KÜLTÜR SANAT
TÜRGEV standına 8. Etnospor Kültür Festivali’nde yoğun ilgi 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:17:31 Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İstanbul’daki 8. Etnospor Kültür Festivali’nde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. TÜRGEV, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde gerçekleştirdiği geleneksel sanat atölyeleri, kültürel etkinlikler ve GİF müzik konserleriyle binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Dört gün süren festival boyunca TÜRGEV standı, özellikle gençler ve uluslararası öğrencilerin katılımıyla festival alanının yoğun ilgi gören noktaları arasında yer aldı. 21-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında kurulan TÜRGEV standında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, uygulamalı geleneksel sanat atölyeleri gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. "Geleneksel sanat atölyeleri ilgi odağı oldu" Festival alanında düzenlenen etkinliklerde hat sanatı, geleneksel motif çalışmaları ve etnik resim atölyeleri öne çıktı. Katılımcılar Türk kültürüne ait geleneksel sanat dallarını uygulamalı çalışmalarla yakından tanıma fırsatı buldu. Festival boyunca gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar ve gençler geleneksel sanatlarla birebir etkileşim kurdu. TÜRGEV yurtlarında kalan uluslararası öğrenciler de festival programlarında aktif rol aldı. Kırgız ve Uygur kökenli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen geleneksel sanat çalışmaları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Etkinliklerde farklı coğrafyalara ait kültürel miras unsurları tanıtılırken ortak medeniyet kültürüne ilişkin örnekler paylaşıldı. GİF müzik konserleri festivale renk kattı GİF müzik konserleri festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Geleneksel ezgilerin modern yorumlarla buluştuğu performanslar renkli görüntüler oluşturdu. Festival süresince TÜRGEV standını Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da ziyaret etti. "Gençlerin kültürel üretimin içinde olması çok kıymetli" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede gençlerin kültürel mirasla bağ kurmasının önemine işaret etti. Yılmaz, "Etnospor Kültür Festivali gençlerin kendi kültürünü tanıması, geleneksel sanatlarla bağ kurması açısından çok kıymetli bir buluşma oldu. Standımızda dört gün boyunca yoğun bir ilgi vardı. Gençlerin atölyelerde üretimin içinde yer alması, farklı kültürlerden öğrencilerin kendi birikimlerini paylaşması bizim için son derece anlamlıydı" ifadelerini kullandı. Uluslararası öğrencilerin etkinliklerde aktif görev üstlenmesinin kültürel etkileşimi güçlendirdiğini belirten Yılmaz, "Kırgız ve Uygur öğrencilerimizin kendi kültürlerini ziyaretçilerle paylaşması çok kıymetliydi. Bu tür buluşmalar ortak kültürel hafızanın yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. TÜRGEV kültür ve sanat çalışmalarını sürdürüyor Festival boyunca özellikle çocuklar ve gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiği gözlemlenirken, TÜRGEV’in kültür, sanat ve gençlik odaklı çalışmalarını yıl boyunca sürdürmesinin planlandığı belirtildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:25 Mersin Şehir Tiyatrosu, Ordu ve Artvin’den tam not aldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, mayıs ayındaki turne programı kapsamında Ordu ve Artvin’de sahnelediği oyunlarla yüzlerce sanatseverle buluşarak, sanatın birleştirici gücüyle kentler arasında kültür köprüsü kurdu. Ordu ve Artvin’de sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ ve ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ oyunları izleyicilerden yoğun ilgi görürken sahne performansları büyük beğeni kazandı. 12-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ‘3. Ordu Şehir Tiyatroları Festivali’ kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi, Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Sahnesinde ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Ordulu sanatseverlerin karşısına çıktı. Festival izleyicilerinden tam not alan oyunun ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Şube Müdürü Ahmet Duran Borlu, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ve Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Artvin’de hem yetişkinler hem minikler sanatla buluştu Ordu’nun ardından Şehir Tiyatrosunun bir diğer durağı ise Artvin oldu. 12-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Haftası etkinlikleri kapsamında 19 Mayıs’ta Artvin Belediyesi ev sahipliğinde sahne alan tiyatro ekibi, hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik oyunlarıyla Artvinli vatandaşlarla buluştu. Kentte, ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ isimli çocuk oyunu ile minik izleyicilere keyifli anlar yaşatan ekip, akşam saatlerinde ise Ahmet Hamdi Tanpınar Sahnesinde sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Artvinli sanatseverlerle buluştu. Büyük ilgi gören oyunların ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ile Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Oyun sonunda sahnelenen performanslardan övgü ile söz eden Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, kurulan sanat köprüleri adına Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini iletti.
