MAGAZİN
Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay Denizli’de öğrencilerle buluştu 11 Mart 2026 Çarşamba - 11:07:18 Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Piyano Festivali kapsamında Denizli’ye gelen dünyaca ünlü piyanist ve devlet sanatçısı Gülsin Onay, öğrencilerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı ve mini bir konser verdi. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Piyano Festivali kapsamında Denizli’ye gelen dünyaca ünlü piyanist ve devlet sanatçısı Gülsin Onay, Denizlili sanatseverlerle buluştu. Festival çerçevesinde ilk olarak Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Onay, genç müzisyenlerle sohbet ederek sanat yolculuğuna dair deneyimlerini paylaştı. Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Onay, müzik eğitiminin önemine değinerek genç yeteneklere tavsiyelerde bulundu. Program kapsamında öğrencilere mini bir piyano dinletisi de sunan Onay, performansıyla büyük beğeni topladı. Ünlü piyanist, akşam saatlerinde ise Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserle Denizlili vatandaşlarla buluştu. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, katılımcılardan büyük alkış aldı. Festival kapsamında gerçekleşen etkinlik, müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencilerine övgüyle bahseden devlet sanatçısı Gülsin Onay, yaptığı açıklamada, "Bu gerçekten sözlere sığmayacak kadar gurur verici bir olay. Çünkü festival dokuz yıldır düzenleniyor ve her geçen yıl daha da büyüyor. Bu yıl sanırım yaklaşık beş yüze yakın katılımcı var. Gerçekten muhteşem. Ben de bugün öğrencileri dinleme fırsatı buldum. Hocalarıyla birlikte bir araya geldik ve performanslarını çok beğendim. Düzeyleri oldukça iyi. Onlarla sohbet etme imkânı da bulduk. Bu akşamki konser öncesinde böyle bir ortamda bulunmaktan dolayı çok mutluyum ve emeği geçen herkesi içtenlikle tebrik ediyorum. Bu organizasyon büyük bir emek, ciddi bir hazırlık ve yoğun bir çalışmanın ürünü. Ben de her zaman gençlerin yanındayım ve onların gelişimini görmek hepimizi çok mutlu ediyor. Bu da bana büyük bir heyecan veriyor" şeklinde konuştu. Denizlili müzikseverlerle buluştuğu için heyecanlı olduğunu ifade eden sanatçı Onay, "Üniversitenin bu güzel salonunda, harika bir ortamda Denizlili müzikseverlerle müziği paylaşacak olmak benim için büyük bir mutluluk olacak" dedi. Bu yıl 9’uncusu düzenlene Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Piyano Festivalini geleneksel hale getirmekten mutluluk duyduklarını ve festivalde dünyaca ünlü sanatçıları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Okul Müdürü Sinan Demircan, festival kapsamında yaptığı açıklamada, "Piyano Festivali, Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi ile bütünleşmiş bir festivaldir. Bu yıl dokuzuncusunu düzenlediğimiz festival, Denizli ve Ege Bölgesi’nde müziğe ve sanata gönül veren, piyano çalmayı seven müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin bir araya geldiği önemli bir platform haline gelmiştir. Festival sayesinde katılımcılar yalnızca müzikal duygularını değil, aynı zamanda sahne performanslarını da sergileme fırsatı bulmaktadır. Okul ve kurum politikalarımız açısından baktığımızda ise Denizli ve Ege Bölgesi’nde kültürel ve sanatsal etkinliklere mutlaka yer verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda kurum olarak Piyano Festivali’ni hayata geçirdik. Bugün ise festivalimizin finalinde, dünyaca ünlü devlet sanatçımız Gülsin Onay’ın gala konseriyle bu özel etkinliği taçlandırmış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
Ağrı Dağı’nda 3 bin 200 metrede klip
