Yerel Haberler
Manisa
Yürek yakan olayda bir kardeş toprakta, diğeri cezaevinde 03 Mayıs 2026 Pazar - 19:10:25 Manisa’nın Kula ilçesinde geçtiğimiz gün kardeşi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden 28 yaşındaki genç, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Katil zanlısı kardeş ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, geçtiğimiz gün saat 20.45 sıralarında Kula ilçesi Karataş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hasan Akarsu (28) ile kardeşi U.C.A. (25) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. İkili arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga sırasında U.C.A., yanındaki bıçakla ağabeyi Hasan Akarsu’yu ağır yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Akarsu, ambulansla Kula Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Akarsu, ileri tetkik ve tedavi için Salihli’de bulunan özel bir hastaneye sevk edildi. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen genç kurtarılamadı. Hasan Akarsu için Şah Süleyman Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazına Akarsu’nun ailesi, yakınları, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gencin cenazesi, dualar eşliğinde ilçe mezarlığında toprağa verildi. Öte yandan, olayın ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan U.C.A., geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Burada hakim karşısına çıkarılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 19:01 MHP’li Akçay: "Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" dedi. MHP’li Erkan Akçay, Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada esnafa hitap eden Akçay, esnaf ve sanatkar sayısının 2,5 milyona yaklaştığını belirterek, "Mart ayı sonu itibarıyla ülkemizde 2 milyon 264 bin esnaf ve sanatkar ve bunlara ait 2 milyon 553 bin iş yeri bulunmaktadır. Manisa ilimizde 91 odaya bağlı 60 bin 365 esnafımız faal olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu en yaygın örgütlenme ağına sahip sivil toplum kuruluşudur, meslek odasıdır. Çevremizdeki savaşlara, küresel ve bölgesel kaos ve krizlere, artan enerji ve ulaşım maliyetlerine paralel olarak artış gösteren enflasyona rağmen 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşım 75 bin esnafımız yeni işyeri açmıştır" dedi. "Basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenleme gözden geçirilmelidir" Esnaf ve sanatkarların en önemli beklentilerinden birinin basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenlemenin iptal edilmesi olduğunu söyleyen Akçay, "Ticari kazancı basit usulle tespit edilen mükelleflerin kazançları 2021’de gelir vergisinden istisna edilmiş ve gelir vergisi beyanname verme yükümlülüğü kaldırılmıştı. Ancak 8 Eylül 2025’te tarihi kararla büyükşehirlerdeki esnafımızın 2026 yılı itibarıyla gerçek usule geçirilmesi öngörülmüştür. Vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekliyoruz. Ancak aynı işi yapan, aynı ciroya sahip iki esnafın sırf tabela adresi farklı diye farklı vergilendirilmesini de hakkaniyetli bulmuyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde 10 Aralık 2025’te yeni bir düzenleme yapılarak bundan kısmen dönülmüş, büyükşehir sınırlarında nüfusu 2 bini geçmeyen eski köy ve beldelerimizdeki esnaflarımız bu zorunluluktan muaf tutulmuştur. Bu düzeltme kırsaldaki esnafımız için önemlidir, doğru buluyoruz. Fakat bu adım sorunu kökten çözmemektedir. Hesap ortadadır; basit usulden gerçek usule geçişin bir esnafa yıllık maliyeti vergiler hariç 90 bin lirayı bulmaktadır. Kıt kanaat geçinen esnafımıza ’Sen artık şirket gibi yönetileceksin’ demek, o dükkana kilit vurmak anlamına gelir. Bu karar, iş yerlerinin kapanmasına ve kaçak çalışmanın artmasına yol açabilecektir. Ustaların dükkân kapatmasıyla, zaten kanayan yaramız olan çırak yetişmeme sorunu iyice çıkmaza girecektir. Yarın otomobil ve traktörleri, kombileri tamir edecek usta bulamayabiliriz. Usta yoksa çırak yoksa hizmet zinciri kopar. Kaybeden sadece esnaf değil hepimiz oluruz. Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmelidir. Ahilik kültüründen gelen esnafımız sadece bir tüccar değil devlet-millet kaynaşmasının, mahallenin emini ve bekçisidir. Onlar defter, beyanname ve stopaj sarmalına muhatap edilmemelidir. Konu sadece nüfus kriterine veya coğrafi sınıra hapsedilmemelidir. Yıllık cirosu kar haddi belirli bir seviyenin örneğin asgari ücretin yıllık tutarının belli bir katının altında kalan esnaf basit usulde kalmaya devam etmelidir. Genç ve yeni esnafa destek verilmelidir. Mesleği yeni başlayan çırak ve kalfalar için geçiş süreci iki veya üç yıl ertelenmelidir. Kademeli geçiş, 2026 yılında gerçek usule geçecek esnafa ilk yıl için beyanname başına damga vergisi muafiyeti ve muhasebe desteği sağlanmalıdır" dedi. "Esnaf ve sanatkarlarımızın krediye ulaşımı kolaylaştırılmalıdır" Esnaf ve sanatkârların krediye ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Vergi ya da SGK prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarlarımız devletimizin sübvanse ettiği Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi tarafından verilen krediye ulaşmakta sıkıntı yaşamaktadır. Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârlar finansman sorunu yaşamaktadır. Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkârlarımızın kredilere irişimi kolaylaştırılmalıdır. Esnaf ve sanayicimize yönelik destek ve teşvik sistemi sadeleştirilerek etkinleştirilmelidir. Bankacılık kesimi esnaf ve sanatkârlara sürekli destek verebilir hale getirilmelidir. Esnaf ve sanatkârların KOSGEB kredi ve desteklerinden etkin şeklide yararlanabilmesi için sadece esnaf ve sanatkârlara özgü programlar uygulamaya konulmalıdır. E-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil olmak üzere bankadaki parasına uzanmaktadır. Bu nedenle insanlar borcunu ödemek istese bile gayrimenkulüne ve bankadaki parasına haciz konulduğu için ödeyememektedir. Bu sorunun çözümü için kapsamlı bir borç yapılandırması çalışması başlatılmalıdır" dedi. Esnaf ve sanatkarların beklentilerine değinen Akçay, "Esnaf ve sanatkarların faaliyet çerçevesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalıdır. AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalıdır. Haksız rekabet şartları oluşturarak küçük esnafa iş fırsatı bırakmayan belediye işletmeciliği yeniden düzenlenmelidir. Küçük esnafın emekliliği için gerekli prim gün sayısı 9000 günden 7200 güne düşürülmelidir. Esnaflarımız elektrik ve doğalgaz faturalarındaki yüksek fatura bedellerini maliyete yansıtmak zorunda kalmaktadır. Esnaf ve sanatkârlar için özel bir elektrik ve doğalgaz tarifesi uygulanmalıdır. Şoför esnafının yenileyeceği araç ve kullanacağı yakıta ilişkin farklı vergi uygulanmalıdır. Şoför esnafımıza fiili hizmet zammı ve yıpranma payı hakkı verilmelidir" dedi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:34 Yarım asırlık klasik otomobil 210 bin liraya yeni sahibini buldu Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından faaliyete geçirilen 2. El Oto Pazarı, ikinci haftasında dondurucu soğuğa rağmen çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşların akınına uğradı. Pazarda en çok ilgiyi gören ve orijinalliğiyle dikkat çeken 1974 model klasik otomobil, 210 bin TL bedelle el değiştirdi. Demirci Belediyesi tarafından Camiatik Mahallesi açık pazaryeri alanında faaliyete geçirilen 2. El Oto Pazarı, kısa sürede bölgenin otomobil ticaret merkezi haline geldi. Hafta sonu kurulan pazara Demirci’nin yanı sıra; Köprübaşı, Selendi, Gördes, Salihli ve Kütahya’nın Simav ilçesinden çok sayıda vatandaş katılım sağladı.  