KÜLTÜR SANAT
Halk Oyunlarında Erzurum Gençlik Spor ve EKTUD şampiyon 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:34:53 Erzurum GSİM’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 2026 yılı faaliyet programında yer alan Halk Oyunları Bölge Birinciliği finalleri sona erdi. Erzurum Gençlik Spor Kulübü ve EKTUD Dadaşlar diyarına şampiyonluk sevinci yaşattı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) 2026 Faaliyet Programında yer alan ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu İl Temsilciliği tarafından organize edilen Halk Oyunları Bölge Finalleri, Erzurum Spor Salonu’nda yapıldı. Nefes kesen yarışlara neden olan küçükler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılan yarışlarda ekipler düzenlemeli ve düzenlemesiz dalda şampiyonluk kürsüsüne çıkmak için mücadele ettiler. Nefes Kesen Kulüpler arası Bölge Şampiyonası finallerine Erzurum’un yanı sıra Ardahan, Kars, Erzincan ve Iğdır illerinden ekipler katıldı. Minikler düzenlemeli dalda 1. Kars Gençlik Spor Merkezi oldu. Yıldızlar düzenlemesiz dalda ise Kars Doğu Rüzgarı Spor Kulübü şampiyon oldu. Erzincan ikinci, Erzurum Gençlik Spor Kulübü üçüncü oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü Zirvede Gençler düzenlemesiz dalda Bar Eğitimcisi Oktay Toktaş yönetimindeki Erzurum Gençlik Spor Kulübü şampiyon olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı elde etti. Zülal Bayraktar yönetimindeki kız ekibi ise minikler düzenlemesiz dalda üçüncü olarak bronz kupanın sahibi oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü halk oyunları bölge finallerinde iki kupa sevinci yaşadı. Ektud’dan Çifte Şampiyonluk Halk oyunları bölge finallerinde Erzurum’u temsil eden Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) Spor Kulübü bar ekipleri ise Dadaşlar diyarına çifte şampiyonluk sevinci yaşattı. Aynı zamanda EKTUD Başkanı olan bar eğitimcisi Gökhan Kılınboz yönetiminde piste çıkan EKTUD yıldızlar ve büyükler kategorisinde düzenlemesiz dalda çifte şampiyonluk kazandı. Yıldızlar düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Spor Kulübü (EKTUD) birincilik kürsüsüne çıkarken, Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci sırada yer aldı. Büyükler düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) şampiyon oldu. Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci oldu. Büyükler Karma dalda Ardahan Gençlik Spor Kulübü bölge birincisi oldu. Büyükler Düzenlemeli dalda ise şampiyonluk kupası Erzincan Gençlik Spor Kulübü’ne gitti. Dereceye giren takımların kupalarını Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Necati Yılmaz, MHK Yönetim Kurulu üyeleri Mevlüde Gül Erdem, Necip Çiçek, Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu ile diğer davetliler verdi. Çakmur Ve Dönmez’den Erzurum Ekiplerine Kutlama Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile aynı zamanda Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, hem Gençlik Spor Kulübünü hem de EKTUD’u başarılarından ötürü tebrik etti. Antrenörler Oktay Toktaş ile Zülal Bayraktar ile öğrencilerini tebrik etti. Çakmur ve Dönmez, Erzurum kültürüne hizmet veren ve takımlarını zirveye taşıyan Gökhan Kılınboz’u da kutladılar. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Kültürümüzü yaşatan ve başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Erzurum Gençlik Spor Kulübümüz ile EKTUD’a Türkiye finallerinde başarılar diliyorum" dedi. Bu arada yarışmalarda halk oyunları ekiplerini yalnız bırakmayan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Yaser Taşkesenlioğlu ve Ufuk Purutçu ile Halk Oyunları Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu da ekiplerin başarısına ortak olarak büyük sevinç yaşadılar.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:17 TÜRGEV standına 8. Etnospor Kültür Festivali’nde yoğun ilgi Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İstanbul’daki 8. Etnospor Kültür Festivali’nde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. TÜRGEV, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde gerçekleştirdiği geleneksel sanat atölyeleri, kültürel etkinlikler ve GİF müzik konserleriyle binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Dört gün süren festival boyunca TÜRGEV standı, özellikle gençler ve uluslararası öğrencilerin katılımıyla festival alanının yoğun ilgi gören noktaları arasında yer aldı. 21-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında kurulan TÜRGEV standında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, uygulamalı