ÇEVRE - 01 Haziran 2024 Cumartesi 16:22

Doğanşehir’de ‘’Depreme Dirençli Kentsel Dönüşüm’ konferansı düzenlendi

A
A
A
Doğanşehir’de ‘’Depreme Dirençli Kentsel Dönüşüm’ konferansı düzenlendi

Doğanşehir Belediyesi ile Doğanşehir Oba Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği ‘’Depreme Dirençli Kentsel Dönüşüm’’ konferansı yapıldı.


Doğanşehir Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlenen konferansta, Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremler ve yapılacak çalışmalar ile ‘Depreme Dirençli Kentsel Dönüşüm’ konusu ele alındı.


Konferans’ın açılış konuşmasını yapan Doğanşehir Oba Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Deyirmenci, 6 Şubat depremi ile bir felaket yaşadıklarını ve Doğanşehir ilçesinin çok büyük bir yıkım aldığını belirterek Doğanşehir Belediyesine ve katılım gösteren Jeofizik hocalarına teşekkür etti.


Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeofizik Mühendisliği, Yer Fiziği Prof. Dr. Özcan Bektaş ise katılımcılara Doğanşehir depremi ile ilgili bilgiler verdi. Doğanşehir ve Malatya fayı hakkında bilgiler aktaran Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz’da Malatya’nın Doğu Anadolu fayı ve Malatya fayının içinden geçtiği bir şehir olduğunu belirterek, “Bunlardan özellikle Doğu Anadolu Fayının tarihi dönemlerde geçmişte çok büyük deprem gördüğü için bilinmektedir. Malatya fayının geçmişte ne büyüklükte deprem ürettiği çok iyi bilinmemesine rağmen son yıllarda yapılan çalışmalarla en büyük depremi 2600 yıl önce oluştuğu söylenmektedir. Böyle baktığımız zaman Malatya depremsellik açısından dikkate alınmasını gereken ve sürekli hazırlık çalışmasının yapılması gereken bir ilimizdir” dedi.


Doğanşehir’de ise bu iki faya ek olarak Sürgü fayının olduğunu aktaran Yılmaz, “Sürgü fayı 1986 yılında deprem üretmiştir. Yine 6 Şubat 2023 de Ekinözü’nde meydana gelen depremin devamı da Sürgü fayı ile ilişkilidir. Bundan dolayı Doğanşehir belki Malatya’dan daha fazla depreme hazırlık yapması gereken bir ilçemizdir. Ancak son yıllarda bazı medya kuruluşlarında bilim insanları şurada deprem olacak burada deprem olacak söylemleri ile halkı da çok doğru bilgilendirmemektedirler. Halkın deprem konusunda bilgilendirilmesi söz konusu olduğu zaman depremi bilmek için depremin nerede olacağını değil ne büyüklükte ve ne zaman olacağını da söylemek gerekiyor. Bu söz konusu olduğu zaman sadece yüzde tahminleri yapılabilir. Mesela Doğu Anadolu Fayı üzerinde 7 den büyük bir deprem önümüzdeki 10 yılda yüzde şu kadar olabilir veya yüzde 40 ihtimalle olabilir diye söylenebilir, kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bunu özellikle halkımızın bilmesinde fayda var ne gereksiz rehavet nede gereksiz panik bir deprem hazırlıklarına fayda sağlamaz“ diye konuştu.



Doğanşehir’de ‘’Depreme Dirençli Kentsel Dönüşüm’ konferansı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.