KÜLTÜR SANAT
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:14 Mersin’de ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı’ konseri izleyenleri geçmişe götürdü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Kent Konseyi iş birliğinde sahnelenen ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı Konseri’, nostaljik şarkılar, ritim gösterileri ve tiyatral anlatımlarla izleyicileri geçmişe götürürken, salonda duygu dolu anlar yaşandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ve Mersin Kent Konseyi iş birliğinde Mersin Kent Konseyi Otantika Müzik, Ritim ve Halk Dansları Topluluğu tarafından gerçekleştirilen ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı Konseri’, geçmişin nostaljik izlerini, ritimler, şarkılar ve gösterilerle sahneye taşıdı. Anılar arasında yolculuğa çıkan izleyiciler, duygusal anlarla dolu unutulmaz bir gece yaşadı. Naftalin kokulu anılar sandığı, geçmişi bugüne taşıdı Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahnelenen konserde, müzik, ritim, danslar, görsel sahne tasarımları ve tiyatral anlatım bir araya geldi. Geçmişin sıcaklığı, mahalle kültürü, nostaljik yaşam biçimleri ve unutulmaya yüz tutmuş duygular sanatın ezgileri ile buluşurken, görsel tasarımlar izleyenleri adeta o günlere götürdü. Dönem şarkılarının eşsiz ezgileri dinleyenleri çocukluğuna taşırken, zamanın derinlerinde saklanan anılar da gün yüzüne çıktı. Salonu dolduran yüzlerce insan yer yer duygusal anlar yaşarken, eğlenceli ezgilere ise coşkulu alkışlarla eşlik etti. Dönemin izlerine uygun kostümler, anılara can veren tiratlar, siyah önlüklü çocuklar ve dönem eşyaları konserin havasını yıllar önceye taşıdı. Konserde; ‘Mazi Kalbimde Yaradır’, ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’, ‘Param Yok Pulum Yok’, ‘Sultan-ı Yegah’, ‘Bim Bam Bom’, ‘Unutulur’, ‘Hayat Bayram Olsa’ gibi unutulmaz parçalar, canlı performansla hisleri bir kat daha artırdı. Onlarca ritim sanatçısının uyumlu gösterisi ise izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. Konser izleyicilerden tam not alırken, bu etkinliklerin devamının gelmesi temennileri sıkça dile getirildi. "Geçmişin sandığını açarak anılarda yolculuğa çıktık" Otantika Müzik, Ritim ve Halk Dansları Topluluğu’nun konser ile anıları tazelediğini vurgulayan Mersin Kent Konseyi Başkanı Alper Girgeç, geçmişin sandığının açıldığını söyledi. Otantika’nın bu alanda büyük farklar oluşturduğunu altını çizen Girgeç, "Bu farkı hem kentimize hem de ulusala taşıyacağız. Harika bir gece yaşattılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Otantika’nın her gösterisinde bunu yaşıyoruz. Koridorlar bile doluyor. Bu demektir ki, artık daha fazla gösteriye çıkmamız ve daha büyük kitlelere ulaşmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Mersinlilere çağrı yaparak birçok etkinlikle bir arada olmak istediklerini sözlerine ekleyen Girgeç, "Bizi izlemeye devam etsinler. Önerileriyle, fikirleriyle bizlere destek olurlarsa, çok farklı hikayeler ve anılarla burada onlara sanatı, müziği ve dansı bir arada paylaşacağız" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04 Çocuk dostu olarak önerilen kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara yönelik basılı eserlerin titizlikle incelendiğini belirterek, "Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" dedi. Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayarak, bu ilke çerçevesinde koruyucu ve önleyici hizmetler geliştirdiklerini ifade etti. Çocukları dijital dünyanın tehlikelerine karşı korumak, karşılaşabilecekleri risklere karşı farkındalık kazanmalarına yardımcı olmak için büyük bir kararlılıkla çalıştıklarını belirten Göktaş, "Bu kapsamda Bakanlık olarak çocuklarımızı bir yandan dijital ortamların zararlı etkilerinden korumaya diğer yandan da çocuk dostu yayınlarla gelişimlerini desteklemeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. DUY ile bugüne kadar 3 bin 100 içerik hakkında işlem yapıldı Çocukları dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için içerikleri takip ettiklerini ve olumsuz öğelere müdahale ettiklerini anlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda Bakanlık bünyesinde oluşturduğumuz "Çocuk İçin Dost Uygulamalar" (DUY) ile siber zorbalık, sanal dolandırıcılık, müstehcenlik, zararlı yazılımlar, çocukların yaş düzeylerine göre gelişimine zarar veren içerikler, çocuk hakları ve mahremiyetinin ihlali, sağlık için tehlikeli madde temini, kimlik hırsızlığı gibi çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek zararlı içeriklere müdahale ediyoruz. Riske maruz kaldığı belirlenen çocuklarımıza, yaşadıkları şehrin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla ulaşarak, sağlıklı gelişimlerinin temini için gerekli adımları atıyoruz. Ekiplerimiz Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) web sitesi ve ihbar hattı ile bugüne kadar dijital mecrada çocuklara yönelik 3 bin 100 zararlı içerik hakkında işlem yaptı." "Çocuk dostu olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda alanında uzman kişiler tarafından oluşturulan çalışma gruplarınca hazırlanan Çocuk Dostu Kitap Listesi’nin de geçen yıllarda kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı. Çalışma gruplarının, çocukların doğru kitap seçimine önderlik, ailelere de bu konuda rehberlik edecek çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Bakan Göktaş, "Çocuklara yönelik basılı eserler titizlikle inceleniyor. Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" ifadesini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:54 Asırlık ‘Çörek Derme’ geleneğinde yiyecekler paylaşıldı Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde yüz yıllardır sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da binlerce çocuğun katılımıyla yaşatıldı. Mahalle halkının çocuklara ikramlarda bulunduğu etkinlik, dayanışma ve paylaşmanın simgesi oldu. Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde asırlardır Ramazan ve Kurban bayramlarında sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle girişindeki Hacı İbrahim Camisi önünde imam Mehmet Ali Polat’ın yaptığı duayla başlayan etkinlikte, çevre mahallelerden gelen çocuklar ellerindeki poşetlerle sokak sokak dolaşarak kek, bisküvi, çikolata, şeker, gazoz, krakerleri topladı. Denizli merkez başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu etkinliğe, Serinhisar’a bağlı Yatağan, Ayaz, Kuyucak ve Kocapınar mahallelerinden de yüzlerce aile çocuklarıyla birlikte katıldı. Mahalle sakinleri ise evlerinin önünde hazırladıkları çikolata, şekerleme, kek, bisküvi, tatlı ve kuruyemişleri çocuklara dağıtarak bayram sevincine ortak oldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Pamukkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi İbrahim Akman, ‘Çörek Derme’nin yalnızca çocuklara yönelik bir etkinlik olmadığını belirterek, gelenek sayesinde uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostların bir araya geldiğini söyledi. Akman, dini bayramlarda gerçekleştirilen buluşmanın adeta toplu bir bayramlaşma havasında geçtiğini ifade etti. Çörek Derme geleneğinin köklü bir Oğuz kültürü mirası olduğuna dikkat çeken öğretim görevlisi İbrahim Akman, geçmişte çocuklara börek, badem ve ceviz gibi yiyeceklerin dağıtıldığına dikkat çekti. günümüzde modern yaşamla birlikte ikramların değişse de paylaşma ruhunun aynı kaldığını vurgulayan Akman, özellikle dijitalleşmenin ve bireyselliğin arttığı günümüzde bu tür geleneklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini belirterek, "Bir kadim Oğuz geleneği olan ‘Çörek Derme’ geleneği, Serinhisar ilçemizde asırladır yaşatılmaya devam ediliyor. Dualarla başlayan etkinlikte köyün alt kesiminde toplanan çocuklar, üst ve iç kesimlere kadar yol boyunca kapıların önüne çıkarılan yiyeceklerden beğendiklerinden istedikleri kadar alabiliyor. Çörek Derme, çocuklara yardımlaşmayı ve sosyalleşmeyi öğreten önemli bir imece kültürü örneğidir. Türk toplumunun yeniden dayanışma ruhunu güçlendirmesi açısından bu geleneklerin yaşatılması büyük önem taşıyor" dedi. Her Ramazan ve Kurban Bayramı sürecinde düzenlenen etkinlik, bu yıl da yüzlerce çocuğa bayram heyecanı yaşatırken, Yüreğil Mahallesi’nde nesilden nesile aktarılan kültürel mirasın canlı tutulmasına katkı sağladı.
