MAGAZİN
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
Çektiği videolarla köy hayatını anlatan Keçiperver gül tarlalarına indi
16 Mayıs 2024 Perşembe - 11:21 Çektiği videolarla köy hayatını anlatan Keçiperver gül tarlalarına indi Burdur’da köyde ailesi ile yaşayan ve köy yaşamından çektiği videolarla sosyal medyada "Keçiperver" adıyla bilinen Havvanur Kösem, bu sefer de gül hasadına merak sardı. Gül bahçelerinde yapılan hasada katılan Keçiperver, hem gül işçileriyle sohbet etti hem de sosyal medyaya içerik üretti. Sosyal medya platformları üzerinden 5 yıldır video çekip yayınlayan "Keçiperver" olarak tanınan Havvanur Kösem’in Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Çamlık köyünde tarladaki çalışma anlarından hazırladığı vlog, Türkiye genelinde büyük ilgi toplamıştı. Köyde çiftçilik yapan aile ile birlikte yaşayan ve köy hayatına dair yaptıkları çalışmaları vlog haline getirip sosyal medyada paylaşan Kösem, yaptığı içeriklerle takipçilerinin sempatisini kazandı. Mayıs ayının ilk haftalarında başlayan gül hasadını merak eden Havvanur Kösem, yöresel kıyafetlerini giyip gül bahçelerine indi. Burada kolları sıvayıp gül toplayan Kösem hem gül işçileriyle sohbet etti, hem de sosyal medya hesabı için içerik üretti. İlk defa gül hasadını deneyimlediğini ve gül kokulu bahçelerde çalışmanın hoşuna gittiğini söyleyen Havvanur Kösem gül toplamanın erik ve nar toplamaya göre daha kolay ve zevkli olduğunu belirtti. Gül bahçesinde yaptığı açıklamada buraya hem içerik üretmeye hem de hasadı deneyimlemeye geldiğini belirten Kösem, "Gül hasadını ilk kez tecrübe ettim açıkçası. Çok sevdim. Tabii akşama kadar toplamak zor ve yorucu olabilir ama ben 2-3 saattir falan topluyorum, gayet keyifli geçiyor. Bir de güzel güzel gül kokuları geliyor, manzara müthiş Burdur Gölü. Her şey çok güzel. Bildiğim kadarıyla gül kozmetikte kullanılıyor, yağı çıkartılıyor. Yağı çok değerli, kilosu 12 bin ile 16 bin euro arasında değişiyor" dedi. Gül toplamak erik ve nar toplamaktan daha kolay Kendi bahçelerinde erik ve nar yetiştirdiklerini, gül toplamanın onlara göre daha kolay olduğunu da söyleyen Havvanur Kösem, "Bu aralar biz erik topluyoruz, o daha zor. Nar toplamak da daha zor bence. Çünkü gül boyum ile aynı seviyede ve çok kolay kırılıyor. Mevsimi de mayıs ayı olması nedeniyle ne sıcak ne de soğuk. Yanmazsın o yüzden güneş kremini sür sür topla" diyerek esprili bir şekilde konuştu. Gül bahçesindeki hasadın ardından gül yağı çıkarma tesisini de gezen Kösem, topladığı gülleri tartıp kaynatma kazanlarına doldurdu. Daha sonra yapılan işlem hakkında tesis yetkilisinden gül yağının nasıl elde edildiği hakkında bilgi aldı.
