Yerel Haberler
Konya
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:21 Toplumsal bir sorun olan depresyon zayıflık değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunu Depresyonun bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını derinden etkileyen ruhsal bir rahatsızlık olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, günlük hayatın yoğunluğu içinde çoğu zaman fark edilmeyen bu durumun aslında milyonlarca insanın sessizce mücadele ettiği ciddi bir sağlık problemi olarak karşısına çıktığını söyledi. Özellikle son yıllarda daha sık dile getirilen depresyonun yalnızca bireysel bir sorun olmanın ötesine geçerek, toplumsal bir mesele haline geldiğini ifade eden Medicana Konya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, "Depresyon, çoğu kişinin düşündüğü gibi sadece geçici bir üzüntü hali değildir. Zaman zaman herkes kendini mutsuz ya da isteksiz hissedebilir ancak depresyon, bu duyguların uzun süre (en az 15 gün) devam etmesi ve kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürmesi, sosyal ve mesleki işlevleri sıkıntıya uğratacak düzeyde olmasıyla ayrılır. Depresyon yaşayan bireylerde sürekli bir yorgunluk hissi, hayattan zevk alamama, kederlilik, umutsuzluk, isteksizlik, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, suçluluk, yetersizlik düşüncelerinin hakim olması, sosyal hayattan uzaklaşma gibi belirtiler görülebilmektedir. Ayrıca iştah değişimi, uyku düzensizlikleri, enerji azlığı ve bedensel şikayetler de tabloya eşlik edebilir" dedi. Uzm. Dr. Şahinoğlu, bu durumun kişinin okul başarısını, iş hayatını, sosyal ilişkilerini ve aile hayatını da doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti. "Anlaşılamamak yalnız hissedilmesine neden olabilir" Toplumda depresyonla ilgili en büyük sorunlardan birinin bu durumun yeterince ciddiye alınmaması olduğunu belirten Şahinoğlu, "Anlaşılamamak, durumun hafife alınması, depresyon yaşayan kişinin kendini daha da yalnız hissetmesine neden olabilir. Çünkü depresyon, kişinin kendi isteğiyle kontrol edebileceği basit bir duygu durumu değildir. Bu, tıpkı fiziksel hastalıklar gibi profesyonel destek gerektiren bir durumdur. Depresyonun ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Yoğun stres, ailevi sorunlar, akademik baskı, ekonomik sıkıntılar ve sosyal izolasyon, çeşitli kayıplar, beden sağlığının bozulması, incitici ve onur kırıcı durumlarla karşılaşmak ve daha nice fiziksel ve psiko-sosyal olaylar duygu durumu bozukluklarının ortaya çıkmasında ve süregelmesinde büyük rol oynar. Bunun yanı sıra, genetik faktörler ve çeşitli biyolojik etkenler depresyonun ortaya çıkmasında önem arz eder" ifadelerini kullandı. Depresyonun tek bir türden ibaret olmadığını, farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu şöyle devam etti: "En yaygın türlerden biri olan majör depresyon, yoğun ve uzun süreli belirtilerle karakterizedir ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde zorlaştırır. Daha hafif ancak uzun süreli seyreden distimi (kalıcı depresif bozukluk) ise kişinin yıllarca süren düşük ruh hali yaşamasına neden olabilir. Mevsimsel depresyon, özellikle kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla ortaya çıkar ve bahar aylarında hafifleyebilir. Doğum sonrası görülen depresyon ise özellikle annelerin yaşadığı özel bir türdür ve hem anne hem de bebek için dikkatle ele alınması gerekir. Ayrıca bazı kişilerde depresyon, başka psikolojik rahatsızlıklarla birlikte de görülebilir. Bedensel hastalıklara bağlı, kullanılan ilaç ve maddelerin etkisiyle ikincil olarak ortaya çıkan depresyon tipleri de mevcuttur." "Toplum olarak duyarlı olmak tedavi sürecine olumlu etki sağlar" Depresyonun tedavisi mümkün olan ruhsal rahatsızlıklardan olduğunu, genellikle birden fazla yöntemin birlikte uygulanmasıyla daha etkili sonuçların elde edileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, "Tedavi