Edirne’de Engelliler Haftası kutlamalarında renkli görüntüler oluştu
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:19 Edirne’de Engelliler Haftası kutlamalarında renkli görüntüler oluştu Edirne’de Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen törenin ardından Saraçlar Caddesi’nde kortej eşliğinde yürüyüş yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Atatürk Heykeli önünde tören düzenlendi. Çelenk sunumuyla başlayan tören, bando eşliğinde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Daha sonra Edirne Gençlik ve Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Erol Adem Düzkes ve Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu birer konuşma yaptı. Engelliler Haftası’nın yalnızca bir anma haftası olmadığını belirten Düzkes, "Bizler, toplumun bakıma muhtaç veya acınacak kesimi değiliz. Bizler, hayatın her alanında var olan, üreten ve söz sahibi olan özneleriyiz. Bugün hem ulusal düzeyde hem de serhat şehrimiz Edirne’de hala aşamadığımız temel sorunlar vardır. Kaldırımlar, toplu taşıma ve kamusal alanlar hala tam anlamıyla kapsayıcı değil" ifadelerine yer verdi. Törende konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, engelliliğin yalnızca bireyin taşıdığı bir özellik değil, toplum olarak ortak sorumluluk gerektiren bir konu olduğunu söyledi. Tohumcu, "Bugün burada toplanmamızın asıl amacı, bu sorumluluğun bilinciyle hareket ederek farkındalık oluşturmak, empati kurmak ve hep birlikte daha kapsayıcı bir toplum inşa etme kararlılığımızı ortaya koymaktır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın engelli bireylerin toplum hayatına tam ve etkin katılmalarını sağlamak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için detaylı politikalar yürüttüğünü belirten Tohumcu, yerelde de bu politikaları hayata geçirmek adına büyük gayret içerisinde olduklarını ifade etti. Katılımcılar, buradaki törenin ardından Saraçlar Caddesi’nde oluşturdukları kortej ile farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdi.
Küçükçekmece’de 5. Kısadan Anlat Film Projesi Yarışması’nın finalistleri belli oldu
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:16 Küçükçekmece’de 5. Kısadan Anlat Film Projesi Yarışması’nın finalistleri belli oldu Küçükçekmece’de bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Kısadan Anlat Film Projesi Yarışması’nın finalistleri belli oldu. Küçükçekmece Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen yarışmada 12 proje finalist oldu. Küçükçekmece Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen "5’inci Kısadan Anlat Film Projesi Yarışması"nın finalistleri açıklandı. Türkiye’nin dört bir yanından toplam 127 proje başvurusu alan yarışmada, jüri değerlendirmesi sonucunda 12 proje finale kalmaya hak kazandı. Finalist projeler, özel lansmanda yönetmen ve yapımcı ekipleriyle birlikte kamuoyuyla paylaşıldı. Bu yıl yarışmanın jüri başkanlığını ise Zeynep Günay üstlendi. "Masumiyet Müzesi" dizisi başta olmak üzere birçok önemli dizi ve projeye imza atan Günay’a, ödüllü filmlerin yapımcısı Dilde Mahalli eşlik edecek. Küçükçekmece Belediyesi Soğuksu Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gürbey, Film Yapımcısı Dilde Mahalli ile çok sayıda davetli katıldı. "Bizim için sanat bir kentin nefesidir, hafızasıdır" Programda konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışması’nın 5’inci yılında olduklarının gururu içerisinde olduğunu ifade ederek, "Küçükçekmece’nin sanatla büyümesini arzu ettiğimiz vizyonunu bir