SPOR - 24 Nisan 2026 Cuma 12:01

Yunusemre’de 23 Nisan coşkusu yeşil sahada yaşandı

A
A
A
Yunusemre’de 23 Nisan coşkusu yeşil sahada yaşandı

Yunusemre Belediyesi tarafından düzenlenen 23 Nisan Futbol Turnuvası, 16 takımın kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Minik sporcuların centilmence sergilediği performans izleyenlerden büyük alkış topladı.


Yunusemre Belediyesi ev sahipliğinde, Yunusemre Belediyespor koordinesinde gerçekleştirilen 23 Nisan Futbol Turnuvası, Tevfik Lav Spor Tesisleri’nde düzenlenen final müsabakalarıyla tamamlandı. U10 yaş kategorisinde toplam 16 takımın katıldığı organizasyonda, minik futbolcuların sahadaki azmi ve renkli görüntüleri turnuvaya damga vurdu. Büyük heyecana sahne olan turnuvanın sonunda Manisaspor birincilik kürsüsüne çıkarken, Şehitler Spor Kulübü ikinci, Karşıyaka üçüncü, ev sahibi Yunusemre Belediyespor ise dördüncü oldu. Dereceye giren takımlara kupaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.



Başkan Balaban: "Çocuklarımız bizim geleceğimiz"


Turnuvanın açılış programına eşi Serap Balaban ile birlikte katılan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, sporun çocuk gelişimindeki önemine vurgu yaptı. Başkan Balaban, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günü böylesine güzel bir organizasyonla kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Sahada mücadele eden her bir çocuğumuz bizim geleceğimizdir. Onların sporla iç içe büyümesi, sağlıklı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi en büyük önceliğimizdir. Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk her şeye değer. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"


Törene ayrıca Belediye Başkan Yardımcıları Seyit Ali Özmen ve Ali Kuyumcu, Yunusemre Belediyespor Kulüp Başkanı Bülent Kanik, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Tuncay Öztürk, TÜFAD Manisa Şube Başkanı Cemil Uğur ile çok sayıda veli katıldı.