yöntemlerinden biri de psikoterapidir. Psikoterapi, bireyin düşünce kalıplarını fark etmesine ve daha sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmesine yardımcı olur. Özellikle bilişsel davranışçı terapiler, aile odaklı psikoterapiler ve kişiler arası ilişki terapileri, depresyon tedavisinde sıkça kullanılan etkili yöntemlerdendir. Bunun yanı sıra bazı durumlarda antidepresan ilaçlar da tedavi sürecine dahil edilebilir. Bu ilaçlar, beyindeki kimyasal dengenin düzenlenmesine yardımcı olarak, belirtilerin geçmesini ya da hafiflemesini sağlar. Ancak ilaç kullanımı mutlaka bir uzman kontrolünde olması gerekmektedir. İlaç tedavisinin bağımlılık yaptığı, beyni uyuşturduğu gibi yanlış inançlar tedaviye engel olmaktadır. Doğru ilaç tedavisi ve takibi yüksek oranda yarar sağlamaktadır. EKT, TMS, ışıkla sağaltım şeklinde farklı yöntemlerden de depresyon tedavisinde faydalanılabilmektedir. Tedavi sürecinde yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşımaktadır. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite, kişinin ruh halini olumlu yönde etkilemektedir. Fiziksel sağlığın iyi olması, sosyal destek, aile ve arkadaş çevresinin anlayışlı yaklaşımı, iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar. Kişinin kendini ifade edebilmesi ve yalnız olmadığını hissetmesi, tedavinin en güçlü desteklerinden biridir. Kişinin hayatına anlam veren ilişkiler ve faaliyetler içinde bulunması koruyucu rol oynamaktadır. Bu noktada hem bireylere hem de topluma önemli sorumluluklar düşmektedir. Depresyon belirtileri gösteren bireylerin bu durumu görmezden gelmemesi ve profesyonel destek almaktan çekinmemesi gerekir. Aynı zamanda toplum olarak daha anlayışlı ve duyarlı olmak, çevremizdeki insanların duygularına kulak vermek büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki depresyon bir zayıflık değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Bu konuda farkındalık oluşturmak hem bireylerin hem de toplumun daha sağlıklı bir geleceğe adım atmasını sağlayacaktır. Ruh sağlığına verilen önem arttıkça, daha bilinçli ve güçlü bir toplum inşa etmek mümkün olacaktır" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 08:31 Beyşehir Gölü’nde av yasağını ihlal edenlere göz açtırılmıyor Konya’nın Beyşehir ilçesinde, av yasağı döneminde kaçak avcılıkla mücadele kapsamında denetimler aralıksız sürüyor. Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol Birimi ile Beyşehir Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı ekipleri, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında gölde kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Ekipler tarafından Beyşehir Gölü içerisine kaçak avlanmak amacıyla bırakılan ağlar toplanırken, kaçak avcılıkta kullanıldığı belirlenen filika, ağ, zıpkın ve çeşitli av malzemelerine de el konuldu. Son bir ay içerisinde gerçekleştirilen denetimlerde, "yasak dönemde balık avcılığı" ve "menşe belgesiz balık satışı" yaptığı belirlenen 10 kişiye toplam 337 bin 356 lira idari para cezası uygulandı. Denetimlerde ele geçirilen canlı balıklar yeniden göle bırakılırken, diğer balıkların ise mevzuata uygun şekilde göl feneri derneği ile kamuya ait öğrenci yurtlarına bağışlandığı belirtildi. 15 Haziran 2026 tarihinde sona erecek av yasağı süresince denetimlerin haftanın 7 günü karadan, havadan ve göl içerisinden teknelerle sürdürüleceği bildirildi. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, sürdürülebilir balıkçılığın kurallara uyulmasıyla mümkün olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Göl içerisindeki balıkların sağlıklı bir üreme dönemi geçirmesi, balıkçılık sektörünün devamı için son derece önemlidir. Gölümüzü yaşatmak, ekolojik dengeyi korumak ve doğal kaynaklarımızı sürdürülebilir kılmak hepimizin ortak görevidir. Vatandaşlarımızın olumsuz bir durumla karşılaşmaları halinde 112 Çağrı Merkezi’ne bilgi vermelerini rica ederiz."
