ÇEVRE - 20 Nisan 2026 Pazartesi 15:16

MASKİ’den taşkın riskine anında müdahale

A
A
A
MASKİ’den taşkın riskine anında müdahale

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, yoğun yağışların ardından Gediz Nehri ile Nif Çayı’nın birleşim noktasında su akışını engelleyen birikintilere müdahale ederek yaşanabilecek taşkın riskini ortadan kaldırdı.


MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, il genelinde etkili olan yağışların ardından dere yataklarında oluşan rusubat ve atık birikintilerine karşı çalışmalarını sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri ile Nif Çayı’nın kesişim noktasında oluşan tıkanıklık iş makineleriyle kısa sürede temizlendi. Yapılan müdahale ile suyun akışı yeniden normale dönerken, bölgedeki taşkın tehlikesi de bertaraf edildi.


Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, Gediz Nehri’nin kentin en önemli su kaynaklarından biri olduğunu belirterek, "Doğamızı ve şehrimizi korumak önceliğimiz. Taşkın risklerini en aza indirmek için ekiplerimiz sahada yoğun mesai harcıyor. Ancak bu mücadelede vatandaşlarımızın da desteği şart" dedi.



Evsel atık uyarısı


Temizlik çalışmaları sırasında dere yatağından çıkarılan atıkların büyük bölümünü evsel çöplerin oluşturması dikkat çekti. Yetkililer, bilinçsizce atılan çöplerin su akışını engelleyerek taşkın riskini artırdığına vurgu yaparak vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulundu.


MASKİ Genel Müdürlüğü’nün, kent genelinde riskli noktalarda periyodik temizlik ve bakım çalışmalarına aralıksız devam edeceği bildirildi.



