KÜLTÜR SANAT
Tatvan’da anlamlı sergi: Filistin için her çivi bir umut olacak 21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:55:49 Bitlis’in Tatvan Gençlik Merkezi öğrencileri tarafından hazırlanan filografi sergisi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde eğitim gören öğrencilerin bir yıl boyunca büyük emek vererek hazırladığı filografi (çivi ve tel sanatı) tabloları, Tatvan Yaşam AVM’de düzenlenen sergiyle kapılarını açtı. Serginin açılışı Tatvan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hasan Sönmez, AK Parti Tatvan İlçe Başkanı Erhan Ayaz, Tatvan Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Refik Aydın ve çok sayıda davetlinin katılımıyla yapıldı. Eğitmen Gülhan Kara öncülüğünde yaşları 9 ile 29 arasında değişen yaklaşık 40 öğrencinin hazırladığı onlarca eser ziyaretçilerin beğenisini topladı. Üç gün sürecek sergide, Filistin yararına hazırlanacak anlamlı bir proje de yer alıyor. Eğitimde Yeni Yaklaşımlar (EYS) kapsamında eğitim veren Gülhan Kara, sergide yer alan eserlerin büyük sabır ve emeğin ürünü olduğunu söyledi. Kara, yaklaşık 40 öğrencinin bir yıl boyunca hazırladığı çalışmaların ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu belirtti. Sergide yaklaşık 70 filografi tablosunun yer aldığını ifade eden Kara, yoğunluk nedeniyle bazı eserlerin sergi alanına sığdırılamadığını da dile getirdi. Serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Filistin halkına destek amacıyla başlatılan interaktif tablo projesi oldu. Ziyaretçilerin bizzat çivi çakarak tamamlayacağı tablonun satışından elde edilecek gelirin tamamen Filistin’e bağışlanacağını belirten Gülhan Kara, şu ifadeleri kullandı: "Filistin adına bir proje yaptık. Burada halkımızın ve gençlerimizin elinden çıkacak bir tablo üretilecek. Her gelen bir çivi çakacak. Tablo tamamlandıktan sonra satışa sunacağız. Elde edilen geliri ise Diyanet aracılığıyla Filistin’e bağışlayacağız." Serginin üç gün boyunca açık kalacağını belirten Kara, tüm vatandaşları Tatvan Yaşam AVM’de düzenlenen etkinliğe davet etti. Özellikle Filistin’e destek olmak isteyen yardımseverlerin sergiye katılım göstermesini isteyen Kara, dayanışmanın önemine dikkat çekti.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:05 Ören’de lezzet şöleni Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında Burhaniye’nin tarihi ve turistik Ören Mahallesi’nde düzenlenen programlar, muhteşem lezzetler ve yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Balıkesir Valiliği öncülüğünde düzenlenen gastronomi şölenine katılan Vali İsmail Ustaoğlu, Türk mutfağının asırlık bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Burhaniye ilçesinde Türk Mutfağı Haftası coşkulu etkinliklere sahne oldu. Ören Mahallesi’nde kurulan etkinlik alanında usta şefler, akademisyenler ve vatandaşlar bir araya gelerek geleneksel Türk lezzetlerinin izini sürdü. Programın açılış konuşmaları Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürü Neslihan Vurucu ile Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu tarafından gerçekleştirildi. "Bir Sofrada Miras" paneli büyük ilgi gördü Kültürel etkinlikler kapsamında, Türk mutfağının dünü, bugünü ve yarınının masaya yatırıldığı "Bir Sofrada Miras" konulu anlamlı bir panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban’ın üstlendiği bilimsel ve kültürel oturumda, ünlü şefler Ayten Saner ve Erkan Yeşil konuşmacı olarak yer aldı. Panelistler, nesilden nesile aktarılan tariflerin korunması ve Türk gastronomisinin turizmdeki stratejik önemine dair katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Geleneksel lezzetlerin aslına uygun olarak gelecek kuşaklara taşınması noktasında mutfak profesyonellerine düşen görevler anlatıldı. Minik şefler kabak çiçeği dolması doldurdu Etkinlik alanında usta şeflerin gerçekleştirdiği workshop çalışmaları renkli görüntülere sahne oldu. Vali İsmail Ustaoğlu’nun da bizzat katılım sağladığı "Minik Şefler Atölyesi"nde çocuklar önlüklerini giyerek tezgah başına geçti. Bölgenin en özel lezzetlerinden biri olan kabak çiçeği dolmasının yapımını deneyimleyen minik