KÜLTÜR SANAT - 14 Mayıs 2026 Perşembe 10:35

Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor

A
A
A
Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor

Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.


Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor.



4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor


Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor.


Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu.



4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor


Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı.



Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla


Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi.



Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim


"Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu.



Herkese açık ücretsiz koku deneyimi


Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu.


Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.



Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İçişleri Bakanı Çiftçi’ye klasik arabalarla karşılama konvoyu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’da yoğun bir çalışma programı gerçekleştirecek. Sabah saatlerinde hava yolu ile Erzurum’a gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi hava limanında kalabalık bir topluluk karşıladı ve sevgi gösterisinde bulundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum programı, Aşkale ilçesinde başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada yürütülen düzensiz göçle mücadele çalışmaları, idari gözetim süreçleri ve merkezin genel durumu hakkında yetkililerden detaylı bilgi alacak. Aşkale’deki incelemelerin ardından kent merkezine geçecek olan Bakan Çiftçi, daha önce görev yaptığı Erzurum Valiliği’ni ziyaret ederek şehirdeki genel asayiş ve kamu yatırımlarına ilişkin brifing alacak. Bakan Çiftçi’nin bir sonraki durağı saat Erzurum Büyükşehir Belediyesi olacak. Belediye projeleri ve yerel hizmetlerin değerlendirileceği bu ziyaretin ardından, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’na geçerek teşkilat üyeleriyle bir araya gelecek. Program kapsamında sahaya inecek olan Bakan Çiftçi, Kongre Caddesi Demirciler Çarşısı’nda yer alan tarihi Fetih Camii restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyecek. Valilik yaptığı dönemde başlatılmasına öncülük yaptığı çalışmalarda hakkında; detaylı rapor alacak olan Bakan Çiftçi, ardından Erzurumspor FK kulüp tesislerini ziyaret ederek yönetim ve futbolcularla bir araya gelecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum’daki yoğun programı, akşam saat Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen İhtisas Akademi Programı ile son bulacak. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirilecek programda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelecek olan Bakan Çiftçi’nin, gündeme dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.
Kayseri Şehirlerarası otobüs terminalinde ’fiyat’ denetimi Kayseri’de Kurban Bayramı öncesinde şehirlerarası otobüs terminalinde "fiyat" denetimi yapıldı. Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, terminaldeki firmaları tek tek inceleyerek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu tavan ve taban ücretlerinin üzerinde biletleme yapılıp yapılmadığını kontrol etti. Denetim hakkında bilgiler veren Ticaret İl Müdürü Gazi Dinçaslan, "Ticaret Bakanlığımızca haksız fiyat artışı ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında etiketlerdeki yanıltıcı, aldatıcı indirimlerden dolayı tüketici mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla yılbaşından beri yoğun bir şekilde denetim yapıyoruz. Özellikle Ramazan Bayramı öncesinde denetimlerimizi çok yoğunlaştırdık. Kurban Bayramı öncesinde de özellikle toptancı halinde ve otogarlarımızda denetimlerimizi sürdürüyoruz. Çünkü artan taleple birlikte yani bu otobüs biletlerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu tavan ve taban ücretlerinin üzerinde biletleme yapılıp yapılmadığını kontrol ederek, tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek istiyoruz. Bu konuda bakanlığımız kararlı bir şekilde devam edecek" ifadelerini kullandı. Denetimlerin devam edeceğini dile getiren Dinçaslan, "Bundan sonraki süreçte de özellikle marketlerde, kafelerde, fırınlarda etiket denetimlerimiz özellikle yoğun bir şekilde devam ediyor. Çünkü en çok tüketici mağduriyetlerinin yaşandığı alan o kısımlar. O konularda da denetimlerimizi yıl boyu devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu.
