EKONOMİ - 24 Nisan 2026 Cuma 13:30

ATO Başkanı Baran: "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek"

A
A
A
ATO Başkanı Baran: "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek. Yapay zekayı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren şehirlerden biri olmak zorundayız" dedi.


ATO tarafından ATO Congresium Kongre ve Sergi Salonu’nda bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na yurt içi ve yurt dışından alanında marka olmuş ekonomist, gazeteci, sanatçı, akademisyen, dijital içerik üreticisi ve her alandan girişimci katılıyor. İki gün sürecek programda gençler için eğitim programları da yer alıyor. Düzenlenen program ile marka olmanın değeri konusunda bilincin artırılması ve bilgilerin paylaşılması hedefleniyor.



"Mesele sadece teknolojiye sahip olmak değil, onu doğru konumlandırmak"


Programda bir konuşma yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan bir anlayışla yol aldıklarını dile getirdi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın vizyonlarının en somut ve en güçlü yansımalarından biri olduğunu söyleyen Baran, "Artık yeni bir çağın içindeyiz. Yapay zeka, sadece bir teknoloji değil, bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Veriyi anlamlandıran, süreçlerini optimize eden ve müşterisini daha iyi tanıyan şirketler, hız, verimlilik ve maliyet avantajını aynı anda yakalıyor. Yapay zekadan veri analitiğine kadar tüm teknolojiler, markalara aslında ‘Müşterini tanı, ihtiyacını önceden gör ve ona özel değer üret’ diyor. Yapay zeka, marka, şehir ya da ülke vizyonunun merkezine yerleştiğinde yollar kısalıyor, adeta otobanlar genişliyor ve hız artıyor. Bu yüzden mesele sadece teknolojiye sahip olmak değil, onu doğru konumlandırmak" açıklamasında bulundu.



"Yapay zeka, adil olmalı, şeffaf olmalı, insanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmeli"


Baran, her güçlü dönüşüm gibi yapay zekanın da beraberinde hem büyük fırsatlar hem de son zamandaki savaşlarda görüldüğü gibi yeni riskler getirdiğini belirterek, "Siber güvenlikten istihdama, enerji ve su tüketiminden etik meselelere kadar birçok başlığı birlikte düşünmek zorundayız. Bu noktada, insanı merkeze alan bir dönüşüm inşa etmemizin elzem olduğuna inanıyoruz. Yapay zeka, adil olmalı, şeffaf olmalı, insanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmeli; insan onuruna hizmet etmeli, toplumsal fayda üretmeli ve adil rekabeti desteklemeli" değerlendirmesinde bulundu.



"Yapay zekayı doğru yönetirsek, ülkemizi çok daha güçlü bir noktaya taşıyabiliriz"


Bugün atacakları adımların geleceği şekillendireceğini sözlerine ekleyen Baran, "Eğer bu süreci doğru yönetemezsek, hız bizi ileriye değil, hataya götürebilir. Ancak doğru yönetirsek, ülkemizi ve şehrimizi çok daha güçlü bir noktaya taşıyabiliriz. Burada bir gerçeğin altını özellikle çizmek isterim: Türkiye’nin yapay zeka ile tanışması yeni değil. Savunma sanayisindeki başarımız ile yapay zeka arasında çok güçlü bir bağ var" diye konuştu.



"Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir"


Baran, günümüzde savunmanın sadece fiziksel güçle değil, veriyle, algoritmalarla ve karar hızlarıyla şekillendiğine dikkati çekerek, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir. Ankara da bu alanda çok şanslı bir şehir. Savunma sanayi ekosistemi; sağlık, ulaşım, güvenlik gibi alanları besleyerek, onların da gelişimini hızlandırarak, Başkent’i bir marka üretim üssü ve teknoloji çekim merkezi haline getirebilir" ifadelerine yer verdi.


Marka ile yapay zeka arasındaki ilişkinin doğrudan bir varlık ve rekabet meselesi olduğuna vurgu yapan Baran, "Teknoloji markayı büyütür, hızlandırır ve güçlendirir. Marka ise teknolojiye ruh verir, anlam katar ve onu insanla buluşturur. İşte bu yüzden ‘yapan zeka ile yapay zekanın buluşması’, sadece teknik bir birleşim değildir. Bu buluşma, adalet, vicdan, etik ve fırsat eşitliği gibi değerlerle şekillenmelidir" dedi.



"Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek"


Baran, Ankara’nın sahip olduğu üniversiteler, teknokentler ve güçlü kamu altyapısıyla bu yarışta çok önemli bir avantaja sahip olduğunu belirterek, "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek. Değişimin içinde yer almamız kaçınılmaz. Yapay zekayı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren şehirlerden biri olmak zorundayız. Geleceği takip eden değil, geleceği tasarlayan olmak durumundayız. İşte bu nedenle Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nı sadece bir etkinlik olarak değil, geleceği birlikte düşünme ve tasarlama zemini olarak görüyoruz. İki gün boyunca alanında uzman konuşmacılarla, panellerle, eğitimlerle ve deneyim alanlarıyla yapay zekâdan markalaşmaya uzanan geniş bir perspektifi birlikte ele alacağız. Gençlerimiz için hazırladığımız özel programlarla yeni beceriler kazandırmayı, iş dünyamız için ise yeni ufuklar açmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.


Program, Baran’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.



ATO Başkanı Baran: "Hedefimiz Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun CHP’li Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin taciz davasında duruşma 30 Nisan’a ertelendi Giresun’un Görele ilçesinde "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yargılanan CHP’li eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin davasının ikinci duruşması görülürken, mahkeme duruşmayı 30 Nisan tarihine erteledi. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında, sanık Hasbi Dede hakkında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına, tutuksuz yargılanan sanık Hasbi Dede katılmazken, taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un avukatlarının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da müdahil olarak katıldı. Dosyada yer alan 8 tanığın tamamı duruşmada yeniden dinlendi. Mahkeme heyeti, sanık hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün kolluk biriminde imza atma yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 30 Nisan’a erteledi. Ayrıca savcılığa mütalaasını hazırlaması için süre verildi. Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan mağdur aile avukatı Sena Nur Sarıal, ikinci duruşmanın tamamlandığını belirterek "Dosyada bulunan 8 tanığın tamamı dinlendi. Bu aşamada duruşma 30 Nisan’a bırakıldı. Savcılığa mütalaada bulunması için süre verildi. Sanık hakkındaki adli kontrol tedbirleri de devam ediyor" dedi. Öte yandan cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un arkadaşları ve yakınları genç kızın fotoğrafı ile adliye dışında beklediği gözlendi.
Denizli Denizli Büyükşehir’de sanat dolu bir hafta Denizli Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayının son haftasında şehri notalarla buluşturmaya hazırlanıyor. Sanat Güneşi Zeki Müren’in şarkılarıyla anılacağı konserin yanı sıra ‘Çello ve Piyano Resitali’ ile ‘Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu’ konseri, sanatseverlere unutulmaz bir hafta yaşatacak. ‘Sanat Şehri Denizli’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan etkinlik takvimi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz eserlerinden uluslararası klasik müzik performanslarına, tutkulu tangolardan kadim Anadolu ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvarı sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yapacağı etkinliklerde, şehrin kültürel dokusu performanslarla yeniden hayat bulacak. Sanat Güneşi Zeki Müren şarkılarıyla anılacak Sanat yolculuğu, 27 Nisan Pazartesi akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda gerçekleştirilecek olan anlamlı bir konserle başlayacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetiminde "Sanat Güneşi" Zeki Müren’in dillerden düşmeyen şarkılarını seslendirerek dinleyicileri nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. Usta sanatçı vefatının 30. yılında unutulmayan eserleriyle anılacak. Çello ve piyanonun zarif buluşması Haftanın ikinci etkinliğinde, 29 Nisan Çarşamba günü saat 20.30’da Mehmet Gazi Salonu’nda iki usta isim sahne alacak. Çelloda Burak Özkan ve piyanoda Bernardo Santos’un yer alacağı "Çello & Piyano Resitali", klasik müziğin zarif tınılarını Denizli halkıyla buluştururken sanatın evrensel dilini notalarla konuşacak. Tangodan Anadolu’ya müzikal bir yolculuk Denizli Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası’nın sahne alacağı "Tangodan Anadolu’ya Ezgilerin Yolculuğu" konseri ise 30 Nisan Perşembe akşamı saat 20.30’da Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenecek. Farklı kültürlerin müzikal miraslarını harmanlayacak olan bu özel gecede, dünya müziğinin seçkin örnekleri ile Anadolu’nun kalbinden süzülen ezgiler aynı sahnede birleşecek. Şehrin sanat dokusuna renk katacak bu etkinliklere tüm Denizlililer davet edildi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek konserlere katılmak isteyenler, e-biletlerini https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden online olarak temin edebilecek.