şefler, mutfak kültürünü eğlenerek öğrendi. Gün boyu süren etkinlikler kapsamında sıcak ot kavurma, sura, enginar dolması, yağlı pide, ada köftesi, höşmerim, lor tatlısı ve bademli baklava gibi Balıkesir mutfağına özgü coğrafi işaretli ve geleneksel lezzetler usta şefler tarafından hazırlanarak yerli ve yabancı turistlere tanıtıldı. Vali Ustaoğlu ve protokol üyeleri, alanda kurulan stantları tek tek gezerek üreticilerle sohbet etti, ziyaretçilere geleneksel keşkek ve höşmerim ikramında bulundu. Vali Ustaoğlu: "Büyüklerin nasihatleri hep o sofralarda olmuştur" Sofranın Türk toplum yapısındaki birleştirici gücüne ve eğitsel rolüne dikkat çeken Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada çok önemli mesajlar verdi. Vali Ustaoğlu, "Paylaşımı, bir arada olmayı ve dayanışmayı siz o sofrada görüyordunuz. Belli adabı, muaşeret kurallarını o sofrada öğreniyorsunuz. Kültürel bizim kodlarımıza dair bir yeri olan belli davranışlarımızı, büyüklerin bize tavsiye ettiği, önerdiği birçok nasihatler hep o sofralarda olmuştur. Bu anlamda güzel bir temayla, ’Bir Sofrada Miras’ temasıyla bu hatırayı, bu kültürü yaşatmak da ayrı bir anlam ifade ediyor" diyerek emeği geçen tüm şeflere, akademisyenlere teşekkür etti.
Başkan vekili Erdil, başkanlara devecilik kültürünü anlattı
21 Mayıs 2026 Perşembe - 14:00 Başkan vekili Erdil, başkanlara devecilik kültürünü anlattı Burhaniye ilçesinde, Belediye Meclis Başkan Vekili Tarık Erdil, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Genel Kurulunda Devecilik Kültürü ile ilgili konuştu. Erdil, konuşmasında şap hastalığı nedeniyle deve güreşlerinin yapılamadığını ve mağduriyetlerin meydana geldiğini söyledi. Burhaniye Belediye Meclis Başkan Vekili ve Deveciler Derneği Tarık Erdil yapığı konuşmada, " Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri, kıymetli katılımcılar. Öncelikle Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilen Sayın Başkanımız Ahmet Aras’ı ve komisyonlara seçilen tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Bölge kültürümüzün önemli bir parçası olan devecilik kültürü ve deve güreşlerine ilişkin bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde büyük ilgiyle takip edilen deve güreşleri, her yıl Aralık-Mart ayları arasında gerçekleştirilmektedir. Bu organizasyonlar yalnızca bir kültürel etkinlik değil, aynı zamanda geniş bir ekonomik ve sosyal yapıyı da doğrudan etkileyen önemli bir gelenektir. Yaklaşık sekiz ay boyunca emek veren deve yetiştiricilerimiz, yılın geri kalanında ise dört aylık güreş sezonunu sabırsızlıkla bekleyen deve sahiplerimiz; bu kültürü yaşatmak isteyen deve severler ve bu döngünün içinde yer alan tüm sektör emekçileriyle birlikte, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yaklaşık 15 milyon insanı doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen geniş bir kültürel yapıdan söz ediyoruz. Ne yazık ki bazı dönemlerde, özellikle seçim süreçlerine denk gelen organizasyonlarda, güreş alanlarının farklı bir atmosfere büründüğü görülmektedir. "Sizlere selamlarını iletiyor" gibi anonslarla belediye başkan ve milletvekili adaylarının katılımlarının ön plana çıkarıldığı, zaman zaman da bu ortamların tanıtım ve görünürlük alanına dönüştüğü anlar yaşanmaktadır. Oysa bu yapı, siyasi rekabetten bağımsız olarak korunması gereken önemli bir kültürel değerdir. Bu nedenle bu kültüre sahip çıkması gerekenlerin başında siyasiler geldiğini düşünüyorum. Siyasilerin, önümüzdeki dönemde bu kültürü yaşatmak adına, bu yapının tüm bileşenlerine sahip çıkarak daha güçlü destek vermesi gerektiğine inanıyorum. Bu yıl da bildiğiniz gibi şap hastalığı nedeniyle birçok organizasyon yapılamamış, ciddi mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Elbette Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin doğrudan görev alanında olmayabilir. Ancak bizler, bölgemizin kültürel değerlerine ve sosyal hayatına karşı duyarsız kalamayız. Bu nedenle inanıyorum ki, önümüzdeki sezon benzer sorunların yaşanmaması adına ilgili tüm kurumların ve camianın sesi daha güçlü şekilde duyurulmalıdır. Saygılarımla" sözlerine yer verdi.