Yunusemre’de 23 Nisan coşkusu yeşil sahada yaşandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep AK Parti’den CHP’ye mehter tepkisi AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, kentte dün 23 Nisan kutlamalarına CHP il yönetiminin gösteri yapan çocuk mehteran takımına sırt dönmesine sert tepki göstererek, "Eğer sen valiliğin programına davetli olarak geldiysen, kravatını bağladıysan, takım elbiseyi giydiysen, törene katıldıysan, en ön sırada sana yeri ayrıldıysa, o çocuklara öyle psikolojik baskı yapma hakkınız yoktur. Bu çocuklara böyle sözlü saldırıda bulunmaya hakkınız yoktur" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vakkas Acar ve il yönetiminin Gaziantep’te dün coşkuyla kutlanan 23 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreninde küçük öğrencilerin mehter takımı gösterisinde arkalarını dönerek protesto yapması tepkilere neden oldu. AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, İl Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlediği basın açıklamasında CHP İl Başkanı Acar ve yönetiminin çocuk mehteran takımına sırtını dönmesine tepki gösterdi. Fedaioğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Gaziantep’te gerçekleştirilen kutlama programında yaşanan hadisenin, sadece bir protokol tartışması değil, milletin köklü değerlerine, çocukların saf ve temiz emeğine yönelmiş bir saygısızlık olduğunu ifade etti. "Mehter Marşı’yla sadece gurur duyabiliriz" Fedaioğlu, "Mehteran bizim tarihimiz. Önemli olan kısmı o ve ben şahsen tarihimden hiçbir zaman utanmıyorum. Bilakis gurur duyuyorum. Gurur duymak da zorundayım. Çünkü ben bir Türk’üm. Türk olduğumu hiçbir zaman değiştiremem. Bu ülkede yaşayan herkes Türkiyelidir. Bütün kardeşlerimizin de başımızın üzerinde yeri var. Kürt de olsa, Türk de olsa, Arap da olsa, Çerkez de olsa, Laz da olsa hepsi Türkiyelidir. Hep beraber biz burada yaşıyoruz. Biz bununla sadece gurur duyabiliriz. Mehteri tercih etmeyip dinlemeyebilirler. Fakat protesto etme hakkı yoktur. Eğer sen valiliğin programına davetli olarak geldiysen, kravatını bağladıysan, takım elbiseyi giydiysen, törene katıldıysan, en ön sırada sana yeri ayrıldıysa, o çocuklara öyle psikolojik baskı yapma hakkınız yoktur. Bu çocuklara böyle sözlü saldırıda bulunmaya hakkınız yoktur. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki acı olaylar hepimizi üzdü. Bu protestonun da bu saldırılardan hiç farkı yok. Ha silahlı saldırı yapmışsın, ha sözlü saldırı yapmışsın. O çocukların ne günahı var? Okuldaki hocalarımız çocukların ailelerinden, ‘bu çocuklar böyle bir gösteri yapacaklar’ diyerek izin almış ve bilgi vermişler. Aileler gönül rızasıyla bunu kabul etmişler, ailelerin hoşuna gitmiş ve çocuklarda kabul etmiş. Çocuklara zorla yaptırıldığını zannetmiyorum" dedi. "Çocuklara protesto etmeyi hiç doğru bulmadım" Çocukların büyük bir heyecan ve gururla sergilediği mehteran gösterisine "saray kültürü" diyerek sırt dönülmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Fedaioğlu, "Burada bir anlayışsızlık hakim ve bizi bir türlü hazmedemiyorlar. Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyorlar. Cumhurbaşkanımız, bütün Türkiye’nin cumhurbaşkanıdır. Abdülhamid Han, tarihimizde çok önemli bir şahsiyettir. Ona hakaret ediyorlar. Okullarda farklı farklı gösteriler yapıyorlar. Küçücük çocuklara hiç akla alınmayacak gösteriler yaptırıyorlar. Geçmiş senelerde Balıkesir’de ve Eskişehir’de bunun örnekleri vardı. Kimse bunlara bir şey demezken, çocuklarımız Mehteran Marşı’nı çaldılar diye tepki gösteriyorlar. Bu çocuklara sözlü saldırmak, protesto etmek, psikolojilerini bozmak, doğrusu ben hiç doğru bulmadım. Bu toprakların tarihine, kültürüne ve değerlerine mesafeli duran anlayışlar, dün olduğu gibi bugün de kendilerini ele vermektedir. Mehteran; bir ideolojinin değil, bir milletin ortak hafızasıdır. Bu kadim mirası küçümsemek, ‘özenti’ diyerek itibarsızlaştırmaya çalışmak; milletin değerleriyle bağ kuramayan bir bakış açısının en net göstergesidir" diye konuştu. Toplantıya, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Şahinbey Belediye Başkan Yardımcısı Sait Şahin, partililer ve vatandaşlar katıldı.