KÜLTÜR SANAT
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:14 Mersin’de ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı’ konseri izleyenleri geçmişe götürdü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Kent Konseyi iş birliğinde sahnelenen ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı Konseri’, nostaljik şarkılar, ritim gösterileri ve tiyatral anlatımlarla izleyicileri geçmişe götürürken, salonda duygu dolu anlar yaşandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ve Mersin Kent Konseyi iş birliğinde Mersin Kent Konseyi Otantika Müzik, Ritim ve Halk Dansları Topluluğu tarafından gerçekleştirilen ‘Naftalin Kokulu Anılar Sandığı Konseri’, geçmişin nostaljik izlerini, ritimler, şarkılar ve gösterilerle sahneye taşıdı. Anılar arasında yolculuğa çıkan izleyiciler, duygusal anlarla dolu unutulmaz bir gece yaşadı. Naftalin kokulu anılar sandığı, geçmişi bugüne taşıdı Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahnelenen konserde, müzik, ritim, danslar, görsel sahne tasarımları ve tiyatral anlatım bir araya geldi. Geçmişin sıcaklığı, mahalle kültürü, nostaljik yaşam biçimleri ve unutulmaya yüz tutmuş duygular sanatın ezgileri ile buluşurken, görsel tasarımlar izleyenleri adeta o günlere götürdü. Dönem şarkılarının eşsiz ezgileri dinleyenleri çocukluğuna taşırken, zamanın derinlerinde saklanan anılar da gün yüzüne çıktı. Salonu dolduran yüzlerce insan yer yer duygusal anlar yaşarken, eğlenceli ezgilere ise coşkulu alkışlarla eşlik etti. Dönemin izlerine uygun kostümler, anılara can veren tiratlar, siyah önlüklü çocuklar ve dönem eşyaları konserin havasını yıllar önceye taşıdı. Konserde; ‘Mazi Kalbimde Yaradır’, ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’, ‘Param Yok Pulum Yok’, ‘Sultan-ı Yegah’, ‘Bim Bam Bom’, ‘Unutulur’, ‘Hayat Bayram Olsa’ gibi unutulmaz parçalar, canlı performansla hisleri bir kat daha artırdı. Onlarca ritim sanatçısının uyumlu gösterisi ise izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. Konser izleyicilerden tam not alırken, bu etkinliklerin devamının gelmesi temennileri sıkça dile getirildi. "Geçmişin sandığını açarak anılarda yolculuğa çıktık" Otantika Müzik, Ritim ve Halk Dansları Topluluğu’nun konser ile anıları tazelediğini vurgulayan Mersin Kent Konseyi Başkanı Alper Girgeç, geçmişin sandığının açıldığını söyledi. Otantika’nın bu alanda büyük farklar oluşturduğunu altını çizen Girgeç, "Bu farkı hem kentimize hem de ulusala taşıyacağız. Harika bir gece yaşattılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Otantika’nın her gösterisinde bunu yaşıyoruz. Koridorlar bile doluyor. Bu demektir ki, artık daha fazla gösteriye çıkmamız ve daha büyük kitlelere ulaşmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Mersinlilere çağrı yaparak birçok etkinlikle bir arada olmak istediklerini sözlerine ekleyen Girgeç, "Bizi izlemeye devam etsinler. Önerileriyle, fikirleriyle bizlere destek olurlarsa, çok farklı hikayeler ve anılarla burada onlara sanatı, müziği ve dansı bir arada paylaşacağız" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04 Çocuk dostu olarak önerilen kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara yönelik basılı eserlerin titizlikle incelendiğini belirterek, "Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" dedi. Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayarak, bu ilke çerçevesinde koruyucu ve önleyici hizmetler geliştirdiklerini ifade etti. Çocukları dijital dünyanın tehlikelerine karşı korumak, karşılaşabilecekleri risklere karşı farkındalık kazanmalarına yardımcı olmak için büyük bir kararlılıkla çalıştıklarını belirten Göktaş, "Bu kapsamda Bakanlık olarak çocuklarımızı bir yandan dijital ortamların zararlı etkilerinden korumaya diğer yandan da çocuk dostu yayınlarla gelişimlerini desteklemeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. DUY ile bugüne kadar 3 bin 100 içerik hakkında işlem yapıldı Çocukları dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için içerikleri takip ettiklerini ve olumsuz öğelere müdahale ettiklerini anlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda Bakanlık bünyesinde oluşturduğumuz "Çocuk İçin Dost Uygulamalar" (DUY) ile siber zorbalık, sanal dolandırıcılık, müstehcenlik, zararlı yazılımlar, çocukların yaş düzeylerine göre gelişimine zarar veren içerikler, çocuk hakları ve mahremiyetinin ihlali, sağlık için tehlikeli madde temini, kimlik hırsızlığı gibi çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek zararlı içeriklere müdahale ediyoruz. Riske maruz kaldığı belirlenen çocuklarımıza, yaşadıkları şehrin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla ulaşarak, sağlıklı gelişimlerinin temini için gerekli adımları atıyoruz. Ekiplerimiz Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) web sitesi ve ihbar hattı ile bugüne kadar dijital mecrada çocuklara yönelik 3 bin 100 zararlı içerik hakkında işlem yaptı." "Çocuk dostu olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda alanında uzman kişiler tarafından oluşturulan çalışma gruplarınca hazırlanan Çocuk Dostu Kitap Listesi’nin de geçen yıllarda kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı. Çalışma gruplarının, çocukların doğru kitap seçimine önderlik, ailelere de bu konuda rehberlik edecek çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Bakan Göktaş, "Çocuklara yönelik basılı eserler titizlikle inceleniyor. Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" ifadesini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:54 Asırlık ‘Çörek Derme’ geleneğinde yiyecekler paylaşıldı Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde yüz yıllardır sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da binlerce çocuğun katılımıyla yaşatıldı. Mahalle halkının çocuklara ikramlarda bulunduğu etkinlik, dayanışma ve paylaşmanın simgesi oldu. Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde asırlardır Ramazan ve Kurban bayramlarında sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle girişindeki Hacı İbrahim Camisi önünde imam Mehmet Ali Polat’ın yaptığı duayla başlayan etkinlikte, çevre mahallelerden gelen çocuklar ellerindeki poşetlerle sokak sokak dolaşarak kek, bisküvi, çikolata, şeker, gazoz, krakerleri topladı. Denizli merkez başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu etkinliğe, Serinhisar’a bağlı Yatağan, Ayaz, Kuyucak ve Kocapınar mahallelerinden de yüzlerce aile çocuklarıyla birlikte katıldı. Mahalle sakinleri ise evlerinin önünde hazırladıkları çikolata, şekerleme, kek, bisküvi, tatlı ve kuruyemişleri çocuklara dağıtarak bayram sevincine ortak oldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Pamukkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi İbrahim Akman, ‘Çörek Derme’nin yalnızca çocuklara yönelik bir etkinlik olmadığını belirterek, gelenek sayesinde uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostların bir araya geldiğini söyledi. Akman, dini bayramlarda gerçekleştirilen buluşmanın adeta toplu bir bayramlaşma havasında geçtiğini ifade etti. Çörek Derme geleneğinin köklü bir Oğuz kültürü mirası olduğuna dikkat çeken öğretim görevlisi İbrahim Akman, geçmişte çocuklara börek, badem ve ceviz gibi yiyeceklerin dağıtıldığına dikkat çekti. günümüzde modern yaşamla birlikte ikramların değişse de paylaşma ruhunun aynı kaldığını vurgulayan Akman, özellikle dijitalleşmenin ve bireyselliğin arttığı günümüzde bu tür geleneklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini belirterek, "Bir kadim Oğuz geleneği olan ‘Çörek Derme’ geleneği, Serinhisar ilçemizde asırladır yaşatılmaya devam ediliyor. Dualarla başlayan etkinlikte köyün alt kesiminde toplanan çocuklar, üst ve iç kesimlere kadar yol boyunca kapıların önüne çıkarılan yiyeceklerden beğendiklerinden istedikleri kadar alabiliyor. Çörek Derme, çocuklara yardımlaşmayı ve sosyalleşmeyi öğreten önemli bir imece kültürü örneğidir. Türk toplumunun yeniden dayanışma ruhunu güçlendirmesi açısından bu geleneklerin yaşatılması büyük önem taşıyor" dedi. Her Ramazan ve Kurban Bayramı sürecinde düzenlenen etkinlik, bu yıl da yüzlerce çocuğa bayram heyecanı yaşatırken, Yüreğil Mahallesi’nde nesilden nesile aktarılan kültürel mirasın canlı tutulmasına katkı sağladı.