Selçuk Üniversitesi, Beyhekim’de ağız - diş sağlığı hizmetlerine devam ediyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:04 Selçuk Üniversitesi, Beyhekim’de ağız - diş sağlığı hizmetlerine devam ediyor Selçuk Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, Beyhekim Mahallesi’nde bulunan Ek Hizmet Polikliniğinde hem çocuk hem de yetişkin hastalara kapsamlı ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. Merkezde hastalara ilk muayenelerini gün içinde randevusuz gerçekleştirme imkanı sağlanıyor. Diş Hekimliği Fakültesi ek hizmet polikliniğinde Periodontoloji, Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği), Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi bölümlerinde alanlarında uzman diş hekimleri tarafından tedaviler gerçekleştiriliyor. Fakülte Dekan Yardımcısı ve Uzman Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Firdevs Kahvecioğlu, randevusuz başvuran hastaların ilk muayene ve tetkiklerinin aynı gün içerisinde tamamlandığını belirterek "Web sitemiz üzerinden çevrim içi (online) randevu imkanı da bulunmaktadır. İlk muayene sırasında istenen radyolojik tetkikler kısa sürede yapılmakta, tedavi randevuları ise muayene sonrasında planlanmaktadır" dedi. Çocuklara yönelik diş tedavi hizmetlerinin yaklaşık 1,5 yıldır ek hizmet polikliniğinde aktif olarak sürdürüldüğünü ifade eden Kahvecioğlu, "0-15 yaş arası çocuklarımızın ağız ve diş sağlığına yönelik koruyucu ve tedavi edici uygulamalar, uzman hekimlerimiz tarafından yürütülüyor. Özellikle protetik tedavi öncesi gerçekleştirilen diş tedavilerinde sağlık, kalite ve zaman yönetimi temel önceliğimizdir. Tüm süreçler akademik bilgi birikimi ve klinik deneyim doğrultusunda planlanmaktadır" diye konuştu. Poliklinikte diş tedavileri yapılan vatandaşlar ise aldıkları hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Konya’dan uzaya uydu gönderilecek
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:55 Konya’dan uzaya uydu gönderilecek Konya Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) arasında yapılan protokolle yerli ve milli imkanlarla yapılacak "Küp Uydu Projesi" hayata geçecek. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediyecilik tarihi açısından önemli bir başlangıç yaptıklarını, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak uydu yapma konusunda ilk imzaları atacaklarını söyledi. Uydu konusunda Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında bir sinerji oluştuğunu kaydeden Başkan Altay, uydudan imardan trafiğe, kuraklıktan su kaynaklarının korunmasına ve moloz atıklarının denetimine kadar birçok alanda faydalanabileceklerini ifade etti. "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur" Diğer şehirlerde temel belediyecilik hizmetleriyle uğraşıldığı bir dönemde Konya Büyükşehir olarak uydu yapmayı, fırlatmayı ve bu teknolojiyi kullanmayı konuştuklarını vurgulayan Başkan Altay, "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur. Üniversitemizde yetişen öğrencilerimiz Türkiye’nin uzay yolculuğunda çok önemli işler yaparlar. Biz de onların geliştirdiği bu uydu sayesinde şehrimizi çok daha akıllı hale getirecek, şehirde belediyecilik uygulamalarımızı çok daha ekonomik, hızlı ve verilerin kontrolünün bizde olduğu bir sürece başlamış olacağız. Aslında dünya üzerinde birçok uydu var. Bizler de ciddi bedeller ödeyip bu uydulardan bilgiler alıyoruz. Şimdi inşallah bu ilk adımla birlikte bu maliyetten de kurtulmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Kendi uydusunu yapan ilk belediye Başkan Altay, "Kendi uydusunu yapan ilk belediye olarak Türkiye’de tarihe not düşecek bir işi birlikte yapıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumlar arası iş birliğine çok önem veriyoruz. Bu konudaki en önemli partnerlerimizden birisi de Necmettin Erbakan Üniversitemiz. Birlikte birçok alanda çalışıyoruz. İnşallah bu başlangıç da yine teknoloji ve uzay alanında hayırlı bir başlangıç olacak. Rektörümüze bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu" Projenin gençler için de önemli bir deneyim olacağını aktaran Başkan Altay, "Fiilen bir uydunun yapımına başlamak, onu tasarlamak, ortaya çıkarmak sonraki hayatlarında da çok önemli bir tecrübe ve başlangıç olacak. En önemlisi de üniversitemiz bu yeterliğe sahip bir üniversite haline gelecek. Bundan sonra hem bizim talebimiz olan uyduların yapılması hem ülkemizin ihtiyacı olan uyduların yapılması konusunda bir başlangıç yapıyoruz. Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu ilk duyduğumdan itibaren. İnşallah bu heyecanımız artarak devam eder ve ülkemize faydalı işler yapmaya devam ederiz" açıklamasını yaptı. "Gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz" Necmettin Erbakan Üniversitesi Uzay ve Havacılık Bilimleri Fakültesi ile birlikte bir uydu inşa etmek için yolculuğa çıktıklarının altını çizen Başkan Altay, "İnşallah 3 yıllık bir süre zarfında öncelikle üniversitemizin bu yeterliliği kazanması için gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz. Öğrencilerimiz bunun tasarımından yapılmasına kadar süreçte yeni yeterlilikler kazanmış olacak. İnşallah imkanlar dahilinde bu uyduyu da fırlatarak belediyecilik hizmetlerini planlı bir şekilde devam ettirmeyi arzu ediyoruz. İnşallah imkanlar el verir bu uyduyu fırlatmayı başarabilirsek Konya Türkiye tarihine önemli bir not düşmüş olacak. Türkiye belediyeciliği adına böyle bir çalışma yürütmekten büyük bir mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamalarında Türkiye’de hep örnek olduğunu hatırlatarak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks çalışmalarında son 4 yıldır akıllı şehir uygulamalarında Büyükşehir Belediyemiz 1. sırada. Güney Kore’de, Barcelona’da ödüller aldık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ödüller aldık. Bugün de Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Zorlu: "Bu Türkiye’de ilk" NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, üniversitenin sahip olduğu birikimi icraata geçirebilmek için her türlü ilişkiyi kurmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Sanayi ile ilişkimiz var. Odalarla, borsalarla ilişkilerimiz var. Üniversite belediye iş birliği çok önemli bir noktada. Sağ olsun başkanımızla bu konuda çok uyumlu çalışıyoruz. Birçok alanda beraberliğimiz var. Biz de akademik birikim var. Belediyede bizde olmayan imkanlar var. Bunların ikisini birleştirdiğimiz andan itibaren işte bu uydu ortaya çıkıyor. Bu, Türkiye’de ilk" diye konuştu. "Veri, dünyada en kıymetli hazine" Veri madenciliğinin önemine değinen Prof. Dr. Zorlu, "Tabii veri olmayınca icraatlar da projeler de isabetli ve doğru sonuçlar ortaya koymayabilir. Veri çok önemli bir hazine. Yani dünyada en kıymetli şey ne diye sorarsanız altın madeni falan değil, veri. Veri madeni. Bunu eğer siz yakalayabilirseniz çok rahat önünüzü görebilirsiniz ve ciddi projeler üretebilirsiniz. Bu uydu inşallah veri sağlayacak. Belediyemizin, içinde yaşadığımız şehrimizin birtakım konularda projeksiyonunu yapacak ve yeni projeler üretmesine vesile olacak. Hocalarım, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ve yine Havacılık ve Uzay Bilimleri Bölümü bu işi üstlenecek. Bu, Türkiye’deki belediyelere ve belki de dünyadaki birçok belediyeye örnek olacak. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katkısı olan bütün arkadaşlarımıza, başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başkan Altay ile Rektör Prof. Dr. Zorlu tarafından "Küp Uydu" projesinin imzaları atıldı. "Öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek" NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Keser de yaptığı değerlendirmede, projenin öğrenciler için öneminin de çok değerli olduğuna değinerek, "Bu işte farazi yapılan çalışmalarla veya laboratuvarda yapılan varsayımsal, deneysel çalışmalarla değil öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek. Uydumuzu düşük Dünya irtifasında kutupsal yörüngeye yerleştirmek planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küp Uydu" projesi Konya Büyükşehir Belediyesi ve NEÜ arasında yapılan protokol kapsamında hayata geçecek uydu projesi ile uydu üzerine dahil edilecek kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerin belediye proje ve hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin içinde olduğu bir alt yapı oluşturulacak proje ile bu alanda Ar-Ge kültürünün gelişmesi için eğitimle ilgili etkinliklere doğrudan ve dolaylı katkılar sağlanması amaçlanıyor.
