EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 09:18

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

A
A
A

Manisa’nın Salihli ilçesinde faaliyet gösteren Petkon Yaş Mama Fabrikası, günlük 480 bin adet üretim kapasitesiyle Türkiye’nin dışa bağımlılığı konusunda önemli bir görev üstlenirken, üretim teknolojisi ile de göz kamaştırıyor. Afet durumlarında insan gıdası üretebilecek fabrikaların ilk sırasında yer alan Petkon Yaş Mama Fabrikası Müdürü Meltem Akın, "Ürünlerimizi insan gıdası hassasiyetiyle üretiyoruz. Yemediğimiz hiçbir şeyi hayvanlara yedirmiyoruz" dedi.

Manisa’da Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren kedi ve köpek yaş maması üreticisi Petkon, geliştirdiği üretim teknolojisi ve ihracat başarısıyla dikkat çekiyor. Hermos kuru mama fabrikasının yan kuruluşu olarak kurulan Petkon, günlük yüz binlerce adet üretim kapasitesiyle 32 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

Petkon Fabrika Müdürü Meltem Akın, fabrikanın kuruluş sürecinin yaklaşık 2 yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından hayata geçirildiğini belirterek, "Hermos’un yönetim kurulu başkanı ve genel müdürünün hayali yaş konserve fabrikası kurmaktı. Bana destek olur musun dediler, biz de başladık. Kalite kontrol müdürümüz ve makine enerji müdürümüzle birlikte 2 yıl boyunca hem makine hem de reçeteler konusunda Ar-Ge yaptık. Fabrikamızı kurduktan sonra ilk üretimimiz beş tır ihracat oldu. İlk çıkışımız ihracat olarak gerçekleşti" dedi.

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

Kadın istihdamına önem verdiklerini ifade eden Akın, "Kadın çalışan ağırlıklı bir firmayız. Ona özen gösteriyoruz. Kadın çalışan sayımız buradaki çoğu fabrikadan çok çok fazla. Kadınlarımıza istihdam oluşturmaya çalışıyoruz. Şu an 144 tane personelimiz var ve bunun yarısı kadın. Fabrikalarda kadın ve erkek çalışan sayısının yarı yarıya olması zor görülen bir durumdur. 32 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin her yerine mama gönderiyoruz. Günlük 340 bin adet 400 gramlık konserve ve 140 bin adet de pouch konserve üretimimiz var. Bunların hiçbirinde insan gıdasına uygun olmayan ürün kullanmıyoruz. Bütün analizleri tetkikleri, kalitesel değerlendirmeleri insan gıdasıymış gibi değerlendiriliyor. Yemediğimiz hiçbir şeyi yedirmiyoruz. O mantıkla hareket ediyoruz. Ham maddelerimizi kendimize alırmış gibi alıyoruz, kendimize yiyecek yaparmış gibi yapıyoruz" dedi.

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

"Afet durumunda insan gıdası üretebilecek"

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü yetkililerinin tesisi ziyaret ettiğini belirten Akın, fabrikanın hijyen ve üretim standartlarının büyük takdir topladığını belirterek, "Şu ana kadar bizim ürünlerimizden dolayı rahatsızlanan ya da şikayet edilen hiçbir konu olmadı. Çok şükür daha çok beğenerek sevilerek yendiğini söylediler. Tarım Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürümüz tesadüfen burada başka bir fabrikaya gelmiş vakti olduğu için bize aniden bir ziyaret yaptığında hayretler içerisinde kalmıştı. Demişti ki birçok gıda firmasından çok çok daha iyi konumdasınız. Hatta en iyisisiniz diyebiliriz demişti o zaman için. Bize teşekkürlerini iletmişti. Bize kızmıştı. Neden bunun tanıtımını yapmadınız? Neden dünya çapında bir tesisinizi de bize duyurmadınız diye. Biz kendi kendimize ürünlerimizle gündeme gelmeyi tercih etmiştik. Öyle de devam ediyoruz. Gıda Kontrol Genel Müdürümüz Ersin Dilber buraya geldiğinde bize şöyle dedi. Yanındaki çalışan bir arkadaşına döndü ve ’Burayı afet durumlarında gıda üretecek tesislerin başına ilk olarak onu yazabilirsiniz’ dedi birinci sıraya ve biz şu an birinci sıradayız. Allah korusun inşallah olmaz ama afet durumunda insan gıdası üretebilecek fabrikalardan bir tanesiyiz. Onunla da gurur duyuyoruz" diye konuştu.