14 Kasım 2023 Salı - 13:08 Ağrı Dağı’nda 3 bin 200 metrede klip Türkiye’nin en büyük moda ve müzik etkinliklerini gerçekleştiren iş adamı Hikmet Eraslan, “Mr. Dosso Dossi” kimliğiyle müzik tutkusunu yeni kliplere taşıyor. Doğduğu topraklara olan vefa borcunu her seferinde ifade eden Eraslan, bu kez bölge turizmine katkı sağlamak için “Ararat Sunset” adında özel bir DJ set hazırladı ve Ağrı Dağı’nda 3 bin 200 metrede klip çekti. “Mr. Dosso Dossi Live Performance” adıyla DJ setinin başına geçerek Türkiye’nin pek çok yerinde açık hava konserleri düzenleyen Hikmet Eraslan, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çektiği “Renga Bazidê” klibi ve dünyaca ünlü “Bella Ciao” şarkısını İtalyanca ve Kürtçe seslendirdiği klibi ile gündeme gelmişti. Her iki klibi de dijital platformlarda milyonlarca kez izlenen Eraslan, bu kez yine iddialı bir projeye imza attı. Ağrı Dağı’nda 3 bin 200 metre yükseklikte DJ setinin başına geçen Eraslan, özel olarak hazırladığı 17 dakikalık “Ararat Sunset” adlı sete klip çekti. Yaptığı konserler, sergiler ve defilelerle Doğubayazıt’ın tanıtımını hep ön planda tutan Hikmet Eraslan, bu kez çok zorlu bir coğrafyada kamera karşısına geçti. Arazi araçlarının çıkamadığı bir alana katırlarla taşınan teknik malzemeler ve ekipler “Ararat Sunset”in klip çekimini gerçekleştirdi. Bölgenin turizminin gelişmesi için çalışmalarına ara vermeden devam edeceğini belirten Eraslan, “Çok zorlu bir arazide, 5 bin 136 rakımlı Ağrı Dağı’nın 3 bin 200 metre yüksekliğinde keyifli bir çalışma oldu. Özel bir düzenleme ile hem popüler hem de yerel sanatçıların çalışmalarının yer aldığı özel bir set hazırladım. Doğu Avrupa’nın en yüksek yeri olan Ağrı Dağı’nın güzelliklerini gün batımıyla birlikte görsel bir şölen eşliğinde sunduk” dedi. “Ararat Sunset” yayınlandıktan kısa süre sonra büyük bir beğeni kazandı. Yurt içi kadar yurt dışından da olumlu tepkiler aldığını belirten Eraslan, “Dijital platformlarda müzikseverlerin beğenisine sunulan parça, kısa sürede büyük ilgi gördü. Klip çok kısa bir sürede 7 milyonu aşan izleyiciye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı” dedi.
Vosvoslar 5. kez Pamukkale’den geçti
13 Kasım 2023 Pazartesi - 12:45 Vosvoslar 5. kez Pamukkale’den geçti Pamukkale Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Vosvos Festivali bu yıl 5’inci kez gerçekleştirildi. Renkli görüntülere sahne olan festivalde konuşan Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Turizm adına yaptığımız en özel etkinliklerden birisi olan Vosvos Festivali’nde ülkemizin dört bir yanından gelen vosvos tutkunlarını ağırlamanın mutluluğunu yaşadık” dedi. Pamukkale Belediyesi’nin organizatörlüğü ile Denizli Vosvos Kulübü işbirliğinde “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” Karahayıt Kent Ormanı önündeki kamp alanında gerçekleştirildi. Pamukkale ilçesinin turizmine katkı vermek amacıyla düzenlenen etkinliklerden olan festivale Türkiye’nin dört bir yanından vosvos tutkunları katıldı. “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki eşliğinde, AK Parti Denizli Milletvekilleri Cahit Özkan ve Şahin Tin’de vosvos tutkunlarını yalnız bırakmadı. Kamp alanında vosvoscularla bir araya gelen AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ve Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, katılımcılarla sohbet ederek, birbirinden güzel vosvosları tek tek inceledi. Dünya’nın en önemli turizm merkezlerinden olan Pamukkale, sadece beyazıyla değil kırmızı suyuyla şifa dağıtırken, Pamukkale Belediyesi, ilçeyi hem beyaz suyuyla hem de kırmızı suyuyla bir arada tanıtmaya devam ediyor. Pamukkale Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl beşincisi düzenlenen Vosvos Festivali yoğun ilgi görürken, Türkiye’nin farklı illerinden gelen vosvos tutkunları, iki gün süren festival kapsamında Pamukkale ilçesinde bir araya geldiler. Hem gündüz hem de akşam saatlerinde, kamp alanından Karahayıt merkezden, Pamukkale travertenlerine kadar uzun konvoy oluşturan vosvoslar vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Pazar günü gerçekleştirilen, konvoya Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki de eşlik etti. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Pamukkale’mizin turizmine önemli katkı sunan ve artık geleneksel hale getirdiğimiz vosvos festivalimizin beşincisini düzenledik. Bu yıl festivalimizde bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ülkemizin dört bir yanından vosvos sevdalılarımızı ilçemizde ağırladık. Modifiye edilmiş birbirinden güzel vosvoslarımız ilçemizi renklendirdiler. Festivalimize katılan tüm vosvos sevdalılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” kapsamında birbirinden güzel ve renkli vosvosların oluşturduğu konvoy festival alanından dünyanın gözbebeği olan Pamukkale travertenlerinin önüne kadar devam etti. Yerli ve yabancı turistler konvoya büyük ilgi gösterdi.