MASKİ’den taşkın riskine anında müdahale

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kötü kokudan şüphelenerek baktıkları reklam panosundan tanınmayacak halde ceset çıktı Antalya’da kafeterya ve belediye çalışanları uzun süredir gelen ağır kokunun kaynağını bulmak için baktıkları LED reklam panosundan yaklaşık 1 ay önce hayatını kaybettiği değerlendirilen tanınmayacak halde bir erkek cesedi çıktı. Olay, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Caddesi Serdengeçti parkı içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, park içerisinde bulunan kafeterya çalışanları bir süredir gelen ağır ve kötü kokunun kaynağını tüm çabalarına rağmen bir türlü bulamadı. Park içerisinde bulunan LED reklam panosunun içerisinde bir hayvanın ölmüş olabileceğini, kokunun da bundan kaynaklandığını düşünen kafeterya çalışanları, durumu belediye görevlilerine bildirdi. Çalışanların durumu bildirmesi üzerine parka gelen belediye görevlileri reklam panosunun kontrol panelinin bulunduğu ahşap ile kaplı ayağını açtıklarında karşılaştıkları manzara ile hayrete düştü. Yaklaşık bir ay önce hayatını kaybettiği ve bir erkeğe ait olduğu değerlendirilen çürümüş haldeki cesetle karşılaşan belediye görevlileri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Üzerinden kimlik çıkmadı İhbarla adrese Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yanı sıra, Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Cesetten yayılan koku nedeniyle ekipler maske yardımıyla çalıştı. Savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından üzerinden kimlik çıkmayan ceset kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin ölü bulunan şahsın kimliğinin tespitine yönelik çalışmaları devam ediyor.
İstanbul Avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul Şişli’de, aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin iddianame düzenlendi. Öktem’in öldürülmesinin altından yeni nesil suç örgütleri olan Daltonlar ve Gündoğmuşlar çıktı. İddianamede, ‘Daltonlar’ suç örgütünün olay öncesi Bağcılar’da, Öktem’e yönelik suikast girişiminde bulundukları aktarıldı. Şişli’de, 6 Ekim 2025 tarihinde aracının içerisinde uğradığı uzun namlulu silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 213 sayfalık iddianamede, Serdar Öktem ‘maktul’, aralarında en küçüğü 20 yaşında olan 16 şahıs ‘şüpheli’, 2 kişi ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, olay günü olan 6 Ekim 2025 tarihinde saat 16.30 sıralarında Şişli’de Serdar Öktem’in aracının içerisinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine başsavcılık tarafından soruşturma başlatıldığı bilgisi yer aldı. Olay yerine çalıntı araçla geldikleri belirtildi Hazırlanan iddianamede, 34 KVJ 726 plakalı araç içerisinde şüpheliler tarafından olayın gerçekleştirildiği, eylemi gerçekleştiren 5 şüphelinin olay yerine çalıntı araçla geldikleri, olay sonrası ise aracı Arnavutköy’de ormanlık bir alanda bırakarak kaçtıkları aktarıldı. Yapılan incelemeler neticesinde şahısların, aracı bıraktıktan sonra yaya olarak ormandan geçtikleri, örgüt mensuplarının gönderdikleri taksiye bindikleri, yolda polis ekiplerince yakalandıkları belirtildi. İddianamede, şüpheliler yakalandıktan sonra polis ekiplerince ormanda arama yapıldığı, ekiplerin bir ağacın altında, sırt çantası içerisinde, 2 adet uzun namlulu silah, 2 adet ruhsatsız tabanca, kar maskesi ve eldiven ele geçirildiği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede, Beratcan Gökdemir’in liderliğini yaptığı ‘Daltonlar’ silahlı suç örgütünün ortaya çıkışına ilişkin de iddialar da yer aldı. Örgütün, yasadışı ekonomik kazanç elde etme amacı güttüğü, hukuka aykırı bu amacın gerçekleştirilmesini hayat tarzı haline getirdiği, kamu düzeni, otoritesi ve barışını tehdit eden ve tehlikeye düşüren, anayasa ile teminat altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliğini, yaşam hakkını tehdit ettikleri kaydedildi. Öktem cinayetini ‘Daltonlar’ ile ‘Gündoğmuşlar’ suç örgütlerinin gerçekleştirdiğine dair paylaşımlar tespit edildi Silahlı suç örgütü yöneticileri ve üyelerinin, örgütü övücü çok sayıda paylaşımda bulunan sosyal medya hesaplarını ve örgüt lideri ve yöneticisinin sosyal medya hesaplarını takip ettikleri, telefon rehberlerinde ‘Daltonlar’ suç örgütünün sıklıkla kullanılan