12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:45 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi Sultanbeyli Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi. Kapanış töreninde konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, "Yurt içinden ve yurt dışından gelen şairlerle, 3 gün boyunca şiirin ve edebiyat ikliminde buluşmanın mutluluğunu yaşadık." dedi. 12’inci Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapanış töreniyle sona erdi. Aydos Kalesi’nde başlayan ve üç gün boyunca şiir konserleri, okul buluşmaları, söyleşiler, konserler ve İstanbulensis Şiir Yarışması ödül töreniyle dopdolu geçen festivalde yurt içinden ve yurt dışından şairler Sultanbeyli’de ağırlandı. Programa Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın yanı sıra Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, AK Parti Sultanbeyli İlçe Başkanı Ayhan Üşdi ve çok sayıda vatandaş katıldı. 3 gün sürdü Festivalin açılışının Aydos Kalesi’nde gerçekleştirildiğini belirten Başkan Ali Tombaş, İstanbulensis Şiir Festivali’nin Sultanbeyli’nin kültür ve sanat hayatında özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. Üç gün boyunca ilçede şiirin birleştirici diliyle güzel bir kültür iklimi oluştuğunu vurgulayan Başkan Tombaş, şöyle konuştu: "12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali’mizi bu yıl da büyük bir heyecanla gerçekleştirdik. Festivalimizin açılışını, ilçemizin en önemli tarihi ve kültürel değerlerinden biri olan Aydos Kalesi’nde yaptık. Ardından üç gün boyunca şairlerimizi, sanatçılarımızı, öğrencilerimizi ve şiire gönül veren hemşehrilerimizi farklı programlarda bir araya getirdik. Şiir konserleriyle, söyleşilerle, konserlerle ve okul programlarıyla dolu dolu bir festival yaşadık. Şairlerimiz ilçemizdeki okullarda öğrencilerimizle buluştu; şiir okudu, söyleşiler gerçekleştirdi, gençlerimizle tecrübelerini paylaştı. Bizim için bu buluşmalar çok kıymetli. Çünkü gençlerimizin edebiyatla, şiirle ve sanatla temas etmesini önemsiyoruz." Şiir yarışmasına 300 başvuru geldi Başkan Tombaş, festival kapsamında düzenlenen İstanbulensis Şiir Yarışması’na da değinerek, "Ortaokul, lise ve yetişkin kategorilerinde düzenlediğimiz şiir yarışmamıza 300’e yakın başvuru yapıldı. Dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim ettik. Yarışmaya katılan tüm şiirseverleri gönülden tebrik ediyorum. Her bir başvuru, şiire duyulan ilginin ve gençlerimizdeki edebiyat sevgisinin güzel bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. "Kültür ve sanat etkinliklerimizi daha da güçlendireceğiz" İstanbulensis Şiir Festivali’nin her yıl daha da güçlenen bir kültür buluşmasına dönüştüğünü belirten Başkan Ali Tombaş, Sultanbeyli’de kültür ve sanat çalışmalarını artırarak sürdüreceklerini söyledi. Başkan Tombaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivalimiz kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi, Türkiye’den ise 170 şairimizi Sultanbeyli’mizde misafir ettik. Bu yıl da yerli ve yabancı olmak üzere 30’un üzerinde şairimize ev sahipliği yaptık. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm hemşehrilerimizin nitelikli kültür sanat etkinlikleriyle buluşması için var gücümüzle çalışıyoruz. "Kültüre, sanata ve insana yapılan yatırım çok kıymetli" Programda konuşan Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin ise festivalin özellikle gençlere ve okullara ulaşması bakımından önemli bir anlam taşıdığını belirtti. Festivalin en güzel taraflarından birinin halkla ve öğrencilerle birlikte hazırlanıp yine onlarla birlikte sonuçlandırılması olduğunu vurgulayan Kaymakam Şahin, "Şairlerimizin öğrencilerimize rehberlik etmesi, yeni şairlerin yetişmesi adına çok kıymetli. Bugün ektiğimiz tohumların yarın kitaplara, yeni eserlere ve yeni edebiyat yolculuklarına dönüşeceğine inanıyorum." dedi. Protokol konuşmalarının ardından şairler kendi sesinden unutulmaz bir şiir ziyafeti sundu. Kapanış töreni, Hakan Kabil Demir ve Can Gülbal konseriyle sona erdi.
