EĞİTİM - 03 Ekim 2025 Cuma 09:50

Minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor

A
A
A
Minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Akgedik TOKİ Ortaokulu öğrencileri, kendi elleriyle diktikleri sebzelerden turşular yaparak hem gelir elde ediyor hem de ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Öğrenciler, "Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz" dedi.


Okulun bahçesinde oluşturulan alanda biber, salatalık, domates, patlıcan ve lahana gibi sebzeler yetiştiren öğrenciler, topladıkları ürünlerden doğal turşular kurarak satışa çıkarıyor. Elde edilen gelirlerle hem okulun ihtiyaçları karşılanıyor hem de yeni sezon için bahçe hazırlanıyor. Öğrenciler ayrıca kazançlarının bir kısmıyla ihtiyaç sahiplerine de yardım ediyor.


Bahçedeki çalışmaların derslerine de olumlu yansıdığını söyleyen öğrencilerden Yaman Efe, "Bahçemizde biberler yetiştirdik ve bunları turşu yapıyoruz. Satarak yeni bahçemizi kuracağız. Başladığımızda çok küçüktü, yani fidanları biz diktik. Buradaki sebzelerin hepsini biz diktik. Şimdi kocaman oldular. Bunlarla turşular yaptık, sattık ve gelir elde ettik. Okulumuza yardımda bulunduk" dedi.



"Her alanda becerimiz artıyor"


Elif Zeynep isimli öğrenci, "Biz bahçemizde sebzeler yetiştiriyoruz ve yetiştirdiğimiz sebzelerden turşular yapıp satışa çıkarıyoruz. Satıştan kazandığımız parayla da yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Bu benim derslerimi de etkiliyor. Çünkü üretim yapmayı öğreniyorum. Matematikte hesap yapma becerim gelişiyor ve sosyalleşmeyi öğreniyorum. Elde ettiğimiz gelirlerden ihtiyaç sahibi insanlara yardım ediyoruz. Böylece yardımlaşma becerimiz artıyor" diye konuştu.


Bahçedeki her alanın sosyal bilgiler derslerinde öğrenilen Türk bilim insanlarının isimlerini taşıdığını belirten Enes Duman isimli öğrenci, "Bu bahçeden topladığımız biberler, salatalıklarla turşu yapıyoruz ve bunları satıyoruz, bazı ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Hem de elde ettiğimiz gelirlerle bahçemizi daha çok büyütmeye çalışıyoruz. Sosyal olarak çok keyifli bir etkinlik. Sosyal bilgiler dersimizde bu bahçelerimizin isimlerinden bahsediyorlar. Bunlarla ilgili araştırmalar yapıyoruz ve bu bize derslerimizde kolaylık sağlıyor" ifadelerini kullandı.



"Okulumuz ikinci evimiz oldu"


Okulun ikinci evi olduğunu belirten Azra Sevinç ise, "Burada kendimiz sebzeler yetiştiriyoruz. Biberlerimiz, patlıcanlarımız ve domateslerimiz var. Onlarla turşu yapıyoruz. Turşularımızı satıyoruz. Turşularımızı sattıktan sonra da gelir elde ediyoruz. O gelirlerle okulumuzdaki bahçemize yeni sezon için katkı sağlıyoruz. Okulumuz bizim ikinci evimiz gibi. Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz" dedi.



"Projenin çok büyük faydasını gördük"