geleneksel sanat atölyeleri gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. "Geleneksel sanat atölyeleri ilgi odağı oldu" Festival alanında düzenlenen etkinliklerde hat sanatı, geleneksel motif çalışmaları ve etnik resim atölyeleri öne çıktı. Katılımcılar Türk kültürüne ait geleneksel sanat dallarını uygulamalı çalışmalarla yakından tanıma fırsatı buldu. Festival boyunca gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar ve gençler geleneksel sanatlarla birebir etkileşim kurdu. TÜRGEV yurtlarında kalan uluslararası öğrenciler de festival programlarında aktif rol aldı. Kırgız ve Uygur kökenli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen geleneksel sanat çalışmaları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Etkinliklerde farklı coğrafyalara ait kültürel miras unsurları tanıtılırken ortak medeniyet kültürüne ilişkin örnekler paylaşıldı. GİF müzik konserleri festivale renk kattı GİF müzik konserleri festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Geleneksel ezgilerin modern yorumlarla buluştuğu performanslar renkli görüntüler oluşturdu. Festival süresince TÜRGEV standını Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da ziyaret etti. "Gençlerin kültürel üretimin içinde olması çok kıymetli" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede gençlerin kültürel mirasla bağ kurmasının önemine işaret etti. Yılmaz, "Etnospor Kültür Festivali gençlerin kendi kültürünü tanıması, geleneksel sanatlarla bağ kurması açısından çok kıymetli bir buluşma oldu. Standımızda dört gün boyunca yoğun bir ilgi vardı. Gençlerin atölyelerde üretimin içinde yer alması, farklı kültürlerden öğrencilerin kendi birikimlerini paylaşması bizim için son derece anlamlıydı" ifadelerini kullandı. Uluslararası öğrencilerin etkinliklerde aktif görev üstlenmesinin kültürel etkileşimi güçlendirdiğini belirten Yılmaz, "Kırgız ve Uygur öğrencilerimizin kendi kültürlerini ziyaretçilerle paylaşması çok kıymetliydi. Bu tür buluşmalar ortak kültürel hafızanın yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. TÜRGEV kültür ve sanat çalışmalarını sürdürüyor Festival boyunca özellikle çocuklar ve gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiği gözlemlenirken, TÜRGEV’in kültür, sanat ve gençlik odaklı çalışmalarını yıl boyunca sürdürmesinin planlandığı belirtildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:25 Mersin Şehir Tiyatrosu, Ordu ve Artvin’den tam not aldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, mayıs ayındaki turne programı kapsamında Ordu ve Artvin’de sahnelediği oyunlarla yüzlerce sanatseverle buluşarak, sanatın birleştirici gücüyle kentler arasında kültür köprüsü kurdu. Ordu ve Artvin’de sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ ve ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ oyunları izleyicilerden yoğun ilgi görürken sahne performansları büyük beğeni kazandı. 12-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ‘3. Ordu Şehir Tiyatroları Festivali’ kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi, Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Sahnesinde ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Ordulu sanatseverlerin karşısına çıktı. Festival izleyicilerinden tam not alan oyunun ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Şube Müdürü Ahmet Duran Borlu, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ve Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Artvin’de hem yetişkinler hem minikler sanatla buluştu Ordu’nun ardından Şehir Tiyatrosunun bir diğer durağı ise Artvin oldu. 12-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Haftası etkinlikleri kapsamında 19 Mayıs’ta Artvin Belediyesi ev sahipliğinde sahne alan tiyatro ekibi, hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik oyunlarıyla Artvinli vatandaşlarla buluştu. Kentte, ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ isimli çocuk oyunu ile minik izleyicilere keyifli anlar yaşatan ekip, akşam saatlerinde ise Ahmet Hamdi Tanpınar Sahnesinde sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Artvinli sanatseverlerle buluştu. Büyük ilgi gören oyunların ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ile Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Oyun sonunda sahnelenen performanslardan övgü ile söz eden Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, kurulan sanat köprüleri adına Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini iletti.