Erzurum Şehir Tiyatrosu "OrganiYasyon - Helvayı Yedik" oyunu ile türkiye turnesine hazırlanıyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:37 Erzurum Şehir Tiyatrosu "OrganiYasyon - Helvayı Yedik" oyunu ile türkiye turnesine hazırlanıyor Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen "OrganiYasyon-Helvayı Yedik" adlı tiyatro oyunu, mayıs ayında gerçekleştirilecek turne kapsamında Ankara, İstanbul, Yalova ve Kocaeli’nde sahnelenecek. Erzurum’da gerçekleştirilen gösterimlerde tiyatroseverlerden yoğun ilgi gören tek perdelik komedi oyunu için turne hazırlıkları sürüyor. Teknik ekip ve oyuncu kadrosu, şehir dışı program öncesinde prova çalışmalarına devam ediyor. Yazıp yönetmenliğini Oktay Parlar’ın yaptığı oyunda, Anadolu insanının gündelik yaşamı mizahi bir dille sahneye taşınıyor. Cenaze evi atmosferinde gelişen olayları konu alan yapımda aile ilişkileri, mahalle kültürü ve toplumsal iletişim ele alınıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu yetkilileri, gerçekleştirilecek turnenin Erzurum’un kültür ve sanat alanındaki birikiminin farklı şehirlerde tanıtılması açısından önem taşıdığını belirtti. Yetkililer, şehir tiyatrosunun son yıllarda sahnelediği oyunlar ve yürüttüğü kültürel faaliyetlerle geniş kitlelere ulaştığını ifade ederek, tiyatro çalışmalarının artarak devam edeceğini kaydetti. Kalabalık oyuncu kadrosuyla sahnelenen oyunun dekor, kostüm, ışık ve sahne kurulum hazırlıklarının tamamlandığı, turne organizasyonu kapsamında teknik koordinasyon ve lojistik planlamaların sürdüğü öğrenildi. Turne kapsamında oyun, 9-10 Mayıs tarihlerinde Ankara Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 14 Mayıs’ta İstanbul Ümraniye Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Kültür Merkezi’nde, 16 Mayıs’ta Yalova Halk Eğitim Merkezi’nde ve 17 Mayıs’ta Kocaeli Adnan Menderes Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Kültür ve sanat faaliyetleriyle son yıllarda dikkat çeken Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, gerçekleştirdiği oyun ve sosyal projelerle kentte tiyatro kültürünün yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Tarsus’ta Anneler Günü coşkusu: Anneler ve çocuklar aynı sahnedeydi
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:11 Tarsus’ta Anneler Günü coşkusu: Anneler ve çocuklar aynı sahnedeydi Tarsus Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen ’Bir gün değil, her gün annelerin’ etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gösteriler ve konserlerle renklenen programda anneler ve çocuklar keyifli anlar yaşadı. Tarsus Belediyesinin düzenlediği etkinlikte kadın halk oyunları ve çocuk halk oyunları gösterileri sahnelenirken, çiçek atölyesi ile Tarsus Belediyesi Kent Orkestrası konseri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinliğe katılan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da vatandaşlarla bir araya gelerek annelerin ’Anneler Günü’nü kutladı. Programda konuşan Başkan Boltaç, annelerin toplumdaki yerinin yalnızca bir günle anlatılamayacağını belirterek, "Annelerin olduğu yerde sevgi vardır, emek vardır, sabır vardır. Annelerin olduğu yerde hayat vardır" dedi. Çocuklara yönelik hizmetlerin belediyecilik anlayışlarının merkezinde yer aldığını ifade eden Boltaç, "Çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, annelerin huzurla çocuk yetiştirdiği bir Tarsus için çalışıyoruz" diye konuştu. Eğitimde, sanatta ve sporda fırsat eşitliğine önem verdiklerini kaydeden Boltaç, belediyeye ait 10 kreşte toplam 336 çocuğun eğitim gördüğünü söyledi. Dar gelirli mahallelerde yaşayan 900 öğrenciye ’ilk çantam’ desteği sağlandığını ifade eden Boltaç, 6 bin 100 çocuğun süt desteğinden faydalandığını belirtti. Kadınların ekonomik yaşam içerisinde daha güçlü yer almasını önemsediklerini dile getiren Boltaç, kadın üretici stantlarının sayısını artıracaklarını söyledi. Bugüne kadar 2 bin 540 kadının kurs ve atölyelerle buluşturulduğunu belirten Boltaç, 304 kadına psikolojik danışmanlık, 403 gence ise bireysel psikolojik destek hizmeti verildiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda tüm annelerin ’Anneler Günü’nü kutlayan Boltaç, başta Zübeyde Hanım olmak üzere tüm annelere teşekkür etti.