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

Dışa bağımlılık azalıyor

Türkiye’de yaş mama sektörünün uzun yıllar dışa bağımlı olduğunu ifade eden Akın, "Şu an, mama sektöründe, yaş mama sektöründe Türkiye, bizden önce yüzde 20 Türkiye’de üretiyordu yüzde 80 dışa bağımlıydı. Bizden sonra bu yüzde 40’lara çıktı. Sonra yeni fabrikalar da kuruldu. Şu an, ilerleyen zamanlar gösterecek ki biz, bağımlılığımızı azaltıyoruz. Hatta ihracat yapıyoruz ve dünya kalitesinde mamaları üretiyoruz. Bu da bir gerçek. Yurt dışı müşterilerimiz bize bunları söylüyorlar kendileri de. ’Biz Avrupa’da sizin gibi üreten göremedik’ diyorlar. İhracatımız, Orta Doğu, Avrupa, Asya, Afrika hepsine var. Avrupa’da bütün Balkanlar, İspanya, Fransa oralara gönderiyoruz. Orta Doğu’nun tamamına gönderiyoruz diyebiliriz. Doğuda da Asya ülkelerinden uzak Malezya’ya, Endonezya’ya oralara gönderiyoruz" şeklinde konuştu.

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

"Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik"

Petkon’un üretim teknolojisinin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Akın, düşük sıcaklık ve düşük basınçta çalışan ekstruder sistemi sayesinde daha besleyici ürünler elde ettiklerini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor

"Üretim teknolojisi çok farklı. Türkiye’de bir ilki yaptık biz. Bu teknoloji Türkiye’ye daha yeni yeni bizden sonra tekrar gelmeye başladı. Bizim mamalarımız düşük sıcaklık ve düşük basınçta ekstruder sisteminde üretilen mamalar ve bunlar mamanın protein denatürasyonuna engel oluyor. Yavaşlatıyor ve sindirilebilir proteini daha fazla oluyor. Mamanın nemini doğal vitaminlerini kaybettirmeden biz ön pişirme yapıyoruz. Normalde upuzun bir oven sistemiyle yapılıyor bu ve orada buhar vererek yapılıyor. Direkt buhar verildiği için bazı proteinlerin de bozulmaları oluyor. Ama bizimkinde öyle bir şey yok. Bizim bu teknolojimiz sayesinde biz daha besleyici, daha kaliteli üretimler yapıyoruz. Hayvanlar da çok seviyor bu ürünü. Döner kesim bizim ürünlerimiz. Bildiğiniz insan gıdası olan döner şeklinde üretim yapıyoruz. Hatta biz döner kebap yediriyoruz diyoruz hayvanlara. Bizim çalışanlarımız hep şöyle söylüyor. ‘Biraz alalım da bir üzerine sos dökelim, yiyelim falan oluyoruz. O kalitede, o güzellikte ve yepyeni bir teknoloji. Türkiye’de ilk defa biz yaptık bunu."

