Yerel Haberler
Konya
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:56 NEÜ’nün engelsiz üniversite başarısı bayrak teslim töreni ile taçlandı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Engelli Öğrenci Birim Koordinatörlüğü tarafından, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "10-16 Mayıs Erişilebilir Dünya İçin El Ele" programı düzenlendi. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni’nde, NEÜ’nün 2024 yılında 119 üniversite arasında, 2025 yılında ise 112 üniversite arasında elde ettiği ikincilik başarısı kapsamında Bayrak Teslim Töreni gerçekleştirildi. NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program ve törene NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, dekanlar, genel sekreter yardımcıları, meslek yüksekokulu ve enstitü müdürleri ile çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, çok anlamlı ve önemli bir programda bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Engelsiz üniversitede bayrak almak çok önemli. Asıl önemli olan ise bizim sorumluluğumuzun yerine getirip getirmediğimizdir. Bu bayraklar, bizlerle aynı hayatı paylaşan ancak Cenab-ı Hakk’ın takdiriyle farklı şartlarda yaşamlarını sürdüren engelli bireylere karşı sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizin bir nişanesidir. Bu açıdan meseleyi çok önemli ve değerli buluyorum. Üniversitemizde güçlü bir enerji ve önemli bir potansiyel bulunuyordu. Prof. Dr. Hakan Sarı hocamızın gayreti ile bu potansiyel ortaya çıktı. Ortak akıl, iş birliği ve yoğun çalışmalar neticesinde bu başarılar elde edildi. Bu, tek başına gerçekleştirilebilecek bir başarı değildir. Her bir birimin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesi ile mümkün. 2024 ve 2025’te Türkiye ikincisi olduk. Bizde ümitten, gayretten ve enerjiden asla vazgeçmek yok. 2026’da birinci olmak için kararlılıkla çalışacağız. Bu başarılarda emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan bir üniversite Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırmaya yönelik çalışmalara devam ettiklerini aktaran Prof. Dr. Zorlu, "Üniversitelerin Times Higher Education (THE) sıralamalarında değerlendirilen kriterlerden biri de uluslararası görünürlüktür. Bu doğrultuda yurt dışındaki üniversitelerle sürekli temaslar sağlıyor, iş birliği protokolleri imzalıyoruz. İmzaladığımız protokoller kapsamında birçok ortak proje üretiyor, öğrenci ve akademisyen değişim programları gerçekleştiriyoruz. İmkanlarımızı artırıyoruz. Ziyaretlerde bulunduğumuz üniversitelerin rektörlerine anlatacağımız çok şey var. Üniversitemizin faaliyetlerini aktardıkça ilgi ve alakalarının arttığını, bizleri büyük bir dikkat ve şaşkınlıkla dinlediklerini görüyoruz. Son 7-8 yılda içerisinde özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan ve aidiyetinden gurur duyulan bir üniversite haline geldik. Bunu hep birlikte başardık" diye konuştu. Eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki başarılarını paylaşmanın gururunu yaşadıklarını aktaran NEÜ Engelli Öğrenci Birim Koordinatörü Prof. Dr. Hakan Sarı ise, "Necmettin Erbakan Üniversitesi, YÖK tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrak Yarışmaları’nda hem 2024 hem de 2025 yıllarında Türkiye ikinciliğini elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugün burada yalnızca ödül töreni gerçekleştirmiyor; aynı zamanda insanı merkeze alan, erişilebilirliği temel değer kabul eden üniversite anlayışını da vurguluyoruz. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; bireylerin kendilerini geliştirdikleri, özgüven kazandıkları ve toplumsal yaşama hazırlandıkları alanlardır. Bu nedenle kampüslerin, dersliklerin, sosyal ve kültürel ortamların herkes için erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Engelsiz üniversite anlayışı yalnızca fiziksel düzenlemelerden ibaret değildir; evrensel tasarım anlayışıyla herkes için erişilebilir yaşam alanları oluşturmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda eğitim süreçlerinde kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesi, erişilebilir ders materyalleri sunulması ve öğrencilerin aktif katılımının desteklenmesi bu anlayışın temel unsurlarıdır" şeklinde konuştu. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliği Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen Turuncu Bayrak’ın mekanda erişilebilirliği, Yeşil Bayrak’ın eğitimde erişilebilirliği, Mavi Bayrak’ın ise sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirliği temsil ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sarı şu şekilde konuştu: "Bu bayraklar yalnızca bir ödül değil; üniversitemizin erişilebilirlik konusundaki kararlılığının ve ortak emeğinin sembolüdür. Bu başarı; yöneticilerimizin, akademik ve idari personelimizin, teknik ekiplerimizin, Engelli Öğrenci Birimimizin ve öğrencilerimizin ortak çalışmasının sonucudur. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliğini elde ederek herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve yaşanabilir bir üniversite idealini daha ileriye taşımaktır. Engelsiz üniversite; yalnızca engellerin kaldırıldığı değil, insan onurunun, eşit katılımın ve nitelikli yaşam hakkının kurumsal kültüre dönüştüğü üniversitedir." Protokol konuşmalarının ardından program, doğuştan kolları olmayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Ayşe Yılmaz’ın günün anlam ve önemini anlatan konuşmasıyla devam etti. Program, Yükseköğretim Kurulu tarafından 2024-2025 döneminde Eğitimde Erişim, Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişim, Mekanda Erişim ve Kent Donatılarına Erişim kategorilerinde asil ve aday adayı olmaya hak kazanan fakülte, yüksekokul, enstitü ve Yapı İşleri birimine sertifika ve bayrak takdimiyle sona erdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:54 Pelikan sürüsünü tarlada gören çiftçilerin tarifi ilgi çekti Konya’nın Karapınar ilçesinde göç yolculuğundaki pelikan sürüsü tarlada mola verdi. Göç yolculuğundaki bir pelikan sürüsü Karapınar ilçesi Uzunkaş mevkiinde tarlaya indi. Tarlada pelikanları gören vatandaş o anları cep telefon kamerasıyla görüntüledi. Elektrik akımına kapıldığı düşünülen pelikanı bulan çiftçi Emre Elibol, kanadını açarak, "İki metre kanat var. Ayaklara bak, bu pelikan mıydı" şeklinde konuşurken, gagasını "Değnek gibi" diye tarif ederek o anlara telefonla kaydetti. Elibol, "Bahar ayının gelmesiyle beraber pelikanların göç mevsimi başladı. Tarlalarımızdan falan geçiyorlar zaman zaman tarlalarımıza iniyorlar. Burada karnını doyuruyorlar. Ne yazık ki birisi elektrik direğinde akıma kapılmış ölmüş. Çok üzüldük, olmaması gereken bir şeydi ama olmuş artık" dedi. "Ambardan mısır getirdik ama veremedik kaçtılar" Çiftçi Yasin Kuzu ise, "Bugün normalde her gün olduğu gibi işimize geldik. Kuşları görünce telefon ile kayda aldım hem insanlar görsün hem de anı kalsın istedim. Normalde bizim bölgemizde leylek sürüleri görülürdü. İlk defa şahit olunca anı olsun istedim. Sürekli uçup gidiyorlardı. Bizim tarlamızda ilk defa pelikanları bu şekilde toplu olarak gördüm. Ambardan mısır getirdik ama balıkçıl bir tür oldukları için veremedik kaçtılar. Benim de hoşuma gitti bu şeklide kayda aldım" şeklinde konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:59 Meram’da çocuklar tarihi sahneye taşıdı Meram Belediyesi ile Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen Meram Gelişim Akademisi (MEGA) kapsamında geleneksel hale gelen ‘Ahlaki Karakter Temsil Yarışması’nın 2026 yılı finali, renkli görüntülerle tamamlandı. Bu yıl ‘Korkusuz Liderler’ temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın final programı, Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Meram ilçesindeki resmi okullarda eğitim gören 4. sınıf öğrencilerini kapsayan yarışmanın finalinde 16 okuldan öğrenciler sahne aldı. Türk tarihine yön veren büyük liderleri canlandıran öğrenciler, sergiledikleri performanslarla izleyenlerden tam not aldı. Programı; Meram Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Şenyiğit, Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır, kurum yöneticileri, okul idarecileri, öğretmenler ve çok sayıda davetli takip etti. Başkan Yardımcısı Ahmet Şenyiğit, final etkinliğinde yaptığı konuşmada Meram Belediyesinin MEGA çatısı altında çocuklar ve gençler için birbirinden değerli etkinlikler, programlar ve projeler yürüttüğünü belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır da eğitime verdiği desteklerden dolayı Meram Belediyesine ve Başkan Mustafa Kavuş’a teşekkür etti. Yarışma sonunda kendi kategorilerinde birinci olan öğrenciler ve danışman öğretmenleri de büyük alkış aldı. Program sonunda öğrenciler, öğretmenler ve aileler hatıra fotoğrafı çektirirken, finale kalan tüm öğrencilere hediyeler verildi.