Pazarın en çok dikkat çeken aracı, Salihli ilçesinden getirilen turkuaz mavisi rengindeki 1974 model Renault R12 oldu. Sadece 100 bin kilometrede olan ve orijinalliğiyle göz kamaştıran klasik otomobil, otomobil tutkunlarını başına topladı. Yapılan sıkı pazarlıkların ardından antika değerindeki otomobil, Demircili esnaf Şenol Budak tarafından 210 bin TL’ye satın alındı. Salihli’den oto pazarına gelen Serkan Sepetçi, "Demirci’ye araba pazarı açıldı. Geldik gördük, ticaretler gayet güzel. 1974 model değişensiz, 100 bin kilometrede R12 otomobil getirdim pazara" dedi. 2 haftada 60 araç satıldı Dondurucu soğuğa rağmen yoğunluğun eksik olmadığı pazarda, alıcı ve satıcılar arasında sıkı pazarlıklar yaşandı. Pazarın kurulduğu ilk iki haftalık süreçte toplamda 60’a yakın aracın satışı gerçekleştirilerek bölge ekonomisine ciddi bir girdi sağlandı.  Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımızın taleplerini değerlendirerek hayata geçirdiğimiz 2. El Oto Pazarımız, hamdolsun kısa sürede çevre il ve ilçelerden gelen misafirlerimizle dolup taştı. Sadece Demirci’ye değil, bölge ekonomisine hitap eden bir merkez oluşturduk. İkinci haftamızda soğuk havaya rağmen ilginin artarak devam etmesi ve 60 aracın el değiştirmesi projemizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Amacımız Demirci’yi ticaretin merkezi haline getirmek ve esnafımızın yüzünü güldürmektir. Tüm halkımızı her hafta sonu pazarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Oto pazarında araç yoğunluğu olduğunu belirten vatandaşlardan İsa Göllü ise, "Demirci ve bölge ekonomisine katkıda bulunacak bir girişim oldu. Belediye Başkanımız Erkan Kara’ya teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Demircili galerici esnafı Şenol Budak da, "Demirci’miz için bir ilk oldu. Havanın soğuk olmasına rağmen insanlarımız geldi. Çevre ilçelerden yoğun bir katılım oldu" dedi. Pazara araçlarını getiren vatandaşlar, çevre ilçelerin bir noktada buluşmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor
30 Eylül 2025 Salı - 09:48 Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen ve hem Türkiye’de hem de Avrupa’da coğrafi tescil alan ünlü Kırkağaç kavunu, klimalı ve ozon makineli depolarda askıya alınarak kış aylarında da sofralara ulaştırılıyor. Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, tadı ve dayanıklılığı ile ünlenerek coğrafi işaret alan ve 15 Ağustos itibariyle hasat edilen Kırkağaç kavunu kış aylarında satışa sunulmak için klimalı, ozon makineli depolarda askılara asılmaya başlandı. Tescilli lezzet artık alıcılarını bekliyor. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, kavunun ilçe ekonomisi için önemine dikkat çekerek, "Hasadımızın bizlere vermiş olduğu bereketin mutluluğunu yaşıyoruz. Kavun bizim Kırkağaç için her şey demek. Kızlarımızın çeyizi, erkek evlatlarımızın eğitim masrafları, evlerimizin geçim kaynağı kavun bizim için olamazsa olmaz. Kavunlarımızı mayıs ayında ekiyoruz. Yaklaşık 100 gün gibi bir emekle kavun depolarımıza asılır hale geliyor. Bu deponun üzerinde bir yalıtım var, bu özel sandviç panelden yapılmış bir tavan ve üzerine