Yerel Haberler
Konya
KTO Başkanı Öztürk: "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürmesi önem taşıyor" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:41:45 KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısında açıklamalarda bulunan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sektörün enflasyonla mücadelede kritik rol üstlendiğini belirterek, "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Son olarak KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sektörel sorunları çözmek, görüş ve öneriler üzerinde fikir alışverişinde bulunmak adına istişare toplantılarının verimli geçtiğini söyledi. Dünya ekonomisinin çok zorlu bir süreçten geçtiğine değinen Başkan Öztürk, Türkiye’nin buna rağmen üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik kapasitesiyle bu süreci dirençli şekilde yönetmeye devam ettiğini dile getirdi. Konya’nın da bu süreçte üretim ve ihracat odaklı büyümesini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Öztürk; "Şehrimiz sanayisi, tarımı, ticareti ve girişimcilik kültürüyle Anadolu’nun üretim üslerinden biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle nisan ayında elde ettiğimiz ihracat rakamları, Konya iş dünyasının azmini ve üretim gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Konya ihracatı; makine, otomotiv yan sanayi, savunma sanayi, gıda ve tarım başta olmak üzere birçok sektörde güçlü performansını sürdürmektedir" dedi. "İş aleminin yanında olmaya devam edeceğiz" Perakende ticaret sektörünün ekonominin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "Sektör doğrudan tüketiciye ulaşan, vatandaşımızın günlük hayatına temas eden ve özellikle gıda arzı açısından kritik öneme sahiptir. Alışveriş merkezleri, süpermarketler ve bakkallar; yalnızca ticari işletmeler değil, aynı zamanda tedarik zincirinin son halkasını oluşturan hayati yapılardır. Enflasyonla mücadele sürecinde de sektörünüz büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. Konya Ticaret Odası olarak iş aleminin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Öztürk, çözüm odaklı çalışmaların süreceğini bildirdi. Meslek Komitesi adına konuşan KTO Meclis Üyesi Ali Kaya da, yapılan toplantıdan dolayı Başkan Öztürk’e teşekkür etti. Kaya, komite olarak sektörel sorunların çözümü için çalıştıklarını söyledi. Konuşmaların ardından KTO Üyelerine söz verilerek soru, talep ve önerileri dinlendi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:37 Çanta, cüzdan derken yol kenarında buzdolabı bulundu Konya’da yol kenarına düşen buzdolabı görenleri şaşırttı. Buzdolabını gören kurye yetkili servise ulaşarak buzdolabının alınmasını sağladı. Olay, merkez Selçuklu ilçesi Parsana Mahallesi Kaletaş Caddesi üzerinde meydana geldi. Paket servisi yapan kurye Halil Şeker, cadde üzerinde seyir halindeyken yol kenarında buzdolabı kolisi gördü. Koliyi inceleyen Şeker içerisinde buzdolabının olduğunu fark ederek yetkili servise ulaşıp alınması için bilgi verdi. Konya’da kuryelik yaptığını belirten Halil Şeker, "Yolda bir buzdolabı kutusu gördüm. İlk başta boş zannettim. Tabii dolu olacağını hiç tahmin etmemiştim. Sonra geriye döndüm. Geriye dönüp baktığımda yolda sıfır bir buzdolabı vardı. Daha sonra yetkililere ulaştım. Sağ olsun onlar da bana yardımcı oldular. Dolabı kenara çektim. Yetkililere haber verdim. Yetkililer de daha sonrasında zaten gelip ürünlerini teslim aldılar. Herhangi bir geri dönüş olmadı ama daha sonrasında ben aradım kendilerini. Buzdolabını teslim aldıklarını söylediler, teşekkür ettiler. Başta çok şaşırdım yani cüzdan çok bulduk, çanta bulduk. Tabii bunları kendi yetkili kişilere ulaştırdık, polislere ulaştırdık ama buzdolabını görünce tabii çok şaşırdık. Yani bizim camiada böyle şeyler çok fazla karşılaşılmaz. Bizim için çok değişik bir durum oldu" diye konuştu.