kez daha vurgulamak, film üretmek isteyen sinema gönüllülerine alan açmak ve yol arkadaşlığı yapmak açısından bu toplantıyı çok önemsediğimi bilmenizi istiyorum. Biz Küçükçekmece’de sanatı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir etkinlik, birkaç salona sığdırılmış bir uğraş olarak görmüyoruz. Bizim için sanat bir kentin nefesidir, hafızasıdır. Küçükçekmece’de göreve geldiğimde bir hayalim vardı. Bu ilçenin sanatla, sporla, edebiyatla, kültürle anılmasını istiyordum. Çünkü bugün şehirleri birbirinden ayıran şey yalnızca yüksek binalar, geniş yollar ya da büyük projeler değildir. Bir kentin gerçek kimliğini, sokaklarında dolaşan sanat, duvarlarında biriken hikayeler ve insanların hayal gücü belirler. Ve o daha önemlisi o yeteneklere fırsat vermek, imkan tanımak belirler. İşte bu anlayışla 2023 yılında İstanbul’da belediye bünyesinde bir ilki başarmanın gururuyla, aktif olarak çalışan ilk Film Ofisi’ni kurduk. Sinemacıların ve film meraklıların nefes alabildiği, üretebildiği, cesaret bulabildiği bir alan olarak burayı hayal ettik. Bugün geldiğimiz noktada bu hayalin karşılığını bulduğunu görüyorum ve inanın çok mutluyum. Film Ofisi bünyesinde, eğitimler, atölyeler, sektörün önde gelenleriyle söyleşiler, sektörel buluşmalarla sinemacıların gelişim süreçlerine katkı sunmayı sürdürürken, bugün de 5. Kısadan Anlat Film Yarışması’nın lansmanını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da bu projenin kazananına 100 bin TL ödül ve prodüksiyon desteği sunacağımızı belirtmek istiyorum" dedi. " Önümüzdeki yıl uzun metrajlı projelerin müjdesini vermek istiyorum" Kısa film yolculuğunu uzun metrajlı film projesine dönüştüreceğinin müjdesini veren Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, "Bu hedeflerle adımlarımızı büyüterek; kısa filmlerle başladığımız bu destek yolculuğunu, önümüzdeki yıl uzun metrajlı projelere de taşıyacağımızın müjdesini vermek istiyorum. İstiyorum ki, Küçükçekmece yönetmenlerin, yapımcıların ve sektörün aklına gelen bir film platosu olsun. Sokaklarıyla, gölüyle, tarihiyle, insan hikâyeleriyle sinemacıların ilham aldığı bir çekim merkezi olsun. Bu doğrultuda, bugün olduğu gibi yarın da üretmek isteyen, anlatmak isteyen, kamera arkasında kendi hikâyesini kurmak isteyen herkesin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. 5. Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışması’nda finale kalan 12 finalist ise şöyle: "Abbas" - Yönetmen: Can Kahraman / Yapımcı: Utku Çırak "Bir Belgeselin Dilemması" - Yönetmen/Yapımcı: Muhammed Hubeyb Üzüm "Bir Ruhsal Otopsi Denemesi" - Yönetmen: Abdullah Korkut / Yapımcı: Hüseyin Enes Balcı "Çatlak" - Yönetmen/Yapımcı: Berrin Öz "Karşı Kaldırımdaki Adam" - Yönetmen/Yapımcı: Kemal Akçay "Kuşun Kanadında" - Yönetmen: Belkıs Bayrak / Yapımcı: Merve Sena Kılıç "Kül Başıma" - Yönetmen: Çamran Azizoğlu / Yapımcı: Rabia Özmen "Made in China" - Yönetmen/Yapımcı: Baturay Tunçat "Sahibinden Satılık" - Yönetmen: Eren Yiğit Ekici / Yapımcı: Gizem Alpay "Tam Burslu" - Yönetmen/Yapımcı: Biriz Aydinç Öztüzemen "Tanık" - Yönetmen: Savaş Hamarat / Yapımcı: Süleyman Civliz "Tavukkarası" - Yönetmen: Muhammet Emin Altunkaynak / Yapımcı: M. Kerem Kurtuluş
Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11 Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Efeler’de 3 gün sürecek kahve ve müzik şöleni başlıyor