Malatya’da ’Türk Mutfağı Haftası’ kutlamaları başladı
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:56 Malatya’da ’Türk Mutfağı Haftası’ kutlamaları başladı Türk Mutfağı Haftası kapsamında Malatya’da düzenlenen "Bir Sofrada Miras" etkinliğinde konuşan Vali Seddar Yavuz, Türk mutfağının yalnızca lezzet değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza olduğunu belirterek, "Bu miras, birlik ve paylaşma kültürümüzün en güçlü yansımalarından biridir" dedi. 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası kapsamında Malatya’da düzenlenen "Bir Sofrada Miras" etkinliğinde kentin gastronomi kültürü, coğrafi işaretli ürünleri ve turizm potansiyeli ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Sanat Sokağı Çamlıca Restoran’da gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Malatya Şube Başkanı Rıdvan Budak, kurum amirleri, şefler, yerel üreticiler katıldı. Programda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, Türk Mutfağı Haftası’nın yalnızca gastronomi odaklı bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda tarihi ve kültürel birikimin yeniden hatırlandığı önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Vali Yavuz, Türk mutfağının Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir medeniyetin ürünü olduğunu belirterek, bu mirasın sadece yemek kültürü değil, aynı zamanda paylaşma ve birlikte yaşama kültürünü de yansıttığını ifade etti. Malatya’nın gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Vali Yavuz, coğrafi işaretli ürünlerin korunmasının hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük önem taşıdığını kaydetti. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gastronominin şehir kimliği ve ekonomik kalkınma açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Malatya’nın 49 coğrafi işaretli ürünle öne çıktığını belirten Er, bu çeşitliliğin hem üreticiye katkı sunduğunu hem de turizmi güçlendirdiğini ifade etti. Aslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan yaklaşık 3 bin yıllık fırın kalıntısına da değinen Er, bu bulgunun Malatya’nın mutfak kültürünün binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Kars’ta  "7 bölge, Tek ruh" sergisi yoğun ilgi gördü
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:52 Kars’ta "7 bölge, Tek ruh" sergisi yoğun ilgi gördü Kars Valisi Ziya Polat, Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "7 Bölge, Tek Ruh: Geçmişten Geleceğe Anadolu" sergisine katılarak öğrencilerin çalışmalarını inceledi. Anadolu’nun tarihi, kültürel, folklorik ve gastronomik zenginliklerini yansıtan sergi, ziyaretçilerden tam not aldı. Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen sergide Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesi; kendine özgü kültürel değerleri, yöresel kıyafetleri, halk oyunları, geleneksel yaşam biçimleri ve mutfak kültürüyle tanıtıldı. Öğrencilerin uzun süren hazırlık sürecinin ardından ortaya koyduğu çalışmalar, renkli görüntülere sahne oldu. Sergi alanını tek tek gezen Vali Ziya Polat, öğrencilerden hazırlanan stantlar hakkında bilgi aldı. Anadolu’nun köklü medeniyet birikiminin genç nesiller tarafından araştırılarak yaşatılmasının önemli olduğunu belirten Polat, emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. Program kapsamında Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Anadolu’dan Akdeniz’e kadar birçok bölgenin kültürel motifleri sergilendi. Yöresel yemek sunumları, el sanatları ürünleri ve folklorik ögeler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Öğrenciler, hazırladıkları sunumlarla hem Anadolu kültürünü tanıttı hem de geçmişten geleceğe uzanan kültürel mirasa dikkat çekti. Okul yönetimi ise serginin öğrencilerin araştırma, üretme ve kültürel değerleri tanıma becerilerine katkı sunduğunu ifade ederek, etkinliğin hazırlanmasında görev alan öğrenci ve öğretmenlere teşekkür etti.
