MAGAZİN
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
Modanın da yeni adresi Downtown oldu
19 Temmuz 2024 Cuma - 12:55 Modanın da yeni adresi Downtown oldu Ünlü modacı Raşit Bağzıbağlı, Bursa’da mağazasını Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi’nde moda tutkunlarıyla buluşturdu. Atış Şirketler Grubu’nun perakende sektöründeki franchise markalarından biri olarak Bursa’ya kazandırılan Raşit Bağzıbağlı Bursa şubesi, Downtown Eğlence ce Yaşam Merkezi’nde moda sevenlere kapılarını açtı. Bağzıbağlı, 1957 yılından itibaren aileden gelen modacılık geleneğini yeniliklerle birleştirerek Bursalılarla buluşturduklarını söyledi. Bursa’nın cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yanı sıra markayı Bursa’ya taşıyan Atış Grup ailesi, Yenidünya Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Samet Yenidünya, Derviş Bağzıbağlı ve moda tutkunlarının katılımıyla gerçekleşti. Törenin kurdelesi, modacı Raşit Bağzıbağlı, Derviş Bağzıbağlı ve Atış Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Atış, Atış Grup Yönetim Kurulu Üyesi Metin Atış ve Yenidünya Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Samet Yenidünya tarafından kesildi. Açılışta ayrıca davetlilere Bağzıbağlı’nın özel tasarımlarından oluşan mini bir defile de gerçekleştirildi. “Kadını kadını gibi gösteren çizgiden vazgeçmeyiz” Raşit Bağzıbağlı, açılışta yaptığı konuşmada, kaliteli kumaşlardan üretilen ve feminen çizgiler taşıyan tasarımlarla Bursa’daki kadınlara hitap ettiklerini belirtti. Özel dikim hizmeti sunduklarını ve moda adına abartılı kıyafetlerden uzak durarak, uzun vadeli kullanılabilecek değerli parçalar tasarladıklarını ifade etti. Bağzıbağlı, "Bizim önceliğimiz kaliteli kumaş. Kişiye özel dikim yapılan bir marka olarak biliniyoruz ama kadını kadın gibi gösteren daha feminen çizgiler vazgeçmediğimiz unsurlar. Bursa’daki kadınlarımız burada da bunu görecek. Kadını kadın gibi gösteren elbiseler yapıyorsunuz deniliyor. İnsanlar moda olsun diye saçma kıyafetler yapıyorlar. Biz marka olarak o çizgiye hiçbir zaman girmek istemedik. O yüzden alınan kıyafetler daha değerli ve uzun vadede kullanılıyor" dedi. “Bursalı kadınların şıklığını biliyorum” Konuklarıyla yakından ilgilenen Bağzıbağlı, markasının gelecek vizyonuna ilişkin bilgiler de verirken, Bursa’ya dair düşüncelerini de aktardı. Açılışın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Raşit Bağzıbağlı, Bursa’yı çok sevdiğini vurguladı ve özel dikimler ile Bursa’ya hizmet verdiklerine işaret etti. "Atış Yapı ile bu çalışmamız çok güzel oldu. Bize teklif ettiklerinde hiç düşünmeden kabul ettik. Bursa’nın kadınları her zaman çok şık. Markamızla çok örtüştüğünü düşünüyoruz" diye konuştu. Açılış töreninde konuşan Atış Grup Yönetim Kurlu Üyesi Metin Atış ise, Downtown’ın Bursa’da ilk kez hizmet veren 30 markaya ev sahipliği yaptığını ve Raşit Bağzıbağlı gibi prestijli bir markayı Bursalılarla buluşturmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Atış Grup olarak perakende sektöründe çalışmalarını önemli markalarla kurdukları iş birlikleriyle devam ettiklerini anlatan Atış, “Daha önce Pathka mağazamızı açmıştık. Şimdi de Raşit Bağzıbağlı ile yeni mağazamızı açtık. Böyle bir markayı Bursalılarla buluşturduğumuz için çok mutluyuz" diye konuştu.