Karapınar’da üç okuldan Ramazan’da anlamlı dayanışma
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:18 Karapınar’da üç okuldan Ramazan’da anlamlı dayanışma Konya’nın Karapınar ilçesinde üç okul, ÇEDES Projesi kapsamında Ramazan ayında ihtiyaç sahibi aileler için gıda kolisi hazırlayarak örnek bir dayanışmaya imza attı. Hacı Osman Arı İmam Hatip Ortaokulu, Vehbiyurt İlkokulu ve Yunus Emre İlkokulu öğrencileri, öğretmen ve velilerin de desteğiyle hazırladıkları gıda paketlerini ilçedeki çeşitli mahallelerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdı. İçerisinde bakliyat ürünlerinin yanı sıra tavuk, sucuk ve kahvaltılık ürünlerin yer aldığı koliler, özellikle hasta, yaşlı ve kimsesiz ailelere öncelikli olarak teslim edildi. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan çalışma, aileler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Projede yer alan öğrenciler de Ramazan ayında yardımlaşma sevincine ortak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Yunus Emre İlkokulu Müdürü Gülnur Aker, Ramazan ayı için önceden hazırlık yaptıklarını belirterek, "ÇEDES Projesi ile birlikte diğer okullarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı tamamladık. Yaptığımız hazırlıkların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Herkese hayırlı Ramazanlar" dedi. Hacı Osman Arı İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Ali Çağıran ise okulların iş birliğiyle hazırlanan Ramazan kolileriyle ihtiyaç sahiplerinin sevincine ortak olduklarını vurgulayarak, "Kolilerimizin ihtiyaç sahiplerine ulaştığına inanıyoruz. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gıda dağıtımında Karapınar İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü gönüllü öğrencileri de destek verdi.
Araçtan uyuşturucu maddeyi attılar, yakalanınca ‘üzerimde bir şey yok" savunması yaptılar
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:56 Araçtan uyuşturucu maddeyi attılar, yakalanınca ‘üzerimde bir şey yok" savunması yaptılar Konya’da polis ekiplerinin şüphe üzerine dur ihtarında bulunduğu otomobil kaçarken, ara sokaklara giren araç içerisinde bulunanlar uyuşturucu maddeyi attı. Bir süre daha kaçıp polise yakalanan otomobilin sürücüsü, ‘üzerimde bir şey yok’ savunması yaparken, polis ekiplerince sokak üzerinde yapılan çalışmalarda araçtan atılan uyuşturucu madde ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Motosikletli Polis Timleri Yunuslar merkez Selçuklu ilçesi Musalla Bağları Mahallesi Belh Caddesi üzerinde şüphe üzerine 42 CPL 99 plakalı araca dur ihtarında bulundu. Araç sürücüsü tüm uyarılara rağmen Fetih Caddesinden Adliye istikametine kaçtı ve cadde üzerinden geri dönüş yaparak ara sokaklara girip bir süre izini kaybettirmeye çalıştı. Bu sırada araçta bulunan diğer 2 kişi ise yanlarında bulunan uyuşturucu maddeyi araçtan fırlattı. Bir süre sonra araç polis ekiplerince kontrollü olarak durduruldu. Araçta bulunan 3 kişi, araçtan indirilerek üst araması ve kimlik kontrolü yapılmasının ardından gözaltına alındı. Polis memurunun üzerinde bir şey var mı sorusuna ehliyetsiz olduğu öğrenilen araç sürücüsü B.Ö., ‘Üzerimde bir şey yok’ savunması yaptı. Araçtan atılan uyuşturucu madde bulundu Şahısların işlemlerinin ardından polis ekiplerince araçtan atılan uyuşturucu maddelerin bulunması için sokak üzerinde araçların altları, bina köşelerinde arama yapıldı. Şahısların attıkları bir miktar uyuşturucu madde ekiplerce ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Araçta bulunan 3 kişi ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.