Ahmet Aras: "Askeri lisede bambaşka bir dünyaya adım attım"
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:09 Ahmet Aras: "Askeri lisede bambaşka bir dünyaya adım attım" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programında çocukluk yıllarından askeri lise dönemine, spor tutkusundan belediye başkanlığı anlayışına kadar bilinmeyen yönlerini anlattı. Bodrum’daki çocukluk yıllarını özlemle yad eden Aras, askeri liseye başladığı dönemi "Bambaşka bir dünyaya adım attım" sözleriyle dile getirdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programına konuk olarak Azra Hilal Coşkun’un sorularını yanıtladı. 14 yaşından 43 yaşına kadar Silahlı Kuvvetler bünyesinde görev yapan Aras, "Disiplini yanlış anlıyorlar. Benim için disiplin, kurallara uymaktır" diyerek sivil hayattaki yönetim felsefesine ışık tuttu. "Çocukluğumu çok özlüyorum" Çocukluk yıllarına duyduğu özlemi dile getirerek konuşmasına başlayan Başkan Ahmet Aras, Bodrum’un eski günlerini şu sözlerle yad etti: "1970 yılında Bodrum’da doğdum. Köyümüzün eski ismi Miskebi’ydi, sonra Ortakent oldu; şimdi tekrar eski ismini geri getirdiler. Köyümüzde o kadar güzel bir yaşantımız vardı ki...Komşularımızla, akrabalarımızla, köylülerimizle beraber hem köyün merkezinde hem mandalina bahçelerimizde, zeytinliklerimizde, dağlarda ve deniz kıyısında çok güzel bir çocukluk geçirdim. 14 yaşına kadar Bodrum’da kaldım. İlkokula Ortakent’te başladım, sonra Bodrum merkeze taşındık. Ortaokulu bitirene kadar Bodrum’un en eski sokaklarından, Saray Sokak’ta yaşadık." Ortaokuldan sonra girdiği sınavlarda hem Fen Lisesini hem de askeri liseyi kazandığını belirten Aras, askeri hayatı seçiş hikayesini ve yaşadığı adaptasyon sürecini paylaştı: "İzmir Atatürk Lisesi’ne kaydımı yaptırmıştım ancak askeri liseyi de kazandığıma dair evrak gelince merak edip Güzelbahçe’deki okula bakmaya gittim. Deniz manzarasını görünce ’Ben buraya kaydolacağım’ dedim. Pişman da değilim, çok güzel bir dönem geçirdim. Tabii ki kolay değildi. Bodrum gibi bir yerden gitmişsin; ailen seni el üstünde tutarken orada birdenbire bambaşka bir dünyaya adım atıyorsun. Boyun kadar tüfek veriyorlar eline. Postal giyiyorsun, saçlar kazınıyor, her şey disipline giriyor. Yat, kalk, eğitim, spor... Acayip bir dönem geçirdik ama yılmadım." "Disiplin kurallara uymaktır" 30 yılını Silahlı Kuvvetler’e verdiğini ve 43 yaşında emekli olduğunu hatırlatan Başkan Aras, askeri geçmişinin bugünkü belediye başkanlığına yansımasını ve ’disiplin’ kavramına bakışını net bir dille özetledi: "Disiplini zannederler ki şekil disiplinidir; esas duruş, selam dur... Hayır, disiplin o değildir. Disiplin