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:04 Efeler’de 3 gün sürecek kahve ve müzik şöleni başlıyor Efeler Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Aydın Kahve Festivali, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde Pınarbaşı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilecek. Aydın’ın sosyal ve kültürel hayatına katkı sunan Efeler Belediyesi, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Aydın Kahve Festivali ile vatandaşları yeniden buluşturmaya hazırlanıyor. 15-16-17 Mayıs tarihlerinde Pınarbaşı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilecek festivalde, kahve tutkunları başta olmak üzere her yaştan vatandaş için birbirinden renkli etkinlikler düzenlenecek. Efeler Belediyesi öncülüğünde düzenlenen ve girişlerin ücretsiz olacağı festival kapsamında vatandaşlar, voleybol turnuvaları, dans gösterileri, halat çekme yarışları ve çuval yarışları gibi etkinliklerle festival coşkusunu yaşayacak. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri olan Color Party ise 16 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Festivalde gündüz saatlerinde spor ve eğlence etkinlikleri düzenlenirken, akşam saatlerinde ise konserler ve DJ performansları sahne alacak. Her gün saat 18.00’de başlayacak sahne programlarında sevilen sanatçılar ve müzik grupları vatandaşlarla buluşacak. Festivalin ilk günü olan 15 Mayıs Cuma günü DJ Umur Kaya sahne alırken, ardından Bark47 ve Birinci Kat konser verecek. 16 Mayıs Cumartesi günü DJ Arda Özdemir, Arda Onat ve Elif Can sahneye çıkacak. Festivalin final günü olan 17 Mayıs Pazar’da ise DJ Nerhan, Filtresiz ve Elif Buse performanslarıyla festival sona erecek. Vatandaşların yoğun ilgi göstermesi beklenen festivalde tüm etkinlik alanlarına giriş ücretsiz olacak. Konserlere katılmak isteyen vatandaşların ise bilet işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirebileceği öğrenildi.
Talas’ta Uluslararası Türkoloji Zirvesi
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:36 Talas’ta Uluslararası Türkoloji Zirvesi Talas Belediyesi, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını geleceğe taşımaya yönelik önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın himayeleri ve katılımıyla gerçekleştirilecek "Uluslararası Türkoloji Zirvesi", 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Talas’ta düzenlenecek. Türk dili, kültürü, ortak alfabe çalışmaları ve kültürel gelecek vizyonunun ele alınacağı zirve, Türkiye başta olmak üzere Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’dan diplomatları, akademisyenleri, yazarları, kültür insanlarını ve Türk dünyası temsilcilerini bir araya getirecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın himayeleri ve katılımıyla gerçekleştirilecek zirve, Türk dünyasının ortak gelecek vizyonuna ışık tutacak önemli organizasyonlardan biri olarak dikkat çekiyor. Türk devletleri arasındaki kültürel, akademik ve gönül bağlarının güçlendirilmesine katkı sunacak zirvenin, uluslararası düzeyde geniş katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Geçen yıl şair ve yazarlar, bu yıl diplomatlar Talas’ta Talas Belediyesi tarafından geçen yıl gerçekleştirilen Türk Dünyası Şair ve Yazarlar Buluşmasıyla kültürel birlikteliğe güçlü katkılar sunulurken, şimdi de uluslararası ölçekte düzenlenecek Türkoloji Zirvesi ile Talas, Türk dünyasının ortak hafızasının konuşulduğu merkezlerden biri haline gelecek. Zirve kapsamında Türkçe Sokağı gezisi, Ortak Alfabe Anıtı’nın açılışı ve "Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek" konulu panel gerçekleştirilecek. Programlarda Türk devletleri arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesi, ortak alfabe süreci ve gelecek vizyonu ele alınacak. Türk dünyası müzik ve halk dansları gösterisi Zirvenin kültürel ayağında ise Talas Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu sahne alacak. 