Yerel Haberler
Malatya
Battalgazi Belediyesi’nden asırlık çınarlara gönül köprüsü 05 Mayıs 2026 Salı - 12:32:31 Battalgazi Belediyesi, ilçe genelinde yalnız yaşayan yaşlıları ziyaret ederek gönül köprüleri kuruyor. Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın talimatıyla başlatılan ""Asrın Çınarları" projesi kapsamında, şu ana kadar 100’e yakın evinde yalnız yaşayan yaşlı vatandaşın kapısı çalındı. İhtiyaçlar gideriliyor, gönüller alınıyor Battalgazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü ekipleri, ilçede yaşamını yalnız sürdüren asırlık çınarları evlerinde ziyaret ederek hem hal ve hatırlarını soruyor hem de ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor. Ziyaretler sırasında yaşlılara çeşitli hediyeler takdim edilirken, eksikleri olan vatandaşların talepleri belediye imkanlarıyla anında karşılanıyor. Hedef ilçedeki tüm yaşlılara ulaşmak Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın, yaşlıların toplumun hafızası ve bereketi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan ziyaretler ile yaşlıların gönüllerine dokunuluyor. Proje kapsamında hedef; Battalgazi sınırları içerisinde ikamet eden ve yalnız yaşayan tüm yaşlılara ulaşarak devletin şefkat elini hissettirmek. "Kapımızda görünce mutlu olduk" Karşılarında belediye ekiplerini gören yaşlıların mutluluğu ise yüzlerine yansıdı. Hatırlandıkları için büyük sevinç yaşayan vatandaşlar, kendilerini yalnız bırakmayan Başkan Taşkın ve ekibine teşekkür ederek hayır dualarında bulundu.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:32 Rektör Akpolat, dijital çağda üniversitelerin geleceğini anlattı İhtisas Akademi programı kapsamında öğrencilerle buluşan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, "Dijital Çağda Yükseköğretimin Geleceği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide, Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, hem dijital çağa dair tespitler yaptı hem de üniversitelerin geleceğine yönelik önemli mesajlar verdi. "Dijital dönüşüm kaçırılırsa risk büyük" Konuşmasına dijital çağın hızına dikkat çekerek başlayan Prof. Dr. Nusret Akpolat, bu dönüşümün yalnızca teknolojik değil aynı zamanda zihinsel bir değişimi de zorunlu kıldığını söyledi. Üniversitelerin dijital çağa ayak uydurmasının önemli olduğunu belirten Akpolat, "Bugün dijital çağ gerçekten baş döndürücü bir hızla ilerliyor ve bu hıza ayak uydurmak oldukça zor. Eğer üniversiteler olarak bu değişimi doğru okuyamazsak ve kendimizi buna göre konumlandıramazsak, geçmişte sanayi devrimini ıskaladığımız gibi bu dönüşümü de kaçırma riskiyle karşı karşıya kalırız. Bu da bizi yöneten değil, yönetilen bir konuma sürükler." dedi. Dijital çağın en belirleyici unsurlarından birinin veri olduğunu ifade eden Akpolat, "Bu çağın en değerli unsuru veridir. Ne kadar çok ve doğru veriye sahipseniz, o kadar sağlıklı karar alabilirsiniz. Bugün birçok dijital platformun temel amacı da veri üretmek ve toplamaktır. Bu nedenle veri temelli karar alma süreçlerini yükseköğretime entegre etmek zorundayız" dedi. "Dijital dönüşüm için somut adımlar şart" Üniversitelerin atması gereken somut adımlara da değinen Rektör Akpolat, dijital dönüşümün kurumsal bir stratejiyle yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Akpolat, "Öncelikle teknolojik altyapılarımızı güçlendirmeliyiz. Dijital dönüşüm ofisleri kurarak kendi yazılımlarımızı üretmeli ve sistemlerimizi entegre hale getirmeliyiz. Aynı zamanda akademik personelin dijital yetkinliklerini artırmak zorundayız. Artık ‘defteri açın, yazdırıyorum’ anlayışıyla eğitim verilemez. Öğretim üyeleri bilgi aktaran değil, rehberlik eden bir role evrilmelidir" şeklinde konuştu. Akpolat, konuşmasının son bölümünde ise bireysel yetkinliklerin önemine dikkat çekti ve diplomaların tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Konuşmasında Akpolat, "Artık sadece diploma sahibi olmak yeterli değil. İş dünyası sizin yetkinliklerinize bakıyor. Google gibi şirketler diploma yerine beceriye odaklanıyor. Biz de bu nedenle öğrencilerimizin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini belgeleyen ‘sosyal