Mersin Şehir Tiyatrosu, ‘Misafir’ oyun ile Silifkeli sanatseverlerle buluştu
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:34 Mersin Şehir Tiyatrosu, ‘Misafir’ oyun ile Silifkeli sanatseverlerle buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Bilgesu Erenus’un kaleme aldığı ‘Misafir’ adlı oyunu Silifke’de tiyatroseverlerle buluşturdu. Doğan Cüceloğlu Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyun, Anadolu’dan Almanya’ya işçi göçüyle başlayan yaşam mücadelesini trajikomik bir dille sahneye taşıdı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde sahnelenen oyunda; göç, aidiyet ve kuşaklar boyunca süren kimlik arayışı ele alındı. Güçlü oyunculuk performanslarıyla dikkat çeken oyun, izleyicilerden tam not aldı. Oyunu izleyenler arasında yer alan Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner de gösteri sonunda oyuncuları tebrik etti. Oyunda ‘Musa Tezer’ karakterini canlandıran Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Ömer Faruk Ustaoğlu, oyunun 1960’lı yıllarda Almanya’ya çalışmak için göç eden insanların yaşadığı zorlukları anlattığını belirterek, "Bu oyun, Anadolu’dan Almanya’ya göç eden Musa Tezer’in hikayesi üzerinden Türk toplumunun yıllardır yaşadığı göç meselesini anlatıyor" dedi. Seyircinin oyuna yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, izleyicilerin hem duygusal hem de komik sahnelerde oyuna ortak olduğunu söyledi. Oyunu izleyen gençler de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üniversite öğrencisi Özcan Şenol, oyunun hem düşündürücü hem de keyifli olduğunu ifade ederken, İpeknur Okta ise oyunun duygusal ve komedi yönünün güçlü olduğunu söyledi. Hasan Özcan da kültür sanat etkinliklerinin ilçelerde düzenlenmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Tarihe tanıklık eden Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunda incelemelerde bulunuldu
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:14 Tarihe tanıklık eden Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunda incelemelerde bulunuldu Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde tarihe tanıklık eden Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunda incelemelerde bulunuldu. Eceabat ilçesinde bulunan Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunda Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün, beraberindeki İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Yunus Emre Yılmaz, İlçe Emniyet Amir V. Mümin Öksüz, Akbaş Sahil Güvenlik Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Semih Uçar, Yazı İşleri Müdürü Pelin Aksoy ve Dr. Öğr. Gör. İsmail Sabah eşliğinde incelemelerde bulunuldu. Tarihe tanıklık eden o yol Günümüzde Eceabat ilçesinde Mustafa Kemal Yürüyüş Yolu olarak adlandırılan bölge kara çıkarmalarının başladığı 25 Nisan 1915 günü dönemin 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in 57. Alay ile muharebe sahasına intikal ettiği rotadır. Bu tarihi güzergah Çanakkale Muharebelerinin dönüm noktalarından birine tanıklık etti. Atatürk insiyatif alarak 57. Alay ile harekete geçti ve Conkbayırı gibi hakim bir yükseltinin kaybedilmesini önledi. Mustafa Kemal, bu rotanın sonunda askerlerine ’Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum’ emrini verdi. 57. Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey, 19. Tümen Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal ile gerçekleşen intikali anlatırken "Umumi bir sevinçle Bigalı Deresini takiben yürüyüşe geçtik" diyerek 57. Alay askerlerin moral ve motivasyonunun da yüksek olduğunu belirtir. Hüseyin Avni Bey’in başka bir ifadesinde ise "Düşmanı pak vatanımızdan bir an evvel tard etmek azm-i katisiyle mola vermeksizin Kocaçimen tepesine ulaşılmıştır" der. Ancak asker yorulduğu ve yürüyüş kolunun derinliği uzadığı için Mustafa Kemal tarafından burada 57. Alaya 10 dakikalık bir istirahat verildi. Ancak Mustafa Kemal güzergahı askerlere söyleyerek kısa mola ardından onu takip etmelerini istedi. Abdal Geçidi üzerinden Conkbayırı’na varan Atatürk 27. Alaya bağlı bir grup askerin çekilmekte olduğunu görür ve tarihi diyalog da bu esnada yaşanır. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal "Nereye gidiyorsunuz?" der. Askerler ise "Efendim düşman" cebanını verir. Mustafa Kemal askerlere cevaben "Düşmandan kaçılmaz" der. Askerler cephanelerinin bittiğini söylese de Atatürk cephaneniz yoksa süngünüz var diyerek bu askerleri yere yatırır. O esnada istirahati biten ve tümen komutanın söylediği güzergahı takip ederek Conkbayırı’na doğru gelmekte olan 57. Alayın hızla yanına gelmesini emreder. 57. Alay yetiştiğinde ise Atatürk Çanakkale muharebelerinin seyrini değiştiren "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum, biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir" diyerek taarruzu başlatır. Tarihi rotadaki intikalin ardından gerçekleşen bu muharebe Çanakkale Muharebelerinin dönüm noktası olur. Çünkü yarımadanın hakim ve kritik yükseltilerinin işgal edilmesi önlendi. Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunun İngiliz tarihinde yansımaları Mustafa Kemal Yürüyüş Yolunda gerçekleşen tarihi olay İngiliz resmi tarihine şu sözlerle yansıdı:"Türkler için ne mutlu idi ki 19. Tümen Komutanı, istikbalin Reis-i Cumhuru olan Mustafa Kemal’den başkası değildi ve mukadderata hâkim olan bu adam derhal, bariz bir komutan kudret ve kabiliyeti gösterecekti. Düşmanın Conkbayırı’na doğru ilerlediğini işitir işitmez, bunun sahte bir hareket olmayıp kuvvetle yapılan ciddi bir taarruz olduğunu anladı." Avustralyalı Gazeteci "Mustafa Kemal Bey orada olamasa Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar Conkbayırı’nı belki de o sabah ele geçirecekler" Avustralyalı Gazeteci-Yazar Alan Moorehead ise Atatürk liderliğinde gerçekleşen bu müdahaleyi şöyle anlatır: "İtilaf Devletleri açısından bakıldığında, ast rütbeli ama dâhi bir Türk komutanının o anda o noktada bulunması tüm seferin en acımasız rastlantılarından birisidir. Mustafa Kemal Bey orada olamasa Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar Conkbayırı’nı belki de o sabah ele geçirecekler, savaş daha o anda sonuçlanmış olacaktı."