köpük püskürtülmüş içerideki iklimlendirmeyi sabit derecede tutmak için. Arkamızda da içeriye ozon havası vermesi için ayrıca cihazlar var. Bu cihazların her biri 50-60 bin TL’dir. Yine klimalarımız var. Buradaki iklimlendirmeyi sağlıyor. Yukarıdaki siyah boru da içeride biriken kirli ve asitli havanın dışarıya atılmasını sağlıyor. Tabii bunlar çiftçilerimize ek bir maliyet getiriyor. Böylelikle zaten dayanıklılığıyla ün yapmış Kırkağaç kavunumuz mart ayına kadar sağlıklı bir şekilde az fire vererek o soğuk kış aylarında yazın o güzel meyvesini sofralarınıza gönderiyoruz. Kırkağaç’ın kendine has bir kavunu vardı Altınbaş benekli kavun diye. Artık beyaz, sarı ve yeşil dilimli kavunlarımızı da üretiyoruz. Dededen 3. kuşak üretici olan Apti Kayacık, 300 ton civarındaki deposunda alıcısını bekliyor. Bu kavunları Osman Topuz isimli bir Kırkağaçlı üreticimiz var onun tarafından ilk olarak sadece bir kavundan üretildi. Şimdi Kırkağaç’ta binlerce dekar kavun depolarımızda asılıyor. Muhteşem bir kavun. Dayanıklılığı daha fazla. Bu yıl yaklaşık 30 bin ton rekoltemiz var. Bubub 20 bin tonu yaz aylarında satılıyor. Geri kalan kısmı da işte bu iklimlendirme özelliklerine sahip, özel havalandırma ve ozon pompası sistemlerine sahip klimalarımızda saklanıp kış aylarında vatandaşlarımızın tüketimine sunuluyor. Kavunumuz coğrafi tescilli bir ürün. Bu yıl bir sürprizimiz daha oldu. Artık AB’den de coğrafi tescil aldık. Türkiye’de 38. işaret olan tarım ürünü oldu. Manisa ilinde de ilk coğrafi tescil alan ürün bizim Kırkağaç kavunumuza nasip oldu. Bunun için de ayrıca mutluyuz. Bu vesileyle bütün üreticilerimize hayırlı, bereketli kazançlar almalarını diliyorum" dedi. "Mart ayına kadar dayanıyor" Yaklaşık 40 yıldır çiftçilik yaptığını belirten üretici Apti Kayacık ise, kavunların dayanıklılığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Çocukluğumdan beri kavunculukla uğraşıyorum. Tabii o zamanlar Kırkağaç cinsi kavun ekiyordum. Daha sonra siyah kavuna, 4-5 yıldır da beyaz kavunumuza döndük. Tarladan getirdiğimiz kavunlarımızı depolarımıza asıyoruz. İstanbul’dan ve İzmir’den gelen halci arkadaşlarımızla pazarlık yapıp veriyoruz. Onlar da aralık ayından mart ayına kadar dayanabilen kavunlarımızı bu aylarda kamyonlara sarıp müşterilerine götürüyorlar. Kırkağaç kavununun en büyük özelliği dayanabilir olma özelliğidir. Aynı bu çeşidimizi tohumunu Türkiye’nin her yerinde denediler ama hemen bozuldu, dayanmadı. Kırkağaç’ın toprağından mı ikliminden midir nedir sadece bu topraklarda mart ayına kadar dayanıyor."
Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor
30 Eylül 2025 Salı - 09:40 Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen ve hem Türkiye’de hem de Avrupa’da coğrafi tescil alan ünlü Kırkağaç kavunu, klimalı ve ozon makineli depolarda askıya alınarak kış aylarında da sofralara ulaştırılıyor. Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, tadı ve uzun dayanmasıyla ünlenerek coğrafi işaret alan ve 15 Ağustos itibariyle hasat edilen ardından kış aylarında satışa sunulmak için askılara asılmaya başlanan Kırkağaç Kavunu artık alıcılarını bekliyor. Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, tadı ve uzun süre dayanıklılığıyla ünlü, coğrafi işaret ve Avrupa Birliği coğrafi tescili alan Kırkağaç kavunu, kış aylarında satışa sunulmak üzere askılarda alıcısını bekliyor. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, kavunun ilçe ekonomisi için önemine dikkat çekerek, "Hasadımızın bizlere vermiş olduğu bereketin mutluluğunu yaşıyoruz. Kavun bizim Kırkağaç için her şey demek. Kızlarımızın çeyizi, erkek evlatlarımızın eğitim masrafları, evlerimizin geçim kaynağı kavun bizim için olamazsa olmaz. Kavunlarımızı mayıs ayında ekiyoruz. Yaklaşık 100 gün gibi bir emekle kavun depolarımıza asılır hale geliyor. Bu deponun üzerinde bir yalıtım var, bu özel sandviç panelden yapılmış bir tavan ve üzerine köpük püskürtülmüş içerideki iklimlendirmeyi sabit derecede tutmak için. Arkamızda da içeriye ozon havası vermesi için ayrıca cihazlar var. Bu cihazların her biri 50-60 bin TL’dir. Yine klimalarımız var. Buradaki iklimlendirmeyi sağlıyor. Yukarıda ki siyah boruda içeride biriken kirli ve asitli havanın dışarıya atılmasını sağlıyor. Tabi bunlar çiftçilerimize ek bir maliyet getiriyor. Böylelikle zaten dayanıklılığıyla ün yapmış Kırkağaç kavunumuz mart ayına kadar sağlıklı bir şekilde az fire vererek o soğuk kış aylarında yazın o güzel meyvesini sofralarınıza gönderiyoruz. Kırkağaç’ın kendine has bir kavunu vardı Altınbaş benekli kavun diye. Artık beyaz, sarı ve yeşil dilimli kavunlarımızı da üretiyoruz. Dededen 3. kuşak üretici olan Apti Kayacık, 300 ton civarındaki deposunda alıcısını bekliyor. Bu kavunları Osman Topuz isimli bir Kırkağaçlı üreticimiz var onun tarafından ilk olarak sadece bir kavundan üretildi. Şimdi Kırkağaç’ta binlerce dekar kavun depolarımızda asılıyor. Muhteşem bir kavun. Dayanıklılığı daha fazla. Bu yıl yaklaşık 30 bin ton rekoltemiz var. Bu 30 bin ton üretimin 20 bin tonu yaz aylarında satılıyor. Geri kalan kısmı da işte bu iklimlendirme özelliklerine sahip, özel havalandırma ve ozon pompası sistemlerine sahip klimalarımızda saklanıp kış aylarında vatandaşlarımızın tüketimine sunuluyor. Kavunumuz coğrafi tescilli bir ürün. Bu yıl bir sürprizimiz daha oldu. Artık AB’den de coğrafi tescil aldık. Türkiye’de 38. işaret olan tarım ürünü oldu. Manisa ilinde de ilk coğrafi tescil alan ürün bizim Kırkağaç kavunumuza nasip oldu. Bunun içinde ayrıca mutluyuz. Bu vesileyle bütün üreticilerimize hayırlı, bereketli kazançlar almalarını diliyorum." dedi. "Mart ayına kadar dayanıyor" Yaklaşık 40 yıldır çiftçilik yaptığını belirten Kırkağaçlı üretici Apti Kayacık ise, kavunların dayanıklılığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Çocukluğumdan beri kavunculukla uğraşıyorum. Tabi o zamanlar Kırkağaç cinsi kavun ekiyordum. Daha sonra siyah kavuna, 4-5 yıldır da beyaz kavunumuza döndük. Tarladan getirdiğimiz kavunlarımızı depolarımıza asıyoruz. İstanbul’dan ve İzmir’den gelen halci arkadaşlarımızla pazarlık yapıp veriyoruz. Onlarda aralık ayından mart ayına kadar dayanabilen kavunlarımızı bu aylarda kamyonlara sarıp müşterilerine götürüyorlar. Kırkağaç kavununun en büyük özelliği dayanabilir olma özelliğidir. Aynı bu çeşidimizi tohumunu Türkiye’nin her yerinde dediler ama hemen bozuldu, dayanmadı. Kırkağaç’ın toprağından mı ikliminde nedir sadece bu topraklarda mart ayına kadar dayanıyor." (HD-SC-
Ferdi Zeyrek’in adı eşi ve kızının öncülüğünde kurulan vakıfta yaşayacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 21:58 Ferdi Zeyrek’in adı eşi ve kızının öncülüğünde kurulan vakıfta yaşayacak Evinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediyesinin merhum başkanı Ferdi Zeyrek’in adına kurulan vakfın açılışı gerçekleştirildi. Hayırseverlerin katkılarıyla öğrencilere burs, ihtiyaç sahiplerine yardım ve hayata geçireceği faaliyetlerle sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak olan vakfın açılışına CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Ferdi Zeyrek Vakfı’nın