Bursa Geleneksel tomurcuk şenliğinde öğrenciler doyasıya eğlendi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Tomurcuk Şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Çok sayıda etkinlik, yarışma ve eğlence programının yapıldığı organizasyonun keyfini en çok da öğrenciler çıkardı. BUÜ Ziraat Fakültesi Dekanlığı tarafından her yıl düzenlenen geleneksel Tomurcuk Şenliği’nin 13.’sü Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası ve Peyzaj Mimarlığı Odası’nın desteğiyle Ziraat Fakültesi öğrenci toplulukları ve mesleki odalarının genç temsilcileri tarafından ‘Tarımın Geleceğine Farkındalık’ temasının işlenerek gerçekleşti. Ziraat Fakültesi kampüs alanında yapılan etkinliğe BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş, Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi Başkanı Zehra Çakır, akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Eğlence ve kariyer olanağı bir arada Şenlik boyunca CV mülakatı, iş yaşamına giriş, ideal hayvan sağlığı, proje yazma ve tarımsal işletmelerde finansal yönetim eğitim konularının işlendiği oturumlar düzenlendi. Programda, özel sektör temsilcileri tarafından firma tanıtımları, staj ve iş imkanları hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Uzman konukların katıldığı seminerlerin de gerçekleştirildiği şenlikte, öğrenciler de özel sektör temsilcileri ile yüz yüze görüşme fırsatı buldu. Organizasyonda stant açan firma ve öğrenci topluluklarını ziyaret eden BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, yürütülen çalışmalara dair bilgi aldı. Şenliğin düzenlenmesinde ve geleneksel hale getirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür eden Rektör Yılmaz, gençlerin bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Sosyal etkileşim, bilgi ve beceri kazanımı ile fikir üretme ve düşünme atölyelerinin de yer aldığı etkinlik, konser ve yarışma ve ödül törenlerinin ardından sona erdi.
Muğla MSKÜ’lü genç yazarın kaleminden duygu dolu ilk eser Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Kozmetik Teknolojisi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan 19 yaşındaki Saliha Nur Ceyhan, yaşanmışlıklarını ve hislerini kaleme aldığı şiir kitabıyla edebiyat dünyasına "merhaba" dedi. Yazma sürecine bir kitap hedefiyle değil, duygularını dışa vurma ihtiyacıyla başladığını belirten Ceyhan, kısa sürede bu tutkusunu somut bir esere dönüştürdü. Kitabın hazırlık sürecini anlatan Saliha Nur Ceyhan, duyguların geçiciliğine ve bu süreçteki öğrenme yolculuğuna dikkat çekerek, "Bu kitabı yazarken zihnimde bir kitap fikri yoktu. Sadece o an ne hissediyorsam onu kağıda döktüm. Mutluluk, mutsuzluk, acı, bunların hepsi gelip geçici. Ben bu duygularla zaman geçirmeyi ve onlardan beslenmeyi öğrendim. Sadece kendi yaşadıklarımı değil, çevremdeki insanların hikayelerini de kendim yaşamış gibi hissettim ve kağıda döktüm. İyi ki de bu yola girmişim, çok mutluyum" dedi. Ceyhan, ilk eserinde yaşadıklarından ve duygularından esinlendiğini ifade ederek, "Bu kitap, aşk acısı ve bu acının içinde kayboluş süreci, acıyla baş etme ve duyguları kontrol altına almayı öğrenme evresi, yeniden ancak bu kez daha bilinçli ve kendini bilerek aşık olma evresi olmak üzere üç bölümden oluşuyor" dedi. Kitabın son bölümündeki "kabulleniş" temasının bu yıl şekillendiğini belirten genç şair, "Üçüncü bölümdeki şiirlerin hepsini bu yıl yazdım. Hayatıma giren bir insan sayesinde hissettiğim duygular, daha bilinçli bir aşık olma evresini beraberinde getirdi. O hisler bu bölümü tamamlamamı sağladı" diyerek kitabın duygusal derinliğine vurgu yaptı. İlk kitabı olduğu için heyecanlı ve "acemi" hissettiğini dile getiren Ceyhan, yazma serüvenine devam etmek istediğini belirtti.