KÜLTÜR SANAT - 20 Temmuz 2025 Pazar 13:17

Manisa’da şaşkına çeviren halı eskitme yöntemi

A
A
A
Manisa’da şaşkına çeviren halı eskitme yöntemi

Manisa’nın Demirci ilçesinde dokunan dünyaca ünlü halılar, antika görünümüne kavuşması amacıyla önce yıkanıyor ardından araçların üzerinden geçerek yıpratılması amacıyla yollara seriliyor. Görenleri şaşkına çeviren yöntemin dünyada sadece Demirci’de uygulandığı belirtilirken, geçmişte halıların üzerinden geçmek istemeyen araç sürücülerinin zaman zaman kaza yaptığı öğrenildi. Bu yöntemle antika görünümü verilen halılar daha sonra dünya pazarına gönderiliyor.


Manisa’nın Demirci ilçesi kadınların hünerli elleriyle dokunan halıları ile Türkiye’de halıcılığa yön vermeye devam ediyor. İlçede bin bir zahmetle dokunan dünyaca ünlü Türk halıları, ilginç bir yöntemle antika görünüme kavuşuyor. Tezgahlarda hünerli ellerin dokuduğu halılar cadde ve sokaklara serilerek güneşte bekletiliyor. Asfaltta yaklaşık 10-15 gün bekletilen ve üzerinden birçok aracın geçtiği halılar inceliyor ve eskimiş görüntüsü veriliyor. Üzerinden ne kadar çok araç geçerse o kadar eski görünümüne kavuşan halılar, değerine değer katıyor. Yıkamacılar tarafından yollardan toplanan halılar, özel bir yıkama işleminden geçirildikten sonra bakımları yapılarak satışa hazır hale geliyor. Eskitilme işlemi tamamlanan halılar yurt dışı pazarında yoğun talep görüyor. Antika görünümü verilen halılar özellikle Amerika’ya ihraç ediliyor.


Öte yandan sadece Demirci’de değil dünyanın farklı noktalarında dokunan halılar da bu merkeze gönderilerek eskitme işlemi uygulanıyor. Halı dokumacılığının bitme noktasına geldiği Demirci’de, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Çin gibi ülkelerden gönderilen el dokuma halıları burada eskitme işlemi uygulanması sonrası dünyanın pek çok noktasına ihraç ediliyor.


Halılara eskitme işlemi uygulayan Ali Sarı, yapılan işlemler hakkında bilgi verdi. Sarı, "Biz burada halıyı eskitme işlemi yapıyoruz. Yıkamasının ardından yola sererek 15 gün halının durumuna göre bekletiyoruz. Üzerinden araçlar geçiyor. Tekrardan yıkamaya alıyoruz. Ara kırkımı dediğimiz olayın ardından temizleyerek saçak örgülerini de yapıp satışa hazır hale getiriyoruz. Bu halılar Amerika, İngiltere gibi ülkere gidiyor. Burada dokumada imalatçı arkadaşlar var onlardan alıyoruz" dedi.


İlk zamanlar ufak tefek kazaların da yaşandığını belirten Sarı, "İlk zamanlar şaşırıyorlardı ancak şimdilerde alıştılar. İlk zamanlar ufak tefek kazalar da oluyordu. Artık insanlar alıştı üzerinden geçebiliyor" diye konuştu.


Demirci’de artık halı dokumacılarının azaldığını bu yüzden de Pakistan, Hindistan gibi ülkelerde dokunan halılara da eskitme işlemi yaptıklarını söyleyen Sarı, "Daha çok Pakistan, Hindistan, Nepal, Çin gibi ülkelerden de halı geliyor. Burada işlemlerini yapıp tekrar yurtdışına gönderiyoruz. Üretim artık bizde azaldı. Her yıl da azalmaya devam ediyor. Devlet desteği olmadığı için sıkıntı büyük. Maliyetler buralarda yüksek ancak Pakistan gibi ülkelerde iş gücü ucuz olduğundan alıcılar oraya kaymaya başladı. Dokuyucu da dokutturan da para kazanamıyor. Devlet bu işe teşvik verirse artacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.