Projeyle ilgili bilgi veren Okul Müdürü Mehmet Emin Efe, "TOKİ Ortaokulu 548 öğrenciyle eğitim öğretime devam etmekte. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Erdem Değer Eylem Modeli ya da diğer okul temelli planlama modeli açısından, 5. sınıf öğrencilerimiz için böyle bir bahçe tasarladık. Kendileri ektiler, biçtiler. Okul temelli planlama kapsamında fen bilgisi dersiyle başladık. Matematikte hesap öğrenmeyi, sosyal bilgilerde bahçeye verdiğimiz isimleri öğrenmeyi, tarihçelerini, hayatlarını öğrenmeyi, daha sonra matematik dersinde alışverişin nasıl yapılacağını, hesaplamaların nasıl yapılacağını öğrenmeyi; öğrencilerin birbirleriyle sosyal ilişkiler kurmalarını, yardımlaşma ve benzeri davranışları erdem, değer, eylem modeliyle birleştirerek çocuklarımıza böyle bir bahçe sunduk. Çok faydalı oldu. Diğer aşamada bir sera daha açmayı düşünüyoruz. 6’ncı sınıflarımız için ata tohumu üretmek adına sera planlıyoruz. Buraya başladığımızda 5. sınıflar şu anda 6. sınıf ve kardeşlerine burayı devredecekler. Daha sonra 6. sınıflar için de ata tohumu üretme adına bir sera yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca ’Yeşil Vatan’ kapsamında 40-50 tane zeytin ağacımızı ektik okulumuzun bahçesine. Okulumuzun etrafı şu anda zeytin ağaçlarıyla dolu. Buradan 4-5 yıl sonra bu okula en azından zeytinyağı katkısı da olacak. Buradan elde edilen gelirler tekrar bu bahçelerin yeniden yeşermesi için kullanılıyor. Velilerimiz de bu açıdan sürekli yanımızda. Ayrıca bu yıl aile yılı. Bütün velilerimiz de öğrencilerimizle birlikte burada etkinliklerimize katılıyor, bahçemizde faaliyet gösteriyor. Ayrıca burada kullanılan bütün malzemeler tamamen sıfır atıktan, inşaat malzemelerinden ve çöpe gitmeden kullanılabilir malzemelerden yapıldı. Bu kapsamda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık Projesi’ne kapsamında yapılmış bir çalışma. Hiçbir malzemeyi ekstra bir yerden temin edip yapmadık, tamamen sıfır atık, tamamen atık malzemeden üretilmiş bir alan yaptık" dedi.



Hem okula hem ihtiyaç sahiplerine yardım


Okul Aile Birliği Başkanı Fatma Özdemir, "Bahçemizden gelen mahsulleri toplayıp bir sonraki sezona hazırlık için satıyoruz. Turşu yapıp satıyoruz. Bir tane velimiz de sağ olsun bize destek oluyor. Ürünlerimizi turşuya çeviriyoruz. Ondan sonra da satıyoruz. İhtiyaç sahibi bir ailemize destek oluyoruz. Gelen ücretlerle de okulumuzun eksiklerini tamamlıyoruz" şeklinde konuştu.


Öğrencilerden Yılmaz Çetin, "Şu an böyle bir proje yaptık. Turşu yapıyoruz ve bunları uygun fiyattan satıyoruz. Bu beni çok sevindiriyor. Çünkü böyle etkinlikler yapmak güzel oluyor. Mesela nasıl yapıldığını öğrendim. İleride annemle de yapabilirim" derken, Habibe Aldemir ise, "Annemin bana öğretmesiyle birlikte turşu kurmayı öğrendim. Turşu malzemelerini kavanozun içine koyuyoruz. Üstüne bir yemek kaşığı tuz, üstüne bir çay kaşığı limon tuzu koyuyoruz. Bir küp de şeker koyup sıcak suda kaynattığımız kapaklarımızı da sıkıca kapatıyoruz. Turşularımız 5-6 gün duruyor. Çünkü sıcak su ile kurduğumuz için daha hızlı oluyorlar. 5-6 gün durduktan sonra kıtır kıtır turşularımız olmuş oluyor. Doğal bir şekilde turşu kuruyoruz" diye konuştu.


Okulun 6’ncı sınıfta okuyan öğrencilerinden Türkan, "Okulumuzda yaptığımız bahçede sebzeler, meyveler, mesela örneğin soğan, domates, patlıcan gibi şeyler ekiyoruz. Bu ektiğimiz şeylerin bazılarını turşu haline getirip satıyoruz. Sattığımızda da kazandığımız gelirle yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Burada az önce lahana ektik. Mesela o lahanalar büyüyünce onları turşu haline getireceğiz ve yiyeceğiz. Yaptığımız şeyler yani bayağı katkıda bulunuyor okulumuza. Bize de çok katkıda bulunuyor" dedi.


Rahmi Enes Kökçü isimli öğrenci de diktikleri karnabaharları okulları için önümüzdeki sezon hasat edeceklerini ve ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını belirtti.



Minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.