ASAYİŞ - 25 Kasım 2025 Salı 15:55

Malatya’da hamile eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanığın ilk duruşması görüldü

A
A
A
Malatya’da hamile eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanığın ilk duruşması görüldü

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde geçtiğimiz nisan ayında 34 haftalık hamile eşi Beste Kızılay’ı silahla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Alican Kızılay ile aile bireyleri hakkında açılan davanın ilk duruşması Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.


Malatya’da 10 Nisan 2025’te meydana gelen olayda, evinde başından silahla vurulan 23 yaşındaki Beste Kızılay, ağır yaralı olarak götürüldüğü hastanede kurtarılamamış, karnındaki bebek Kızılay’ın ise oksijensiz kalması nedeniyle hayatını kaybettiği belirlenmişti.


Olayla ilgili tutuklu sanık Alican Kızılay ’eşe karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla, babası Dursun Kızılay, annesi Gülay Kızılay ile aileye mensup A.K. ve F.K. ise ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla hakim karşısına çıktı.


Duruşmaya çelik yelek ile getirilen tutuklu sanık Alican Kızılay, savunmasında olayın kazara meydana geldiğini öne sürerek, "Eşimle balkonda oturuyorduk. Silahı masaya koyarken ateş aldı. Şarjörü çıkarmıştım, namluda mermi olup olmadığını bilmiyordum" dedi. O gün alkol aldığını söyleyen Kızılay, doldur-boşalt yapıp yapmadığını hatırlamadığını savundu.


Suç delillerini gizlemekle yargılanan baba Dursun Kızılay, olay anında salonda televizyon izlediğini söyleyerek, "Gelinimin silahla vurulduğunu hastanede öğrendim" dedi. Anne Gülay Kızılay da oğlunun feryadıyla balkona çıktığını, gelinin yüzünde kan gördüğünü ancak ne olduğunu bilmediğini ifade etti. Suça sürüklenen çocuk A.K. ise "Yengemi sedyeyle götürürlerken panikle yerdeki silahı alıp dolaba koydum" diyerek ifadesini verdi.


Beste Kızılay’ın babası Ahmet Fuat Özhan, damadı ve aile bireylerinden şikayetçi olduğunu dile getirerek, kızının mermere düşerek yaralandığı yönünde kendilerine yanlış bilgi verildiğini söyledi. Anne Gülay Özhan da benzer şekilde, olay öğrenilene kadar aile tarafından yanıltıldığını belirterek tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti.


Tanık polis memuru Sinan Y. ise olay yerine girdiklerinde tabancanın bulunmadığını, şarjörün sandalyede olduğunu, yerde kan birikintisi ve duvarda kan sıçramaları bulunduğunu anlattı. Sinan Y. boş kovanı bulamadıklarını, sıcak sobaya atılmış olabileceği ihtimaliyle sobayı boşaltıp kontrol ettiklerini ancak yine de bulamadıklarını söyledi.


Mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün davaya katılma talebini kabul ederken, Malatya Barosu’nun talebini reddetti. Tanıklar Durmuş Kızılay ve Burcu Ekici’nin bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi. Ayrıca olay sonrası 112’ye yapılan ihbar görüşmesinin ses kaydı ve ilgili evrakların mahkemeye gönderilmesi istenerek, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.