Çektiği videolarla köy hayatını anlatan Keçiperver gül tarlalarına indi
16 Mayıs 2024 Perşembe - 11:15 Çektiği videolarla köy hayatını anlatan Keçiperver gül tarlalarına indi Burdur’da köyde ailesi ile yaşayan ve köy yaşamından çektiği videolarla sosyal medyada “Keçiperver” adıyla bilinen Havvanur Kösem bu sefer de gül hasadına merak sardı. Gül bahçelerinde yapılan hasada katılan Keçiperver hem gül işçileriyle sohbet etti hem de sosyal medyaya içerik üretti. Sosyal medya platformları üzerinden 5 yıldır video çekip yayınlayan "Keçiperver" olarak tanınan Havvanur’un Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Çamlık köyünde tarladaki çalışma anlarından hazırladığı vlog Türkiye genelinde büyük ilgi toplamıştı. Köyde çiftçilik yapan aile ile birlikte yaşayan ve köy hayatına dair yaptıkları çalışmaları vlog haline getirip sosyal medyada paylaşan Kösem yaptığı içeriklerle takipçilerinin sempatisini kazandı. Mayıs ayının ilk haftalarında başlayan gül hasadını merak eden Havvanur Kösem, yöresel kıyafetlerini giyip gül bahçelerine indi. Burada kolları sıvayıp gül toplayan Kösem hem gül işçileriyle sohbet etti hem de sosyal medya hesabı için içerik üretti. İlk defa gül hasadını deneyimlediğini ve gül kokulu bahçelerde çalışmanın hoşuna gittiğini söyleyen Havvanur Kösem gül toplamanın erik ve nar toplamaya göre daha kolay ve zevkli olduğunu belirtti. Gül bahçesinde yaptığı açıklamada buraya hem içerik üretmeye hem de hasadı deneyimlemeye geldiğini belirten Kösem; “Gül hasadını ilk kez tecrübe ettim açıkçası. Çok sevdim. Tabi akşama kadar toplamak zor ve yorucu olabilir ama ben 2-3 saattir falan topluyorum, gayet keyifli geçiyor. Bir de güzel güzel gül kokuları geliyor, manzara müthiş Burdur Gölü. Her şey çok güzel. Bildiğim kadarıyla gül kozmetikte kullanılıyor, yağı çıkartılıyor. Yağı çok değerli, kilosu 12 bin ile 16 bin Euro arasında değişiyor.” dedi. Gül toplamak erik ve nar toplamaktan daha kolay Kendi bahçelerinde erik ve nar yetiştirdiklerini, gül toplamanın onlara göre daha kolay olduğunu da söyleyen Havvanur Kösem; “ Bu aralar biz erik topluyoruz, o daha zor. Nar toplamak da daha zor bence. Çünkü gül boyum ile aynı seviyede ve çok kolay kırılıyor. Mevsimi de mayıs ayı olması nedeniyle ne sıcak ne de soğuk. Yanmazsın o yüzden güneş kremini sür sür topla diyerek esprili bir şekilde konuştu. Gül bahçesindeki hasadın ardından gül yağı çıkarma tesisini de gezen Kösem topladığı gülleri tartıp kaynatma kazanlarına doldurdu. Daha sonra yapılan işlem hakkında tesis yetkilisinden gül yağının nasıl elde edildiği hakkında bilgi aldı. (NÖ-SK-
İstanbul’da “Bir ulus uyanıyor" konseri
15 Mayıs 2024 Çarşamba - 12:42 İstanbul’da “Bir ulus uyanıyor" konseri Cumhuriyetin 100. yılı onuruna, Uludağ İçecek Türk AŞ. sponsorluğunda bestelenen “Bir Ulus Uyanıyor” adlı senfonik eser, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. Yıl Dönümü kutlaması vesilesiyle 18 Mayıs tarihinde İstanbul’da Cemal Reşit Rey Salonu’nda Oğuzhan Balcı’nın yönetiminde CRR Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı şerefine ülkemize bir sanat eseri armağan eden Uludağ İçecek Türk AŞ., Besteci ve Orkestra Şefi Oğuzhan Balcı’ya bir senfonik eser sipariş etti. İlk olarak 10 Aralık 2023’te Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte gerçekleştirilen Oğuzhan Balcı’nın Cumhuriyetimizin 100.yılının onuruna bestelediği “Bir Ulus Uyanıyor” adlı eser, 18 Mayıs tarihinde CRR Senfoni Orkestrası tarafından CRR’de İstanbullu sanatseverlere sunulacak. 100 yıl önce Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleşen kurtuluş mücadelesini, nice kahramanı, halkımızın sonsuz cesaretini ve vatan sevgisini konu alan, “Bir Ulus Uyanıyor” adlı eserin sanatseverlerle buluşmasında solistler, Mezzosoprano Aylin Ateş, Tenor Ufuk Toker, Bariton Caner Akgün. Anlatımı da, Metin Yazarı Ersin Antep gerçekleştirecek. Uludağ İçecek sponsorluğunda bestelenen “Bir Ulus Uyanıyor” adlı eser ile marka, Cumhuriyetin 100. yılında sanata olan desteğini ölümsüzleştirdi.