kısaltması olan ‘DLT’ ile başlayan veya biten çok sayıda telefon numarasının kayıtlı olduğu da iddianamede aktarıldı. Yapılan incelemelerde, örgüt evlerinde veya başka yerlerde çekilmiş çok sayıda silahlı fotoğraflarının bulunduğu, telefonlarında düşman grupları yerici, kendi suç örgütlerini övücü paylaşımlarda bulundukları, örgüt lideri ve yöneticisinin fotoğraflarının da bulunduğu görsellerin yer aldığı anlatıldı. İddianamede, şüphelilerin birçoğunun eylem içerikli görüşmelerinin bulunduğu ve doğrudan örgüt lideri veya yöneticisi ile irtibatlarının bulunduğu, yapmış oldukları yazışmalarda örgüt lideri ve yöneticilerine kesin ve şartsız bir itaat içerisinde olduklarına değinildi. İddianamede, Serdar Öktem’in öldürülmesinin ardından sosyal medya platformlarında söz konusu eylemi, liderliğini halen Rusya’da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir’in yaptığı ‘Daltonlar’ suç örgütü ile liderliğini, firari Uğurcan Gündoğmuş’un yaptığı ‘Gündoğmuşlar’ suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğine dair, şahıslar tarafından peş peşe paylaşımlar yapıldığı aktarıldı. ‘Daltonlar’ ve ‘Gündoğmuşlar’ örgütlerine ait hesaplardan yapılan paylaşımlarda, Serdar Öktem’in öldürülmesi olayını, İspanya’da öldürülen ‘Daltonlar’ suç örgütü Yöneticisi Caner Kocar’ın öldürülmesinin intikamı olarak yorumladıkları ve bu eylem ile ‘Casperlar’ Suç Örgütü Lideri Hamuş Atız olarak bilinen, İsmail Atız’a ve ‘Çirkinler’ suç örgütü Lideri Zuhat Altunç’a göndermeler yaptıkları belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Öktem hakkında güvenlik tedbiri alınması için ilgili kurumlara yazı yazıldığı belirtildi Serdar Öktem’in 2014 yılından itibaren ‘Şirinler’ suç örgütü lideri ‘Meks’ lakaplı Mehmet Sabri Şirin’in avukatı olduğu, 2018 yılından itibaren Öktem’in ‘Casperlar’ suç örgütü lideri İsmail Atız’ın da avukatı olduğu iddianamede aktarıldı. ‘Daltonlar’ suç örgütü mensuplarının vermiş olduğu ifadelerde Öktem’in, ‘Casperlar’ın’ parasını akladığı, ‘ Casperlar’ ve ‘Çirkinler’ örgütüne hasım suç örgütleri aleyhine bilgiler aktardığı, bu neticede suç örgütlerinin hedefi haline geldiği, Öktem’in öldürülmesinin ardından ‘Daltonlar’ ve ‘Gündoğmuş’ örgütlerine ait sayfalarda, "Daltonlar vurur, Gündoğmuşlar noktayı koyar. Hamuş Zuhat Zatpara kazansanız da gitti, bundan sonra ticaretiniz de bitti, paralarınız da yalan oldu. Biz size demedik mi sizi bitireceğiz" şeklinde paylaşımların yer aldığı belirtildi. İddianamede, şüphelilerin eylemlere yönelik sosyal medya paylaşımlarına da görsel olarak yer verildi. İddianamede, ‘Daltonlar’ suç örgütünün eylem ve faaliyetleri kapsamında 6 Ağustos 2025 tarihinde Bağcılar’da, faaliyet gösteren Kardeşler Kıraathanesine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildiği, olayda yakalanan Şüpheli Ali Karapınar’ın ifadesinde "Örgüte maddi destek sağladıklarını söyledikleri avukata suikast girişiminde bulunduğunu" söylemesi üzerine yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde bahsettiği şahsın Avukat Serdar Öktem olduğu aktarıldı. Fotoğraf teşhis işlemi sonrası Savcılıkça, Öktem hakkında güvenlik tedbiri alınması için ilgili kurumlara yazı yazıldığı belirtildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebi Hazırlanan iddianame, şüpheliler Naci Yılmaz, Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir’in de bulunduğu 9 şüpheli hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘sayı ve nitelik bakımından ruhsatsız silah ve mermi bulundurma, satın alma ve taşıma’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 7’şer yıldan 13’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Şüpheliler Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında ise, ‘tasarlayarak kasten öldürme’, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10’ar yıldan 20’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Öte yandan, iddianamede, şüpheliler Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan ‘tasarlayarak öldürmeye yardım’, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ başta olmak üzere 4 suçtan, 25’er yıldan, 38’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Öte yandan yaşları 18’den küçük 2 çocuk şüphelinin de soruşturması ayrı bir dosya üzerinden devam ettiği öğrenildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Ankara