Yerel Haberler
Konya
KTO Başkanı Öztürk: "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürmesi önem taşıyor" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:41:45 KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısında açıklamalarda bulunan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sektörün enflasyonla mücadelede kritik rol üstlendiğini belirterek, "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Son olarak KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sektörel sorunları çözmek, görüş ve öneriler üzerinde fikir alışverişinde bulunmak adına istişare toplantılarının verimli geçtiğini söyledi. Dünya ekonomisinin çok zorlu bir süreçten geçtiğine değinen Başkan Öztürk, Türkiye’nin buna rağmen üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik kapasitesiyle bu süreci dirençli şekilde yönetmeye devam ettiğini dile getirdi. Konya’nın da bu süreçte üretim ve ihracat odaklı büyümesini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Öztürk; "Şehrimiz sanayisi, tarımı, ticareti ve girişimcilik kültürüyle Anadolu’nun üretim üslerinden biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle nisan ayında elde ettiğimiz ihracat rakamları, Konya iş dünyasının azmini ve üretim gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Konya ihracatı; makine, otomotiv yan sanayi, savunma sanayi, gıda ve tarım başta olmak üzere birçok sektörde güçlü performansını sürdürmektedir" dedi. "İş aleminin yanında olmaya devam edeceğiz" Perakende ticaret sektörünün ekonominin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "Sektör doğrudan tüketiciye ulaşan, vatandaşımızın günlük hayatına temas eden ve özellikle gıda arzı açısından kritik öneme sahiptir. Alışveriş merkezleri, süpermarketler ve bakkallar; yalnızca ticari işletmeler değil, aynı zamanda tedarik zincirinin son halkasını oluşturan hayati yapılardır. Enflasyonla mücadele sürecinde de sektörünüz büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. Konya Ticaret Odası olarak iş aleminin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Öztürk, çözüm odaklı çalışmaların süreceğini bildirdi. Meslek Komitesi adına konuşan KTO Meclis Üyesi Ali Kaya da, yapılan toplantıdan dolayı Başkan Öztürk’e teşekkür etti. Kaya, komite olarak sektörel sorunların çözümü için çalıştıklarını söyledi. Konuşmaların ardından KTO Üyelerine söz verilerek soru, talep ve önerileri dinlendi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:37 Çanta, cüzdan derken yol kenarında buzdolabı bulundu Konya’da yol kenarına düşen buzdolabı görenleri şaşırttı. Buzdolabını gören kurye yetkili servise ulaşarak buzdolabının alınmasını sağladı. Olay, merkez Selçuklu ilçesi Parsana Mahallesi Kaletaş Caddesi üzerinde meydana geldi. Paket servisi yapan kurye Halil Şeker, cadde üzerinde seyir halindeyken yol kenarında buzdolabı kolisi gördü. Koliyi inceleyen Şeker içerisinde buzdolabının olduğunu fark ederek yetkili servise ulaşıp alınması için bilgi verdi. Konya’da kuryelik yaptığını belirten Halil Şeker, "Yolda bir buzdolabı kutusu gördüm. İlk başta boş zannettim. Tabii dolu olacağını hiç tahmin etmemiştim. Sonra geriye döndüm. Geriye dönüp baktığımda yolda sıfır bir buzdolabı vardı. Daha sonra yetkililere ulaştım. Sağ olsun onlar da bana yardımcı oldular. Dolabı kenara çektim. Yetkililere haber verdim. Yetkililer de daha sonrasında zaten gelip ürünlerini teslim aldılar. Herhangi bir geri dönüş olmadı ama daha sonrasında ben aradım kendilerini. Buzdolabını teslim aldıklarını söylediler, teşekkür ettiler. Başta çok şaşırdım yani cüzdan çok bulduk, çanta bulduk. Tabii bunları kendi yetkili kişilere ulaştırdık, polislere ulaştırdık ama buzdolabını görünce tabii çok şaşırdık. Yani bizim camiada böyle şeyler çok fazla karşılaşılmaz. Bizim için çok değişik bir durum oldu" diye konuştu.