Ünlü tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez KBÜ’de sahne aldı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:04 Ünlü tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez KBÜ’de sahne aldı Karabük Üniversitesinde (KBÜ) kültür-sanat faaliyetleri kapsamında sahnelenen "Firavunla Yüz Yüze" adlı tiyatro oyunu, izleyicilere güçlü bir anlatım ve derin bir fikrî deneyim sundu. Mehmet Akif Ersoy’un "Safahat" eserinden ilhamla hazırlanan ve vicdan, özgürlük ile direniş temalarını işleyen oyun, Karabük Üniversitesinde sanatseverlerle buluştu. Karabük Üniversitesinde sahnelenen "Firavunla Yüz Yüze" tiyatro oyunu, hologram teknolojisiyle zenginleştirilmiş anlatımıyla izleyicilere güçlü bir sanat deneyimi sundu. Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Ahmet Yenilmez, oyunun çıkış noktasına ilişkin değerlendirmesinde Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasını sahneye taşımayı amaçladıklarını belirterek, "Bu yıl Mehmet Akif Ersoy’un Safahat eserini oyunlaştırdık. Yeni bir teknik uyguluyoruz hologramla ‘Firavunla Yüz Yüze’. Tam da bu zamanlarda, zamanın Firavun’unun zulüm saçtığı bir dönemde şöyle bir ayna tutmak istedik." ifadelerini kullandı. Yenilmez ayrıca Karabük Üniversitesinin uluslararası vizyonuna dikkat çekerek, "Üniversitemiz önemli bir üniversite. Adeta ülke dışında ‘gönül coğrafyamız’ diye tarif ettiğimiz coğrafyaya insan kaynağı yetiştiriyor." dedi. Oyunda, Ahmet Yenilmez ve Burak Alp Yenilmez sahne aldı. Eserde bireyin vicdanıyla yüzleşmesi, özgürlük arayışı ve zulme karşı direniş temaları işlendi. 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen gösterime akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Sabrını da ömrünü de bu sanata verdiler: Değeri 1 milyona kadar çıkıyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:44 Sabrını da ömrünü de bu sanata verdiler: Değeri 1 milyona kadar çıkıyor Ömürlerini bonsai sanatına adayan sanatçılar, ağaç ve odunsu bitkileri yıllar süren sabır, emek ve ustalıkla şekillendirerek doğa ile estetiği bir araya getirdi. Doğanın estetik yönünü minyatür ölçekte yeniden yorumlayan sanatçılar, Kocaeli’de ortaya koydukları özel çalışmalarla büyük beğeni toplarken, bazı eserlerin değerinin 1 milyon TL’ye kadar ulaştığı belirtildi. Kocaeli’de bonsai sanatçıları, doğa ile estetiği buluşturan etkinlikte bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı ve uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi. Kökeni yaklaşık 2 bin yıl öncesine dayanan Çin’deki Penjing geleneğinden ortaya çıkan bonsai, zamanla Japonya’da gelişerek estetik ve sabır gerektiren sanat dalı haline geldi. Bu köklü geçmişin yansıması olarak Türkiye’nin birçok bölgesinden gelen sanatçılar da Kocaeli’de bir araya gelerek yıllarını vererek yetiştirdikleri eserlerini ortaya koydu. Sanatçılar, bonsainin yalnızca bir süsleme değil, aynı zamanda sabır, disiplin ve doğa ile uyum felsefesini içinde barındıran yaşam sanatı olduğunu vurguladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği ile düzenlenen VI. Ulusal Bonsai Sergisi ve Sempozyumu’da sanatçılar, yıllarını vererek yetiştirdikleri eserlerini sergiledi. İki gün sürecek olan etkinlikte ziyaretçiler, bonsai sanatının inceliklerini keşfetme fırsatı bulacak. "Ağaçlarımız 500 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor" İzmir’den gelen Arsen Uzun, "Türkiye ve çevresindeki bonsai sever arkadaşlarımızla birlikte kendi ağaçlarımızı tanıtıyor ve Türkiye’de bonsai sanatını geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz. Yaklaşık 30-35 senedir bu işin içindeyim. 