EĞİTİM - 01 Mayıs 2026 Cuma 10:18

"Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" çalıştayı tamamlandı

A
A
A
"Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" çalıştayı tamamlandı

İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde 28-30 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen Demografik Gelecek Zirvesi’nde "Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" Çalıştayı, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi.


Akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Türkiye’nin nüfus yapısı, doğurganlık oranları, aile, değerler, göç, istihdam ve sosyokültürel dönüşüm konuları çok boyutlu olarak ele alındı.


"Demografik yapı Türkiye’nin beka meselesidir"


Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, demografik konuların son yıllarda Türkiye açısından daha kritik hale geldiğini belirtti. Koç, "Özellikle son iki yılda nüfus meselesi Türkiye’de çok önemli bir hale geldi ve giderek bir beka sorununa dönüştü. Bugüne kadar çok fazla çalışmaya katıldım ama ilk kez meseleye tüm boyutlarıyla böyle bütüncül bir şekilde bakan bir çalıştaya katılmış oluyorum" dedi.


Çalıştayın çok yönlü yapısına vurgu yapan Koç, "Meselenin millî güvenlik boyutu, istihdam boyutu, barınma boyutu, eğitim boyutu ve sağlık boyutu tüm yönleriyle ele alındı. Alanında uzman isimlerle doğurganlığın azalmasının arkasında yatan tüm faktörleri tartışma imkanımız oldu ve çok önemli politika öncelik alanları belirlendi." şeklinde konuştu. Koç, ortaya çıkan politika başlıklarının kamu kurumları açısından yol gösterici olacağını ifade etti.


"Çalıştay çıktıları ülkemizin sorunlarının çözülmesine büyük katkılar verecek"


Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Feyziye Çetinkaya da çalıştayın en verimli kısmının tematik gruplar halinde yürütülen tartışmalar olduğunu belirtti. Çetinkaya, "Çalıştayın asıl verimli olan aşaması, gruplara ayrılarak farklı başlıklar altında konuyu tartışmamızdı. Farklı alanlarda hizmet veren akademisyenler, sahadan gelen uzmanlar, Aile Bakanlığından sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, iktisadi alanda ve nüfus konusunda çalışanlar gibi çok farklı sektörleri bir araya getirerek ülkemiz açısından sorun alanı oluşturan demografik dönüşümle ilgili konuları tartıştık" dedi. Çetinkaya, ortaya çıkan sonuçlarla politika geliştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.


Jeopolitik Öngörü Enstitüsü Başkanı, Emekli Tümgeneral ve Akademisyen Doç. Dr. Güray Alpar, çalıştayın kapsamına dikkat çekerek, "Nüfus yapısıyla ve doğurganlıkla ilgili birçok konunun yanı sıra, yaşlı nüfus ve göç olayı da bu işin içerisinde değerlendiriliyor. Bu çalıştay, nüfus konularında Türkiye’deki en geniş kapsamlı çalışmalardan birisi oldu. Üç gün devam eden süreç içerisinde konuyu birçok yönüyle inceleme ve bu konulardaki uzmanların görüşlerini dinleme fırsatı bulduk. Sağlam bilgilere ve gerçek verilere sahip olmak bundan sonraki planlamalar için bizlere ışık tutuyor; bir altyapı sağlıyor." dedi. Demografik yapının güvenlik boyutuna da değinen Alpar, "Konunun birçok boyutu yanında güvenlik boyutu da oldukça önemli. Sağlam bir nüfus yapısına sahip olmak bir ülkenin geleceği ve bekası açısından oldukça büyük bir önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Fikret Genç de özellikle göç ve iş gücü konularının çalıştayda öne çıktığını belirtti. "Demografik Gelecek ile ilgili olan bu çalıştay, elde edilen sonuçları itibarıyla politika yapıcılara ve yürütücülere gerçekten yol gösterecektir." diyen Genç, "Türkiye’nin özellikle yeni iş gücüne ihtiyacı olduğu göz önüne alındığında, farklı politikalarla Türkiye’den dışarıya doğru olan beyin göçünün azaltılması konusu çok önemle değerlendirildi. Ülkemizdeki misafirlerin bir kısmı dönecek; bir kısmı ise kalacak. Kalacak olan kişilerin nitelikli hale getirilmesi, meslek sahibi yapılması ve Türk toplumuna entegre edilmelerinin sağlanması önerildi" şeklinde konuştu.