Başkan Altay: "Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz"
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41 Başkan Altay: "Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projeleri ve destekleri anlattı. Başkan Altay, "Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz" dedi. Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Altay, dünya nüfusundaki hızlı artışın, gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını hatırlatarak, "Bu ihtiyacı karşılarken doğal kaynakları tüketen, toprağı yoran ve suyu dikkatsizce kullanan üretim anlayışları; uzun vadede tarımı da hayatı da sürdürülemez hale getirmektedir. Bu nedenle tarımda artık daha bilinçli, daha planlı ve daha sorumlu adımlar atmak zorundayız" dedi. "Verimli ve sürdürülebilir üretim, ancak planlı ve bilinçli adımlarla mümkündür" Başkan Altay, Konya’nın Çatalhöyük’ten bu yana süregelen binlerce yıllık tarımsal birikiminin, bilinçli üretim anlayışının temeline dayandığını belirterek, "Konya Modeli Belediyecilik vizyonumuz doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi olarak; kuralığa dayanaklı ürünleri ve organik üretimi destekleyen, yerel üreticiyi güçlendiren, atıl arazileri üretime kazandıran, su kaynaklarının verimli kullanımını esas alan bir tarım politikası izliyoruz. Çünkü verimli ve sürdürülebilir üretim, ancak planlı ve bilinçli adımlarla mümkündür. Anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen bu bereketli topraklar, sadece ülkemizin değil, dünyanın gıda güvenliğine katkı sağlayan önemli üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bu topraklarda tarım, ekonomik bir faaliyet olmasının yanı sıra bir medeniyet birikimidir" ifadelerini kullandı. "Konya, Türkiye’nin tarım başkenti konumunda" Konya’nın; tarımsal üretim değeri, tarımsal ticaret ve tarımsal istihdam açısından Türkiye’nin tarım başkenti konumunda olduğunu ifade eden Başkan Altay, şunları kaydetti: "Geniş tarım arazileri, verimli üretim havzaları ve gelişmiş tarımsal sanayi altyapısı ile Konya, ülkemizin üretim gücünü belirleyen merkezlerden biridir. Bizler de AgriCities Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak edindiğimiz tecrübelerle; tarımın artık yerelden başlayarak küresel ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Konya’mızın bu alandaki birikimini uluslararası platformlara taşımaya ve şehrimizi hem ülkemizde hem de dünyada marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz." "Suyu korumadan tarımı korumak mümkün değildir" Başkan Altay, sürdürülebilir tarım çalışmalarında eğitime büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Çünkü tarımsal üretimde bilgi, hem maliyetleri düşüren hem de verimi artıran en temel unsurdur. Bu kapsamda; tarla ve bahçe bitkilerinden hayvancılığa, arıcılıktan modern sulama tekniklerine kadar birçok alanda üreticilerimize yönelik eğitim programlarını hayata geçirdik. Eğitimlerimizde özellikle kuraklıkla mücadele, su tasarrufu ve modern sulama yöntemleri üzerinde duruyoruz. Çünkü suyu korumadan tarımı korumak mümkün değildir. Bu bilinçle, üreticilerimizle birlikte aynı sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz" dedi. Konya modeli tarım faaliyetlerini detaylı olarak anlattı Başkan Altay konuşmasının devamında "Konya Modeli Belediyecilik" anlayışıyla yürütülen tarımsal faaliyetlerden bahsederek, çiftçilere sağlanan eğitim ve teknik destekten fidan, fide ve tohum desteklerine tarım kooperatiflerinin desteklenmesinden Ar-Ge çalışmalarına tarımsal sulama, tarımsal tesisler ve altyapı yatırımlarından hayvancılık desteklerine atıl arazilerin üretime kazandırılmasından gençlere, kadınlara ve dezavantajlı gruplara yönelik olarak yürütülen tarımsal faaliyetlere kadar pek çok başlıkta bilgiler paylaştı. 2018’den bugüne 23 milyon 226 bin adet fide ve fidan desteği 31 ilçedeki çiftçiye ve üreticiye sadece geçtiğimiz yıl, 138 bin 184 adet fide ve fidan desteği sağlandığını dile getiren Başkan Altay, 2018 yılından bu yana ise çiftçiye sağlanan fidan ve fide desteği sayısının ise tamı tamına 23 milyon 226 bin adete ulaştığı bilgisini aktardı. 