Karatay’da mavi balonlar gökyüzüne bırakıldı
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:25 Karatay’da mavi balonlar gökyüzüne bırakıldı Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Etkinlikte otizmin simgesi olan mavi balonlar gökyüzüne bırakılarak toplumsal farkındalığa dikkat çekildi. Karatay Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen program, otizmli çocuklar ve aileleri için anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Hasan Kılca, onların mutluluğuna ortak oldu. Programa; Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın yanı sıra Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar ile otizmli bireyler ve aileleri katıldı. Kılca: Özel bireylerimiz ve ailelerimizin her zaman yanındayız Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, programda yaptığı konuşmada özel bireyler ve ailelerine yönelik desteklerin artarak devam edeceğini vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün gözetimindeki çocuklarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Kılca, geçtiğimiz hafta da down sendromlu bireylerle, Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bir etkinlik gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Karatay’da yürütülen tüm çalışmalarda kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiklerini belirten Kılca, "Özel çocuklarımızı, özel bireylerimizi ve ailelerimizi her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Kamu kurumlarımızla birlikte yürüttüğümüz hizmetlerde hem ulaşılabilir olmayı önemsiyor hem de ailelerimizin yükünü hafifletmek için gayret ediyoruz" dedi. Ailelerin büyük bir özveri ve sabırla çocuklarını yetiştirdiğine dikkat çeken Hasan Kılca, tüm aileleri tebrik ederek, "Sizlerin emeği çok büyük. Gösterdiğiniz şefkat, sabır ve özveri her türlü takdirin üzerindedir. Allah gücünüzü artırsın" ifadelerini kullandı. Kılca, özel bireylerin gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilen, vatana ve millete faydalı bireyler olarak yetişmelerinin en büyük temennileri olduğunu sözlerine ekledi. Programın sonunda protokol üyeleri, çocuklar ve aileler hep birlikte mavi balonları gökyüzüne bırakarak otizme dikkat çekti.
Başkan Altay: "Konya’da su kayıp oranını yüzde 19,8’e düşürdük, 20 milyon metreküp suyu geri kazandık"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:45 Başkan Altay: "Konya’da su kayıp oranını yüzde 19,8’e düşürdük, 20 milyon metreküp suyu geri kazandık" Konya Büyükşehir Belediyesi, su kaynaklarının etkin, verimli ve sürdürülebilir kullanımı hedefi doğrultusunda gerçekleştirdiği çalışmalarla önemli bir başarı daha kaydetti. 2019 yılından bu yana sistemli şekilde sürdürülen su kayıpları kontrol çalışmaları neticesinde, Konya’daki su şebekelerinde kayıp kaçak oranı yüzde 19,8 seviyesine kadar düşürüldü. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ve kıt su kaynaklarına sahip bir şehir olan Konya’da, suyun kaynağından son kullanıcıya kadar güvenli şekilde ulaştırılması için yoğun bir altyapı ve teknoloji yatırımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü’nün, kuyulardan, barajlardan ve iletim hatlarından alınan suyu; arıtma tesisleri, pompa istasyonları ve depolar aracılığıyla şebekeye ulaştırırken, bu süreçte oluşabilecek kayıpların önüne geçilmesi için 7/24 esasına dayalı çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. 31 ilçede 7/24 esasına dayalı çalışmalar yapılıyor Bu kapsamda Su Kayıpları Kontrolü Şube Müdürlüğü’nün kurulduğuna işaret eden Başkan Altay, "Ekiplerimiz, yüzeye çıkmayan fiziki su kayıplarını gelişmiş teknolojilerle tespit ederek hızlı müdahaleler sağlıyor. Şehir merkezi ve 28 ilçede yürütülen çalışmalarla şebeke sistemlerimiz detaylı bir şekilde analiz edildi. Büyük basınç bölgeleri yeniden planlanarak daha küçük ve kontrol edilebilir alanlara ayrıldı. Konya genelinde oluşturduğumuz 195 adet Bölgesel Ölçüm Alanı (BÖA) ve 35 adet Basınç Yönetim Alanı (BYA) sayesinde şebeke, anlık olarak izlenebilir ve yönetilebilir hale getirildi. SCADA sistemi üzerinden şebekemizin 7/24 uzaktan kontrolü sağlanarak basınç ve debi değerleri optimize edildi. Yerli ve milli yazılım kullanarak yaptığımız tüm çalışmalar neticesinde Konya genelinde şebekeden su kayıpları yüzde 19,8 gibi minimum bir seviyeye indirmiş olduk. Böylece Konya’da 6 yıl önce yüzde 33,5 olan kayıp kaçak oranımızı Avrupa standartlarının altına düşürmüş olduk. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda 2019 yılından itibaren yaklaşık 20 milyon metreküp suyun yeniden sisteme kazandırmış olduk" dedi. Yerli ve milli yazılım ile 20 milyon metreküp su sisteme kazandırıldı Geliştirdikleri yerli ve milli Su Yönetim Yazılımı ile üretimden tüketime kadar tüm süreçlerin dijital ortamda analiz edildiğini kaydeden Başkan Altay, arıza, tüketim, su dengesi ve verimlilik çalışmalarının bilimsel veriler ışığında yönetildiğini söyledi. 2028 yılı hedefleri 2022 itibariyle yakalandı "İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sitemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" kapsamında 2028 yılı için belirlenen yüzde 25 su kaybı hedefi, Konya’da 2022 yılı itibariyle yakalanırken, 2025 yılı sonu değerlerine göre bu oran daha da aşağı çekilerek yüzde 19,8 seviyesine ulaştırıldı.