Gören "Meke" sandı, gerçek başka çıktı
24 Şubat 2026 Salı - 14:29 Gören "Meke" sandı, gerçek başka çıktı Konya’nın Beyşehir ilçesinde son yağışların ardından ortaya çıkan manzara görenleri şaşırttı. Su basan Kuru Ova’da Meke Gölü’nü andıran görüntüler oluştu. İlçeye bağlı Kurucuova Mahallesi sınırlarında yer alan ve tarım arazileriyle bilinen Kuru Ova, yağmur ve eriyen kar sularının etkisiyle göle dönüştü. Anamas Dağı’ndan gelen kar sularıyla birlikte ovayı kaplayan su, havadan görüntülendiğinde ise dikkat çekici bir benzerliği ortaya koydu. Dron çekimlerinde oluşan şekiller, Konya’nın "nazar boncuğu" olarak bilinen Meke Gölü’nü andırdı. Beyşehirli fotoğrafçı Mustafa Öztemiz’in dronla kaydettiği görüntüler, sosyal medyada "Konya’nın yeni Meke Gölü hayırlı olsun" notuyla paylaşıldı ve kısa sürede büyük ilgi gördü. Çok sayıda kullanıcı, manzaranın Meke Gölü’ne olan benzerliğine dikkat çekti. "Yukarıdan Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik" Bölgeye defalarca gittiğini belirten Öztemiz, Kuru Ova’nın sular altında kaldığına ilk kez tanıklık ettiğini ifade etti. Bu yılın bereketli yağış sezonunun etkisine dikkat çeken Öztemiz, "Dronla yukarıdan baktığımızda Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik. Hem Beyşehir için güzel bir hatıra oldu hem de doğanın farklı bir yüzünü görmüş olduk" dedi. Tarım alanlarının bulunduğu Kuru Ova’yı suların bastığını görünce havadan görüntü almak istediklerini anlatan Öztemiz, "45 yaşındayım, defalarca bu bölgeye gittim. Su bastığını hiç görmemiştim. Ama bu yıl bereketli bir yağış sezonu geçiriyoruz, ovayı su basmış. Dronla çekimlerini yaptık. Yukarıdan da gözüktüğü zaman Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik. Güzel görseller oluştuğunu düşünüyorum hem Beyşehir için güzel bir hatıra bırakıyoruz hem de kendimiz buraları görmüş oluyoruz" dedi. Öztemiz, görüntüleri paylaştıktan sonra çok ilgi gördüğünü, yerini ve neresi olduğunu soranlar olduğunu belirterek, "Tarif ediyoruz, gitmek isteyenler gidiyor. Görüntü olarak Meke Gölü’ne benzediğini söylüyorlar. Burada devamlı su olmuyor. Adı üstünde de Kuru Ova. Burada ekili araziler de var, arazileri de su basmış durumda" diye konuştu.
Başkan Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor"
24 Şubat 2026 Salı - 13:19 Başkan Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor" Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti. Karatay’da Ramazan ayı boyunca düzenlenen iftar ve teravih buluşmaları devam ediyor. Bu kapsamda Doğanlar Kuran Kursu’nda gerçekleştirilen iftar programı, Karatay protokolünü, kurs hocalarını ve kursiyerleri bir araya getirdi. Programa; Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci, Karatay İlçe Müftüsü Halil Taş, AK Parti Karatay İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, kurs hocaları ve kursiyerler katıldı. İftar programında konuşan Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik etti. Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ise Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti. Kur’an Kursu’nun misafiri olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Kılca, kurs hocalarına, İlçe Müftülüğüne ve emeği geçen ekibe teşekkür etti. Kursa belediye olarak destek verdiklerini belirten Hasan Kılca, hayırseverlere de katkılarından dolayı teşekkür ederek mahallelerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı. Dernek bünyesinde eğitim alan öğrencilerin güzel faaliyetler gerçekleştirdiğini ifade eden Kılca, tüm kursiyerleri tebrik etti. Çocukların küçük yaşlardan itibaren Kur’an-ı Kerim ve siyer-i nebi eğitimi almasının önemine değinen Kılca, kreşlerden itibaren manevi değerlerle yetişen çocukların geleceğe güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Konuşmasının sonunda tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Kılca, iftar programının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. İftar programının ardından Hasan Kılca ve Akif Demirci teravih buluşmaları kapsamında Kalenderhane Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Kılca, talep ve görüşleri dinleyerek Ramazan’ın bereketini paylaştı.