şudur: Amirlere, emirlere, kanunlara, nizamlara mutlak itaat; astın ve üstün hukukuna riayettir. Bunun neresi kötü? Kanunlara, yönetmeliklere uymanın neresi kötüdür? Astına, onun hukukuna ve rütbesine saygı göstereceksin. Bir şirkette veya belediyede kurallara uymayıp kafana göre takılamazsın. İşte disiplin budur. Ancak askerlikteki sert tutum sivil tarafta çalışmaz. Askerlikte herkes aynı tornadan çıkmıştır, görev bellidir. Ama sivil hayat özgür fikirlerin uçuşacağı, yeni projelerin ortaya çıkacağı bir alan." "Her şeyi ben bilemem, uzmanına bırakırım" Belediyedeki yönetim modelinde liyakate ve uzmanlığa önem verdiğini belirten Aras, daire başkanlarına ve personeline tanıdığı özgürlük alanını şu örneklerle anlattı: "Ben Harbiye mezunuyum, sistem mühendisliği bölümünü bitirdim. Bir organizasyonu kurmak ve yönetmekle ilgili uzmanlığım var. Ama ben fen işlerinde asfaltın nasıl yapılacağını, park bahçelerde bitkinin nasıl dikileceğini bilemem. Oraya koyduğun daire başkanı bu işin uzmanı olacak. Arkadaşlarıma şunu söylüyorum: Kendi yetki alanınızda tamamen özgürsünüz. Bütçenizi, aracınızı, ekibinizi veririm; görevinizi kanunlara uygun ve usulünce yapın. Herkes benden talimat beklerse bu iş yürümez. Benim tek kırmızı çizgim; iş hayatında herkesin birbirine saygı duyması, egolarından arınması ve hedefin halka hizmet olduğunu bilmesidir. Dedikodu, çekişme ve küçük hesapları tamamen reddediyorum, bu konularda hiç tavizim yoktur." Hayatı boyunca görev yaptığı her bölgenin şartlarına göre farklı spor dallarıyla ilgilendiğini belirten Başkan Aras, "Çocukken deniz kenarında ahtapot yakalamak, balık bulmak için çok dalardım; yüzmeyi böyle öğrendim. Askeri lisede yüzme takımındaydım. İlk görev yerim Ardahan’da ve Sarıkamış’ta kayak yapmayı öğrendim. Bodrum’a tayin olduğumda sörf, yelken yapmaya başladım. Sivas Zara’ya gittiğimde dağlarda trekking yapar, zirveye çıkardık. Ankara’da ise komşularım sayesinde tenise başladım ve uzun süre oynadım. Kosova’da bile devam ettim. Emeklilikten sonra turizm sektörünün yoğunluğundan sporu biraz erteledim ama Muğla’da reformer pilatese başladım. Şimdilerde ise yeniden tenise döndüm; fırsat buldukça yoğun antrenman yapıyoruz. Gonca Başkan ile de doğada ve kıyılarda yürümeyi çok seviyoruz." dedi. Başkan Aras, gençlik yıllarında kendisini en çok etkileyen kişi sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Gençliğimde beni en çok etkileyen kişi, askeri lisedeki İngilizce öğretmenim Erhan Yüzbaşı’ydı. Allah selamet versin, inşallah hayattadır. Onu çok severdim ve her zaman onun gibi biri olmak istemişimdir. Çok iyi niyetliydi ve gerçekten konusuna inanılmaz hakimdi."
