EKONOMİ - 15 Nisan 2026 Çarşamba 14:45

Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu

A
A
A
Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı.


Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti.


Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi.


Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı.


Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti.


Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi.


Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu.


Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.



Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.