Yaşlıların ayağına doktor, berber ve tesisatçı gitti, dünyalar onların oldu
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Yaşlıların ayağına doktor, berber ve tesisatçı gitti, dünyalar onların oldu Bursa’nın Gürsu ilçesinde yaşları 65 üzerindeki vatandaşların evlerine doktor, kuaför ve elektrik tesisatçısı götürüldü. İki bakanlığın katkıları ile Gürsu Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Yuvamda sağlık ve umut var" projesi kapsamında Belediye Başkanı Mustafa Işık yaşlı büyüklere duygu dolu ziyaretler gerçekleştirdi. Muayeneleri yapılıp ilaçları kontrol edilen, kuaförlük hizmeti alıp evlerinin elektrik tesisatı yenilenen yaşlılar ise mutluluklarını dile getirdiler. Gürsu Belediyesi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı destekleri, Sağlık Bakanlığı katkıları ile hayata geçirdiği Yuvamda Sağlık ve Umut Var projesinin ilk saha çalışmasını yaptı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın proje arabasının sürücü koltuğuna geçtiği saha çalışmalarında, Gürsu’nun çınarlarına duygu yüklü ziyaretler gerçekleştirildi. Gürsu’da yaşayan 65 yaş üstü 7 binden fazla yaşlı vatandaş için Gürsu Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ortaklığında geliştirilen Yuvamda Sağlık ve Umut Var projesi kapsamında saha çalışmaları yapılmaya başlandı. Yaşlı büyüklere özel hazırlanan kişisel bakım hizmetleri, öz bakım destekleri, evler için teknik destekler, psikolojik destek, sosyal etkinlikler gibi alanlarda sağlanan imkanlarla Gürsu’nun çınarları hem vefa duygusunu yaşıyor, hem de yalnız kalmıyor. Oluşturulan kimlik veri tabanı sayesinde, hanelerdeki ihtiyaçlar hızla tespit ediliyor. Gürsu’daki ilk saha çalışmalarına katılan ve bizzat proje aracının şoför koltuğuna geçen Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, ilk ziyaretleri ekibiyle birlikte gerçekleştirdi. Gezilen evlerde yaşlı büyüklerin kuaförlük hizmetleri yapıldı, elektrik tesisatlarının eksikleri giderildi. Doktor muayeneleri yapıldı, ilaçları kontrol edildi. Sağlık ve sosyal destek ekiplerinin destekleri ile yüzleri gülen yaşlı büyüklerimiz, anlamlı ziyaretler karşısında duygularını gizleyemedi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, "Büyüklerimiz, bizim bilge çınarlarımız...Onlar ailemizin ve ilçemizin bereketi ve huzuru. İkinci baharlarında onları asla yalnız bırakmayacak, her adımda yanlarında olacağız. Rabbim onları başımızdan eksik etmesin" dedi.
Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:33 Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü Adana’nın Kozan ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen seramik atölyesinde özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştürdü. Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Evi tarafından düzenlenen etkinlikte özel çocuklar ve anneleri hem birlikte vakit geçirdi hem de seramik çalışmaları yaparak unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlikte anneler ve çocukları pasta keserek Anneler Günü’nü kutladı. Seramik sanatçısı Nermin Elmalı, özel çocuklar ve anneleri için farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, "Özel bireyler bizim kırmızı çizgimiz. Anneler Günü’nü sanatla iç içe bir etkinlikle kutlamak istedik. Anneler için kalıcı bir hatıra olsun, çocuklarıyla birlikte özel bir anıyı paylaşsınlar istedik. Çamur, anneler ve özel çocukların ellerinde sanata dönüştü" diye konuştu. Rehabilitasyon merkezi yetkililerinden Tuğba Koç da etkinliğe ev sahipliği yapan Kozan Belediyesi’ne teşekkür ederek tüm annelerin ve çocukların özel olduğunu ifade etti. "Annelerin aklında hep çocukları vardır" Down sendromlu 10 yaşındaki kızıyla etkinliğe katılan anne Zeynep Kaplan ise özel çocuk annesi olmanın büyük fedakarlık ve kaygı gerektirdiğini anlatarak, "Annelik ömür boyu sürüyor. Uyurken bile onları düşünüyoruz. Annelerin aklında hep çocukları vardır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Betül Ulutaş ise annesini çok sevdiğini belirterek, "Cennet annelerin ayakları altındadır" dedi.