Bartın’daki "La İsla" çekim setinde Ata Demirer detayı
16 Temmuz 2024 Salı - 20:23 Bartın’daki "La İsla" çekim setinde Ata Demirer detayı Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın’da çekimleri yapılan ve Meksika’daki bir televizyon kanalında yayınlanacak olan "La İsla" isimli yarışma programının çekim setini ziyaret etti. Vali Arslan’a bilgi veren yarışmanın Yönetmeni Arif Çabuk, yarışma çekimlerinin Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise Ata Demirer’in yaşadığı Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde devam edeceğini söyledi. Meksika’nın Survivor’u olarak bilinen La İsla isimli yarışma programının Yunanistan etabından sonra başlanan Türkiye’de çekimleri devam ediyor. Eylül ayına kadar 3 ay boyunca sürecek projenin 6. ve 7. bölüm çekimleri Bartın ile Zonguldak’ta gerçekleştiriliyor. Bartın’da yapılan çekimlerin son gününde Bartın Valisi Nurtaç Arslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Özlem Koçak ile birlikte çekim ekibini ziyaret etti. Proje kapsamında Meksika’dan ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen çalışanları ile sohbet eden Vali Arslan, yarışmaların yapıldığı parkuru da gezerek gördü. Nurtaç Arslan’a yarışma hakkında bilgi veren Yönetmen Arif Çabuk, Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise çekimlerin Çanakkale’de devam edeceğini söyledi. Vali Arslan’ın, "Çanakkale’nin merkezinde mi konaklayacaksınız?" sorusu üzerine Çabuk, "Geyikli tarafına geçeceğiz" dedi. Çabuk’un cevabı üzerine ise Vali Arslan, ünlü komedyen Ata Demirer’in ismini hatırlamaya çalıştı. Gazetecilerin verdiği kopya ile ünlü komedyenin ismi hatırlayan Vali Arslan, "Evet Ata Demirer’in yaşadığı yer" cevabını verdi. Vali Arslan ve Yönetmen Çabuk arasında kısa bir Ata Demirer sohbeti gerçekleştirildi. Vali Arslan, yaptığı açıklamada, "Meksika yayınlanacak La İsla programının çekimleri ilimizde gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 1 haftadır, 200 kişiyi aşkın ekipler arkadaşlarımız çekimlerini yapıyorlar. Bu çekimlerin Bartın’da yapılması bizim için çok anlamlı. hem ilimizde hem de yurt dışında, bölgemizi ve ülkemize tanıtacaktır. Hem ülke hem de bölge turizmine katkı sunacağı kanaatindeyim’’ dedi. Bartın’a hayran kaldılar Yönetmen Arif Çubuk ise, Bartın’ı çok beğendiklerini ve burada çalışmaktan mutlu olduklarını ifade etti. Muhteşem doğasının yanı sıra yöre halkının kendilerine yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Çabuk, kentteki güvenlik güçlerinden, yerel yönetici, kamu görevlilerine kadar herkesin kendilerine çok yardımcı olduğunu ifade etti. Vali Arslan ve Müdür Koçak’a da teşekkür eden Çabuk ’’Her konuda çok yardımcı oldunuz, çok teşekkür ederim. Ayrıca bu kültürü Meksika’da göstermek bizleri de çok mutlu ediyoruz" şeklinde konuştu. 3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de çekildi Toplamda 13 bölüm halinde gerçekleşecek olan ve 3 ay çekimi süren La İsla isimli yarışma programın şua ana kadar 3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de olmak üzere 7 bölümün çekimleri tamamlandı. İstanbul, Bolu ve Bartın ve Zonguldak’ta çekimi yapılan yarışmanın kalan 10 bölümü ise Çanakkale, Bursa, İzmir, Antalya gibi illerde devam etmesi planlanıyor. Bartın ve Zonguldak için yeni bir yarışma müjdesi Acun Medya tarafından hazırlanacak olan ve survivor tarzından farklı bir yarışma programının yayınlanması için farklı ülkelerdeki televizyon kanalları ile görüştüğü öğrenildi. Yunanistan’daki bir televizyon kanalı ile anlaşmanın yakın olduğu öğrenilen yarışma programı için çekimlerin yine Türkiye’de yapılması planlanıyor. Program için Türkiye’de öncelikle tercih edilecek bölgenin ise Zonguldak ve Bartın illeri olduğu belirtildi. Yarışmanın Genel Yönetmeni Arif Çabuk, yaklaşık 1 ay boyunca çekimleri sürecek yarışma programı için Zonguldak ve Bartın arasında yer belirleme çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti. Keşif ekibinin Bartın ve Zonguldak arasında yarışma parkurunun kurulabileceği en güzel alanı aradığını anlatan Çabuk, "Şu an bir araştırmadayız. Bartın ve Zonguldak arasında bakıyoruz. Proje netleşince bakacağız. Bu proje ise Yunanistan’a çekilecek gibi duruyor. Biz sadece Meksika’ya değil, toplamda 11-12 ülkeye proje yapıyoruz. Tekrardan Türkiye’yi tanıtmak ve ilerletmek amacıyla projelerimize devam ediyoruz" dedi. Yeni projenin Bartın’da çekilmesi için girişimde bulunduklarını vurgulayan Vali Arslan ise, "Projenin Bartın’da gerçekleşmesi için istişare halindeyiz. Kendileri Bartın’ımızı gerçekten çok beğendiler. İnşallah yeni projede de birlikte olacağız" diye konuştu.
