KÜLTÜR SANAT - 22 Mayıs 2026 Cuma 09:53

Kütahya’da bayramın dinî ve kültürel boyutları masaya yatırıldı

A
A
A
Kütahya’da bayramın dinî ve kültürel boyutları masaya yatırıldı

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı.


Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı.


"Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı"


Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.


Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi.


Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılması gerekir."


"Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor"


Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi.


Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti.


Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti.


Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu


DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi.


Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti.


Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi.


Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi.


(EFE-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da haziran-ekim ayları arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı Ankara Valiliği, orman yangınlarının önlenmesine yönelik alınan tedbirler çerçevesinde 1 Haziran-30 Eylül tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin yasaklandığını açıkladı. Ankara Valiliği, il genelinde orman yangınlarına karşı alınan tedbirlerle ilgili yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada anız yakma, tarla çalışmaları, bağ-bahçe temizliği, çöplerin yakılması, enerji nakil hattı arızaları, piknik, çoban ateşi, yıldırım, kasıt, ihmal veya dikkatsizlik neticesinde gerçekleşen orman yangınlarını önlemek amacıyla alınan kararlar şöyle açıklandı: "İlimiz sınırları içerisindeki ekli listede yer alan milli park/mesire alanları/tabiat parkları/orman parkları hariç olmak üzere tüm ormanlık alanlara girişler 01/06/2026-30/09/2026 tarihleri arasında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 74. maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. ve 66. maddeleri uyarınca yasaklanmıştır. İlimizdeki ormanlarda yetkili idarelerin gözetim ve denetiminde bulunan (ekte yer alan) mesire alanları, tabiat parkları, orman parkları ve milli parklarda yukarıda belirtilen tarihler arasında idarece belirlenen ocak, mangal, barbekü vb. düzenekleri olan yerlerde gün içerisinde 09.00-21.00 saatleri dışında ateşli piknik ile kamp yapılmasına ve çadır kurulmasına izin verilmeyecektir. Söz konusu alanlardan saat 22.00’ye kadar çıkış işlemi tamamlanacaktır. Kamping işletmeleri haricinde ormanlık alanlarda kamp yapılmasına ve çadır kurulmasına izin verilmeyecektir. Ormancılık faaliyetleri gereği üretim çalışmalarının devamı, fidan dikme, bakım ve onarım gibi orman idaresinden ihale veya tahsisli sözleşmelerle iş almış kişiler ile bu çalışmaları denetleyen ve kontrol eden Orman Bölge Müdürlüğü personelinin haricindeki vatandaşların ormanlara giriş ve çıkışları yasaklanmıştır. Orman Kanunu’nun 31. ve 32. maddesi kapsamında olan ve orman içi, orman bitişiği ve ormana yakın yerleşim yerlerinde/mahallelerinde anız, bağ-bahçe ve tarla temizliğinden meydana gelen dalların ve her türlü bitki örtüsünün yakılması ve havai fişek atılması yasaktır. Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici bütün tedbirleri eksiksiz alacaklardır." "Yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini hazır bulunduracaklardır" Denetim ekiplerinin etkin bir şekilde görevlendirileceği belirtilen açıklama şöyle devam etti: "Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (Başkent EDAŞ ,TEDAŞ ve TEİAŞ) hatların özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecek, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alarak, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacaklardır. Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini hazır bulunduracaklardır. Demiryolu kenarları, piknik alanları, turistik alanlar, meskûn mahaller, her türlü tesis ve ziraat arazileri gibi özel yangın tehlikesi oluşturan alanların etrafında emniyet yolu ile şerit açılması sağlanacaktır. Tescilli alanlarda ve müstecire kiraya verilen yerlerde olası yangına karşı Yangın Müdahale Planı’nın onaylanması akabinde ateşli piknik yapılan ekli yerlerde orman yangınlarına karşı her türlü tedbir müstecir tarafından alınacaktır. Bu alanlarda alınacak olan tedbirlerin kontrolü DKMP 9. Bölge Müdürlüğü, ilgili belediye ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. 2026 yılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyon kararının 25. maddesinin (a) bendinde belirlenen sahalarda, Tarım ve Orman Bakanlığının 06.12.2024 tarihli ’OGM ile DKMP Genel Müdürlüğü Arasında Korunan Alanlardaki Uygulamalara Dair İşbirliği Protokolü’ hükümleri gereği DKMP 9. Bölge Müdürlüğünce devriye gezdirilecek, sabit mangal ve barbeküler haricinde ateşli piknik yaptırılmayacak, piknikçiler yangın riskine karşı sürekli uyarılacak, gün sonunda piknik alanında yanar şekilde ateş olmadığının kontrolü yapılacak, piknik alanlarına giren ve çıkan araçların kontrolü ve konuşlanması denetlenecektir. Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin bir şekilde gözetim ve denetim yapacaklardır. Dron ve KGYS vb. vasıtalarla yapılan izleme ve gözlem faaliyetleri arttırılacaktır. Yetkili ve ilgili birimlerce tüm iletişim araçları kullanılarak vatandaşlarımızın orman yangını riski konusunda bilgilendirilmesi ve uyarılması sağlanacak, ayrıca muhtemel orman yangınından etkilenebilecek, özel tedbirler alınması gereken yerleşim yerleri, kritik yapı, fabrika, depo ve benzeri alanlar belirlenecek, riskli alanlarda bulunanların sorumlularca kendi tedbirlerini almaları konusunda bilgilendirme ve uyarılar yapılacaktır. Mahalle muhtarlıklarımız ormanların yangınlara karşı muhafazasında gerekli tedbirlerin alınması ve vatandaşların uyarılması konusunda dikkatli ve duyarlı olacaklardır. Gerekli hallerde ilçe kaymakamlarımızın emriyle; tüm kamu ve özel sektör imkânları kullanılarak her türlü araç ve gereçle Orman Bölge Müdürlüğünün koordinasyonunda yangına karşı en etkili şekilde müdahale edilmesi sağlanacaktır. Yukarıda belirtilen kararlar ve tedbirlere tüm ilgililerin hassasiyetle uymaları, milli ekonomimiz, doğal kaynaklar, can ve mal kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir. Karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet edenler ile müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ilgili hükümleri, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili maddeleri, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 66. maddesi ile hareketleri ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi gereğince işlem tesis edilecektir."