Konyalı sanayiciler Çin Fuarı’nda
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:40 Konyalı sanayiciler Çin Fuarı’nda Konya’nın ihracatını güçlendirmek ve sanayicilerin küresel pazarlara erişimini artırmak için ihracat seferberliği başlatan Konya Sanayi Odası (KSO), bu kapsamda Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenen ‘ITES 2026 Uluslararası Endüstriyel Üretim Teknolojisi ve Ekipmanları Fuarı’na teknik inceleme gezisi düzenledi. KSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Zahid Çatlı’nın başkanlığında, 22 sanayicinin katılımıyla gerçekleştirilen programda Konyalı sanayiciler dünyanın önde gelen üretim teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Heyet, fuarda sergilenen metal işleme ekipmanları, robotik ve otomasyon sistemleri, endüstriyel tedarik çözümleri ve hassas üretim iş akışları hakkında kapsamlı bilgi alırken, sektörün geleceğine yön veren yenilikleri yakından takip etti, fabrika ziyaretleri gerçekleştirdi ve ikili iş görüşmeleri yaptı. Teknik inceleme gezisine yönelik değerlendirmelerde bulunan KSO Başkan Yardımcısı Zahid Çatlı, fuarın Konyalı sanayiciler için son derece verimli geçtiğini, bu görüşmelerin önümüzdeki dönemlerde şehrin ihracatına olumlu katkı sunacağını söyledi. Çatlı, "Konya sanayimiz üretim gücü ve ihracatıyla Türk ekonomisinin önde gelen merkezlerinden biri konumunda. Bu gücümüzü daha ileri taşımak ve ihracatımızı artırmak için Konya Sanayi Odası olarak çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 2026 yılında çok yönlü bir ihracat seferberliği başlattık ve dünyanın önde gelen endüstriyel fuarlarından biri olan ITES 2026 Uluslararası Endüstriyel Üretim Teknolojisi ve Ekipmanları Fuarı’na teknik inceleme gezisi düzenledik. ITES Fuarı, özellikle metal işleme, robotik ve otomasyon alanlarında sektörün en gelişmiş teknolojilerini bir arada görme fırsatı sunuyor. Sanayicilerimizin burada edindiği bilgi ve kurduğu iş bağlantılarının, Konya’mızın yüksek katma değerli üretimine ve ihracat hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Çatlı, Konya Sanayi Odası olarak, sanayicilerden gelen talepler doğrultusunda bu tür yurt dışı teknik inceleme ve iş geliştirme programlarını sürdürmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Alerjik aylardaki salgına karşı bilinçsiz müdahale ölüme kadar uzanabiliyor
01 Nisan 2026 Çarşamba - 11:05 Alerjik aylardaki salgına karşı bilinçsiz müdahale ölüme kadar uzanabiliyor Mevsim geçişlerinin kaymasıyla birlikte geç kış-erken bahar dönemine girilirken, uzmanlar özellikle çocuklarda görülen viral enfeksiyonların seyrinin değiştiğine dikkat çekiyor. Bilinçsiz uzman gözlemi haricinde müdahale ise ölüme kadar kapı aralayabiliyor. Kış aylarında daha çok küçük bebeklerde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) vakalarının azalmaya başladığını ifade eden NEÜ Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, geç kış - erken bahar dönemine girilirken daha büyük çocuklarda nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaştığını söyledi. Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Mevsimler biraz daha kaydığı için geç kış aylarına geçmiş olduk ve geç kış bahar dönemindeyiz. Her mevsimde belli virüsler gözüküyor. Şu andaki virüsler de küçük bebeklerde solunum sıkıntısına, akciğer enfeksiyonuna neden olan RSV’lerden çıkıp daha büyük çocuklarda nezle, grip, soğuk algınlığı dediğimiz, çocuğu hemen iyileştirmeyen ama süründüren viral enfeksiyonlar dönemine girmiş bulunuyoruz. Ayrıca bunun dışında bazı döküntülü hastalıkların da görülme mevsimi geldi. Eğer çocuk aşısızsa, su çiçeği