Baba oğul Denizli’nin tescilli kebabını tanıtmak için el ele verdi
12 Kasım 2023 Pazar - 13:42 Baba oğul Denizli’nin tescilli kebabını tanıtmak için el ele verdi Denizli’de 41 yıldır kebap ustalığı yapan Dursun Göçenoğlu, mesleğinin inceliklerini öğrettiği oğluyla beraber hem tescilli kebabın tanıtımını yapıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Denizli’nin önemli ziyaret ve ticaret noktalarından Bayramyeri Meydanı’ndaki Kebapçılar Çarşısı’nda 1982 yılından beri hizmet veren Dursun Göçenoğlu, unutulmaya yüz tutmuş mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Kebapçılığın unutulmaması için elini taşı altına koyan Dursun Göçenoğlu’nun en büyük destekçilerinden birisi de mesleğin inceliklerini öğrettiği oğlu Murat Göçenoğlu oldu. Yörenin tescilli lezzeti Denizli Kebabını ilk günkü yöntemlerle pişiren baba oğul, iki ayrı işletmelerinde bu lezzeti yerli ve yabancı müşterine sunmaya devam ediyor. Baba mesleğini sürdüren Murat Göçeoğlu, babasıyla omuz omuza kebap işletmeciliği yaparak, mesleklerini geleceğe taşımak için adeta bir köprü görevi görüyor. “Gençlerimize vizyon olmak istiyoruz” Tandır kebabının yörenin en sevilen lezzetleri arasında olduğunu ve bu sevilen lezzetin ise kuşaktan kuşağa geçmesi için gençlere vizyon olmak isteyen Dursun Göçenoğlu, Denizli Kebabını gençleri sevdirip, öğreterek gençlerin ellinden tutmak istediklerini söyledi. Birçok noktada hızlı bir şekilde şubeleşerek, Denizli Kebabının adını dünyaya duyurmayı hedefleyen Göçenoğlu, “Burada yaptığımız meslek kuşaktan kuşağa geçen bir meslek. Bu mesleği 1982 de başladık. Dokuz yıl önce oğlum üniversiteyi bitirdikten sonra Denizli kebabını sevdirdik ve mesleğimizin bayrağı teslim etmek için oğlumu da bir şube açarak önümüzdeki yıllara taşıması için önüne açıyoruz. Gençlerimizin önünü her zaman açıyoruz. En önemli noktası da nesli tükenen Denizli kebabımızın daha da önümüzdeki uzun yıllara taşınmasıdır. Gençlerimize vizyon olmak istiyoruz. İnşallah sayılarımızın daha da artmasını istiyoruz. Yetiştirmek de olduğumuz gençlerimiz var. İnşallah bu mesleği arkadaşlarımıza sevdirip, öğretmek istiyoruz. Denizli kebabımızı dünyaya tanıtmak için elimizden gelen gayreti birlikte göstereceğimizi inanıyorum” dedi. “9 yıldan beri başlarını öne eğdirmemeye çalışıyorum” Babasından aldığı emaneti sürdürmeye devam eden kebap ustası Murat Göçenoğlu ise “Babamızın zaten yaptığı mesleğini ve başarılarını biliyordum. Hep bir içimde ukdeydi ama öncelik eğitimimdi. Eğitimim bittikten sonra babamın yanına geri dönüp mesleği başladım. Genç girişimci olarak başladım ve 9 yıldan beri başlarını öne eğdirmemeye çalışıyorum” şeklinde konuştu. “Geldiğim zaman Denizli Kebabını tercih ederim” Yurtdışından tescilli kebabı yemeye gelen müşteri Ali Düdükçü de “Ben yurt dışında yaşıyorum. Denizli’ye geldiğimde mutlaka kebap yerim. Kebabı da Denizli’nin en iyisi olan Denizli kebapçının yerinde yerim. Geldiğim zaman Denizli kebapçısına tercih ederim. Murat kardeşimizi ve Dursun abimizi çok severim. Yıllardır buranın esnafı ve kebapçısıdır. Aynı şekilde oğluyla devam ettirdi. Baba mesleği her zaman devam edilir. Umarım daha iyi yerlere gelirler. Her zaman buraya geldiğimde yemeğimi yer rahat rahat giderim” diye konuştu.