Efeler Yolu Ultra Trail’de 8 ülkeden 264 sporcu mücadele edecek
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:11 Efeler Yolu Ultra Trail’de 8 ülkeden 264 sporcu mücadele edecek İzmir’in eşsiz doğası ile zengin kültürel mirasını aynı rotada buluşturan Efeler Yolu Ultra Trail, bu yıl ikinci kez macera ve doğa tutkunlarına unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. Tarihi Birgi sokaklarından dağ geçitlerine uzanan organizasyonda 8 ülkeden toplam 264 sporcu parkurlarda ter dökecek. 16-17 Mayıs tarihlerinde İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi’de gerçekleştirilecek Efeler Yolu Ultra Trail’e Türkiye, Rusya, Endonezya, Kanada, KKTC, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den sporcular katılacak. Katılımcılar, Ege’nin doğal ve tarihi güzellikleri arasında uzanan 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlarda mücadele edecek. İzmir Valiliği koordinasyonunda Argeus Travel & Events tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek Efeler Yolu Ultra Trail, Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek. Efeler Yolu Ultra Trail’in start ve finiş noktaları Birgi merkez olacak. Organizasyon kapsamında 16 Mayıs Cumartesi günü 50K’lık parkur saat 07.00’de, 30K’lık parkur ise saat 09.00’da başlayacak. 17 Mayıs Pazar günü düzenlenecek 15K’lık yarış saat 09.00’da, 5K’lık parkur ise saat 10.00’da start alacak. Yarışların ödül töreni ise 17 Mayıs Pazar günü saat 12.00’de Birgi’de gerçekleştirilecek. Doğa, Tarih ve Macera Aynı Rotada Organizasyona adını veren Efeler Yolu, Ege Bölgesi’nin doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini bir araya getiren özel rotalar arasında yer alıyor. Toplam 513 kilometre uzunluğundaki parkur; Bornova’dan başlayarak Nif Dağı, Bozdağ ve Aydın sıradağları boyunca ilerleyip Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne kadar uzanıyor. Tarihi köyler, yaylalar, eski patikalar ve etkileyici manzaralar eşliğinde ilerleyen rota, sporculara hem fiziksel hem de görsel açıdan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Efeler Yolu, yarış atmosferinin yanı sıra Ege’nin köklü geçmişini keşfetme fırsatı da sunuyor.
Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:09 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda; dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. 4 Bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede, dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde, aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihsel serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimleyici bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. "1750’lik kiliseden Türkiye’nin ilk koku müzesine uzanan etkileyici yolculuk" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz Kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum Kilisesi’dir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesi’nin Sayın Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 Bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor En önemli eserlerden biri, dünyanın en eski parfüm formülünün bu müzede bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeride hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta koku medeniyeti oluşturma yolunda attığı adım, gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemiz sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin, Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak, Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor. (FGY-
"Engelsiz Sahne" ile tiyatro herkes için erişilebilir olacak
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:42 "Engelsiz Sahne" ile tiyatro herkes için erişilebilir olacak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, engelli bireyler için "Engelsiz Sahne" uygulaması kapsamında Türkiye’de ilk kez tiyatro oyunlarının erişilebilir formatta sahneleneceğini açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü iş birliğinde önemli bir erişilebilirlik çalışmasına imza atılıyor. "Engelsiz Sahne" uygulaması kapsamında Türkiye’de ilk kez tiyatro oyunlarının erişilebilir formatta sahneleneceği belirtildi. 16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü kapsamında hayata geçirilen uygulamayla 15-16 Mayıs tarihlerinde Devlet Tiyatroları’nın 11 ildeki sahnelerinde izleyiciler erişilebilir tiyatro deneyimi yaşayacak. "Erişilebilir Sahne" temasıyla sahnelenecek oyunlarda işitme engelli bireyler için Türk İşaret Dili çevirisi, görme engelli bireyler için ise sesli betimleme desteğinin sunulacağı ifade edildi. Böylece engelli bireyler, kültür ve sanat etkinliklerini diğer izleyicilerle birlikte eşit şartlarda takip edebilecek. Bunun yanı sıra etkinlik kapsamında ortopedik engelli bireyler de ücretsiz olarak tiyatro gösterimlerine davet edilirken, bu kişilere salonlarda belirli sayıda kontenjan ayrılacağı belirtildi. 11 ilde izleyiciyle buluşacak "Engelsiz Sahne" kapsamında "Dosya Kelebek" adlı ilk oyun, 15 Mayıs’ta Ankara Şinasi Sahnesi’nde sahnelenecek. Program kapsamında 16 Mayıs’ta Adana, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Ordu ve Sivas’ta da erişilebilir tiyatro oyunları seyirciyle buluşacak.
