TEKNOLOJİ - 19 Nisan 2026 Pazar 19:14

II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

A
A
A
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde (MTÜ) bu yıl ikincisi düzenlenen II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı, farklı alanlardan yenilikçi projeleri bir araya getirdi. Üniversitenin Yeşilyurt Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte toplam 192 proje sergilendi. Sağlık bilimleri, mühendislik ve fen bilimleri, sosyal bilimler ile tarım bilimleri ve teknolojileri alanlarında hazırlanan projeler, akademisyenler, öğrenciler ve katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi.


II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı kapsamında sergilenen projelerin 95’i mühendislik ve fen bilimleri, 51’i sağlık bilimleri, 26’sı sosyal bilimler ve 20’si tarım bilimleri ve teknolojileri alanında sunuldu. Projelerin değerlendirilmesinde üniversiteden 41 öğretim üyesi ile Malatya Teknokent Müdürü görev aldı. Etkinlikte Malatya Turgut Özal Üniversitesinin yanı sıra farklı üniversitelerden katılımcılar da projeleriyle yer aldı.


MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, yaptığı konuşmada Ar-Ge ve proje kültürünün üniversiteler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bentli, "Gençlerimizin fikir üretmesi, proje geliştirmesi ve bu projeleri somut çıktılara dönüştürmesi; Türkiye’nin geleceği açısından son derece değerlidir. Bugün burada sadece ödül alan öğrencilerimizi değil, yenilikçi proje fikirleriyle sürece katkı sunan tüm öğrencilerimizi de üniversitemiz nezdinde oldukça değerli görüyor ve tebrik ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Etkinlik sonunda dört farklı bilim alanında dereceye giren proje sahiplerine ödülleri takdim edildi. Mühendislik ve fen bilimleri bilim alanında birincilik ödülünü, "BayPos|Yapay Zekâ Tabanlı Mobil POS" başlıklı projesiyle Reyhan Tula aldı. Aynı alanda Mertcan Akdaş, "3 Boyutlu Kimya Laboratuvarı Tasarımının Sanal Gerçeklik ve Yapay Zeka Asistanı ile Entegrasyonu" başlıklı projesiyle ikinci, Mahado Abdi Farah ise "EmotiSafe Guardian: Çok Modlu Duygu Analizi ve Acil Durum Müdahale Yapay Zekâ Sistemi" projesiyle üçüncü oldu.


Sağlık bilimleri bilim alanında birincilik ödülü, "Antidiabetik Glutensiz Vegan Karabuğday Filizli Bar Üretimi ve Fizikokimyasal Özelliklerinin Tespiti" başlıklı çalışmasıyla Nur Selvi’ye verildi. Sude Coşkun "BIO-ALERT: Hasta Bina Sendromuna Karşı Renk Değiştiren Akıllı Çiçek" projesiyle ikinci olurken, Murat Ercan "DocAsistan-Yapay Zekâ Destekli Tıbbi Görüntü Analiz Sistemi Uygulaması" başlıklı projesiyle üçüncü sırada yer aldı.


Sosyal bilimler bilim alanında Salit Bin Elias, "Uluslararası Öğrencilerin Türkçe Yolculuğu: Öğrenme Zorlukları ve Uyum Süreçleri" adlı projesiyle birincilik elde etti. Bu alanda Botan Bozkuş "HisSes" başlıklı projesiyle ikinci, Ali Aslan ise "Alzheimer Erken Teşhisi için Yapay Zeka Destekli Mobil Uygulama" adlı çalışmasıyla üçüncü oldu.


Tarım bilimleri ve teknolojileri bilim alanında ise birincilik ödülü, Yusuf Eren Topcu’nun "Yabancı Ot Çimlenme Sıcaklık Verilerine Dayalı Yapay Zekâ Destekli Erken Uyarı Sisteminin Tasarımı ve Geliştirilmesi" başlıklı projesine verildi. Mehmet Yılmaz, "AI Destekli Güneş Enerjisiyle Çalışan, Atmosferik Nem ve Yağmur Suyu Hasadı Yapabilen IoT Tabanlı Akıllı Hibrit Su Yönetim Sistemi" projesiyle ikinci olurken, Özgü Kaya "Vainiglia Trabzon Hurması Çeşidinde Kurutma İşleminin Meyve Kalitesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi" çalışmasıyla üçüncülük elde etti.


Bilim alanlarına göre verilen derece ödüllerinin yanı sıra Malatya Teknokent Ar-Ge Özel Ödülü de etkinlik kapsamında takdim edildi. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ahmet Yasir Duman, "Akut İnme MRI Görüntülerinde Yapay Zeka Destekli Önceliklendirme Sistemi" başlıklı projesiyle Özel Ar-Ge ödülünün sahibi oldu.