Bartın’da Survivor Meksika için çekimler başladı
11 Temmuz 2024 Perşembe - 16:48 Bartın’da Survivor Meksika için çekimler başladı Acun Medya tarafından Meksika’daki bir televizyon kanalı için çekilen "La İsla" isimli Survivor yarışmasının 2. sezonun 6. ve 7. bölümlerinin çekimlerine Bartın’da başlandı. Amasra ilçesinde 2 gün süren parkur kurulumunun tamamlanmasının ardından çekimlerine başlanan projede yaklaşık 250 kişilik kadro görev alıyor. Meksikalı yarışmacılar ise parkur ve engelleri aşmak kadar, Türkiye’ye alışmakta da zorluk yaşadı. Meksika’da bir televizyon kanalında yayınlanacak olan ve Meksika’nın Survivoru olarak ifade edilen "La İsla" yarışmasının çekimleri, Amasra ilçesine bağlı Göbü köyündeki Siyah İnci Plajı’nda 2 gün süren platform ve parkur tamamlanmasının ardından başladı. Sabah saatlerinde Amasra ilçe merkezinde başlayan çekimler, öğleden sonra ise Siyah İnci Sahili’nde kurulan parkurda devam etti. Kurulan parkur, çekimler öncesinde yöre halkı ve turistlerin ilgisini gördü. Bazı vatandaşlar parkuru gezerek, cep telefonları ile fotoğraf çekildi. Ekipler ise sahilde kurulu parkur ve kameralarda son kontrollerini yaparak, yarışma ve çekim için hazırlıklarını tamamladı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Acun Medya tarafından çekimleri yürütülen yarışma programında görevli ekip, Zonguldak’ta yapılacak çekimlerin ardından bölgeden ayrılacak. Meksikalı izleyiciler, programı izlerken Bartın’ın Amasra ilçesindeki eşsiz doğayı ve denizi de görme fırsatı bulacak. Bu sezonun ilk 3 bölümü Yunanistan’da çekilen yarışma programı ve içeriği hakkında bilgi veren Acun Medya Prodüksiyon ve Koordinasyon Sorumlusu Sena Toksöz, "Programımız Meksika’da yayınlanacak. 2. sezonun 6. ve 7. bölümlerini çekiyoruz. Başlangıçtaki ilk 3 hafta Yunanistan’da çekimlerimiz oldu. Diğer 3 hafta da Türkiye’de birkaç şehir gezdik. Normalde iki takımlı yarışmalar izlemeye alışkınız ama yarışmamız üç takımlı bir program. Yarışmadaki amaç üç takım içerisinden her hafta en iyisini bulabilmek. Bu oyunda 3 puanı kazanan iyi bir kampa giderek, akşamını orada geçirebilecek. Şartları çok daha rahat olacak. İkinci kazanan orta bir kampta bulunacak. En kötü olan da sokakta yatacak diyebilirim. Şartları diğerlerine göre çok daha zorlu olacak. Burada yarışmacılara acı çektirmeye değil de, gerçekten performanslarına bakmaya çalışıyoruz. İnsanların becerilerine bakmaya çalışıyoruz. Parkurlarımız sadece güç ve denge ağırlıklı değil. Her şeyden bir nebze de olsa bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Çünkü gerçekten insanların potansiyelini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’yi şehir şehir gezecekler Her bölümü farklı şehirde çekmek istediklerini kaydeden Toksöz, "Bir önceki sezonumuzda da Türkiye’de birçok şehri gezdik. Bu sezonda şehirleri gezmeye devam ediyoruz. Bizim için önemli olan Türkiye’yi şehir şehir gezebilmek. Türkiye’nin reklamını, tanıtımını yapabilmek. Bu projeyi normalde sabit bir yerde yapabilirdik ama Türkiye’nin bilinen ve bilinmeyen köşelerini de insanlara göstermeyi tercih ettik. Hemen her hafta yer değiştirmek tabii ki çok zor oluyor. Ama bir o kadar da keyifli oluyor. Çünkü hem buraları biz görüyoruz hem de Meksikalı yarışmacılarımıza buraları tanıtarak, farklı bir tecrübe kazanmalarını sağlıyoruz. Çekimlerimiz başka şehirlerde de olacak" ifadelerini kullandı. 