Gazeteci Ali Atalar’ın "Anadolu’nun Yüzleri" sergisi ilgi görüyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:15 Gazeteci Ali Atalar’ın "Anadolu’nun Yüzleri" sergisi ilgi görüyor Gazeteci Ali Atalar’ın ’Anadolu’nun Yüzleri’ sergisi Kahraman Emmioğlu Sanat Merkezi’nde açıldı. 25 Mayıs’a kadar açık kalacak sergide Ali Atalar koleksiyonundan seçilen Anadolu kadın ve çocuk temalarından oluşan fotoğraflar yer alıyor. Kahraman Emmioğlu Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda yapılan sergi açılışına Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Zehra Ünal, Kültür Sanat ve Bilim Daire Başkanı Hüseyin Ateş, Eğitim Gençlik ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdal ve ziyaretçiler katıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan yardımcısı Zehra Ünal yaptığı açılış konuşmasında Gaziantep’i bir kültür ve sanat şehri yapma yolunda önemli adımlar attıklarını belirterek, "Gaziantep’in kültür ve sanat şehri olması için elimizden gelen tüm imkânları seferber ederek hizmet etmeye çalışıyoruz. Kahraman Emmioğlu Sanat merkezimizde yıl boyu yüzlerce sergi açmaktayız. Buradaki sergimizde Anadolu yaşamının geçmiş dönemdeki durumuna vurgu yapan kartpostallardan oluşan bir serginin açılışındayız. Koleksiyoner Ali Atalar’a emeklerinden dolayı teşekkür ederiz. Tüm halkımızı sergiye davet ediyorum" dedi. Açılış töreninde konuşan koleksiyoner Ali Atalar yaptığı konuşmasında, "1970’li yıllarda başlayan biriktirme ve koleksiyon maceramın ilk ayağı bu kartpostallardır. Kartpostal biriktirmeye başladığımda yalnızca Anadolu yaşamını anlatan kartlar topladım. Çocuklar ve kadınların ağırlıkta olduğu koleksiyonda Anadolu’nun çileli yaşamı anlatılmaktadır. Anneler günü öncesi açılmasının ayrı bir önemi de bulunmaktadır. Katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kahraman Emmioğlu Sanat Merkezi’nde açılan serginin 25 Mayıs tarihine kadar ziyaretçilere açık olacağı ifade edildi.
İzmir’de dokunan el halıları Türkiye ve Avrupa’daki sarayları süslüyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:15 İzmir’de dokunan el halıları Türkiye ve Avrupa’daki sarayları süslüyor İzmir’de geleneksel yöntemler ve doğal kök boyalar kullanılarak büyük bir el işçiliğiyle üretilen asırlık motifli halılar, sınırları aşarak dünya çapında büyük bir değer görüyor. Büyük bir titizlikle dokunan bu özel eserler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çankaya Köşkü başta olmak üzere Avrupa’daki devlet başkanlarının saraylarını ve tarihi binaları süslüyor. Usta ellerde şekillenen ve makineleşmeye karşı geleneksel mirasın korunduğu halı üretim tesisinde, nesilden nesile aktarılan metotlar uygulanıyor. Üretim sürecinde, Konya Karapınar’da bulunan ağıllardan elde edilen koyun yünleri ile sağlamlık ve parlaklık katması amacıyla Ankara keçisi yünleri harmanlanıyor. Özenle yıkanıp taranan ve sümek haline getirilen yünler, yöredeki kadınlar tarafından çıkrık veya kirmanda eğrilerek el ipine dönüştürülüyor. Elde edilen ipler, sentetik madde kullanılmadan çeşitli kök, ot ve minerallerin bakır kazanlarda kaynatılmasıyla yüzde 100 doğal bitki bazlı pigmentlerle renklendiriliyor. Bu meşakkatli sürecin ardından tezgahlara alınan ipler, aylar süren el emeğiyle ilmek ilmek dokunarak uluslararası çapta talep gören eşsiz sanat eserlerine dönüşüyor. "En iyi arkadaşım halı" İşletme sahibi Osman Can, babasının 1968 yılında kurduğu halı dükkanında büyüdüğünü belirterek, "7-8 yaşlarıma geldiğimde en iyi arkadaşım halılardı. Sürekli babamın dükkanında zaman geçiriyordum. 