açılışı Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel eşi Didem Özel ile birlikte katılırken, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, çevre illerin ve ilçelerin belediye başkanları, merhum Ferdi Zeyrek’in annesi Gülten Zeyrek, eşi ve Vakfın kurucusu Nurcan Zeyrek, kızı Nehir Zeyrek, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Tören sırasında Ferdi Zeyrek’in annesi Gülten Zeyrek gözyaşlarına hakim olamadı. "Ferdi’nin ışığı bu vakıfla hiç sönmeyecek" Ferdi Zeyrek’in görev süresinden kısa bir video ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan Ferdi Zeyrek Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, "Bizim hayallerimiz vardı. Kızlarımızın meslek sahibi olduğunu görmek, emeklilik vakti sakin anları hayal ederdik. Şimdi bu vakıfla hayalleri olan ama okuyamayan çocuklara destek olmak, özel gereksinimli çocuklara destek olmak ve dağ köylerindeki yalın ayak çocuklara destek olmak istiyoruz. Vakfımızın ilk projesini hayata geçiriyoruz. Başarılı ve ihtiyaç sahibi gençlerimizin geleceğine umut olmak için üniversite eğitim desteğini başlatıyoruz. Bu projeyle Manisa’da ikamet edip başka şehire okumaya giden ve başka şehirden Manisa’ya gelip okuyan gençlerimize destek olacağız. Şehit ve gazi çocukları ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme kurumlarında yetişen çocuklar hep önceliğimiz olacak. Ferdi Zeyrek Vakfı olarak Manisa’dan Darüşşafaka Cemiyeti’ne seçilen çocuklarımıza destek olmak için muvafakata da vardık. Ferdi sana söz veriyorum, senin ışığın bu vakıfla hiç sönmeyecek" dedi. "Bu vakıf babam Ferdi Zeyrek’in hikayesinin devamıdır" Vakfın kurucularından olan Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek ise, "İki ayda bu vakfı kurduk. Bu vakıf babam Ferdi Zeyrek’in hikayesinin devamıdır. Biz onun hayallerini geleceğe taşıyacağız. Bugün ve yarın yapılacak çalışmalar onun anlayışıyla şekillenecektir. Bu vakıf bir değerler bütününü temsil eder. Ben hayatımı babam gibi yaşamaya, babam gibi çalışmaya devam edeceğim. Sıra bizde, onun bıraktığı mirası daha da büyüteceğiz" şeklinde konuştu. Vakfın kurucularından olan Murat Çökmez de yaptığı konuşmada toplumun geleceği olan gençlere madden ve manen destek vermeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, vakfın sadece Manisa için değil, Türkiye için çok iyi işler yapacağına inandığını dile getirerek, vakfın her zaman destekçisi olacaklarını söyledi. "Sütte leke var, Ferdi’de leke yok" Açılış programının son konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Mesleğini seven, yaşadığı şehri seven, insanları seven, çocukları seven, yaşamın kendisine değer veren bambaşka birisiydi Ferdi. Kim tanısa etkisinden kurtulamaz, tanıyıp da kimsenin düşmanlık edemeyeceği, dost olacağı, arkadaş olmak isteyeceği birisi. Uzak kaldığınızda özlediğiniz, insanın kardeşini özler gibi özlediği birisidir Ferdi. Kenti seven, insanı seven, Manisa’ya aşık ve Manisaspor’a aşık, belediyeciliği seven, yapısında hem mimar olmasından dolayı hem de insana hizmet etmeyi sevmesinden dolayı en uygun iş Ferdi için belediye başkanlığıydı. Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız olarak açıklayacağımız Ferdi’nin tanıtım toplantısı için hiçbir not hazırlamadım, içimden gelmedi. Yani ben Ferdi’yi bildiğim gibi anlatayım. İnsanlar bunu anlarlar, bunu alırlar diye düşündüm. Öyle kalkıp buradaki o sahne gelene kadar aklımda Ferdi hakkında ne söyleyeceğim yoktu. Ama bir cümle söyledim, sonra da onu her yerde tekrarladım. Herhalde Ferdi’yi tanıyan herkesin altına imza atacağı cümle odur, Ferdi’yi özetleyen; ’Sütte leke var, Ferdi’de leke yok’ kardeşim. Gerçekten öyleydi ve o günden sonra da otobüsün üstünde meydanlarda bunu söylediğimizde herkes buna yürekten biraz önce sizin katıldığınız gibi katıldı. Tanıdıkça da, Ferdi çalıştıkça da herkes buna hak verdi" dedi. "Yarım kalan son hayalimizdi" Ferdi Zeyrek’in Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmasının ardından makam odasında aralarında geçen bir diyalogdan bahseden Özel, "Spil Dağı’ndan aşağıya çok bakmışlığımız var bizim Ferdi’yle. Orada kurduğumuz bir hayale daha yaklaştığımızı hissettik. Manisa Büyükşehir’in karşısında Batı Kışla var. Şehrin ortasında devasa bir alan. Kimi zaman dediler ’Burası Katarlılara satılacakmış’, kimi zaman dediler ’Burası imara açılacakmış.’ İçinde binlerce ağaç ve küçük binalar, artık askeriyenin dışarı gitmesi lazım. Ferdi, ’Ben burayı istesem bize verirler mi ağabey?’ dedi. Dedim ’İste.’ Hatta cumhurbaşkanı yardımcımızla konuşacaktı bu konuyu, ’İsteyenin bir yüzü kara’ dedim. Vermezlerse iktidar olunca biz sana vereceğiz mecbur burayı. Şimdi o alan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yunusemre Belediyesi CHP’deyken, Büyükşehir CHP’deyken o alan güvencede. Ümit ederim vakıf, Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilgili bakanlarla, ilgili cumhurbaşkanı yardımcımızla gerekli görüşmeleri yapar, önayak olurlar, yardımcı olurlarsa iktidar partisi milletvekilleri orası Türkiye’nin en büyük kent ormanı olabilir. Adı da elbette Ferdi Zeyrek Kent Ormanı olacaktır. Tahmin ediyorum Hyde Park’tan, Central Park’tan, onlarla yarışacaktır şehir ölçeğinde baktığımızda. On binlerce ağacın olduğu ve gerçekten Manisa’nın nefes aldığı bir yer olur. Bu bizim Ferdi’yle yarım kalan son hayalimizdi. Bunu gerçekleştirmek er ya da geç mutlaka bize nasip olacak. Bu dönem ya da önümüzdeki dönemde Ferdi’nin böyle kurduğu yarım kalan hayalleri var. Benim bildiğim, Nurcan’ın bildiği, siyaset arkadaşlarının bildiği ve kurmadığı ama kurması muhtemel hayalleri var. Ferdi’nin kurduğu, kuracağı bütün hayaller insana dairdir, çocuklara dairdir ve Manisa’ya dairdir" şeklinde konuştu. "Niyetler halistir" Bundan sonra ilk hedefin öğrencilere burs, Manisa’nın gurbetteki evlatlarına sahip çıkmak, Manisa’ya gelmiş yoksul çocuklara sahip çıkmak olduğunu kaydeden Özel, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu vakfın parlak fikirlere ihtiyacı var ve gerçekten kalıcı ve gitgide büyüyecek desteklere ihtiyacı var. Bu konuda ben hemşehrilerim, belediye başkanlarım, siyasetçilere güveniyorum. Manisa çok güzel insanların kentidir. Manisa iddialı başlangıçların kentidir. Fatih Sultan Mehmet’in babasının vefatını öğrenip, yere diz üstü çöküp, üç İhlas bir Elham okuyup beyaz atının sırtına bindiği, ’Beni seven arkamdan gelsin’ dediği şehirdir ve payitahta, Edirne’ye gidip 2 sene içinde çağ açıp çağ kapatacak, İstanbul’u fethedecek komutanın harekete geçtiği şehirdir. O yüzden bu başlangıç yine şehzadeler kentinde, bu başlangıç Şehzadeler ilçesinde yapılıyor. İyi bir başlangıçtır. Niyetler halistir, sonu da başarılı olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun. Yolunuz açık olsun. Yas tutmak yerine Ferdi için çalışmaya başlayan ailesi hepimize örnek olsun." Programda ayrıca Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından cemiyete sağladığı katkılardan dolayı ölümünden önce Ressam Hidayet Gültekin’e yaptırılan, anne ve babasıyla birlikte olduğu Ferdi Zeyrek’in bebeklik fotoğrafının yağlıboya tablosu Vakfın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek’e hediye edildi.