Sadık Cangel - Aykut Yeniçağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’dan şehir dışına kurbanlık sevki devam ediyor Diyarbakır’da besiciler, işlemleri tamamlanan kurbanlıklarını şehir dışına sevk etmeye devam ediyor. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, besicilerde de hareketlilik başladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde küpe ve aşı gibi işlemlerini tamamlayan besicilerin kurbanlıklarını şehir dışına nakilleri devam ediyor. 12 Mayıs tarihine kadar 2 bin 589 adet büyükbaş, 19 bin 441 adet küçükbaş hayvanın il dışına gönderildi. Besici Mehmetşah Dağtekin, İHA muhabirine, 200’e yakın küçükbaşı geçen yıl bayram dönüşü çiftini ortalama 25 ila 27 bine aldıklarını söyledi. Şu an bu hayvanları buradan Adana’ya gönderdiklerini belirten Dağtekin, orada kurbanlık olarak satacaklarını ifade etti. Satış fiyatının ortalama 18 ila 32 bin lira arası olduğunu aktaran Dağtekin, "Toplu satışlarımız oldu, şu anda tek satışımız yok. Kurban satışının kilosunu 400-420 arasında satmayı düşünüyoruz. 60 kilo atan bir kurbanlık ortalama 30-32 bin lira civarında. Geçen sene oranla bu yıl fiyatlarda yüzde 50 artış var. Hepsinin işlemi yapıldı. Aşılı ve evraklıdır. Ortalama 1 yaşını bitirmiş. Bir yıldır emek veriyoruz. Ayaklarına götürüyoruz, bizi de düşünsünler. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol ediyor, hastalıklı oldu mu sevk vermiyor. Hastalıklı hayvanlar yerinde kalıyor. Bizimkilerin durumu çok iyi, iyi olmasaydı evrakları alamazdık" dedi. Besici Mustafa Altıparmak ise tekeleri kurbanlık için satacaklarını söyleyerek, "Bunları da şimdi alıyorum. Evde de kurbanlıklar var. Şu anda canlı kilo için tartıyoruz. Tekinin fiyatı 15 ila 16 bin civarı. 20-30 tane sattım" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Diyarbakır’dan şehir dışına kurbanlık sevki devam ediyor Diyarbakır’da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden nakil işlemlerini tamamlayan besiciler, kurbanlıklarını şehir dışına sevk etmeye devam ediyor. Kurban Bayramına sayılı günler kala, besicilerde de hareketlilik başladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde küpe ve aşı gibi işlemlerini tamamlayan besicilerin kurbanlıklarını şehir dışına nakilleri devam ediyor. 12 Mayıs tarihine kadar 2 bin 589 adet büyükbaş, 19 bin 441 adet küçükbaş hayvanın il dışına sevk yapıldı. Besici Mehmetşah Dağtekin, İHA muhabirine, 200’e yakın küçükbaşı geçen yıl bayram dönüşü çiftini ortalama 25 ila 27 bine aldıklarını söyledi. Şu an bu malı buradan Adana’ya gönderdiklerini belirten Dağtekin, orada kurbanlık olarak satacaklarını ifade etti. Satış fiyatının ortalama 18 ila 32 bin lira arası olduğunu aktaran Dağtekin, "Toplu satışlarımız oldu, şu anda tek satışımız yok. Kurban satışının kilosunu 400-420 arasında satmayı düşünüyoruz. 60 kilo atan bir kurbanlık ortalama 30-32 bin lira civarında. Geçen sene oranla bu yıl fiyatlarda yüzde 50 artış var. Hepsinin işlemi yapıldı. Aşılı ve evraklı maldır. Ortalama 1 yaşını bitirmiş. Bir yıldır bu mala emek veriyoruz. Ayaklarına götürüyoruz, bizi de düşünsünler. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol ediyor, hastalıklı oldu mu sevk vermiyor. Hastalıklı mallar yerinde kalıyor. Bizimkilerin durumu çok iyi, iyi olmasaydı evrakları alamazdık" dedi. Besici Mustafa Altıparmak ise tekeleri kurbanlık için satacaklarını söyleyerek, "Bunları da şimdi alıyorum. Evde de kurbanlıklar var. Şu anda canlı kilo için tartıyoruz. Tekinin fiyatı 15 ila 16 bin civarı. 20-30 tane sattım" ifadelerini kullandı.
Bolu Bolu’da Gençlik Haftası etkinlikleri başladı Bolu’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Gençlik Haftası kutlamaları düzenlenen törenle başladı. Bolu’da Gençlik Haftası’nın açılışı dolayısıyla Anıtpark’ta tören gerçekleştirildi. Program kapsamında İl Müdürü Emrullah Güler tarafından Atatürk büstüne çelenk sunuldu. Çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Öte yandan hafta boyunca çeşitli sportif faaliyetler, gençlik yürüyüşleri ve kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği bildirildi. "Gençlik sadece geleceğimiz değil, aynı zamanda bugünümüzün de en büyük umududur" Törende konuşan Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürü Emrullah Güler, "Bu hafta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği değeri ve duyduğu güveni bir kez daha hissettiğimiz anlamlı bir haftadır. Gençlik sadece geleceğimiz değil, aynı zamanda bugünümüzün de en büyük umududur. Bilimde, sanatta, sporda, kültürde ve hayatın her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyacak gençlerimizin yanında olmak, onların geleceklerine, ufuklarına, hedeflerine katkıda bulunmak en büyük sorumluluğumuz ve görevimizdir" dedi. Tören, öğrencilerin toplu fotoğraf çekilmesinin ardından son buldu. Törene Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürü Emrullah Güler, şube müdürleri, İl Müdürlüğü yetkilileri, gençlik liderleri, öğretmenler ve lise öğrencileri katıldı.