1985 ve 1986 yıllarında halı üretimi vardı ancak azalmaya ve niteliğini kaybetmeye başlamıştı. Daha çok kimyasal boyalar ve tabak yünleri kullanılıyordu. 14, 15 ve 18’inci yüzyıllarda üretilen o güzel sanat eserleri artık üretilmiyordu. Benim yaşama amacım çok güzel halılar üretip onları gelecek yüzyıllara bırakmak. Herkes işin kolayına kaçtığı için bunu yapan kimse yok. Halıların yünlerini Konya Karapınar’da 2 büyük ağıldan kırkılan yünlerden alıyoruz. İçine de Ankara keçisi yünlerini karıştırıyoruz çünkü Ankara keçisinin yünü halıya hem sağlamlık hem de parlaklık veriyor. Bunları güzelce yıkatıp tarattıktan sonra sümek haline getiriyoruz. Ardından 25-30 teyzemize dağıtıyoruz. Onlar da çıkrıkta veya kirmanda el ipi haline getiriyorlar. El ipi haline geldikten sonra burada tamamen doğal boyalarla boyama aşamasına geçiyoruz. Hangi halıyı üreteceksek onun iplerini tamamen doğal yöntemlerle hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Üretim ortalama 2 ay sürüyor 3 metrekarelik bir el halısının üretiminin ortalama 2 ay sürdüğünü vurgulayan Can, "Makine halısından 1 saatte 1000 adet üretilebilirken, aynısını bir daha üretemeyeceğiniz el halısının yapımı çok uzun sürüyor. Aynı kişi aynı yünlerle dokusa bile birebir aynısı çıkmaz, ancak yüzde 90 benzerlik olur. Son zamanlarda kaliteli malzemelerle dokunan çok güzel makine halıları da var. Ancak bizim kullandığımız malzeme tamamen elde eğirme ipi ve yüzde 100 doğal boya olduğu için çok daha sağlıklı ve organik. Ben her halıyı belirli sayılarda üretiyorum, yüzlerce veya binlerce imalat yapmıyorum. Bu nedenle 50 veya 100 yıl sonra bu halıların hepsi toplanacak ve koleksiyoncular tarafından bir araya getirilecek. Üretimimi tamamen bu amaca yönelik gerçekleştiriyorum" şeklinde konuştu. "Eserlerimiz gelecek yüzyıllara taşınacak" Eski halıların özlerine sadık kalarak yeni üretimler gerçekleştirdiklerini dile getiren Can, "Ürettiğimiz halılar sanatseverler tarafından çok beğenildi ve aradaki malzeme, model, dokuma farkı hemen anlaşıldı. Eskileri çok incelediğim için normal bir imalattan ziyade, klonlama gibi titiz bir süreç yöneterek aslına sadık eserler ürettik. Bu süreçte dikkat çektik ve insanlar bizden özel halılar talep etmeye başladı. Çankaya Köşkü’nün ve İstanbul’daki birçok yalının halılarını ürettik. Eski Türkiye İhracatçılar Meclis Başkanı İsmail Gülle bizden büyük bir halı alarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hediye etti. Yurt dışında ise Budapeşte Başkanlık Sarayı ve parlamento binalarının içindeki 120, 140 ve 160 metrekarelik o muhteşem halıların hepsini biz ortaya çıkardık. Tarihi değere sahip olacak bu eserler gelecek yüzyıllara taşınacak. Bunların dışında Amerika, Almanya, Fransa ve Türkiye’de değerli büyük halılar üretmeye devam ediyoruz. Şu an Türkiye’de 120 ile 150 metrekare büyüklüğünde tezgahı olan ve bu ebatlarda üretim yapabilen tek tesis sanırım biziz. Büyük halı üretmek oldukça zor bir iş. Son olarak Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban’ın konutuna 140 metrekarelik bir halı yaptık. 8 dokumacımız bu halıyı 16 ayda tamamladı. Boyaların, ipin ve modellerin hazırlanmasıyla birlikte başından sonuna kadar yaklaşık 2 buçuk yıllık bir emek harcandı. Gelecek yüzyıllara kalacak eserler bırakmak benim hayatta aldığım en büyük zevk" dedi.