Türkiye’nin ’yıldız’ isimleri ödüllerini aldı
12 Mayıs 2024 Pazar - 15:53 Türkiye’nin ’yıldız’ isimleri ödüllerini aldı Türkiye’nin ’yıldız’ isimleri Nigella Klass ödülleri töreninde buluştu. Uluslararası alanda da sektörüne değer katmış isimlerin 50 farklı kategoride ödüllendirildiği törene iş, sanat ve sosyal yaşam dünyasının 500 seçkin ismi katıldı. Gecenin onur konuğu olan dünyaca ünlü sanatçı Dany Brillant ‘Yılın Uluslararası Ses Sanatçısı’ ödülünü kazandığı gecede Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Ece Sükan’ın sunduğu, Klass Magazin’in bu sene 3. kez gerçekleştirdiği ödül töreninde Kerem Alışık ‘Yılın Tiyatro Sanatçısı’, Müjde Uzman ‘Yılın Kadın Oyuncusu’, Barış Falay ‘Yılın Erkek Oyuncusu’, Murat Karahan ise ‘Yılın Ses Sanatçısı’, Pınar Eliçe “Yılın Türk Sanat Müziği Sanatçısı” seçildi. Ses, ışık ve sahneyi Ritim Türkiye, fotoğraf ve canlı yayın organizasyonunu ise Bülent Şimşek üstlendi. Yusuf Özer ve ekibinin perküsyon şovu eşliğinde doyasıya eğlenirken, ödül alan isimler de yakın dostlarıyla başarılarını kutladı. Törende, Benan Kurtuluş, Haydar Çolakoğlu, Saffet Çerçi, Yaşar Aşçıoğlu, Yüksel Mermer, Ziya Yılmaz, Emel Yıldırım, Murat Aygen, Sinan Öncel, Ulviye Gasımova, Süleyman-Ahu Orakçıoğlu, Zeynep Karahan Uslu, Murat Ergin, Ahmet Selçuk İlkan, Akif Üstündağ, Hilal Suerdem, Sevim Aydın, Aslıhan Karalar, Ece Sükan, Altay, İsmail-Esra Özkan, Yalçın Şahin, Fatih-Nazan Eke, Erbakan Malkoç, Melec-Umut Çakmak, Özge Özder, Sinan Güleryüz, Almila Özerman, Dany Brillant, Barış Falay, Müjde Uzman, Bekir Aksoy, Cihan Nacar, Doğuş Çabakcor, Raşit Bağzıbağlı, Ebru Akel, Pınar Eliçe, Ebru Destan, Ece Gürsel, Galip Ölmez, Güven Güleşçe, Pınar Kerimoğlu, Seda İnan,Tanyeli, Türkan Şerbetçi, Belgin Aksoy, Ali Onaran, Banu Zorlu, Eylem Şenkal, Kadriye Olgar, Kubat, Zahide Yetiş, Ege, Nuri Develi, Simin Bıçakcıoğlu, Berna Öztürk, Bilge Öztürk-Daren Gerede, Ebru Kain, Safiye Soyman, Yeliz Yeşilmen, Kerim Güzeliş, Recai Çakır, Nihan Akın, Öner Evez, Murat Tavman, Suadiye gibi isimler dikkat çekti.
Tesettür mayo defilesinde Halima Aden rüzgarı esti
07 Mayıs 2024 Salı - 11:37 Tesettür mayo defilesinde Halima Aden rüzgarı esti Dünyaca ünlü top model Halima Aden, muhafazakâr giyim markası Marina’nın yeni sezon mayo koleksiyonunu İstanbul’da tanıttı. Markanın yeni mayo koleksiyonu için podyuma çıkan dünyaca ünlü model, seçkin davetlilerin olduğu defilede büyük ilgi gördü. Dünyanın ilk başörtülü modeli Halima Aden, Türkiye’nin ünlü modest mayo markası Marina’nın exclusive defilesinde marka yüzü olarak boy gösterdi. Marina Mayo, sekiz yıldır beş kıtada 60 ülkeye muhafazakâr giyim ve tesettür mayo modası ihraç ediyor. Firmanın yeni tesettür mayo koleksiyonu İstanbul’da düzenlenen görkemli bir defile ile tanıtıldı. Defilede dünyaca ünlü tesettür modeli Halima Aden podyuma çıktı. Defileye İstanbul’un cemiyet, iş ve sanat dünyasından seçkin birçok davetli katıldı. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden moda tasarımcıları, influencer’lar, blog yazarları, medya mensupları da defilede yer aldı. Marina’nın yeni mottosu duyuruldu: Kendin ol, Marina ol Halima Aden’in tanıttığı yeni Marina koleksiyonu davetlilerden büyük beğeni ve alkış aldı. Marina, inançlarına uygun giyim tarzı oluşturmak isteyen her kadının kendini şık ve rahat hissetmeye hakkı olduğu bilinci ile muhafazakâr kadınların giyim tarzını sorgulayanlara yeni bir motto ile cevap verdi. Marina’nın yeni mottosu defilede duyuruldu. Türkçe "Kendin ol, Marina ol", İngilizce "Be Yourself, Be Marina" şeklindeki motto, Halima Aden tarafından defilede dile getirdi. Defilede Halima Aden rüzgarı esti Muhafazakâr modanın gözde isimlerinden hijabi model Halima Aden, podyumdaki performansı ile davetlileri adeta büyüledi. Halima Aden, defile öncesi ve sonrasında hayranlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi. Somali asıllı Amerikalı model Halima Aden, defileye katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Burada olduğum için gerçekten çok mutluyum. Buraya Marina için geldim. Muhafazakâr kadınlar olarak güzel ve kaliteli giyinmek bizim de hakkımız. Biz de çok güzel giyinmeliyiz. Koleksiyonu çok beğendim. Davet için çok teşekkür ederim." dedi. Muhafazakâr modanın giderek büyüyeceğine dikkat çeken Aden, "Sadece bugün buradaki kadınların ne kadar güzel giyindiğini görmek bile bunun büyüyeceğini kanıtlıyor. Moda çıplaklık olmak zorunda değil." görüşünü dile getirdi. Aden, gençlere de, "Kendinizi değil, oyunu değiştirin!" diye seslendi. Ünlü model, Marina markasını yakından takip ettiğini ve ürünlerini çok beğendiğini de sözlerine ekledi. “Gayrimüslim kadınlar da markamızı tercih ediyor” Marina Kurucu Ortağı Sinan Bilen ise, şunları ifade etti: "Muhafazakâr giyinen kadınlarımızın yüzmek için daha fazla alternatife sahip olması için 2016 yılında kurulmuş bir markayız. Tüm dünyaya satış yapıyoruz. Türk ürünlerini ve tasarımlarını yurt dışına taşıyan bir markayız. Ne kadar kaliteli, şık ürünler yaptığımızı yurt dışında da gösteriyoruz. Muhafazakâr kadınların yanı sıra plajda şık tesettür mayolu kadınlar, farklı dine mensup kadınların da dikkatini çekiyor. Farklı ülkelerde birçok gayrimüslim kadın, rahat ve şık görünmek için markamızı tercih ediyor. Bu da kuruluş felsefimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor ve motivasyonumuzu daha da artırıyor." Marina Kurucu Ortağı Alican Bilen de, Türkiye’nin ve dünyanın en popüler tesettür mayo markası olmak için globalde yatırımlarına devam ettiklerini kaydetti. Halima Aden, 2016 Miss ABD Güzellik Yarışmasının bikinili bölümünde tesettür mayosuyla podyuma çıkmıştı. ABD’de bir güzellik yarışmasında ilk tesettür mayo giyen Müslüman kadın olmuştu. Ayrıca, Vogue ve Sports Illustrated’in dergilerine kapak olan ilk başörtülü Müslüman model olmuştu.
Müşterisini yerden 300 metre yükseklikte tıraş etti
04 Mayıs 2024 Cumartesi - 08:31 Müşterisini yerden 300 metre yükseklikte tıraş etti Denizli’de sosyal projelere verdiği destekle tanınan kuaför Mehmet Çağdaş, sıra dışı bir etkinliğe imza attı. Müşterisini yerden 300 metre yükseklikten Pamukkale’yi izlerken tıraş eden Çağdaş, balondaki yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle izledi. Denizli’nin sosyal projelere verdiği desteklerle tanınan kuaförü Mehmet Çağdaş, bu kez mesleğini icra ettiği mekan itibariyle gündem oldu. Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde faaliyet gösteren Mehmet Çağdaş Hair Artist firmasının sahibi olan ve daha önce de gerçekleştirdiği ilklerde gündeme gelen Çağdaş, iş yerini UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan beyaz cennet Pamukkale semalarına taşıdı. Sürekli müşterisi olan Nuri Ersoy’u yerden 300 metre yükseklikte tıraş olmaya ikna eden Mehmet Çağdaş, yerli ve yabancı turistlerin meraklı bakışları arasında eline makas ve tarağı alarak tıraşa başladı. Yaklaşık 1 saat süren balon turu boyunca müşterisinin tüm saç bakımını tamamlayan Çağdaş, verdiği sıra dışı bu hizmetle beğeni topladı. Çağdaş’ın müşterisi gökyüzünden Pamukkale’yi izlerken yaptığı tıraşla ilgili olarak yayınlanan videosu, sosyal medyada binlerce kişi tarafından izlendi. Farklı olmayı ve yenilikler yapmayı çok sevdiğini belirten kuaför Mehmet Çağdaş, “Ne yapabilir diye düşünürken dünyaca ünlü Pamukkale’mizin gökyüzünden seyredilebildiği balonda tıraş yapmak fikri geldi. Bu fikrimi müşterime söylediğimde ilk başta biraz endişelendi ama sonrasında ikna oldu. Müşterimi, o gökyüzünden Pamukkale’yi izlerken onu tıraş ettik. Balkondaki yerli ve yabancı turistler, ilk başta çok şaşırdılar ama sonra hayranlıkla bizi izlediler. Aynı heyecanı yaşamak isteyen birçok kişi bize ulaştı. Tabii bu bizim her zaman yapabileceğimiz bir şey değil ama ben farklı yeniliklere imza atmaya devam edeceğim. Farklı ve sıra dışı mekanlarda mesleğimi icra etmek beni çok mutlu ediyor” dedi.