2018’den itibaren tarımsal kalkınma için harcanan miktar 965 milyon TL’yi aştı 2025 yılında toplam tarımsal destekleme rakamının 24 milyon 575 bin lira olarak gerçekleştiğini de açıklayan Başkan Altay, "2018 yılından bu yana Konya Ovası Projesi (KOP) desteğiyle 66 adet küçük ölçekli sulama yatırımı yaptık. Bu süreçte sulama yatırımlarının tutarı, güncel bedelle 596 milyon lira oldu. 2018 yılından bu yana tarımsal kalkınma için yaptığımız fidan, fide, tohum, tarımsal ekipman desteği ve küçük ölçekli sulama yatırımı tutarı 965 milyon lirayı aştı. Çiftçimize, üreticimize hayırlı olsun" değerlendirmesinde bulundu. "Şehrimizin tarımsal üretimine, su konusuna ve tasarrufa dikkat çekeceğiz" Başkan Altay, geleneksel olarak düzenlenen Konya Tarım Fuarı’nın bu yıl da titizlikle gerçekleştirileceğine değinerek, "Bildiğiniz gibi, ülkemizin en önemli tarım fuarlarından biri olan Konya Tarım Fuarı yarın açılıyor. Ülkemizden ve tüm dünyadan çiftçilerimizi ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek fuarın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler de bu süreçte şehrimizin farklı noktalarında yaptığımız uygulamalarla; şehrimizin tarımsal üretimine, su konusuna ve tasarrufa dikkat çekeceğiz" şekline konuştu. "Kendi gıdasını üreten ülkeler güçlü, üretmeyen ülkeler ise bağımlı hale gelmektedir" Bugün dünyada yaşanan savaşlar, krizler ve iklim değişikliğinin çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını belirten Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti: "Tarım artık sadece bir üretim meselesi değil; gıda güvenliği, ekonomi, diplomasi ve milli güvenlik meselesidir. Kendi gıdasını üreten ülkeler güçlü, üretmeyen ülkeler ise bağımlı hale gelmektedir. Bu noktada Türkiye, son yıllarda tarım alanında çok önemli bir gelişim süreci yaşamıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarım; stratejik bir sektör olarak, ekonomik bağımsızlığın teminatı ve geleceğimizi güvence altına alan önemli bir alan haline gelmiştir. Bu süreçte çiftçiyi merkeze alan, teknolojiyle desteklenen ve yerli-milli üretimi esas alan büyük yatırımlar yapılmıştır." "Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur" Başkan Altay, Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu vurgulayarak, "Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. 42 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip şehrimizde yaklaşık 1 milyon 890 bin hektar tarım arazisi bulunmaktadır. Bu büyüklük Konya’nın tarımdaki gücünü ve potansiyelini açıkça göstermektedir. Biz şuna inanıyoruz; tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Sefer bizden, zafer Allah’tandır. Daha gidecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Basın toplantısının son bölümünde Başkan Altay, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Şehit evlatlarını, eşlerinin hatıralarını 3 boyutlu rölyeflerde yaşatıyorlar
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:05 Şehit evlatlarını, eşlerinin hatıralarını 3 boyutlu rölyeflerde yaşatıyorlar Konya’nın Akşehir ilçesinde şehitlerin hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla başlatılan anlamlı çalışmada şehit yakınları şehit verdikleri evlatlarının, eşlerinin fotoğraflarını özenle çalışarak 3 boyutlu rölyef haline getiriyor. Akşehir Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği tarafından düzenlenen kurs kapsamında, şehitlerin fotoğrafları üç boyutlu kağıt rölyef tekniğiyle hazırlanıyor. Dernek Başkanı İsmail İnce’nin öncülüğünde, Akşehir Halk Eğitim Merkezi ile Akşehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen kurs; şehit aileleri ve gazileri bir araya getirerek hem sanatsal hem de duygusal bir ortam oluşturuyor. Şehit anneleri, babaları, eşleri ve kardeşleri, şehitlerin fotoğraflarını katmanlı kağıt teknikleriyle üç boyutlu hale getirerek anlamlı eserler ortaya çıkarıyor. Şehit Pilot Teğmen Murat Orbay’ın babası Musa Orbay, dernekte düzenlenen kursta Kayseri Sarımsaklı’da uçağın kaza kırıma uğraması sonucu şehit verdiği evladının fotoğrafını özenle düzenlerken, kardeşi İbrahim Geçer’in 2011 yılında Hakkari Çukurca’da şehit düştüğünü ifade eden şehit ablası Dursiye Ceylan çalışmadan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Şehit Murat Ateş’in eşi Meral Ateş de acılarını sanatla ifade ettiklerini belirtti. Kıbrıs Gazisi Muammer Becerik, çalışmalarından memnun olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Üç boyutlu rölyeflerin yapımı için tüm şehit yakınları ve gaziler ile yakından ilgilenen kurs öğretmeni Funda Fırat Yavaş, amaçlarının kalıcı hatıralar bırakmak olduğuna değinerek "Akşehir Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Akşehir Halk Eğitim Merkezi ve Şehit ve Gaziler Derneği iş birliğiyle halk eğitim merkezi tarafından bu kursa görevlendirildim. Akşehir’de şehit ve gazi ailelerimizin hatıralarını yaşatmak, onlardan bir anı bırakmak için bu kursu açtık. Kursumuz 3 boyutlu kağıt rölyef olarak geçiyor. Kağıtların bir araya gelmesiyle üç boyutlandırılarak yapılıyor. Bu çalışmalarımızın sonucunda şehit ve gazi ailelerimize kalıcı bir hatıra olarak kalmasını temenni ediyoruz" dedi. Akşehir Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı İsmail İnce de, şehit ve gazileri unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, vefat eden gazilere de Allah’tan rahmet diledi.
Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:02 Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen paranın Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında olduğu belirtilirken, sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadele için çalışmalar devam ediyor. Konya’da Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından düzenlenen ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtımı, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. "Yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar" Programda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, sadece proje tanıtımı değil, farkındalık seferberliğinin ilk adımı için bir arada olduklarını belirterek, "Bugün burada sadece bir proje tanıtımı için değil, bir seferberlik için bir aradayız. Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme projemizin bu çalışması bir etkinlikten daha fazlası bizim için bir insanlık meselesi, bir toplumsal sorumluluk. Son yıllarda dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların ardında ne yazık ki, görünmeyen bir karanlık büyüyor. Ekranların arkasında, reklamlarda, uygulamalarda, sosyal medya içerikleri üzerinde gençlerimizi hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağı var. Bir tıkla, bir uygulamayla hatta sosyal medya üzerinden dahi gençlerimizin hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağıyla karşı karşıyayız. Artık bu mesele sadece bir bağımlılık değil, sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyon haline geldi ve maalesef bu erozyona kapılan evlatlarımız umutlarını kaybediyor. Hayatlarının baharında adliye ile tanışıyor, aileler dağılma noktasına geliyor, hayatları kararıyor. Yine maalesef çoğu insan o uçurumun kenarına gelinceye kadar tehlikenin farkında bile olmuyor. Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında. Bu piyasadan nemalanmak isteyen suç örgütleri bütün güçleriyle daha sazla kişiyi bu bataklığa çekmek için uğraş veriyorlar. Suç örgütlerinin hem dijital platformları hem de sanal torbacıları kullanarak yaptıkları bu çalışmalar ne yazık ki Türkiye’de 5 milyondan dünyada ise 300 milyondan fazla kişinin kumar bataklığına kapılmasına sebep olmuş durumda" dedi. "Ekranda beliren ’kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir" Programa ev sahipliği yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, "Sanal dünya yeni bir sokak gibidir. Işıkları parlaktır, çağrısı güçlüdür ama köşeleri karanlıktır. Sanal vahşet de tam o karanlık köşelerde büyüyor. Bazen bir oyun gibi sunuluyor, bazen kolay kazanç vaadiyle pazarlanıyor, bazen de yalnızlığa, meraka ve zayıf anlara hitap ediyor. Oysa görünen heyecan kısa sürüyor, geride ise çoğu zaman borç ve keder kalıyor. Çaresizlik kalıyor, kırgınlık ve kalıyor, ekranda beliren ‘kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir. Uyarıcı olmak zorundayız, koruyucu olmak zorundayız. Birlikte hareket edip bu belanın karşısında durmak zorundayız. Bu meselenin bir diğer boyutu da suç ekonomisidir. Yasa dışı gelirler farklı ödeme yöntemleri ve dijital kanallar üzerinden dolaşıma sokulabiliyor. Burada konu yalnız asayiş değildir. Mesele aynı zamanda adaletin itibarıdır. Suçun kazancı kesilirse suç örgütleri zayıflayacaktır" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Sanal bahis meselesi de bireysel bağımlılık, ekonomik kayıp ya da hukuki bir ihlal olmakla beraber aile yapımızı, gençlerimizi, çocuklarımızın istikbalini ve toplumsal huzurumuzu hedef alan çok boyutlu bir tehdittir. Bu yönüyle sanal bahiste mücadele bir güvenlik meselesi olduğu kadar aileyi koruma, nesli muhafaza etme ve toplumsal farkındalığı da büyütme meselesidir. Konya olarak bizler köklü medeniyet birikimiyle aileyi, toplumun çekirdeği, neslin emanetçisi ve değerlerimizin taşıyıcısı olarak gören bir şehiriz. Bu sebeple aileyi zedeleyen her tehdide karşı hem kolluk tedbirleriyle hem de eğitim, bilinçlendirme, hukuk, medya okur-yazarlığı ve toplumsal dayanışma araçlarıyla Güçlü bir mücadele ortaya koymak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. HUDER tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hazırlanan ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtım programına, Konya Valisi İbrahim Akın, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, AK Parti Konya Milletvekilleri, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcisi katıldı.
Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:50 Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen paranın Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında olduğu belirtilirken, sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadele için çalışmalar devam ediyor. Konya’da Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından düzenlenen ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtımı Necmettin Erbakan Üniversitesinin ev sahipliğinde yapıldı. HUDER tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hazırlanan ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtım programına, Konya Valisi İbrahim Akın, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, AK Parti Konya Milletvekilleri, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcisi katıldı. "Yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar" Programda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, sadece proje tanıtımı değil, farkındalık seferberliğinin ilk adımı için bir arada olduklarını belirterek, "Bugün burada sadece bir proje tanıtımı için değil, bir seferberlik için bir aradayız. Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme projemizin bu çalışması bir etkinlikten daha fazlası bizim için bir insanlık meselesi, bir toplumsal sorumluluk. Son yıllarda dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların ardında ne yazık ki, görünmeyen bir karanlık büyüyor. Ekranların arkasında, reklamlarda, uygulamalarda, sosyal medya içerikleri üzerinde gençlerimizi hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağı var. Bir tıkla, bir uygulamayla hatta sosyal medya üzerinden dahi gençlerimizin hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağıyla karşı karşıyayız. Artık bu mesele sadece bir bağımlılık değil, sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyon haline geldi ve maalesef bu erozyona kapılan evlatlarımız umutlarını kaybediyor. Hayatlarının baharında adliye ile tanışıyor, aileler dağılma noktasına geliyor, hayatları kararıyor. Yine maalesef çoğu insan o uçurumun kenarına gelinceye kadar tehlikenin farkında bile olmuyor. Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında. Bu piyasadan nemalanmak isteyen suç örgütleri bütün güçleriyle daha sazla kişiyi bu bataklığa çekmek için uğraş veriyorlar. Suç örgütlerinin hem dijital platformları hem de sanal torbacıları kullanarak yaptıkları bu çalışmalar ne yazık ki Türkiye’de 5 milyondan dünyada ise 300 milyondan fazla kişinin kumar bataklığına kapılmasına sebep olmuş durumda" dedi. "Ekranda beliren ‘kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir" Programa ev sahipliği yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, "Sanal dünya yeni bir sokak gibidir. Işıkları parlaktır, çağrısı güçlüdür ama köşeleri karanlıktır. Sanal vahşet de tam o karanlık köşelerde büyüyor. Bazen bir oyun gibi sunuluyor, bazen kolay kazanç vaadiyle pazarlanıyor, bazen de yalnızlığa, meraka ve zayıf anlara hitap ediyor. Oysa görünen heyecan kısa sürüyor, geride ise çoğu zaman borç ve keder kalıyor. Çaresizlik kalıyor, kırgınlık ve kalıyor, ekranda beliren ‘kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir. Uyarıcı olmak zorundayız, koruyucu olmak zorundayız. Birlikte hareket edip bu belanın karşısında durmak zorundayız. Bu meselenin bir diğer boyutu da suç ekonomisidir. Yasa dışı gelirler farklı ödeme yöntemleri ve dijital kanallar üzerinden dolaşıma sokulabiliyor. Burada konu yalnız asayiş değildir. Mesele aynı zamanda adaletin itibarıdır. Suçun kazancı kesilirse suç örgütleri zayıflayacaktır" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Sanal bahis meselesi de bireysel bağımlılık, ekonomik kayıp ya da hukuki bir ihlal olmakla beraber aile yapımızı, gençlerimizi, çocuklarımızın istikbalini ve toplumsal huzurumuzu hedef alan çok boyutlu bir tehdittir. Bu yönüyle sanal bahiste mücadele bir güvenlik meselesi olduğu kadar aileyi koruma, nesli muhafaza etme ve toplumsal farkındalığı da büyütme meselesidir. Konya olarak bizler köklü medeniyet birikimiyle aileyi, toplumun çekirdeği, neslin emanetçisi ve değerlerimizin taşıyıcısı olarak gören bir şehiriz. Bu sebeple aileyi zedeleyen her tehdide karşı hem kolluk tedbirleriyle hem de eğitim, bilinçlendirme, hukuk, medya okur-yazarlığı ve toplumsal dayanışma araçlarıyla Güçlü bir mücadele ortaya koymak mecburiyetindeyiz" diye konuştu.
MEVKA, 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nı Konya’da yatırımcılara tanıttı
05 Nisan 2026 Pazar - 11:17 MEVKA, 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nı Konya’da yatırımcılara tanıttı Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Konya Ticaret Odası işbirliği ile 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’na yönelik tanıtım toplantısı düzenledi. Çok sayıda KOBİ’nin katılımıyla Konya Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda, Mevlana Kalkınma Ajansı yetkilileri tarafından 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’na yönelik olarak sunumlar gerçekleştirilerek katılımcılardan gelen sorular cevaplandırıldı. Toplantının açılışında konuşan Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, "Kalkınma yerelden başlar’ anlayışıyla sorumlu oldukları bölgelerin her açıdan gelişmesine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdüren kalkınma ajansları, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren, destekleyici, koordinatör ve katalizör olarak faaliyet gösteren kalkınma birimleridir. Mevlana Kalkınma Ajansı olarak bizler de, bir yandan uyguladığımız çeşitli destek mekanizmaları ile bölgemizin her açıdan gelişimini hedeflerken, diğer yandan da ulusal ve uluslararası fon kaynaklarının bölgemize çekilerek bölge insanımızın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması için çalışmalarımızı paydaşlarımızla birlikte sürdürüyoruz. Ajansımız tarafından bu minvalde yürütülen çalışmalar