Ankara Bakan Göktaş: "Gençlerimizin geleceklerini sağlam adımlarla inşa etmelerini destekleyen bir anlayışla çalışıyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bakanlık olarak gençlerimizin aileleriyle bağlarını kuvvetlendiren ve geleceklerini daha sağlam adımlarla inşa etmelerini destekleyen bir anlayışla çalışıyoruz" dedi. Türk Kızılay tarafından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda ‘Genç Kızılay Akademi Gençlik ve Aile Araştırma Zirvesi’ gerçekleştirildi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz da katıldı. Burada konuşan Bakan Göktaş, Genç Kızılay’ın bu zirveyle gençlerin aileye, topluma ve geleceğe dair sözünü, sorumluluğunu ve çözüm üretme gücünü görünür kılan bir çalışmaya imza attığını aktardı. Göktaş, gençlerin aileye değil, yüzeysel ilişkilere uzak olduğunu söyleyerek, "Sağlam aile, sadece aynı evde yaşamakla kalmaz. Birbirini samimiyetle anlamakla kurulur. Araştırma gösteriyor ki gençlerimiz, aile içinde adil sorumluluk paylaşımını önemsiyor. Bu bize, yeni dönemin aile tarifini de veriyor. Gençler sevginin yanında emek istiyor. Hayal kurarken yükün tek kişiye bırakılmadığı bir hayat istiyor. Yine aynı araştırma, gençlerin önemli bir kısmının çocuk sahibi olma konusuna sorumluluklar ve kariyer planları çerçevesinde dikkatle ve bilinçle yaklaştığını ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Gençlerimizin geleceklerini daha sağlam adımlarla inşa etmelerini destekleyen bir anlayışla çalışıyoruz" Bakanlık olarak gençlerin aileleriyle bağlarını kuvvetlendirecek adımlar attıklarını belirten Göktaş, "Bizlere düşen görev, gençlerimizin hayal ettiği aile hayatını mümkün kılacak; güveni, dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini güçlendirecek bir iklim oluşturmaktır. Bakanlık olarak gençlerimizin aileleriyle bağlarını kuvvetlendiren ve geleceklerini daha sağlam adımlarla inşa etmelerini destekleyen bir anlayışla çalışıyoruz. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız bizlere gençlerimizin hayat kurma süreçlerini kolaylaştıran ve aile yapısının temellerini güçlendiren kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Aile odaklı politikalarımızı gençlerimizin ihtiyaçlarını gözeterek sürdürüyoruz. ‘Aile ve Gençlik Fonu’, bu anlayışın somut yansımalarından biridir" diye konuştu. "Sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformlarına belirli yükümlülükler getirdik" Genç ve dinamik nüfus yapısını korumak için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarına da değinen Bakan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Biz biliyoruz ki, ülkemizin geleceğine yön verecek en büyük güç; inanan, üreten, sorumluluk alan ve hayalini memleketinin geleceğiyle birlikte kuran gençlerimizdir. Nitekim Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Nüfus Politikaları Kurulu ile genç ve dinamik nüfus yapımızı koruyacak çalışmaları güçlü bir koordinasyonla yürütüyoruz. Aynı şekilde dijital çağın getirdiği yeni riskler karşısında da ailelerimizi ve gençlerimizi koruyan, güvenli, bilinçli ve sağlıklı bir dijital hayatı önceleyen politikaları hayata geçiriyoruz. İki gün önce TBMM’mizde kabul edilen kanun teklimizle, bu kararlılığımız somut bir adıma dönüştü. Yeni düzenlemeyle 15 yaş altı çocuklarımıza daha güvenli dijital alanlar sunmak amacıyla sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformlarına belirli yükümlülükler getirdik. Bu düzenleme, uzun soluklu hazırlanan titiz bir çalışmanın ve kurumlarımız arasında sağlanan yakın iş birliğinin bir sonucudur. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ile birlikte aile değerlerimizi yaşatacak politikalarla tarihi bir seferberlik ruhunu hakim kılacağımıza inanıyorum." Türk Kızılay Başkanı Yılmaz ise, amaçlarının dirençli bir toplumun inşası için çalışmak olduğunu ifade etti. Yılmaz, Türk Kızılay olarak yardıma muhtaç herkese yardım götürdüklerini dile getirerek, aşevleri sayısını artırmayı hedeflediklerini anlattı. Yılmaz, "Aile dediğimiz zaman büyükler çokça şeyler söylüyor size. Biz Kızılay olarak istedik ki bunu kendi aranızda konuşun, kendiniz değerlendirin. Kaygılarınızı, sorunlarınızı da kendiniz konuşun. Çözüm önerilerini de kendiniz getirin. Bu sizler için en doğrusu olacaktır. 127 bin kişinin bir araya geldiği, farklı konularda konuştuğu ve akademik çalışmaların yapıldığı, sonrasında da bize bu kadar güzel önerilerle geldiğiniz bu programı biz çok başarılı bulduk" dedi.