Türkiye’de bir ilk: Ümraniye’de Yapay Zeka Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:00 Türkiye’de bir ilk: Ümraniye’de Yapay Zeka Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu Ümraniye Belediyesi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve dijital çağın sanatsal dönüşümünü gözler önüne seren uluslararası Yapay Zeka Film Festivali’nde 6 farklı temada yarışan 117 eser arasından ödüller sahiplerini buldu. Ümraniye Belediyesi tarafından dijital dönüşüm çağında sanatın yeni ifade biçimlerini desteklemek amacıyla uluslararası katılıma açık "Yapay Zeka Film Festivali" düzenlendi. Yapay zeka teknolojileri kullanılarak üretilen kısa filmlerin yer aldığı yarışma, sinemanın yeni anlatı dili ile toplumsal mesajların buluştuğu özgün bir platform oluşturdu. Yarışma; Milli Teknoloji Hamlesi, Ailenin Korunması, Bağımlılıkla Mücadele, Engelsiz Yaşam, Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik ile Türk-İslam Tarihi olmak üzere altı ayrı temada gerçekleştirildi. Her tema, sinema aracılığıyla toplumsal farkındalık oluşturmayı ve yeni nesil teknolojilerin sosyal mesaj üretiminde nasıl kullanılabileceğini ortaya koyma hedefine katkı sundu. 117 eserin başvuru yaptığı yarışmada, teknik elemelerin sonunda 87 eser ön eleme kurulu tarafından değerlendirmeye alındı. Her temada en iyi 3 aday film ön eleme kurulu tarafından belirlenerek seçici kurulun değerlendirmesine sunuldu. Sinema sektöründen oyuncu, senarist, yapımcı ve yönetmenlerin yanı sıra yapay zeka alanında uzman isimlerden oluşan seçici kurul tarafından her temada 3 aday film izlenerek kategori birincileri belirlendi. Her kategorinin birincisine 25 bin TL ödül verilirken, değerlendirme kriterlerine uyan başvuru sahiplerine ise teşekkür belgeleri takdim edildi. Festivalde; Eren Özkaradeniz ‘KİKİ: Bir sürgün öyküsü’, Batuhan Çelik ‘Ufak Bir Kıvılcım’, Ulaş Baltacı ‘Yeni Bir Sayfa’, Erkan Ceylan ‘Kullanılan’ ve ‘Bir Yolunu Bulmalıyız’, Mustafa Faik Özkan ise ‘Sıfır Atık Projesi’ isimli yapımlarıyla birincilik ödülünün sahibi oldu. "Yapay zekayı toplumsal bir faydaya dönüştürme gayretindeydik" Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Festival Küratörü Hasan Ustaosmanoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Yapay Zeka Film Festivali’mizin gala ve ödül törenine hepiniz hoş geldiniz. Dijital dönüşümün ve yapay zekanın hayatımızın her alanına nüfuz ettiği bu çağda, sanatı ve teknolojiyi bir araya getirmek bizim için heyecan verici bir serüvendi. Festivalimiz kapsamında lise ve üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz söyleşilerle gençlerimizin bu teknolojiye olan ilgisini ve sanatsal potansiyelini yakından gördük. Yarışmamıza 117 eser başvurdu ve her biri yapay zekayı toplumsal bir faydaya dönüştürme gayretindeydi. Bu süreçte bizlere vizyonuyla öncülük eden ve her zaman sanatın, sanatçının yanında olan Ümraniye Belediye Başkanımız Sayın İsmet Yıldırım’a, değerli jüri üyelerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum." "Duygu ve düşünce barındıran yapay zeka eserleri vardı" Daha sonra kürsüye çıkan ünlü oyuncu ve jüri üyesi Ali Nuri Türkoğlu ise yapay zekanın sinemadaki geleceğine vurgu yaparak, "Bir sinema oyuncusu olarak, yapay zekanın sinema sektörüne getirdiği yenilikleri jüri koltuğunda deneyimlemek gerçekten çok ufuk açıcıydı. Gelen eserleri değerlendirirken sadece teknolojik bir başarıyı değil, o teknolojinin sinemanın estetik diliyle ve en önemlisi toplumsal mesajlarla nasıl harmanlandığına baktık. Karşımızda sadece kodlar ve algoritmalar değil, duygu ve düşünce barındıran yapay zeka eserleri vardı. Sinemanın geleceğinin şekillendiği bu tarihi adıma katkı sunmaktan gurur duyuyorum. Bu muazzam organizasyonu hayata geçiren Ümraniye Belediyesi’ne ve Belediye Başkanımız İsmet Yıldırım’a çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Kültürel ve teknolojik dönüşüme liderlik ediyoruz" Ödül töreninde konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, belediyecilik vizyonunda teknolojinin ve sanatın yerine değinerek şunları söyledi: "Ümraniye Belediyesi olarak sadece fiziki belediyecilik değil, kültürel ve teknolojik dönüşüme de liderlik eden bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün burada, yapay zeka ile sanatın buluştuğu çok özel bir festivalin ödül törenindeyiz. Yapay zeka, dijital çağın en güçlü araçlarından biri haline geldi. Biz de istedik ki gençlerimiz, sanatçılarımız bu teknolojiyi sadece bir tüketim unsuru olarak değil; Milli Teknoloji Hamlesi, ailenin korunması, sıfır atık gibi toplumsal hassasiyetlerimizi anlatmak için güçlü bir araç olarak kullansınlar. 