neticesinde de ajansımız kurulduğu günden bugüne kadar uygulanan mali ve teknik destek programları ile bölgeye 2026 yılı rakamlarıyla 4,4 milyar TL kaynak aktarılmış, eş finansmanlarla birlikte 8,4 milyar TL’den fazla yatırım harekete geçirilmiştir. Kalkınma ajansları hibe ve kredi desteklerinin yanında yatırım destek ofisleri aracılığı ile de yerli ve yabancı yatırımcılara; bölgenin ekonomik potansiyeli, sektörel fırsatlar, mevzuat ve teşvikler hakkında bilgi sağlamak, yatırım sürecinde proje hazırlama, izinler, finansman vb. konularında danışmanlık yapmak gibi hizmetler sunmaktadır. Ajanslarımız bu faaliyetlerinin yanı sıra yeni teşvik sistemi ile gerek üst ölçekli kalkınma planlarında gerekse yine ajanslarımız tarafından hazırlanan bölge planlarında belirlenen stratejik konularda görev sahalarında yapılacak yatırımları hızlandırabilmek adına farklı bir teşvik programının da uygulanmasından sorumlu hale geldiler. Geçtiğimiz yıl 29 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yatırımlarda devlet yardımları hakkında karar ile ülkemizdeki yatırım teşvik sisteminde kapsamlı bir değişim gerçekleşmiş, daha seçici ve daha odaklı bir teşvik modeli ortaya konulmuştur. Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi ile sektörel ve bölgesel teşvikler başlıkları altında çeşitli destek unsurlarını içeren yeni teşvik sistemi; teknoloji, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve nitelikli insan kaynağı odağında; yüksek katma değerli yatırımların artırılmasını, ithalata bağımlılığın azaltılmasını, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesini, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasını hedefleyen bir yapıya evrilmiştir. Yeni teşvik sisteminde en güçlü destekler ‘Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi’ programında yer almaktadır. Bu üst başlık altındaki Teknolojik Hamle Programı ile yüksek katma değerli yatırımlara, Stratejik Hamle Programı ile belirlenen dış ticaret dengesini iyileştirici yatırımlar ile dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrıştırıcı teşvikler verilmektedir. Bu saydığımız programlardan bölgesel kalkınma adına son derece stratejik ve yenilikçi bir model olarak gördüğümüz Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ise; bölgesel potansiyellerin ve atıl kaynakların değerlendirilmesi, yerel ihtiyaçların karşılanması, illerde hiç üretimi olmayan ve başarı ihtimali yüksek sektörlerin geliştirilmesi, mevcut sektörlerin ileri-geri bağlantılarının desteklenmesi, yeni kümelerin oluşturulması veya mevcutların güçlendirilmesi gibi mekansal amaçlara matuf yatırımlar desteklenmektedir. Bu program kapsamında her il için stratejik öneme sahip 4 yatırım başlığı her yıl güncellenmek kaydıyla belirlenerek toplamda 324 yatırım konusu teşvik programı kapsamına alınmaktadır. İlk defa 2025 yılında uygulanmaya başlanan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde Konya ilimiz için yatırım kapsamına alınan bu konuların belirlenmesi aşamasında ajansımız tarafından masa başı ve saha çalışmaları olmak üzere iki yönlü çalışma yürütülmüş; masa başı çalışmaları doğrultusunda; kalkınma planı, bölgesel gelişme ulusal stratejisi gibi üst ölçekli planlar ile Konya-Karaman 2024-2028 Bölge Planı’nda iller için önerilen stratejik sektörler ve projeler, ajansımız tarafından hazırlanan ön fizibilite raporları, sektörel araştırma çalışmaları incelenerek diğer kalkınma ajansları tarafından hazırlanan ön fizibilite raporlarından da istifade edilerek, bölgemize uygun olabilecek ürün ve yatırım konuları incelenmiş, saha çalışmaları kapsamında ise; bölgede yer alan Ar-Ge merkezleri ile iletişime geçilerek, çalışmanın amacına uygun olacak yenilikçi proje fikirleri konusunda görüşme yapılmış, ulusal hamle programı ürün listesi incelenmiş olup, bölgede üretilebilecek ürünler ilgili kuruluşlar ile istişare edilmiş, odalarımıza, STK’larımıza ve çeşitli ziyaretler yapılmıştır. Ajansımız tarafından yürütülen uzun ve titiz bir çalışma sonunda Konya ve Karaman illeri için toplam 82 yatırım önerisi bakanlığımıza iletilmiş olup yukarıda zikredilen amaç ve kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirmeler neticesinde 2025 yılında Konya ilimiz için; raylı taşımacılık için demiryolu araçlarına ait parçaların üretimi, mermi üretim tesisi, metal enjeksiyon kalıplama teknolojisiyle askeri silah parçaları üretimi ve soğuk dövme tekniği ile namlu üretimi ve yem katkı maddeleri/buzağı maması üretimi teşvikten yararlanabilecek yatırım konuları olarak belirlenmişti. Yürütülen çalışmalar neticesinde ise Konya ilimizden toplam yatırım tutarı 13,4 milyar TL olan 24 adet başvuru alınmış, bu sonuçla şehrimiz teşvik programı kapsamında en fazla yatırım başvurusu alan 3. il olmuştur. 