20 Mayıs Çarşamba saat 20.00’de Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek programda Türk dünyasının farklı coğrafyalarına ait ezgiler ve halk dansları vatandaşlarla buluşacak. Gösteride Türk kültürünün ortak değerleri, müzik ve folklor aracılığıyla sahneye taşınacak. "Kardeşliğin buluşma noktası Talas" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Türk dünyasının gönül coğrafyasını Talas’ta buluşturmanın büyük anlam taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Türk dünyası aynı tarihin, aynı kültürün, aynı gönül ikliminin parçalarıdır. Talas Belediyesi olarak yıllardır düzenlediğimiz Türk Dünyası Yazar ve Şair Buluşmalarıyla bu kültürel bağı canlı tutmaya gayret ediyoruz. Şimdi ise Uluslararası Türkoloji Zirvesiyle bu birlikteliği daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Özellikle ortak alfabe çalışmaları, ortak kültürel hafızanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından son derece kıymetlidir. Talas artık sadece bir ilçe değil kültürün, medeniyetin ve Türk dünyası kardeşliğinin buluşma noktalarından biri haline gelmiştir." Başkan Yalçın ayrıca zirvenin, 1926 Bakü Türkoloji Zirvesi’nin 100. yılı dolayısıyla ayrı bir anlam taşıdığına dikkat çekerek, "Bir asır önce yakılan fikir meşalesinin bugün Talas’ta yeniden konuşulması, Türk dünyasının ortak geleceği adına son derece değerlidir" ifadelerini kullandı.
Evlilik teklifi için hazırlattığı dev çiçeği kurtarıcı ile taşıdı
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:56 Evlilik teklifi için hazırlattığı dev çiçeği kurtarıcı ile taşıdı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, bir gencin sevdiği kıza yaptığı sürpriz evlilik teklifi görenleri hayrete düşürdü. Hazırlattığı dev boyutlardaki çiçeği bir oto kurtarıcının üzerine yükleyerek kız arkadaşının yanına giden genç, "Evet" cevabını ilginç bir organizasyonla aldı. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, eşine az rastlanır cinsten bir evlilik teklifine sahne oldu. Sıradan tekliflerden sıkılan ve hafızalarda iz bırakmak isteyen bir genç, arkadaşının desteğiyle akıllara durgunluk veren bir plana imza attı. Hazırlanan devasa çiçek, boyutu nedeniyle binek araçlara sığmayınca devreye bir oto kurtarıcı (çekici) girdi. Kurtarıcının üzerine özenle yerleştirilen dev çiçek, ilçe sokaklarından geçerek genç kızın bulunduğu noktaya getirildi. Vatandaşların meraklı bakışları arasında gerçekleşen o anlarda, kurtarıcının üzerindeki dev çiçeği gören gelin adayı hayretini gizleyemedi. Organizasyonun mimarlarından olan kurtarıcı sahibi Eslem Karabıyık, arkadaşının bu özel gününün sıradışı olmasını istediklerini belirtti. Karabıyık, yaptığı açıklamada, "Arkadaşım evlenme teklifinin çok ilginç ve unutulmaz olmasını istiyordu. Biz de ne yapabiliriz diye düşündük ve böyle dev bir çiçek hediyesinin çok farklı olabileceğine karar verdik. Çiçeği kurtarıcı aracımızla taşıdık. Ortaya hem renkli hem de ilginç görüntüler çıktı. Arkadaşımıza mutluluklar diliyoruz" ifadelerini kullandı. Çevredeki vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği teklif, genç kızın "Evet" cevabını vermesiyle mutlu sonla noktalandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede büyük ilgi topladı.