117 eser başvuru yaptı ve seçilen projeler gerçekten göğsümüzü kabarttı. Katılan tüm kardeşlerimi tebrik ediyor, sinemada yeni bir çığır açan bu projede emeği olan herkese teşekkür ediyorum." Festival küratörlüğünü Hasan Ustaosmanoğlu üstlenirken seçici kurulda TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, Sanatçı Ali Nuri Türkoğlu ve Metin Yıldız, Yönetmen Okan Özbay, Medya ve Yapay Zeka Şirketi sahibi Dr. Ekrem Teymur, Yapay Zeka Araştırmacısı İlker Ulubey, Yapay Zeka Uzmanı Ebru Karayel Çınar, Yapay Zeka İçerik Üreticisi Ali Tekin, Yapay Zeka Girişimcisi Cengizhan Çelik, Televizyon Programcısı Kerem Taşöz, Görsel Tasarım Öğretim Görevlisi İslam Şensöz, Teknoloji Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Naci Efe, Teknoloji Şirketi CEO’su İbrahim Coşkuner ve STK Başkanı Ceyhun Taha Demirkol ile Ümraniye Belediyesi üst düzey yöneticileri yer aldı. "Geleceğe vizyon katan projeler üretmeye devam edeceğiz" Törenin ardından organizasyonu ve yarışmayı değerlendiren Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ümraniye Belediyesi olarak dijital dönüşüm çağında sanatın ve teknolojinin yeni ifade biçimlerini desteklemeye devam ediyoruz. İlkini gerçekleştirdiğimiz Yapay Zekâ Film Festivali ile teknolojinin sanata, sanatın da topluma dokunmasını hedefledik. Altı farklı temada, milli teknoloji hamlesinden sıfır atığa kadar toplumsal farkındalık oluşturacak harika eserler ortaya çıktı. Gençlerimizin yapay zekayı bu denli profesyonelce ve toplumsal fayda gözeterek kullanması ülkemizin geleceği adına umut verici. Belediyecilik vizyonumuzla her zaman yenilikçi, geleceğe vizyon katan ve gençlerimizin önünü açan projeler üretmeye devam edeceğiz. Katılan, ödül alan tüm sanatçılarımızı ve jürimizi yürekten kutluyorum."
Damak çatlatan Sivas lezzetleri görücüye çıktı
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:55 Damak çatlatan Sivas lezzetleri görücüye çıktı Sivas’ta 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası’nda Sivas mutfağına ait lezzetler görücüye çıktı. Yurt genelinde çeşitli törenlerle kutlanan 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası, Sivas’ta da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Haftanın açılış programı nedeniyle tören düzenlendi. Törene il protokolünün yanı sıra vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Sivas Valisi Yılmaz Şimşek konuşma yaptı. "Sivas mutfağı çok özel bir kültürel değerdir" Sivas mutfağının Türk mutfağında çok önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Vali Yılmaz Şimşek, "Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde Emine Erdoğan hanımefendinin öncülüğünde kutlanan bu hafta; sahip olduğumuz köklü mutfak kültürünün tanıtılması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından son derece kıymetlidir. Türk mutfağı, yalnızca yemeklerden ibaret değildir. Türk mutfağı, tarihimizin, kültürümüzün, paylaşma geleneğimizin, misafirperverliğimizin ve bereket anlayışımızın sofralara yansıyan halidir. Asırlardır Anadolu’nun farklı coğrafyalarında zenginleşen bu köklü miras, bugün dünyanın en saygın mutfak kültürleri arasında yer almaktadır. Kadim şehir Sivas’ımız da bu mirasın en güçlü temsilcilerinden birisidir. Sivas mutfağı; toprağımızın bereketini, iklimimizin zenginliğini ve insanımızın emeğini yansıtan çok özel bir kültürel değerdir" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından halk oyunları ekibi, zeybek ve Sivas yöresi halayı oynadı. Halk oyunları gösterisinin ardından protokol üyeleri stantları gezdi. Sivas’a özgü lezzetlerin sergilendiği stantlar katılımcılardan ilgi gördü.
