EKONOMİ - 24 Ağustos 2025 Pazar 11:13

Manisa’da Sultani çekirdeksiz üzümde hasat sezonu buruk başladı

A
A
A
Manisa’da Sultani çekirdeksiz üzümde hasat sezonu buruk başladı

Manisa’da nisan ayında günlerce süren don felaketi sonrası rekoltede önemli kayıp yaşayan dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz üzümünde hasat buruk başladı. Sabahın erken saatlerinde tarlalarında üzüm hasat eden üreticiler geniş alanlara üzümleri sererek kurumaya bırakıyor.


Manisa’da nisan ayında il genelinde yaşanan don felaketi nedeniyle dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz üzümünde rekolteyi önemli ölçüde etkiledi. Bağlarda buruk da olsa tatlı telaşın başladığı Gediz Ovasında düşük rekolteye rağmen üreticilerin özenli bir şekilde ürünlerini yetiştirmesiyle salkımda yüksek kalitenin bulunması dikkat çekti. Sabahın erken saatlerinde üzüm bağlarının yolunu tutan çiftçiler salkımlarına dahi zarar vermeden hasat ettikleri üzümü özel bir sıvıyla yıkadıktan sonra geniş alanlara sererek kuruması için bırakıyor. Yaklaşık 7 ile 9 gün arasında kurumaya bırakılan üzümler daha sonra özel makineler sayesinde saplarından arındırılarak üzüm tüccarlarına dünya sofralarına gönderilmek üzere teslim edilecek. Avrupa ülkeleri ve Rusya’nın tüketimde başı çektiği Sultani çekirdeksiz üzümünün iç piyasada da son yıllarda kullanımı artmaya başladı.



Rekolte düşük, salkım kaliteli


Düşük rekolteye göre kaliteli üzüm yetiştirdiklerini belirten Saruhanlılı çiftçi ve aynı zamanda AK Parti Saruhanlı İlçe Başkanı Şerif Eroğlu, "2025 yılına buruk başladık. 10 Nisan’da olan don zararından sonra geride kalan üzümleri hasat etmeye çalışıyoruz. Hasadımızın 5. günü olmasına rağmen yaklaşık 10’da 1 gibi kalan mahsulü hasat ediyoruz. İlçemizde 10 Nisan’da olan dondan sonra yüzde 90’lara varan hasar oldu. Sonrasında kalan üzümlerle ‘Allah bereketini versin’ diyerek başladığımız hasatta uğraşıyoruz. Üzüm kalitesi güzel. Çünkü mahsul az olduğu için asmalar rahatladı. Üzüm kendine geldi. Bunda da bir hayır vardır diyoruz. TARSİM’den eylül ayı içerisinde ödeme bekliyoruz. Çünkü mahsul az olduğu için bize hemen paraya çevrilecek giderlerimiz var. Bu giderlerin karşılanabilmesi için tarım ödemelerinin öne alınması çiftçinin yüzünü güldüren en doğru hareketlerden birisi olur" dedi.



"Sezona sancılı başladık"


Üzüm hasat sezonunda rekolte kaybından dolayı sancılı bir başlangıç yaptıklarını söyleyen Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, "Üzümün başkenti Saruhanlı bu yıl hasada sancılı girdi. Bilindiği üzere yapılan son TARSİM raporlarına göre ilçemizde yüzde 80 ile yüzde 85 arasında hasar meydana geldi. Bu da tabii çok büyük bir ölçüde kayıptır. Burada en çok bizi üzen mahsulü yetiştiremememiz. Biz mahsulü yetiştirip ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz. Ama bu yıl Cenab-ı Allah tarafından büyük bir don afatı yaşadık. Bu afat neticesinde üzümümüzün rekoltesi yüzde 80’lere varan bir kayıpla bu sezona girdik. Ama sevindiğimiz, sevinebileceğimiz şey de ilçemizde yüzde 70’lere varan bir TARSİM sigortası poliçeleri var. Bu poliçelerin bir an önce çiftçimize ödenmesini istiyoruz buradan. Çünkü çiftçimiz eylül ayında üzümünü kesip hasat yapıp mahsulü sattıktan sonra tarım kredileri olsun, bankaları olsun, ilaççılara, gübrecilere olsun borçlarını ödemek zorunda ama şu anda üzüm olmadığı için çiftçimiz bu borçlarını ödeyemiyor. Büyük bir sıkıntı yaşıyoruz. Buradan bir an önce tarım sigortalarının ödeme yapmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Geçmiş yıllara göre 45 bin tona kadar hasat yapılan Saruhanlı’da bu yıl 8 bin tonlara kadar rekoltenin düştüğünü belirten Başkan Okur, "Kuru üzümün başkenti Saruhanlı geçmiş yıllarda 40-45. Bin tona yakın bir üzüm hasadı elde etmekteyken bu yıl bu 8-10 bin tona kadar düştü. Bu bunun daha da düşebileceğini tahmin ediyoruz. Çünkü kesilen bağlardan gördüğümüz kadarıyla dekara 100 kiloya kadar ancak kesebilmekteyiz. Bu hem çiftçi için hem de ülke ekonomisi için büyük bir kayıp" diye konuştu.



Manisa’da Sultani çekirdeksiz üzümde hasat sezonu buruk başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.