ile ilgili döküntüyle giden hastalıklarda artış görebiliriz" dedi. "Alerjik bünyeye sahip olan bireyler tedavilerini bu dönemde aksatmamalılar" Alerjik bünyeye sahip olanlara uyarıda bulunan Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Büyüklerde de yine aslında nezle grip şeklinde geçiyor. Burun akıntısı, hapşırık, öksürük mevsimde alerjik dönem başladığı için gözlerde kaşıntı, kızarıklık, yine burun tıkanıklığı bunlar daha çok görülmeye başlanıyor. Bazen bu burun tıkanıklığı öksürük, hapşırık, gözlerde kaşıntı, yani alerjik durumlar enfeksiyonlarla karışabiliyor. Gereksiz yere antibiyotik kullanabiliyorlar. O yüzden de alerjik bünyeye sahip olan bireyler tedavilerini bu dönemde aksatmamalılar" şeklinde konuştu. "Gereksiz yere antibiyotik tedavisi ve başka tedaviler almamak gerekiyor" Her öksürük, hapşırık, burun akıntısı bir enfeksiyona işaret etmediğine dikkat çeken Akcan, "Mevsim aslında şimdi mart, nisan ayları bizim için alerji mevsimi. Her öksürük, hapşırık, burun akıntısı bir enfeksiyona işaret etmiyor. Daha çok alerjiye de işaret edebiliyor. Bu açıdan da uyanık olup gereksiz yere antibiyotik tedavisi ve başka tedaviler almamak gerekiyor. Onun dışında yine her zaman vurguladığımız gibi artık havalar daha iyi olduğu için odalar daha rahat havalandırılacak. Sınıflar okullarda daha iyi havalandırılacak. El yıkama ve havalandırma önlemlerine dikkat etmek gerekiyor. Mümkün olduğunca dışarıda gezip bol bol el yıkamak gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Solunum durmasına kadar ilerleyebilen semptomlara yol açabiliyor" Sarı serumun zararlarına değinen Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Sarı serumu kesinlikle çocuklara, hatta erişkinlere de önermiyoruz. Evet geçici bir tedavi içinde hızlı toparlatan ilaçlar olabilir ama bu ilaçların çocuklarda ve erişkinlerde çok ciddi yan etkileri olabilir. Anafilaksi dediğimiz hızla vücudun düşmesine ve kalp durmasına kadar ilerleyebilen solunum durmasına kadar ilerleyebilen semptomlara yol açabiliyor. Bu da çok ciddi bir durum ve maalesef aslında bu hastalıklar bir hafta içinde geçiyor. Bunun için de bunu yapmaya, bu riski almaya gerek yok" diye konuştu.
Beyin damar tıkanıklığında acil müdahale hayati önem taşıyor
01 Nisan 2026 Çarşamba - 09:58 Beyin damar tıkanıklığında acil müdahale hayati önem taşıyor Beyin damar tıkanıklığı, tıbbi adıyla iskemik inmenin beyne giden damarların ani şekilde tıkanması sonucu ortaya çıkan ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "İnme, acil müdahale gerektiren hayati bir durumdur. Erken fark edilip hızlı tedavi edilirse kalıcı hasar önlenebilir" dedi. Beyin damar tıkanıklığında beyin hücreleri oksijensiz kaldığında dakikalar içinde hasar görmeye başlıyor. Beyin damar tıkanıklık belirtilerinde çok çeşitli şikayetlerin görülebileceğini ve bu şikayetlerin aniden başladığını ifade eden Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Görme bulanıklığı, görme kaybı, ağızda ve yüzde kayma, konuşmanın bozulması, bir kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma, yürümede bozulma en tipik işaretlerdir. Kişi konuşulanı anlayamayabilir veya kelimeleri düzgün çıkaramayabilir. Ani görme kaybı, şiddetli baş dönmesi ve denge kaybı da görülebilir. Bu belirtilerin birkaç dakika sürüp düzelmesi durumunda bile ciddiye alınması gerekir" dedi. İnme belirtileri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalı Beyin damar tıkanıklığında tanının hasta veya hasta yakınından alınan anemnezle birlikte bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans (MR) yöntemlerinden biri ile konabileceğini