250 kişilik dev kadro İlk sezonu başarı ile tamamlayan ve yeni sezonun ise 6. ve 7. bölümleri çekilen yarışma programında yapımcı, yönetmen gibi teknik ekibin yanı sıra öncü, keşif, kurulum, çekim ve toplayıcı ekipler ve yarışmacılarla birlikte toplamda 250 kişilik dev kadro görev alıyor. Sena Toksöz, projede görev alanların sayısı konusunda ise, "Rahatlıkla 200 kişi çalışıyoruz diyebilirim bu proje için. Bir öncü ekibimiz var, keşif ekibimiz var, kurulum ekibimiz var, çekim ekibimiz var, toplayıcı ekibimiz var. Yarışmacılarla birlikte 200-250 kişi projemizde görev alıyor" şeklinde konuştu. Meksikalılar, Türkiye’ye alışmakta zorlandı Toksöz, Meksikalı yarışmacıların zorlu parkur ve engeller kadar Türkiye’ye alışmakta da zorlandığını ifade ederek, "Yarışmacılarımızın kültürleri bizimkinden çok farklı. Biz yıllardır Meksika kanalları ile çalıştığımız için biz onlara adapte olduk. Onların buraya adapte olması biraz daha zordu. İlk haftalarda biraz zorlandılar. Şimdi yavaş yavaş bize alışmaya başladılar. Hatta bizim kelimelerimizi de kullanmaya başladılar. Bizim kültürümüze açık ve sıcak davranıyorlar. Bu programda en önemli şey ise adaptasyon. Ne kadar hızlı adapte olabilirsen o kadar başarılı olabilirsin. Yarışmacıların atlatması gereken bir zorluk da buydu" diye konuştu.
Bartın’da Survivor Meksika heyecanı
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 15:52 Bartın’da Survivor Meksika heyecanı Acun Medya tarafından Bartın’ın Amasra ilçesinde çekimleri yapılacak olan Meksika Survivor’u "La İsla Desafio" için yarışma parkuru ve platformların kurulum çalışmaları başladı. 2 günde tamamlanacak çalışmanın ardından yarışmanın çekimlerine başlanacak. Meksika’da bir televizyon kanalında yayınlanacak olan ve Meksika’nın Survivoru olarak ifade edilen "La İsla Desafio" yarışmasının çekimleri Bartın’da yapılacak. Acun Medya tarafından yapılan yarışma için Bartın’ın Amasra ilçesine bağlı Gömü köyündeki Siyah İnci ((Black Pearl) plajında parkur ve montaj alanı kurulumuna başlandı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Acun Medya tarafından çekimleri yürütülecek yarışma için dün başlanan platform ve parkur alanı kurulumu bu akşam tamamlanacak. Meksika’daki bir televizyon kanalında yayınlanacak yarışmanın Bartın ayağının perşembe günü çekiminin yapılacağı ve bir gün süreceği öğrenildi. Çekimler için yarışmanın sunucu, yönetmen, teknik ekibi, Meksika’nın farklı bölgelerinden katılan yarışmacılar, çekimini yürütecek Acun Medya’nın teknik personelinin de içerisinde bulunduğu yaklaşık 200 kişilik ekibin perşembe günü Bartın’da olacağı öğrenildi. Siyah İnci plajnda yapılacak yarışma ve çekimlerinin yanı sıra Amasra’nın eşsiz doğa ve manzaralarından yapılacak çekimlerle de klip oluşturulacağı öğrenildi. Yarışma parkurunun kurulduğu Siyah İnci plajı işletmecisi Bensu Altınyay Ercan, yarışmanın yapılacağı alanın pek keşfedilmemiş bir alan olduğunu belirterek, bölgenin muhteşem denizi ve doğasının yarışma programıyla tüm dünyaya tanıtılacağına inandığını ifade etti. Siyah İnci’nin sadece denizi sevenler değil, macera arayan herkes için vazgeçilmez bir yer olacağını belirten Ercan, "Yerimiz çok bilinmiyor, tanınmıyor. Bu yıl itibarıyla misafirleri konuk etmeye başladık. Acun Medya tarafından Kültür Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilecek olan yarışma programı ile Amasra’mız ve bölgemizin tüm dünyaya tanıtılacağına inanıyoruz. Burası 107 dönüm üzerine kurulu, 800 metre sahili bulunan, kamp ve karavan tatili sevenlerin ilgi gösterdiği bir koy. Muhteşem doğası ve dünyası ile huzuru, sakinliği arayanların kopamayacağı bir alan" diye konuştu.