Tüp mide ameliyatında Türkiye’de başarı oranları yüksek
24 Şubat 2026 Salı - 12:07 Tüp mide ameliyatında Türkiye’de başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatının günümüzde obezite tedavisinde en sık tercih edilen cerrahi yöntemlerden biri olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yılmaz Polat, bu ameliyat sonrasında vücutta belirli değişikliklerin meydana gelebileceğini hatta bu değişikliklerin fiziksel ve hormonal düzeyde de olabileceğini belirtti. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yüzde 70-80’inin cerrahi olarak çıkarıldığını, geriye muz şeklinde ince, uzun bir mide kaldığını, bu yüzden "tüp mide" adını aldığını ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Tüp mide ameliyatında başarıyı tanımlarken iki ana kritere bakılır: Kilo verme oranı ve sağlık risklerinin düşük olması. Hem dünyada hem de Türkiye’de bu ameliyat, modern cerrahinin en güvenli ve etkili yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Polat, ameliyat sonrası hastaların büyük çoğunluğunun hedeflerine ulaştığına, hastalarda genellikle fazla kilonun en az yüzde 50’sinin de verildiğine dikkat çekti. Tüp mide ameliyatında başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatı verilerine bakıldığında dünya ortalamasında, hastaların ilk 1 yıl içinde fazla kilolarının yüzde 60 ila yüzde 70’ini kaybettiklerini, Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 45-50’sinde tam düzelme (remisyon) görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Türkiye’deki verilere baktığımızda ise özellikle Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen hastalar için bir merkez haline gelmemiz vaka sayısını çok yükseltti. Bu yüzden Türkiye’deki tecrübeli merkezlerde kilo verme oranları dünya standartlarıyla paralel olarak ilerlemektedir. Hatta ameliyat sonrası kilo kaybı ilk 18 ayda yüzde 60-80 oranlarındadır" dedi. Türkiye’de başarı oranlarının yüksek ve memnuniyetin yüzde 95 ve üzerinde olmasının birkaç teknik sebebi olduğunu da belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Vaka sayıları çok olan Türk cerrahların operasyonlarda el alışkanlığı kazanmış ve komplikasyonlara karşı tecrübeli olmaları en büyük avantajlarıdır. Ayrıca teknolojik cihaz üstünlüğü olan merkezlerde özellikle JCI akreditasyonuna sahip hastanelerde kullanılan cihazların dünya standartlarında olması en önemli kriterler arasındadır" diyerek bu konuya dikkat çekti. Tüp mide ameliyatı çoğunlukla başarılı sonuçlar verirken, nadir de olsa, bazen sonuç kişiden kişiye değişebiliyor. Bu başarıyı etkileyen başlıca kriterler ve faktörlerin olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Başlangıç kilosu ve VKİ, yaş ve metabolik durum, örneğin Tip 2 diyabet, ameliyat sonrası beslenme ve egzersiz uyumu, psikolojik destek ve takibin yanı sıra en önemli olanı da cerrah deneyimi ve klinik takiptir. Bu nedenle bazı hastalar daha fazla kilo kaybederken, bir kısmında kilo kaybı daha az olabilir veya uzun vadede bir miktar geri alım görülebilir" ifadelerini kullandı. "Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olur" Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Hormonal süreçte açlık sinyalleri kesilmeye başlar, ghrelin (açlık hormonu) seviyesi ciddi oranda düşer. Sadece mide küçüldüğü için değil, beyne giden ‘açım’ sinyali de azaldığı için iştahta azalma görülür. Mide bir futbol topu hacminden, yaklaşık bir muz büyüklüğüne (yaklaşık 100-150 ml) iner. Birkaç lokmada doygunluk hissedersiniz. Katı gıdalar midenizde daha uzun süre kalırken, sıvılar daha hızlı geçer. Bu durum, yanlış beslenme alışkanlıklarıyla (sıvı kalori alımı gibi) kilo vermeyi durdurabilir. Tüp mide ameliyatı, insülin direnci üzerinde olağanüstü bir etki oluşturur. Henüz kilo vermeden bile, hormonlardaki değişim sayesinde kan şekeri seviyeleri düzene girmeye başlar. Birçok hasta ameliyattan kısa süre sonra diyabet ilaçlarını doktor kontrolünde bırakabilir. Vücut, dışarıdan aldığı enerjiyi kısıtladığı için depolanmış yağları yakmaya odaklanır. Bununla birlikte kilo kaybı başladıkça vücut kompozisyonunuz değişir. Diz, kalça ve bel üzerindeki baskı azalır, hareket kabiliyetiniz artar" şeklinde konuştu. Op. Dr. Yılmaz Polat, ameliyat sonrası metabolik hastalıklarda da olumlu etkiler görüldüğünü belirterek, "Bunlar genellikle; Tip 2 diyabetli hastalarda özellikle kan şekerinin hızla düzelmesi durumu, tansiyon ilaçları kullanan hastaların zamanla bu ilaçlara bağımlılığının azalması, kolesterol sıkıntısı yaşayan ve uyku apnesi belirtisi olan hastalarda da bu sorunların iyileştiği gözlemlenir. Tüp mide ameliyatı sonrası psikolojik ve duygusal değişimler yaşanır. Kişinin ayna karşısında kendisini beğenme durumu ve özgüveninde de artış görülür. Muhtemel yan etkilerde geçici saç dökülmesi ile kabızlık ya da ishal görülse de zamanla bu sorunlar da ortadan kalkar" diye konuştu.
KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği
24 Şubat 2026 Salı - 11:05 KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği Konya sanayisi enerji verimliliğinde örnek bir başarıya daha imza attı. Konya Sanayi Odası (KSO) danışmanlığında yürütülen çalışma sonucunda Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Ekdöksan firması, indüksiyon ocaklarında enerji tüketimini yüzde 20 azaltarak büyük bir maliyet avantajı elde etti. Başarılı proje, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) Destekleri kapsamında hibe almaya da hak kazandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, sanayi işletmelerinin enerji verimliliklerini artırmaya yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın VAP Desteklerinden hibe desteği alan Ekdöksan Döküm firmasını verimlilik odaklı çalışmalarından dolayı tebrik eden Başkan Büyükeğen, işletmelerin enerji verimliliğini artırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. Büyükeğen, "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, Ekdöksan firmamızda olduğu gibi şu ana kadar, 194 farklı lokasyonda enerji etütleri gerçekleştirdik. Verimliliği artırma odaklı bu çalışmalarımızda 9 bin 694 TEP enerji tasarrufu sağladık, 57 bin 258 ton karbon salınımının önüne geçtik. Ayrıca bu çalışmalarla 8 milyon 400 bin dolarlık enerji tasarrufunun önünü açarak, yerli ve milli ekonomiye katkı sağlamış olduk" dedi. "İndüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandı" Ekdöksan Döküm Proje Yöneticisi Samet Eker de, verimliliğin günümüz şartlarında rekabetin en belirleyici unsurlarından biri olduğunu söyledi. 1984 yılından bu yana döküm faaliyeti yürüten firmalarındaki verimliliği artırmaya yönelik yaptıkları çalışma ile her bir indüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağladıklarını aktaran Eker, "Bu rekabet ortamında, verimli üretim yapmak büyük önem taşıyor. Döküm firmalarındaki indüksiyon ocaklarında, elektrik tüketimi çok fazla. Mühendislerimiz ile burada nasıl bir iyileştirme yapabileceğimize yönelik çalışma başlattık. Konya Sanayi Odası ile iletişime geçtik. Odamız, projede bize çok büyük destek verdi. İndüksiyon ocaklarının, indüksiyon sistemini geliştirerek, elektrik tüketimini azalttık. Daha önce bir ocakta 5 megavat güç sarf edilirken, bu proje ile 4 megavat civarına indirildi. Bunu diğer ocaklarımızda da hayata geçirmek için çalışmaları başlatacağız. Bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlayacak. Verimlilik savaşlarında yer almak için böyle projeler çıkarmamız gerekiyor. Konya Sanayi Odamıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Konya sanayimiz için büyük önem arz eden bu destekler için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza da teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik KSO’nun rehberliğinde çalışmalarına devam eden Ekdöksan Döküm’de yürütülen proje ile saatlik 570 kW, yıllık 3 milyon 456 bin kW enerji tasarrufu sağlanacak. Firma böylece yıllık 14 milyon 335 bin TL tasarruf etmiş olacak.
Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:27 Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu.
Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:25 Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu. (İY-FM-
Suriçi Çarşısı yeşil enerjiyle aydınlanıyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:22 Suriçi Çarşısı yeşil enerjiyle aydınlanıyor Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi tarafından hayata geçirilen Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari, tarihi ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de yeşil enerji ile aydınlatılarak şehre ve dönüşüme bir kez daha öncü ve örnek oldu. Meram Belediyesinin dev dönüşüm projesi Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da örnek ve öncü oldu. Tarihe saygılı ve modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de tamamen yeşil enerji ile aydınlatılarak Konya’da sürdürülebilir belediyeciliğin ve modern dönüşümün simgesi haline geldi. Suriçi’nde enerji de dönüştü Meram Belediyesi Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, çarşıda yer alan binaların cephe aydınlatmalarında "wallwasher" olarak adlandırılan modern mimari aydınlatma sistemi kuruldu. Bu sistem, enerjisini tamamen güneş panellerinden alıyor. Üretilen enerji, yangın güvenliğine uygun ve yüksek güvenlik standartlarına sahip lityum pil sistemlerinde depolanarak kesintisiz bir aydınlatma sağlıyor. Bu sayede Suriçi Çarşısı’nın cepheleri, şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan, tamamen yenilenebilir enerji kullanılarak ışıklandırılıyor. Hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de karbon salınımı azaltılarak çevreye duyarlı bir uygulama hayata geçirilmiş oluyor. Tarihi doku, modern teknolojiyle buluştu Suriçi Çarşısı, tarihi zenginliği ve modern mimarisiyle Meram’ın ve Konya’nın en değerli projelerinden biri oldu. Çıkan tarihi eserlerle de şehrin kültürel hafızasında önemli bir yer tutuyor. Gerçekleştirilen dönüşümle birlikte çarşı, hem tarihi dokusu korunarak restore edildi hem de modern şehir estetiğine uygun bir görünüm kazandı. Yeşil enerjiyle yapılan aydınlatma ise bu dönüşümü adeta taçlandırdı. Gündüzleri tarihi mimarisiyle ziyaretçilerini karşılayan çarşı, geceleri güneşten aldığı enerjiyle adeta yeniden hayat buluyor. Böylece proje, tarih ile modern yaşamı buluşturan her yönden örnek bir proje olarak tarihe geçti. "Geleceğe nefes olan yatırımlar yapıyoruz" Meram Belediye Mustafa Kavuş, Suriçi Çarşısı’nda hayata geçirilen bu çevreci yatırımın yalnızca bir aydınlatma çalışmasının ötesinde bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Başkan Mustafa Kavuş, uygulamaya sokulan bu yeni şehircilik vizyonu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; "Bizler sadece bugünü değil, yarını da inşa etmekle sorumluyuz. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir şehircilik anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakları kullanmak, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan büyük bir kazanımdır. Çocuklarımıza daha temiz, daha yaşanabilir bir Meram bırakmak için yatırımlarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz." "Suriçi, Konya ve Meram için büyük ve stratejik bir kazanımdır" Başkan Kavuş, Meram’ın tarihi kimliğini koruyarak geleceğe taşımanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek, "Suriçi Çarşısı projesi, geçmiş ile geleceği buluşturan bir köprü niteliğindedir. Bu proje, sadece Meram için değil, Konya için de önemli bir kazanımdır. Benzer uygulamalar daha önce yapılmış olabilir; ancak burada ortaya koyduğumuz sistem, teknik altyapısı ve bütüncül yaklaşımıyla örnek teşkil edecek bir nitelik taşımaktadır. Bu enerji sistemi, Suriçi gibi şehrin merkezinin yeniden ayağa kaldırıldığı, tarihin yeniden açığa çıkarıldığı, bir büyük projede uygulanmış olması bu çalışmayı benzerlerinden özel kılıyor. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirilen bu yenilikçi uygulama, Meram Belediyesinin yenilenebilir enerjiye verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor. Proje; enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir adımdır, ’Yeşil Belediyeciliğin’ de en güzel örneklerinden biridir" diye konuştu.