transkript’ uygulamasını hayata geçirdik çünkü artık bireyin çok yönlü gelişimi ön planda" ifadelerini kullandı. Programın sonunda Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:31 "Küresel Kırılmalar ve Yerel Dayanıklılık" sempozyumu gerçekleştirildi İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Turgut Özal Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen "Küresel Kırılmalar ve Yerel Dayanıklılık" sempozyumu yoğun katılımla gerçekleştirildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Sağlam ile Prof. Dr. Ali Özer, Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, siyasi parti başkanları, il müdürleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Programın açılışında konuşan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, sempozyuma ilişkin bilgiler verdi. Tuncel, "Bugün, sizlerle küresel ölçekten yerel ölçeğe sosyoekonomik olarak yaşanan değişim ve dönüşümü; özellikle krizleri ve bu krizlerin ne anlama geldiğini tartışacağız. Dört farklı oturumda küresel, ulusal ve yerel bazda, özellikle Malatya ölçeğinde, bu sürecin nasıl yönetildiğini; eksikliklerin neler olduğunu ve daha iyiye gidebilmek için yapılması gerekenleri ele alacağız. Birbirinden değerli 16 akademisyenimiz katkı sunacak. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat kurumlar arasında yapılan işbirliğine dikkat çekerek, "Küresel kırılmalar ve sınanmalar sürecinde Malatya’mızın da sınandığı bir dönemden geçtik. Bugün şu salona baktığımızda çok güzel bir iş birliğinin resmini görüyoruz. Büyükşehir belediye başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilimiz ve valimiz aramızda. Bu birlik ve beraberlik ruhunun devam etmesini temenni ediyorum. Aramızda OSTİM Teknik Üniversitesinin rektörü var; akademik ve kurumsal destekleri için teşekkür ediyorum. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaş kurumlara, üniversitelerimize ve özellikle katkı sunan hocalarımıza teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bizleri onurlandırdığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan da konuşmasında, "Bu program planlandığı günden itibaren şehrimizin bütün paydaşlarının bir araya gelmesini özellikle arzu ettik. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi dünyası ve siyasetçiler olarak Malatya’nın hem ulusal hem de küresel ölçekte önemli meselelerini birlikte tartışmak istiyoruz. Bundan sonra da bu birlikteliği sürdürmeyi, sürecin tamamını birlikte yönetmeyi umuyoruz. Bugün burada bulunan tüm katılımcılara, emeği geçen üniversitelerimize, belediyelerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Umuyoruz ki bu toplantı çok verimli olur. Bundan sonrasına dair güçlü bir perspektif sunar ve şehrimizin geleceğini hep birlikte inşa ederiz. Hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında memnuniyetini dile getirdi. Yavuz, "Böylesi bir çalışmanın Malatya’da yapılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum çünkü biz çok büyük bir sınamadan geçtik. Sadece deprem bölgesi olarak değil; ülke olarak da geleceğimizi tehdit edebilecek büyük bir afetle yüzleştik. Bunun sosyal, ekonomik ve psikolojik sonuçlarını hep birlikte yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Biz de bu süreçte önemli bir dayanıklılık gösterdik. Biz yalnızca deprem konutları yapmadık, yeni bir Malatya inşa ettik. Şehrin merkezinde on binlerce bağımsız bölüm inşa ettik, altyapısıyla, üstyapısıyla geleceğin dirençli şehrini kurduk. 124 bin bağımsız bölümle aslında yeniden bir şehir inşa ettik. Bu, gurur duyulacak bir başarı hikâyesidir. Elbette eksiklerimiz olabilir ancak ortaya konulan gayret çok büyüktür. Bu sempozyumdan çıkacak sonuçların da bizlere yol göstereceğine inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek tarafından verilen "Kriz Sarmalında Dünya: Sanayileşme, Kaynak Dağılımı ve Bölüşümün Geleceği" başlıklı açılış konferansı ile devam etti. Sempozyum kapsamında düzenlenen ilk oturumda "Küresel ve Bölgesel Ekonomi Politik: Enerji, Ticaret, Finans ve Güvenlik" konusu ele alındı. Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Babacan’ın yaptığı oturumda, Dr. Osman Zeki Gökçe, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Koçyiğit, Milli İstihbarat Akademisinden Prof. Dr. Mevlüt Tatlıyer ve Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Nurullah Gür, küresel ekonomi, enerji güvenliği, ticaretin jeoekonomisi ve finansal dönüşüm konularında değerlendirmelerde bulundu. İkinci oturumda ise "Afet Sonrası Kalkınma: Türkiye Örneği (Malatya ve Deprem Bölgesi Perspektifi)" başlığı altında afet sonrası ekonomik ve toplumsal toparlanma süreçleri ele alındı. Moderatörlüğünü İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Recep Karabulut’un üstlendiği oturumda; İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Tayfur Bayat, İstanbul Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Nihat Alayoğlu, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Gökhan Tuncel ve Prof. Dr. Murat Sezik sunumlarıyla katkı sağladı. Programın kapanış bölümünde gerçekleştirilen "Malatya İçin Bütüncül Kalkınmanın Yol Haritası" başlıklı özel oturumda ise bölgesel kalkınma perspektifleri masaya yatırıldı. Oturum, Turgut Özal Üniversitesinden Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga moderatörlüğünde; Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Uğur ve Turgut Özal Üniversitesinden Doç. Dr. Ahmet Şit’in katılımıyla gerçekleştirildi. Sempozyum, gün boyunca gerçekleştirilen oturumların ardından tamamlandı.
Malatya’da Türk Mutfağı Haftası asırlık lezzetlerle kutlandı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 14:04 Malatya’da Türk Mutfağı Haftası asırlık lezzetlerle kutlandı Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle utlanan Türk Mutfağı Haftası’nın Malatya’daki programına katılan Ünlü Şef Ömür Akkor, "Elimizin altında olduğu için fark etmiyoruz ama Malatya, gerçekten de çok büyük bir gastronomi tacına sahip" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle her yıl 21-27 mayıs tarihleri arasında düzenlenen Türk Mutfağı Haftası Etkinlikleri, bu yıl "Asırlık Lezzetlerle Türk Mutfağı" temasıyla gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Sanat Sokağı’nda organize edilen programda, kentin zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Etkinlikler, halk oyunları gösterisiyle başladı. İlçe tanıtım stantları ile coğrafi işaretli ürünlerin sergilendiği alanlar ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken, Malatya’nın meşhur kayısı tatlısı, Malatya kurabiyesi ve yöresel yemeklerin sunulduğu stantlar da beğeni topladı. program kapsamında, ünlü şef Ömür Akkor’un katılımıyla gerçekleştirilen workshop etkinliği de mutfak meraklılarına özel bir deneyim sundu. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, etkinlikte yaptığı konuşmada, Türk mutfağının tanıtımının ulusal ve uluslararası ölçekte büyük bir imkan olduğunu ifade ederek, "Çünkü biliyoruz ki mutfak sadece beslenme kültürü değil, bir milletin hafızası, kimliği ve ortak hikayesidir. Bizler Malatya olarak bu hikayenin kadim anlatıcılarının biriyiz. Yalnızca kayısıyla değil, binlerce yıllık geçmişiyle, coğrafi işaret ürünleri ile ve zengin sofra kültürüyle Anadolu’nun en bereketli şehirlerinden biri olmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Analı kızlı, kiraz yaprağı sarması, tandır ekmeğinden, kağıt kebabına kadar uzanan bu çeşitlilik sadece lezzet değil, aynı zamanda tarih, emek ve dayanışmadır" dedi. Aslantepe Höyüğü’nde bulunan buğday taneleriyle bu topraklarda tarım ve mutfak kültürünün binlerce yıl öncesine uzandığını ifade eden Er, "Bugün ise bu mirasın üzerine koyarak sürdürülebilir ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren bir mutfak anlayışını geliştiriyoruz. Özellikle vegan ve vejetaryen mutfakta öncülük eden yerel tariflerimiz ile hem sağlıklı yaşamı teşvik ediyor hem de çevreye duyarlı bir mutfak kültürünü dünyaya tanıtmış oluyoruz. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak gastronomi turizmi başta olmak üzere kültür mirasımızın korunması ve dünyaya tanıtılması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bugün aramızda Anadolu mutfağını dünyaya tanıtan önemli bir ismi olan Sayın Ömür Akkor’un bulunması da bu programı daha anlamlı kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Malatya Vali Yardımcısı Talat Tabur da konuşmasında, Türk Mutfağı Haftası’nın önemine dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde ve Kültür Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı temalı bu hafta, bu yıl dördüncü kez kutlanmaktadır. Bu kapsamda ilimizde de çeşitli etkinliklerle bu özel haftayı coşkuyla yaşıyoruz. Bu eşsiz tatları markalaştırmak ve şehrimize gastronomi turizmi kazandırmak adına kamu kurumlarımız ve özel sektörümüzle el ele vererek yeni bir vizyon oluşturmak zorundayız. Bu amaçla Malatya Valiliği olarak Büyükşehir Belediyemizle istişarelerimizi sürdürüyor, şehrimizin turizmle hak ettiği noktaya ulaşması için var gücümüzle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Yemek araştırmacısı ve ünlü şef Ömür Akkor ise Malatya’nın mutfak kültürüne ilişkin gözlemlerini paylaşarak, "Kendi evlerinin içinde yaşadıkları kendine has kültürünü sanki herkes yaşıyormuş gibi zannediyor Malatyalılar. O yüzden de çok yemeklerini övmüyorlar. Bulgurun en çok yemeğinin, tek malzemeden en çok yemek üreten mutfaklardan bir tanesi. Çok keyifle gelip gidiyoruz Malatya’ya. Bu çok keyifli, Malatya’yı tarihi geçmişine, Aslantepe Höyüğü kazılarından beri çok yakın takip ediyorum. Genel olarak Anadolu’nun bir sonraki evreye geçmesinde, insanlığın koloni olarak yaşayıp sonrası devletleştirilmesi Aslantepe’de başlıyor. Onun haricinde gıdayı koruma, fermente etme ve saklama sürecinde de dünyanın en eski verileri de bu tarafa ait. Ve gıdayı zamansız ulaştırıyorlar. Yani bugün taze olan bir şeyi kurutup ya da sirke haline getirip bir yıl sonra tüketmek, zamanla alıştırılması da Aslantepe’yi gösteriyor. O yüzden dünya çapında bir bölge. Biz tabii sadece elimizin altında diye çok şey sayıyoruz ama gerçekten de çok büyük bir gastronomi tacı var Malatya’nın" şeklinde konuştu.
Başkan Sadıkoğlu’ndan milletvekillerine mücbir sebep çağrısı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:34 Başkan Sadıkoğlu’ndan milletvekillerine mücbir sebep çağrısı MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem ve zirai don afetinden etkilenen esnafın ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, 31 Mayıs’ta sona erecek mücbir sebep süresinin uzatılması için milletvekillerine çağrıda bulundu. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2022 yılı cirosu 2,5 milyon TL’nin altında olan işletmeler için uygulanan mücbir sebep süresinin 31 Mayıs’ta sona ereceğini hatırlatarak, sürenin uzatılması çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, iktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenerek, konunun meclis gündemine taşınmasını istedi. 6 Şubat depreminin üzerinden 28 ay geçmesine rağmen Malatya’da esnafın hala konteynerlerde yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Başkan Sadıkoğlu, "Malatya’mızda 4 binden fazla esnaf 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya çalışıyor. Birçoğu gün boyu hiç satış yapamadan kepenk kapatıyor. Ay sonunda bir asgari ücreti dahi kazanamayan binlerce esnafımız var" dedi. Bugüne kadar kısa aralıklarla beş kez uzatılan mücbir sebep süresinin birkaç gün içinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, "Vergi ve prim yüküyle karşı karşıya kalacak esnafımızın bu borçları ödeme imkanı yok. İktidar ve muhalefet milletvekillerimize çağrımdır; depremzede esnafımızın sesi olun, bu konuyu meclis gündemine taşıyın. Mücbir sebep hali mutlaka devam etmeli" ifadelerini kullandı. 12 Nisan’da yaşanan zirai don afetinin şehir ekonomisine bir darbe daha vurduğunu kaydeden Sadıkoğlu, "Kayısı üretimimizin neredeyse tamamı zarar gördü. Bu sadece üreticimizi değil, tedarikçi, pazarlamacı ve ticaretle uğraşan binlerce esnafımızı da etkileyecek. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalabilmesi için 12 Nisan öncesine kıyasla çok daha fazla desteğe ihtiyaç var. Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde uygulanan mücbir sebep hali 31 Mayıs’ta sona erecek. Bu sürenin uzatılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" diye konuştu.