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ise yine bölge planımızda yer alan öncelikli sektörler ışığında ve programın yeni kümelerin oluşturulması veya mevcutların güçlendirilmesi ilkesi doğrultusunda Konya ilimiz için bakanlığımız tarafından akıllı tarım teknolojileri, makineleri, ekipmanları ve aksamları üretimi, askeri savaş araçları, silah ve bunların parçaları ile mühimmat üretimi, motorlu taşıt aksam ve parçaları üretimi, raylı taşımacılık için demiryolu araçları ve demiryolu araçlarına ait parçaların üretimi konuları teşvik kapsamına alınmıştır. Program, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı uygulama usul ve esasları tebliği ve yerel yatırım konuları listesi tebliği temel alınarak 26 kalkınma ajansı aracılığıyla gerçekleştirilecektir. Program kapsamında komple yeni veya kapasite artışına yönelik yatırımlar desteklenebilecektir. Destek, yüzde 50 yatırıma katkı oranı ile KDV istisnası, uygun şartların oluşması durumunda yatırım yeri tahsisi, gümrük vergisi muafiyeti, sigorta primi işveren hissesi desteği gibi bileşenlerin yanı sıra makine alımlarında 301 milyon TL’yi geçmemek kaydı ile yatırım tutarının yüzde 15’i nakdi destek, ya da yatırım tutarının yüzde 20’si ve 301 milyon TL’ye kadar faiz/kar payı desteği unsurlarından oluşmaktadır. Program başvuruları, portal üzerinden 15 Mayıs 2026 Cuma gününe kadar alınmaya devam edilecektir. Ajansımız tarafından yeni ilan edilen iki mali destek programımızdan da kısaca bahsetmek istiyorum. Bu destek programlarımızdan ilki olan ‘2026 Yılı SOGREEN Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı’ ajansımız tarafından, ülkemizin yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda Dünya Bankası finansmanı ile yürütülen kısa adı SOGREEN olan Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında yürütülecektir. 250 milyon TL bütçe ile ilan ettiğimiz bu geri ödemeli finansman desteği programı kapsamında temel amacımız; TR52 Konya-Karaman Bölgesi’nde imalat sanayiinde faaliyet gösteren KOBİ’leri yeşil dönüşüme teşvik ederek, üretim süreçlerinin daha verimli ve bu sayede daha karlı hale getirilmesidir. Program kapsamında; sınırda karbon düzenlemesi mevzuatından öncelikle etkilenecek sektörler olan alüminyum, demir-çelik ve otomotiv ile karaman ili özelinde gıda makineleri imalatı ve ambalaj başta olmak üzere ilgili sektörlerde; endüstriyel simbiyoz uygulamaları, döngüsel ekonomi uygulamaları, emisyon azaltıcı uygulamalar, enerji etüdü raporu, enerji izleme sistemleri, verimlilik uygulamaları, kompresör vb. kaynaklı atık ısı geri kazanımları, atık geri kazanım ve reklamasyon sistemleri kurulumu, karbon yakalama ve depolama teknolojileri uygulamaları gibi konularda kadınların ve gençlerin istihdam edilebilirliklerini de artıracak proje başvuruları beklediğimizi ve bu minvaldeki projelere asgari 3 milyon TL, azami 7.5 milyon TL destek verileceğini bu vesile ile dile getirmek istiyorum. Ajans olarak kısa bir süre önce ilan ettiğimiz ‘2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Desteği Programı’ ile ilgili de birkaç hususa değinmek istiyorum. 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de en çok sertifikalı tohumluk üretimi gerçekleştirilen il yaklaşık 280 bin ton ve yüzde 25 pay ile Konya olurken, Karaman’ın ise sıralamada ilk 10 il içerisinde yer aldığı gözlemlenmektedir. Önümüzdeki 5 yılda küresel ölçekte 150 milyar dolarlık bir hacme ulaşarak neredeyse iki katına çıkması beklenen bu pazardan yeterince pay alabilmemiz için sektörün güçlü bir Ar-Ge yapısına sahip olması gerektiği hepimizin malumudur. Bu ihtiyaca ve bölgemizin bu alandaki öncü konumuna binaen ajansımız tarafından uzun süren saha çalışmalarının bir sonucu olarak bir destek programı tasarlanmıştır. Tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge ve inovasyon altyapılarının geliştirilmesini hedefleyen ve toplam 135 milyon TL ile ilan edilen söz konusu program; ıslah alanında Ar-Ge yapmaya yetkin tohumculuk firmalarının artırılması ve tohumculuk sektöründe Ar-Ge ve inovasyon altyapısının geliştirilmesi olmak üzere 2 öncelikte ilan edilmiştir. Program kapsamında birinci öncelik için: 15 milyon TL bütçe yarılmış olup, proje başı asgari 500 bin TL - azami 1 milyon TL arasında destek sağlanacak, ikinci öncelik için ise 120 milyon TL bütçe yarılmış olup, proje başı asgari 7 milyon TL - azami 50 milyon TL arasında destek sağlanacaktır. Destek programımız, Vakıf Katılım ile imzalamış olduğumuz protokol gereği garantili fon transferi sistemi kapsamında gerçekleştirilecektir. Programa, Konya-Karaman’da kayıtlı olan veya yasal şubesi bulunan, üretici belgesine sahip işletmeler ve kooperatifler başvuru yapabilecektir. İşletmelerimizde KOBİ statüsü aranmamaktadır. Ajansımız tarafından ilan edilen programlar ve yerel kalkınma hamlesi teşvik programı kapsamında başvuru beklediğimizi özellikle ifade ediyorum" dedi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk de, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nı hayata geçiren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nı, Türkiye’nin dengeli ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece stratejik ve yerinde bir adım olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şekillenen bu yaklaşım; kalkınmanın yalnızca belirli merkezlerde değil, tüm ülke sathına yayılmasını esas alması bakımından büyük önem taşımaktadır. Her ilin kendi potansiyeli, üretim kültürü ve ekonomik altyapısı dikkate alınarak belirlenen yatırım başlıkları; yerelden güç alan, kapsayıcı ve dengeli bir kalkınma modelinin en somut göstergesidir. Bu yönüyle programın; bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına, üretim çeşitliliğinin artırılmasına ve yerel ekonomilerin daha dirençli hale gelmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bugün Konya; çok yönlü üretim yapısı, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin en dinamik merkezlerinden biridir. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, şehrimizin mevcut üretim kabiliyetlerini ileri teknolojiyle buluşturarak daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçişi mümkün kılacaktır. Konya için belirlenen yatırım başlıklarının; şehrimizin üretim birikimini geleceğe taşıyan stratejik bir dönüşüm vizyonu olacağına inanıyoruz. Akıllı tarım teknolojileri, motorlu taşıt aksam ve parçaları, raylı sistemler ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda belirlenen yatırım başlıkları; Konya’nın üretim ekosistemini daha entegre, daha yenilikçi ve daha rekabetçi bir yapıya dönüştürecek bütüncül bir dönüşümün kapısını aralamaktadır. Bu dönüşüm; yalnızca üretim kapasitesinde artış değil, aynı zamanda teknoloji odaklı büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabette daha güçlü bir Konya anlamına gelmektedir. Bu süreçle birlikte şehrimizin ihracat kapasitesinin artacağına, nitelikli istihdamın güçleneceğine ve Konya’nın yüksek teknoloji üretiminde çok daha üst bir konuma yükseleceğine inanıyoruz. Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki; Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, Konya iş dünyası için önemli fırsatlar sunmaktadır. Sağlanan vergi avantajları, finansman destekleri ve kapsamlı teşvik mekanizmaları; özellikle teknoloji odaklı ve katma değeri yüksek yatırımlar açısından güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Tüm üyelerimizi devletimizin sunduğu bu imkanları en iyi şekilde değerlendirmeye, yatırım planlarını bu vizyon doğrultusunda şekillendirmeye davet ediyorum. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu programda paydaşımız olan Mevlana Kalkınma Ajansımıza da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bölgemizin kalkınmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sağladığı destekler ve ortaya koyduğu vizyon ile MEVKA, Konya’mız için son derece önemli görevler üstlenmektedir. Konya Ticaret Odası olarak bizler de; yatırım ortamını geliştirmek, üyelerimizi doğru alanlara yönlendirmek ve bu tür stratejik programlardan en üst düzeyde faydalanmalarını sağlamak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Denizli’de yakalanan maymun Konya’da hayvanat bahçesine teslim edildi
05 Nisan 2026 Pazar - 09:03 Denizli’de yakalanan maymun Konya’da hayvanat bahçesine teslim edildi Denizli’nin Çivril ilçesinde yakalanan örümcek maymunu, gerekli işlemlerinin ardından Konya’da Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesine teslim edildi. Denizli’nin Çivril ilçesinde bir vatandaşın arazisinde fark ettiği iki maymundan biri, ekipler tarafından yakalanarak tedavi altına alındı. Açlık nedeniyle bitkin düştüğü belirlenen maymun, Çivril Belediyesi Sokak Hayvanları Kliniği’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine teslim edildi. Gerekli işlemleri tamamlanan maymun, Konya’nın Karatay ilçesindeki hayvanat bahçesine sevk edildi. "Bu tür hayvanların bireysel olarak, ev ortamında ya da uygun olmayan alanlarda tutulmaları hem hayvan refahı hem de halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırmaktadır" Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi Veteriner İşleri Müdürü Ufuk Ertürk, "Denizli’de yakalanarak Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçemize teslim edilen örümcek maymunu, yapılan ilk klinik muayene ve gözlemler sonucunda genel sağlık durumu açısından değerlendirilmiştir. Türün doğal yaşam alanı dışında, uygunsuz şartlarda tutulmuş olma ihtimali göz önünde bulundurularak stres, beslenme yetersizlikleri ve muhtemel enfeksiyonlar yönünden detaylı incelemeler başlatıldı. Örümcek maymunları, sosyal yapıları güçlü, yüksek hareket ihtiyacı olan ve özel bakım gerektiren primatlardır. Bu nedenle bu tür hayvanların bireysel olarak, ev ortamında ya da uygun olmayan alanlarda tutulmaları hem hayvan refahı hem de halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırmaktadır. İlk bulgular, hayvanın doğal davranışlarını tam olarak sergileyemediği bir ortamda bulunmuş olabileceğini düşündürmektedir. Hayvanat bahçemizde hayvanın gerekli tüm sağlık kontrolleri yapılmakta, beslenme düzeni doğal diyetine uygun şekilde yeniden planlanmakta ve stres düzeyini minimize edecek bir bakım protokolü uygulanmaktadır. İlgili kurumlarla koordinasyon halinde, hayvanın rehabilitasyonu ve mümkünse uygun bir yaşam alanına transferi için çalışmalar sürdürülmektedir. Bu olay vesilesiyle egzotik türlerin yasa dışı yollarla edinilmesi ve uygunsuz şartlarda beslenmesinin hem etik hem de hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz. Vatandaşlarımızın bu tür durumlarla karşılaştıklarında yetkili mercilere bildirmeleri durumunda bu hayvanlar kontrollü ve refah içinde yaşayacakları yerlere alınmaktadır" dedi.