1990’lı yıllarda Karate Kid filminden etkilenerek başlayan bonsai sevgisi, beni bu noktaya kadar getirdi. Bonsai sanatı farklı bir sanat. Gönül vermekle yetiştirmek arasında çok büyük fark var. Biz bu işe gönül verdik. Bu ağaçları en küçük dalından alıp bonsai sanatını icra edilecek seviyeye getirmek onlarca yıl alıyor. Fiyat olarak da insanların alım gücüne de hitap edebiliyoruz. Aynı zamanda ultra lüks ağaçlarımız da mevcut. Ağaçlarımız 500 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor" diye konuştu. "Şekil alması yıllar alıyor" Bir diğer bonsai sanatçısı Recep Çelimli ise, "Bonsai sanatıyla 2007 yılında tanıştım. O günden bu yana bonsai ile ilgileniyorum. Yaklaşık 19 yıldır bu sanatla uğraşıyorum. Ağacın form yapısına göre genellikle 3-5 yıl içinde sonuç alınabiliyor. Zeytin ağaçları ise daha hızlı form aldığı için, yamadori (doğadan alınan ağaç) olduklarında daha kısa sürede bonsaiye dönüşebiliyor. Ancak tohumdan yetiştirilen ağaçlarda bu süreç oldukça uzun sürüyor" şeklinde konuştu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, kültürel ve sanatsal etkinliklere büyük önem verdiklerini belirterek, bu tür sanatların Kocaeli’de temsil edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Büyük işlerin küçük dokunuşlar ve tasarımlarla şekillendiğine dikkat çeken Abiş, şehirlerin ve toplumların da bu anlayışla geliştiğini vurguladı.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ediyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:32 UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ediyor Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Toplam 60 dönümde yer alan, 12-15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, yönetim binası, konutlar, kilise, tahıl ve silah depoları, sığınaklar, yer altı ibadethanesi, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı bulunan kale, tarihe ışık tutuyor. Askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı tarihi kaleye ziyaretçi ilgisi de her geçen gün artıyor. Dünyada ortaya çıkarılmış son Mithras Tapınağı’na sahip olan ve Roma’nın doğu sınırındaki ilk tapınak olma özelliğini taşıyan Kale, 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki yerini almıştı. Kalede restorasyon çalışmaları, ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında başlatılmıştı. Çalışmalar devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nin Roma’nın önemli bir sınır garnizonu olduğunu vurguladı. 3 bin yıllık bir tarihe sahip kalenin Asur döneminden itibaren kullanılan bir alandan olduğunu belirten Coşkun, fakat son haline getiren Roma İmparatorluğu olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Coşkun, hem imparatorluk, hem Pagan hem de Hristiyanlık döneminde oldukça önemli bir sınır hattında yer alan garnizonun özelikle Amida ve Nisibis hattında kazı yapılan tek alan olduğunu söyleyebileceklerini kaydederek, "2014 yılında kazı çalışmaları başladı, akabinde restorasyon çalışmaları başladı. Bu yılda ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında hem büyük kilise de, hem güney kule de restorasyon çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Bakanlığımız, Zerzevan Kalesinde özelikle restorasyon çalışmaları için önemli bütçeler ayırdı. 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan kale, inşallah bu yıldan itibaren asıl listeye girmesi için de bakanlığımız nezdinde yoğun bir şekilde çalışılıyor" dedi. "Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor" "Restorasyon yapmamızın amacı mevcut yapıları gelecek kuşaklara aktarmak ve bu yapıları sağlamlaştırmak için aynı zamanda gelen ziyaretçiler için de önemli bir görsel alan oluşturuyoruz" diyen Coşkun, konuşmasını şöyle tamamlandı: "Hem yapıların korunmasına yönelik hem de sonraki dönemlerde tahribatını önlemek amacıyla çünkü hava şrtlarında tahribat olabiliyor. Bunu önlemek amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Mevcut yapılar sağlamlaştırılıyor, bununla birlikte birçok uygulama yapılıyor. Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor. Etap etap yapılıyor. Öncelikle güney kule ve kilise başlatıldı. Bu çalışmalar şu an devam ediyor. Akabinde Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı, tonozlu sarnıçlar bu yapılarda da restorasyon çalışmaları başlayacak. Hazırlıklarımızı yaptık, gerekli çalışmalar tamamlandı, uygulama çalışmaları da yakın zamanda başlayacak."