Anne, baba ve oğullarına yürek burkan veda
29 Eylül 2025 Pazartesi - 17:30 Anne, baba ve oğullarına yürek burkan veda Manisa’nın Salihli ilçesinde meydana gelen korkunç kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 3’ü olan anne, baba ve 6 yaşındaki oğulları yan yana son yolculuklarına uğurlanırken, ailenin en küçüğü 4 yaşındaki kızları ise hastanede yaşam savaşı veriyor. Cenaze namazları yan yana kılınan ailenin yakınları sinir krizi geçirirken, feryatları yürekleri dağladı. Manisa’nın Salihli ilçesinde Ankara-İzmir D300 kara yolundaki Caferbey Kavşağı yakınlarında meydana gelen ve 1’i çocuk 5 kişinin hayatını kaybettiği, 3’ü çocuk 6 kişinin de yaralandığı feci kazada hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedildi. Anne, baba ve oğulları birlikte defnedildi Kazada hayatını kaybeden baba Hamza Uzunaltın (32), anne Elif Büşra Uzunaltın (29), çocukları Kemal Uzunaltın’ın (6), Barbaros Mahallesi Ali Ağa Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazları birlikte kılınan anne-baba ve 6 yaşındaki oğullarının yan yana duran tabutlarını görenler gözyaşlarına hakim olamadı. Hamza Uzunaltın babası Kemal ve annesi Sevinç Uzunaltın cenaze öncesinde ve sonrasında güçlükle ayakta dururken feryatları yürek burktu. 4 kişilik ailenin en küçük bireyi olan 4 yaşındaki Elanur Uzunaltın’ın ise Ege Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesindeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Cenaze namazına Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz, aile yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Uzunaltın ailesinin 3 ferdi cenaze namazının ardından dualar eşliğinde Kırtık Mezarlığı’nda toprağa verildi. Tuğçe Karakayış (35) Şehzadeler ilçesindeki Hatuniye Camii’nde, Abdullah Mavzer (27) Yunusemre ilçesindeki Hacı Nusret Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazlarının ardından sevenlerinin gözyaşları arasında dualarla son yolculuklarına uğurlandı. Kaza Edinilen bilgilere göre, Salihli’den İzmir istikametine gitmekte olan Hamza Uzunaltın idaresindeki 35 BLC 88 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek, karşı yönden gelen Mert Gülderen (41) yönetimindeki 45 AVV 432 plakalı pikapla çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, ikiye bölünen otomobilde bulunan 1’i çocuk 5 kişinin olay yerinde hayatını kaybederken 4 yaşındaki Elanur Uzunaltın da ağır yaralandı. Pikapta bulunan 2’si çocuk 5 kişinin de yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ise facianın boyutunu gözler önüne sermişti.
Manisa’da üniversite güvenliği için harekete geçildi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:16 Manisa’da üniversite güvenliği için harekete geçildi 2025-2026 akademik yılında öğrencilerin huzur ve güven içinde eğitim alabilmesi için Manisa Valiliği öncülüğünde koordinasyon toplantısı yapıldı, kampüslerde uygulanacak güvenlik önlemleri masaya yatırıldı. 2025-2026 akademik yılında üniversite öğrencilerinin huzur ve güven ortamında eğitimlerine devam edebilmeleri amacıyla, Manisa Valisi Vahdettin Özkan başkanlığında "Üniversite Güvenlik Koordinasyon Toplantısı" gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Vali Yardımcısı Mustafa Harputlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş ve ilgili kurum müdürleri katıldı. Toplantıda, Manisa Celal Bayar Üniversitesi yerleşkeleri, öğrenci yurtları ve çevresinin güvenlik durumu, barınma, sosyal alanlar, ulaşım, sağlık hizmetleri, sınav güvenliği ve öğrencilerin temel ihtiyaçlarına yönelik alınması gereken önlemler detaylı şekilde ele alındı. Yeni akademik yıl boyunca hem kampüs içinde hem de çevresinde uygulanacak güvenlik ve önleyici tedbirler kapsamlı biçimde değerlendirildi. İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından mevcut durumla ilgili sunumlar yapıldı. Vali Vahdettin Özkan, toplantıda yaptığı açıklamada, üniversitelerin eğitim verirken aynı zamanda huzur ve güven ortamı sunması gerektiğini vurguladı. Özkan, "Ülkemizin dört bir yanından üniversite eğitimi için şehrimize gelen öğrencilerimizin, huzur ve güven ortamında nitelikli bir eğitim alması önceliğimizdir. Özellikle güvenlik, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarda öğrencilerimizin mağduriyet yaşamaması için gerekli tüm tedbirleri titizlikle takip edeceğiz." dedi. Koordinasyon ve yapılan çalışmaların analizinin önemine dikkat çeken Vali Özkan, "Üniversitemizde huzur ve güven ortamında eğitimin sürdürülebilmesi için alınan kararların hayata geçirilmesinde kurumlar arası koordinasyon büyük önem taşıyor. Etkin bir iş birliği sayesinde riskleri doğru analiz edebilir, huzur ortamını tehdit edebilecek unsurları zamanında tespit edip, gerekli önlemleri alabiliriz. Özellikle kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi konusunda etkin tedbirlerin uygulanması büyük önem arz ediyor." ifadelerini kullandı. Öğrencilerin güvenli ve sağlıklı bir ortamda eğitimlerini sürdürebilmesi için gerekli tedbirlerin titizlikle takip edildiğini belirten Vali Özkan, huzur ve güven ortamını sağlamak için çalışmaların devam edeceğini söyleyerek, başarılı bir akademik yıl temennisinde bulundu.