MORMAŞ, Yapı Fuarı’nın gözdesi oldu
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 11:26 MORMAŞ, Yapı Fuarı’nın gözdesi oldu Battalgazi Belediyesi iştiraklerinden MORMAŞ, yerli üretim gücünü ve özgün tasarımlarını 7. Yapı ve Dekorasyon Fuarı’nda sergileyerek ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Battalgazi Belediyesi iştiraklerinden Malatya Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi A.Ş. (MORMAŞ), 21-25 Mayıs tarihleri arasında Mişmiş Park Fuar Alanı’nda gerçekleştirilen 7. Yapı ve Dekorasyon Fuarı’nda yerini aldı. Yerli üretimle şekillendirdiği özgün mobilya ve kent donatı ürünlerini sergileyen MORMAŞ, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Fuarda hem estetik hem işlevsellik açısından dikkat çeken ürünler, sektör temsilcileri ve vatandaşlardan tam not aldı. Yerli üretimle şehre değer katan tasarımlar Malatya’nın yerli üretim gücü olarak faaliyet gösteren MORMAŞ, üretim kapasitesini her geçen gün artırarak çalışmalarını sürdürüyor. Ofis ve ev mobilyalarının yanı sıra park bankı, kamelya, çöp kovası gibi kentsel donatı ürünleri üreten fabrika, bu alandaki çeşitliliğini ve üretim kalitesini 7. Yapı ve Dekorasyon Fuarı’nda da gözler önüne serdi. Kaliteli, dayanıklı ve estetik ürünleriyle sadece Malatya’da değil çevre illerde de tercih edilen MORMAŞ, fuar aracılığıyla hem kamu kurumlarıyla olan iş birliklerini pekiştirdi hem de özel sektör temsilcileriyle yeni temaslar kurma imkanı buldu. Fuarda açtıkları stantta ürettikleri ürünleri tanıtma fırsatı bulduklarını belirten MORMAŞ Genel Müdürü Erkan Özpınar, şu ifadeleri kullandı: "MORMAŞ olarak yerli üretimle Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya devam ediyoruz. Kaliteli ve dayanıklı ürünlerimizle bölgesel ölçekte bir marka haline gelmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda fuarda yer almak bizim için önemli bir fırsat oldu. Battalgazi Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’ın üretime, istihdama ve yerli sanayiye verdiği önem, çalışmalarımıza da güç katıyor. Fuar boyunca standımıza yoğun ilgi gösteren tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz." MORMAŞ’ın fuardaki katılımı, hem yerli üretimin geldiği noktayı hem de kamunun üretim gücüyle bölgesel kalkınmaya nasıl katkı sunduğunu bir kez daha ortaya koydu. Firma, önümüzdeki süreçte daha geniş pazarlara açılmayı ve üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Kurumlar Arası Masa Tenisi Ligi finallerle sona erdi
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 11:26 Kurumlar Arası Masa Tenisi Ligi finallerle sona erdi Malatya Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü İle Masa Tenisi Malatya İl Temsilciliği tarafından organize edilen kurum ve kuruluşlar arası Masa Tenisi Ligi, oynanan final müsabakalarıyla sona erdi. Yaklaşık 2 ay süren ve 16 kurumun katılım sağladığı lig, çift devreli lig usulüne göre gerçekleştirildi. Birbirinden çekişmeli maçlara sahne ılan ligde, finalde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İnönü Üniversitesi’ni 3-1 mağlup ederek Şampiyonluk Kupasını kazandı. Turnuvada İnönü Üniversitesi 2’inci, Türyap Gayrimenkul 3’ncü, İbni Sina Özel Eğitim Uygulama Okulu ise 4’üncü oldu. Lige katılan kurumlar ise şöyle sıralandı: "Türyap, İl Emniyet Müdürlüğü, Melekbaba Gençlik Merkezi, Şahnahan Anadolu Lisesi Fırat Gümrükleme, Turgut Özal Üniversitesi, MASKİ, Erdem Çınar Hukuk, Halkbank, Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü, İnönü Üniversitesi, Malatya Büyükşehir Belediyesi, İbni Sina Özel Eğitim Uygulama Okulu, YİKOB Akçadağ Ceza Ve İnfaz Kurumu" Malatya’yı Türkiye Şampiyonası’nda temsil edecekler 5-8 Temmuz tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan kurum ve kuruluşlar arası Türkiye Şampiyonası’nda, Malatya’yı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İnönü Üniversitesi temsil edecek. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İnönü Üniversitesi takımları, Türkiye şampiyonu olmayı ve birincilik kupasını Malatya’ya getirmeyi hedefliyor. Yoğun müsabaka trafiğinin ardından antrenmanlarına devam edeceklerini belirten takım temsilcileri, "Hedefimiz Türkiye şampiyonu olmak ve kupayı ilimize kazandırmak" ifadelerini kullandılar.
"Yapay zeka bir çok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtı"
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:49 "Yapay zeka bir çok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtı" Malatya Turgut Özal Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gürkan Kavuran, yapay zekanın birçok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtığını belirtti. Yapay zekanın öğrenme, problem çözme, karar verme gibi insan zekasına özgü yetenekleri taklit eden bilgisayar sistemleri ve algoritmalardan oluştuğunu ifade eden Kavuran, bu teknolojinin makinelerin gözlem yaparak öğrenmesini, verilere dayanarak karar vermesini ve karmaşık görevleri otomatik olarak yerine getirmesini sağladığını söyledi. Doç. Dr. Kavuran, yapay zekanın sağlık, tarım, çevre, üretim ve robotik gibi birçok alanda çığır açıcı uygulamalara imza attığını ifade ederek, özellikle sağlık alanında yapay zeka destekli görüntü işleme sistemlerinin erken teşhis, kişiselleştirilmiş tedavi planlaması ve hasta takibi gibi konularda hekimlere büyük destek sağladığını belirtti. Kavuran, "Yapay zeka sayesinde tanı süreci artık daha hızlı, daha doğru ve daha erişilebilir" dedi. Tarımda ise akıllı sulama sistemlerinden hastalık tahminine kadar pek çok alanda kullanılan yapay zeka uygulamalarının hem verimliliği artırdığını hem de doğal kaynakların korunmasına katkı sağladığını aktaran Kavuran, "Yapay zeka çevre ve iklim alanlarında büyük veri analizleri ile hava kalitesi tahmini, afet erken uyarı sistemleri ve iklim değişikliğinin takibi gibi konularda da aktif rol oynuyor" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın sanayi alanında endüstri 4.0’ın temelini oluşturarak arıza tahmini, kalite kontrol, enerji verimliliği ve esnek üretim hatlarında yüksek katma değer sağladığını kaydeden Doç. Dr. Kavuran, yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte etik, hukuki ve toplumsal sorumlulukların da dikkate alınması gerektiğini de belirterek, eğitim sisteminin bu dönüşüme uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yapay zekanın öncelikli teknolojiler arasında yer aldığını hatırlatan Kavuran, yerli üretimin artırılması, kamu hizmetlerinin verimli hale getirilmesi ve insan kaynağının dönüştürülmesi gibi hedeflerin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında uygulamaya konulduğunu ifade etti. Yapay zekanın geleceğimizi dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kavuran, "Bu sürecin insan odaklı, etik temellere dayanan ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bilim insanları, mühendisler ve karar vericiler olarak bizlere düşen görev, bu süreci sağduyulu bir şekilde yönlendirmek ve toplumun tüm kesimleri için faydaya dönüştürmektir" diye konuştu.