Hayalden Gerçeğe Fikir Yarışması" finali gerçekleştirildi
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:54 Hayalden Gerçeğe Fikir Yarışması" finali gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Hayalden Gerçeğe Fikir Yarışması"nın final ve ödül töreni Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Programa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Emre Çömlekçi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sağlık, biyoteknoloji, inovasyon, çevre ve sürdürülebilirlik gibi birçok alanda geliştirilen yenilikçi fikirlerin değerlendirildiği yarışmada genç girişimciler projelerini jüri karşısında sunma fırsatı buldu. Final programında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edilirken, yarışmada ilk 5’e giren projelere girişimcilik ve kuluçka desteği sağlanacağı belirtildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük Anadolu Üniversitesi’nin öğrenci odaklı yapısına vurgu yaparak gençlerin üretmeye, düşünmeye ve cesaretle hayallerinin peşinden gitmeye devam etmeleri gerektiğini söyledi. Büyük, hayal kurmanın önemli olduğunu belirterek genç girişimcileri projelerinden dolayı tebrik etti. Programın açılışında konuşan Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Emre Çömlekçi ise gençlerin hayallerini ve hedeflerini doğru anlamanın önemine dikkat çekerek yarışmanın temel amacının öğrencilerin fikirlerini hayata geçirebilmelerine katkı sunmak olduğunu ifade etti. Çömlekçi ayrıca yarışmaya destek veren kurum ve sponsorlara teşekkür etti. Yarışmada Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencileri Tunar Guluyev ve Royal Hasanov, "İHA ve Afet ve Acil Durumlar İçin Merkeziyetsiz Uçan Haberleşme Altyapısı" projesiyle birincilik ödülünü kazandı. Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Büşra Ünal "Akıllı Sofra" projesiyle ikinci olurken, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri Yusuf Ensar Çelik ve Burak Haseki "Seyton Yapay Zekâ Destekli Satış Simülasyonu" projesiyle üçüncü oldu. Program, dereceye giren projelerin yer aldığı sergi alanının gezilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:35 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.
Mersin Şehir Tiyatrosu, ‘Misafir’ oyun ile Silifkeli sanatseverlerle buluştu
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:34 Mersin Şehir Tiyatrosu, ‘Misafir’ oyun ile Silifkeli sanatseverlerle buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Bilgesu Erenus’un kaleme aldığı ‘Misafir’ adlı oyunu Silifke’de tiyatroseverlerle buluşturdu. Doğan Cüceloğlu Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyun, Anadolu’dan Almanya’ya işçi göçüyle başlayan yaşam mücadelesini trajikomik bir dille sahneye taşıdı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde sahnelenen oyunda; göç, aidiyet ve kuşaklar boyunca süren kimlik arayışı ele alındı. Güçlü oyunculuk performanslarıyla dikkat çeken oyun, izleyicilerden tam not aldı. Oyunu izleyenler arasında yer alan Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner de gösteri sonunda oyuncuları tebrik etti. Oyunda ‘Musa Tezer’ karakterini canlandıran Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Ömer Faruk Ustaoğlu, oyunun 1960’lı yıllarda Almanya’ya çalışmak için göç eden insanların yaşadığı zorlukları anlattığını belirterek, "Bu oyun, Anadolu’dan Almanya’ya göç eden Musa Tezer’in hikayesi üzerinden Türk toplumunun yıllardır yaşadığı göç meselesini anlatıyor" dedi. Seyircinin oyuna yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, izleyicilerin hem duygusal hem de komik sahnelerde oyuna ortak olduğunu söyledi. Oyunu izleyen gençler de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üniversite öğrencisi Özcan Şenol, oyunun hem düşündürücü hem de keyifli olduğunu ifade ederken, İpeknur Okta ise oyunun duygusal ve komedi yönünün güçlü olduğunu söyledi. Hasan Özcan da kültür sanat etkinliklerinin ilçelerde düzenlenmesinin önemli olduğunu kaydetti.