İnegöl AVM, Anneler Günü’nü sanat ve müzikle kutluyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 İnegöl AVM, Anneler Günü’nü sanat ve müzikle kutluyor İnegöl AVM, Anneler Günü için seramik atölyeleri, canlı müzik ve çocuk eğlencesi ve alışveriş şenliği gibi etkinliklere ev sahipliği yapacak. 19 Mayıs’ta ise spor şenliği ve bando gösterisiyle bayram coşkusu yaşanacak. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, 9 - 10 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Anneler Günü Alışveriş Şenliği ile birlikte çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Ayrıca 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda da spor şenliği ve bando gösterisi gerçekleştirilecek. Annelere özel sanat molası 9 Mayıs Cumartesi günü, yetişkinlere yönelik Seramik Tabak Boyama Atölyesi düzenlenecek. Saat 16.00-19.00 arasında gerçekleştirilecek etkinlik, dört seanstan oluşacak ve toplam 60 kişilik kontenjanla sınırlı olacak. Aynı gün Bubble House çocuk eğlencesi de minik ziyaretçilere keyifli anlar sunacak. 10 Mayıs Pazar günü ise yine yetişkinler için Seramik Nar Boyama Atölyesi yapılacak. Etkinlik, 16.00-19.00 saatleri arasında dört seans hâlinde gerçekleştirilecek ve toplam 60 kişi kapasiteli olacak. Aynı gün saat 16.00 ve 18.00’de iki seans hâlinde canlı müzik performansı sergilenecek. Bayram coşkusu sporla buluşuyor Atlas Spor Kulübü iş birliğiyle hazırlanan spor şenliği, 19 Mayıs’ta saat 15.00-17.00 arasında yapılacak. Basketbol, voleybol, masa tenisi ve ip atlama etkinliklerinin yer alacağı şenlikte hareket dolu bir gün katılımcıları bekliyor. Bando gösterisi ise aynı gün saat 14.00 ve 15.00’te olmak üzere iki seans hâlinde gerçekleştirilecek. Katılım tüm etkinliklerde ücretsizdir. Yetişkinlere yönelik atölyeler ise kontenjanla sınırlıdır.
M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı M1 Konya AVM, 8-31 Mayıs tarihleri arasında Bayram Fest-Hediyelik Eşya Festivali düzenliyor. Trio resitali, baskı ve bileklik atölyeleri, Bubble House, Kapadokya Balonu, sihirbaz gösterisi, çocuk tiyatrosu, yüz boyama ve palyaço gösterisi gibi birçok etkinlik ziyaretçileri bekliyor. Fiba Commercial Properties tarafından yönetilen M1 Konya Alışveriş Merkezi, 8-31 Mayıs tarihleri arasında "Bayram Fest - Hediyelik Eşya Festivali" düzenliyor. Festival kapsamında resital, atölyeler, sihirbaz gösterisi, çocuk tiyatrosu ve palyaço gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin ilk etkinlik günü 10 Mayıs Pazar olacak. Trio Resitali saat 15.00-16.00 arasında izleyicilerle buluşacak. Aynı gün Kupa Bardak ve Tişört Baskı Workshop ile Doğal Taş Bileklik Yapımı atölyeleri düzenlenecek. Baskı atölyesi saat 13.00, 15.00, 17.00 ve 19.00’da; bileklik atölyesi ise 12.00, 14.00, 16.00 ve 18.00’da dört seans hâlinde yapılacak. 16-17 Mayıs hafta sonunda çocuklar için eğlence dolu iki gün var. Bubble House ve Kapadokya Balonu etkinlikleri her iki gün de saat 13.00, 15.00, 17.00 ve 19.00’da gerçekleştirilecek. 23 Mayıs Cumartesi günü Sihirbaz Gösterisi saat 18.00-19.00 arasında sahnelenecek. Aynı gün Tuvul Boyama atölyesi saat 13.00, 15.00 ve 17.00’de üç seans hâlinde yapılacak. 24 Mayıs Pazar günü ise Çocuk Tiyatrosu saat 15.00 ve 17.00’de iki seans olarak izlenebilecek. Festivalin son günü 30 Mayıs Cumartesi’nde ise Yüz Boyama ve Palyaço Gösterisi saat 15.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek. Tüm etkinliklere katılım ücretsiz olmakla birlikte, atölyeler kontenjanla sınırlıdır.