"Sanatçılar Sennur Sezer Okuyor" etkinliğinin konuğu Arif Pişkin oldu
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:39 "Sanatçılar Sennur Sezer Okuyor" etkinliğinin konuğu Arif Pişkin oldu Nilüfer Belediyesi’nin "2026 Yılın Yazarı: Sennur Sezer" etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Sanatçılar Sennur Sezer Okuyor" buluşmalarının konuğu oyuncu Arif Pişkin oldu. Pişkin, gün boyu süren etkinliklerde hem öğrencilerle hem de HasTavuk Fabrikası çalışanlarıyla bir araya gelerek usta şairin şiirlerini seslendirdi. Nilüfer Belediyesi, 2026 Yılın Yazarı etkinlikleri kapsamında edebiyat dünyasının önemli isimlerini toplumun farklı kesimleriyle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen "Sanatçılar Sennur Sezer Okuyor" etkinliğinde, tiyatro ve sinema oyuncusu Arif Pişkin HasTavuk çalışanları ve öğrencilerle buluştu. Günün ilk etkinliği Koza Kütüphane’de gerçekleştirildi. Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Barış Anadolu Lisesi öğrencilerinin katıldığı buluşmada Arif Pişkin, Sennur Sezer’in hafızalarda yer eden "Zeytinin Türküsü", "Nasıl Mıyım?" ve "Yankı" gibi şiirlerini okudu. Şiirleri içinden geldiği gibi ve hissederek seslendirmeyi sevdiğini belirten Pişkin, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Gençlere oyunculuk tavsiyeleri Şiir ziyafetinin ardından öğrencilerle sohbet eden Arif Pişkin, oyunculuk hayatına dair deneyimlerini de paylaştı. Mesleğe lise yıllarında amatör tiyatro ile başladığını anlatan deneyimli oyuncu, bu süreçte en büyük şansının ailesi olduğunu belirtti. Pişkin, sanat yolculuğunda ailesinden gördüğü büyük desteğin kariyerini şekillendirmede önemli bir rol oynadığını vurguladı. Sennur Sezer’in edebiyat dünyasındaki yerini bir okur gözüyle değerlendiren Arif Pişkin, şairin ilk dönem eserleri ile sonraki şiirlerini kıyaslayarak şu ifadeleri kullandı: "Bir edebiyat tarihçisi ya da yazar değilim; konuya bir okur olarak yaklaşıyorum. Sezer’in yazdıklarında entelektüel olarak net bir farklılık ve gelişim görülüyor. Hayatı mücadelelerle geçmiş bir şair olan Sennur Sezer’in şiirleri, düz yazılarına göre çok daha duygusal ve insani bir ton taşıyor." İkinci durak HasTavuk, öğle arası çalışanlara şiir ziyafeti Arif Pişkin, günün ikinci etkinliğinde ise iş dünyasıyla buluştu. HasTavuk fabrikasını ziyaret eden oyuncu, burada çalışanlar için öğle arası yapılan etkinlikte Sennur Sezer şiirlerini seslendirdi. Fabrika’daki etkinliğe HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Sezer, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz ile fabrika yöneticileri ve çalışanları katıldı. Şahin, programın sonunda Arif Pişkin’e günün anısına hediye verdi.