Trafik kazasında kızını kaybeden aile tehdit mesajı aldıklarını iddia etti: "Şikayetinizi geri çekmezsiniz mezarını parçalayıp kafanıza sıkacağız" dediler Ankara’da yaya geçidinde otomobil çarpması nedeniyle vefat eden 14 yaşındaki Elif Güner’in ailesi, tanımadıklarını kişiler tarafından ölüm tehdidi aldıklarını iddia etti. Olayla ilgili konuşan anne, "Eşimi tehdit ettiler. Davayı geri çekmezsek evimize silahlı saldırı yapacaklarını ve kızımın mezarına zarar vereceklerini söylediler" dedi. Olay, 19 Şubat akşamı Çankaya ilçesi Turan Güneş Bulvarı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 14 yaşındaki Elif Güner’e yaya geçidinden karşı yola geçmeye çalıştığı sırada Yasin Aloğlu idaresindeki 06 BA 4825 plakalı otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan Tuğba ve Dündar çiftinin kızı Elif Güner olay yerinde hayatını kaybederken, gözaltına alınan Aloğlu hakkında tutuklu yargılanma kararı verildi. Olayla ilgili konuşan Güner ailesi ise yarın görülecek ilk duruşma öncesinde tehdit mesajları aldıklarını ileri sürdü. Tanımadıkları kişi ya da kişiler tarafından kendilerine mesaj gönderildiğini belirten aile, şikayetlerinden vazgeçmedikleri taktirde kızlarının mezarına zarar verileceğini ve öldürülmekle tehdit edildiklerini söyledi. Güner ailesi, maruz kaldıklarını tehdit mesajlarının Aloğlu’nun yakınları tarafından mı yoksa başka kişilerce mi gönderildiği konusunda bilgi sahibi olmadıklarını dile getirdi. Söz konusu mesajda ise, "Eğer şikayetinizi geri çekmezseniz çete üyelerimiz kapınıza kadar gelip kafanıza sıkacaktır. Sizlere son uyarımızdır" yazdığı belirtildi. "Eşimi tehdit ettiler, davayı geri çekmezsek evimize silahlı saldırı yapacaklarını ve kızımın mezarına zarar vereceklerini söylediler" Karşılaştıkları durumla ilgili konuşan anne Tuğba Güner, "Şubat ayında kızım yaya geçicinden karşı yola geçmeye çalışırken, yarış yapan bir maganda süratle kızıma çarptı ve vefat etmesine neden oldu. Daha 14 yaşındaydı kızım. Davanın yarın ilk duruşması görülecek ama biz tehdit mesajları almaya başladık. Eşimi tehdit ettiler. Kızımla ilgili çirkin sözler yazıyordu. Davayı geri çekmezsek evimizi basacakları ve silahlı saldırı gerçekleştireceklerini söylediler. Kızımın mezarına zarar vereceklerini belirttiler. Kardeşim ve eşim mesajı gönderen numarayı aradılar. Karşılarında boğuk bir ses tonu vardı. Karşı taraf tehditlerine konuşma sırasında da devam etti. Aynı şeyleri söylediler. Endişe duyduk. Gerekli mercilere şikayette bulunduk. Kızımın mezarı koruma altına alındı ama zaten acımız var, üzerine böyle tehditler bizi yoruyor. Kızımı çok özlüyoruz. Çok zor bir süre. Herkes hayatına devam ettiğini söylüyor ama ben hala kaza gününde kaldım. Bu acılarla uğraşmak bizi çok yoruyor" dedi. "Başka bir sürücüyle o esnada yarıştığı iddia ediliyor" Davanın avukatı Tahir Burak Koçak ise davanın kaza anında başka bir kişiyle yarış yaptığını ileri sürdüğü Aloğlu’nun ’bilinçli kasıt’ suçu yerine ’olası kasıt’ suçundan yargılanması gerektiğini ifade ederek şunları dedi: "Ailemizin tek kızı Elif, söz konusu kazayı geçirerek vefa etti. Biz bu olayın kaza olmadığını düşünüyoruz. Sürücü aracını çok hızlı kullanıyor ve ‘makas’ atıyor. Süratini azaltmadan Elif’e çarpmış. Başka bir sürücüyle o esnada yarıştığı iddia ediliyor. Biz bu kazanın ’bilinçli kasıt’ suçundan değil, ’olası kasıt’ suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz. İddianame ’bilinçli taksirden ölüme sebebiyet verme’ suçundan açıldı. İlk duruşmamız yarın yapılacak. Bizim savunmamız zanlının olası kasıttan yargılanması olacak. Kızımızın babasına ölen kızıyla ilgili bir mesaj gönderildi. Şikayet geri çekilmezse evlerine saldırı yapılacağı yönünde tehdit edildi. Telefonla görüşmede ise aynı sözlere devam ettikleri ve ölüm tehditlerinde bulunduklarını öğrendik. Bu durumla da ilgili suç duyurusunda bulunduk ve adli süreç başlatıldı." Zanlının yaya geçidiyle ilgili çektiği video ortaya çıktı Zanlı Yasin Aloğlu’nun, kazadan önce sosyal medya hesabından yaya geçidi ile ilgili bir video çektiği ortaya çıktı. Yaya geçicinden geçmeye çalışan kıza çarparak ölümüne neden olan Aloğlu’nun videoda, "Burası medeniyet. Ankara’da hiçbir yerde durmuyorlar. İstanbul’a kurban olayım. Adamlar yaya geçicinde duruyor" dediği görüldü.