Manisa’da 9. Kitap Fuarı kitapseverlerle buluştu
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:26 Manisa’da 9. Kitap Fuarı kitapseverlerle buluştu Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlediği 9. Manisa Kitap Fuarı, kitapseverlerle yeniden buluştu. 8-17 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Kent Parkı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuar, Manisalılara edebiyat şöleni sunacak. Fuar boyunca, birbirinden değerli yazarlar, şairler ve akademisyenler Manisalı okurlarıyla bir araya gelecek. Kültür ve sanat etkinliklerinin önemli merkezlerinden biri haline gelen Manisa, büyük bir edebiyat buluşmasına daha ev sahipliği yapıyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen Manisa Kitap Fuarı, 9. kez kapılarını açtı. Atatürk Kent Parkı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarın açılışına, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste’nin yanı sıra, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Barosu Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ata Temiz, Erk Kayabaş ve Ulaş Aydın, Belediye Başkan Yardımcıları ile Kitap Fuarı Onur Konuğu Ataol Behramoğlu katıldı. Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren TACT Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu, "Kültür ve sanata olan yaklaşımı ve desteğiyle kentimize hak ettiği önemi veren, daha fazlasını da yapacağına inandığım Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya çok teşekkür etmek istiyorum" dedi. "Çocuklarınıza şiir okutun" 9. Manisa Kitap Fuarı Onur Konuğu Ataol Behramoğlu, "İnsan olmanın 3 önemli değeri var. Bilim, felsefe ve sanat. Bilim, bilgi demek. Felsefe akıl demek. Sanat ise duygu demek. Bunların her birinin de kendi aralarında özellikleri var. Sanatın içinde şiir, duygu ve dil demek. Şiirdeki dil derin bir dildir, çok katmanlıdır. O yüzden çocuklarınıza şiir okutun. Onlar şiirle kendi dillerini, ülkelerini, kültürlerini kavrasınlar. Beni buraya davet eden ve onur konuğu sıfatını veren Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne yürekten teşekkür ederim" diye konuştu. Ataol Behramoğlu’nun konuşmasının ardından, Genel Sekreter Burak Deste, Behramoğlu’na plaket takdim etti. Dijital çağda kitabın önemine vurgu yaptı Kitapları insanlık tarihinin kadim dostu olarak niteleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, "Kitap için bir aradayız. Ama önce bir gerçeği masaya yatırmamız gerekiyor. Hepimizin cebinde bizi dünyaya bağlayan ama bazen kendimize ve birbirimize yabancılaştıran küçük siyah aynalar var. Çağımızın en büyük çelişkisi ile de karşı karşıyayız. Bilgiye hiç olmadığı kadar yakın olmamıza rağmen, tarihte hiç olmadığı kadar da sığ sularda geziniyoruz. Sosyal medya denilen o uçsuz bucaksız okyanus, başparmağımızın küçük bir hareketiyle sürekli akıp giden, izledikçe izleme isteği uyandıran, okumayı değil, tıklamayı teşvik eden bir mecra. Kötü bir alışkanlık gibi. Makinalar bizi tanıyor, neye güleceğimizi, neye kızacağımızı bizden daha iyi biliyor. Benim neslim, anne babalarımızın ‘boşver televizyonu bir kitap oku’ nasihatleriyle büyüdü. Ama itiraf edelim ki çoğu zaman gözümüz ekrandayken dünyaları kaçırıyoruz. Ekran bize saniyelik hazlar vaat ederken, kitap bize sabrı, derin düşünmeyi, en çok da hayal kurmayı öğretiyor. Fuar boyunca Atatürk Kent Parkı’nın toprağını edebiyatla, şiirle yeşertmeyi umuyoruz. Kitap fuarımızın tüm yayıncılarımız, yazarlarımız ve ziyaretçiler için dolu dolu geçmesini ümit ediyorum" dedi.