Öğrencilerin araştırma, proje geliştirme ve yenilikçi fikir üretme motivasyonunu artırmayı amaçlayan II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı, üniversitede bilimsel üretim, girişimcilik ve proje kültürünün güçlenmesine katkı sundu. Etkinlik, ödül töreni ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Fatih Tekke: "Üzücü bir akşam oldu, 2 puan kaybettik" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Başakşehir maçının ardından yaptığı açıklamada, üzücü bir akşam yaşadıklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Trabzonspor, sahasında RAMS Başakşehir ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Mücadelenin ardından üzgün olduklarını belirten Tekke, "Üzücü bir akşam oldu, 2 puan kaybettik. Son dakikaya kadar kazanma ihtimalimiz vardı. Bugün başkalarına olan biraz da bize oldu. Çok güçlü bir kadroya karşı oynadık. Baskıyı istediğimiz gibi yapamadık ancak konumlanmamız iyiydi" dedi. Pozisyonlara da değinen Tekke, "İki pozisyon var, şimdi izledim. Penaltı verilebilir miydi, tartışılır. Enteresan kararlar oldu. Rakibimiz de iyi iş çıkardı, benim oyuncularım da iyi mücadele etti. Cezalı ve sakat oyuncularımız vardı" ifadelerini kullandı. "Kalan maçlarımız da oldukça zor" Yoğun fikstüre dikkat çeken Tekke, "Zorlu bir kupa maçımız var. Kalan maçlarımız da oldukça zor. Son iki haftada 4 puan kaybettik, bu bizim için üzücü. Ama bazen olayın olumlu tarafına da bakmak gerekiyor" diye konuştu. "Zaten hakemlerden herkes şikayetçi" Hakem kararlarına yönelik eleştirilerde bulunan Tekke, "Onuachu’ya yapılan bariz fauller var. Bu pozisyonların devamında rakip atak kazandı. Bu konularda rahatsızım. Kornerden gelen bir top ve Augusto’nun pozisyonu var. Pozisyonlarda bir standart yok. Zaten hakemlerden herkes şikayetçi" şeklinde konuştu. Rakibin kaliteli kadroya sahip olduğunu belirten Tekke, "Kadro derinliği yüksek bir takıma karşı oynadık. Daha iyi oynayabilirdik, daha iyi performans gösterebilirdik. Oyuncularımın bu yarışın içinde kalma dirayetini göstermesi önemli. Onlara minnettarım. Önümüzde 5 maç var ve hepsi çok zor. Başakşehir’i de tebrik ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" etkinliği düzenlendi İstanbul’da düzenlenen "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" programında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Tersane İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" adlı program düzenledi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Şanlıurfa’nın dünyanın en eski kültürüne sahip olduğunu belirten Vali Gül, "Ben uzunca bir süre denebilecek, yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Dolayısıyla da o süre içerisinde Şanlıurfa’nın potansiyelini, değerlerini daha yakın tanıma fırsatı yakaladım. Aslında yapılan bu iş geç kalınmış ama Şanlıurfa’mıza yakışan, mutlaka da olması geren bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bu günlere getiren, bunu kendi içerisinde koruyan, dünyanın her tarafında yeme içmenin aynı olduğu, kültürün aynı olduğu dönemde yerelliği bu günlere getiren altın değerinde bir nimetimiz var" şeklinde konuştu. Şanlıurfa’nın kültürüne dikkat çeken Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar ise, "Şanlıurfa sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi ile dünya kültürel mirasına giren bir şehirdir. Dünya coğrafyasında kuruluş tarihi bilimsel olarak tespit edilemeyen birkaç şehirden biridir. Yani kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilemeyen en eski şehirlerden biri. Neredeyse yapılan her yeni arkeolojik kazıda Urfa’nın tarihinin biraz daha eski olduğuna dair deliller elde ediliyor. Görülen o ki zaman ileri doğru gittikçe Urfa’nın tarihi eskiye doğru gitmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda insanlık tarihini değiştiren büyük bir dönüşüm yaşandı. Elde edilen bulgular bütün ezberleri bozdu ve hala keşfedilmeyi bekleyen birçok sırrı barındırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir" Başkan Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Tarihin en önemli kavşak noktalarından biri olan bu şehir, farklı medeniyetlerin sesiyle beslenmiş, bu birikimi kendine özgü bir musiki hafızasına dönüştürmüştür. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" ifadelerine yer verdi.