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek. Yapay zekayı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren şehirlerden biri olmak zorundayız" dedi. ATO tarafından ATO Congresium Kongre ve Sergi Salonu’nda bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na yurt içi ve yurt dışından alanında marka olmuş ekonomist, gazeteci, sanatçı, akademisyen, dijital içerik üreticisi ve her alandan girişimci katılıyor. İki gün sürecek programda gençler için eğitim programları da yer alıyor. Düzenlenen program ile marka olmanın değeri konusunda bilincin artırılması ve bilgilerin paylaşılması hedefleniyor. "Mesele sadece teknolojiye sahip olmak değil, onu doğru konumlandırmak" Programda bir konuşma yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan bir anlayışla yol aldıklarını dile getirdi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın vizyonlarının en somut ve en güçlü yansımalarından biri olduğunu söyleyen Baran, "Artık yeni bir çağın içindeyiz. Yapay zeka, sadece bir teknoloji değil, bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Veriyi anlamlandıran, süreçlerini optimize eden ve müşterisini daha iyi tanıyan şirketler, hız, verimlilik ve maliyet avantajını aynı anda yakalıyor. Yapay zekadan veri analitiğine kadar tüm teknolojiler, markalara aslında ‘Müşterini tanı, ihtiyacını önceden gör ve ona özel değer üret’ diyor. Yapay zeka, marka, şehir ya da ülke vizyonunun merkezine yerleştiğinde yollar kısalıyor, adeta otobanlar genişliyor ve hız artıyor. Bu yüzden mesele sadece teknolojiye sahip olmak değil, onu doğru konumlandırmak" açıklamasında bulundu. "Yapay zeka, adil olmalı, şeffaf olmalı, insanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmeli" Baran, her güçlü dönüşüm gibi yapay zekanın da beraberinde hem büyük fırsatlar hem de son zamandaki savaşlarda görüldüğü gibi yeni riskler getirdiğini belirterek, "Siber güvenlikten istihdama, enerji ve su tüketiminden etik meselelere kadar birçok başlığı birlikte düşünmek zorundayız. Bu noktada, insanı merkeze alan bir dönüşüm inşa etmemizin elzem olduğuna inanıyoruz. Yapay zeka, adil olmalı, şeffaf olmalı, insanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmeli; insan onuruna hizmet etmeli, toplumsal fayda üretmeli ve adil rekabeti desteklemeli" değerlendirmesinde bulundu. "Yapay zekayı doğru yönetirsek, ülkemizi çok daha güçlü bir noktaya taşıyabiliriz" Bugün atacakları adımların geleceği şekillendireceğini sözlerine ekleyen Baran, "Eğer bu süreci doğru yönetemezsek, hız bizi ileriye değil, hataya götürebilir. Ancak doğru yönetirsek, ülkemizi ve şehrimizi çok daha güçlü bir noktaya taşıyabiliriz. Burada bir gerçeğin altını özellikle çizmek isterim: Türkiye’nin yapay zeka ile tanışması yeni değil. Savunma sanayisindeki başarımız ile yapay zeka arasında çok güçlü bir bağ var" diye konuştu. "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir" Baran, günümüzde savunmanın sadece fiziksel güçle değil, veriyle, algoritmalarla ve karar hızlarıyla şekillendiğine dikkati çekerek, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir. Ankara da bu alanda çok şanslı bir şehir. Savunma sanayi ekosistemi; sağlık, ulaşım, güvenlik gibi alanları besleyerek, onların da gelişimini hızlandırarak, Başkent’i bir marka üretim üssü ve teknoloji çekim merkezi haline getirebilir" ifadelerine yer verdi. Marka ile yapay zeka arasındaki ilişkinin doğrudan bir varlık ve rekabet meselesi olduğuna vurgu yapan Baran, "Teknoloji markayı büyütür, hızlandırır ve güçlendirir. Marka ise teknolojiye ruh verir, anlam katar ve onu insanla buluşturur. İşte bu yüzden ‘yapan zeka ile yapay zekanın buluşması’, sadece teknik bir birleşim değildir. Bu buluşma, adalet, vicdan, etik ve fırsat eşitliği gibi değerlerle şekillenmelidir" dedi. "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek" Baran, Ankara’nın sahip olduğu üniversiteler, teknokentler ve güçlü kamu altyapısıyla bu yarışta çok önemli bir avantaja sahip olduğunu belirterek, "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek. Değişimin içinde yer almamız kaçınılmaz. Yapay zekayı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren şehirlerden biri olmak zorundayız. Geleceği takip eden değil, geleceği tasarlayan olmak durumundayız. İşte bu nedenle Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nı sadece bir etkinlik olarak değil, geleceği birlikte düşünme ve tasarlama zemini olarak görüyoruz. İki gün boyunca alanında uzman konuşmacılarla, panellerle, eğitimlerle ve deneyim alanlarıyla yapay zekâdan markalaşmaya uzanan geniş bir perspektifi birlikte ele alacağız. Gençlerimiz için hazırladığımız özel programlarla yeni beceriler kazandırmayı, iş dünyamız için ise yeni ufuklar açmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Program, Baran’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.