BUÜ’de 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:06 BUÜ’de 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı. BUÜ Tarihçiler Derneği Bursa Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 3. Askeri Tarih Çalıştayı, Osmanlı Devleti’nin en köklü ve tartışmalı kurumlarından biri olan Yeniçeri Ocağını tüm yönleriyle ele almak amacıyla gerçekleştirildi. "Askeri tarih, modernleşme serüvenimizin başladığı tarihtir" BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak böylesine güçlü bir sosyal bilim geleneğine ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. İktisat felsefesi ve düşünce tarihi alanındaki birikimine dayanarak askeri tarihin sadece akademik bir çalışma alanı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme serüveninin başlangıç noktasını teşkil ettiğini vurguladı. Batı’daki Sanayi Devrimi sonrası yaşanan küresel dönüşümlerle Osmanlı’nın ilk olarak askeri sahada ve cephede karşılaştığını belirten Yılmaz, Yeniçeri Ocağının bu süreçte toplumsal dönüşüm sancılarının en yoğun hissedildiği kurumsal yapı haline geldiğini ifade etti. Konuşmasını, etkinliğe katkı sunan tüm akademisyenlere teşekkür ederek ve çalıştayın hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ederek noktaladı. "Yeniçeri ocağını okumak, bir devletin hikâyesini okumaktır" Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, konuşmasında Halil İnalcık’ın Osmanlı’yı anlamak için kurumlarını anlamak gerektiği yönündeki sözüne atıfta bulunarak, Yeniçeri Ocağını okumanın aslında devletin yükseliş ve son bulma hikâyesini okumak olduğunu dile getirdi. Askeri yapıların kendi görev alanlarına odaklanmalarının başarıyı, siyasi alanlara müdahil olmalarının ise olumsuz sonuçları beraberinde getirdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştayın günümüze de ışık tutacak önemli sonuçlar barındırdığına dikkat çekti. "Osmanlı askeri bürokrasisi, fütuhat ve ihtiyaçlarla şekillenmiştir" İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı askeri teşkilatlanmasının beylikten devlete geçiş sürecindeki tarihi gelişimini ve bu süreçteki terminolojik karmaşaları mercek altına aldı. Kuruluş devrine ait çağdaş kaynakların eksikliği nedeniyle Yeniçeri Ocağının kökenlerine dair tartışmaların sürdüğünü belirten Emecen, askeri yapının başlangıçta ganimet odaklı ve geçici bölükler şeklinde teşekkül ettiğini, ancak zamanla bir devlet bürokrasisine dönüştüğünü ifade etti. Özellikle Bafeus ve Pelekanon gibi erken dönem savaşlarındaki askeri düzen üzerinden piyade birliklerinin evrimini analiz ederek, düzenli bir maaşlı ordu sistemine geçişin ancak devletin mali gücünün artmasıyla ve 1. Murat dönemindeki geniş çaplı fütuhatla mümkün olabildiğini vurguladı. Kroniklerdeki bilgilerin sonraki dönemlerin bakış açısıyla yazılmış olabileceği konusunda akademik bir uyarıda bulunan Emecen, Yeniçeriliğin standart bir müessese haline gelişini merkezi hazineyle bağdaştırarak konuşmasını tamamladı. "Bursa’da bu konuyu ele almak, tarihi hafızamızın gereğidir" Çalıştay Organizasyon Komitesi adına konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın Osmanlı’nın devletleşme yolculuğundaki kritik önemine değinerek, çalıştayın bu kadim şehirde düzenlenmesinin bir tesadüf olmadığını vurguladı. Yeniçerilik kurumuna dair bilimsel sorumluluk ve tarihi hafıza gereği çok yönlü bir perspektif sunmayı hedeflediklerini belirten Abacı, iki gün süren oturumların bu alandaki yeni çalışmalara ve genç araştırmacılara ilham vermesini temenni ettiğini ifade etti. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü, Yeniçeri Ocağının ilgasının 200. yılı gibi anlamlı bir tarihi kesişmede düzenlenen ve 2 gün süren etkinlikte, akademisyenler ocağın kuruluşundan kaldırılışına kadar olan süreci derinlemesine inceledi.