Oltu’ya dijital kütüphane
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:34 Oltu’ya dijital kütüphane Atatürk Üniversitesi Oltu Uygulamalı Bilimler fakültesine dijital kütüphane kuruldu. Dijital Kütüphane Yönetim Sistemi Projesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü Atatech Öğrenci Kulübü öğrencileri tarafından geliştirildi. Proje kapsamında; kütüphane kaynaklarının bir araya getirilerek tasnif edilmesi, kategori yapısının genişletilmesi, barkodlama süreçlerinin yürütülmesi, dijital arşive aktarılması ve raf düzeninin oluşturulması gibi temel işlemler gerçekleştirildi. Ayrıca kullanıcıların kaynaklara erişimini kolaylaştırmak amacıyla mobil uyumlu çevrimiçi rezervasyon ve kitap takip sistemi geliştirildi. Sistem, Oltu Meslek Yüksekokulu kütüphanesine de uyarlanarak KUDAKAF 26’daki tanıtım sonrası farklı kurum ve kuruluşların da ilgisini çekti. Bu doğrultuda ilgili kurumlarla iş birlikleri yapılması planlandı. Geliştirme sürecinde altyapı, arayüz ve veritabanı aşamalarında MySQL, PHP, Laravel JavaScript teknolojilerinden yararlanıldı. Atatürk Üniversitesi Oltu Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Dursun Kaya Projenin ilerleyen aşamalarında yapay zekâ destekli asistan sistemi, doluluk oranına dayalı anlık yer rezervasyon sistemi ve dijital kitap kiralama modüllerinin eklenmesi planlandığını, sistemin daha geniş kullanım alanlarına yaygınlaştırılması hedeflendiğini söyledi.
Oltu’da piyano resitali büyük beğeni topladı
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:25 Oltu’da piyano resitali büyük beğeni topladı Erzurum’un Oltu ilçesinde düzenlenen piyano resitali, sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Oltulu piyanist Kenan Yıldız, Oltu Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda verdiği konserle izleyicilerden tam not aldı. Piyanist Şantör Yıldız’a Müzik Öğretmeni Ebru koçoğlu keman ile eşlik etti. Programda sürpriz konuk öğrenci Ali Ensar Yıldırım da piyona çaldı. İlçe protokolü ile çok sayıda vatandaşın katıldığı programda sahne alan Yıldız, piyanosuyla seslendirdiği eserlerle dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Konserde "Valse", "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Gnossienne", "Kara Sevda", "Jane Maryam", "Ezel", "Tükeneceğiz", "Field", "Begovil", "Sarı Gelin", "Yazmalım" ve "Mağusa Limanı" eserleri seslendirildi. Oltu’da ilk kez düzenlenen piyano resitali, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Program boyunca dinleyiciler zaman zaman eserlere alkışlarla eşlik ederken, gece sonunda sanatçı uzun süre ayakta alkışlandı. Etkinlik sonunda vatandaşlar, ilçede ilk kez böyle bir kültür ve sanat programının düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, benzer etkinliklerin devam etmesini istediklerini ifade etti. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, "Çok güzel bir gece yaşattı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Kültürel sanatsal anlamda bu tür programların olması gurur verici ve bu arkadaşlarımızı bu kardeşlerimizi sonuna kadar destekleyeceğiz. Daha nice gizli saklı bizleri bekleyen yetenekleri ortaya çıkaracağız. Onlarında Oltu’ya sanat anlamında katkı sağlamalarını bekliyoruz. Hepsine destek olacağımızın sözünü veriyorum" dedi Program, katılımcıların piyanist Kenan Yıldız ile hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.