anlatan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Beyin anjiyografisi, beyin damarlarının detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayan bir tıbbi testtir. Beyin anjiyografisi, damar tıkanıklıkları, anevrizmalar veya diğer damar patolojilerini tespit etmek için kullanılır. İnme belirtileri olduktan sonra halk arasında akılda kalması için ’Yüz-Kol-Konuşma’ kontrolü dediğimiz belirtilerin tespit edilmesi önerilir. Kişiden gülümsemesi, iki kolunu kaldırması, basit bir cümle söylemesi istenir. Yüz kayıyor mu, kolunun biri düşüyor mu, konuşma bozuk mu, bu bulgulardan biri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır. Çünkü inmede zaman önemlidir. Tanının konmasında hasta ve hasta yakınlarından bu bilgileri almak çok kıymetlidir’’ ifadelerini kullandı. Tedavi sürecinde zamanla yarışılıyor Beyinde damar tıkanıklığı tedavisinin, zamanla yarışıldığı ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiği bir süreci kapsadığını vurgulayan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, şu bilgileri verdi: "Tedavinin temel amacı, beyin dokusuna kan akışını yeniden sağlamak ve ikincil hasarı önlemektir. Akut dönem tedavisi ve uzun dönem koruyucu tedavi olmak üzere iki ana bölümde ele alınır. Akut dönem tedavisinde trombolitik tedavi önemli bir yer tutar. İntravenöz tromboliz, pıhtıyı çözücü ilaçların kullanımı ile damar açıklığının sağlanmasını amaçlar. Bu tedavi, belirtilerin başlangıcından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanmalıdır. Bu tedavi seçilmiş hastalara yapılmalıdır. Endovasküler tedaviler (girişimsel tedaviler), özellikle büyük damar tıkanıklıklarında mekanik trombektomi olarak uygulanır. Kateter yardımı ile pıhtı fiziksel olarak çıkarılır veya emilir. Bu yöntem, belirtilerin başlangıcından itibaren 24 saat içinde bile etkili olabilmektedir. Tedavi başarısı yüksek olmakla birlikte, deneyimli merkezlerde uygulanmalıdır. Ayrıca beyin damar tıkanıklığı stent tedavisi diğer bir tedavi seçeneğidir. Stent, daralmış damarı açık tutmak için kullanılır ve özellikle kronik olarak daralan damarlarda etkilidir." Hastalığın uzun dönem tedavisinde kan sulandırıcı diye tabir edilen antiplatelet ve antikoagülan ajanlar kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Büyükgöl, "Antiplatelet tedavi, pıhtı oluşumunu önlemek amacı ile kullanılır. Aspirin, klopidogrel gibi ilaçlar uzun dönem kullanılır. Antikoagülan tedavi, özellikle kardiyak emboli durumlarında warfarin veya yeni nesil antikoagülanlar ile uygulanır. Beyinde damar tıkanıklığı iyileşme süresi, tıkanıklığın şiddeti, etkilenen beyin bölgesi, yaş ve genel sağlık durumuna göre değişir. Hastanede ayrıca tansiyon, şeker ve oksijen düzeyi dikkatle kontrol edilir. Yutma güçlüğü varsa beslenme düzenlenir ve komplikasyonlar önlenmeye çalışılır. Tedaviden sonra fizik tedavi ve konuşma terapisi gibi rehabilitasyon süreçleri hastanın yeniden bağımsız yaşama dönmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu. "Risk faktörlerini kontrol etmek çok önemli" Beyin damar tıkanıklığından korunmak için risk faktörlerini kontrol etmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Büyükgöl, "Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve kalp ritim bozuklukları en önemli nedenler arasındadır. Sağlıklı beslenme, egzersiz ve sigarayı bırakmak inme riskini belirgin şekilde azaltır. Altta yatan nedenler tedavi edilmezse veya yaşam tarzı değiştirilmezse tıkanıklık tekrar edebilir. İkinci veya üçüncü inme geçirme riski ilkinden sonra daha yüksektir. Bu yüzden düzenli tedavi ve takip büyük önem taşır" dedi.