Hem acıktırmayan hem susatmayan lezzet: Ramazan şerbeti
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:14 Hem acıktırmayan hem susatmayan lezzet: Ramazan şerbeti Osmanlı’dan günümüzü uzanan çeşit çeşit şerbetler iftar sofralarından eksik olmuyor. Gazlı içecekler yerine şekersiz ev yapımı şerbetlerin sağlık açısından faydasına dikkat çeken uzmanlar, 4 çeşit karışımla yapılan Ramazan şerbetini tavsiye ediyor. Osmanlı döneminde sarayda ve evlerde hazırlanan çeşit çeşit şerbet geleneği günümüzde de devam ediyor. 4 farklı lezzetten oluşan Ramazan şerbetinin de özellikle Ramazan’da iftar sofralarında gazlı içecekler yerine tüketilmesi öneriliyor. Kaynayan suya 4 bitkinin aynı anda karışımı ile başlayan şerbet hazırlaması yaklaşık yarım saat sürüyor. Ramazan ayında asitli içecekler ya da hazır meyve suları yerine evde organik şerbet önerisinde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Ayşen Çebiç, "Ramazan ayının gelmesiyle birlikte bize en çok sorulan sorulardan bir tanesi şerbet tarifi. Hem acıktırmasın hem susuzluğumu engellesin diye taleplerle karşılaşıyoruz. Bizler bu anlamda çok çeşitli şerbetler öneriyoruz. Ramazan şerbeti yaptık. Şerbetimiz 4 ana maddeden oluşuyor. Bunlardan bir tanesi tarçın olmazsa olmazımız. Hem kokusu hem tadı itibariyle tarçınımız mükemmel bir toksin atıcı. Bununla birlikte karanfil gün boyu hiçbir şey yemediğimiz için istemsiz bir şekilde ağız kokusu problemi ile karşı karşıya kalıyoruz. Karanfil bu anlamda ağız kokusunu giderici özelliği sayesinde diş eti iltihaplarına karşı ve bununla birlikte hazmı kolaylaştırmaya çok faydalı. Daha sonrasında kayısı ekledik. Özellikle mide problemi yaşayanlar, gastriti olanlar, reflüsü olanlar kayısıdan faydalanabilir. Evinde kayısısı olmayanlar diğer meyve gruplarından portakal, mandalina, elma evinde artık hangi meyveden varsa kullanabilirler. Biz bununla birlikte ek olarak her evde olmuyor ama şerbetimize demir hindi ekledik. Demir hindinin en bilinen özelliklerinden bir tanesi tok tutma özelliği. İçerdiği C vitamini sayesinde hem tok tutucu özelliğe sahip hem de gün boyu susatmıyor" dedi. "Asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" Hazırlanan Ramazan şerbetinin her yaş grubuna uygun olduğuna değinen Ayşen Çebiç, "Şerbetimizi 7’den 70’e kullanabilirler. Küçük bebeklere dahi verilebilir, 2 yaş itibariyle kullanıma uygundur. Hamile bayanlar bunu sıkça tüketebilirler. Çok besleyici bir şerbettir. Mide problemi yaşayanlar, gastriti, reflüsü olanlar asitli içecekler yerine bu şerbetten faydalanabilirler. Ayrıca yaşlılarda hafızayı güçlendirici özelliği sayesinde nar çiçeğimiz çok faydalıdır. Bununla birlikte tarçın, karanfil diş hassasiyeti olanlarda, diş eti iltihabı olanlarda ve diş çekilmesi olanlarda çok faydalıdır. Yani bu şerbetimizi, asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" diye konuştu.
MEVKA, faizsiz kredi desteğinde bir ilke imza attı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:37 MEVKA, faizsiz kredi desteğinde bir ilke imza attı Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Vakıf Katılım arasında Garantili Fon Transferi (GFT) ile ilgili gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’ndan yararlanan tüzel kişilere yönelik teminat süreçleri, daha esnek ve erişilebilir bir yapıya kavuşacak. 8 ay ödemesiz olmak üzere toplam 26 aya varan geri ödeme vadesi sunan sistem sayesinde, kullanıcıların yükümlülükleri güvence altına alınırken, MEVKA’nın alacakları da teminat altında olacak. Vakıf Katılım, yenilikçi finansal çözümleri arasında yer alan Garantili Fon Transferi (GFT) ürünü kapsamında Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ile iş birliğine imza attı. Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı ile Vakıf Katılım Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Yorulmaz ve Vakıf Katılım Satış ve Performans Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Enver Şahin’in katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği sayesinde, MEVKA’nın Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’ndan yararlanan tüzel kişilere yönelik teminat süreçleri daha esnek ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulacak. GFT altyapısı ayrıca, kamu tarafından sunulan faizsiz geri ödemeli destek mekanizmalarında alternatif bir teminat çözümü de olacak. Enver Şahin: "KOBİ’lerin kamu desteklerinden daha etkin şekilde yararlanmasına katkı sunuyoruz" Vakıf