EĞİTİM - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 12:19

İl Müdürü Uğurelli: "Hiçbir evladımız tesadüflere terk edilmeyecek"

A
A
A
İl Müdürü Uğurelli: "Hiçbir evladımız tesadüflere terk edilmeyecek"

2025 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tercih süreci 14 Temmuz itibarıyla başladı. Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, tercih sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak öğrencilerin yalnız bırakılmadığını vurguladı.


Manisa genelinde tüm ortaokullarda ve Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) bünyesinde oluşturulan Tercih Danışmanlığı Birimlerinin öğrenci ve velilere birebir destek sağladığını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, tercih sürecinin sağlıklı ve bilinçli yürütülmesi için seferberlik başlatıldığını ifade etti.



"Hiçbir evladımız tesadüflere terk edilmeyecek"


"2025 Yılı Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu’nun yayımlanmasıyla birlikte, tercih süreci 14 Temmuz 2025 itibarıyla başlamıştır" diyen Uğurelli, "Öğrencilerimiz, 14-24 Temmuz tarihleri arasında tercihlerini e-Okul sistemi üzerinden yapabileceklerdir. Süreç yalnızca sınavla öğrenci alan okulları değil, yerel yerleştirme ile kayıt alanındaki okulları ve pansiyonlu okulları da kapsamaktadır. Yerleştirme sonuçları 4 Ağustos’ta ilan edilecek; ardından iki aşamalı nakil dönemine geçilecektir" diye konuştu.



"Tercih rehberliği topyekun bir seferberliğe dönüştü"


Uğurelli açıklamasında, "Manisa’mızda hiçbir öğrencimizin bu süreci yalnız geçirmesine müsaade etmiyoruz. İl genelindeki tüm ortaokullarımızda ve RAM’larda oluşturduğumuz Tercih Danışmanlığı Birimleri, öğrenci ve velilerimize birebir destek vermektedir. Bizim için kaybedilecek tek bir fert yoktur. Bu topraklardaki her evladımız özeldir, değerlidir ve büyük bir geleceğe yürümeye layıktır. Manisa Maarif Teşkilatı olarak, tercihi yalnızca akademik bir işlem değil; bir yön tayini, bir istikamet belirleme meselesi olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Manisa’dan 8 Türkiye birincisi"


2025 LGS sonuçlarına göre Manisa’dan 8 öğrencinin Türkiye birincisi olduğunu açıklayan Uğurelli, "Bu başarı, disiplinli çalışmanın, güçlü aile desteğinin ve nitelikli öğretmen rehberliğinin bir sonucudur. Evlatlarımızı, ailelerini ve bu başarıda emeği olan tüm öğretmenlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Altını çizerek ifade etmek isterim ki: Sınavda ter döken her öğrencimiz bizim için değerlidir. Bize emanet edilen yavrularımızın netlerine, puanlarına değil yüreklerinde taşıdıkları ideallerine, hayallerine bakıyoruz. Çünkü bu topraklarda hiçbir başarı boşa değildir, hiçbir gayret ziyan olmaz." dedi.



Velilere çağrı: "Sınav sonucu evladınızın değerini belirlemez"


Velilere seslenen Uğurelli, "Bu vesileyle tüm velilerimize yürekten sesleniyorum: Evladınız bu sınavdan hangi sonucu almış olursa olsun, onun kıymeti eksilmez. Çünkü bu sınav bir ölçme değil, bir sıralama sınavıdır. Öğrencilerimizin sınav sorularına verdiği cevaplar onların sıralamasını tayin eder. Nihayetinde hiçbir evladımız sıralaması sebebiyle geride bırakılacak, göz ardı edilecek değildir. Çünkü biz eğitimi, insanların zihnine bilgi koyarak onları yarıştırmak yerine, gönlüne dokunup potansiyelini keşfetmek için gayret eden bir medeniyetin temsilcileriyiz." diye konuştu.



"Gençlerimizi büyük ve güçlü Türkiye idealine hazırlıyoruz"


Uğurelli sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim davamız; büyük ve güçlü Türkiye idealidir. Bizim meselemiz yalnızca dereceler değil; gençlerimizi büyük ve güçlü Türkiye idealine hazırlamaktır. Onları sadece başarıya değil; gayrete, iradeye ve mefkûreye yönlendirmekle mükellefiz. Çünkü biz biliyoruz ki bu milletin hiçbir evladı kayıp değildir, olmamalıdır."



Tercih ve yerleştirme takvimi


Uğurelli, tercih süreci takvimine dair şu bilgileri paylaştı: "Tercih dönemi: 14-24 Temmuz 2025, Yerleştirme sonuçlarının ilanı: 4 Ağustos 2025, Nakil başvuruları: 1. dönem 4-6 Ağustos, 2. dönem 8-12 Ağustos 2025"


Uğurelli, tüm öğrenci ve velilerin süreci www.meb.gov.tr ve e-okul.meb.gov.tr üzerinden takip edebileceğini ifade ederken, İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak tercih döneminde öğrencilere destek olmaya devam edeceklerinin altını çizdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.