçe başkanlığı süresince Akhisar’da büyük bir heyecan dinamizm ve birlik ruhu oluşturmuştur. Bu kıymetli birikim artık il düzeyinde daha geniş bir alanda değerlendirileceğine inanıyoruz." dedi. Parti içinde her zaman istişare ve liyakat esasına dayalı bir anlayışı benimsediklerini belirten Başkan Orhan, "Sayın Kaplan’ın partimizin Manisa’daki yürüyüşüne il başkan yardımcısı olarak çok değerli katkılar sunacağına olan inancımız tamdır. Bu bir veda değil aksine daha güçlü bir başlangıçtır." şeklinde konuştu. Görev değişikliğine ilişkin açıklamada bulunan Ünal Kaplan ise şunları söyledi: "Bu kutsal davanın bir neferi olarak nerede görev verilirse orada hizmet etmeye devam edeceğim. İlçe başkanlığı sürecinde bana güvenen ve destek veren tüm teşkilat mensuplarımıza Akhisar halkına ve kıymetli İl Başkanımız Serhat Orhan’a teşekkür ediyorum. Şimdi Manisa genelinde daha büyük hedefler için mücadele zamanı."
MASKİ kooperatifler ve ziraat odası ile bir araya geldi
01 Mayıs 2025 Perşembe - 14:23 MASKİ kooperatifler ve ziraat odası ile bir araya geldi Manisa Büyükşehir Belediyesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ), Saruhanlı ilçesinde tarımsal üretimi etkileyen su krizine dikkat çekmek ve çözüm önerilerini ele almak amacıyla ziraat odaları, sulama kooperatifleri ve çiftçilerle bir araya geldi. MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı’nın da katıldığı toplantıda, 1980 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan su tahsis protokolünün günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Artan kuraklık, yer altı su seviyelerindeki düşüş ve kontrolsüz su tüketiminin gündeme geldiği buluşmada, bölgedeki üreticilerin yaşadığı sıkıntılar ve çözüm beklentileri dile getirildi. Saruhanlı ilçesine bağlı Nuriye Mahallesi’nde, gerçekleştirilen toplantıya, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Özgür Avşar, Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, Nuriye Sulama Kooperatifi Kurucu Ortağı ve Köy-Koop Merkez Birliği Temsilcisi Nurettin Dingaz, Nuriye Sulama Kooperatifi Başkanı Ünal Tosun, Lütfiye Sulama Kooperatifi Başkanı Şenol Göktaş, mahalle muhtarları, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı. "Ne kadar su verildiğinin kontrolü yapılmalı" Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, 45 yıl önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan protokole değinerek, "1980 yılında çıkmış bu karar üzerinde çok fazla görüşmeler yaptık. Ama çıkan kanunu geri alamıyoruz. Bu işin çözüm noktasında önemli olan anlaşma ile verilen suyun takibini yapabilmektir. Biz çiftçiler olarak verilen suyun kontrol edilmesini talep ediyoruz. Yapılan kontroller sonrasında da gerekli yerlere bilgilerin verilmesini istiyoruz" dedi. "Eşit bir şekilde paylaşım yapılmasını istiyoruz" Nuriye Sulama Kooperatifi Kurucu Ortağı ve Köy-Koop Merkez Birliği Temsilcisi Nurettin Dingaz ise "Herkesin de bildiği gibi yer altı sularımız, gün geçtikçe çekilmekte. Çocukluk yıllarımızda 7 metrelerden su çıkarıyorduk. Şuan ise 130 metre 140 metrelerden suyu çıkaramıyoruz. Biz üreticiler olarak 1980 yılındaki protokol çerçevesinde ne kadar su veriliyor, kaç metreden su çıkarılıyor konuları hakkında bilgiler almak istiyoruz. 45 yıldır iki mahallemizin üreticilerine hiç yardım edilmiyor. Suya şehirlerin de ihtiyacı var bunun da farkındayız, ama biz çiftçilerin de çok ihtiyacı var. Yetkililerin bu konuda eşit bir şekilde paylaşım yapılmasını talep ediyoruz" dedi. Nuriye Sulama Kooperatifi Başkanı Ünal Tosun ve Lütfiye Sulama Kooperatifi Başkanı Şenol Göktaş da yetkililerin bu konuda bir çözüm bulması gerektiğini söyledi. "Su kriziyle karşı karşıyayız" Ziraat odaları, kooperatifler ve çiftçilerle değerlendirme yapmak için bir araya geldiklerini belirten MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı ise tüm Türkiye’nin olduğu gibi Manisa’nın da ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Postacı, "Manisa, bereketli ovaları, üretken çiftçisi ve güçlü tarım altyapısıyla ülkemizin stratejik üretim merkezlerinden biridir. Ancak küresel iklim krizinin etkileriyle birlikte azalan yağış miktarı, yer altı su seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açmakta; sondaj derinlikleri 300 metrelere kadar inmektedir. Bu faktörler, tüm dünyada olduğu gibi Manisa’mızda da su kaynakları konusunda endişe uyandırmaktadır. Yeraltı su seviyelerimiz her geçen yıl azalmakta ve yüzey sularımız kuraklığın etkisiyle yetersiz kalmaktadır. Bu durum, çiftçilerimizin tarlalarını sulamasını zorlaştırmakta ve