"Bir milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız"


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise doğurganlık hızındaki düşüşün oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Akpolat, "Dünyada olduğu gibi ülkemizde de derin bir demografik krizin eşiğinde bulunuyoruz. Bir ülkenin nüfusunu sürdürebilmesi için gerekli olan yenilenme eşiği 2,1 olarak tanımlanmaktadır. Oysa ülkemizde doğurganlık hızı 1,48’e inmiş durumdadır. Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği şekliyle bu durum, bu gidişat bir varoluşsal tehdit, bir felaket hatta bir milli güvenlik sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Genç nüfus avantajımızı kaybediyoruz. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. Tedbir almak için zamanımız daralıyor ve bu sürece seyirci kalma lüksümüz yok" dedi.


Akpolat, üniversitelerin toplumsal sorunların çözümünde önemli sorumlulukları olduğunu belirterek bu doğrultuda yürütülen tüm çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini belirtti.


Çalıştay kapsamında oluşturulan tematik masalarda, demografik dayanıklılık, aktif yaşlanma ve teknoloji entegrasyonu, barınma, kentleşme ve aile dostu yerel yönetimler, uluslararası göç, nüfus ikamesi ve uyum, medikal demografi, biyolojik riskler ve üreme sağlığı, kamu maliyesi, iktisadi sürdürülebilirlik ve istihdam, sosyokültürel dönüşüm, değerler ve aile dinamikleri, erken çocukluk bakımı ve kapsayıcılık gibi başlıklar detaylı şekilde ele alındı.


Prof. Dr. Ali Özer başkanlığında çalıştay genel kurul toplantısı gerçekleştirildi. Genel kurul toplantısında, düzenleme kurulu üyeleri, masa başkanları, raportörler ve uzmanlar çalıştay süresince hazırladıkları sonuç raporlarını paylaştı.


Çalıştay sonunda Rektör Yardımcısı ve Çalıştay Başkanı Prof. Dr. Ali Özer, çalıştayın gerçekleşmesinde güçlü desteklerini, teşviğini ve vizyoner yaklaşımını esirgemeyen İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’a şükranlarını sundu ve bu başarılı organizasyonun parçası olan tüm paydaşlara teşekkür etti.



"Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" çalıştayı tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Milli sporcuların yüksek irtifa durağı Van oldu: Şampiyonalar öncesi güç depoladılar Van, Avrupa ve dünya şampiyonaları öncesinde 12 farklı ilden gelen muay thai milli sporcularını yüksek irtifa kampında ağırladı. Van, 25-30 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen muay thai milli sporcularının hazırlık kampına ev sahipliği yaptı. Adana, İzmir, Aksaray, Kastamonu, Manisa, İstanbul, Sivas, Muş, Şanlıurfa, Kocaeli, Tokat ve Artvin illerinden kente gelen sporcular, zorlu şampiyonalar öncesinde yüksek irtifada kondisyon depoladı. Avrupa ve dünya şampiyonasına Van’da hazırlandılar Avrupa ve dünya şampiyonası hazırlıkları kapsamında düzenlenen kampa 25 sporcu ile birlikte 5 milli takım antrenörü katıldı. Milli Takım Antrenörü Vedat Akbulut ve Muay Thai Van İl Hakem Kurulu Başkanı Hamza Kancura’nın da hazır bulunduğu kamp süresince yoğun bir antrenman programı uygulayan sporcular, Van’ın coğrafi avantajlarını performanslarını artırmak için kullandı. "Beklediğimizden daha verimli bir kamp oldu" Kamp süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Muay Thai Van İl Temsilcisi Önder Şahin, sürecin başarısına dikkat çekti. Şahin, "Beklediğimizden daha verimli bir kamp dönemi geçirdik. Bu kampların tekrarını düşünüyoruz. Bütün sporcularımıza iyi geldiğini düşünüyoruz. Kamp süresince beraber çalıştığımız Bölge Başkan Yardımcımız 5. Kademe Teknik Direktör Dr. Sinan Ağlar, Milli Takım Antrenörü Öztürk Akpolat, Antrenörümüz Metin Bayram ile başarılı bir süreç yönettik" dedi. Hem spor hem turizm tanıtımı Van’ın doğal ve tarihi güzelliklerinin sporcular için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Önder Şahin, teşekkürlerini şu sözlerle iletti: "Vali Ozan Balcı ile Gençlik ve Spor İl Müdürü başta olmak üzere desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz. Bundan sonrası için de ilimizin hem temiz havası hem doğası açısından sporcularımızın burayı tercih etmesini istiyoruz. Ayrıca kamp sayesinde kentimizin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımına da katkı sağlıyoruz." Van’da tamamlanan bu kritik hazırlık döneminin ardından milli sporcular, şampiyonalarda Türkiye’yi temsil etmek üzere moral ve kondisyon depolamış bir şekilde kentten ayrıldı.
Aydın Başkan Çerçioğlu, vatandaşları kültür ve sanatla buluşturuyor Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği tüm hızıyla sürüyor. Şenlik etkinlikleri kapsamında her gün Aydın’ın farklı ilçelerinde tiyatro oyunları, müzikaller, konserler ve sergiler düzenleniyor. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği etkinlikleri kapsamında bu hafta da Didim, Efeler, Nazilli, Karacasu, İncirliova, Yenipazar ve Koçarlı ilçelerinde birbirinden eşsiz eserler vatandaşlarla buluştu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikler, her yaştan vatandaş tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinliklere katılan vatandaşlar, kültür ve sanata desteklerinden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği devam edecek Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. Şenlik etkinlikleri kapsamında; 1 Mayıs Cuma günü Koçarlı’da ‘Çalıkuşu’ oyunu, 2 Mayıs Cumartesi günü Didim’de ‘Çalıkuşu’ oyunu, 3 Mayıs Pazar günü Nazilli’de ‘Çalıkuşu’ oyunu, 4 Mayıs Pazartesi günü Yenipazar’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 5 Mayıs Salı günü Efeler’de ‘Eller Yukarı’ oyunu, 6 Mayıs Çarşamba günü Karacasu’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 7 Mayıs Perşembe günü Didim’de ‘Kader Böyleymiş’ oyunu, İncirliova’da ‘Eller Yukarı’ oyunu ve Nazilli’de ‘Sihirli Notalar’ konseri, 8 Mayıs Cuma günü Didim’de ‘Unutulmayan Şarkılar’ konseri ve Koçarlı’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 9 Mayıs Cumartesi günü Didim’de ‘Eller Yukarı’ oyunu ile 10 Mayıs Pazar günü Nazilli’de ‘Eller Yukarı’ oyunu sahnelenecek. Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör - Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.
Nevşehir Kapadokya’da eski halılar ustaların elinde yeniden hayat buluyor Kapadokya’da halı tamiri yapan 40 yıllık usta Ramazan Akgül, eski ve antika halıları yeniden onararak ekonomiye kazandırdıklarını söyledi. İlkokuldan sonra halı tamiri mesleğine başladığını belirten Ramazan Akgül, mesleği çekirdekten yetişerek öğrendiğini ifade etti. Uzun yıllar İstanbul Kapalıçarşı’da çalıştığını anlatan Akgül, Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen değerli halıların tamirini yaptığını kaydetti. Kapadokya’ya ilk kez geldiğini ve bölgeyi çok beğendiğini dile getiren Akgül, bölgede çalışmaya devam ettiğini söyledi. Turistlerin eski halılara ve tamir süreçlerine yoğun ilgi gösterdiğini belirten Akgül, "Eski halıları çöpe atmaktansa ülke ekonomisine kazandırıyoruz" dedi. Halı tamirinin sabır isteyen zor bir meslek olduğunu vurgulayan Akgül, bazen bir halının tamirinin bir günde tamamlanabildiğini, bazen ise aylar hatta yıllar sürdüğünü belirtti. Bir halı üzerinde 1,5 yıl çalıştığını söyleyen Akgül, "Bizim işimiz tek tek iğne ve tığ ile yapılıyor. Adeta iğneyle kuyu kazıyoruz" diye konuştu. Antika halılarda tamirin belli olmamasının büyük önem taşıdığını ifade eden Akgül, 100 yıllık bir halının onarımında aynı döneme ait ip ve renk tonlarının bulunması gerektiğini söyledi. Akgül, "300 yıllık halı tamir ettim, sahibi tamirin yerini bulamadı. Tamir görünürse zaten kıymeti kalmaz" ifadelerini kullandı. Mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Akgül, yeni çırak yetişmediğini belirterek Türkiye’de bu işi yapan yaklaşık 500 kişi kaldığını söyledi. Akgül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği desteklerle mesleğin yeniden canlanabileceğini sözlerine ekledi. Satış temsilcisi Aysel Solak ise tedarik ettikleri eski halılar arasında tamir ve tadilat gerektiren ürünlerin ustalar tarafından titizlikle onarıldığını söyledi. Solak, "Tamiri tamamlanan halıları yıkayıp temizledikten sonra tezgahımıza koyuyoruz. Yabancı turistler özellikle eski halılara yoğun ilgi gösteriyor. En çok Amerika ve Avrupa’dan gelen turistler satın alıyor" dedi. İş yerinde 300 yıllık bir halının da sergilendiğini belirten Solak, "Bu halıyı korumak amacıyla hiç dokunmadan olduğu gibi sergiliyoruz. Gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.