Katılım Satış ve Performans Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Enver Şahin, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Mevlana Kalkınma Ajansı ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, Garantili Fon Transferi altyapımızın kamu destek mekanizmalarına entegrasyonu açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. GFT’nin sunduğu dijital ve yenilikçi yapı sayesinde işletmelere teminat süreçlerinde esneklik sağlarken, faizsiz finansman modellerine erişimi de desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu modelin, özellikle KOBİ’lerin kamu desteklerinden daha etkin şekilde yararlanmasına katkı sunacağına inanıyoruz" dedi. Dr. İhsan Bostancı: "Bu iş birliği faizsiz kredi desteğinde kalkınma ajansları ile katılım bankaları arasında bir ilk olacak" Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı da protokol hakkında yaptığı açıklamada, "Kurum olarak bizler, uyguladığımız çeşitli destek mekanizmaları ile TR52 Konya-Karaman Bölgemizin her açıdan gelişimine katkı sunmak amacıyla çalışmalarımızı paydaşlarımızla birlikte sürdürüyoruz. Ajansımız tarafından bu minvalde yürütülen çalışmalar neticesinde de kurulduğumuz günden bugüne kadar uygulanan mali ve teknik destek programları ile bölgeye güncel rakamlarla 4,4 milyar TL kaynak aktarılmış, eş finansmanlarla birlikte 8,4 milyar TL tutarında yatırım harekete geçirilmiş durumda. Ajansımız tarafından kısa süre içerisinde 135 milyon TL bütçe ile ilan edilmesi planlanan ’2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısının Güçlendirilmesi Faizsiz Kredi Desteği Programı’ ile de tarım sektöründe, sürdürülebilir yeşil büyüme yaklaşımı doğrultusunda iklim değişikliğine uyum ve direnç sağlayacak yeni çeşitlerin geliştirilmesi için tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge ve inovasyon altyapılarının geliştirilmesi hedeflenmektedir. 2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’mız, Vakıf Katılım ile imzalamış olduğumuz protokol gereği Garantili Fon Transferi sistemi kapsamında gerçekleştirilecektir. Sistem sayesinde destek almaya hak kazanacak işletmelere bir yandan teminat süreçlerinde esneklik sağlanırken diğer yandan da firmaların faizsiz finansman modellerine erişimi de kolaylaşmış olacak. Bu sayede destek almaya hak kazanacak başvuru sahipleri 8 aylık geri ödemesiz dönem içerisinde ajans tarafından sağlanacak olan destekten yararlanarak projelerini hayata geçirecek. Ajans tarafından verilecek destek tutarı projelerin tamamlanmasına müteakiben taksitler halinde ve faizsiz olarak 18 ay içerisinde ajansa geri ödenecektir. Hayata geçirilecek protokol, faizsiz kredi desteği kapsamında ülkemizdeki kalkınma ajansları tarafından katılım bankaları ile imzalanan ilk protokol olması açısından da son derece kıymetli, bu anlamlı iş birlikleri için Vakıf Katılım’a teşekkür ediyorum."
Beyşehir Gölü hafif canlandı, oltalar yeniden tatlı sulara bırakıldı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:05 Beyşehir Gölü hafif canlandı, oltalar yeniden tatlı sulara bırakıldı Konya’nın Beyşehir ilçesinde kuraklık nedeniyle kıyıdan yüzlerce metre çekilen göl suları, son yağışların ardından yeniden yükselmeye başladı. Beyşehir Gölü kıyısındaki yeni köprü mevkisinde suların geri dönüşü ve üzerinde yüzmeye başlayan su kuşlarının görülmesi ilçe halkını sevindirirken, en büyük mutluluğu ise uzun süredir olta atamayan balıkçılar yaşadı. Özellikle Eşrefoğlu Köprüsü çevresinde suların yeniden kıyıyla buluşmasıyla birlikte yediden yetmişe çok sayıda olta meraklısı sahile akın etti. Kimi kıyıdan oltasını tatlı sulara bırakırken, kimi de balıkçı tekneleri ve yatlardan avlanmayı tercih etti. Emekli olta tutkunu Mehmet Kırgın, geçen yıldan bu yana aynı noktalarda su olmadığı için av yapamadıklarını belirterek, yağışlarla birlikte sezonu yeniden açtıklarını söyledi. "Olta avcılığı bir tutku. Suyu yeniden görmek hepimizi mutlu etti. Şimdi herkes siftah peşinde" diyen Kırgın, Çin çapağı başta olmak üzere farklı türlerin yakalanmaya başladığını ifade etti. Beyşehir Gölü kıyılarında suyun yeniden yükselmesinin umut verdiğini belirten Kırgın, kalıcı bir toparlanma için kar yağışının önemine dikkat çekti. Kırgın, "Kar şart. Yavaş yavaş eriyip suyunu bırakmalı. Kar yağışları bu yıl da buralarda çok yeterli değil ama yine de şükrediyoruz" diye konuştu. Göl kıyısındaki hareketlilik, hem doğaseverlere hem de balıkçılara yeniden umut oldu.