Herkesin ilgi odağı 41 yıllık vantrolog, içindeki çocukla eğlendiriyor
11 Kasım 2023 Cumartesi - 13:51 Herkesin ilgi odağı 41 yıllık vantrolog, içindeki çocukla eğlendiriyor DENİZLİ (İHA) – Türkiye’nin dört bir tarafında 7’den 70’e herkesin ilgi odağı olan vantrolog sanatçısı Müsayip Gülen, ‘Çilli’ adını verdiği kuklasıyla 41 yıldır şehir şehir geziyor. Sivas’ın Divriği ilçesinden ardından İstanbul’a taşındıktan sonra başlayan hayat hikayesi ile Vantrolog sanatçılığına adım atan 58 yaşındaki Müsayip Gülen, 41 yıldır ‘Çilli’ adını verdiği kuklasıyla Türkiye’yi karış karış geziyor. Dudak kıpırdatmadan konuşma sanatını sergileyen Vantrolog sanatçısı Müsayip Gülen, 1982 yılında ilk sahnesini aldı. Küçük, büyük demeden herkesin ilgisini çeken Çilli ile Gülen sahneden sahneye odak noktası olmaya devam ediyor. Kukla Çilli ile birlikte Anadolu’yu turlayan ikili çocukları ve büyükleri eğlendiriyor. İkiliyi yolda gören büyükler ve küçükler, onlarla sohbet etmeye çalışıyor, fotoğraf çekiliyor. Hayatlarında ilk defa böyle bir şeyle karşılaşan minikler de dikkatle ikiliyi inceliyor. 0 Yaş ile 70 yaşına kadar herkesi eğlendirmeyi hedefleyen sanatçı Müsayip Gülen, “Herkesin içinde yaşayan bir çocuk vardır, yani kaç yaşında olursanız olun gösterilerimde, ‘büyükleri de anneyi, babayı da eğlendiriyorsunuz’ hep öyle diyorlar. İşte benim içimdeki çocuk gülümsetmeye ve eğlendirmeye çalışıyor” dedi. “Kukla Çilli’yi aldım, Türkiye´nin bütün her yerine gittim” Kendi kuklasını oluşturduktan sonra ona ‘Çilli’ ismini veren Gülen, “Yaklaşık 40 yıldır gösteri sanatları ile uğraşıyorum. İlk bu mesleğe başlarken ilizyonist olarak başladım. Aynı zamanda tel cambazıyım. Kukla Çilli ile birlikte yol aldık, kendim imal ettim. Daha önceden başkalarına yaptırmaya çalıştım ama istediğim bir şey olmadı. Ben de aldım elime iğneyi, ipliği ve makası Çilli’yi oluşturdum. Geçmişte İstanbul’da gösteriler yapıyordum. Sonra dedim ki ‘ya bir değişim bir şey yapmalıyım’ dedim. O fikirle yola çıktım. Kukla Çilli’yi aldım turneye başladım. Bursa, İzmir sonra Adana, Mersin ve Tarsus derken Türkiye´nin bütün her yerine gittim. Biz kukla Çilli ile birlikte çıkıyoruz bazen sürpriz yapıyorum. Sihirbazlık yapıyorum. Bazen top atıyorum. Bazen skeçlerim oluyor” diye konuştu. “Bu işe palyaço olarak başladım” Gösteri sanatlarına İstanbul’da palyaçoluk yaparak başladığını kaydeden Gülen, “Kukla sanatına ilk önce İstanbul´da başladım. Birkaç kuklacı ile birlikte çalışmıştım. O zaman palyaçoydum. Palyaçoluktan da var bir meziyetim. Onlarla birlikte Karagöz-Hacivat diye kuklacı Nevzat Açıkgöz, Kaptan Amca, Ünver Oral gibi Orhan Kurt gibi bir sürü kukla sanatçıların yanında çıraklık yaptım. Bir vesile oldu ve onlarla birlikte geze geze kuklayı öğrenmişim. Yani herkesin içinde yaşayan bir çocuk vardır. Kaç yaşında olursanız olun gösterilerimde zaten büyükleri de anneyi, babayı da eğlendiriyorsunuz diyorlar. Çocuklar da eğleniyor velileri de. İşte benim içimdeki çocuk gülümsetmeye çalışıyor. Eğlendirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.
Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu
09 Kasım 2023 Perşembe - 15:02 Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu Malatya’da kuaför Şener Eroğlu, 26 ülkenin katıldığı Global Fashion Progress (GFB)’de dünya şampiyonu oldu. Malatya’da yaşayan ve 14 yaşında eline aldığı tarak ile makası hiç bırakmayan ve çıraklıktan ustalığa giden serüvende kendine sürekli yeni hedefler koyan Şener Eroğlu, uluslararası arenada şampiyon olarak bir kez daha İstiklal Marşı’nı okutarak dünya birinciliğini elde etme başarısı gösterdi. 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketine evi ağır hasar alan ve konteynerde yaşayan başarılı kuaför, tüm zorluklara rağmen yılmadı ve bu yılda katıldığı şampiyonada dünya şampiyonu unvanını korudu. Depremzede kuaför Şener Eroğlu, İtalya’da düzenlenen ve 26 ülkenin katıldığı dünya kuaförleri şampiyonasında klasik kesim kategorisinde en iyi sahne ve en iyi kareografi dalında dünya birincisi oldu. Kuaför yarışmada seçtiği temayla da dünyada savaşlar dursun çocuklar ölmesin mesajı veren 35 yıllık deneyimli kuaför Eroğlu, şimdi de Mart ayında düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor. Napoli’de 21-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen yarışmada Türkiye Kuaförler Milli Takımı olarak da dünya şampiyonluğunu elde ettiklerini kaydeden Eroğlu, “Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızın anısına aldığımız kupayı armağan ediyorum. Bizlere destek sağlayan Federasyonumuz Başkanımız Bayram Karakaşa, Gökhan Hamarat Bey’e ve takım kaptanımız Erkan Engin ila Genel Başkan Yardımcımız Murat Tatlı’ya teşekkür ediyorum. Yine bizleri her zaman destekleyen Malatya Park AVM yönetim kuruluna da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Bir depremzede olarak Türk bayrağını uluslararası arenada bir kez daha gururlar dalgalandırdıkları için mutlu olduğunu ifade eden Eroğlu, “Hiçbir zaman Malatya’mızın terk etmedik, yılmadık. Allah devletimizden razı olsun. Şu anda biz konteynerde kalıyoruz. Orada hayatımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu
09 Kasım 2023 Perşembe - 14:21 Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu Malatya’da kuaför Şener Eroğlu, 26 ülkenin katıldığı Global Fashion Progress (GFB)’de dünya şampiyonu oldu. Malatya’da yaşayan ve 14 yaşında eline aldığı tarak ile makası hiç bırakmayan ve çıraklıktan ustalığa giden serüvende kendine sürekli yeni hedefler koyan Şener Eroğlu, uluslararası arenada şampiyon olarak bir kez daha İstiklal Marşı’nı okutarak dünya birinciliğini elde etme başarısı gösterdi. 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketine evi ağır hasar alan ve konteynerde yaşayan başarılı kuaför, tüm zorluklara rağmen yılmadı ve bu yılda katıldığı şampiyonada dünya şampiyonu unvanını korudu. Depremzede kuaför Şener Eroğlu, İtalya’da düzenlenen ve 26 ülkenin katıldığı dünya kuaförleri şampiyonasında klasik kesim kategorisinde en iyi sahne ve en iyi kareografi dalında dünya birincisi oldu. Kuaför yarışmada seçtiği temayla da dünyada savaşlar dursun çocuklar ölmesin mesajı veren 35 yıllık deneyimli kuaför Eroğlu, şimdi de Mart ayında düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor. Napoli’de 21-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen yarışmada Türkiye Kuaförler Milli Takımı olarak da dünya şampiyonluğunu elde ettiklerini kaydeden Eroğlu, “Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızın anısına aldığımız kupayı armağan ediyorum. Bizlere destek sağlayan Federasyonumuz Başkanımız Bayram Karakaşa, Gökhan Hamarat Bey’e ve takım kaptanımız Erkan Engin ila Genel Başkan Yardımcımız Murat Tatlı’ya teşekkür ediyorum. Yine bizleri her zaman destekleyen Malatya Park AVM yönetim kuruluna da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Bir depremzede olarak Türk bayrağını uluslararası arenada bir kez daha gururlar dalgalandırdıkları için mutlu olduğunu ifade eden Eroğlu, “Hiçbir zaman Malatya’mızın terk etmedik, yılmadık. Allah devletimizden razı olsun. Şu anda biz konteynerde kalıyoruz. Orada hayatımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.