İlhan Palut: "Her maç önemli her puan önemli"
31 Mart 2026 Salı - 14:49 İlhan Palut: "Her maç önemli her puan önemli" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, deplasmanda Samsunspor ile oynayacaklarını belirterek, her maçın her puanın önemli olduğunu söyledi. Konyaspor, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında deplasmanda oynayacağı Samsunspor maçının hazırlıklarını yaptığı antrenmanla sürdürdü. Kayacık Tesisleri’nde Teknik Direktör İlhan Palut yönetiminde gerçekleştirilen idman, koşu ve ısınma hareketleri ile başladı. Yeşil-beyazlı ekip, antrenmanı taktik çalışma ile tamamladı. Antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Milli ara öncesi maçlar da hafta içi oynandı. Belli bir izin günümüz vardı. Ondan sonra çalışmalarımıza başladık, 4 milli oyuncumuz var. Bunlar çalışmalara katılamadı. Morten Bjorlo da milli aradan itibaren tedavisi devam ediyor. O da çalışmalara katılamadı ama önümüzdeki günlerde gelişimini takip edeceğiz. Dün izinliydik ve bugün itibariyle artık Samsunspor maçının hazırlıklarına tekrar başladık. Salonda başladı antrenmanımız, sahada devam edecek. Cumartesi günü Samsun’a hareket edeceğiz. Samsunspor takımına geldiğimiz zaman, geçen senenin flaş takımı, Avrupa Kupalarına katıldılar. Bu sene de çok iyi başladılar. Avrupa Kupasında hep iyi performans gösterdiler. Genel olarak iyi bir takım, mücadeleci bir takım ve sakatların dönmesiyle seçenekleri çoğalan bir takım. Hangi maç olsaydı ligin bu boyutunda çok ciddi, çok zor bir maç tanımını yapacaktım. Her maç önemli her puan önemli. Biz de hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Samsun’a gideceğiz. En yüksek şiddetle mücadele etmeye çalışacağız. İyi oyun oynamaya çalışacağız ve çok ihtiyacımız olan puanlara, puana sahip olup oradan dönmeye çalışacağız" dedi. "Tek düşündüğümüz gerekli puanları alıp alt sıralar ile bağımızı koparmak" Her maça kazanmak için çıkacaklarının altını çizen Teknik Direktör İlhan Palut, "Bu genel benim futbola bakış açım. Maçın sonucu ne olursa olsun insan kazanmak istiyor. Onun için yani şu kadar puan bize yeter, bu kadar puanı da almasak da olur gibi bir yaklaşımım hiçbir zaman olmadı. Tabii ki her maçı kazanmak bazen mümkün olmuyor. Ligin sıralamasında şu an için tek düşündüğümüz gerekli puanları alıp alt sıra ile bağımızı koparmak. Bunu başardıktan sonra da kalan maçlara da her maç için çok iyi sonuç için çıkacağız ve tabii ki ligin sonunda hem bizim için hem şehir için hem oyuncular için ligi ne kadar ne kadar yukarıda bitirirsek o kadar iyi" şeklinde konuştu. "Konyaspor, kaleci mevkisinde yıllarca yabancı hakkını kullanmayacağı bir rotasyona sahip" Kaleci rotasyonunun çok kaliteli olduğu bir dönem yaşadıklarını anlatan İlhan Palut, "Türk futbolunda da ve Konyaspor’a yansımasıyla beraber kaleci rotasyonunun çok kaliteli olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bizim için de öyle yabancı kuralının olduğu ortamda özellikle iki tane kalecimiz ve alttan gelen Egemen gibi gençler şu anda bizi bu noktada çok rahatlatıyor. Genç kalecilerin gelişimini de yakından takip ediyorum. Zaten Bahadır ve Deniz’in Süper Lig seviyesinde olduğu, başarılı kaleciler olduğu hepinizin malumu. Bence Konyaspor takımı özellikle kaleci mevkisinde belki yıllarca yabancı hakkını kullanmayacağı, hiçbir sorun yaşamayacağı bir rotasyona sahip. Onun için de kendimizi şanslı görüyorum" ifadelerini kullandı. "Göğsümüzü kabartacak bir başarı umuyoruz" Akşam oynanacak Türkiye maçına da değinen Palut, "Çok iyi bir jenerasyonumuz, altın bir jenerasyonumuz var ve Montella ile oyunları çok iyi. Maça hakim olan taraf kesinlikle Türkiye olacak onu öngörebiliyorum. Çok dikkatli bir oyun, rakibe saygı duyarak bir oyun, sonucunda evet favoriyiz ve gerçekten böyle bir takımı yakalamışken, böyle çok tecrübeli bir takım yakalamışken sadece Dünya Kupası’na gitmek değil, orada da tarihe geçecek, göğsümüzü kabartacak bir başarı umuyoruz. Tüm ekibe, hocalara, oyunculara başarılar diliyorum, kalbimiz onlarla olacak" diye konuştu.