Denizli Üreten Kadınlar Festivali coşkuyla başladı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:59 Denizli Üreten Kadınlar Festivali coşkuyla başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", kapılarını büyük bir coşkuyla açtı. 258 standın yer aldığı festivalin açılışında konuşan Başkan Vekili Ali Marım, "Kadının elinin değdiği her yer güzelleşir, bizler her zaman üreten kadınlarımızın yanındayız" dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, üreten kadınları desteklemek ve Anneler Günü heyecanını el emeği ürünlerle birleştirmek amacıyla düzenlediği "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali" başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, sanatçı Tuğba Ger, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festivalin açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, "Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın" projesi kapsamında zeybek eğitimi alan kadınların sahnelediği gösteriyle başladı. "Kadınlarımızın hayalleri kazanca dönüşüyor" Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, kadınların ekonomik hayatta daha aktif rol almalarının önemine dikkat çekti. Marım, "Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlarımızın hayallerini kazanca dönüştürme yolculuğuna şahitlik etmekten büyük onur duyuyoruz. Bugün burada kadın girişimcilerimiz, kendi emeklerini ve özgün tasarımlarını Denizlililerle buluşturuyor. Amacımız, hem kadınlarımızın aile ekonomisine katkı sağlamalarına destek olmak hem de Anneler Günü öncesinde hemşehrilerimize nitelikli bir alışveriş ortamı sunmaktır. Tüm kadınlarımızın eline, yüreğine sağlık" ifadelerine yer verdi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından, protokol üyeleri ve katılımcılar festival alanını ziyaret ederek kadın girişimcilerle sohbet etti. Tuğba Ger performansıyla büyüledi Açılış töreni sonrasında Türk Halk Müziği’nin güçlü sesi Tuğba Ger, sahne aldı. Birbirinden güzel eserleri Denizlililer için seslendiren sanatçı, dinleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Özellikle Denizli yöresine ait türküleri kendine has yorumuyla seslendiren Ger, salonu dolduran vatandaşları hem duygulandırdı hem de eğlendirdi. Bağlamasıyla sergilediği usta performansla büyük alkış alan Ger, Anadolu’nun dört bir yanından derlediği eserlerle Anneler Günü öncesinde gönüllerde taht kurdu. Konserin sonunda, Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, sanatçıya çiçek takdiminde bulunarak festivale kattığı değer için kendilerine teşekkürlerini iletti. Festival 10 Mayıs’a kadar sürecek Bugün itibarıyla kapılarını açan festivalde; takı, el sanatları, gıda, hazır giyim ve ev tekstili gibi 6 farklı kategoride yüzlerce ürün sergileniyor. Anneler Günü öncesinde özel bir buluşma noktası olacak festival programı şu şekilde; 9 Mayıs Cumartesi 13.00: Punch ile Anneler Günü Hediyesi (Workshop) 15.00: Elif Buse Aşan Konseri 10 Mayıs Pazar 13.00: Doğum Sonrası Kendine İyi Bakmak (Söyleşi) 14.30: Anne Çocuk Ebru Buluşması 17.00: Aydanur ile Anneler Günü Özel Konseri Çocuklar ve bilim meraklıları unutulmadı Üç gün boyunca saat 11.00 ile 21.00 arasında ziyarete açık olacak festival alanında, sihirbaz gösterileri, kukla tiyatrosu ve Denizli Bilim Merkezi tarafından düzenlenen eğitici atölyeler ile çocuklar da doyasıya eğlenecek.