hem kırsal hem de kentsel alanlarda suya erişimi giderek güçleştirmektedir" dedi. "Su kaynakları adil bir şekilde yönetilmeli" Postacı, "Bilindiği üzere, 45 yıl önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan bir protokol bulunmaktadır. Bu protokol çerçevesinde, Manisa sınırları içindeki Göksu ve Sarıkız kaynaklarından yıllık toplam 108 milyon metreküp su, İzmir’e tahsis edilmiştir. O dönemin şartlarında hazırlanan bu protokolün, günümüzün değişen ihtiyaçlarını tam olarak karşılamadığı görülmektedir. İzmir, bizim kıymetli bir komşumuz ve kardeş şehrimizdir. Aynı coğrafyanın ve ortak iklimin insanları olarak iş birliğine büyük önem veriyoruz. Ancak, sürdürülebilir bir gelecek için su kaynaklarının adil bir şekilde yönetilmesi gerektiğine de inanıyoruz. Çünkü bugünün Manisa’sı, 45 yıl öncesine kıyasla nüfusu artan, sanayisi gelişen, altyapısı büyüyen ve yüzde 98 oranında içme suyunu yeraltı kaynaklarından sağlayan bir kenttir. Bu nedenle mevcut tahsis planlarının aynı şekilde sürdürülmesi, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma açısından ciddi zorluklar doğurmaktadır. Bölgemizde içme ve kullanma suyu amacıyla geçmiş yıllarda açılmış birçok kuyunun kuraklık nedeniyle verimsiz hale geldiği ve yeni sondaj çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu açıkça ortadadır. Bölgedeki tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz ve kurumlarımız bu durumdan doğrudan etkilenmekte, ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bugüne kadar farklı tarihlerde kurum ve kuruluşlar arasında çeşitli toplantılar yapılmış olsa da bu sorunun yerel yaklaşımlarla değil, yeraltı su kaynaklarının yönetiminden sorumlu olan Devlet Su İşleri tarafından ele alınması gerektiği açıktır. Manisa’nın tüm su ihtiyaçları dikkate alındığında, 1980 tarihli protokolün günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi artık zaruridir. Bugün Manisa olarak, artan su ihtiyacımız nedeniyle kendi kaynaklarımızın uzun vadeli kullanımı konusunda bazı zorluklarla karşı karşıyayız. Mevcut su tahsisinin günümüz şartlarına göre yeniden değerlendirilmesinin, her iki şehrimizin de menfaatine olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda, Manisa’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacı ile tarımsal sulama hakkını gözeten, bilimsel temellere dayanan adil ve hakkaniyetli yeni bir Devlet Su İşleri protokol çalışmasının başlatılmasını talep ediyoruz. Tahsis edilen debi miktarlarının gözden geçirilerek Manisa’ya da pay ayrılması, hem adil hem de hayati bir ihtiyaçtır" diye konuştu. Bu konuyu bir eleştiri veya ayrışma amacı gütmeden, tamamen çözüm odaklı bir iş birliği çağrısı olarak ilettiklerini vurgulayan Postacı "Manisa’nın tüm paydaşları; halkı, sanayicisi, çiftçisi ve dinamikleriyle birlikte, bu tahsis planlarının adil ve güncel bir yapıya kavuşturulmasını beklemektedir. Unutulmamaktadır ki tarımsal üretimin kalbi olan bu topraklarda su, sadece bir kaynak değil, yaşamın temelidir" şeklinde konuştu.
Öğrenciler velileriyle birlikte resim yaptı
01 Mayıs 2025 Perşembe - 10:17 Öğrenciler velileriyle birlikte resim yaptı Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Yasemin Çelik ve resim kursu öğrencilerinden okul-öğrenci-veli iletişimini güçlendirmek adına ’Ailemle birlikte resim yapıyorum’ etkinliği düzenlendi. Çocuklarının yönlendirmeleriyle resimler yapan veliler öğrencilik yıllarına dönerken keyifli etkinlik için okul yönetimine teşekkür etti. Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Yasemin Çelik tarafından ’Ailemle birlikte resim yapıyorum’ etkinliği düzenlendi. 2 saat süren etkinliğe 22 öğrenci velisi ile birlikte katılırken ortaya renkli görüntüler çıktı. Görsel Sanatlar Öğretmeni Yasemin Çelik’in Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulunda açtığı resim kurslarında yetiştirdiği 5, 6 ve 7. sınıfta öğrenim gören 22 öğrenci 2 saat boyunca velileri ile birlikte resim yaparak eğlenceli bir zaman geçirdi. Öğrenciler Kurslarda öğrendiklerini velilerine aktararak onlara rehberlik yapıp, velilerine resim yaptırdı. Veliler tuvallerine resimlerini yaparken öğrenciler bilgi birikimlerini ailelerine gösterip velilerini yönlendirirken kendi bilgilerini de pekiştirme fırsatı buldu. Etkinlik, yapılan resimlerin okulun fuaye salonunda sergilemesiyle sona erdi. Okul Müdürü Mustafa Örnek, okul-veli-öğrenci işbirliğinin pekişmesini sağlayan böylesine önemli bir etkinliği düzenleyen Görsel Sanatlar Öğretmeni Yasemin Çelik’e, katılımlarından dolayı öğrenci ve velilere teşekkür etti.