Yapay zeka bir çok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:47 Yapay zeka bir çok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtı Malatya Turgut Özal Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gürkan Kavuran, yapay zekanın birçok sektörde devrim niteliğinde değişimlere yol açtığını belirtti. Yapay zekanın öğrenme, problem çözme, karar verme gibi insan zekasına özgü yetenekleri taklit eden bilgisayar sistemleri ve algoritmalardan oluştuğunu ifade eden Kavuran, bu teknolojinin makinelerin gözlem yaparak öğrenmesini, verilere dayanarak karar vermesini ve karmaşık görevleri otomatik olarak yerine getirmesini sağladığını söyledi. Doç. Dr. Kavuran, yapay zekanın sağlık, tarım, çevre, üretim ve robotik gibi birçok alanda çığır açıcı uygulamalara imza attığını ifade ederek, özellikle sağlık alanında yapay zeka destekli görüntü işleme sistemlerinin erken teşhis, kişiselleştirilmiş tedavi planlaması ve hasta takibi gibi konularda hekimlere büyük destek sağladığını belirtti. Kavuran, "Yapay zeka sayesinde tanı süreci artık daha hızlı, daha doğru ve daha erişilebilir" dedi. Tarımda ise akıllı sulama sistemlerinden hastalık tahminine kadar pek çok alanda kullanılan yapay zeka uygulamalarının hem verimliliği artırdığını hem de doğal kaynakların korunmasına katkı sağladığını aktaran Kavuran, " Yapay zeka çevre ve iklim alanlarında büyük veri analizleri ile hava kalitesi tahmini, afet erken uyarı sistemleri ve iklim değişikliğinin takibi gibi konularda da aktif rol oynuyor." ifadelerini kullandı. Yapay zekanın sanayi alanında endüstri 4.0’ın temelini oluşturarak arıza tahmini, kalite kontrol, enerji verimliliği ve esnek üretim hatlarında yüksek katma değer sağladığını kaydeden Doç. Dr. Kavuran, yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte etik, hukuki ve toplumsal sorumlulukların da dikkate alınması gerektiğini de belirterek, eğitim sisteminin bu dönüşüme uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yapay zekanın öncelikli teknolojiler arasında yer aldığını hatırlatan Kavuran, yerli üretimin artırılması, kamu hizmetlerinin verimli hale getirilmesi ve insan kaynağının dönüştürülmesi gibi hedeflerin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında uygulamaya konulduğunu ifade etti. Yapay zekanın geleceğimizi dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kavuran, "Bu sürecin insan odaklı, etik temellere dayanan ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bilim insanları, mühendisler ve karar vericiler olarak bizlere düşen görev, bu süreci sağduyulu bir şekilde yönlendirmek ve toplumun tüm kesimleri için faydaya dönüştürmektir" diye konuştu.
Malatya’da depremin izleri dağ oldu
25 Mayıs 2025 Pazar - 13:00 Malatya’da depremin izleri dağ oldu 6 Şubat depremlerinde büyük yıkıma uğrayan Malatya’da, yıkılan evlerin molozlarından adeta ’deprem tepeleri’ oluştu. Şehir mezarlığı yakınlarındaki boş arazide yükselen enkaz dağları, yalnızca beton ve demirden değil, bir şehrin hafızasından, hayallerinden ve acı dolu hatıralarından oluşuyor. Malatya’da depremin üzerinden geçen zamana rağmen Malatya’da yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Kentin dört bir yanından kamyonlarla taşınan molozlar, Yeşilyurt ilçesi Yaka Mahallesi’nde bulunan şehir mezarlığı yanındaki alana dökülüyor. Buraya taşınan molozlar, iş makineleriyle ayrıştırılıyor. Ancak gün geçtikçe yükselen bu yığınlar artık birer moloz değil, acıların sessiz anıtı gibi duruyor. Enkazdan oluşan dağlar, halk arasında "deprem tepeleri" olarak anılmaya başlandı. Bölgede şimdiye kadar yaklaşık 7 milyon ton enkaz toplandığı, bu rakamın her gün bin 100 ila bin 200 kamyonluk yeni hafriyatla arttığı belirtiliyor. Üç ayrı bölgede ayrıştırma çalışmaları yürütülürken, bu alanlardan biri MESTON şirketi aracılığıyla işlenecek. Avrupa Birliği’nden sağlanan fonlarla burada bir konkasör şantiyesi kurulacak. Demirler ayrıştırılacak, molozlar ise yol yapımı ve altyapı çalışmalarında değerlendirilecek. Malatya’da 78 farklı rezerv yapı alanında süren çalışmalar sonucu temiz toprak hafriyatları da çıkıyor. Bu toprakların, uygun alanlara serilip üzeri yeniden toprakla örtülerek düzenleneceği, çevresel rehabilitasyon çalışmalarının yapılacağı ifade ediliyor. Şehirde yeni döküm alanları belirlenirken, bu sahalar kentin dört bir yanında yükselen moloz yığınlarını düzenli hale getirmeyi amaçlıyor. 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya’da bin 237 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bin 444 kişi yaralanmıştı. Kentte 5 bin 768 bina yıkılmış, 35 bin 907 bina da ağır hasar alarak sonradan yıkılmıştı. Bugün o yıkılan evlerden geriye, şehir mezarlığının sessizliğinde yükselen "deprem tepeleri" kaldı. Her biri bir evin, bir hayatın, bir hatıranın kalıntısı.
Malatya’da depremin izleri dağ oldu
25 Mayıs 2025 Pazar - 12:53 Malatya’da depremin izleri dağ oldu 6 Şubat depremlerinde büyük yıkıma uğrayan Malatya’da, yıkılan evlerin molozlarından adeta ’Deprem tepeleri’ oluştu. Şehir mezarlığı yakınlarındaki boş arazide yükselen enkaz dağları, yalnızca beton ve demirden değil, bir şehrin hafızasından, hayallerinden ve acı dolu hatıralarından oluşuyor. Malatya’da depremin üzerinden geçen zamana rağmen Malatya’da yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Kentin dört bir yanından kamyonlarla taşınan molozlar, Yeşilyurt ilçesi Yaka Mahallesi’nde bulunan şehir mezarlığı yanındaki alana dökülüyor. Buraya taşınan molozlar, iş makineleriyle ayrıştırılıyor. Ancak gün geçtikçe yükselen bu yığınlar artık birer moloz değil, acıların sessiz anıtı gibi duruyor. Enkazdan oluşan dağlar, halk arasında "deprem tepeleri" olarak anılmaya başlandı. Bölgede şimdiye kadar yaklaşık 7 milyon ton enkaz toplandığı, bu rakamın her gün 1100 ila 1200 kamyonluk yeni hafriyatla arttığı belirtiliyor. Üç ayrı bölgede ayrıştırma çalışmaları yürütülürken, bu alanlardan biri MESTON şirketi aracılığıyla işlenecek. Avrupa Birliği’nden sağlanan fonlarla burada bir konkasör şantiyesi kurulacak. Demirler ayrıştırılacak, molozlar ise yol yapımı ve altyapı çalışmalarında değerlendirilecek. Malatya’da 78 farklı rezerv yapı alanında süren çalışmalar sonucu temiz toprak hafriyatları da çıkıyor. Bu toprakların, uygun alanlara serilip üzeri yeniden toprakla örtülerek düzenleneceği, çevresel rehabilitasyon çalışmalarının yapılacağı ifade ediliyor. Şehirde yeni döküm alanları belirlenirken, bu sahalar kentin dört bir yanında yükselen moloz yığınlarını düzenli hale getirmeyi amaçlıyor. 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya’da bin 237 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bin 444 kişi yaralanmıştı. Kentte 5 bin 768 bina yıkılmış, 35 bin 907 bina da ağır hasar alarak sonradan yıkılmıştı. Bugün o yıkılan evlerden geriye, şehir mezarlığının sessizliğinde yükselen "deprem tepeleri" kaldı. Her biri bir evin, bir hayatın, bir hatıranın kalıntısı. (CÖ-LO-Y)